SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yükseliş

Ekometre - Yükseliş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yükseliş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Borsa Ortadoğu'da barış bekliyor Haber

Borsa Ortadoğu'da barış bekliyor

Yıla oldukça güçlü bir başlangıç yapan ve şubat ayında 14 bin 532 puanla tüm zamanların rekorunu test eden Borsa İstanbul (BIST 100) endeksi, ABD, İsrail ve İran hattında patlak veren çatışmalardan etkilendi. Bölgede jeopolitik gerilimlerin hızla tırmanması küresel risk iştahını baskılarken, tedarik zinciri endişeleri ve petrol fiyatlarındaki sert yükseliş enflasyonist korkuları yeniden alevlendirdi. Yatırımcıların riskli varlıklardan kaçarak güvenli liman arayışına girdiği bu zorlu süreçte, BıST 100 endeksi 13 bin puanın altını görerek satış dalgalarına maruz kalsa da savaşın yarattığı küresel sarsıntıya rağmen Borsa İstanbul’un gelişmekte olan diğer piyasalarla (EM) kıyaslandığında bu şoku nispeten daha az hasarla atlatması dikkat çeken bir diğer unsur oldu. Ekonomi yönetiminin savaşın olası etkilerini sınırlamak adına esnek ve proaktif bir yaklaşım benimsemesi, uygulanan güçlü rezerv yönetimi ve Türkiye’nin süreçteki arabuluculuk adımları, yurt içi piyasaların direncini önemli ölçüde artırdı. Gelişmekte olan birçok ülke borsası artan enerji maliyetleri ve enflasyon baskılarıyla daha derin sarsıntılar yaşarken; Borsa İstanbul, güven veren yatırım ortamı ve alınan önlemlerin katkısıyla süreci rakiplerine kıyasla daha sınırlı kayıplarla ve pozitif bir ayrışmayla yönetmeyi başardı. Borsada yeni rota ne olacak? Piyasalardaki bu tablo, tarafların müzakere masasına oturması ve bölgede kalıcı bir barışın sağlanabileceğine yönelik güçlü sinyallerin gelmesiyle yerini temkinli bir iyimserliğe bırakmaya hazırlanıyor. Diplomatik uzlaşı ile jeopolitik tansiyonun düşmesi durumunda; enerji maliyetleri üzerindeki baskının hafiflemesi, küresel piyasalarda risk iştahının yeniden canlanması ve yabancı fonların Borsa İstanbul gibi gelişmekte olan piyasalara geri dönmesi bekleniyor. Uzmanlar, savaş fiyatlamasının devreden çıkmasıyla birlikte çatışma öncesi seviyelerine doğru kayıplarını telafi eden BıST 100 endeksinin önümüzdeki süreçteki olası yükseliş senaryolarını ve yeni dönemde hangi sektörlerin öne çıkabileceğini İstanbul Ticaret için değerlendirdi. Fiyatlamada ana beklenti petrol Geçtiğimiz 28 Şubat’tan bu yana jeopolitik gelişmelerin piyasalar üzerinde belirleyici bir rol üstlendiğini belirten Gedik Yatırım-Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, haber akışlarına bağlı oynaklığın ciddi şekilde arttığına dikkat çekti. aBD ve İran arasında gündeme gelen ateşkes ihtimalinin piyasalara nefes aldırdığını hatırlatan Bal, BıST 100 endeksinde 14 bin puanın üzerine doğru yaşanan toparlanmanın da bu haberlerle desteklendiğini ifade etti. Bu süreçte takip ettikleri en önemli göstergenin petrol fiyatları olduğunun altını çizen uzman isim, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonist baskı yaratarak merkez bankalarını daha sıkı bir duruşa zorladığını belirtti. Bal, bu durumun zayıflayan faiz indirimi beklentileriyle birleştiğinde gelişmekte olan piyasalardan çıkış eğilimini hızlandırdığını vurguladı. Endekste 15 bin puan hedefi Olası bir diplomatik anlaşma durumunda petrol fiyatlarının nerede dengeleneceğinin kritik bir eşik olacağını ifade eden Onurcan Bal, savaşın sona ermesinin enerji fiyatlarını hemen eski seviyelerine düşürmeyeceğini tahmin ettiğini belirtti. Bölgedeki enerji altyapılarında oluşan hasarın boyutu tam bilinmediği için düşüşün zaman alabileceğini söyleyen Bal, petrolün kademeli de olsa düşüş eğilimine girdiği senaryoda Borsa İstanbul için yeni hedeflerin gündeme geleceğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu: “Böyle bir senaryoda Borsa İstanbul’da özellikle 14 bin 530 civarında bulunan zirve seviyesi aşılabilirse, kısa vadede 14 bin 750-15 bin bölgesine doğru teknik bir hareket söz konusu olabilir.” Ralli için gözler enflasyonda Savaş riskinin ortadan kalkmasının borsada ilk etapta bir toparlanma yaratacağını, ancak soluksuz bir ralliden ziyade kontrollü bir seyir beklediğini belirten Onurcan Bal, savaşın Türkiye’nin dezenflasyon sürecine kaçınılmaz etkileri olduğunu hatırlattı. Merkez Bankası’nın enflasyondaki yüksek seyir nedeniyle mart ayını pas geçtiğini ve bu ay da yüzde 2.5 civarında bir aylık enflasyon beklediklerini söyleyen Bal, yabancı çıkışları ve carry trade pozisyonlarının terse dönmesi ve rezervlerde yaşanan düşüşe de dikkat çekti. Kısa vadede bir faiz indirimi beklemediklerini dile getiren Bal, “Piyasada bu savaşın bitmesiyle ilk fiyatlamalarda bir yükseliş görürüz ama bu yükselişin devamlılığı, tekrar faiz indirim beklentilerinin güçlenmesine bağlı” diye konuştu. Bankacılık ve havacılık öne çıkabilir Jeopolitik gerilimin kalıcı olarak azalmasıyla birlikte Borsa İstanbul’da sektörel rotasyon yaşanacağına işaret eden Onurcan Bal, çatışmaların başlamasıyla en büyük tahribatı faiz indirimlerinin zora girmesi nedeniyle bankacılık, gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) ve havacılık sektörlerinin aldığını belirtti. artan ülke risk priminin (CDS) bankacılığı ekstra baskıladığını söyleyen Bal, barış ihtimalinde yaşanacak değişimi şu sözlerle özetledi: “Riskler yatışırsa bankalar, GYO’lar, havacılık ve holdingler toparlanma anlamında biraz daha öne çıkabilir. Bu süreçte daha kuvvetli kalan savunma ve petrokimya sektöründe ise bu sefer tersi fiyatlamalar görebiliriz.” Bal ayrıca, işlerin iyiye gittiği bir senaryoda telekomünikasyon sektörünün de takip edilebileceğini ekledi. Yabancı için ‘ucuzluk’ fırsatı Bölgede suların durulması ve gıda/enerji kaynaklı risklerin geride kalmasıyla birlikte yabancı yatırımcıların yeniden Türkiye piyasalarına yönelmesini bekleyen Onurcan Bal, yabancı fonların da enflasyon görünümünü ve faiz indirim takvimini yakından izleyeceğini vurguladı. Borsa İstanbul’un son yıllarda dolar bazında sergilediği zayıf performansın yarattığı ucuzluk algısına dikkat çeken Bal, “Dezenflasyon süreci devam ettiği ve Merkez Bankası kademeli faiz indirimlerini sürdürdüğü müddetçe Türk varlıklarına yönelik ilgi korunur” diyerek, barış senaryosunda tahvil ve hisse senedi piyasalarında yabancı girişinin yeniden canlanacağını öngördü. Barış haberiyle yukarı yönlü hareketler hızlanır İran odaklı jeopolitik risklerin son bulmasının Borsa İstanbul’a olumlu yansıyacağını belirten İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, piyasanın yakın zamanda bu senaryoyu test ettiğini vurguladı. Altunsaray, “Aslında bunun ön gösterimini 6-10 Nisan tarihleri arasında Borsa İstanbul tarafında gördük. Ateşkes haberinin gelmesi ve görüşmelerin başlayacağı haberi piyasaya gelince Borsa İstanbul’un hızlı bir şekilde 14 bin puanı geçmesi, jeopolitik risklerin bitmesi ihtimalinde olacak hareketi gösterdi” dedi. Bu süreçte kritik olan noktanın resmi bir barış anlaşmasının imzalanması olduğunun altını çizen uzman isim, “Yeni bir yukarı yönlü ralli hareketinin barış haberi ile gelme ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Veriler yükselişi sınırlayarabilir Beklenen barış anlaşması güçlü bir katalizör olsa da Altunsaray, savaşın geride bıraktığı ekonomik tahribatın göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda yatırımcıları uyardı. Çatışmaların küresel piyasalardaki yansımalarını değerlendiren Altunsaray, “Atlanmaması gereken nokta; savaş sebebiyle tedarik zincirleri bozuldu, enerji maliyetleri çok arttı ve bunların da enflasyona bir etkisi olacaktır. Bu sebeple de yükselişin ekonomik veriler gelmeye başladıkça sınırlı kalacağını düşünebiliriz” diye konuştu. Piyasalar için ana odak noktasının zamanla değişeceğini belirten Altunsaray, “Asıl hikayenin bu etkilerin azalmaya başladığı zamanda ortaya çıkacağını düşünüyorum” dedi. İki farklı senaryo Jeopolitik tansiyonun düşmesiyle birlikte Borsa İstanbul’da öne çıkacak sektörleri analiz eden Altunsaray, piyasadaki olası sektörel rotasyonu şu sözlerle özetledi: “Tabii ki burada öne çıkacak sektörler aslında savaşla hızı düşen sektörler olacaktır. Örnek olarak bankacılık, ulaştırma ve holdingleri sayabiliriz. Fakat ekonomik veriler geldikçe bu sektörlerde geri çekilmeler görebiliriz.” Açıklanacak enflasyon verilerinin yaratacağı fırsatlara da dikkat çeken Altunsaray, “Küresel enflasyon riskinden özellikle olumlu etkilenebilecek sektörler olarak telekomünikasyon, perakende ve gıda tarafının ön plana çıkmasını bekleyebiliriz. Bu çerçevede doğru risk yönetimi ile bu sektörlere dikkat edilebilir” şeklinde konuştu. Yabancı ilgisinin güçlü bir şekilde artması için küresel çapta likidite oluşumunun şart olduğunu vurgulayan Altunsaray, “Bunun için de gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının tekrar faiz indirimlerini konuşması veya gevşek politikalar uygulaması kritik olacaktır. Ancak son yaşanan küresel enflasyon riski altında bu ihtimalin daha zamanı olduğunu düşünen taraftayım” dedi.

Müzakere haberleri piyasalara nefes aldırdı Haber

Müzakere haberleri piyasalara nefes aldırdı

Spot altın, ons başına 4 bin 841,76 dolar seviyesinde sabit kaldı. Değerli metal, gün içinde 8 Nisan’dan bu yana en yüksek seviyesini test etti. ABD’de Haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 0,3 artışla 4 bin 866,50 dolara yükseldi. Gram altın ne kadar? Gram altın, yeni güne 6 bin 935 lira seviyesinden başladı. Uzmanlar uyarıyor: Ralli var ama güvenli liman değil Cnbc-E'de yer alan habere göre OCBC analistleri, altın ve gümüşte gece saatlerinde güçlü bir yükseliş görüldüğünü, ancak genel piyasa sinyalinin savunmacı pozisyonlardan ziyade “risk iştahına” işaret ettiğini ifade etti. Petrol düştü, borsalar yükseldi İran’ın ABD ve İsrail ile yeniden müzakere masasına dönebileceğine yönelik beklentiler, küresel piyasalarda risk iştahını artırdı. Bu gelişmeyle birlikte petrol fiyatları gerilerken, hisse senedi piyasalarında yükseliş görüldü. Daha önce çatışmalar nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın kapanması enerji arzı üzerinde baskı yaratmıştı. Zayıflayan dolar, altına destek verdi ABD dolarının bir ayın en düşük seviyelerine yakın seyretmesi, dolar bazlı emtiaları diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha cazip hale getirerek altına destek verdi. Görüşmeler yeniden başlayabilir ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu çöken müzakerelerin ardından İran ile barış görüşmelerinin önümüzdeki iki gün içinde Pakistan’da yeniden başlayabileceğini açıkladı. Washington yönetimi, müzakerelerin başarısız olmasının ardından İran limanlarına yönelik abluka kararı almıştı. ABD’de açıklanan verilere göre üretici fiyatları mart ayında beklentilerin altında arttı. Hizmet maliyetleri değişmezken, İran ile süren savaşın etkisiyle yükselen enerji fiyatları enflasyonist baskıları artırmaya devam etti. Faiz indirimi beklentisi yükseldi Piyasalarda, ABD Merkez Bankası’nın bu yıl 25 baz puanlık faiz indirimi yapma ihtimali yüzde 30’a yükseldi. Geçen hafta bu oran yaklaşık yüzde 13 seviyesindeydi. Savaş öncesinde ise yıl içinde iki faiz indirimi beklentisi öne çıkıyordu. Diğer değerli metallerde son durum ne? Diğer değerli metallerde ise yükseliş görüldü. Spot gümüş yüzde 0,4 artışla 79,87 dolara, platin yüzde 1,1 yükselişle 2.127,45 dolara, paladyum ise yüzde 0,1 artışla 1.596,28 dolara çıktı.

Merkez Bankası brüt rezervlerinde 20,5 milyar dolarlık kayıp Haber

Merkez Bankası brüt rezervlerinde 20,5 milyar dolarlık kayıp

Rezervlerin büyük kısmını altın olarak tutmanın riskli olduğunu vurgulayan uzmanlar portföy çeşitlenmesine gidilmesi gerektiğini kaydetti. ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ile başlayan finansal çalkantı Merkez Bankası rezervlerini de olumsuz etkiledi. Özellikle yabancı yatırımcıların TL varlıklardan hızlı çıkışına karşı döviz satışı ile gerileyen Merkez Bankası rezervlerine bir negatif etki de düşen altın fiyatlarından geldi. QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre mart ayı boyunca altın fiyatlarındaki düşüşün net rezervlerde yarattığı kayıp 14.5 milyar dolar, brüt rezervlerde ise 20.5 milyar dolara ulaştı. Uzmanlar, Merkez Bankası rezervlerinde altının yoğunluğuna dikkat çekerken portföy çeşitlendirmenin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Brüt rezervler 177.3 milyar dolara indi Şebnem Turhan'ın haberine göre, altının ons fiyatı 27 Şubat’ta savaş başlamadan önce 5 bin 167 dolar seviyesinde bulunuyordu. Savaşla birlikte önceki dönemlerdeki güvenli liman etkisi yaşanmayan altının ons fiyatı sert düşüş yaşadı. Dün altının ons fiyatı 4 bin 400 doların altında işlem gördü. Bu kayıp son dönemde altın rezervlerini artıran Merkez Bankası’nı da vurdu. Yılın ilk Enfl asyon Raporu’n toplantısında TCMB Başkan Yardımcısı Hatice Karahan’ın verdiği bilgilere göre son iki yılda Merkez Bankası brüt rezervlerindeki 84 milyar dolar artışın 68 milyar doları altın fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandı. Aynı dönemde swap hariç rezervdeki 143 milyar dolarlık artışın da 50 milyar doları altın fiyatlarındaki yükselişten yakalandı. Altın fiyatlarındaki yükseliş TCMB rezervlerini son iki yılda olumlu etkilese de savaş ile birlikte başlayan sert düşüş de negatif etki yarattı. QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre 20 Mart ile biten hafta itibariyle TCMB brüt rezervleri 12.3 milyar dolar azalarak 177.3 milyar dolara indi. Böylece brüt rezervler Eylül 2025 seviyesine geriledi, savaş öncesine göre brüt rezervlerdeki azalma 33 milyar doları buldu. 20 Mart ile biten haftada bankaların TCMB’de zorunlu karşılık ve teminat depo çerçevesinde tuttukları döviz miktarının 0.2 milyar dolar azalması, brüt rezervi olumsuz etkiledi. QNB ekonomistlerinin analizine göre bunu hariç tutan net rezervde aynı hafta 12.1 milyar dolar azalış yaşandı ve net uluslararası rezervler 56.9 milyar dolara indi. Geçen yıl hazirandan bu yana net uluslararası rezervler bu seviyeye inmemişti. Swap hariç net rezerv de önceki haftaya göre 11.2 milyar dolar azalışla 43.1 milyar dolara geriledi. Mart ayı döviz satışı 26.2 milyar dolar Net uluslararası rezervler içinde değerlendirilen yurt içi bankalarla yapılan satım yönlü swap hacminin 20 Mart haftasında 0.9 milyar dolar artmasının net rezervi olumsuz etkilediğini belirten QNB ekonomistleri altın fiyatlarının gerilemesinin ise net rezervde 7.5 milyar dolarlık azalışa yol açtığını vurguladı. Kamunun döviz mevduatı da incelenen hafta içerisinde 0.9 milyar dolar düştü. QNB ekonomistleri “Sonuç olarak, bu saydığımız işlemler net rezervin geçen hafta 9.3 milyar dolar gerilemesine neden olmuştur. Net rezervdeki değişimi dikkate aldığımızda, bunun dışında kalan işlemlerle toplamda 2.8 milyar dolar döviz satışı gerçekleştiğini hesaplıyoruz. Mart ayındaki döviz satışı 26.2 milyar dolara ulaştı” dedi. Altın payının yüksek olmasının riski TCMB rezervlerinde altın fiyatlarından kaynaklı fatura büyümeyi sürdürdü. Net uluslararası rezervlerde 20 Mart ile biten haftaya kadar 9.2 milyar dolarlık kayıp altın fiyatlarındaki düşüşten kaynaklanırken yeni haftada altın fiyatlarındaki gerilemenin sürmesinin net rezervlere 5.3 milyar dolar daha negatif etkisi hesaplandı. Böylece mart ayı boyunca altın fiyatlarının düşüşü net uluslararası rezervleri 14.5 milyar dolar geriletti. Brüt rezervlerde 20 Mart ile biten haftaya kadar 13 milyar dolarlık kayıp yaratan altın fiyatlarındaki gerileme bu haftada 7.5 milyar dolar daha düşüş getirdi. Böylece brüt rezervlere altın fiyatlarının verdiği hasar 20.5 milyar dolara ulaştı. Uzmanlar, savaş öncesindeki dönemde merkez bankalarının rezervlerindeki altın payını arttırdığını TCMB’nin de bu trende uyum gösterdiğini hatırlatarak altın fiyatları hızla yükselirken rezervlere olumlu etki yarattığını anımsattı. TCMB Başkan Yardımcısı Hatice Karahan Enflasyon Raporu toplantısında TCMB’nin yurtdışı ve yurtdışı altın işlemleri çeşitliliği açısından dünyada sayılı merkez bankalarından biri olduğunu belirterek “Bu yüzden de altın varlıklarımızın miktarı yüksek. Sahip olduğumuz altınların likiditesine yönelik gerekli enstrüman çeşitliliğine sahibiz” demişti. Uzmanlar da rezervler içindeki altın payının yüksek olmasının bu tarz dönemlerde dalgalı ve riskli bir durum yarattığına işaret ederek portföy çeşitlendirilmesinin önemli olduğuna dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.