SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yüksek Faiz

Ekometre - Yüksek Faiz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Faiz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dünya Bankası büyüme tahminlerini düşürdü Haber

Dünya Bankası büyüme tahminlerini düşürdü

Dünya Bankası, Türkiye'nin 2026 büyüme tahminini de yüzde 3,7'den yüzde 2,8'e çekti. Dünya Bankası, Haziran 2026 Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu'nda küresel ekonomiye ilişkin büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Raporda, Orta Doğu'da devam eden çatışmalar, enerji piyasalarındaki belirsizlikler ve artan finansman maliyetlerinin dünya ekonomisi üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı. Banka, küresel ekonominin 2025 yılında yüzde 2,9 büyümesinin ardından 2026 yılında yüzde 2,5'e yavaşlayacağını öngördü. Küresel büyümenin 2027 yılında ise yüzde 2,8'e yükselmesi bekleniyor. Enerji şoku ve enflasyon riski Raporda, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksaklıkların enerji piyasaları üzerindeki etkisine dikkat çekildi. Temmuz ayında normalleşmenin başlaması varsayımıyla Brent petrolün varil fiyatının bu yıl ortalama 94 dolar seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edildi. Artan enerji maliyetlerinin gübre ve gıda fiyatları üzerinde de baskı oluşturacağı belirtilirken, küresel enflasyonun yüzde 3,3 seviyesinden yüzde 4'e yükselebileceği ifade edildi. Dünya Bankası, enerji arzındaki sorunların beklenenden daha uzun sürmesi halinde küresel büyümenin yüzde 1,3'e kadar gerileyebileceği ve enflasyonun yüzde 4,4'e çıkabileceği uyarısında bulundu. Türkiye tahmini aşağı revize edildi Raporda Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminleri de aşağı yönlü güncellendi. Buna göre Türkiye'nin 2026 yılı büyüme beklentisi yüzde 3,7'den yüzde 2,8'e, 2027 yılı büyüme beklentisi ise yüzde 4,4'ten yüzde 3,7'ye çekildi. Dünya Bankası, Türkiye ekonomisinin 2028 yılında yüzde 4,3 büyümesini bekliyor. Gelişmekte olan ülkelerde yavaşlama Rapora göre gelişmekte olan ekonomilerde büyüme oranının 2025'teki yüzde 4,4 seviyesinden 2026'da yüzde 3,6'ya gerilemesi bekleniyor. Bu oran, salgın sonrası dönemin en düşük seviyesi olarak dikkat çekiyor. Dünya Bankası, özellikle Çin ve Hindistan dışındaki gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ekonomilerle gelir farkını kapatma sürecinde ciddi bir yavaşlama yaşadığına işaret etti. Dünya Bankası'ndan destek mesajı Kurum, krizden etkilenen gelişmekte olan ülkeler için 50 ila 60 milyar dolarlık finansmanı hızlı şekilde devreye almaya hazır olduğunu açıkladı. Dünya Bankası, mevcut koşulların devam etmesi halinde destek kapasitesinin 15 aylık dönemde 80 ila 100 milyar dolar seviyesine çıkarılabileceğini bildirdi. Uzmanlar, raporun küresel ekonomide büyümenin tamamen durmayacağına ancak enerji fiyatları, jeopolitik riskler ve yüksek faiz ortamının önümüzdeki dönemde büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam edeceğine işaret ettiğini belirtiyor.

Kahve fiyatları 18 ayın en düşük seviyesine geriledi Haber

Kahve fiyatları 18 ayın en düşük seviyesine geriledi

Kahve fiyatları, küresel arzın hızla artacağı beklentileriyle uluslararası piyasalarda sert düşüşünü sürdürüyor. Brezilya'da rekor seviyede hasat beklentisi ve Vietnam'daki ihracat artışı, kahvenin libresini 2,49 dolara kadar gerileterek Kasım 2024'ten bu yana en düşük seviyeye indirdi. ABD Tarım Bakanlığı'nın tahminlerine göre, Brezilya'nın 2026-2027 dönemindeki kahve üretimi yıllık bazda yüzde 14 artarak 71,9 milyon torbaya ulaşacak. Dünyanın en büyük kahve üreticisi konumundaki Brezilya'dan gelen güçlü üretim beklentileri, fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor. Küresel arzı artıran bir diğer unsur ise Vietnam'daki ihracat artışı oldu. İki büyük üretici ülkeden gelen yüksek arzın etkisiyle kahve piyasasında üretim fazlasının 9,5 milyon torbaya ulaşması bekleniyor. Kahve fiyatları yıl başından bu yana düşüş eğiliminde hareket ediyor. Geçen yıl ekim ayında arz endişeleriyle 4,37 dolara kadar yükselen kahvenin libresi, bu yılın başında 3,32 dolar seviyesindeydi. Son aylarda ise artan arz beklentileri ve talepteki yavaşlama nedeniyle fiyatlarda önemli gerileme yaşandı. Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, üretim fazlasındaki hızlı artışın fiyatları aşağı çektiğini belirterek, geçen yıl yaklaşık 1,2 milyon torba olan üretim fazlasının bu yıl 9,5 milyon torbaya ulaşmasının beklendiğini söyledi. Ergezen, küresel ekonomide yüksek faiz ve enflasyonun talebi zayıflattığını, buna karşılık arzın hızla arttığını belirterek, bu durumun kahve fiyatları üzerinde ciddi baskı yarattığını ifade etti. Uzmanlara göre, önümüzdeki dönemde Brezilya ve Vietnam'daki üretim görünümünde önemli bir bozulma yaşanmadığı sürece kahve piyasasında arz fazlasının etkisi devam edebilir. Ancak El Nino kaynaklı olası kuraklık ve olumsuz hava koşulları, ilerleyen aylarda fiyatların yeniden toparlanmasına neden olabilecek riskler arasında gösteriliyor.

Koton zarar açıkladı Haber

Koton zarar açıkladı

Borsa İstanbul’da işlem gören hazır giyim, restoran ve moda şirketlerinin 2025 yıl sonu finansal sonuçları, şirketlerin yüksek faiz, zayıflayan iç talep, enflasyon muhasebesi ve artan maliyet baskıları altında farklı performanslar sergilediğini gösterdi. Aynı ekonomik koşullarda faaliyet gösteren şirketlerin bazıları güçlü kârlılık üretirken, bazıları finansman giderleri ve marj baskısıyla zorlandı. 2025 sonuçlarında en dikkat çekici performanslardan biri Mavi’den geldi. Şirketin konsolide gelirleri yüzde 5 düşüşle 47,7 milyar TL’ye gerilese de net kârı 2 milyar 58 milyon TL oldu. 9 milyar TL FAVÖK ve yüzde 18,9 marj açıklayan şirket, 6,9 milyar TL net nakit pozisyonuyla öne çıktı. Mavi’nin Türkiye’de 8 yeni mağaza açması, 10 mağazada metrekare büyütmesi ve ABD’de 11 yeni mağaza yatırımı yapması, talepteki yavaşlamaya rağmen büyüme iştahının sürdüğünü gösterdi. Koton ciroyu korudu, zarar derinleşti Ekonomim'den Yener Karadeniz'in haberine göre sektörün en büyük oyuncularından Koton ise 32,9 milyar TL hasılat açıklamasına rağmen yılı 958,7 milyon TL net zararla kapattı. Şirketin esas faaliyet kârı pozitif olsa da 3,5 milyar TL’ye ulaşan finansman giderleri bilançoda belirleyici oldu. Buna karşın Koton mağaza yatırımlarını sürdürdü. Toplam mağaza sayısı 451’den 464’e çıktı. Türkiye’de optimizasyon odaklı bir yapı izlenirken, asıl büyüme yurt dışında gerçekleşti. Şirketin Bahreyn, Umman, Katar ve ABD hamleleri yeni pazarlara hazırlık olarak değerlendirildi. Vakko’da satış arttı, kârlılık geriledi Lüks segmentin temsilcisi Vakko, 2025’te satış gelirlerini 19,9 milyar TL’ye yükseltti. Ancak net dönem kârı 1 milyar 55 milyon TL’den 57 milyon TL’ye geriledi. Brüt kâr marjındaki düşüş, operasyonel giderlerdeki artış ve mağaza yatırımları kârlılığı baskıladı. Buna rağmen şirket güçlü bilanço yapısını korudu. Net nakit pozisyonu 1,9 milyar TL’ye yaklaşan Vakko, yeni mağaza açılışları, büyütme ve renovasyon projeleri için 604 milyon TL’yi aşan yatırım yaptı. Şirket, premium segmentte büyüme stratejisini sürdürdü. Dagi’de toparlanma sinyali geldi Orta ölçekli oyuncular arasında Dagi, operasyonel iyileşmesiyle öne çıktı. Şirketin satış gelirleri yüzde 16,9 artışla 3,2 milyar TL’ye yükseldi. Yatırımcı sunumunda paylaşılan verilere göre operasyonel bazda şirket yeniden net kâra geçti. FAVÖK yüzde 31,8 artarak 505 milyon TL’ye ulaştı. Dagi, 2025 yılında 6 yeni mağaza açtı. Benzer mağaza satışlarındaki güçlü büyüme, artan ziyaretçi trafiği ve yükselen sepet tutarı, şirketın perakende performansını destekledi. Borçluluk oranındaki düşüş de bilanço açısından olumlu karşılandı. Desa karlılıkta öne çıktı Deri ve lüks aksesuar segmentinde faaliyet gösteren Desa, satış gelirleri yatay seyrederken net kârını yüzde 35 artırarak 580,5 milyon TL’ye çıkardı. Şirketin özkaynakları 3,8 milyar TL’yi aşarken, faaliyetlerinden sağladığı nakit akışı 1 milyar TL’nin üzerine çıktı. Desa’nın performansında yüksek katma değerli ürünlere yönelim, maliyet kontrolü ve güçlü finansal yönetim etkili oldu. Dört fabrikalı üretim yapısı ve ihracat kapasitesi şirketin önemli avantajları arasında gösteriliyor. Derimod’da güçlü nakit yönetimi Derimod ise satış gelirlerindeki sınırlı düşüşe rağmen net kârını koruyan şirketlerden biri oldu. 4,5 milyar TL hasılat açıklayan şirket, 93 milyon TL net kâr elde etti. Nakit ve nakit benzerleri yüzde 65 artışla 523 milyon TL’ye yükselirken, özkaynakları da büyüdü. Şirket mağaza sayısını 94’ten 93’e indirirken, bu adım büyümeden çok verimlilik ve lokasyon optimizasyonu olarak yorumlandı. Zira şirket, geride kalan sürede küçük metrekareli mağazalarını kapatırken daha yüksek metrekareli mağazalara yöneldi. Şirketin hedefi ortalama 300 metrekare büyüklükte mağazalara ulaşmak. Yüksek performanslı mağazalara odaklanma ve dijital kanal entegrasyonu şirketin ana stratejileri arasında yer aldı. 2025 finansalları, giyim perakendesinde satış büyümesinden çok kârlılık kalitesi, finansman yapısı, nakit üretimi ve mağaza verimliliğinin ön plana çıktığını gösterdi. Yüksek faiz ortamında borçlu şirketler daha fazla baskı hissederken, güçlü nakit pozisyonuna sahip şirketler yatırım yapmaya devam etti. TAB Gıda 2 bin restoran sınırını aştı Borsa İstanbul’da işlem gören hızlı servis restoran zinciri TAB Gıda, 2025 yılında satış gelirlerini çift haneli artırırken net kârını da yükseltti. Burger King, Popeyes, Arby’s, Sbarro, Subway, Usta Dönerci ve Usta Pideci markalarıyla faaliyet gösteren grup, restoran ağını büyütmeye devam ederek 2 bin restoran eşiğini geçti. Şirketin hasılatı 2025 yılında yüzde 13,7 artışla 47 milyar 636 milyon TL’ye yükseldi. Şirketin net dönem kârı ise 2 milyar 502 milyon TL’den 2 milyar 628 milyon TL’ye çıktı. Şirketin 2025 sonu itibarıyla toplam açık restoran sayısı 2.030’a ulaştı. Bu restoranların 893’ü franchise modeliyle faaliyet gösterdi. 2024 sonunda toplam restoran sayısı 1.830, franchise restoran sayısı ise 820 seviyesindeydi. Böylece grup bir yılda net 200 yeni restoran ekledi. Yurt dışında da büyüme sürdü. Grup’un Gürcistan’da 7, Kuzey Makedonya’da 16 restoranı bulunuyor. Kuzey Kıbrıs operasyonları da şube yapısıyla devam ediyor. BigChefs’te restoran sayısı 140’a çıktı Borsa İstanbul’da işlem göre Büyük Şefler (BigChefs), 2025 yılında satış gelirlerini artırmasına rağmen net karında sert düşüş yaşadı. Şirketin hasılatı yüzde 1,6 artışla 4 milyar 610 milyon TL’ye yükseldi. Şirketin net karı da 205,4 milyon TL’den 2025’te 10,7 milyon TL’ye düştü. Şirketin restoran sayısı 140’a çıktı. Bu restoranların 96’sı franchise modeliyle faaliyet gösterdi. 2024 sonunda toplam restoran sayısı 134, franchise restoran sayısı ise 90 seviyesindeydi. Böylece grup bir yılda net 6 yeni restoran ekledi. Büyük Şefler, Türkiye’de BigChefs, Buselik, NumNum, NumNum Streetfood ve Kont markalarıyla faaliyet gösteriyor. Grup’un yurt dışında ise 10 ülkede toplam 13 franchise restoranı bulunuyor. Şirket yalnızca restoran tarafında değil, yeni iş alanlarında da yatırım yaptı. Grup bünyesindeki Büyük Şefler Enerji şirketi, şubelerin elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla 3.699 kWp kapasiteli güneş enerjisi santrali yatırımı yürütüyor. Ayrıca 2024 sonunda kurulan Büyük Kahvecilik şirketiyle kahve mağazacılığı alanına giriş yapıldı. 2025 sonu itibarıyla bu alanda 1 mağaza faaliyet gösteriyor.

Merkez Bankası faiz indirimine ara verdi piyasalar temkinli Haber

Merkez Bankası faiz indirimine ara verdi piyasalar temkinli

Enerji fiyatları ve küresel belirsizlikler şirketlerin nakit akışını baskılayabilir Yüksek faiz ortamının bir süre daha devam edecek olması, talepteki zayıflama ile birleştiğinde firmaların nakit akışı yönetimini ve alacak tahsilat süreçlerini daha kritik hale getiriyor. Merkez Bankası yılın ilk faiz kararını ocak ayında açıklamış ve politika faizinde 100 baz puanlık indirime giderek, oranı yüzde 38’den yüzde 37 seviyesine çekmişti. Orta Doğu’daki savaşın piyasalarda yarattığı oynaklığa karşı ilave adımlar atan Merkez Bankası, bir hafta vadeli repo ihalelerine geçici süreyle ara vermiş ve Türk Lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerini devreye alacağını kamuoyuyla paylaşmıştı. Yılın ikinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit bırakma kararı veren kurul, ayrıca Merkez Bankası’nın gecelik vadede borç verme faizini yüzde 40’ta, gecelik borçlanma faizini ise yüzde 35,5 düzeyinde sabit tuttu. Ticari alacak sigortası ve ticari risk yönetimi alanında dünyada ve Türkiye’de lider konumda bulunan Coface’ın değerlendirmelerine göre mevcut finansal koşullar, şirketlerin yalnızca yeni finansmana erişimini değil, aynı zamanda mevcut ticari alacakların yönetimini de stratejik bir gündem maddesi haline getiriyor. Özellikle tahsilat sürelerinin uzaması ve ödeme zincirindeki kırılganlıkların artması, risk yönetimi ve alacak sigortası gibi çözümlerin önemini daha da artırıyor. Bu süreçte firmaların nakit akışlarını daha yakından izlemeleri, müşteri risk analizlerini güçlendirmeleri ve alternatif finansman yöntemlerine yönelmeleri kritik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. ‘Faiz indirimlerine verilen ara, reel sektörde baskıyı artırabilir.’ Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Coface Ekonomisti Seltem İyigün, mevcut makroekonomik gelişmelerin reel sektör üzerindeki baskıyı artırabileceğine dikkat çekiyor. Seltem İyigün açıklamasında şu ifadelere yer veriyor: ‘Orta Doğu’da son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisini ağırlıklı olarak enerji fiyatları üzerinden etkilemesi bekleniyor. Bu durumun da enflasyon ve cari açık üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturma riski bulunuyor. Nitekim gelişmelerin başladığı 28 Şubat’ın hemen ardından Merkez Bankası, olası enflasyonist etkileri sınırlamak amacıyla TL fonlama faizini artırarak likiditeyi sıkılaştırdı. Bu çerçevede son toplantıda da faiz indirimlerine ara verilmesi kararı alındı. Yurt içi belirsizlikler ve zirai don nedeniyle 2025’te ivme kaybeden dezenflasyon sürecinin, 2026 yılı başında gıda ve küresel petrol fiyatlarındaki artışla birlikte daha temkinli ve yavaş bir ilerleme göstermesi bekleniyor. Bununla birlikte, faiz indirimlerine verilen bu ara, halihazırda yüksek faiz ortamı ve zayıflayan talep nedeniyle finansal görünümü zayıflayan reel sektör açısından, finansman maliyetlerinin bir süre daha yüksek seyretmesi anlamına geliyor. Yurt içi satışlardaki yavaşlama ise yurt dışı piyasalardaki belirsizlikler nedeniyle ihracat ile tam olarak telafi edilemiyor. Yüksek borçluluk, düşük karlılık, yüksek finansman maliyetleri ve aylık kredi kısıtlamaları gibi unsurların yanı sıra savaş nedeniyle ham madde tedarikinde yaşanabilecek aksaklıklar ve fiyat artışları da önümüzdeki dönemde reel sektör üzerinde baskı oluşturabilir. Nitekim Hürmüz Boğazı’ndan yapılan hammadde tedariki sadece LNG ve petrol ile sınırlı değil. Türkiye, tüm imalat sanayine girdi teşkil eden kritik petrokimya ve plastik hammadde ürünlerinin büyük bölümünü Orta Doğu’dan ithal ediyor. Bölgedeki tedarik sorunları, daha önceden yaşanan finansman ve ciro sorunlarına ek olarak reel sektör için ciddi bir üretim sorunu yaratıyor. Son dönemde tahsilat ve ödemelerde gözlemlenen gecikmeler de bu genel çerçevede değerlendirilebilir.’

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.