KAP: Kamuyu Aydınlatma Platformu demek. Yatırımcıların, borsada hisseleri işlem gören firmalar hakkında birinci elden bilgi edinmesini sağlıyor. Burada yayınlanan bilgiler içinde hata olması veya kasıtlı yanlış bilgi verilmesi milyonda bir ihtimal bile değildir. Borsaya açık her şirket, bu platformda her türlü ticari ve finansal bilgilerini paylaşır. Böylece yatırımcılar, dedikodular yerine gerçek onaylı veriler üzerinden yatırım kararlarını verir.
Gerçekler:
Bugün bize konu olan bir teknoloji firması, KAP’ta Türkiye’nin büyük GSM firmalarından birinden yeni bir iş aldığını duyurmuş. Açıklamada, işin büyüklüğü firmanın yıllık gelirinin %34’ü olarak belirtilmiş. Firmanın 2025 yıllık geliri ile GSM firmamısının yıllık geliri karşılaştırıldığında ise 128 katlık bir fark var. İki şirketin özkaynaklar karşılaştırmasında ise fark 150 kat. Yani tedarikçi ile müşterisi arasında devasa bir büyüklük farkı var.
Acı Gerçekler:
Halka açık bu şirket ilk açıldığı hisse fiyatını bir yıl sonra 4 e katlamış. Çok mantıksız görünmüyor, çünkü borsaya açılan şirketler zaten biraz değerinin altında başlatılıyor. Ama ne oluyorsa, şirketinin borsada işlem gören hisseleri çok kısa bir sürede roket gibi yükselmeye başlıyor ve bir yıl içinde %2000 den fazla artıyor, yani 20 kat artış yapıyor. Bu arada halka açıkladıkları en büyük işleri ise GSM firmasına yaptıkları satış. Buna ragmen, tedarikçisi oldukları GSM firmasının, ki o da borsada işlem görüyor, piyasa değerini yakalıyor ve üstüne geçiyorlar. Hissedeki yükselişi gören küçük yatırımcılar da, birikimlerine daha iyi getiri elde edebilmek için bu hisseden satın almaya başlıyorlar.
Çok Acı Gerçekler:
Bu süreç, fon krizi patlamadan 1 ay önce zirvede tamamlanıyor ve ardından şirketin hisselerini birileri elden çıkartıp, yükü tahminen son bir kaç ayda hisseyi satin alanların üzerine bırakıp gidiyor. Bütün bunlar herkesin gözü önünde yaşanıyor.
Lakin, herhangi devre kesici bir mekanizma bu süreci durdurmak için hiç bir adım atmıyor. Son yazımda devlet tuzak kurmaz, olayları engeller, engellemelidir demiştim. Hatta ardından ceza kesmeye geldiğinde, sen niye burada görevini yapmadın diye sormamız gerekir diye eklemiştim. Bu örnekte ise, devlet makinası görevini yapmadığı için bu kez yüzbinlerce yatırımcı doğrudan bu tür hisselerle ve bunların içinde bulunduğu fonlar ile mağdur oldular. Üstüne üstlük, yine hiç bir suçu olmayan -diyelim ki- aç gözlülük edip sebep sonucu örtüşmeyen hisselere değil, ülkenin en güvenilir şirketlerine yatırım yapanlar da büyük zararlar etti.
Firmanın bu süreçteki yolculuğu hakkında derli toplu bilgiler için (https://btdunyasi.net/fon-skandalinin-en-dikkat-cekici-sirketi-odine-oldu ) Kemalettin Bulamacı’nın yazısına bir göz atılabilir.
Geçen ay devlet tuzak kurmasın demiştik. Bu defa da devlet göz yummasın, görevini yapmayanları cezalandırsın diyoruz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Alim Küçükpehlivan
KAP ve Kaptırılan Paralar
Gerçekler:
Bugün bize konu olan bir teknoloji firması, KAP’ta Türkiye’nin büyük GSM firmalarından birinden yeni bir iş aldığını duyurmuş. Açıklamada, işin büyüklüğü firmanın yıllık gelirinin %34’ü olarak belirtilmiş. Firmanın 2025 yıllık geliri ile GSM firmamısının yıllık geliri karşılaştırıldığında ise 128 katlık bir fark var. İki şirketin özkaynaklar karşılaştırmasında ise fark 150 kat. Yani tedarikçi ile müşterisi arasında devasa bir büyüklük farkı var.
Acı Gerçekler:
Halka açık bu şirket ilk açıldığı hisse fiyatını bir yıl sonra 4 e katlamış. Çok mantıksız görünmüyor, çünkü borsaya açılan şirketler zaten biraz değerinin altında başlatılıyor. Ama ne oluyorsa, şirketinin borsada işlem gören hisseleri çok kısa bir sürede roket gibi yükselmeye başlıyor ve bir yıl içinde %2000 den fazla artıyor, yani 20 kat artış yapıyor. Bu arada halka açıkladıkları en büyük işleri ise GSM firmasına yaptıkları satış. Buna ragmen, tedarikçisi oldukları GSM firmasının, ki o da borsada işlem görüyor, piyasa değerini yakalıyor ve üstüne geçiyorlar. Hissedeki yükselişi gören küçük yatırımcılar da, birikimlerine daha iyi getiri elde edebilmek için bu hisseden satın almaya başlıyorlar.
Çok Acı Gerçekler:
Bu süreç, fon krizi patlamadan 1 ay önce zirvede tamamlanıyor ve ardından şirketin hisselerini birileri elden çıkartıp, yükü tahminen son bir kaç ayda hisseyi satin alanların üzerine bırakıp gidiyor. Bütün bunlar herkesin gözü önünde yaşanıyor.
Lakin, herhangi devre kesici bir mekanizma bu süreci durdurmak için hiç bir adım atmıyor. Son yazımda devlet tuzak kurmaz, olayları engeller, engellemelidir demiştim. Hatta ardından ceza kesmeye geldiğinde, sen niye burada görevini yapmadın diye sormamız gerekir diye eklemiştim. Bu örnekte ise, devlet makinası görevini yapmadığı için bu kez yüzbinlerce yatırımcı doğrudan bu tür hisselerle ve bunların içinde bulunduğu fonlar ile mağdur oldular. Üstüne üstlük, yine hiç bir suçu olmayan -diyelim ki- aç gözlülük edip sebep sonucu örtüşmeyen hisselere değil, ülkenin en güvenilir şirketlerine yatırım yapanlar da büyük zararlar etti.
Firmanın bu süreçteki yolculuğu hakkında derli toplu bilgiler için (https://btdunyasi.net/fon-skandalinin-en-dikkat-cekici-sirketi-odine-oldu ) Kemalettin Bulamacı’nın yazısına bir göz atılabilir.
Geçen ay devlet tuzak kurmasın demiştik. Bu defa da devlet göz yummasın, görevini yapmayanları cezalandırsın diyoruz.