SON DAKİKA
Hava Durumu

15 dakikalık şehir

Yazının Giriş Tarihi: 20.05.2024 12:40
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.05.2024 12:40

Bütün dünya hızla kentleşirken, bu süreci iyi yönetemeyen ülkelerde kent merkezleri hep sorunlarla anılır hale geldi. Trafik, gürültü, hava kirliliği, park yeri vb. gibi birçok sorun bizim de yıllardır gündemimizde. Kent merkezlerindeki iş, eğitim, kültür, sanat, spor gibi imkanlar, büyük miktarlarda nüfusu cezbediyor ve bunun sağlıklı bir şekilde yönetilebilmesi için özel olarak çalışma yapılması şart. En temel metrik aslında şehirde yaşayan nüfusun kent alanı içindeki yoğunluğu denilebilir. Bugün İstanbul’un en kalabalık ilçesi Esenyurt, 1989 yılında ilçe statüsüne kavuşan ilçe o zamandan beri hızla büyümekte. Esenyurt’ta km2  başına düşen nüfus  35,200. Aslında istanbul’un daha da yoğun bölgeleri olmakla birlikte, yaklaşık bir nüfusa sahip komşumuz Bulgaristan’ın başkenti Sofya ile karşılaştırmak için ilçe bazında bakmayı daha uygun gördüm.

Bulgaristan, 1990’lı yıllarda Sovyet blokundan ayrılan diğer eski komünist ülkeler gibi, serbest piyasaya geçmiş ve orada da kentleşme başlamıştır. Yani Sofya ve Esenyurt yaklaşık aynı tarihlerde gelişmeye başlamıştır. Bununla birlikte Sofya, 492 km2 lik bir alanda 1 milyon 288 bin nüfus ile, km2 de 2,618 kişi barındırmaktadır.

Alan km2

Nüfus

Kişi/km2

Sofya

492

1,288,000

2,618

Esenyurt

27,7

978,000

35,206

Yani Esenyurt, Sofya’nın 13,5 katı bir yoğunluğa ulaşmış. Bir üst sınır parametresi olmadığı için nereye gideceği de belirsiz. Mesela asansöre çekebileceği yük miktarından daha fazla yolcu biner ise, uyarı verir ve hareket etmez. Maalesef kentlerimizde böyle bir mekanizma yok. Gelişmiş ülkelerde kent planları çok ciddiye alınıyor. Vatandaş olarak bu sınırları takip eden ve buna göre onay veren yetkililerin olmasını umuyoruz ama olmadığını da acı sonuçları ile görüyoruz.

“15 Dakikalık Şehir”  : FMC - Fifteen Minutes City

Kısaca, kentte yaşayan bir vatandaşın, iş, eğitim, sağlık ve diğer tüm sosyal ve fiziki ihtiyaçları için 15 dakika yürüme, bisiklet ve veya toplu taşıma ile ulaşabilmesini hedefleyerek kenti planlayan veya dönüştüren planlamaya bu ad verilmiştir. Bu fikir, 2015 yılında, Carlos Moreno adlı Fransız bir şehir plancısının çalışmaları ile gündeme gelmiştir. Bu tür bir şehir, insani olarak tanımlanmakta, bu tanıma uymayan şehirler ise insani boyutun dışında kabul edilmektedir. Bugün Paris, Kopenhag, Melbourne gibi bu konuda liderlik yapan şehirler bulunmakta ve Londra vb gibi diğer büyük şehirlerde de bölgesel denemeler başlatılmıştır.  Kişisel gözlemlerim ve ölçülebilen ortalama toplu taşıma seyahat sürelerine göre İstanbul’da bu sürenin yaklaşık 90 dakika, yani 1,5 saat olduğu yönünde. Yani evden, işten çıkıp, aracınıza binip, bir konser salonuna ulaşmanız, bir tiyatroya girmeniz, bir devlet veya belediye hizmet binasına ulaşmanızın süresi 60 dk civarında. Ama bunlara, trafiğin yoğun olduğu zamanlarda yapılan işe ve okula gitmeyi eklediğimizde, süre 90 dakikaları fazlasıyla geçmekte. Dünya 15 dakikalık şehir konseptine evrilirken, bizim de bu konuya acilen eğilmemiz gerektiği ortadadır. Araştırmalar gösteriyor ki, ortalama bir İstanbullu, ömrünün 3,5 yılını trafikte geçirmekte. Bu en üretken zamanlarını hiç çalışmadan geçiren milyonlar demek. Üstüne üstlük, trafikte geçirilen bu zaman, para ve hava kirliliği de demek aynı zamanda. (https://www.aa.com.tr/tr/dosya-haber/trafik-istanbullularin-omrunun-3-5-yilini-caliyor/3087607)

2 km uzaklığında park

Şehir plancılarına sorduğumuzda, yerleşim planlarında her meskenin 2 km yarıçapı içinde mutlaka büyük bir park alanı planladıklarını söylüyorlar. Bizim büyükşehirlerimizde bunu görmek imkânsız. Ama tüm dünyada şehir plancısının planları nihai karar sayılıp mecburen uygulandığı halde, hayatında kent planı yapmamış bir belediye başkanı, yine hiçbir planlama tecrübesi olmayan esnaf vb. diğer meslek erbaplarının çoğunlukta olduğu encümen kararları ile tüm planları değiştirebiliyor. Ülkemizde evinden çıkınca maksimum 2 km mesafe içinde bir park ve ağaçlık alan bulabilen kentli artık o kadar az ki. Örneğimiz Sofya şehrinin ise neredeyse tüm alanın 3’te biri parklardan oluşuyor. Bulgaristan’ın tüm şehirleri böyle, hatta deniz kenarında bulunan önemli iki şehri Burgaz ve Varna’nın deniz kenarında bulunan çok büyük parkları, tüm vatandaşların akşamüstü ve hafta sonlarını keyifle geçirebildikleri alanlar olarak korunmuş.

Bazı hataların geri dönüşü mümkün değil, bugün artık Esenyurt’ta 2 km aralıklarla kent parkları yapabilmek, 15 dakika içinde insanları istediği yere götürebilmek mümkün değil. Ama yeni Esenyurt’lar yaratmamakta bizim elimizde. Olur mu dersiniz?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.