SON DAKİKA
Hava Durumu

Suriye bağlamında Türkiye-İsrail ilişkileri

Yazının Giriş Tarihi: 24.08.2026 12:12
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.08.2026 12:13

Türkiye, Suriye’deki yerel topluluk çatışmalarına müdahil olmama konusunda hassasiyet göstermektedir. Sınırında yeni bir sıcak çatışma bölgesine çekilme riskine karşı Türkiye, stratejik sabır ilkesine göre harekete geçmekten kaçınmıştır.

Muhtemel bir operasyona ciddi bir hazırlık içinde bulunan Türkiye, esas olarak el-Şara hükümetine saygı ve Suriye’nin bağımsızlığını, egemenliğini koruma arzusuyla bu yerel çatışmalara müdahil olmamayı tercih etti. Ancak el-Şara’nın güçleri şu anda bu yerel toplulukları kontrol edecek kadar güçlü değil ve beklendiği üzere ABD de müzakerelerde olumlu bir yanıt vermedi. Bu nedenle Türkiye fiilen açık bir silahlı çatışmanın eşiğine gelmiştir ve söz konusu çatışma potansiyelinin tırmanma riski hâlâ mevcut durumdadır.

Suriye’deki İsrail saldırıları ve Dürzilerin korunması bahanesiyle yayılmacı ve şiddet yanlısı bir siyaset izleyen İsrail’i eleştirirken Ankara, doğrudan bir çatışmaya sürüklenmemek için nasıl bir denge kuruyor? Şu ana kadar Türkiye taraf olmaktan kaçındı; bölgesel bir çatışmayı önlemek için pasif bir tutum ve stratejik sabır sergiledi. Ancak bu sabrın artık sürdürülebileceğini hususunda tüm diplomatik gözlemciler kuşku duymaya başlamış durumdadırlar. Zira İsrail bölgede hegemon bir güç gibi hareket etmekte ve Suriye’ye istediği gibi müdahalede bulunma hakkını kendinde görmektedir. Dürziler, Kürtler ve PKK üzerinde etkisini artırarak Suriye’yi parçalamaya çalışan İsrail’in emperyalist tutumuna Türkiye artık misliyle mukabelede bulunmak niyetini izhar etmektedir. Bu nedenle askeri bir operasyonun yakında gündeme gelmesi muhtemel ve Türkiye bugüne kadar izlediği denge politikasını terk etmek zorunda kalabilir.

Bu bağlamda Türkiye, Suriyeli mültecilerin dönüşü ve Suriye’de ulus-devletin inşası sürecinde aktif rol üstlenmek arayışındadır. Temelde Türkiye, mültecilerin mümkün olan en kısa sürede Suriye’ye dönmesini istiyor. Asıl hedef, yeni devlet yapısı çerçevesinde bu vatandaşların yurt dışında edindikleri deneyimleri ülkelerine kazandırarak katkı sunmalarını sağlamaktır. Ancak gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş sürecinin önünde ciddi engeller bulunmaktadır. Öncelikle, Suriye’de gerçek güvenlik hâlâ tesis edilememiştir ve el-Şara hükümeti tüm gruplar üzerinde tam kontrole sahip değildir. Ayrıca dönen mültecilerin evlerini ve topraklarını sağlam bulacaklarına dair bir güvence yoktur. Ülkenin yeniden inşa edilmesi gerekir ki mülteciler barış ve güven içinde yaşayabilsin, istihdam bulabilsin ve insanca bir yaşam sürdürebilsin. Bu da ancak dış yatırım ile mümkün olacaktır.

Buna ilaveten Türkiye, ulus-inşa stratejilerini uygulayarak Suriye’de ulus-devletin tesisini mümkün hale getirmeye çalışmaktadır. Öncelikle hükümetin sınırlarını güvence altına alması, tüm topraklarında mutlak bir egemenlik kurması Türkiye’nin en büyük arzusudur. Egemenlik tesis edilir edilmez devleti ayakta tutacak kurumlar peyderpey ihdas edilmelidir. Tek bir devletin yanı sıra tek bir ordunun modern manada eğitilmesi ve donatılması hususu aciliyet kesp etmektedir. Yargı organlarıyla birlikte üst mahkemelerin hayat geçirilmesi, vergi sisteminin aktif hale getirilmesi, sınır ve gümrüklerde mutlak kontrolün sağlanması bu bakımından öncelikli parametreler arasında yer almaktadır. Adil ve hakkani bir biçimde yapılacak seçimlerin akabinde kapsayıcı olmakla beraber tek bir üst kimlikte Suriye vatandaşlığını tanzim eden bütünleştirici bir Anayasa duyulan ihtiyaç aşikârdır.

Türkiye’nin Suriye cephesindeki faaliyetleri, Filistin meselesindeki rolü ve İsrail’le yaşadığı gerilimler göz önünde bulundurulduğunda, Arap dünyası ve Batı nezdindeki itibarını gittikçe artmaktadır. Mevcut durumda İran, Suudi Arabistan ve Mısır’la bölgesel nüfuz rekabetine sürüklenme riski taşıyan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikle Oval Ofis’te Trump ile yaptığı görüşme ve bu görüşmedeki kabul şekli sonrasında, Orta Doğu’daki etkisi önemli ölçüde artmıştır. Başlangıçta Türkiye bazı siyasi meselelerde, özellikle Suriye konusunda, pozisyonlarını kabul ettirmekte zorlanıyordu; ancak bu görüşme, bu hedeflere ulaşma umudunu güçlendirdi. Gazze konusunda Müslüman liderlerin yaptığı görüşmelerin arka planında, Erdoğan ve Trump’ın aynı masada oturmuş olması, Erdoğan’ın bölgedeki liderliğinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Bu anlamda Türkiye, yakın gelecekte Suriye, Gazze ve genel olarak Orta Doğu meselelerinde daha aktif bir rol oynama potansiyeline sahiptir ve bölgesel lider konumuna yükselme ihtimali bulunmaktadır.

Amerika’nın hegemon güç olma iddiasını kaybetmekte olduğu, Ortadoğu’da İsrail saldırganlığının arttığı ve başta Birleşmiş Milletler olmak üzere İkinci Dünya savaşının akabinde kurulan sisteme ait kurumların işlevini yitirmeye yüz tutması yeni bir dünya düzeni arayışını beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda Ortadoğu’nun yeni ittifaklar ve güç odakları üzerinden yeniden dizaynı kaçınılmaz görünmektedir. Bu dizaynın en önemli yansıması Suriye’dir. Zira Suriye, etnik, dini ve mezhepsel çeşitliliğiyle mikro bir Ortadoğu mesabesindedir. En uzun sınıra sahip komşu ülke olması ve kuzeydoğusunda konuşlanan terör örgütünü kontrol edemeyişinden dolayı Suriye’nin yeniden inşası, Türkiye’nin milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. Bu bakımdan Suriye’nin üniter bir ulus-devlet olarak istikrarlı bir karaktere sahip olması Türkiye’yi en az Suriyeliler kadar ilgilendirmektedir. Ne var ki İsrail tam tersine federal, bünyesinde özerk devletçikler barından, parçalanmış ve zayıf bir Suriye istemektedir. Bu bağlamda İsrail’le Türkiye arasında İsrail üzerinden sıcak bir çatışma ihtimali gün geçtikçe artmaktadır. Aralık devrimiyle kurulan yeni Suriye devleti her ne kadar Türkiye’ye müzahir bir kimlik tarafından yönetilse de, bu yeni devlet henüz kurum ve kuruluşlarıyla kâmil manada tesis edilememiştir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.