SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yenilenebilir Enerji

Ekometre - Yenilenebilir Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilenebilir Enerji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin elektrik kurulu gücü 126 bin megavatı aştı Haber

Türkiye'nin elektrik kurulu gücü 126 bin megavatı aştı

Türkiye'nin elektrik kurulu gücü haziran sonu itibarıyla 126 bin 113 megavata yükseldi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 62,7'ye ulaşırken, yerli kaynakların payı ise yüzde 71,9 olarak gerçekleşti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, toplam 126 bin 113 megavatlık kurulu gücün 79 bin 62 megavatını yenilenebilir enerji kaynakları oluşturdu. Güneş ve rüzgarın payı arttı Haziran sonu itibarıyla güneş enerjisi kurulu gücü 27 bin 210 megavata ulaşarak toplam kurulu gücün yüzde 21,6'sını oluşturdu. Rüzgar enerjisi kurulu gücü ise 15 bin 281 megavat ile yüzde 12,1 pay aldı. Böylece güneş ve rüzgar santrallerinin toplam kurulu gücü 42 bin 491 megavata yükselirken, toplam elektrik kurulu gücü içindeki payı yüzde 33,7'ye çıktı. Hidroelektrik ilk sırada Kaynak bazında dağılım incelendiğinde hidroelektrik santralleri 32 bin 344 megavatlık kurulu güç ve yüzde 25,6 pay ile ilk sırada yer aldı. Doğal gaz santrallerinin kurulu gücü 25 bin 21 megavat (yüzde 19,9), yerli kömür santrallerinin kurulu gücü 11 bin 565 megavat (yüzde 9,2), ithal kömür santrallerinin kurulu gücü ise 10 bin 466 megavat (yüzde 8,3) olarak kaydedildi. Biyokütle kaynaklı kurulu güç 2 bin 428 megavatla yüzde 1,9, jeotermal enerji ise 1.798 megavatla yüzde 1,4 paya ulaştı. Bayraktar: Enerjide dönüşüm hız kazanıyor Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, özellikle güneş ve rüzgar enerjisindeki büyümenin Türkiye'nin enerji dönüşümünün en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Bayraktar, elektrik kurulu gücünün 126 bin megavat eşiğini aşmasının önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu: "Kurulu gücümüzü daha da yukarılara taşıyarak 'Enerjide Tam Bağımsız Türkiye' hedefimize emin adımlarla ilerlemeyi sürdüreceğiz. Özellikle güneş ve rüzgar enerjisinde yakaladığımız ivme, ülkemizin enerji mimarisindeki büyük dönüşümün en net göstergesidir."

Türkiye ile Tunus ticaretinde yeni iş birliği hamlesi Haber

Türkiye ile Tunus ticaretinde yeni iş birliği hamlesi

İstanbul'da düzenlenen Türkiye-Tunus İşbirliği ve Yatırım Geliştirme Forumu'nda konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye ile Tunus arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, mevcut 1,6 milyar dolarlık ticaret hacminin yeni iş birlikleriyle daha üst seviyelere taşınacağını ifade etti. Tunus Türk Ticaret ve Sanayi Odası (CCITT), Türkiye-Tunus Sanayi ve Ticaret Platformu ile Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu (WCI Forum) iş birliğinde düzenlenen etkinliğe, Türkiye'nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, Tunus'un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier ve iki ülkenin iş dünyası temsilcileri katıldı. "Türkiye stratejik üretim ortağı konumunu güçlendiriyor" Küresel ekonomide tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğine dikkat çeken Gürcan, ülkelerin artık yalnızca ticaret ortağı değil, aynı zamanda stratejik üretim ve yatırım ortağı arayışında olduğunu söyledi. Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen güçlü performans sergilediğini vurgulayan Gürcan, 2026'nın ilk çeyreğinde ekonominin yüzde 2,5 büyüyerek 23 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü, yıllıklandırılmış GSYH'nin ise 1 trilyon 639 milyar dolarla tarihi zirveye ulaştığını belirtti. İhracatta güçlü performans Türkiye'nin dış ticarette dayanıklılığını koruduğunu ifade eden Gürcan, 2025 yılında mal ihracatının 273,4 milyar dolar, hizmet ihracatının ise 122,6 milyar dolar olduğunu, toplam mal ve hizmet ihracatının 396 milyar dolara ulaştığını söyledi. Gürcan, Türkiye'nin Tunus'a ihracatının da 2025 yılında yüzde 11,6 artışla 1,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini kaydetti. Hedef karşılıklı ticaret ve ortak üretim İki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmayı amaçladıklarını belirten Gürcan, hedeflerinin yalnızca Türkiye'nin Tunus'a ihracatını artırmak olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Amacımız hem Tunus'a mal satmak hem de Tunus'un ürettiği ürünleri ülkemize kazandırmak. Karşılıklı ticaret ve yatırım iş birliklerini daha ileri seviyeye taşımak istiyoruz." Gürcan, ekonomik iş birliğinin güçlenmesinin Türkiye ile Tunus arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarını da daha sağlam bir zemine oturtacağını ifade etti. DEİK: Yeni sektörlerde önemli potansiyel var Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Tunus İş Konseyi Başkanı Banu Küçükel de iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 itibarıyla 1,6 milyar dolara ulaştığını belirtti. Küçükel, Tunus'un Afrika pazarına açılan önemli bir üretim ve yatırım üssü olduğuna dikkat çekerek; otomotiv, makine, elektrik-elektronik, tekstil, gıda ve tarım sektörlerinin yanı sıra lojistik, yenilenebilir enerji, sağlık, dijital dönüşüm, yaşlı bakımı ve sanayi yatırımlarında da önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu söyledi. Forum kapsamında Türk ve Tunuslu firmalar arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirilerek yeni ticaret ve yatırım ortaklıklarının temelleri atıldı.

Jeotermal sektöründe “ayrımcılık” rahatsızlığı Haber

Jeotermal sektöründe “ayrımcılık” rahatsızlığı

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, 24 Temmuz tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin, lisanslı yatırımların imar ve ruhsat süreçlerindeki bürokratik mekanizmaları sadeleştirdiğine dikkat çekerek, “Yönetmeliğin hazırlık safhasında jeotermal yatırımlarının da kapsama dâhil edilmesi yönündeki düşüncelerimizi başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olmak üzere kamu otoritelerimiz ve kamuoyumuzla şeffaf şekilde paylaşmıştık. Ülkemizin kapasite faktörü en yüksek ve baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermalin düzenlemenin dışında tutulmasını ayrımcılık olarak görmekteyiz.” dedi. 2035’E kadar 10 milyar dolar yatırım Jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünde 1.800 Megavat (MW) seviyesine ulaşan Türkiye’nin, 2035 enerji hedefleri çerçevesinde, gelecek on yılda kurulu gücünü iki buçuk kat artırarak 4.500 MW seviyesine çıkaracağını anımsatan Kındap, yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırıma karşılık gelen projelerin çevresel standartları en yüksek seviyede karşılar nitelikte olduğunu belirtti. Türkiye’nin son yirmi yılda yenilenebilir enerjide tüm dünyanın dikkatini çeken bir başarı öyküsü yazdığını kaydeden Ali Kındap, bu başarıda jeotermal enerjinin çok önemli payı olduğunu, küresel jeotermal literatürüne “Türk Mucizesi” olarak geçen bu başarı sonucunda kurulu gücün son on beş yılda 15 Megavat (MW)’tan 1.800 MW’a yükseldiğini hatırlattı. “Üvey kardeş değil öz kardeş” JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: “Türk jeotermal sektörü olarak, dünyanın en çevreci santrallerine, küresel ölçekte başarılar kazanan sondaj teknolojilerine ve insan kaynağına sahibiz. Ülkemizin temiz enerji yolculuğunda tamamlayıcı değil, baz yük işlevi yüklenen temel enerji kaynağını değere dönüştürüyoruz. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları için gerçekleştirilen düzenlemeyi isabetli ve gerçekçi buluyoruz. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki ülkemizin yenilenebilir enerji ve Net Sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için yatırım süreçlerinin hızlanması gerekiyor. Aynı hedefe hizmet eden jeotermal yatırımların bu düzenlemenin dışında kalmasını anlamakta güçlük çekmekteyiz. Bir yenilenebilir enerji kaynağının yatırım süreçlerini hızlandırırken, dünyada dördüncü ve Avrupa’da birinci olduğumuz bir başka yenilenebilir enerji kaynağını mevcut bürokratik süreçlerle baş başa bırakmanın hakkaniyetle bağdaşmadığını ifade ediyoruz. İmar ve ruhsat süreçlerinin sadeleştirilmesi ve yatırımcı açısından öngörülebilir hâle getirilmesi vizyonu, tüm enerji yatırımları için geçerli olmalı. Bu düşüncemizi kamu otoritelerimiz ve kanun yapıcılarla şeffaf şekilde paylaşarak raporladık. Türk jeotermal sektörü olarak ayrımcılık değil eşitlik, üvey kardeş olmak değil öz kardeş olmak istiyoruz.” Öngörülebilir yatırım ortamı talebi Jeotermal enerji yatırımlarında kaynak arama çalışmalarının taşıdığı riskin tamamıyla yatırımcıya ait olduğuna ve bu durumun yatırımların başlangıç aşamasında yüksek maliyetli arama ve sondaj çalışmaları gerektirdiğine dikkat çeken Kındap, izin ve ruhsat süreçlerindeki zaman kaybının jeotermal yatırımlar açısından rüzgâr ve güneş enerjisine kıyasla çok daha kritik sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sektörün talep ajandasının hiçbir zaman çevre mevzuatının, teknik denetimlerin ya da kamu yararını güvence altına alan süreçlerin ortadan kaldırılması veya zayıflatılması olmadığının altını çizen JED Başkanı Kındap; kuralları açık, denetimi güçlü ve süresi öngörülebilir bir yatırım ortamı talep ettiklerini sözlerine ekledi. JED olarak uzun süredir lisans, izin, ruhsat, arazi, imar, ÇED ve sondaj süreçlerinde mükerrer işlemlerin kaldırılması ve birbirinden bağımsız yürüyebilecek süreçlerin eş zamanlı başlatılması gerektiğini dile getirdiklerini anımsatan Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: “2035’te 4.500 mw kurulu güce rahatlıkla ulaşırız” “Aynı belgenin farklı kurumlar tarafından tekrar tekrar istenmediği, birbirini beklemek zorunda olmayan izinlerin eş zamanlı yürütülebildiği bir modelden söz ediyoruz. Rüzgâr ve güneş için ortaya konulan iradenin jeotermal enerji için de gösterilmesini bekliyoruz. Bu bir ayrıcalık talebi değil, yenilenebilir enerji kaynakları arasında eşit bir yatırım ortamı talebidir. Türkiye’nin enerji dönüşümünde temiz enerji kaynaklarını birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan stratejik unsurlar olarak görmemiz gerekiyor. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak ve yerli, yenilenebilir kaynaklarımızdan azami ölçüde yararlanmak istiyorsak bütün yenilenebilir enerji kaynaklarına aynı kararlılıkla yol açmalıyız. Jeotermalde bugün ulaştığımız başarı seviyesine tesadüfen gelmedik. İlmek ilmek örülen bir yatırım, mühendislik bilgisi, insan kaynağı ve sektör tecrübesi oluşturduk. Şimdi önümüzde bu birikimi çok daha ileriye taşıma fırsatı bulunuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2035 yılı için belirlediği 4.500 MW jeotermal kurulu güç hedefine rahatlıkla ulaşabileceğimizi tüm kamuoyumuzla paylaşmak istiyoruz. Küresel ölçekte jeotermal enerjiye ilgi yeniden hızla artarken, Türkiye’nin yatırım süreçlerindeki bürokratik yük nedeniyle sahip olduğu avantajı kaybetmesine izin vermemeliyiz.”

Bewen Enerji sermaye piyasalarına adım atıyor Haber

Bewen Enerji sermaye piyasalarına adım atıyor

Talep toplama ise 29-30-31 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşecek. Bewen Enerji Genel Müdürü Zafer İğdeli: “Halka arzdan elde edeceğimiz net gelirin yüzde 55’ini mevcut santrallerimizdeki kapasite artışlarına ve inorganik büyüme fırsatlarına ayıracağız.” Türkiye’nin yeşil enerji dönüşümünde etkin rol üstlenen Bewen Enerji A.Ş., Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayının ardından halka arz sürecindeki detayları ve gelecek vizyonunu düzenlediği basın lansmanıyla paylaştı. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. (TSKB) konsorsiyum liderliğinde ve Yatırım Finansman Menkul Değerler A.Ş. konsorsiyum eş liderliğinde yürütülen süreçte, Bewen Enerji’nin toplam 80.000.000 adet payı, 48,10 TL sabit fiyatla yatırımcılara sunulacak. Halka arz sonrasında şirketin halka açıklık oranının yüzde 25,24, halka arz büyüklüğünün ise 3 milyar 848 milyon TL seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Yatırımcılar için talep toplama ise 29-30-31 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. İki dev kurumsal gücün sinerjisi Türk sanayisinin lokomotif gruplarından Beyçelik Holding ile küresel finans devi Japon ORIX Corporation iştiraki olan İspanyol Elawan Energy ortaklığında faaliyetlerini sürdüren Bewen Enerji, yarım asırlık yerli sanayi tecrübesiyle küresel yenilenebilir enerji birikimini aynı çatıda buluşturuyor. Bewen Enerji Genel Müdürü Zafer İğdeli, basın toplantısında yaptığı konuşmada şirketin kurumsal gücüne dikkat çekerek “Portföyümüzün yüzde 100’ü sıfır karbonlu yeşil enerjiden oluşuyor. Genlerimizde fosil yakıt veya karbon bazlı tek bir yatırım dahi bulunmuyor. Bugün itibarıyla Kayseri Yahyalı’da, Aydın Çine’de ve İzmir Selçuk’taki rüzgar enerji santrallerimiz (RES) ve Kayseri Yahyalı RES’e yardımcı kaynak güneş enerjisi santralimiz (GES) ile toplam 208,9 MW mekanik kurulu güce sahibiz. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Ocak 2026 İstatistik Raporuna göre işletmedeki RES’ler bazında Türkiye’nin en büyük 33. yatırımcısı, MW100 araştırmasına göre ise kurulu güç bakımından ülkemizin 76. büyük elektrik üreticisiyiz” dedi. Gelirin yüzde 55’i büyüme ve yeni yatırımlara ayrılacak Halka arzdan elde edilecek kaynağın kullanım stratejisini paylaşan Zafer İğdeli, önceliğin büyüme olduğunun altını çizdi: “Net halka arz gelirimizin yüzde 55’lik en büyük kısmını mevcut üç rüzgar santralimizdeki 53,35 MW elektriksel kapasite artışlarında ve inorganik büyüme fırsatlarında değerlendireceğiz. Yaklaşık 55-60 milyon dolarlık bu yatırım süreciyle üretim gücümüzü artıracağız. Gelirimizin yüzde 40’lık stratejik kısmıyla finansal maliyetlerimizi düşürerek bilançomuzu daha da sağlamlaştıracak; kalan yüzde 5’lik bölümü ise işletme sermayemizi güçlendirmek için kullanacağız. Yatırımcılarımıza geleceğin sektörü yenilenebilir enerjide uzun vadeli bir değer ortaklığı sunuyoruz.” Talep toplama 29, 30 ve 31 Temmuz tarihlerinde Toplantıda ayrıca Elawan Energy CEO’su Dionisio Fernandez Auray, Beyçelik Holding CFO’su Merve Gökdemir ve TSKB Proje Lideri Uğur Aydın Ünüvar da birer konuşma yaparak ortaklık yapısının küresel vizyonuna ve halka arzın finansal boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sermaye artırımı ve ortak satışı yöntemiyle gerçekleştirilecek halka arzda; payların yüzde 50’si Yurt İçi Bireysel Yatırımcılara, yüzde 40’ı Yurt İçi Kurumsal Yatırımcılara ve yüzde 10’u Yüksek Talepte Bulunacak Yatırımcılara tahsis edildi. Bireysel yatırımcılar için eşit dağıtım yöntemi uygulanacak. Yatırımcılar, 29, 30 ve 31 Temmuz 2026 tarihlerinde taleplerini iletebilecek. Halka Arzın Öne Çıkan Detayları: Halka Arz Fiyatı: 48,10 TL (Sabit Fiyat)Toplam Pay Adedi: 80.000.000 Lot (56.000.000 Lot Sermaye Artırımı, 24.000.000 Lot Ortak Satışı)Halka Arz Büyüklüğü: 3.848.000.000 TLHalka Açıklık Oranı: Yüzde 25,24Dağıtım Yöntemi: Bireysel Yatırımcılara Eşit DağıtımKonsorsiyum Liderleri: TSKB (Lider), Yatırım Finansman (Eş Lider)Talep Toplama Tarihleri: 29-30-31 Temmuz 2026

Elektrik ve elektronik ihracatında tarihi rekor Haber

Elektrik ve elektronik ihracatında tarihi rekor

Türkiye'nin elektrik ve elektronik sektörü, 2026 yılının ilk altı ayında ihracatta tarihi bir başarıya imza attı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre sektörün ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,8 artarak 9,1 milyar dolara yükseldi. Böylece sektör, tüm zamanların en yüksek ilk yarı ihracatına ulaştı. Bu performansla elektrik ve elektronik sektörü, Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştiren sektörleri arasında üçüncü sıraya yerleşti. Haziran ayında ise ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,6 artışla 1 milyar 664,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk yarısında en fazla ihracat 901,3 milyon dolarla Birleşik Krallık'a yapıldı. Bu ülkeyi Almanya (686,9 milyon dolar), ABD (679,2 milyon dolar), Polonya (394,6 milyon dolar) ve Ukrayna (364,1 milyon dolar) takip etti. Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, elde edilen sonucun sektör açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrik şebekelerinin modernizasyonu ve veri merkezlerine yönelik küresel yatırımların ihracatı desteklediğini ifade etti. Kavaklıoğlu, Türkiye'nin teknik standartlara uyum kabiliyeti, esnek üretim yapısı ve Avrupa başta olmak üzere ana pazarlara yakınlığının firmalara önemli rekabet avantajı sağladığını vurguladı. Sektörün büyümesinde özellikle elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları ile kablo ürünleri öne çıkarken, ABD pazarındaki talep artışının da dikkat çekici olduğu belirtildi. Kavaklıoğlu, ABD'nin sektör için geçici değil, uzun vadeli ve stratejik bir büyüme pazarı olarak görüldüğünü ifade etti. Elektrik ve elektronik sektörünün yaklaşık 300 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını belirten Kavaklıoğlu, güç elektroniği, enerji depolama sistemleri, elektrikli araç şarj ekipmanları ve akıllı şebeke teknolojilerinin önümüzdeki dönemde ihracatın lokomotifi olacağını söyledi. Görsel önerim: Bu haber için; modern bir elektronik üretim tesisinde çalışan mühendisler, ön planda yüksek gerilim kabloları ve elektrik ekipmanları, arka planda konteyner gemisi ve ihracatı simgeleyen liman vinçleri. Aydınlık, dinamik, mavi-beyaz tonların hâkim olduğu, temiz ve yazısız güçlü bir editoryal kompozisyon. Bu haberin ana mesajı "yüksek teknoloji ve ihracat başarısı" olmalı.

CW Enerji Plus bayi ağına İstanbul'u da ekledi Haber

CW Enerji Plus bayi ağına İstanbul'u da ekledi

Yenilenebilir enerji alanında kalite, güven ve teknolojiyle özdeşleşen marka, yeni nesil bayilik yapılanması olan CW Enerji Plus Bayileri ile hizmet ağını genişleterek büyüme yolculuğunda yeni adımlar atıyor. İş ortaklarına daha güçlü ve verimli bir altyapı sunmak, müşteri memnuniyetini en üst düzeye taşımak ve sürdürülebilir enerji çözümlerini ülke geneline yaymak amacıyla hayata geçirilen bu model kapsamında, CW Enerji Plus'ın İstanbul'daki yeni şubesi hizmete açıldı. Yerli ve milli üretim gücüyle geliştirilen entegre enerji çözümlerinin tek noktadan deneyimlenebileceği Plus bayi, güneş enerjisi teknolojilerini İstanbul'un dinamik yapısıyla buluşturarak bireysel kullanıcıların, ticari işletmelerin ve yatırımcıların enerji dönüşümüne daha kolay, hızlı ve güvenilir şekilde erişmesini sağlayacak. Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, iş ortaklarına daha güçlü ve verimli bir iş modeli sunmak, yurt içindeki müşteri ağı ile operasyonel gücünü artırmak amacıyla hayata geçirdiği CW Enerji Plus Bayi yapılanmasını genişletmeye devam ediyor. Bu doğrultuda Türkiye'nin ekonomi ve ticari merkezi konumundaki İstanbul'da yeni CW Enerji Plus bayisi hizmete açıldı. Güneş panellerinden enerji depolama sistemlerine, elektrikli araç şarj çözümlerinden beyaz eşya entegrasyonlu solar akıllı ev sistemlerine kadar geniş ürün yelpazesinin sergilendiği İstanbul Plus bayi, ziyaretçilere entegre enerji teknolojilerini yakından deneyimleme imkanı sunuyor. CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, Türkiye genelinde büyüyen CW Enerji Plus Bayi ağıyla yenilenebilir enerji çözümlerini daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Sarvan, “CW Enerji olarak sürdürülebilir enerji teknolojilerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla güçlü ve kapsamlı bir bayi yapılanması geliştiriyoruz. CW Enerji Plus modeli kapsamında iş ortaklarımıza teknik bilgi, operasyonel süreçler, satış ve pazarlama alanlarında çok yönlü destek sağlıyoruz. İstanbul’da hizmete açılan yeni bayimizle birlikte bölgedeki varlığımızı güçlendirirken, güneş enerjisi yatırımlarının artmasına ve temiz enerji dönüşümünün hız kazanmasına katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi. İstanbul stratejik bir konuma sahip İstanbul'un Türkiye'nin en önemli ticaret, yatırım ve teknoloji merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Sarvan, bu nedenle CW Enerji Plus Bayi yapılanmasında İstanbul'un stratejik bir konuma sahip olduğunu kaydetti. Sarvan, sürdürülebilir enerji dönüşümünün her geçen gün hız kazandığını dile getirerek, “İstanbul sanayisi, ticaret hacmi, konut projeleri ve milyonlarca nüfusuyla yenilenebilir enerji yatırımları açısından da çok büyük bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli yerli ve milli üretim gücümüzle desteklemek amacıyla CW Enerji İstanbul Plus Bayimizi hizmete açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Burada yalnızca ürün sergilemiyor, ziyaretçilerimize geleceğin enerji teknolojilerini birebir deneyimleyebilecekleri kapsamlı bir çözüm merkezi sunuyoruz” diye konuştu. Yerli ve milli üretim gücü tek çatı altında CW Enerji'nin Türkiye'deki üretim yatırımlarıyla güneş enerjisi sektörüne değer katmaya devam ettiğini vurgulayan Sarvan, şirketin tam entegre üretim yapısıyla fark oluşturduğunu dile getirdi. Sarvan, “Bugün ulaştığımız noktada, yerli ve milli üretim gücümüzü yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir kapasite olarak değil, Türkiye’nin enerji teknolojilerindeki geleceğini şekillendiren stratejik bir yapı olarak görüyoruz. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren güneş hücresi fabrikamız, güneş paneli ve alüminyum üretim tesislerimiz ile EVA, EPE ve POE film üretim altyapımız sayesinde değer zincirinin kritik halkalarını kendi bünyemizde bir araya getiriyoruz. Bu entegre üretim modeliyle kalite, verimlilik, tedarik güvenliği ve sürdürülebilirlik alanlarında güçlü bir yapı oluştururken, dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyoruz. Üretim gücümüzü enerji depolama sistemleri, elektrikli araç şarj çözümleri, inverter teknolojileri ve akıllı enerji yönetim sistemleriyle destekleyerek müşterilerimize tek noktadan, uçtan uca enerji çözümleri sunuyoruz. Böylece yalnızca enerji üreten değil; enerjiyi depolayan, yöneten ve farklı yaşam alanlarına entegre eden bütüncül bir ekosistem oluşturuyoruz. CW Enerji Plus konsepti de bu vizyonun en güçlü yansımalarından biridir. İstanbul’da hayata geçireceğimiz CW Enerji Plus deneyim merkezimizde; güneş panellerinden enerji depolama sistemlerine, elektrikli araç şarj istasyonlarından beyaz eşya entegrasyonlu solar akıllı ev çözümlerine kadar uzanan geniş ürün ve teknoloji portföyümüzü kullanıcılarla buluşturacağız.” dedi. Tarık Sarvan: Enerji dönüşümünü ülkemizin her noktasına taşıyoruz CW Enerji İstanbul Plus Bayisi'nin yalnızca bir satış noktası olmadığını ifade eden Sarvan, merkezin aynı zamanda yenilenebilir enerji teknolojilerinin deneyimlenebileceği, doğru ürün seçimi konusunda profesyonel danışmanlık alınabileceği ve enerji dönüşümünün tüm aşamalarının planlanabileceği bir merkez olarak hizmet vereceğini belirtti. Sarvan, amaçlarının yalnızca ürün sunmak değil, enerji verimliliğini artıran, sürdürülebilir yaşamı destekleyen ve kullanıcıların geleceğe güvenle yatırım yapmasını sağlayan bütüncül çözümler geliştirmek olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Türkiye genelinde CW Enerji Plus yapılanmasını güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Yenilenebilir enerjiyi Türkiye'nin dört bir yanında daha ulaşılabilir hale getirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. CW Enerji Plus yapılanmamız sayesinde yerli ve milli üretim gücümüzü daha fazla kullanıcıyla buluşturuyor, enerji dönüşümünü ülkemizin her noktasına taşıyoruz. İstanbul'da attığımız bu yeni adımın hem sektörümüz hem de ülkemizin sürdürülebilir enerji hedefleri açısından önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz."

Borusan EnBW Enerji’den örnek döngüsel ekonomi modeli Haber

Borusan EnBW Enerji’den örnek döngüsel ekonomi modeli

"Doğal Otlatma Yoluyla Sosyal Katkı ve Karbon Azaltım Projesi" ile güneş panel bakım süreçlerinde doğa temelli çözümler kullanılırken, yerel ekonomiye de katkı sağlandı Değer yaratan bu proje sadece çevreyi korumakla kalmıyor, aynı zamanda yerel ekonomiye de katkı sağlıyor. Borusan Holding ve Energie Baden-Württemberg AG’nin (EnBW) ortak girişimi Borusan EnBW Enerji, %100 yenilenebilir enerji üretiminin yanı sıra faaliyet gösterdiği sahalarda doğa pozitif uygulamalar geliştirerek çevresel ve sosyal fayda yaratmaya devam ediyor. Bu kapsamda Çanakkale’de Çan ve Merkez ilçelerinde bulunan ülkemizin en büyük RES-GES hibrit tesisi olan Saros Rüzgar ve Güneş Enerjisi Santrali çalışanları tarafından hayata geçirilen “Güneş Enerjisi Sahalarında Doğal Otlatma Yoluyla Sosyal Katkı ve Karbon Azaltım Projesi”, panel verimliliğini korumak için sahalarda yapılması gereken düzenli ot temizliği ve kontrolü için sürdürülebilir bir model sunuyor. Geleneksel yöntemlerde ot kontrolü, fosil yakıtlı ekipmanlar veya kimyasal herbisitler kullanılarak gerçekleştiriliyor. Bu yöntemler karbon salımı, maliyet artışı ve çevresel etkiler gibi çeşitli sorunlar doğurabiliyor. Projenin geliştirdiği doğa temelli yaklaşımla, güneş enerjisi sahasında kimyasallar kullanılarak yapılan ot mücadelesi yerine kısmi bir mekanik biçmeye ek olarak kontrollü koyun ve kuzu otlatma yöntemi uygulanmaya başlandı. Döngüsel ekonomi modeli: Doğal otlatma yöntemi sayesinde, sahadaki otlar doğal yollarla temizlenerek güneş panellerinin verimini olumsuz etkileyebilecek yoğun bitki örtüsü kontrol altına alındı, panellerin performansı korundu. Aynı zamanda yaz aylarında kuru ot birikiminin engellenmesiyle yangın riski azaltıldı ve iş güvenliği de sağlanmış oldu. Sadece hayvan otlatmaya uygun olmayan dikenli otların bulunduğu bölgede biçme ekipmanı kullanıldığı için saha bakım süreçlerinden kaynaklanan karbon emisyonları azaltıldı. Saros Rüzgar ve Güneş Enerji Santrali’nin, işletmeye geçmesinden bu yana otla mücadele için hiçbir kimyasal kullanılmadı. Böylece, toprak biyolojik çeşitliliğinin ve su kaynaklarının korunmasına katkı sağladı. Projenin sosyal ve ekonomik katkıları da öne çıkıyor Proje, çevresel hassasiyetleri gözetirken aynı zamanda bölgedeki besiciler için sosyal ve ekonomik fayda yaratıyor. Yerel besicilerle kurulan iş birliği sayesinde kırsal ekonomiye doğrudan katkı sağlanıyor. Doğal yırtıcılardan korunan sürüler güvenli bir ortamda otlarken, besiciler de diğer günlük işlerini yapabilme fırsatı yakalıyor. Besiciler, yem maliyetleri azalırken, yaptıkları tasarruf sonucu sürülerini genişletme imkanı da buluyor. Ayrıca, alımına destek olunan yün kırkma makineleri ile bölge hayvancılığına katkı sunuldu. Bölgede besiciliği yapılan küçükbaş hayvan sayısı 5 misline çıktı. Proje uygulamasının ilk 6 ayında ciddi boyutta ot kaynağı doğal yollarla değerlendirilirken, bölgedeki yetiştiricilerin yem maliyetlerinde büyük bir tasarruf sağlandı. Saros Rüzgar ve Güneş Enerji Santralinde uygulama sayesinde dış kaynaklı bakım faaliyetlerine kıyasla önemli bir ekonomik fayda elde edildi. Güvenli ve sürdürülebilir bir model Uygulama kapsamında hayvanların güvenliği ve konforu için tüm detaylar düşünüldü. Trafo merkezleri ve kablo kanalları fiziksel bariyerlerle çevrilerek riskler ortadan kaldırıldı, saha içerisine hayvanlar için su kaynakları ve gölgelik alanlar oluşturuldu. Borusan EnBW Enerji, bu uygulamayla yenilenebilir enerji üretimi ile tarımsal faaliyetlerin uyum içinde yürütüldüğü yeni bir örnek gösterirken, döngüsel ekonomi yaklaşımını da sahaya taşımış oldu. Şirket, elde edilen sonuçlar doğrultusunda doğal otlatma modelini farklı sahalarda yaygınlaştırmayı ve sürdürülebilir arazi yönetimi uygulamalarını geliştirmeyi hedefliyor. Borusan Grubu’nun "İklim, İnsan ve İnovasyon" odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımını tüm süreçlerinde uygulayan Borusan EnBW Enerji, bu projeyle hem karbon ayak izini azaltan hem de yerel ekonomiyi güçlendiren örnek bir model sunuyor.

Kritik minerallerde yeni cephe: Grönland Haber

Kritik minerallerde yeni cephe: Grönland

Nikkei’nin haberine göre Tokyo yönetimi, Danimarka’ya bağlı özerk bölge olan Grönland’daki rezervlerin büyüklüğünü ve ekonomik potansiyelini değerlendirmek için yaz aylarından itibaren bölgeye jeologlar gönderecek. Çalışmalar kapsamında maden sahalarının işletme maliyetleri analiz edilirken, kaynakların ticari olarak değerlendirilebilir olup olmadığı da araştırılacak. Japonya’nın girişimi, kritik mineral tedarik zincirini çeşitlendirme ve stratejik kaynaklarda alternatif tedarik kanalları oluşturma hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle elektronik, savunma sanayisi, yenilenebilir enerji teknolojileri ve ileri teknoloji üretiminde kullanılan nadir toprak elementleri, son yıllarda ülkelerin ekonomik ve stratejik öncelikleri arasında yer alıyor. Fizibilite çalışmalarının ardından Japon şirketlerinin Grönland’daki madencilik projelerine yatırım yapabilmesi için teknik ve ekonomik değerlendirmelerin tamamlanması hedefleniyor. Böylece bölgedeki potansiyel kaynakların geliştirilmesi ve yeni yatırım fırsatlarının oluşturulması amaçlanıyor. Kritik mineraller alanında küresel rekabetin giderek arttığı bir dönemde Grönland, sahip olduğu zengin rezerv potansiyeliyle birçok ülkenin ilgisini çekiyor. Japonya’nın son hamlesi de Çin’e bağımlılığı azaltma ve tedarik güvenliğini güçlendirme yönündeki uluslararası eğilimin bir parçası olarak öne çıkıyor.

AB destekli finansmanda yeni dönem  Haber

AB destekli finansmanda yeni dönem 

Kaynak, sürdürülebilir sanayi yatırımları ve ihracatçıların yeşil dönüşüm projelerinde kullanılacak. Türkiye, yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda Avrupa Yatırım Bankası'ndan (AYB) 200 milyon euroluk yeni finansman desteği sağladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan edinilen bilgilere göre, uygun koşullu dış finansman kaynaklarının artırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında AYB ile iki ayrı kredi anlaşması imzalandı. Hazine geri ödeme garantisi altında sağlanan finansmanın 100 milyon euroluk bölümü Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) aracılığıyla sürdürülebilir sanayi yatırımlarına aktarılacak. Kalan 100 milyon euroluk kaynak ise Türk Eximbank üzerinden ihracatçıların yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik projelerinin finansmanında kullanılacak. Yeşil büyüme hedeflerine katkı sağlayacak Sağlanan finansmanla yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, düşük karbonlu üretim ve sürdürülebilir sanayi alanlarında gerçekleştirilecek yatırımların desteklenmesi hedefleniyor. Söz konusu kredi anlaşmalarıyla birlikte Türkiye'nin 2026 yılı içerisinde sağladığı uygun koşullu dış finansman tutarı 4,9 milyar dolara ulaştı. Şimşek: Destekler yeniden harekete geçti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Avrupa Yatırım Bankası ile yürütülen iş birliğinin Türkiye'nin kalkınma öncelikleri açısından önemli katkılar sunduğunu belirtti. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin dış finansmana erişimi de desteklediğini ifade eden Şimşek, Avrupa Yatırım Bankası'nın deprem sonrası sağlanan finansman hariç olmak üzere yaklaşık 8 yıl aradan sonra yeniden Türkiye'nin kalkınma projelerine yönelik uygun koşullu kredi imkanlarını devreye aldığını söyledi. Reel sektör ve ihracatçıya destek Yeni finansman paketinin özellikle reel sektörün dönüşüm yatırımları ile ihracatçıların uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uyum süreçlerine katkı sağlaması bekleniyor. Uzmanlar, yeşil dönüşüm yatırımlarının hız kazanmasının hem ihracat pazarlarında rekabet gücünü artıracağını hem de Türkiye'nin uzun vadeli sürdürülebilir büyüme hedeflerine destek vereceğini değerlendiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.