SON DAKİKA
Hava Durumu

#Zeytinyağı

Ekometre - Zeytinyağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zeytinyağı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk ihracatçıları Çin yolcusu Haber

Türk ihracatçıları Çin yolcusu

Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracatın 2026 yılının ocak – eylül döneminde yüzde 41’lik artışla 2,1 milyar dolardan 3 milyar dolara çıktığını, hedeflerinin orta vadede Çin’e ihracatı 10 milyar dolara çıkarmak olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na 9. kez Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yapacaklarını, gıda, kozmetik, tekstil ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren 15 firmayla Türkiye’nin Çin’e ihracatının artması için mesai vereceklerini belirtti. Çin’in, 2025 yılında 3 trilyon 772 milyar dolar ihracatla dünya lideri olduğuna dikkati çeken Öztürk, “Çin, ithalat için uzak bir ülke olmadığı gibi ihracat içinde uzak bir ülke değil. Çin, 2025 yılında 2 trilyon 583 milyar dolarlık ithalatla dünyanın en büyük ikinci ithalatçısı ülke konumunda. Çin’i bir ülke olarak değil, bir kıta olarak değerlendirmek gerekiyor” şeklinde konuştu. Çin’de sağlıklı ürünlere talep artıyor “Son yıllarda Çin pazarına yönelik yoğun çalışma yürüyoruz” diyen Öztürk şöyle devam etti; “Çin pazarında özellikle gıda ürünlerine yönelik tüketim alışkanlıklarında önemli bir dönüşüm yaşanıyor. “Sağlıklı ürünler”, ürün içeriğinin açık ve şeffaf biçimde belirtildiği clean label yaklaşımı ve doğal koruyucuların kullanımı gibi trendler giderek güçleniyor. İhracatımızı mevcut hammaddeden yüksek katma değerli ve tüketici odaklı ürünlere kaydırmakta. Burada üç alan özellikle öne çıkıyor: Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri: Türk gülünden elde edilen doğal kozmetik ürünleri, doğal içerikli bakım ürünleri, aromatik ürünler ve premium kişisel bakım ürünleri. Sağlıklı ve fonksiyonel gıda: Kuru meyveler, Antep fıstığı, bal, zeytinyağı, doğal atıştırmalıklar, sağlıklı/organik ürünler ve hazır tüketilebilir gıdalar. Premium Türk gıda ürünleri: Zeytinyağı, kuru meyve, fındık, Antep fıstığı, bal ve seçilmiş işlenmiş gıda ürünleri. Çin'de sağlık odaklı, hazır tüketilebilir ve hazır pişirilebilir gıdalara yönelik talebin arttığına ilişkin güncel tüketim araştırmaları bulunuyor. Türkiye bu sektörlerde güçlü üretici. Çin pazarında sağlıklı gıda ürünleri sektörlerinde büyüyecek potansiyele sahibiz.” Çin’de 300 milyon alım gücü yüksek tüketici var Çin’de alım gücü Avrupalı tüketiciler seviyesinde 300 milyon insan yaşadığını paylaşan Öztürk, “Türk firmalarının Çin pazarında başarılı olması için Çin'in Z kuşağı tüketicilerine kişiselleştirilmiş ve niş ürünlerle ulaşabiliriz. Firmalarımız Çince ambalajları olan Z kuşağının taleplerine uygun ürün gamıyla Çin pazarında daha kalıcı olabilirler. Çin pazarında batı benzeri tüketim alışkanlıkları hızla artmakta. Eskiden tasarruf odaklı olan Çinli tüketiciler, artık kaliteli ve sağlıklı ürünlere daha çok harcama yapıyor, dünyayı geziyor, farklı mutfakları ve yaşam tarzlarını deneyimliyor. Biz de bu değişime cevap verebilmek için, Türk zeytinyağı, kuru incir, üzüm, kayısı, şarap gibi Ege Bölgesi’nin öne çıkan ürünlerini, ayrıca organik tarım ürünlerimizi ve yüksek kaliteli sanayi ürünlerimizi Çinli tüketiciler için potansiyel arz ediyor. Çin’de sosyal medya kullanımı çok yaygın ve Çinlilerin tüketim tercihlerinde etkili oluyor. Bu kapsamda Birliğimizin wechat hesabı üzerinden firmalarımızı ve ürünlerini tanıtmaya devam ediyoruz. İsteyen firmalarımıza da kendi hesabımızdan üzerinden tanıtım yapma olanağı veriyoruz” ifadelerini kullandı. Ülkemizde yetişen pek çok ürünün Çin'in karantina listesinde olduğu için ihraç edilemediğini aktaran Öztürk, Türkiye ile Çin arasında 15 Ekim 2025 tarihinde yetiştiricilik ve avcılık yoluyla elde edilen su ürünlerini kapsayan iki yeni protokol hayata geçirildiğini bu gelişme sonrasında Türkiye’den Çin’e su ürünleri ihracatının 2026 yılının ocak – eylül döneminde 3 kat artışla 18 milyon dolara ulaştığını ifade etti. Türkiye’den defne yaprağı ihracatına olanak sağlayacak anlaşmanın kısa süre önce imzalandığını hatırlatan Öztürk, “Ülkemizden Çin’e yapılan defne yaprağı ihracatı geçtiğimiz yıllarda 15 milyon doları aşmıştı. Bu anlaşmayla defne yaprağı ihracatında bu parlak günlere geri dönmeyi hedefliyoruz. Ülkemizde yetişen pek çok ürün Çin’in karantina listesinde olduğu için ihraç edilemiyor. Kanatlı sektörü, Çin’in karantina listesinden çıkmayı bekliyor. Ülkemizin yıllara göre değişmekle birlikte, yıllık 60–75 bin ton arası işlenmiş tavuk ayağı ihracat kapasitesi bulunmakta. Buna benzer anlaşmaların hızla yürürlüğe girmesi iki ülke arası ticaret dengesi açısından kritik öneme sahip. Çin’e ihracat için bitki sağlığı sertifikası yapılmasını beklediğimiz bir diğer ürün kiraz. Türk ürünlerinin Çin’e ihracatıyla ilgili karşılıklı anlaşmalar hayata geçtiği takdirde Çin’e orta vadede ihracatımız 10 milyar dolara ulaşacak. Çin İthalat Fuarı’nda bu zeminin oluşması için çaba göstereceğiz” dedi. “Türkiye’nin Çin’e yaptığı her 100 dolarlık ihracatın 18 dolarında Ege İhracatçı Birlikleri’nin imzası var” diye konuşan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin Uluslararası İthalat Fuarı sırasında Çin’in en büyük e-ticaret platformlarından JD.com, China General Chamber of Commerce ve Çin’in en büyük kargo firmalarından YTO Express firması ile görüşmeler yapacaklarını sözlerine ekledi. Türk ihracatçılarla Çinli ithalatçılar 9 Kasım’da networking etkinliğinde buluşacak Ege İhracatçı Birlikleri, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda geçen yıllardaki gibi 2026 yılında da, Türk ihracatçılarla, Çinli ithalatçıların ikili iş görüşmeleri yapabilmesine zemin hazırlayacak Türkiye’nin Çin’e ihracatının ivme kazanmasını sağlayacak networking etkinliği düzenleyecek. EİB, 9 Kasım 2026 Pazartesi günü yapılacak bu etkinlikte Türkiye’nin Çin’e ihracatta sektörel çeşitliliğin artması için mesai verecek. EİB 2026’da Çin pazarında dört kez boy gösterdi Ege İhracatçı Birlikleri 2026 yılında Xiamen International Stone Fuarı ve Çin’in Batıya açılan kapısı olan Urumçi’de ‘2026 Çin Avrasya Expo Fuarı’nın Milli Katılım organizasyonu gerçekleştirmiş, Türkiye İhracatçılar Meclisi’yle iş birliğinde gıda ihracatçılarına yönelik Guanco Gıda Sektörel Ticaret Heyeti düzenlemişti. Türkiye’nin Çin’e ihracatı yüzde 41 arttı Türkiye’nin Çin’e ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 41’lik artışla 2 milyar 121 milyon dolardan 2 milyar 994 milyon dolara yükseldi. Madencilik sektörü Çin’e 1 milyar 648 milyon dolarlık ihracatla açık ara zirvede yer alırken, kimya sektörü 618,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Türk gıda ihracatçıları Çin’e yaptıkları ihracatla 210 milyon doları hanelerine yazdırdı. 2026 yılının Ocak – Eylül döneminde Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çin’e yapılan ihracat yüzde 43’lük artışla 378 milyon dolardan 542 milyon dolara ulaştı. Madencilik sektörü 454 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çin’e yapılan ihracatın aslan payını aldı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Çin’e 25,5 milyon dolar ihracat yaparken, Çin’e ihracatta üçüncü 10,5 milyon dolarla Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği oldu.

Dünyanın gıda ambarı Türkiye Haber

Dünyanın gıda ambarı Türkiye

Fındıktan kuru incire, kirazdan levreğe, kuru üzümden una, turşudan Türk somonuna, defneden yumurtaya, narenciye ürünlerinden zeytinyağına uzanan geniş ürün yelpazesiyle dünya pazarlarına ulaşan Türkiye'nin tarımsal ihracatında Ege Bölgesi 7,8 milyar dolara ulaşan yıllık performansıyla yüzde 21 pay alarak öne çıkıyor. Dört iklimin yaşandığı Türkiye, bereketli toprakları, üç tarafını çeviren denizleri sayesinde Avrupa’nın en büyük üreticisi olurken, dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yerini alıyor. Fındık, kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, levrek, çipura, defne, kekik ve kiraz gibi ürünlerde dünya çapında zirvede yer alan Türkiye dünya genelinde 175 ülkeye gıda ürünleri ihraç ediyor. Dünya Gıda Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatındaki başarısının ve bu ihracatta Ege Bölgesi’nin liderliğinin altını çizdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, deniz levreği ve çipura ilk üçte 2026 yılının ocak – eylül döneminde Ege Bölgesi’nden 5 milyar 125 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç edildiği bilgisini veren Öztürk, “Çekirdeksiz kuru üzüm 331 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Deniz levreği 258 milyon dolar, çipura 239 milyon dolar, ayçiçeği yağı 174 milyon dolar, soya yağı 147 milyon dolarlık ihracatla ilk beşte gıda ürünlerimiz oldu” şeklinde konuştu. Ege Bölgesi’nden 169 ülkeye gıda ürünleri ihraç edildiğini ifade eden Öztürk öne çıkan pazarlar hakkında şu bilgileri verdi: “Amerika Birleşik Devletleri 388 milyon dolarlık tarım ürünler ihracatıyla ilk sırada yer aldı. İkinci basamağın sahibi 357 milyon dolarla İngiltere olurken, Rusya Federasyonu’na 313 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ettik. Bu ülkeleri 300 milyon dolarla İtalya ve 296 milyon dolarla Almanya takip etti.” Gıda ihracatçılarımızı 5 fuara götürüyoruz Ege İhracatçı Birlikleri’nin uzun yıllardır dünyanın en prestijli gıda fuarlarının Türkiye Milli Katılım Organizasyonuna imza attığı bilgisini veren Başkan Öztürk; “Amerika Birleşik Devletleri’nde New York Fancy Food ve Kaliforniya’daki Natural Product Expo West Fuarlarına, Japonya’da Foodex Fuarına, Almanya Nünberg’teki Biofach Organik Ürünler Fuarına ve Çin Uluslarararası İthalat Fuarı’nda Türk gıda sektörünü temsil ediyoruz. Dünya’nın en büyük gıda ithalatçısı ABD’de Türk gıda ürünlerinin tüketimini artırmak için Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesini 8 yıldır başarıyla sürdürüyoruz. Bu proje sürecinde ABD’ye gıda ihracatımız 750 milyon dolardan 2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleriyle Türkiye’nin gıda ihracatının artması için emek veriyoruz. Bu çabalar sonucunda orta vadede Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolara ulaşacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinde Ege Bölgesi’nin yeni hedef 10 milyar dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nin tarım ürünleri ihracatının 2026 yılı sonunda 8 milyar dolara ulaşması için çaba gösterdiklerini aktaran EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir’de kurulan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinde üretimin başlamasıyla birlikte orta vadede Ege Bölgesi’nden yapılan tarım ürünleri ihracatının 10 milyar dolara çıkmasını öngördüklerini sözlerine ekledi. Ege Bölgesi’nin ihracatta öne çıktığı gıda ürünleri; 2025 yılında Türkiye 570 milyon dolarlık levrek ürünü ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 90’ını oluşturan 511 milyon doları Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Ege Bölgesi, 2025 yılında 453 milyon dolarlık çipura ihraç etti. Bu rakam Türkiye’nin 507 milyon dolarlık çipura ihracatında yüzde 89’luk oranı temsil etti. Türkiye geneli 107 milyon dolarlık alabalık ihraç edilirken, Ege Bölgesi 67 milyon dolarlık ihracatla alabalık ihracatından yüzde 56 pay aldı. Türkiye’nin dünya lideri olduğu turşu ihracatında biber turşuları ve kornişon turşuları öne çıkıyor. 2026 yılının ocak – eylül döneminde Türkiye, 130 milyon dolarlık biber turşusu ihraç ederken, biber turşusu ihracatında 101 milyon dolarını Egeli ihracatçıların imzası vardı. 129 milyon dolarlık kornişon turşusu ihracatının 94 milyon dolarlık büyük dilimini Egeli ihracatçılar dünyanın dört bir tarafına ulaştırdı. Türkiye’nin dünya ikincisi olduğu kuru domates ihracatında da aslan payı Ege Bölgesi’nin oldu. 132 milyon dolarlık kuru domates ihracatında Ege Bölgesi 118 milyon dolarlık büyük dilimle temsil edildi. Türkiye, 2026 yılının ocak-eylül döneminde 273 milyon dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 63’ünü Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Türkiye’nin 82 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 83’e ulaşırken, sofralık zeytin ihracatçıları Türkiye’ye 168 milyon dolar döviz kazandırırken bu ihracatın 88 milyon dolarlık kısmını Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri kazandırdı. Türkiye’nin 2025/26 sezonunda 465 milyon dolarlık kuru üzüm ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 98’lik payı temsil ederken, Egeli ihracatçılar 354 milyon dolarlık kuru incir ihracatında yüzde 80’ine imza atıyor. Türkiye, defne yaprağı kekik ihracatında dünya lideri. Sektörel kaynaklara göre ülkemiz dünya kekik ticaretinin yaklaşık yüzde 70–75'ini, dünya defne ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 90'ını karşılıyor. 2026 yılı Ocak–Eylül döneminde Türkiye'nin kekik ihracatı 80,2 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 76,3 milyon doları Ege İhracatçı Birliklerimiz tarafından gerçekleştirildi. Türkiye’nin kekik ihracatının yüzde 95’i Ege Bölgesi’nden yapıldı. Aynı dönemde Türkiye'nin defne yaprağı ihracatı 37,9 milyon dolar olurken, Ege İhracatçı Birliklerimizin ihracatı 23,2 milyon dolara ulaştı. Defne yaprağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 61,2 oldu.

EİB'den Ağustos ayında 1 milyar 605 milyon dolarlık ihracat Haber

EİB'den Ağustos ayında 1 milyar 605 milyon dolarlık ihracat

Türkiye’nin ihracatı ise Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 8 artışla 23 milyar 466 milyon dolar oldu. EİB’nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatı yüzde 5 artışla 12 milyar 784 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 4 artışla 19 milyar 129 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Ağustos ayında yüzde 1 artışla 824 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 6 artışla 632 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 38 artışla 148 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 206 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 148 milyon dolarlık ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 121 milyon dolarlık döviz getirerek Ağustos ayında ihracatını en fazla artıran Birlikler oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 11 artışla 175 milyon dolarlık ihracatla Ağustos ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği yüzde 13 artışla 112 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında yüzde 3 artışla 104 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 97 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolar ihracatı kayda aldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 57 milyon dolar, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 35 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 16 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 14 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaptık Ağustos ayında 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını, 87 ülkeye ihracatın artırıldığını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Almanya, ABD ve İspanya en büyük ihraç pazarlarımız olmayı sürdürdü. Avrupa Birliği'ne ihracatımız yüzde 6 artışla 764 milyon dolara yükselirken, toplam ihracatta AB’nin payı yüzde 53’e ulaştı. Son bir yıllık ihracatımızda ilk kez 19 milyar dolar barajını aşarak 19 milyar 129 milyon dolara ulaştık. Ağustos ayındaki yüzde 4’lük ihracat artışı potansiyelimizi yansıtmıyor. İhracatımızın ekonomik büyümeye güçlü katkı verebilmesi için çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmamız gerekiyor.” dedi. İhracatçıların yüksek faiz, enflasyon ve döviz kuru üçgeninde rekabetçiliklerini korumakta zorlandıklarını vurgulayan Öztürk, “Enflasyon yüzde 30’un üzerinde direncini korurken yüksek faizler yatırımcının hareket alanını daraltıyor, döviz kurlarındaki artış ise enflasyonun gerisinde kalıyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomi için büyümenin sanayi ve ihracat destekli olması gerekiyor.” diye konuştu. “İhracatçının finansmana erişimi güçlendirilmeli” İhracatçının uygun maliyetli finansmana erişiminin kritik hale geldiğine dikkati çeken Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Yüksek faiz-düşük kur sarmalından çıkmamız gerekiyor. Üretimin katma değere ve ihracat gelirine dönüşmesi için ihracatçılarımız uygun finansman modelleriyle desteklenmeli. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayimizin çarklarının dönmesi, istihdamın korunması ve toplumun refahının artması için ihracatımızın yolculuğundaki taşları hep birlikte temizlemeliyiz.”

ABD'nin ek vergileri ihracatçıyı zor duruma düşürdü Haber

ABD'nin ek vergileri ihracatçıyı zor duruma düşürdü

Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü, zaten baskılı döviz nedeniyle ihracatta zorlanırken ABD’nin ülkelere göre farklı ek vergi kararıyla rekabette ciddi yara aldı. ABD Ticaret Temsilciliğinin kararı doğrultusunda Türkiye’den Amerika’ya gönderilecek zeytinyağına, mevcut gümrük vergilerine ilave olarak yüzde 12.5 vergi uygulanacak. Türkiye’nin önemli rakiplerinden Tunus’un ek tarifeden muaf tutulması, Avrupa Birliği ürünlerine ise daha düşük oranda vergi uygulanması, Türk ihracatçısının ABD pazarındaki varlığını iyice zorlaştırdı. “İhracat destekleri tekrar başlamalı” Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Alper Alhat, Dünya Ticaret Örgütünün baskılarıyla üç sene önce kaldırılan Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) desteklerinin Türkiye aleyhine değişen yeni koşullar nedeniyle tekrar verilmeye başlanmasını istedi. Alhat “Geçmişte tarım ürünleri ihracatlarına Türkiye’nin verdiği DFİF destekleri, Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) ‘Haksız rekabete yol açıyor’ uyarısı ile kaldırılmıştı. DTÖ, ABD’nin zeytinyağı üretici ülkelerine uyguladığı bu farklı tarifelere acaba ne diyor? ABD tarifelerinin ve döviz kurlarının oluşturduğu sıkıntıların giderilmesi için eskiden istifade ettiğimiz ihracat desteklerinin tekrar verilmeye başlamasını talep ediyoruz” dedi. Ticaretin, ülkeler arasında neredeyse bir savaşa döndüğüne dikkat çeken Alhat şöyle devam etti: “Artık sadece topla tüfekle savaşılmıyor. Ne yazık ki sadece zeytin değil genel olarak tarım cephesi döviz kurlarından ve yüksek faizden büyük yara alıyor bir de üstüne ABD’nin ek vergisi sektörümüze bomba gibi düştü. Tarım ve gıda stratejiktir. Özellikle ambalajlı pazarlarımızı korumak ve geliştirmek için devletin desteğine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Birkaç yıldır İspanya fiyatları, Türkiye’nin altında gerçekleşiyor. Şu ana kadar kazançlarımızdan fedakarlık ederek ve ihracatçıya sağlanan yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteği ile pazarlarımızı korumaya çalıştık. Fakat bu ek tarife bizim sübvanse edebileceğimiz boyutun üstünde” Tüm değer zinciri risk altında Alhat, ambalajlı ihracat pazarlarının kaybolması sadece ihracatçıyı değil çiftçileri, sanayicileri, ambalaj sektörü, lojistik sektörü ve diğerleri ile tüm değer zincirini etkileyebileceğine dikkat çekti. “Kaybedilen pazarı geri kazanmak daha maliyetli” ABD ve diğer pazarlarda yıllar içinde oluşturulan dağıtım ağlarının ve marka bağlarının korunması gerektiğine işaret eden Alhat, geçici maliyet baskısının kalıcı pazar kaybına dönüşmemesi için zamanında müdahale çağrısında bulundu. Alhat, Türkiye’nin kaliteli üretim gücünü katma değerli ihracata dönüştürebilmesi için ABD nezdindeki diplomatik girişimlerin sürdürülmesi yanında acilen DFİF desteklerinin tekrar başlatılması gerektiğinin altını çizdi. DFİF destekleri ambalaj boyutu küçüldükçe ve Türk markası kullanıldığında kademeli olarak artıyordu. Türk Markalı 1 litre ve daha küçük ambalajlı zeytinyağına ton başına 650 Dolar, sofralık zeytinde ise ton başına 260 Dolar veriliyordu.

ABD’nin vergi kararı Türk ihracatçısını zorluyor Haber

ABD’nin vergi kararı Türk ihracatçısını zorluyor

Yeni Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Tunus’un aynı üründe sıfır vergi avantajına sahip olmasına dikkat çekerek Ticaret Bakanlığı’nı harekete geçmeye çağırdı. Türkiye’nin önemli tarım ve ihracat ürünlerinden zeytinyağında, ABD’nin uygulamaya koyduğu yüzde 12,5’lik ilave vergi tartışma yarattı. Yeni Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, söz konusu uygulamanın Türk zeytinyağının ABD pazarındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Akhisar’da zeytin bahçesinde açıklama yapan Bakırlıoğlu, yeni sezon öncesinde üreticilerin yüksek maliyetler, düşük fiyatlar ve desteklerin kaldırılması nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini belirtti. Rekor rekolte beklentisi üreticiyi sevindirmiyor Zeytin üretiminde önemli merkezlerden biri olan Manisa’da bu sezon yüksek rekolte beklendiğini ifade eden Bakırlıoğlu, üretimin 450-500 bin ton seviyelerine ulaşabileceğini söyledi. Rekoltenin yüksek olmasına karşın üreticinin ekonomik açıdan rahatlayamadığını belirten Bakırlıoğlu, zeytin ve zeytinyağı fiyatlarının baskı altında olduğunu, buna karşılık üretim maliyetlerinin yükselmeye devam ettiğini savundu. Bakırlıoğlu, üreticinin yalnızca piyasa koşullarıyla değil, aynı zamanda destek mekanizmalarındaki değişikliklerle de mücadele ettiğini dile getirdi. “Destekler kaldırıldı, maliyetler arttı” Dane zeytin ve zeytinyağı üretimine yönelik önceki yıllarda uygulanan desteklerin kaldırılmasına tepki gösteren Bakırlıoğlu, üreticinin maliyet artışları karşısında daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Üreticinin fiyat baskısı altında olduğunu belirten Bakırlıoğlu, ABD tarafından getirilen ilave verginin ihracatçı açısından yeni bir maliyet unsuru oluşturacağını ifade etti. Türkiye yüzde 12,5 vergiyle karşı karşıya Bakırlıoğlu’nun açıklamasında en dikkat çektiği konulardan biri ise Türkiye ile Tunus arasındaki vergi farkı oldu. ABD’nin Türk zeytinyağına yüzde 12,5 ilave vergi uygulamasına karşılık Tunus’un aynı üründe sıfır vergi avantajına sahip olduğunu savunan Bakırlıoğlu, bu durumun Türk ihracatçılarını dezavantajlı konuma getirebileceğini söyledi. Bakırlıoğlu, Türkiye’nin ABD pazarında Tunus ve diğer üretici ülkeler karşısında rekabet gücünü koruyabilmesi için ticaret politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Trump-Erdoğan ilişkisini gündeme taşıdı ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki yakın ilişkiye de değinen Bakırlıoğlu, siyasi ilişkilerin ekonomik sonuçlara da yansıması gerektiğini savundu. Türkiye’nin ABD ile yürüttüğü ticari ilişkilerde üretici ve ihracatçıların çıkarlarının korunması gerektiğini belirten Bakırlıoğlu, Türk zeytinyağına yönelik ilave verginin kaldırılması için girişimde bulunulması çağrısı yaptı. Ticaret Bakanlığı’na “harekete geçin” çağrısı Bakırlıoğlu, yüzde 12,5’lik ilave verginin Türk zeytinyağı sektörünün ihracat performansını olumsuz etkileyebileceğini belirterek Ticaret Bakanlığı’ndan ABD nezdinde girişim başlatmasını istedi. Zeytinyağı ihracatında rekabet gücünün korunmasının yalnızca ihracatçılar açısından değil, üreticiler açısından da kritik olduğunu vurgulayan Bakırlıoğlu, uygulanacak ticaret politikalarının tarladaki üreticiden ihracatçıya kadar sektörün tamamını dikkate alması gerektiğini ifade etti. Bakırlıoğlu, Türk zeytinyağının uluslararası pazarlardaki konumunun korunması için vergi avantajlarının ve ticari rekabet koşullarının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Ege İhracatçı Birlikleri ihracat rekorlarını otomatiğe bağladı Haber

Ege İhracatçı Birlikleri ihracat rekorlarını otomatiğe bağladı

Ege İhracatçı Birlikleri temmuz ayında ihracatını yüzde 7’lik artışla 1 milyar 634 milyon dolardan 1 milyar 746 milyon dolara taşıdı ve aylık bazda tarihinin en yüksek ihracat rakamına imza attı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin sanayi ürünleri ihracatı yüzde 4’lük artışla 880 milyon dolardan 911 milyon dolara çıkarken, tarım sektörlerinin ihracatı yüzde 5’lik yükselişle 647,5 milyon dolardan 677,5 milyon dolara ilerledi. Madencilik sektörü yüzde 47’lik rekor artışla ihracatını 106,8 milyon dolardan 157 milyon doların üzerine taşıdı. Demir ve demirdışı metaller zirvedeki yerini korudu Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, temmuz ayında 221,5 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korurken, 7 aylık dönemde 1 milyar 530 milyon dolarlık, son bir yıllık dönemde 2 milyar 603 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koydu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 2 milyar dolara koşuyor Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 191,8 milyon dolarlık ihracatla zirve takibini sürdürdü. 2026 yılı ocak – temmuz döneminde 1 milyar 141 milyon dolarlık ihracata imza atan ESÜHMİB son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde14’lük artışla 1 milyar 993 milyon dolara taşıdı ve ağustos ayında yıllık ihracatının 2 milyar doları aşacağının sinyalini verdi. Maden ihracatında 1,5 milyar dolar hedefi 5 ay önce aşıldı Temmuz ayında yüzde 47’lik ihracat artışıyla EİB çatısı altında ihracat artış rekortmeni olan Ege Maden İhracatçıları Birliği 157,1 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EMİB, son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 519 milyon dolara çıkardı ve 2026 yılı sonu için belirlediği 1,5 milyar dolar ihracat hedefine 5 ay önce ulaşma başarısı gösterdi. Hazır giyim sektörü ihracat artışını 3 aya taşıdı Mayıs ve haziran aylarında ihracatını artırma başarısı gösteren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, temmuz ayında da ihracatını yüzde 1 artırdı ve 129,6 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. EHKİB’in ihracat artış serisi 3 aya ulaştı. Taze meyve sebze ihracatı uçuşa geçti Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılı temmuz ayında 94,5 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı temmuz ayında yüzde 32’lik artışla 124,8 milyon dolara ilerletti. Bu artışta taze meyve sebze ihracatındaki yüzde 193’lük artış etkili oldu. Tütün ihracatı yatay bir seyir izledi Temmuz ayında Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi (CORESTA)’nin 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı’nda 17 farklı ülkeden gelen bilim insanlarını Türkiye’de ağırlayan Ege Tütün İhracatçıları Birliği 106,4 milyon dolarlık ihracata imza atarken 2025 yılı temmuz ayındaki performansını tekrarladı. ETİB’in son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 3’lük artışla 1 milyar 1 milyon dolardan 1 milyar 29 milyon dolara çıktı. Hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 89,3 milyon dolar Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, temmuz ayında gerçekleştirdiği ihracatla 89 milyon 270 bin dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Kuru meyve ihracatı 1 milyar doların üzerinde tutunuyor Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirimizi dünyanın dört bir tarafına ulaştıran Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iklim krizi ve rekolte düşüşlerine rağmen temmuz ayında 73 milyon dolarlık ihracat başarısı ortaya koydu. EKMİB son 1 yıllık dönemde 1 milyar 13 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi ve 1 milyar doların üzerinde tutunmayı başardı. Mobilya kâğıt ve orman ürünlerinde ibre yukarı yönlü 2026 yılında fuarlar, ticaret heyetleri, tasarım yarışmalarıyla arı gibi çalışan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 63,3 milyon dolardan 72,6 milyon dolara yükseltti. Tekstil sektörü ihracatını yüzde 15 artırdı Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 33,7 milyon dolardan 38,8 milyon dolara ilerletti. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin ihracattaki kan kaybı temmuz ayında da sürdü. Temmuz ayında ihracatı yüzde 49 düşen EZZİB 17 milyon 558 bin dolarlık ihracat yaparken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 17 milyon 442 bin dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi’nin ihracatı 3 milyar doları aştı Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Ege Bölgesi’nin temmuz ayındaki ihracatı yüzde 6’lık artışla 2 milyar 838 milyon dolardan 3 milyar 6 milyon dolara çıktı ve 3 milyar doları aştı. İzmir, 1 milyar 714 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini tek başına gerçekleştirirken İzmir’de kurulu iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 295 milyon dolarlık katkı sağladılar. Denizli ihracatını yüzde 17 artırarak 416 milyon dolardın 483,8 milyon dolara çıkardı ve bu başarısıyla Manisa’yı geride bırakarak Ege Bölgesi’nde en çok ihracat yapan ikinci il konumuna yükseldi. Manisa’nın ihracatı yüzde 21’lik azalışla 445,8 milyon dolardan 353,3 milyon dolara geriledi. Muğla ihracatını yüzde 9’luk artışla 127,6 milyon dolardan 139,5 milyon dolara ilerletti. Balıkesir’in ihracatı yüzde 24’lük azalışla 138,5 milyon dolardan 105,7 milyon dolara indi. Aydın 87,2 milyon dolarlık ihracat yaparken ihracatını yüzde 7 artırma başarısı gösterdi. Afyon’un ihracatı yüzde 12’lik artışla 40,3 milyon dolardan 45,3 milyon dolara yükseldi. Kütahya ihracatını 2 artırarak 40,5 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı. Uşak 36,2 milyon dolarlık ihracata imza atarken yüzde 23’lük ihracat artış hızıyla Ege Bölgesi illeri arasında ihracat artış rekortmeni olmayı başardı. Almanya iki ay sonra zirveyi geri aldı Ege İhracatçı Birlikleri’nin en çok ihracat yaptığı ülkeler listesinde ilk sırada 160,3 milyon dolarla Almanya yer aldı. Mayıs ayında ABD ve İtalya’nın, haziran ayında İtalya’nın gerisinde kalan Almanya iki ay aranın ardından zirvedeki yerini geri aldı. Amerika Birleşik Devletleri 138,4 milyon dolarlık taleple zirve ortağı olurken, İtalya 109 milyon dolarla zirvenin üçüncü basamağında yer buldu. Ege İhracatçı Birlikleri, temmuz ayında Libya, Hindistan, Litvanya, Suriye, Vietnam ve Türkmenistan’a 3 haneli ihracat artış rakamlarına ulaştı. Öztürk; “6 birliğimizin ihracatı azaldı” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, haziran ayından sonra temmuz ayında da aylık ihracat rekoru kırmanın ve yıllık ihracatta 19 milyar doları aşmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Öztürk; “Bu başarıların yanında 12 ihracatçı birliğimizin 6 tanesinin ihracat rakamlarının 2025 yılı temmuz ayının gerisinde kalması bizleri üzüyor” değerlendirmesinde bulundu. Ege Bölgesi’ndeki 9 ilin 7’sinin temmuz ayında ihracatını artırdığına vurgu yapan Öztürk, “İhracat rakamlarımızdaki artışların çift hanelere ulaşması için ihracatçılarımızın finansmana erişimdeki engellerinin kaldırılması gerekiyor. Yüzde 45-50’ye ulaşan finansman maliyetleriyle ihracatımızı artıramayız. Ege Bölgesi’nin ihracatında tarım sektörleri yüzde 40 pay alıyor. Pek çok üründe ihraç sezonları başlıyor. Tarım ürünleri ihracatçılarımız 1 yıl boyunca ihraç edecekleri ürünleri bu aylarda satın alacak ve ödemelerini gerçekleştirecek. Tarım sektörlerine özel Türk Eximbank’ın bir finansman modelini hayata geçirmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye zeytinyağında dünya ikincisi Haber

Türkiye zeytinyağında dünya ikincisi

Türkiye, Uluslararası Zeytin Konseyi (UZK) verilerine göre, zeytinyağı üretiminde İtalya'yı geride bırakarak İspanya'nın ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna yükseldi ve sektörün başaktörü haline geldi. Merkezi Madrid'de bulunan Uluslararası Zeytin Konseyinin (UZK) Genel Direktörü Jaime Lillo, yaptığı açıklamada, zeytin sektöründe Türkiye'nin vazgeçilemez bir ülke olduğunu belirtti. Jaime Lillo, şunları kaydetti: "Türkiye, zeytin dünyasında büyük bir ülke. Son 5 hasat dönemine (2020-2025) baktığımızda, İtalya'nın önünde dünyanın en büyük 2'nci zeytinyağı üreticisi konumunda. Türkiye, sadece iç tüketimde değil uluslararası alanda da zeytin üretiminde büyüyen bir ülke. Büyüyor ve mevcut durumda dünya sağlığına katkıda bulunuyor. Türkiye, zeytinyağında başaktör oldu." Türkiye sofralık zeytininde dünyanın en büyük üreticisi oldu Lillo, 2024-2025'te sofralık zeytin üretiminde de Türkiye'nin, Mısır'ın önünde dünyanın en büyük üreticisi olduğunu ve "olağanüstü bir hasat geçirdiğini" aktardı. Dünyada 2024-2025 hasat yılında zeytinyağı ihracatında yüzde 25'lik bir artış yaşandığını vurgulayan Lillo, bu artışa en çok katkıyı yüzde 132'lik artışla Türkiye'nin verdiği bilgisini paylaştı. Lillo, tüm bu verilerin, Türkiye'nin zeytin sektöründe dünya 2'ncisi olarak konumunu sağlamlaştırdığını kaydederek, 2023'ten bu yana UZK içinde İcra Direktör Yardımcısı olarak temsilcisi bulunan Türkiye'nin Konsey içinde de "çok dinamik, aktif ve projeleri destekleyen bir rol oynadığını" dile getirdi. UZK Genel Direktörü, Türkiye'nin araştırma merkezlerindeki uzmanlarıyla, gerek kalitede gerekse üretim metotlarında ve genetik kaynaklarda önemli destek verdiğinin altını çizdi. İzmir'deki Dünya Zeytin Koleksiyonu ve Ulusal Zeytin Gen Bankasının, dünyadaki ender örneklerden olduğunu, uluslararası birçok çalışmaya katkı sağladığını söyleyen Lillo, "UZK, sektörün karşılaştığı, iklim değişikliği gibi uluslararası meydan okumalara, sorunlara karşı çözüm arıyor. Bu anlamda Türkiye, büyük bir üretici olarak ve araştırma merkezleriyle önemli katkıda bulunuyor. Akdeniz kültüründe zeytinliklerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki çözümlere dahil edilmesi gibi projelerde Türkiye, önemli bir rol oynuyor." diye konuştu. "İklim değişikliği özellikle akdeniz havzasını ciddi şekilde etkiliyor" Diğer yandan iklim değişikliğinin zeytin sektöründeki etkilerinin inkar edilemez düzeyde olduğunu belirten Lillo, "İklim değişikliği, özellikle Akdeniz havzasını ciddi şekilde etkiliyor. Örneğin; bundan önce art arda 2 kısa hasat dönemi hiç görmemiştik. Hasatlar arasında değişkenliğin arttığını görmüştük ama ortalamanın altında 2 hasat dönemi hiç gözlemlememiştik. 2 yıl önceki fiyat endeksindeki olağanüstü artışları hiç görmemiştik. İklim krizi bir gerçek." değerlendirmesinde bulundu. Lillo, UZK olarak "yeni döneme, iklim değişikliğinin etkilerine hazırlıklı olmak, uyum sağlamak için uzmanlarla birlikte çalışmalar yürüttüklerini" anlatarak, "Ben zeytin ağaçlarının, Akdeniz'in bir ormanı olmasını ve doğal bir karbon yutağı olarak iklim değişikliğiyle mücadelede kullanılmasını istiyorum." temennisinde bulundu. "Zeytin ve zeytinyağı üretiminde bir tür devrime tanık olduğumuz bir dönemden geçiyoruz" Birçok sektör gibi zeytin sektörü için de Kovid-19 salgınının "bir milat" olduğuna işaret eden Lillo, şöyle devam etti: "Dünyanın durduğu, herkesin evde kaldığı bir dönemde, zeytinyağının sağlık alanında öneminin arttığını, tüketiminin geçmişte olmadığı kadar arttığını gördük. Bunu sadece sektörün geleneksel pazarlarında değil ABD, Kanada, Çin, Japonya gibi yeni pazarlarında da gördük. Bu ülkelerde de zeytinyağı tüketimi tutarlı şekilde arttı. Zeytinyağının önemini keşfeden tüketicilerin sayısında kayda değer bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Zeytin ve zeytinyağı üretiminde bir tür devrime tanık olduğumuz bir dönemden geçiyoruz." Lillo, üretim tekniklerinde geleneksel zeytin ağaçlarının, yeni tip zeytin ağaçlarıyla birlikte yetiştirildiğini aktardı. "Zeytin, tarihinin en iyi dönemini geçiriyor" UZK Genel Direktörü, "Zeytin, tarihinin en iyi dönemini geçiriyor. Hiç olmadığı kadar yüksek miktarda, olağanüstü kaliteli zeytin üretiliyor. Bu tüketiciler için de çok iyi ve önemli bir dönem demek ve herkes tadını çıkarmalı." ifadesini kullandı. İç savaş döneminde UZK'den çıkan Suriye'nin normalleşme sürecinin başlamasıyla birlikte kısa zamanda tekrardan UZK üyesi olması için görüşmelerin yürütüldüğünü belirten Lillo, bu ülkenin geleneksel olarak büyük bir zeytin üreticisi olduğunu kaydetti. Lillo, UZK olarak bu yılki yeniliklerinin, dünya çapında yetiştirilen başlıca zeytin çeşitlerinin genetik materyalinin, şubat sonunda ilk kez Svalbard Küresel Tohum Deposu'na teslim edilmesi ve zeytinliklerin özelliklerinden bağımsız olarak karbon dengesini ölçmek için bir aracın tüm sektöre sunulmasına yönelik 29 ülkede 600'den fazla çiftlikte yapılan pilot proje olduğunu aktardı. UZK'nın verilerinde şu detaylar öne çıktı: "2000-2001 ve 2004-2005 hasat yıllarında dünyada ortalama zeytinyağı üretimi yaklaşık 3,1 milyon ton oldu. Aynı dönemde Türkiye'de 320 bin top zeytinyağı üretilirken, bu küresel toplamın yüzde 10'unu teşkil etti. Türkiye'nin zeytinyağı üretimi, hasat yılları arasında önemli ölçüde değişkenlik göstermekte olup, 2024-2025 hasat yılında 505 bin ton ile zirveye ulaştı. Bu, ortalama hasat yılına göre yüzde 58 daha yüksek oldu. Türkiye'de zeytinyağında 2025-2026 hasat yılı için 290 bin ton üretim bekleniyor; bu 2024-2025'e kıyasla yüzde 43'lük bir düşüş anlamına geliyor. Türkiye'de zeytinyağı tüketimi hasat yılı başına yaklaşık 170 bin ton olup, küresel toplamın yüzde 5,5'ini temsil etmektedir. 2024-2025 hasat yılında tüketim 200 bin tona ulaştı. Türkiye'de kişi başı zeytinyağı tüketiminin yaklaşık 2 kilogram olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye, zeytinyağında hasat yılı başına ortalama 96 bin ton civarında ihracat yapmaktadır. 2024-2025 hasat yılında ihracat önemli bir artış göstererek 160 bin tona ulaşmıştır. 2025-2026 hasat yılı için tahmin ise 100 bin tondur. Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Japonya, AB üyesi olmayan Avrupa ülkeleri ve ABD gibi başlıca ithalat pazarlarından bazılarını dikkate aldığımızda, 2024-2025 hasat yılında ithalat 59 bin 589 tona ulaşmış ve 2022-2023 hasat yılına (81.47 ton) göre yüzde 45 daha düşük olmuştur. Dünyada 2024-2025 hasat yılında zeytinyağı ihracatında yüzde 25'lik bir artış yaşandı ve bu artışa en çok katkıda bulunan ülkeler Türkiye (yüzde 132), Tunus (yüzde 38), İspanya (yüzde 25) ve İtalya (yüzde 18) oldu. Sofralık zeytin üretimi 2024-2025 hasat yılında 3 milyon 316 bin 500 ton oldu. Tüketimi ise dünyada yüzde 5 arttı. Tüketime en çok katkıda bulunan ülkelerin başında Türkiye (+ yüzde 13) geldi. 2025-2026 hasat yılı için dünyadaki zeytinyağı üretiminin 3 milyon 440 bin ton olması bekleniyor. Sofralık zeytinde beklenti 2 milyon 986 bin ton. 2025-2026'da sofralık zeytin üretiminin Portekiz ve Mısır'da artması; İspanya, Türkiye, Ürdün ve Arjantin'de azalması öngörülüyor. 2025-2026 dönemi için zeytinyağı üretiminin İtalya, Mısır, Fas ve Tunus'ta artması; Türkiye, Ürdün, Arjantin ve İspanya'da düşmesi bekleniyor. UZK'nin son 20 yılda 1000'den fazla araştırma şirketinin çalışmalarına dayanarak verdiği rakamlara göre, zeytinyağı kalp hastalıkları riskini yüzde 15, kardiyovasküler hastalıktan ölüm riskini yüzde 23, kadınlarda göğüs kanseri riskini yüzde 62 azaltıyor. Ayrıca alzaymır ve diyabet hastalığındaki riskleri de düşürüyor."

Zeytinyağı ihracatında kısıtlama uzatıldı Haber

Zeytinyağı ihracatında kısıtlama uzatıldı

Bakanlıktan yapılan açıklamada yükselmeye devam ettiği görülen dökme ve varilli zeytinyağı ihracatının yurt içi tüketici fiyatlarına olan olumsuz etkisinin devam etmesi nedeniyle yeniden bir değerlendirme yapıldığı ve 1 Ağustos 2023 tarihinden itibaren uygulanmak üzere 1 Kasım 2023 tarihine kadar dökme veya varilli zeytinyağı ihracatına yönelik ilave tedbirlerin yürürlüğe konulduğu belirtildi. Bakanlığın açıklamasına göre bu sezon Türkiye'de üretimin “yok yılı” kaynaklı olarak azalmasının yanı sıra Türkiye'nin birçok bölgesinde zeytinin çiçek açma dönemindeki olumsuz iklim şartlarından dolayı yaşanan; üretim kayıpları, dünyada artan zeytin yağı fiyatlarında herhangi bir gerilemenin olmayacağı ve artan dış talebin devam edeceği dikkate alındığında, iç piyasada tüketici refahı ve fiyatları bakımından arz yönlü sıkıntılara mahal verilmemesini teminen, ürün rekoltesindeki gelişmelerin bir süre daha takip edilerek, dökme ve varilli zeytinyağı ihracatına yönelik olarak uygulanan tedbirin bir süre daha devam ettirilmesi ihtiyacı hasıl oldu. Her türlü dökme ve varilli zeytinyağı ihracatında kilogram başına 20 Cent/ABD Doları kesinti yapılması hususunu düzenleyen Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 7391 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 19 Temmuz 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Bakanlık, Avrupa’da kurak geçen yılın ardından bu sezon zeytin rekoltesinin artacağı tahmin edilmekle birlikte, zeytinyağı üretiminin geçmiş sezon ortalamalarının çok altında kalmaya devam edeceği beklendiğinden, halihazırda yüksek seyreden dünya zeytinyağı fiyatlarındaki artışın devam ettiğinin gözlemlendiğini belirtti. Bakanlığın açıklamasında ambalajlı ve kutulu zeytinyağı ihracatına yönelik uygulanan herhangi bir tedbirin bulunmadığı da hatırlatıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.