SON DAKİKA
Hava Durumu

Paşinyan nihai barışa doğru

Yazının Giriş Tarihi: 20.05.2024 12:43
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.05.2024 12:43

 44 günlük vatan muharebesi neticesinde işgal ettiği toprakları kaybeden ve 1 günlük terör harekâtıyla Karabağ’da kurulan sözde Arstak devletini ilga etmek zorunda kalan Paşinyan, ciddi bir güvenlik kaygısıyla karşı karşıyadır.

Bu güvenlik kaygısını ortadan kaldırmak için önce ABD ile daha sonra Rusya, Avrupa Birliği ve Fransa ile görüşmeler yapan Paşinyan, bu aktörlerin hiçbirinden beklediği desteği alamamıştır. Zira Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettikleri gibi, çözüm için devreye giren üçüncü taraflar, kendi jeopolitik çıkarları için hareket etmekte ve nihai ve anlamlı bir barışa mani olmaktadırlar.

Nitekim 5 Nisan 2024 tarihinde AB Dış İlişkiler Yüksek Komiseri Joseph Borrel, Fransa lideri Makron ve ABD Dış İşleri Bakanı Blinken’la müzakere eden Paşinyan, ismi geçen aktörlerden her birinin farklı bir tutum sergilediğini ve hiçbirinin Ermenilerin güvenliğini düşünmediğini anlamakta gecikmedi.

Bu esnada Ermenistan bakımından Rusya ile ipler zaten çoktan kopmuştu. Azerbaycan’la yapılan savaşta kendine destek olmadığını iddia ettiği Kolektif Güvenlik Teşkilatından ayrılan Paşinyan, Mayıs ortalarında Putin’le yaptığı baş başa görüşmelerin akabinde Azerbaycan sınırında bulunan Rus askerlerinin çekilmesi hususunda anlaştı. Ne var ki gergin geçen görüşmeler, Ermenistan’ın kısa sürede Azerbaycan’la anlaşamazsa Rus müdahalesinin gelebileceği tehdidini açıkça ortaya koydu.

Öte yandan büyük çoğunluğu ABD ve Fransa’da yaşayan Ermeni diasporası da barışın önündeki en büyük engel olarak denklemde yer almaktaydı. Zira bu diasporanın önünde hayali bir Ermenistan vardı. Onların ortaya koyduğu öneriler, reel politikle ve sahayla hiç uyuşmuyordu. Haddizatında Ermenistan’da işsiz ve aç üç milyon Ermeni yaşamaktaydı. Diaspora ise Megali İdea peşinde koşmakta ve sınırları belli olmayan bir Ermenistan hayali kurmaktaydı.

Tüm bunlara ilaveten Ermeni Ortodoks Kilisesinin Başpiskoposu arkasında birkaç yüz kişiyi alarak ciddi bir provokasyona yöneldi. Rusya’nın desteğini alan bu isyancılar, Paşiyan’ı Türk olmakla tehdit ediyorlardı. Harekâtları eğer toplumsal bir kabul görürse bu kalkışmanın neticesinde Paşinyan’a bir suikast düzenlenmesi ya da hükümetinin düşürülmesi içten bile değildi.

Tüm bu gerçekleri alt alta koyarak nihayet doğru bir muhakemeye sahip olan Paşinyan, güvenliğinin sınırlarını çizmekten geçtiğini kavramıştı. Ayrıca sınırların çizilmesine yönelik müzakerenin de Azerbaycan’la baş başa yapılması gerektiğini ve üçüncü bir ülkenin devreye sokulmamasının zaruri olduğunu -daha önceki tecrübelerinden- acı bir biçimde kafasına kazımıştı.

Bu yaklaşımların bir neticesi olarak Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’la Ermenistan Dışişleri bakanı Ararat Mirzoyan Kazakistan’ın Almatı kentinde 10-11 Mart 2024 tarihlerinden bir araya geldiler. Müzakerelerin gerçekleştirildiği kent, görüşmelerin ruhu bakımından oldukça önemliydi. Zira üzerinde uzlaşılması gereken sınırlar, SSCB tarafından 1991’de karara bağlanan Almatı Deklarasyonuna göre belirlenecekti.

Müzakerelerden çıkan ilk somut neticeler, oldukça ümit vericiydi. Eğer Paşinyan nihai barışa giden yolda şu an girdiği istikamette azim gösterir, bu süreçte hayatını ya da hükümetini kaybetme riskinden kurtulur ve üçüncü ülkeler tekrar burnunu sokmadan durabilirlerse nihai anlaşmanın bu yıl içinde gerçekleşeceğini söylemek hiç de gerçek dışı bir iddia olmayacaktır. Zira sınırların belirlenmesi en büyük güvencedir ve sınırlarını tespit edemeyen İsrail gibi ülkelerin ne kabil badirelere düştükleri ve insanlık suçu işledikleri hâlihazır bir gerçekliktir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.