SON DAKİKA
Hava Durumu

Kâbusumuz: Trafik ve Park Yeri

Yazının Giriş Tarihi: 17.05.2026 19:45
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.05.2026 19:47

İstanbul, acıdır ki, trafik sıkışıklığı en yüksek kentler arasında ilk sıralarda. (https://www.tomtom.com/traffic-index/ranking) Global bir navigasyon şirketi olan Tomtom, bu raporları tüm dünyada şehir şehir yayınlıyor. Son yıllarda ise, ilk sırada değilsek ikinci sıradayız. Yani durum kötüye gitmeye devam ediyor. Oysa ki, bize benzeyen diğer metropollerde ve ülkelerde ise durum iyiye gidiyor. Aklınıza gelen ilk sebep, çok fazla arabaya sahip olduğumuz ise, bu yanlış. Türkiye’de 100 Kişi başına düşen binek araç sayısı TÜİK verilerine göre sadece 20, Bu rakam İngiltere’de 60, Fransa’da 52. Yani bizden çok daha fazla binek araçları var.

ÜLKE

100 kişi başına binek araç sayısı

Türkiye

20

İngiltere

60

Fransa

52

Bu oran, metropollerde değişiyor. Aynı değil. Şaşırmayın, metropollerde araç sahipliği sayısı Avrupa’da daha az. İstanbul’da kişi başına binek araç sayısı oranı, ülke geneli ile aynı, 100 kişiye 20 binek araç düşüyor. Bu rakam Londra’da 35, Paris’te 30 ama buna rağmen, çok daha yaşanabilir bir trafik var kentlerinde.

ŞEHİR

Metropol Nüfusu

100 kişi başına binek araç sayısı

TomTom Trafik Yoğunluk İndeksi

İstanbul

16 Milyon

20

%62

Londra

9 Milyon

35

%51

Paris

12 Milyon

30

%40

Paris’in araç sayısı İstanbul’dan %50 daha fazla ama trafiği İstanbul’a göre %50 daha az.

Peki neden?

Nüfus: Londra ve Paris’te kent metropolünün nüfusu daha az. Toplu Taşıma: Londra ve Paris Metrolarının haritalarına bir bakmanız yeterli aslında (https://tfl.gov.uk/maps/track/tube ve https://www.ratp.fr/en/plan-metro) Bu kentlerde metrolar kent merkezinde hareketliliği yer altına alıyor. Otopark Yönetimi: Londra kent merkezindeki araçların %57’sinin cadde dışında, dedike, kendi adına kullanabildiği park yeri mevcut. Sadece %43’ü ücretli park alanlarına gidiyorlar. İstanbul’da ise bu oran %16 (6 araçtan birinin otoparkı var) Araç Hareketliliğinde Kısıtlama: Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, 2000 yılında kent hareketliliğini azaltmak için 15 dakikalık şehir (15MC veya FMC) konseptine geçme çalışmalarına başladı. Yani kentlinin ihtiyaç duyacağı, resmi daire, okul, sinema, konser, yeme içme v.b. gibi her gün ihtiyaç duyabileceği fonksiyonlar için evden 15 dk içinde ulaşabileceği bir planlama yapıyorlar. Böylece toplu taşıma, bisiklet vb. gibi seçenekler ile araç hareketliliğini iyice gereksiz hale getiriyorlar. Kent Merkezi Park Ücreti: 2024 Yılında yine Paris’liler yapılan referandumda özellikle büyük araçlara ve SUV’lara kent merkezinde park ücretini neredeyse 3 katına çıkardı.

https://www.statista.com/chart/31724/share-of-respondents-who-say-there-is-not-enough-parking/?srsltid=AfmBOoqoJ9VI_sKub6phGOz9YyTSifYFHeEDZjWYaorOZb5_s1wMgCTk

İstanbul’da ise insanlar dakikalarca hatta saatlerce yollarda vakit kaybediyor. Arabalar yollara park ettiği için trafik daha da işin içinden çıkılmaz hale geliyor. Kent içi hareketlilikte zamanın ortalama %25’inin park yeri bulmak için harcandığı ölçülmüş. Bunların hepsi verimsizlik demek, boşa harcanan milyonlarca dolar demek. Araç sayımız bu kadar az iken, böylesine acı verimsizlik, kesinlikle mücadele edilmesi gereken bir sorun.

İstanbul Nasıl Kurtulur?

Eski yerleşim alanlarında (3030 sayılı kanun zamanındaki sınırlar) daha fazla nüfus mutlaka engellemeli, yeni mesken/işyeri inşaat izni, ancak eskisi yıkılınca verilmeli. Hiçbir yeni yapılanma için mesken/işyeri dengesinde yeterince otopark fiziki olarak ayrılmadıkça inşaat ruhsatı verilmemeli. Ücretini alıp caddeye park yeri ayırdım devrine son verilmeli. Kent merkezlerindeki metruk, kullanılmayan vb. binalara katlı otopark için teşvikler verilmeli. Toplu taşıma ve özellikle servis araçlarındaki akaryakıttan ÖTV alınması acilen kaldırılmalı. İstanbul merkezli belli büyüklüğün üstündeki şirketlerin, personelinin mesela %30’unu İstanbul dışında çalıştırması sağlanmalı.

Bunlar bu resme bakınca benim ilk aklıma gelenler, bu liste çok daha detaylı ve uzun olmayı hak ediyor. Yoksa 2053’te, İstanbul’un fethinin 600. yılında, İstanbul’un ruhuna El-Fâtiha deriz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.