SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yerli Üretim

Ekometre - Yerli Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerli Üretim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

NATO Zirvesi savunma sanayisine güç katacak Haber

NATO Zirvesi savunma sanayisine güç katacak

Zirve kapsamında yapılacak Savunma Sanayisi Forumu'nda milyarlarca dolarlık iş birlikleri ve yeni tedarik anlaşmalarının hayata geçirilmesi bekleniyor. Savunma sanayisindeki yerli üretim ve ihracat başarısıyla dikkat çeken Türkiye, NATO Zirvesi kapsamında düzenlenecek Savunma Sanayisi Forumu'nda uluslararası iş birliklerini genişletmeye hazırlanıyor. Diplomatik ve askeri başlıkların yanı sıra ekonomik boyutuyla da öne çıkan zirvenin, Türk savunma sanayisi için yeni ihracat kapıları açması bekleniyor. Milyarlarca dolarlık anlaşmalar masada NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara Zirvesi'nin en önemli gündemlerinden birinin savunma sanayisi olacağını belirterek, zirvenin ilk gününde ittifak tarihinin en kapsamlı savunma sanayisi etkinliğinin gerçekleştirileceğini açıkladı. Forum kapsamında çok sayıda savunma sözleşmesi, mutabakat zaptı, niyet mektubu ve ortak üretim projelerinin duyurulması bekleniyor. Rutte, NATO ekosisteminde faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin Türk savunma sanayisi şirketinin zirvede önemli bir vitrine çıkacağını ifade ederek, transatlantik savunma sanayisi iş birliğinin daha da güçleneceğini söyledi. Erdoğan: Ticaretin önündeki engeller kaldırılmalı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da savunma sanayi ticaretinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirterek, müttefikler arasında adil yük paylaşımının önemine dikkat çekti. Erdoğan, Türkiye'nin savunma harcamalarını artırmaya devam ettiğini ve NATO operasyonlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer aldığını vurguladı. İTO: Zirve ekonomik açıdan da kritik İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, zirveye katılacak ülkelerin toplam ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 70 trilyon dolara ulaştığını belirterek, organizasyonun Türkiye'nin savunma sanayisindeki son 20 yıllık başarısını dünyaya göstereceğini ifade etti. Avdagiç, Teknopark İstanbul'un da ileri teknoloji üretiminde önemli rol üstlendiğini söyledi. Savunma sanayisi ekonomiye güç katıyor Prof. Dr. Kerem Alkin, savunma sanayisinin yüksek katma değerli ihracat sayesinde dış ticaret ve cari açığın azaltılmasına önemli katkı sağladığını belirtti. Savunma ihracatının yalnızca gelir üretmediğini, aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası stratejik ortaklıklarını da güçlendirdiğini ifade eden Alkin, zirvenin yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağını söyledi. Ortak üretim dönemi öne çıkıyor SETA Araştırmacısı Doç. Dr. Murat Aslan ise küresel savunma sanayisinde artık hazır alım yerine ortak üretim modelinin öne çıktığını belirtti. Türk savunma sanayisinin esnek üretim kabiliyeti, rekabetçi maliyetleri ve yüksek teknoloji kapasitesiyle önemli avantaj sağladığını ifade eden Aslan, NATO Zirvesi'nin Avrupa başta olmak üzere yeni pazarlarda Türk firmaları için önemli fırsatlar oluşturacağını söyledi. Uzmanlara göre zirvede imzalanacak olası anlaşmalar yalnızca ihracat gelirlerini artırmayacak; teknoloji transferi, ortak üretim ve uzun vadeli sanayi iş birlikleri açısından da Türkiye'nin küresel konumunu güçlendirecek.

Küresel eklemeli imalat pazarı 2033'te 169 milyar dolara ulaşacak Haber

Küresel eklemeli imalat pazarı 2033'te 169 milyar dolara ulaşacak

Eklemeli imalat teknolojilerinde küresel büyüme hız kazanıyor. 2025'te 30,5 milyar dolar büyüklüğe ulaşan pazarın, 2033 yılına kadar 169 milyar dolara çıkması beklenirken, Türkiye de bu alanda bölgesel üretim ve teknoloji merkezi olma yolunda önemli bir ivme yakalıyor. Araştırmalara göre 2025 yılında yaklaşık 30,5 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel pazarın, 2033 yılına kadar 169 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Sektörün 2026-2033 döneminde yıllık ortalama yüzde 23,9 büyümesi öngörülüyor. Eklemeli imalat teknolojileri artık yalnızca prototip üretiminde değil; nihai parça üretimi, bakım ve onarım, kalıpçılık, hafif komponent geliştirme ve dijital tedarik zinciri yönetiminde de stratejik bir üretim modeli olarak öne çıkıyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv, medikal teknolojiler, enerji ve makine sektörlerinde kullanım alanı hızla genişliyor. Türkiye'nin potansiyeli büyüyor Gelişmiş sanayi altyapısı, mühendislik kapasitesi ve yüksek katma değerli sektörlerden gelen talep, Türkiye'nin eklemeli imalat alanındaki konumunu güçlendiriyor. Endüstriyel 3D yazıcılar, ileri malzemeler, tasarım yazılımları ve üretim hizmetlerinden oluşan ekosistemin büyümesiyle birlikte yerli üretim kapasitesinin artması ve dışa bağımlılığın azalması hedefleniyor. Özellikle savunma sanayii, havacılık, otomotiv ve medikal sektörlerinde hafif, karmaşık ve yüksek performanslı parçalara yönelik artan ihtiyaç, eklemeli imalat yatırımlarını hızlandırıyor. EXPO3D İstanbul sektörü buluşturacak Türkiye'nin eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ihtisas fuarı olan EXPO3D İstanbul, 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek. Fuarda 100'ün üzerinde katılımcı firma, 120'den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin bir araya gelmesi bekleniyor. Organizasyonun yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmi oluşturması hedeflenirken, Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı da akademi ile sanayiyi buluşturacak. "Üretimde paradigma değişimi yaşanıyor" EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, eklemeli imalatın artık yalnızca yeni bir üretim yöntemi olmadığını belirterek, tasarımdan nihai ürüne, bakım süreçlerinden tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin tüm üretim anlayışını değiştiren stratejik bir teknoloji haline geldiğini söyledi. Türkiye'nin genç mühendis nüfusu, gelişmiş üretim altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla bölgesel bir üretim ve inovasyon merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Ünverdi, önümüzdeki yıllarda eklemeli imalat teknolojilerinin yüksek katma değerli üretim ve ihracatta kritik rol oynayacağını ifade etti.

Apple’dan sürpriz hamle Haber

Apple’dan sürpriz hamle

Intel yeniden tedarik zincirine giriyor Sektör verilerine göre Apple, iPhone ve MacBook serilerinde kullanılacak yeni nesil işlemcilerin üretimi için Intel Foundry ile ön anlaşma imzaladı. Böylece şirket, 2023 yılında tamamen uzaklaştığı Intel ile yeniden masaya dönmüş oldu. Kararın arkasında, TSMC tarafında oluşan üretim yoğunluğu bulunuyor. Özellikle yapay zeka çiplerine yönelik talebin hızla artması, TSMC’nin üretim hatlarında kapasite baskısını artırdı. Nvidia ve AMD gibi şirketlerden gelen büyük ölçekli siparişlerin ardından Apple’ın üretim planlarında gecikme ve maliyet riski oluştuğu belirtiliyor. Apple’ın bu hamlesi aynı zamanda ABD’nin yerli üretim politikalarıyla da örtüşüyor. Donald Trump yönetiminin “Made in USA” yaklaşımı kapsamında Amerikan merkezli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi hedeflenirken, Intel Foundry seçeneği Apple açısından stratejik bir alternatif haline geldi. Sektör kaynaklarına göre Apple, Intel’in gelişmiş üretim teknolojileriyle iki yeni nesil işlemci üretmeyi planlıyor: MacBook serisi için geliştirilen M7 çipiiPhone modellerinde kullanılacak A21 işlemcisi M7’nin Intel’in 18A-P üretim süreciyle 2027 sonunda, A21’in ise 14A teknolojisiyle 2028’e doğru seri üretime geçmesi bekleniyor. Uzmanlara göre anlaşma, teknoloji sektöründe rekabet ve iş birliğinin aynı anda yürüdüğü en dikkat çekici örneklerden biri olarak görülüyor. Apple tedarik güvenliğini artırmayı hedeflerken, Intel ise dökümhane tarafında küresel güven kazanmayı amaçlıyor.

BOWAX yerli üretimle küresel bakım trendine yön veriyor  Haber

BOWAX yerli üretimle küresel bakım trendine yön veriyor 

Türkiye’de ise 25 milyonu aşkın araç trafiğe kayıtlı ve bu araçların periyodik temizlik, bakım ve koruma ihtiyacı her geçen gün artıyor. Bu dev pazarın güven, kalite ve sürdürülebilir hizmet arayışına yanıt veren yerli start-up markası Bowax, geliştirdiği garantili hizmet modeliyle kısa sürede sektörde fark yaratan bir marka hâline geldi… Araç sahiplerini günlük kullanımda çiziklerden, taş darbelerinden ve güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korumanın en etkili yollarından biri PPF (Paint Protection Film) kaplamadır. Son yıllarda araç sahipleri arasında popülaritesi artan bu yöntem, hem estetik hem de ekonomik anlamda önemli avantajlar sunuyor. Paint Protection Film (PPF), aracın boyasını dış etkenlere karşı korumak için uygulanan şeffaf bir poliüretan film. Genellikle ön kaput, tampon, yan aynalar, farlar gibi darbeye en çok maruz kalan bölgelere uygulanıyor. Gelişmiş PPF türleri, kendini iyileştirme özelliği ile küçük çiziklerin zamanla yok olmasını da sağlıyor. Araçlar için çok önemli olan bu uygulama kapsamında kurulan yerli ve milli start-up markası Bowax, PPF uygulamalarını yalnızca koruma değil, garantiyle güçlendirilmiş bir güven sistemi haline getirdi. Türkiye’de araç bakım sektörü 7.5 milyar tl’ye ulaştı Ölçeklenebilir start-up modelini Türkiye’de başarıyla uygulayan örneklerden biri olduklarını belirten Bowax CEO’su Lokman İn, “Türkiye’de araç sayısı 25 milyonu aşıyor ve her yıl binlerce yeni araç trafiğe çıkıyor. Bu dev pazarın temizlik, bakım ve koruma ihtiyacı büyük; öyle ki araç bakım sektörü Türkiye’de yıllık yaklaşık 7,5 milyar TL’lik bir pazar büyüklüğüne sahip. Ancak sektörün önemli bir kısmı hâlâ denetimsiz, standartlardan uzak ve kurumsallıktan yoksun. Örneğin yanlış yapılan bir kaplama, belki milyonluk bir arabanın değerini kat ve kat düşürebilir. İşte bu eksikliği gördük ve Bowax’ı kurduk; elde ettiğimiz başarının anahtarı da bu oldu. İnsanlar artık merdiven altı ustalara gitmek istemiyor, güvenilir ve sistemli hizmet arıyor. Müşterilerimiz bir hizmeti satın alırken, arkasında sistem, garanti ve yerli bir marka olduğunu biliyor. Bowax olarak kullandığımız ürünlerden yazılım altyapısına kadar her adımda yerli üretim gücü ve teknolojik inovasyonu bir araya getiriyoruz” açıklamasında bulundu. Bowax, bu ihtiyaç ve eksiklikleri karşılamak için merkezi sistemini ve franchise modelini hayata geçirdi. Kurulan merkezi sistem, hizmet kalitesini kontrol altında tutarken, tüm franchise şubelerde tek standartta, garantiyle sürdürülen bir hizmet yapısı oluşturuyor. Bu model sayesinde marka, 2025 yılı başında başlattığı franchise sistemiyle sadece 8 ayda 8 yeni şube açarak hızlı bir büyüme kaydetti. Sistem; garantili gelir, bölgesel koruma, merkezden yönlendirilen müşteri trafiği ve operasyonel destek gibi unsurlarla girişimcilere düşük riskli yatırım modeli sunuyor. Bowax, sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da araç bakımında güvenin ve sistemli eğitimin merkezi olma hedefiyle ilerliyor.

Migros’tan yerli susam için yerli üretim hamlesi Haber

Migros’tan yerli susam için yerli üretim hamlesi

Migros, Pol’s iş birliğiyle, Çukurova bölgesindeki yüzde 90’ı kadın üreticileri kapsayan ‘Yerli Susam, Yerli Üretim’ projesini hayata geçirdi.  Migros, Türkiye'nin yerli susam üretiminde artış sağlamak ve yerel tarımı desteklemek için önemli bir adım daha atarak Pol’s iş birliğiyle ‘Yerli Susam, Yerli Üretim’ projesini başlattı.  Proje sayesinde, son yıllarda ağırlıklı olarak ithal edilen susam ürünün yerel üretimi desteklenerek sürdürülebilir bir tedarik zinciri oluşturulması amaçlanıyor. Yerli susamın yanı sıra yerli susamla üretilen tahin ve helva ürünleri, Migros mağazalarında Pol’s markası altında satışa sunuldu. “Susam, sözleşmeli tarım modeliyle, yüzde 90’ı kadın üreticilere ürettirildi” Zengin lif içeriğine sahip ve aynı zamanda yüksek oranda kalsiyum, demir ve magnezyum içeren yerli susam üretimini desteklemek üzere, projenin ilk aşamasında Adana Çukurova bölgesinde, sözleşmeli tarım modeliyle, yüzde 90’ı kadın üreticiler olmak üzere 390 dekarlık alanda susam ekimi gerçekleştirildi. Migros’un alım garantisiyle güç bularak, yeniden üretime geçen çiftçiler, ürünün dikim öncesi, hasat ve kurutma süreçlerinde, ziraat mühendislerinden oluşan Pol’s Tarım Koordinasyon ekibinden zirai eğitim ve teknik destek aldılar. Tamamen geleneksel yöntemle yapılan hasat, getirisiyle de üreticisini memnun etti. Üretilen yerli susamlar, Pol’s fabrikasına gönderilerek şeker pancarı ile tatlandırılmış tahin, çifte kavrulmuş tahin helvası ve Ermenek bölgesine özgü üzüm pekmezi ile tatlandırılmış Ermenek helvası üretildi. Ürünler Pol’s markası ile Migros mağazalarında satışa sunuldu. Projenin genişleme aşamalarında ise daha önce hiç susam ekilmemiş farklı bölgelerde de yerli susam ekiminin yaygınlaştırılması ve daha fazla çiftçiye ulaşılması hedefleniyor. “İthalatı yüksek olan susamı yerelleştirmeyi hedefliyoruz” Yerli üretimi teşvik edecek iş birlikleri gerçekleştirdiklerini belirten Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur, “Yerli üretimle birlikte, yerel kalkınmanın önemi çok büyük. Kendi kendine yeter olmak için Türkiye’nin her bölgesinde yerel üretimin devamlılığını sağlamaya yönelik çalışmalar yapıyoruz. Bir taraftan sürdürülebilir tarıma yatırım yaparken, bir taraftan da kadın üreticilerin güçlenmesine yönelik çalışmalarımıza her yıl yenilerini ekliyoruz. ‘Pol’s iş birliği ile ‘Yerli Susam, Yerli Üretim’ projesini bu kapsamda hayata geçirdik. Projenin genişlemesiyle beraber susam ekim alanlarını, çalıştığımız çiftçi sayısını ve tonajı artıracağız. Ayrıca mevcut potansiyel alanlarda da verimi artırmayı hedefliyoruz” dedi. Pols şirketi CEO’su Ali Polat ise “Migros’un talebi ile başlayan projede, ilk etapta 120 ton yerli susam için sözleşme yaptık. Migros’un alım garantisi, üreticilerimiz için çok büyük teşvik oldu. Yerli susamın hasat süresi 120 gün. Çukurova bölgesinde yapılan Mısır ekiminin ardından boş kalan arazilerin etkin kullanımı için susam üretimini teşvik ettik. Böylece yıl boyunca sürekli bir üretim döngüsü oluşturarak yerli tarımın sürdürülebilirliğini sağlıyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.