SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yatırımcılar

Ekometre - Yatırımcılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırımcılar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altın fiyatlarında rekor hareketlilik Haber

Altın fiyatlarında rekor hareketlilik

18 Eylül 2026 Cuma günü gram altın 6.826,09 liradan, çeyrek altın ise 11.146 liradan işlem görüyor. Altın piyasasında yükseliş sürüyor Haftanın son işlem gününde altın piyasasında hareketli seyir devam ediyor. Küresel makroekonomik belirsizlikler, ons altındaki yükseliş ve döviz kurlarındaki hareketlilik yurt içi altın fiyatlarının yönünde belirleyici oluyor. 18 Eylül 2026 itibarıyla ons altın 4.358,51 dolar seviyesinde bulunuyor. Küresel piyasalardaki gelişmeler ve gün içinde açıklanacak ekonomik verilerin altın fiyatlarında hareketliliği artırabileceği değerlendiriliyor. ONS altın 4 bin 358 dolar seviyesinde Uluslararası piyasalarda ons altının satış fiyatı 4.358,51 dolar olarak kaydedildi. Gremse altının satış fiyatı ise 111.497,19 TL seviyesinde bulunuyor. Yatırımcılar ve altın alım satımı yapacaklar, gün içerisinde fiyatlarda yaşanabilecek değişimleri yakından takip ediyor. Gram altın ne kadar? Gram altının satış fiyatı 6.826,09 TL oldu. Çeyrek altın ne kadar? Çeyrek altın 11.146 TL'den satılıyor. Yarım altın ne kadar? Yarım altının satış fiyatı 22.289 TL seviyesinde bulunuyor. Tam altın ne kadar? Tam altının satış fiyatı 44.462,49 TL olarak kaydedildi. Cumhuriyet altını ne kadar? Cumhuriyet altını 44.435 TL'den işlem görüyor. 18 Eylül 2026 güncel altın fiyatları Gram altın: 6.826,09 TL Çeyrek altın: 11.146 TL Yarım altın: 22.289 TL Tam altın: 44.462,49 TL Cumhuriyet altını: 44.435 TL Gremse altın: 111.497,19 TL Ons altın: 4.358,51 dolar

ABD’nin kamu borcu milli gelire yetişti Haber

ABD’nin kamu borcu milli gelire yetişti

Borç yükündeki yükseliş, ABD Hazine tahvilleri başta olmak üzere küresel finans piyasalarının da yakından izlediği riskler arasında yer alıyor. ABD’nin kamu borcundaki yükseliş, ülkenin mali sürdürülebilirliğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Yönetim ve Bütçe Ofisi (OMB), ABD Hazine Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı Ekonomik Analiz Bürosu (BEA) verileri, kamu borcunun milli gelire oranının tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyrettiğini gösteriyor. Kamu borcunun GSYH’ye oranı, İkinci Dünya Savaşı döneminde uygulanan yüksek kamu harcamalarının etkisiyle 1945-1946 yıllarında yüzde 100’ün üzerine çıkmıştı. Savaş sonrasında güçlü ekonomik büyüme ve mali disiplinin etkisiyle gerileyen oran, 1970’lerin ortalarında yüzde 25’in altına kadar indi. Finansal kriz ve pandemi borç yükünü artırdı ABD’nin borçluluk oranı 1970’lerin ortasındaki düşük seviyelerin ardından yeniden yükseliş eğilimine girdi. 2008 küresel finans krizine kadar yüzde 30-40 bandında seyreden kamu borcunun GSYH’ye oranı, kriz sonrasında uygulanan geniş kapsamlı mali teşviklerin etkisiyle hızla arttı. 2020’de COVID-19 salgınının başlamasıyla uygulanan destek paketleri ve genişlemeci maliye politikaları, borç yükündeki artışı daha da hızlandırdı. Kamu borcunun milli gelire oranı yeniden yüzde 100 seviyesine yaklaşırken, 2026’nın ilk çeyreğinde de yüksek seviyesini korudu. Faiz giderleri mali baskıyı artırıyor Borç stokundaki yükselişin yanı sıra yüksek faiz oranları da ABD bütçesi üzerindeki baskıyı artırıyor. Bütçe açıklarının devam etmesi ve uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin yükselmesi, ABD hükümetinin borç servis giderlerini artırıyor. Bu durum, yeni borçlanma ihtiyacının yanı sıra kamu maliyesinin sürdürülebilirliğine ilişkin endişeleri de güçlendiriyor. ABD’nin mali görünümü, yalnızca ülke ekonomisi açısından değil, küresel tahvil ve sermaye piyasaları açısından da önem taşıyor. ABD Hazine tahvillerindeki faiz hareketleri, küresel borçlanma maliyetleri ve yatırımcıların risk iştahı üzerinde etkili olabiliyor. Piyasaların gözü bütçe ve borç tavanında ABD’nin yüksek borçluluk seviyesiyle birlikte bütçe açıklarının seyri ve borç tavanına ilişkin gelişmeler de piyasaların gündeminde bulunuyor. Yatırımcılar, Washington’ın maliye politikasının uzun vadede sürdürülebilir olup olmadığını ve artan borç servis maliyetlerinin bütçe dengesi üzerindeki etkisini yakından takip ediyor. Not: Kaynak metindeki “kamu borcunun GSYH’ye oranı 2. Dünya Savaşı’nın ardından ilk kez yüzde 100’ü gördü” ifadesini aynen kullanmadım. ABD’nin hangi borç tanımının (brüt federal borç, kamuya ait borç vb.) esas alındığı bu ifade açısından kritik; yayına girmeden önce rakamın güncel resmi veriyle netleştirilmesi daha doğru olur.

Küresel piyasalar baskı altında Haber

Küresel piyasalar baskı altında

Yatırımcılar bugün ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yayımlayacağı toplantı tutanaklarında faiz politikasının geleceğine ilişkin ipuçlarını arayacak. Küresel piyasalarda haftanın üçüncü işlem gününde riskten kaçış eğilimi öne çıkıyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, tahvil piyasalarındaki satış baskısı ve özellikle çip şirketlerinde görülen sert kayıplar hisse senedi piyasalarını aşağı çekiyor. Reuters'a göre ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi salı günü yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyelerinden birine yükseldikten sonra yüzde 5,27 civarında dengelendi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,69 seviyesinde bulunuyor. Petrol 91 doların üzerinde Küresel piyasaların en önemli risklerinden biri enerji fiyatlarındaki yükseliş olmaya devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı 91 doların üzerinde seyrediyor. ABD ile İran arasındaki gerilim ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlikler, petrol arzına yönelik endişeleri canlı tutuyor. Brent petrol salı günü 91,6 dolar civarına kadar yükselmişti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, piyasalar açısından yalnızca enerji maliyetleri anlamına gelmiyor. Daha yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği endişesi, merkez bankalarının faiz indirimleri konusunda daha temkinli davranabileceği beklentisini güçlendiriyor. Tahvil satışları borsaları baskılıyor Küresel tahvil piyasasındaki satış dalgası da riskli varlıklar üzerindeki baskıyı artırıyor. ABD'de uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükselişe Avrupa ve Japonya piyasalarındaki hareketler de eşlik ediyor. Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,9 seviyesinin üzerine çıkarken, Almanya ve Fransa'da uzun vadeli borçlanma maliyetleri de son yılların yüksek seviyelerine ulaştı. Yüksek tahvil getirileri, şirketlerin finansman maliyetlerini artırırken hisse senetlerinin değerlemeleri üzerinde de baskı yaratıyor. Özellikle gelecekteki nakit akışlarına daha yüksek iskonto oranı uygulanan teknoloji şirketleri bu ortamdan daha fazla etkileniyor. Teknoloji hisselerinde sert kayıplar Wall Street'te teknoloji hisselerindeki satışlar salı günü belirginleşti. Nvidia, Micron Technology ve Broadcom gibi çip şirketlerinin hisselerindeki düşüşler, Nasdaq başta olmak üzere ABD borsalarını aşağı çekti. S&P 500 yüzde 0,69, Nasdaq yüzde 1,33 ve Dow Jones yüzde 0,22 geriledi. Asya piyasalarında da teknoloji satışları hızlandı. Güney Kore'de Kospi yaklaşık yüzde 6 düşerken, Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 3'ün üzerinde geriledi. Samsung Electronics ve SK Hynix hisselerindeki sert kayıplar, bölge borsalarındaki satışlarda belirleyici oldu. Gözler Fed tutanaklarında Piyasaların bugün en fazla takip edeceği gelişme ise Fed'in temmuz ayındaki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına ilişkin tutanaklar olacak. Yatırımcılar özellikle Fed üyelerinin enflasyon, enerji fiyatları ve faiz politikasına ilişkin değerlendirmelerine odaklanacak. Son dönemde açıklanan bazı zayıf ABD ekonomik verileri, kısa vadede faiz artışı beklentilerini sınırlarken, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve uzun vadeli tahvil getirilerindeki artış Fed'in önündeki enflasyon riskini yeniden gündeme taşıyor. Bu nedenle tutanaklarda özellikle enflasyonun görünümüne ve faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin ifadeler piyasaların yönü açısından önem taşıyor. Avrupa'da da satış baskısı sürüyor Avrupa borsalarında da tahvil faizleri ve enerji fiyatları nedeniyle risk iştahı zayıf. Fransa'nın CAC 40 endeksi yüzde 0,82, Almanya'nın DAX 40 endeksi yüzde 0,71 ve İtalya'nın FTSE MIB endeksi yüzde 1,06 geriledi. İngiltere'nin FTSE 100 endeksi ise yüzde 0,07 yükseldi. Almanya'da yatırımcı güvenini ölçen ZEW endeksinin ağustosta 34,2 puana yükselmesi ise Avrupa ekonomisine ilişkin beklentiler açısından olumlu bir gelişme oldu. Buna karşın yüksek enerji maliyetleri ve kamu borçlarının finansmanına ilişkin endişeler Avrupa tahvil piyasalarındaki baskının sürmesine neden oluyor. Asya'da teknoloji şoku Asya borsalarında satışların merkezinde teknoloji ve yarı iletken şirketleri yer aldı. Güney Kore'de Kospi yüzde 5,7 gerilerken, Japonya'da Nikkei 225 yüzde 3,1 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 2 değer kaybetti. Hong Kong'da Hang Seng ise yüzde 0,2 yükseldi. Asya piyasalarındaki düşüşte ABD teknoloji hisselerindeki satışların yanı sıra yüksek tahvil getirileri ve küresel faiz beklentileri etkili oldu. Borsa İstanbul güne düşüşle başladı BIST 100 endeksi salı gününü yüzde 0,03 düşüşle 14.127,98 puandan tamamladı. Endeks bugün ise yüzde 0,17 düşüşle 14.103,63 puandan açıldı. Bilişim endeksi açılışta yüzde 1,63 gerileyerek en fazla düşen sektör oldu. Analistler BIST 100'de 14.000 ve 13.900 seviyelerini destek, 14.300 ve 14.400 puanları ise direnç olarak izliyor. Piyasaların gündeminde yoğun veri akışı Bugün yatırımcıların izleyeceği başlıkların başında Fed tutanakları geliyor. Bunun yanında Avro Bölgesi enflasyon verisi ve ABD mortgage başvuruları da takip edilecek. Küresel piyasalarda kısa vadede yönü belirleyecek üç temel unsur ise petrol fiyatları, tahvil getirileri ve Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentiler olacak. Petrolün 90 doların üzerinde kalması ve uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek seviyelerini koruması halinde hisse senetlerinde oynaklığın devam etmesi beklenirken, Fed tutanaklarının vereceği mesajlar piyasanın bundan sonraki yönü açısından belirleyici olabilir.

Türkiye yapay zekâda küresel sahneye çıkıyor Haber

Türkiye yapay zekâda küresel sahneye çıkıyor

GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül’de İstanbul Fuar Merkezi’nde küresel teknoloji şirketleri, yatırımcılar ve girişimcilik ekosistemini bir araya getirecek. Türkiye, yapay zeka ve dijital teknolojilerde küresel yatırım çekim merkezi olma hedefi doğrultusunda yeni bir uluslararası organizasyona hazırlanıyor. Dünyanın önde gelen teknoloji ve yapay zeka etkinlik ağlarından GITEX’in Türkiye organizasyonu olan GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlik, Türkiye ile Avrasya bölgesindeki yapay zeka yatırımları, teknoloji iş birlikleri ve girişimcilik ekosistemini küresel yatırımcılarla buluşturmayı amaçlıyor. Yapay zeka ve veri merkezlerine milyarlarca dolarlık yatırım Türkiye’nin bilgi ve iletişim teknolojileri pazarının 2026 yılında 38 milyar dolar seviyesinde olduğu, 2031 yılına kadar 58 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğü belirtiliyor. Türkiye’nin dijital dönüşüm hedefleri kapsamında veri merkezleri ve yapay zeka altyapısına yönelik yatırımlar da artırılıyor. Kamu desteğiyle 3 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi ve özel sektörden 10 milyar dolarlık kaynağın teknoloji yatırımlarına yönlendirilmesi hedefleniyor. Yapay zeka alanında insan kaynağının geliştirilmesi de büyüme stratejisinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Türkiye'nin Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli ve 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı yetiştirilmesi hedefleniyor. Girişim ekosistemi yatırım çekiyor Türkiye'nin teknoloji girişimciliği ekosisteminde de yatırım hareketliliği sürüyor. 2026'nın ilk çeyreğinde Türkiye'deki girişimler 559 milyon dolarlık yatırım çekti. Bu tutarın geçen yılın aynı dönemine göre yedi katın üzerinde artış anlamına geldiği belirtiliyor. Türkiye'nin teknoloji altyapısında ise teknoparklar ve Ar-Ge merkezleri önemli bir rol üstleniyor. Ülkede 100'ün üzerinde teknoparkın yanı sıra çok sayıda Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi de Türkiye'de 2025'in üçüncü çeyreği itibarıyla 1.059 aktif yapay zeka girişimi bulunduğunu açıklamıştı. GITEX Ai Türkiye İstanbul’da küresel teknoloji ağını buluşturacak GITEX Ai Türkiye 2026, Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumunu teknoloji ve yatırım alanında avantaja dönüştürmeyi hedefliyor. İki gün sürecek etkinlikte yapay zeka, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri, siber güvenlik, veri merkezleri, fintech, e-ticaret, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim gibi alanlar öne çıkacak. Etkinliğin Türkiye ve Avrasya'da teknoloji yatırımlarını, sınır ötesi iş birliklerini ve girişimlerin uluslararası pazarlara erişimini hızlandırması amaçlanıyor. Küresel teknoloji şirketleri İstanbul’a geliyor GITEX Ai Türkiye 2026'da Google Cloud, HPE, NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji şirketlerinin yanı sıra Türkiye'nin teknoloji ve girişimcilik ekosisteminden şirketlerin de yer alması bekleniyor. Etkinlikte kamu kurumları, yatırımcılar, girişimler, teknoloji şirketleri ve teknoparkların bir araya gelmesi planlanıyor. GITEX'in resmi organizasyon sayfasında da etkinliğin yatırımcılar, girişimler ve teknoloji şirketleri arasında doğrudan bağlantı kurulmasına yönelik özel programlar içereceği belirtiliyor. Google Cloud’dan Türkiye’ye uzun vadeli yatırım Google Cloud'un etkinliğe ana ortak olarak katılması, şirketin Türkiye'deki uzun vadeli teknoloji yatırımları açısından da dikkat çekiyor. Google, Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye'de yeni bir Google Cloud bölgesi kurulmasına yönelik yatırım planını daha önce açıklamıştı. HPE ve NVIDIA da yapay zeka altyapısı ve hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getiren çözümlerle etkinlikte yer alacak. Yatırımcılarla girişimler buluşacak GITEX Ai Türkiye 2026'nın önemli başlıklarından biri de girişimcilik ekosistemi olacak. Etkinlik kapsamında farklı ülkelerden yatırımcıların Türkiye'deki yapay zeka, fintech, oyun, e-ticaret, endüstriyel teknoloji ve derin teknoloji girişimleriyle bir araya gelmesi hedefleniyor. Türkiye'deki teknopark ve inovasyon merkezlerinin de etkinlikte yer almasıyla, yerli girişimlerin uluslararası yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına erişiminin artırılması amaçlanıyor. İstanbul teknoloji yatırımlarının yeni buluşma noktası olmayı hedefliyor GITEX Ai Türkiye'nin İstanbul'da düzenlenmesi, Türkiye'nin teknoloji ekosistemini uluslararası yatırımcılarla buluşturma hedefinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Etkinlik, yapay zeka ve dijital teknolojilerin yanı sıra veri merkezleri, siber güvenlik, bulut bilişim, fintech ve ileri üretim gibi alanlarda yeni yatırım ve iş birliği fırsatlarının oluşturulmasını hedefliyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek.

Altın fiyatları yükselişini sürdürdü Haber

Altın fiyatları yükselişini sürdürdü

Ons altın 4.285 doların üzerine çıkarak son yedi haftanın en yüksek seviyesini görürken, yatırımcıların odağı ABD'de açıklanacak tarım dışı istihdam verisine çevrildi. Küresel piyasalarda güvenli liman talebinin artmasıyla altın fiyatları yükselişini sürdürdü. Spot altın perşembe günü yüzde 1 değer kazanarak ons başına 4.285,84 dolara yükseldi ve 18 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyesini gördü. ABD altın vadeli işlemleri de yüzde 0,9 artışla 4.345,80 dolar seviyesine çıktı. Dolar ve tahvil faizlerindeki düşüş altını destekledi ABD dolarındaki değer kaybı ve 10 yıllık Hazine tahvil getirilerindeki gerileme, altın fiyatlarını yukarı taşıyan temel unsurlar arasında yer aldı. Doların zayıflaması, altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha cazip hale getirirken, tahvil faizlerindeki geri çekilme de faiz getirisi olmayan altına olan talebi artırdı. Fed beklentileri değişiyor Piyasalarda Fed'in eylül ayında faiz artıracağına yönelik beklentiler zayıflamaya devam ediyor. İki gün önce yüzde 67 seviyesinde fiyatlanan faiz artışı ihtimali son işlemlerde yüzde 55'e kadar geriledi. Faiz artırımı beklentilerindeki düşüş, altın fiyatları üzerindeki baskının azalmasını sağladı. Hürmüz Boğazı iyimserliği piyasaları etkiledi ABD ile İran arasında diplomatik temasların hız kazanması ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin olumlu gelişmeler de piyasaların odağında yer aldı. Reuters'ın haberine göre İran ile Umman arasında yürütülen görüşmelerde hazırlanan anlaşma taslağının, aylardır devam eden ABD-İran gerilimini sona erdirebilecek önemli adımlar içerdiği belirtiliyor. Anlaşmaya yönelik iyimserlik petrol fiyatlarını aşağı çekerken, enerji kaynaklı enflasyon baskısının azalabileceği beklentisi altın fiyatlarını destekledi. Analistler 5 bin dolar senaryosunu değerlendirdi IG Piyasa Analisti Tony Sycamore, altındaki yükselişin temel nedenlerinden birinin Orta Doğu'da diplomatik çözüm ihtimalinin güçlenmesi olduğunu söyledi. Sycamore, ons altının teknik görünümünün olumlu olduğunu belirterek, fiyatların 200 günlük hareketli ortalamanın üzerinde kalıcılık sağlaması halinde yükseliş trendinin güçlenebileceğini ifade etti. Analiste göre bu senaryoda ons altının uzun vadede 5.000 dolar seviyesine doğru hareket etmesi ihtimal dahilinde bulunuyor. Gözler ABD istihdam verilerinde Yatırımcıların odağı şimdi cuma günü açıklanacak ABD Temmuz ayı tarım dışı istihdam verisine çevrildi. Verinin, Fed'in para politikası kararları ve küresel piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Çarşamba günü açıklanan ADP özel sektör istihdam verisinin beklentilerin altında kalması ise ABD iş gücü piyasasında yavaşlama sinyallerini güçlendirdi. Diğer değerli metaller de yükseldi Altındaki yükseliş diğer değerli metallere de yansıdı. Spot gümüş yüzde 0,1 artışla 62,16 dolar, platin yüzde 1,7 yükselişle 1.764,10 dolar ile haziran ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Paladyum ise yüzde 1,1 prim yaparak 1.377,83 dolar seviyesine yükseldi ve üst üste üçüncü işlem gününü artıda tamamladı.

Piyasaların gözü ABD istihdam verilerinde Haber

Piyasaların gözü ABD istihdam verilerinde

Veriler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentileri şekillendirirken; dolar, altın, petrol ve borsa endekslerinde kısa vadeli yön üzerinde belirleyici olabilir. Yatırımcılar hafta sonunda açıklanacak tarım dışı istihdam verisini de yakından takip ediyor. Küresel piyasalarda yatırımcıların odağında bugün ABD'den gelecek istihdam verileri bulunuyor. Özellikle ADP özel sektör istihdam raporu, Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesinde önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Piyasa uzmanları, istihdam piyasasının güçlü kalmaya devam etmesi halinde Fed'in sıkı para politikası duruşunu koruyabileceğini, zayıf verilerin ise faiz artışı beklentilerini azaltabileceğini değerlendiriyor. ADP istihdam verisi neden önemli? ABD'de özel sektör istihdamındaki değişimi gösteren ADP raporu, resmi tarım dışı istihdam verisi öncesinde piyasalara önemli ipuçları veriyor. Her ne kadar iki veri her zaman birebir örtüşmese de yatırımcılar, iş gücü piyasasının genel görünümünü değerlendirmek için ADP verisini yakından izliyor. Beklentilerin üzerinde gelecek bir veri, ABD ekonomisinin güçlü seyrini koruduğu algısını destekleyebilir. Beklentilerin altında kalacak bir veri ise ekonomide yavaşlama sinyali olarak yorumlanabilir. Fed'in faiz kararı açısından kritik İstihdam piyasasının güçlü kalması, ücret artışları ve enflasyon üzerindeki baskının devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor. Bu nedenle güçlü istihdam verileri, Fed'in faiz indirimlerini ertelemesi veya gerektiğinde yeniden faiz artırımı seçeneğini masada tutması yönünde fiyatlamalara neden olabilir. Zayıf istihdam verileri ise para politikasında daha güvercin bir yaklaşım beklentisini artırabilir. Dolar, altın ve petrol nasıl etkilenebilir? Analistlere göre açıklanacak veriler yalnızca ABD piyasalarını değil, küresel finans piyasalarını da doğrudan etkileyebilir. Güçlü istihdam verisi doların değer kazanmasına neden olabilir.Doların güçlenmesi altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir.ABD tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareket görülebilir.Petrol ve gelişmekte olan ülke piyasalarında dalgalanma yaşanabilir. Beklentilerin altında gelecek veriler ise bunun tam tersi yönde fiyatlamalara neden olabilir. Gözler cuma günkü tarım dışı istihdam verisinde Bugünkü ADP raporunun ardından piyasalar, haftanın en önemli ekonomik verilerinden biri olan ABD tarım dışı istihdam rakamlarını beklemeye başlayacak. Tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve saatlik kazanç verileri, Fed'in önümüzdeki dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin en önemli göstergeler arasında yer alıyor. Küresel piyasalarda volatilite artabilir Ekonomistler, ABD'den gelecek istihdam verilerinin ardından küresel piyasalarda volatilitenin artabileceğine dikkat çekiyor. Yatırımcıların açıklanacak rakamların yanı sıra Fed yetkililerinden gelecek olası açıklamaları da yakından izlemesi bekleniyor. Verilerin, önümüzdeki haftalarda küresel piyasalarda fiyatlamaların yönünü belirleyen en önemli başlıklardan biri olacağı değerlendiriliyor.

Altın fiyatları yükselişini sürdürüyor Haber

Altın fiyatları yükselişini sürdürüyor

Ons altın 4.127 dolara yükselirken gram altın 6.400 TL sınırına yaklaştı. Piyasaların odağında ise ABD istihdam verileri ve Fed'in faiz politikası bulunuyor. Altın fiyatları, küresel piyasalarda doların değer kaybetmesi ve enerji fiyatlarındaki düşüşün enflasyon baskılarını hafifleteceği beklentisiyle yükselişini sürdürdü. Güvenli liman talebinin artmasıyla birlikte hem ons altın hem de gram altın değer kazandı. Spot altın yüzde 1,3 yükselerek ons başına 4.127,04 dolara çıkarken, ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,8 primle 4.184,40 dolardan işlem gördü. Gram altın 6.400 TL'ye yaklaştı Küresel piyasalardaki yükselişin etkisi iç piyasaya da yansıdı. Gram altın gün içerisinde 6.381 TL seviyesini görerek 6.400 TL sınırına yaklaştı. Uzmanlar, gram altının seyrinde ons altın fiyatı ile dolar/TL kurunun belirleyici olmaya devam ettiğini ifade ediyor. Güncel altın fiyatları Piyasalarda işlem gören güncel fiyatlar şöyle: Gram altın: 6.400 TL sınırında Çeyrek altın: 10.343 TL Yarım altın: 20.665 TL Tam altın: 41.193 TL 22 ayar bilezik (gram): 5.927 TLOns altın: 4.127,04 dolarDoların zayıflaması altını destekledi ABD Dolar Endeksi'ndeki gerileme, dolar cinsinden fiyatlanan altını yabancı yatırımcılar açısından daha cazip hale getirdi. Piyasalarda doların zayıf seyri ve ABD tahvil faizlerindeki düşüş, faiz getirisi bulunmayan altına olan talebi artıran en önemli faktörler arasında gösteriliyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş etkili oldu Petrol fiyatlarında son günlerde yaşanan sert gerileme de altın fiyatlarını destekleyen gelişmeler arasında yer aldı. Enerji maliyetlerindeki düşüşün enflasyon baskısını azaltabileceği beklentisi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ilave faiz artırımı yapma ihtimalini zayıflattı. Bu gelişme, güvenli liman olarak görülen altına yönelik talebin artmasına katkı sağladı. Diplomatik gelişmeler piyasaları etkiliyor Katar'ın, ABD ile İran arasındaki diplomatik girişimlerde ilerleme sağlandığını açıklaması petrol fiyatlarının gerilemesine neden olurken, bu gelişme dolaylı olarak altın piyasasını da destekledi. İran yönetimi ise ABD Başkanı Donald Trump'ın müzakerelerin başladığı yönündeki açıklamalarını doğrulamadı. Taraflardan gelen farklı açıklamalar nedeniyle jeopolitik riskler yakından izlenmeye devam ediyor. OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, petrol fiyatlarındaki gerilemenin devam etmesi halinde altın fiyatlarının ilave destek bulabileceğini değerlendirdi. Fed beklentileri değişiyor Piyasalarda Fed'in 15-16 Eylül toplantısında faiz artırma ihtimali yüzde 59 seviyesinde fiyatlanıyor. Bu oran bir gün önce yüzde 67 düzeyindeydi. Faiz artışı beklentilerindeki gerileme, faiz getirisi olmayan altın üzerindeki baskıyı azaltarak yükselişi destekliyor. Gözler ABD istihdam verilerinde Yatırımcılar şimdi ABD'de açıklanacak ADP özel sektör istihdam verisi ile cuma günü yayımlanacak tarım dışı istihdam raporuna odaklandı. Beklentilerin altında gelecek istihdam verilerinin Fed'in faiz artırımı ihtimalini daha da azaltabileceği ve altın fiyatlarına destek sağlayabileceği değerlendiriliyor. Gümüş ve platin de yükseldi Altındaki yükseliş diğer değerli metallere de yansıdı. Spot gümüş yüzde 1,9 artışla ons başına 60,64 dolara yükselirken, platin yüzde 1,4 primle 1.758,35 dolara çıkarak haziran ortasından bu yana en yüksek seviyesini gördü. Paladyum ise yüzde 0,9 yükselişle 1.365,62 dolardan işlem gördü.

Borsa İstanbul'da gözler TCMB'de Haber

Borsa İstanbul'da gözler TCMB'de

Piyasalarda temkinli iyimserlik öne çıkarken, karar metni ve verilecek mesajların günün yönünü belirlemesi bekleniyor. Borsa İstanbul'da yatırımcılar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bugün saat 14.00'te açıklayacağı Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararına odaklandı. Karar öncesinde piyasalarda temkinli bir bekleyiş hakim olurken, yatırımcılar hem politika faizine ilişkin kararı hem de karar metninde yer alacak mesajları yakından takip ediyor. BIST 100 endeksi, önceki işlem gününü yüzde 1,18 yükselişle 14.138,85 puandan tamamladı. Günlük işlem hacmi 193 milyar lira olarak gerçekleşirken, Avrupa borsalarındaki olumlu seyrin de etkisiyle alımların güç kazandığı görüldü. Piyasa beklentileri, TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakacağı yönünde yoğunlaşıyor. Analistler, faiz kararından çok, enflasyon görünümü, iç talep, kredi piyasası ve gelecek döneme ilişkin yönlendirmelerin yer alacağı PPK metninin fiyatlamalar üzerinde daha belirleyici olabileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre, faiz kararının ardından özellikle bankacılık hisseleri başta olmak üzere finans, sanayi ve ihracatçı şirketlerde hareketliliğin artması bekleniyor. Ayrıca döviz kuru, tahvil faizleri ve altın fiyatlarında oluşacak yeni dengelerin Borsa İstanbul'un kısa vadeli yönü üzerinde etkili olacağı değerlendiriliyor. Teknik açıdan değerlendirildiğinde analistler, BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.400 puan seviyelerini direnç, 14.000 ve 13.900 puan seviyelerini ise destek olarak izliyor. Piyasaların, TCMB'nin açıklayacağı karar ve sonrasında verilecek mesajlarla birlikte günün ikinci yarısında yönünü netleştirmesi bekleniyor.

Çin Merkez Bankası faizleri değiştirmedi Haber

Çin Merkez Bankası faizleri değiştirmedi

Buna göre bir yıllık kredi referans faizi yüzde 3,00, konut kredileri başta olmak üzere uzun vadeli krediler için esas alınan beş yıllık faiz oranı ise yüzde 3,50 seviyesinde korundu. Böylece Çin, politika faizlerinde üst üste 14'üncü ayda da değişikliğe gitmedi. Karar, küresel piyasalarda sürpriz olarak değerlendirilmedi. Son haftalarda açıklanan ekonomik veriler, Çin ekonomisinde büyümenin hız kestiğine işaret etse de, Pekin yönetiminin kapsamlı bir parasal genişleme yerine hedefe yönelik destek politikalarını tercih ettiği görülüyor. Uzmanlar, Çin yönetiminin para politikasında istikrarı korurken maliye politikası araçlarını daha etkin kullanmayı planladığını değerlendiriyor. Çin ekonomisinde ihracat güçlü seyrini korurken, iç tüketim ve gayrimenkul sektöründeki zayıflık dikkat çekiyor. Bu nedenle piyasalarda, yılın ikinci yarısında ekonomiyi destekleyecek yeni teşvik paketleri ve mali önlemlere ilişkin beklentiler güç kazanmış durumda. Küresel piyasalara etkisi PBOC'nin faizleri sabit tutması, Asya piyasalarında önemli bir dalgalanmaya yol açmadı. Ancak karar; bakır, demir cevheri, enerji ve diğer sanayi emtialarına yönelik talep beklentileri açısından yakından takip ediliyor. Çin'in büyüme performansı, küresel tedarik zincirleri ve uluslararası ticaret hacmi üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Ekonomi çevreleri, Çin'de güçlü ve sürdürülebilir bir iç talep oluşmasının küresel ekonomik toparlanma açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Bu nedenle yatırımcılar, faiz kararından çok önümüzdeki dönemde açıklanabilecek yeni destek paketlerine odaklanmış durumda. Bursa sanayisi için neden önemli? Türkiye'nin ihracat ve üretim üslerinden biri olan Bursa da Çin ekonomisindeki gelişmeleri yakından izliyor. Otomotiv, makine, tekstil, metal ve yan sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar açısından Çin'deki talep görünümü, hammadde fiyatları ve küresel rekabet koşulları üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Özellikle çelik, alüminyum, kimyasal ürünler ve elektronik bileşenlerde Çin kaynaklı fiyat hareketleri, üretim maliyetlerini etkileyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle PBOC'nin para politikası kararları, yalnızca Asya piyasaları için değil, ihracat odaklı Türk sanayisi açısından da dikkatle takip edilen gelişmeler arasında bulunuyor. Ekonomistler, Çin ekonomisinde yılın ikinci yarısında atılacak adımların, küresel büyüme görünümü kadar Türkiye'nin dış ticaret performansı üzerinde de etkili olabileceğini ifade ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.