SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yatırımcılar

Ekometre - Yatırımcılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırımcılar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

SPK Freni Arzum'un finansman planlarını zorlaştırdı Haber

SPK Freni Arzum'un finansman planlarını zorlaştırdı

Şirketin kısa vadeli borç yükü ile dönen varlıkları arasındaki dikkat çekici fark, yatırımcıların bilançoya yönelik hassasiyetini artırdı. Borsada son dönemde şirket kaynaklı olumsuz gelişmelerin ardından yatırımcıların odağı bu kez Arzum'a çevrildi. Şirketin sermaye artırımı yoluyla kaynak yaratma ve kısa vadeli yükümlülüklerini yönetme planı, SPK'dan onay çıkmaması nedeniyle önemli ölçüde sekteye uğradı. Cari Oran alarm veriyor Ercan İnan'ın haberine göre Arzum'un son finansal verileri, bilanço tarafındaki baskıyı ortaya koyuyor. Şirketin 154 milyon liralık dönen varlığına karşılık kısa vadeli yükümlülükleri 1 milyar 384 milyon liraya ulaşıyor. Finansal analizlerde önemli göstergelerden biri olan cari orandaki zayıflama, yatırımcıların yakından takip ettiği başlıkların başında geliyor. Personel sayısı azaldı Nakit akışındaki sıkışıklığı aşmak amacıyla alacaklı bankalarla kredi yapılandırma görüşmeleri yürüten Arzum, operasyonel verimliliği artırmak için organizasyon yapısında da değişikliğe gitti. Şirketin çalışan sayısı 156'dan önce 129'a, ardından 99'a kadar geriledi. Bu adımların finansal sonuçlara etkisinin, açıklanacak altı aylık bilançolarda daha net görülmesi bekleniyor. Bono borcu yeni ihraçla çevrildi Arzum'un mevcut ödemelerinde herhangi bir aksama bulunmuyor. Şirketin 3 Mart'ta ihraç ettiği 105 gün vadeli 47 milyon liralık finansman bonosunun geri ödemesi geçtiğimiz günlerde gerçekleştirildi. Ancak aynı gün içinde yaklaşık 37,8 milyon lira tutarında, 34 gün vadeli yeni bir finansman bonosu ihraç edildi. Bu gelişme, şirketin kısa vadeli finansman ihtiyacını sermaye piyasaları aracılığıyla yönetmeye devam ettiğini gösterdi. Ortaklık yapısında hareketlilik Şirket hisselerine ilişkin dikkat çeken gelişmelerden biri de ortaklık yapısında yaşandı. 3 Nisan tarihinde yapılan açıklamada, sermayenin yüzde 51'ine sahip ortakların ellerindeki payların tamamının veya bir bölümünün satışı için potansiyel yatırımcılarla görüşmelere başlanmasına karar verildiği duyuruldu. Açıklamanın ardından Arzum hisseleri 2,96 liradan 3,60 liranın üzerine çıkarak yüzde 20'nin üzerinde değer kazanırken, işlem hacminde de belirgin artış yaşandı. Daha sonraki süreçte şirket yöneticilerinden Ali Osman Kolbaşı'nın borsada hisse satışı yaptığı ortaya çıktı. Arzum hisseleri bugün 2,17 lira seviyesinde işlem görürken, şirketin piyasa değeri yaklaşık 28 milyon dolar düzeyinde bulunuyor. Yatırımcıların takip ettiği başlıklar Yatırımcılar özellikle şu gelişmelere odaklanıyor: SPK'nın sermaye artırımı başvurusunu reddetmesiDönen varlıklar ile kısa vadeli borçlar arasındaki yüksek farkBankalarla devam eden yeniden yapılandırma görüşmeleriPersonel azaltımına yönelik adımlarFinansman bonolarıyla sürdürülen kaynak yönetimiYüzde 51 pay sahibi ortakların olası hisse satışı süreci Piyasalar, Arzum'un açıklayacağı yeni finansal sonuçlar ile ortaklık yapısında yaşanabilecek gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürüyor.

Avrupa savunma endeksi geriledi Haber

Avrupa savunma endeksi geriledi

Avrupa savunma sanayi hisselerinde son aylarda dikkat çekici bir düzeltme yaşanıyor. Son yılların en güçlü yatırım temalarından biri olan sektör, yükselen finansman maliyetleri ve değişen savaş teknolojilerinin etkisiyle yeni bir dönüşüm sürecine girdi. Stoxx Europe Targeted Defence Endeksi, yıl başında gördüğü zirveden bu yana yüzde 15'in üzerinde değer kaybetti. Analistler, bu geri çekilmenin yalnızca piyasa düzeltmesi değil, savunma sektöründeki yapısal dönüşümün de bir göstergesi olduğunu değerlendiriyor. Dev şirketlerde milyarlarca euroluk kayıp Sektörün önde gelen şirketleri arasında yer alan BAE Systems, Rolls-Royce, Thales, Leonardo ve Rheinmetall'in piyasa değerlerinde milyarlarca euroluk erime yaşandı. Uzmanlara göre yatırımcılar artık savunma harcamalarının büyüklüğünden çok, bu harcamaların nasıl finanse edileceğine odaklanıyor. Citi Avrupa Savunma Analisti Charles Armitage, piyasanın önceki dönemde savunma bütçelerindeki artışı fiyatladığını, yeni dönemde ise finansman ve sürdürülebilirlik konularının öne çıktığını belirtti. Borçlanma baskısı artıyor Yükselen faiz oranları ve enflasyon beklentileri, Avrupa hükümetlerinin savunma harcamalarını borçlanma yoluyla finanse etmesini zorlaştırıyor. Enerji maliyetlerindeki yükselişin de kamu bütçeleri üzerindeki baskıyı artırması, yatırımcıların sektörün uzun vadeli büyümesine ilişkin daha temkinli yaklaşmasına neden oluyor. Barclays Avrupa Hisse Senedi Stratejisi Başkanı Emmanuel Cau, piyasaların savunma harcamalarının sürdürülebilirliğini sorgulamaya başladığını ifade etti. Yeni gözde: Drone ve yapay zekâ Kurumsal yatırımcıların savunma sektöründeki pozisyonlarını azaltmaya başladığına işaret eden veriler, sermayenin yeni nesil savunma teknolojilerine yöneldiğini gösteriyor. Özellikle insansız hava araçları, yapay zekâ destekli savunma sistemleri, elektronik harp çözümleri ve yazılım tabanlı teknolojiler geliştiren şirketler yatırımcıların radarına girmiş durumda. Fransız drone üreticisi Parrot ile İsveç merkezli MilDef'in son dönemde gösterdiği performans, bu değişimin somut örnekleri arasında gösteriliyor. Sektörde yapısal dönüşüm Analistler, Avrupa savunma sanayiinde yaşanan değişimin geçici bir fiyat hareketinden çok daha fazlası olduğuna dikkat çekiyor. Geleneksel ağır savunma sanayi şirketlerinden teknoloji odaklı savunma firmalarına doğru yaşanan sermaye kaymasının, geleceğin savaş teknolojilerine yönelik beklentileri yansıttığı belirtiliyor. Bununla birlikte uzmanlar, savunma sektöründe alınan siparişlerin gelir ve kârlılığa dönüşüm sürecinin beklenenden daha uzun sürmesinin sektör hisseleri üzerindeki baskıyı bir süre daha devam ettirebileceğini değerlendiriyor.

Müzakere haberleri piyasalara nefes aldırdı Haber

Müzakere haberleri piyasalara nefes aldırdı

Spot altın, ons başına 4 bin 841,76 dolar seviyesinde sabit kaldı. Değerli metal, gün içinde 8 Nisan’dan bu yana en yüksek seviyesini test etti. ABD’de Haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 0,3 artışla 4 bin 866,50 dolara yükseldi. Gram altın ne kadar? Gram altın, yeni güne 6 bin 935 lira seviyesinden başladı. Uzmanlar uyarıyor: Ralli var ama güvenli liman değil Cnbc-E'de yer alan habere göre OCBC analistleri, altın ve gümüşte gece saatlerinde güçlü bir yükseliş görüldüğünü, ancak genel piyasa sinyalinin savunmacı pozisyonlardan ziyade “risk iştahına” işaret ettiğini ifade etti. Petrol düştü, borsalar yükseldi İran’ın ABD ve İsrail ile yeniden müzakere masasına dönebileceğine yönelik beklentiler, küresel piyasalarda risk iştahını artırdı. Bu gelişmeyle birlikte petrol fiyatları gerilerken, hisse senedi piyasalarında yükseliş görüldü. Daha önce çatışmalar nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın kapanması enerji arzı üzerinde baskı yaratmıştı. Zayıflayan dolar, altına destek verdi ABD dolarının bir ayın en düşük seviyelerine yakın seyretmesi, dolar bazlı emtiaları diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha cazip hale getirerek altına destek verdi. Görüşmeler yeniden başlayabilir ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu çöken müzakerelerin ardından İran ile barış görüşmelerinin önümüzdeki iki gün içinde Pakistan’da yeniden başlayabileceğini açıkladı. Washington yönetimi, müzakerelerin başarısız olmasının ardından İran limanlarına yönelik abluka kararı almıştı. ABD’de açıklanan verilere göre üretici fiyatları mart ayında beklentilerin altında arttı. Hizmet maliyetleri değişmezken, İran ile süren savaşın etkisiyle yükselen enerji fiyatları enflasyonist baskıları artırmaya devam etti. Faiz indirimi beklentisi yükseldi Piyasalarda, ABD Merkez Bankası’nın bu yıl 25 baz puanlık faiz indirimi yapma ihtimali yüzde 30’a yükseldi. Geçen hafta bu oran yaklaşık yüzde 13 seviyesindeydi. Savaş öncesinde ise yıl içinde iki faiz indirimi beklentisi öne çıkıyordu. Diğer değerli metallerde son durum ne? Diğer değerli metallerde ise yükseliş görüldü. Spot gümüş yüzde 0,4 artışla 79,87 dolara, platin yüzde 1,1 yükselişle 2.127,45 dolara, paladyum ise yüzde 0,1 artışla 1.596,28 dolara çıktı.

Piyasaların gözü Fed kararında Haber

Piyasaların gözü Fed kararında

Yatırımcılar, Fed’in faiz kararının yanı sıra yayımlanacak "nokta grafiği" ve ekonomik projeksiyonlar üzerinden para politikasının gelecek dönem rotasına dair ipuçlarını takip edecek. Küresel piyasalar jeopolitik risklerin gölgesinde Fed'in para politikası kararlarına odaklandı. Fed'in politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, Fed Başkanı Powell'ın sözle yönlendirmeleri ve bankanın ekonomiye dair projeksiyonları yakından takip edilecek. Küresel piyasalarda, Ortadoğu'da gerilimin yakın zamanda sona erebileceğine yönelik iyimserliğin etkisiyle toparlanma eğilimi sürerken, bugün ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası kararları ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın sözle yönlendirmeleri yatırımcıların odağına yerleşti. ABD ve İsrail’in İran'a yönelik saldırıları ve İran'dan gelen misillemelerle Ortadoğu'da tırmanan gerilim, başta petrol arzı olmak üzere küresel ekonomi açısından önemli bir risk unsuru olmayı sürdürüyor. Bölgedeki gerginliklerin kısa sürede sona ereceğine dair iyimserliklerin öne çıkmaya başlamasına karşın, çatışmaların uzun vadede ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutu ise belirsizliğini koruyor. Çatışmalarda bazı petrol tesislerinin hedef alınması ve petrol sevkiyatı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin yavaşlaması, enerji maliyetlerini artırarak küresel enflasyon risklerini yukarı yönlü besliyor. FED'İN SABİT BIRAKMASI KESİN GİBİ: GÖZLER POWELL'IN MESAJLARINDA Enflasyon risklerindeki artış, merkez bankalarının politikalarına ilişkin beklenti oluşumunu zorlaştırırken, gözler Fed'in bu akşam alacağı para politikası kararlarına çevrildi. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, karar sonrası Fed Başkanı Powell'ın sözle yönlendirmeleri ve bankanın ekonomiye dair projeksiyonları yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek. Buna ek olarak faiz kararının ardından yayımlanacak "nokta grafiği"nin gelecekte politika adımlarının yönü ve zamanlamasına ilişkin önemli ipuçları sunması bekleniyor. Fed mart ayı faiz kararını Türkiye saati ile 21.00'de kamuoyuna duyuracak.

Yatırımcıların BESS sistemlerine ilgisi artıyor Haber

Yatırımcıların BESS sistemlerine ilgisi artıyor

63’üncüsü gerçekleştirilen ‘Yenilenebilir Enerji Ülke Çekicilik Endeksi (RECAI)’ 40 ülkenin yer aldığı raporda; ABD, Çin ve Almanya güçlü politika destekleri sayesinde Yenilenebilir Enerji Ülke Çekicilik Endeksi'nde ilk üçte yer alırken, Türkiye 31. sırada kendine yer buluyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarının ve bu alandaki fırsatların çekiciliği kapsamında dünyanın en iyi 40 pazarını sıralayan EY Yenilenebilir Enerji Ülke Çekicilik Endeksi'nin (RECAI) 63. versiyonu yayımlandı. Rapora göre; geçen yıl yenilenebilir enerji yatırımlarına ayrılan 660 milyar ABD doları da dahil olmak üzere 1,8 trilyon artışa rağmen, COP28'in 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkarılması hedefine ulaşmak için yatırımlar yetersiz kalıyor.  Yenilenebilir enerji uygulamaları yaygınlaştıkça, batarya enerji depolama sistemleri (BESS) arz ve talep seviyelerini yumuşatarak şebeke genişletme ve yükseltme maliyetlerini ertelemeye yardımcı oluyor ve dinamik enerji sistemlerinde önemli bir rol oynuyor. BESS de dahil olmak üzere artık enerji depolama, birçok pazarda ciddi boyutlara ulaşan ağ (network) sorununun da üstesinden gelmek için hayati bir rol oynuyor. Batarya depolama yatırımı için en iyi pazarlar ABD, Çin ve İngiltere Enflasyonu Düşürme Yasası kapsamında %30 vergi kredisiyle desteklenen ABD, BESS yatırımı için dünyanın en cazip pazarları sıralamasında ilk sırayı alıyor. İkinci sırada yer alan Çin’in ise, güçlü hükümet desteğiyle birlikte 2025 yılına kadar BESS maliyetlerini %30 oranında azaltma planları bulunuyor. Gelişmiş enerji piyasası tasarımı ve BESS'i bir üretim varlığı olarak sınıflandıran yeni bir enerji politikasıyla İngiltere üçüncü sırada kendine yer buluyor. 2023'ten 2030'a kadar küresel BESS dağıtımında dört kat artış öngörülerek 572 GW/1.848 GWh'ye ulaşması tahmin ediliyor. Gelişmiş pazarlar Yenilenebilir Enerji Ülke Çekicilik Endeksi’nde üst sıralardaki yerini koruyor  Araştırmaya göre; yatırımcıların hem yenilenebilir enerjiye olan net talebi hem de projeler için belirlenmiş değeri nedeniyle ilgi duyduğu ABD (1. sıra), Çin (2. sıra) ve Almanya (3. sıra) ilk sıralarda yerlerini korudu. İspanya'daki (12. sıra) ağ (network) kısıtlamaları, pazarın ilk 10'dan düşmesine neden olurken; Kanada (9. sıra) ve Japonya (10. sıra) açık deniz rüzgâr potansiyelini en üst düzeye çıkarma hedeflerinin net olması nedeniyle endeksteki ilk 10 ülke arasına giriş yaptı. Endeksteki en büyük yükseliş ise 2040 yılına kadar açık deniz rüzgâr kapasitesini üç katına çıkarmayı planlayan Belçika'nın, dört basamak yükselerek 17. sıraya yerleşmesi oldu. Türkiye ise endekste 31. sırada yer alıyor. Daha küçük ekonomiler potansiyel yatırımcılar için cazip alternatifler yaratıyor Endekste Danimarka, küçük ekonomilere göre endeks sıralamasında ilk sırada yerini koruyor. Yunanistan, Şili ve Finlandiya ise iddialı enerji dönüşüm planları ve cazip devlet teşvikleri sayesinde küçük ekonomiler sıralamasında sırasıyla 2., 3. ve 7. sıralara yükseliyor. Yunanistan'ın son 4 yılda yenilenebilir enerji kapasitesini iki katına çıkarması, Şili'nin yenilenebilir enerji sektörünün önümüzdeki 10 yıl içinde iki katına çıkması için yaptığı yatırımlar ve Finlandiya'nın Avrupa'nın ilk karbon negatif ekonomisi olma yolunda iddialı kararlar alması, potansiyel yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratıyor. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı ve Sektörler Lideri Ateş Konca araştırma ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “EY Yenilenebilir Enerji Ülke Çekicilik Endeksi (RECAI) sonuçlarına göre, yatırımcıların batarya enerji depolama sistemlerine (BESS) olan ilgisi artıyor. BESS’in ölçeğinin büyütülmesi, ağ altyapısının istikrara kavuşturulması, güçlendirilmesi ve daha fazla dağıtılmış enerji kaynağının şebekeye bağlanmasının sağlanması gibi adımlar, temiz enerji ilerlemesini engelleyen birçok sorunun çözülmesine yardımcı olabilir. Burada dört faktöre odaklanmak gerekiyor: Bunlar arasında dayanıklı bir yatırım senaryosu oluşturmak, teknoloji rekabet gücünü korumaya yönelik adımlar atmak, optimal iş modelleri veya finansman yapısı oluşturmak ve tedarik zinciri risklerini azaltmak geliyor. Bu faktörlere odaklanan yatırımcılar karmaşık, son derece bölgeselleşmiş ve hızla değişen pazarda kolay bir şekilde doğru yolu bularak başarıya ulaşabilir.”  

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.