SON DAKİKA
Hava Durumu

Sallanan Sandalye: Kalkınma yerine büyüme

Yazının Giriş Tarihi: 17.04.2026 18:32
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.04.2026 18:32

Türkiye büyüyor, ama aynı hızla kalkınamıyor. Çünkü büyümenin kaynağı verimlilik değil, israf.

Sebzeyi, meyveyi Trakya ya da Sakarya’da üretip İstanbul’a getirmek varken Antalya’dan 12 saatte getiriyoruz. Bu yüzden 10 bin kamyon yerine 60 bin kamyon kullanıyoruz. Üstelik maliyet sadece kamyon değil; günde 100 ton yerine 600 ton mazot yakıyor, 10 bin şoför yerine 60 bin şoför çalıştırıyoruz. Mahalledeki okulların adını, sanını, tipini, niteliğini iki üç yılda bir kurcalayıp kalite algısını bozduk. Veliler çocukları yürüyerek mahalle okuluna göndereceğine, servisle adına güvendiği okullara gönderiyor. Sadece İstanbul’da 21 bin öğrenci servisi var. Nüfusa göre bina, yol, yapılaşma, okullaşma ve iş yeri dengesini bozduk. Yeterli toplu taşıma, park yeri ve erişilebilir ulaşım sağlayamadığımız için çalışanları işyerine götürmek üzere “personel servisi” diye gelişmiş ülkelerde pek görülmeyen bir sistem yarattık. Sadece İstanbul’da 45 bin personel servisi var. 66 bin şoför, 21 bin servis görevlisi çalıştırıyoruz; en büyük, en kalabalık ve en pahalı şehrimizde.

1,8 milyar dolarlık TOGG yatırımı yaparken, 3,5 milyar dolarlık AVM inşaatlarına devam ettik; ekonomimiz büyüdü. GSMH arttı. Artık 10 bin yerine 60 bin kamyon şoförü çalışıyor, evine ekmek götürüyor. 65 bin servis şoförünü de eklediğimizde en az 120 bin kişiye ek iş çıktı. Şehirde 10 milyon nüfus varken 10 milyon daha ekledik; şoför, araç ve ulaştırma giderlerini de artırdık.

Tebrikler: Gayri Safi Yurt İçi Hasılamızı büyüttük

Yani büyüdük. OECD ülkelerinde sanayi arsası m² fiyatları kırsalda ortalama 10 Euro, kent merkezlerine yakın yerlerde 200 Euro civarında. Türkiye’de ise Kocaeli gibi sanayi bölgelerinde bu rakam 1000 Euro seviyesinde. Tarımı ve üretimi dengeli planlayamadığımız için Avrupalı sanayici 200 Euro’ya arsa alırken, bizim sanayicimiz 1000 Euro ödüyor. Bu detaylara bakmadan sadece yatırım büyüklüğüne bakarsak, büyüdüğümüzü zannederiz.

Peki kalkınıyor muyuz?

Hayır.

Çünkü kalkınma, verimlilikle büyüdüğünde olur. Verimsizlikle bir ülke büyüyebilir, ama kalkınma olmaz.

Macaristan aynı işi 2 bin şoförle yapıyor. Kişi başı GSYİH’sı bizden daha düşük olabilir. Ama daha ucuza üretir ve tüketir. Okula, işyerine gitmek için milyonlarca doları gereksiz harcamaz. Artan parasıyla buzdolabı, araba, bilgisayar alır. Daha iyi eğitime ve yüksek katma değerli işlere yatırım yapacak kaynağı olur. İyi İngilizce konuşan, iyi eğitimli mühendisleri olduğu için Mercedes-Benz, Volkswagen ve BMW gibi şirketler yatırım için onu tercih eder.

Biz daha çok büyürüz, ama kalkınamayız.

Macaristan daha az büyür, ama daha fazla kalkınır.

Ben buna “sallanan sandalye ekonomisi” diyorum. Hareket var, ama ilerleme yok.

Mesele ne kadar büyüdüğümüz değil, ne kadar ileri gittiğimizdir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.