SON DAKİKA
Hava Durumu

Devrimin devletleştiği jeopolitik: Suriye

Yazının Giriş Tarihi: 21.01.2026 10:11
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.01.2026 10:12

Ülkemizin ‘Terörsüz Türkiye’ ve ‘Terörsüz Bölge’ sloganıyla son bir yıldır stratejik sabır sergilediği Suriye coğrafyasında nihayet beklenen operasyon gerçekleşti. Halep’in iki mahallesi olan Eşrefiye ve Şeyh Maksud’da sivil hassasiyetine dayalı bir stratejiyle Suriye Ordusunun başlattığı harekât, çok kısa sürede netice verdi. Kandil’in ‘kalın ve savaşın’ telkinlerine rağmen teröristler, Fırat’ın doğusuna doğru kaçmaya devam ettiler.

Devamında Deyr Hafir’den Tabka’ya uzanan ve Fırat’ın batısına doğru ilerleyen Suriye Ordusu ciddi bir mukavemetle karşılaşmadı. Ancak bölgede yaşayan Kürtler büyük bir coşku ve sevinçle Suriye PKK’sından kurtulmayı kutladılar. Arap aşiretleri ise, şimdiye kadar güçlü bir devlet yapısı olmadığından dolayı şemsiyesi altına girdikleri kanlı terör örgütünden bir bir ayrıldıklarını deklare ettiler.

En nihayetinde terör örgütü Haseke, Kamışlı Ve Aynel’Arap hattında sıkışıp kaldı. Bu makaleyi kaleme aldığımız saatlerde terör örgütüyle on dört maddelik bir anlaşma imzalanmış ve Suriye’nin federal ve parçalı bir statüye razı olmayacağı kesinleşmişti. Ayrıca bir başkanlık kararnamesi yayınlayan Şara, Kürt vatandaşlarının tüm siyasi ve kültürel haklarını fazlasıyla tanıdı. Bu hamleyle Suriye Kürtlerinin en büyük düşmanının SDG, YPG ve PYD adıyla varlık gösteren Suriye PKK’sı olduğunu açıkça ortaya koymuş oldu.

Öte yandan bu süreç devam ederken Trump yönetiminin tavrı ve İsrail’in tutumu terör örgütünde büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Birbiri ardınca yaşadığı hezimetler sonucu moral üstünlüğünü yitiren teröristler, tek velinimetleri ve varlık sebepleri olan DAEŞ teröristlerini Şeddadiye hapishanesinden serbest bıraktı. Ayrıldıkları bölgelerde sivil halkı, savaş esirlerini ve çocukları katleden caniler, irtikâp ettikleri suçları meşru Suriye Ordusuna hamletmek adına korkunç provokasyonlara giriştiler. Böylelikle uluslararası camiadan destek devşireceklerini vehmine kapıldılar. Ancak Şara yönetiminin sivil hassasiyeti ve insanlara eşit ve şefkatli yaklaşımı manipülasyon ve dezenformasyonların yaratabileceği bu kabil tehdit ve riskleri önemli ölçüde bertaraf etti.

Ateşkes anlaşmasına rağmen Haseke bölgesinden çekilmeyi ve tamamen kendisini feshedip Suriye Ordusuna katılmayı reddeden PKK militanları, Kuzey Irak sınırından çıkmayı planlamaktaydılar. Haddi zatında kendileri için sembol haline getirilen Kobani ve Rojava dedikleri bölgede ABD ve İsrail yardımının kendilerine ulaşacağına inanan teröristler, Amerikan silahlarını bile kullanamadılar. Hâlbuki söz konusu anlaşma bu bölgede yerel idareyi kendilerini vermekte ve bebek katili Mazlum Abdi’yi Savunma Bakan yardımcılığına ya da Haseke Valiliğine taşımaktaydı.

Ne var ki bu süreçte adına SDG denilen çatı örgüt çöktü. Bu yapının içinde yer alan Arap aşiretleri ayrılarak meşru devlete katılırken PKK dışındaki YPG teröristleri daha uzlaşmacı bir tutum sergilediler. Bu bakımdan an itibarıyla SDG, tarihin tozlu raflarına kaldırılmış oldu.

Haddi zatında Venezuela ve Grönland hamlesiyle enerji ihtiyacını önemli ölçüde karşılayan, jeopolitik hedeflerini Our Hemisphere (Kendi Yarıküremiz) dedikleri Amerikan kıtasında arayan ve Ortadoğu’da barış ve istikrarı Türkiye’ye havale eden bir Trump yönetimi mevcuttu. Amerika’nın tasmalı köpeği konumunda olan İsrail ise, aşırılıkçı ve yayılmacı politikalarında artık ABD desteğini önemli ölçüde kaybetti. Suriye’nin en büyük düşmanı olan İran ise, kendi içinde protesto ve ekonomik problemlerle kıvranmaktaydı. İsrail ve İran’la aynı safta yer alan ve Suriye’yi yok etmeye çalışan Rusya ise, sadece Lazkiye, Tartus ve Himeymim’deki üstlerini kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda Ortadoğu’da bir aktör olma kimliğini ebediyen kaybetti.

Sonuç itibarıyla doğru bir zamanlamayla, elverişli bir konjonktürde etkin bir işbirliği geliştiren iki kardeş ülke olarak Türkiye ve Suriye, devrimi devletleştirerek Suriye vatandaşlarını özgürleştiren ve Suriye’yi, bağımsız ve üniter bir devlet haline dönüştüren çok ciddi bir jeopolitik kırılmaya imza atmış oldular. Şara ise tüm ülke topraklarında egemenliği sağlayan bir lider olarak uluslararası meşruiyetini perçinlemekle kalmadı, kalıcı bir lider olarak etnik, dini ve mezhebi yapısı ne olursa olsun tüm vatandaşlarının onay ve sadakatini kazanan bir kimlik olarak tarihe geçti.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.