Faiz, paranın kirasıdır. Bir süre kullanmak üzere aldığınız paranın, kullanım süresine ve tutarına bağlı olarak ödenen karşılığıdır. Bankaların aslında ticari bir işletmeden farkı yoktur. Para satın alırlar, para satarlar. Para kiralarlar, para kiraya verirler. Bu ticaretin karşılığında bankaların elde ettikleri gelirlere faiz diyoruz.
Bu paragraf, faizin en basit ve yalın cümlelerle tanımıdır. Bu denklemde her şey normal görünüyor. Ama ‘komisyon’ kavramını hala anlamış değilim. Bankalar, kullandırdıkları krediler için faiz dışında komisyon da almaktadırlar. İşte itirazım bu noktaya…
Üstelik bu işlem yasal olarak da tanımlanmış ve sınırları nispeten çizilmiştir. Örneğin ticari TL kredilerde kredi kullandırım ücreti %1,10 ile sınırlanmıştır. Kredi tahsis ücreti de yüzde 0,20 ile üst sınır çerçevesine alınmıştır. 2026’daki bir düzenleme ile yabancı para ticari kredilerde ise kredi kullandırım komisyon oranı serbest hale gelmiştir. Yani bankalar YP ticari kredilerde istedikleri kadar komisyon alabilir. Hem paranın kirasını alma hakları, hem tahsis etmek için komisyon alma hakları, hem de kullandırım için extra komisyon alma hakları vardır.
Kasap, güneşten pırıl pırıl parlayan tezgahının üstüne fiyat etiketini koyar. Bu etiketin dışında, etleri temin ederken ve bankonun arkasındaki deposunda parçalara bölerken harcadığı emek için ek bir ‘tahsis’ komisyonu istiyor mu? Müşteriye eti sunarken, yağlı kağıda kıymayı koyarken ve isminin yazılı olduğu beyaz poşete doldururken, ‘kullandırım’ ücreti alıyor mu?
Hayır. Çünkü bütün bu maliyetler zaten sattığı ürünün fiyatının içindedir. Elektrik gideri de, kira gideri de, personel maaşı da, lojistik maliyeti de... Hepsi fiyatın içindedir. Müşteri kasaya geldiğinde fiyat etiketinde gördüğü rakamı öder ve alışveriş biter.
Peki bankacılıkta neden farklı bir mantık işliyor?
Banka, parayı belirli bir faiz oranıyla kiralıyor. Faiz zaten bu hizmetin bedeli değil mi? Eğer faiz, paranın kullanım karşılığı ise; krediyi değerlendirmek, tahsis etmek, kullandırmak ve operasyonunu yürütmek de bu işin doğal maliyetleri değil mi? O halde bu maliyetler neden faiz oranının içinde değil de ayrı kalemler hâlinde müşteriye tekrar fatura ediliyor?
Dahası iş bununla da bitmiyor. Kredi erken kapatılırsa ayrı ücret, yapılandırılırsa ayrı ücret, limit açılırsa ayrı ücret... Bir noktadan sonra insan ister istemez şu soruyu soruyor: Banka para mı kiralıyor, yoksa her adımı ayrı ayrı ücretlendirilen bir hizmet paketi mi satıyor?
Elbette bankaların maliyetleri vardır. Kullandıkları sermayenin bir maliyeti vardır. Verdikleri kredinin batma riski vardır. Personel giderleri, teknoloji yatırımları, yasal yükümlülükleri vardır. Bunların hiçbirini inkâr etmek mümkün değildir. Ancak serbest piyasanın temel mantığı da şudur: Satıcı, bütün bu maliyetleri ürününün fiyatına yansıtır. Ayrı ayrı tahsil etmeye çalışmaz.
İşte tam bu noktada "faiz" ile "komisyon" arasındaki çizgi bulanıklaşıyor.
Faiz, paranın fiyatıdır. Komisyon ise neyin fiyatıdır?
Gerçekten ayrı bir hizmetin karşılığı mı? Yoksa faizin içinde olması gereken maliyetlerin ikinci kez tahsil edilmesinin daha kabul edilebilir bir adı mı?
Üstelik burada ilginç bir psikoloji de devreye giriyor. İnsanlar çoğu zaman faiz oranını pazarlık konusu yapıyor; fakat sözleşmenin birkaç satır aşağısında yer alan komisyon kalemlerini aynı dikkatle incelemiyor. Oysa kredi maliyetini belirleyen yalnızca faiz değildir. Bazen düşük faizle sunulan bir kredi, yüksek komisyonlar nedeniyle daha pahalı hâle gelebilir.
Belki de asıl tartışmamız gereken konu budur. Bir kredinin gerçek fiyatı neden tek bir rakamla ifade edilmiyor? Neden tüketici ya da işletme, onlarca sayfalık sözleşmenin içinde gerçek maliyeti hesaplamak zorunda kalıyor?
Marketten bir litre süt alırken kasada "raf kullanım bedeli", "stok tahsis ücreti", "ürün teslim komisyonu" ya da "kasaya ulaştırma bedeli" ödemiyoruz. Çünkü bunların tamamı ürünün fiyatının içindedir. Bankacılıkta da aynı şeffaflık mümkün değil midir?
Belki de mesele komisyon almak değildir. Mesele, aynı hizmet için kaç farklı isim altında ücret alınabileceğidir. www.faizartı.kom!!!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yılmaz Velioğlu
Paranın Kirasının Kirası
Bu paragraf, faizin en basit ve yalın cümlelerle tanımıdır. Bu denklemde her şey normal görünüyor. Ama ‘komisyon’ kavramını hala anlamış değilim. Bankalar, kullandırdıkları krediler için faiz dışında komisyon da almaktadırlar. İşte itirazım bu noktaya…
Üstelik bu işlem yasal olarak da tanımlanmış ve sınırları nispeten çizilmiştir. Örneğin ticari TL kredilerde kredi kullandırım ücreti %1,10 ile sınırlanmıştır. Kredi tahsis ücreti de yüzde 0,20 ile üst sınır çerçevesine alınmıştır. 2026’daki bir düzenleme ile yabancı para ticari kredilerde ise kredi kullandırım komisyon oranı serbest hale gelmiştir. Yani bankalar YP ticari kredilerde istedikleri kadar komisyon alabilir. Hem paranın kirasını alma hakları, hem tahsis etmek için komisyon alma hakları, hem de kullandırım için extra komisyon alma hakları vardır.
Kasap, güneşten pırıl pırıl parlayan tezgahının üstüne fiyat etiketini koyar. Bu etiketin dışında, etleri temin ederken ve bankonun arkasındaki deposunda parçalara bölerken harcadığı emek için ek bir ‘tahsis’ komisyonu istiyor mu? Müşteriye eti sunarken, yağlı kağıda kıymayı koyarken ve isminin yazılı olduğu beyaz poşete doldururken, ‘kullandırım’ ücreti alıyor mu?
Hayır. Çünkü bütün bu maliyetler zaten sattığı ürünün fiyatının içindedir. Elektrik gideri de, kira gideri de, personel maaşı da, lojistik maliyeti de... Hepsi fiyatın içindedir. Müşteri kasaya geldiğinde fiyat etiketinde gördüğü rakamı öder ve alışveriş biter.
Peki bankacılıkta neden farklı bir mantık işliyor?
Banka, parayı belirli bir faiz oranıyla kiralıyor. Faiz zaten bu hizmetin bedeli değil mi? Eğer faiz, paranın kullanım karşılığı ise; krediyi değerlendirmek, tahsis etmek, kullandırmak ve operasyonunu yürütmek de bu işin doğal maliyetleri değil mi? O halde bu maliyetler neden faiz oranının içinde değil de ayrı kalemler hâlinde müşteriye tekrar fatura ediliyor?
Dahası iş bununla da bitmiyor. Kredi erken kapatılırsa ayrı ücret, yapılandırılırsa ayrı ücret, limit açılırsa ayrı ücret... Bir noktadan sonra insan ister istemez şu soruyu soruyor: Banka para mı kiralıyor, yoksa her adımı ayrı ayrı ücretlendirilen bir hizmet paketi mi satıyor?
Elbette bankaların maliyetleri vardır. Kullandıkları sermayenin bir maliyeti vardır. Verdikleri kredinin batma riski vardır. Personel giderleri, teknoloji yatırımları, yasal yükümlülükleri vardır. Bunların hiçbirini inkâr etmek mümkün değildir. Ancak serbest piyasanın temel mantığı da şudur: Satıcı, bütün bu maliyetleri ürününün fiyatına yansıtır. Ayrı ayrı tahsil etmeye çalışmaz.
İşte tam bu noktada "faiz" ile "komisyon" arasındaki çizgi bulanıklaşıyor.
Faiz, paranın fiyatıdır. Komisyon ise neyin fiyatıdır?
Gerçekten ayrı bir hizmetin karşılığı mı? Yoksa faizin içinde olması gereken maliyetlerin ikinci kez tahsil edilmesinin daha kabul edilebilir bir adı mı?
Üstelik burada ilginç bir psikoloji de devreye giriyor. İnsanlar çoğu zaman faiz oranını pazarlık konusu yapıyor; fakat sözleşmenin birkaç satır aşağısında yer alan komisyon kalemlerini aynı dikkatle incelemiyor. Oysa kredi maliyetini belirleyen yalnızca faiz değildir. Bazen düşük faizle sunulan bir kredi, yüksek komisyonlar nedeniyle daha pahalı hâle gelebilir.
Belki de asıl tartışmamız gereken konu budur. Bir kredinin gerçek fiyatı neden tek bir rakamla ifade edilmiyor? Neden tüketici ya da işletme, onlarca sayfalık sözleşmenin içinde gerçek maliyeti hesaplamak zorunda kalıyor?
Marketten bir litre süt alırken kasada "raf kullanım bedeli", "stok tahsis ücreti", "ürün teslim komisyonu" ya da "kasaya ulaştırma bedeli" ödemiyoruz. Çünkü bunların tamamı ürünün fiyatının içindedir. Bankacılıkta da aynı şeffaflık mümkün değil midir?
Belki de mesele komisyon almak değildir. Mesele, aynı hizmet için kaç farklı isim altında ücret alınabileceğidir. www.faizartı.kom!!!