SON DAKİKA
Hava Durumu

İhracatçı için yeni dönem: Destekler, kriterler ve belirsizlikler

Yazının Giriş Tarihi: 28.09.2026 13:17
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.09.2026 13:17

Türkiye ekonomisinin büyüme dinamikleri içerisinde ihracatın taşıdığı önem tartışılmaz. İhracat yalnızca şirketlerin yurt dışı pazarlara açılmasını sağlayan bir ticari faaliyet değil; aynı zamanda ülkeye döviz kazandıran, üretimi istihdamı destekleyen temel unsurlardan biri. Ancak son dönemde ihracatçı firmaların gündeminde yalnızca yeni pazar bulmak veya ihracat hacmini artırmak bulunmuyor.

Maliyetlerdeki artış ile döviz kurlarının seyri arasındaki ilişki, rekabet gücü ve kârlılık açısından çok daha belirleyici. Tam da bu noktada, ihracatçıların elde ettikleri dövizlerin Türk lirasına dönüşümünü teşvik eden döviz dönüşüm desteği yeniden öne çıkıyor. Yüzde üç olarak uygulanan bu destek, bazı şirketler için kur-maliyet makasını bir nebze olsun dengeleyen bir araç niteliğinde.

Bu yüzden reel sektörün desteğin artırılmasına yönelik talebini yalnızca bir teşvik beklentisi olarak değil, rekabet gücünü koruma arayışı olarak da değerlendirmek gerekiyor.1 Ekim 2026 itibarıyla devreye girecek yeni esaslar, işin en kritik kısmı. Döviz almama taahhüdü yerine şirketlerin gerçek döviz pozisyonlarının dikkate alınması, daha rasyonel bir yaklaşım gibi görünüyor. Çünkü aynı anda ithalat yapan bir ihracatçı için katı döviz alım yasakları, finansal yönetimi zaman zaman zorlayabiliyordu. Bu değişiklikle birlikte döviz pozisyonuna dayalı daha bütüncül bir değerlendirme öne çıkıyor. Bununla birlikte, her ihracatçının ekonomiye sağladığı net katkının aynı olmadığı gerçeğini de konuşmak gerekiyor. Belki de gelecekte desteğin, net ihracatçı pozisyonu güçlü olan, yüksek katma değer yaratan şirketlere doğru farklılaştırılması gündeme gelebilir. Bu, kesinleşmiş bir model değil; ancak mevcut politikaların yönü, böyle bir tartışmanın zeminini güçlendiriyor. Sonuçta mesele yalnızca döviz bozdurmak değil; ülkeye sağlanan net döviz katkısını ve katma değeri artırmak. Tüm bu başlıkların merkezinde ise öngörülebilirlik ihtiyacı var. İhracatçı bugünün kuruna bakarak değil, altı ay sonrasını, bir yıl sonrasını planlayarak hareket eder. Desteklerin sade, ölçülebilir ve öngörülebilir olması bu yüzden hayati. Döviz dönüşüm desteğinin güçlendirilmesi önemli; fakat daha da önemlisi, bu tür araçların yüksek katma değerli ihracatı teşvik eden bir çerçeveye oturmasıdır. Belki de önümüzdeki dönemi farklı kılacak olan tam da bu bakış açısı olacaktır.

Önümüzdeki günlerde TCMB'nin yayınlaması beklenen uygulama tebliği tüm soru işaretlerini giderecek ve böylelikle 1 Ekim’den itibaren ihracatçılar için yepyeni bir dönem başlayacaktır. Hangi sektörlere daha fazla etki edeceğini de bir sonraki yazımızda analiz etmek ümidiyle...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.