SON DAKİKA
Hava Durumu

Ağustos rüyası

Yazının Giriş Tarihi: 04.08.2020 14:45
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.08.2020 14:45

Dünyanın sayılı zenginlerindenmişim ve paralarımı nereye koyacağımı bilemiyormuşum. Türkiye’nin durumu malum, son dönemde oluşan yaklaşık 1.1 trilyon dolarlık dış ticaret açığı nedeniyle ülke her türlü dövize muhtaç ve kurları tutmak hiç kolay olmuyor.

 

Muhtemelen Ortadoğu ülkelerinden birisinde tuttuğum dövizlerimin bir kısmını bankalar aracılığı ile getirip artan kurlardan TL’ye çeviriyormuşum. Diyelim ki 7 TL’den bozdurmaya başlıyor, böylece dövizin bollaşmasını ve kurların düşmesini sağlıyor ve eğer bu arada gayrimenkul benzeri (koy, arazi vs) satın almıyor isem parayı borsa veya bonoda tutup daha sonra düşük kurdan (mesela 6.5 TL olsun) yine döviz alıyormuşum. Bir ara bu dövizleri yine yurtdışına çıkartıp dövizin artmasını gözlemleyip bu kez mesela 7.2’den tekrar getiriyormuşum. Bozdurup düşükten alarak girdi çıktılarla epey para kazanıyormuşum.

 

Hatta bunları öyle planlı ve anlaşmalı yapıyormuşum ki bu işlemler swap, yatırım benzeri iktisadi birtakım terimlerle süsleniyormuş.

 

Türkiye’de bankalarım varmış. Bu bankalardan kredi alan kişiler borçları karşılığında mal mülkünü rehin/ipotek veriyormuş. Sıkı bir vurgun planlıyormuşum. Bir gecede 20 milyar dolar gibi bir parayı ülkeden çıkartıp diğer bankalarıma aktararak kurların çıldırmasını, ekonominin çalışmaz hale gelmesini, bankalarıma borçlu olan ve borçlarını böylece ödeyemeyecek birey ve şirketlerin mal varlıklarına el koymayı düşünüyormuşum. Bir süre sonra da neredeyse iki katına çıkan kurlar ile aynı parayı azar azar tekrar getirerek ekonominin yeniden canlanmasına katkıda bulunmak, aynı zamanda da kurdan ve elde ettiğim mallardan büyük aralar kazanmayı planlıyormuşum.

 

Hatta bunu hükümete şantaj olarak kullanıyormuşum. İstediklerimi yapmazlarsa parayı Türkiye dışına çıkaracağımı söylüyormuşum, ekonominin çökmesinin kendi iktidarını yok edeceğini bilen hükümet de benim dediklerimi yapmak zorunda kalıyormuş.

 

Kendimden nefret ettim. Böylesi aşağılık düşünce ve yöntemlerle insanları mağdur etmemeliyim diye kendimi suçlarken ayaklarıma doğru bir üşüme hissettim, üzerimi örttüm ama uyandım. İyi ki uyandım.

 

Ekonomik olarak dışa bağımlı olduğumuz sürece birileri bize bu şantajı yapacak. Artık uyanmak ve katma değeri yüksek buluşlara yönelmek zorundayız. Başkalarının buluşlarını taklit etmek bizi dışa bağımlılıktan kurtarmayacak. Gençlerimiz müthiş bir zihinsel potansiyele sahip. “Ortalama bir insanın sahip olduğu potansiyel, geçilmemiş dev bir okyanus, keşfedilmemiş yeni bir kıta, açığa çıkarılmayı ve olumlu gelişmelere doğru yönlendirilmeyi bekleyen fırsatlarla dolu bir dünya gibidir” diyor Brian Tracy.

 

Politika değişikliği ile gençlerimizin düşünmelerine artık fırsat vererek, hatta onları düşünmeye yönlendirerek yeni buluşlar yapmalarını sağlayabiliriz. Buluşları mal veya hizmet olarak dış dünyaya satmalıyız. Bunu yaparken onların da kabul edeceği anlaşmalarla yapabilmeliyiz.

 

Onların kabul edeceği anlaşma şekillerinin bizleri de koruyucu olması uluslararası ticarette faktoring ile mümkün.

 

Biliyorum, hala geç değil, ama daha fazla beklersek yakında bizi faktoring de kurtaramayabilir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.