SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yatırım

Ekometre - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dubai’de yeni projeler ekonomiye güç verdi Haber

Dubai’de yeni projeler ekonomiye güç verdi

Dubai yönetimi tarafından duyurulan yeni ekonomi programları kapsamında özellikle yapay zekâ, finans teknolojileri ve sürdürülebilir enerji yatırımlarına yönelik teşviklerin genişletileceği belirtildi. Emirlikte açıklanan yeni projeler, uluslararası yatırımcı ilgisini yeniden artırdı. Turizmde güçlü sezon beklentisi Yılın ilk aylarında otel doluluk oranlarının yüksek seyretmesi ve yeni uçuş bağlantılarının devreye girmesi, Dubai turizminde güçlü yaz sezonu beklentisini artırdı. Özellikle Avrupa, Körfez ve Asya pazarlarından gelen rezervasyonlarda artış yaşandığı belirtiliyor. Gayrimenkul piyasasında hareketlilik sürüyor Dubai’de lüks konut ve yatırım amaçlı projelere olan talep hız kesmeden devam ediyor. Yeni marina, yaşam merkezi ve karma proje yatırımlarıyla birlikte yabancı yatırımcı ilgisinin yükseldiği ifade ediliyor. Uzmanlar, düşük vergi politikası ve yüksek kira getirilerinin Dubai’yi küresel yatırımcı açısından cazip kılmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Yapay zekâ ve teknoloji yatırımları öne çıkıyor Dubai’nin dijital ekonomi hedefleri kapsamında yeni teknoloji serbest bölgeleri ve yapay zekâ merkezleri için çalışmalar hız kazandı. Yetkililer, Emirliğin önümüzdeki dönemde Orta Doğu’nun en büyük teknoloji ve finans merkezlerinden biri olmayı hedeflediğini açıkladı. “Bölgesel merkez olma hedefi güçleniyor” Ekonomi çevreleri, lojistik, finans, turizm ve teknoloji yatırımlarındaki büyümenin Dubai’nin bölgesel merkez konumunu daha da güçlendirdiğini değerlendiriyor. Önümüzdeki dönemde yeni uluslararası fon girişleri ve mega projelerle birlikte Dubai ekonomisindeki büyümenin sürmesi bekleniyor.

Şimşek’ten ekonomi mesajı; Programı rayında tutacağız Haber

Şimşek’ten ekonomi mesajı; Programı rayında tutacağız

Şimşek, enerji arz güvenliği konusunda risk görmediklerini belirtirken, mevcut küresel şokların ekonomi programını “bir miktar etkilemesinin kaçınılmaz” olduğunu ifade etti. Küresel ekonominin son yılların en sert arz şoklarından biriyle karşı karşıya olduğunu belirten Şimşek, finansal koşullardaki sıkılaşmanın dünya genelinde büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Küresel ekonomide baskı arttı Şimşek, 1970’lerden bu yana en büyük arz şoklarından birinin yaşandığını belirterek uzun vadeli tahvil faizlerinde yaşanan yükselişin küresel likiditeyi zorlaştırdığını ifade etti. Küresel ekonomideki dalgalanmaların gelişmekte olan ülkeler üzerinde baskıyı artırdığına dikkat çeken Şimşek, finansal koşullardaki sıkılaşmanın ekonomik aktiviteyi yavaşlatabileceğini kaydetti. Enerji arzında risk görmüyoruz Enerji tarafına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, Türkiye’nin enerji arz güvenliği konusunda önemli ilerleme kaydettiğini söyledi. Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesinin kritik önem taşıdığını belirten Şimşek, mevcut süreçte enerji arzına ilişkin ciddi bir risk öngörmediklerini ifade etti. Büyümede ivme kaybı uyarısı Bakan Şimşek, küresel şokların ve sıkı para koşullarının büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek ekonomik aktivitede ivme kaybı riskine dikkat çekti. Sanayi sektöründe yaşanan sorunların yalnızca iç piyasadan kaynaklanmadığını vurgulayan Şimşek, küresel dönüşümün üretim yapıları üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu söyledi. “Her tedavinin yan etkileri var” Ekonomi programına ilişkin mesajlar veren Şimşek, uygulanan politikaların kısa vadeli bazı maliyetler doğurabileceğini ancak uzun vadeli dengelenme açısından gerekli olduğunu ifade etti. “Her tedavinin yan etkileri var” diyen Şimşek, ekonomi yönetiminin temel hedefinin sürdürülebilir büyüme ve kalıcı fiyat istikrarı olduğunu belirtti. Cari denge önceliğini koruyor Şimşek, yatırım, üretim ve istihdam odaklı politikaların sürdüğünü ifade ederek cari dengedeki iyileşmenin ekonomi yönetiminin temel öncelikleri arasında yer aldığını söyledi. Orta Vadeli Program’ın mevcut küresel gelişmelerden etkilenebileceğini belirten Şimşek, buna rağmen program hedeflerine bağlı kalacaklarını vurguladı. “Ne gerekiyorsa yapacağız” Ekonomi yönetiminin programı kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Şimşek, “Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz” dedi. Şimşek’in açıklamaları, küresel piyasalardaki belirsizliklere rağmen ekonomi yönetiminin mevcut politikaları sürdürme kararlılığı mesajı olarak değerlendirildi.

Türk markasından 6 milyon dolarlık yeni fabrika yatırımı Haber

Türk markasından 6 milyon dolarlık yeni fabrika yatırımı

Aromatik bitkiler, uçucu yağlar, takviye edici gıdalar ve fitoterapi temelli ürün gruplarında faaliyet gösteren marka; Türkiye’den doğan üretim modelini küresel ölçekte büyütmeye devam ediyor. Antalya’da 23 yıl önce faaliyetlerine başlayan Talya Bitkisel, Anadolu’nun zengin tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğini katma değerli ürünlere dönüştürerek bugün başta ABD olmak üzere geniş bir coğrafyada satış gerçekleştiriyor. Şirket, 11 yıl önce ABD’de kurduğu yapılanmayla birlikte uluslararası pazardaki operasyonlarını da güçlendirdi. Antalya’dan dünyaya uzanan üretim modeli Antalya Döşemealtı’ndaki üretim tesislerinde faaliyet gösteren Talya Bitkisel; vitamin, mineral, aromaterapi ve kozmetik kategorilerindeki ürünlerini FDA standartlarına uygun şekilde geliştirerek küresel pazarlara sunuyor. Şirket bugün cirosunun önemli bölümünü ihracattan elde ederken, Türkiye’nin bitkisel zenginliğini yüksek katma değerli ürünlerle dünyaya taşımayı sürdürüyor. Takviye edici gıdalar ve aromaterapi ürünleri alanında yaklaşık 23 yıldır faaliyet gösteren Talya Bitkisel, 2025 yılı itibarıyla 6 milyon dolarlık fabrika yatırım sürecini hayata geçirdi. Bu önemli atılım ile birlikte Talya, 2026 yılı itibarıyla gıda takviyeleri alanındaki aylık üretim kapasitesini 1 milyon adetten 10 milyon adede çıkarmayı hedefliyor. Toplam 10 bin metrekarelik alana kurulan üretim tesisinde planlanan yeni üretim hatlarıyla birlikte, şirketin üretim altyapısında kapsamlı bir dönüşüm hayata geçiriliyor. Hedef 40 ülkeden çok daha fazlası Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş: “Türkiye sahip olduğu tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğiyle bu alanda dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahip. Biz de bu potansiyeli yüksek katma değerli ürünlere dönüştürerek yalnızca üretim yapan değil, global ölçekte marka ihraç eden bir yapı oluşturduk. Bugün 40 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz; ancak hedefimiz bu başarıyı çok daha geniş pazarlara taşımak ve Türkiye’yi fitoterapi ile bitkisel ürünler alanında küresel bir üretim merkezi haline getirmek” ifadelerini kullandı.

Güvenli liman algısı gayrimenkul talebini güçlendiriyor Haber

Güvenli liman algısı gayrimenkul talebini güçlendiriyor

Bu yeni eğilim gayrimenkul piyasasında da etkisini gösterirken, turizm altyapısı, yüksek yaşam potansiyeli ve uluslararası talep avantajıyla Antalya, Manavgat ve Side hattı yatırımcıların radarına daha güçlü girmeye başladı. Jeopolitik riskler ve değişen yatırım tercihleri, gayrimenkulde yeni güvenli liman arayışını hızlandırdı. Türkiye’nin Akdeniz hattı, özellikle Antalya-Manavgat-Side ekseni, bu dönüşümün dikkat çeken adreslerinden biri olarak değerlendiriliyor. Turizm altyapısı, yıl boyu yaşam potansiyeli, uluslararası erişim kolaylığı ve artan güvenli destinasyon algısıyla bölge, yalnızca klasik konut yatırımının değil, daha stratejik ve uzun vadeli yatırım modellerinin de merkezlerinden biri haline geliyor. Uzmanlara göre bu ilgi, dönemsel bir hareketten çok yapısal bir yatırım eğilimine işaret ediyor. Gayrimenkul, turizm ve yatırım alanlarında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip girişimci Ahmet Tanır’a göre, son dönemde değişen yatırım davranışlarında güven, erişilebilirlik ve değer koruma potansiyeli çok daha belirleyici hale gelmiş durumda. Turizm destekli gayrimenkul modeli güçleniyor Klasik konut yatırımının ötesine geçen modelde, gayrimenkul artık turizm ekonomisiyle birlikte okunuyor. Sezonluk kira getirileri, kısa dönem kiralama imkanları, döviz bazlı değer üretim potansiyeli ve yaşam odaklı projeler yatırımcı ilgisini artırıyor. Özellikle Side’nin uluslararası bilinirliği ve Manavgat’ın gelişime açık yapısı, bölgeyi yalnızca tatil odaklı değil, yatırım perspektifiyle de güçlü kılıyor. Tanır, “Burada yatırım sadece konut almak değil; turizmle beslenen bir değer zincirine dahil olmak anlamına geliyor. Bu nedenle bölge, klasik yatırım bölgelerinden farklı bir dinamik taşıyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Yaşam odaklı ve uzun vadeli yatırımlar Bölgede yalnızca kısa vadeli yatırım modelleri değil, yaşam temelli yeni yatırım kurgularının da dikkat çekmeye başladığı belirtiliyor. Özellikle uzun süreli yaşam, emeklilik odaklı yerleşim modelleri ve wellness eksenli projeler, Akdeniz hattında yeni bir yatırım segmenti oluşturuyor. Sektör temsilcilerine göre bu dönüşüm, konutu sadece bir varlık değil, yaşam ve gelir modeli olarak konumlandıran yeni bir yatırım yaklaşımına işaret ediyor. Arsa ve proje geliştirmede hareketlilik artıyor Manavgat ve Side hattında artan proje stoğu, arsa geliştirme faaliyetleri ve nitelikli konut projeleri bölgedeki büyümenin diğer dikkat çekici göstergeleri arasında yer alıyor. Villa, rezidans ve karma yaşam projelerine artan ilginin, bölgenin uzun vadeli büyüme potansiyelini desteklediği ifade ediliyor. Bu hareketliliğin geçici olmadığını belirten Ahmet Tanır, “Bugün bu bölge yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım merkezlerinden biri olarak okunmalı” diyor. Doğru lokasyon, doğru zaman, doğru proje Artan ilginin yatırım kararlarını daha stratejik hale getirdiğini vurgulayan Tanır, yeni dönemde doğru lokasyon, doğru zamanlama ve doğru proje seçiminin her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çekerek, “Yatırımcı artık yalnızca fiyat odaklı değil; ulaşım, turizm potansiyeli, yaşam kalitesi ve bölgesel gelişim perspektifiyle karar veriyor. Bu da profesyonel bakışı zorunlu hale getiriyor” dedi. Tanır, özellikle Akdeniz hattının bu anlamda güçlü fırsatlar sunduğunu ifade ediyor. Uzmanlara göre güvenli liman algısı, turizm destekli büyüme ve değişen yatırım tercihleri birlikte değerlendirildiğinde, Akdeniz hattı Türkiye gayrimenkul piyasasında yeni büyüme koridorlarından biri olmayı sürdürüyor. Özellikle Manavgat-Side ekseni, hem değer koruma hem uzun vadeli getiri açısından yatırımcı radarındaki yerini güçlendiriyor.

Franklin Electric İzmir Torbalı’daki yeni Fabrikasını açtı Haber

Franklin Electric İzmir Torbalı’daki yeni Fabrikasını açtı

Franklin Electric, İzmir Torbalı’da kurulan yeni fabrikasının resmi açılışını gerçekleştirdi. 5 milyon Euro yatırımla 14 bin 600 metrekare alana kurulan yeni fabrika, Franklin Electric’in üretim kapasitesini artırmanın yanı sıra, bölgesel lojistik gücünü ve operasyonel verimliliğini de ileri bir seviyeye taşıyacak. Çevre dostu tasarımı, ileri üretim teknolojileri ve sürdürülebilirlik odaklı yapısıyla dikkat çeken tesisin aynı zamanda istihdama katkı sağlaması ve bölge ekonomisine uzun vadeli değer yaratması bekleniyor. Franklin Electric fabrika açılış töreni; Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, DİSK Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, Franklin Electric Global Operasyonlar Yönetim Kurulu Başkanı Brent Spikes, Franklin Electric EMEA Satış Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Apaydın, Franklin Electric EMEA Üretim Operasyonları Direktörü Görkem Aydonat, Franklin Electric çalışanları ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Franklin Electric EMEA Satış Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Apaydın, açılışta gerçekleştirdiği konuşmasında şunları söyledi: “1944 yılında ABD’de kurulan Franklin Electric, başlangıçta bir motor üreticisi olarak faaliyetlerine başlamış, bugün ise başta dalgıç pompalar ve motorlar olmak üzere su sistemleri, enerji ve endüstriyel çözümler alanında küresel bir lider konumuna ulaşmıştır. “Türkiye’yi bölgesel bir merkez haline getirmeyi hedefliyoruz” Franklin Electric olarak, dünya genelindeki üretim tesislerimiz ve satış organizasyonumuzla geniş bir coğrafyaya hizmet sunuyoruz. Türkiye, bizim için stratejik öneme sahip pazarlar arasında yer alıyor. Gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla hem üretim gücümüzü artırmayı hem de Türkiye’yi bölgesel bir merkez haline getirmeyi hedefliyoruz. Faaliyetlerimizi uzun vadeli bir perspektifle ele alıyor, yerel pazara değer katarken global büyüme hedeflerimize de katkı sağlamayı amaçlıyoruz.” 2011 yılında İMPO Motor Pompa’nın gruba katılmasıyla Franklin Electric’in Türkiye yapılanmasının önemli ölçüde güçlendiğini belirten Apaydın, 2018 itibarıyla İMPO’nun tamamen Franklin Electric bünyesine dahil olmasıyla daha güçlü bir organizasyon yapısı ve daha yüksek hedeflerle yola devam ettiklerini ifade etti. Apaydın sözlerine şöyle devam etti: “İzmir Torbalı’da bulunan iki fabrikamız, 400 kişilik uzman kadromuz, güçlü Ar-Ge’miz ve gelişmiş üretim altyapımızla 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirerek küresel ölçekte değer üretiyoruz. Franklin Electric’in mühendislik gücü ve global bilgi birikimiyle desteklenen bu yapı, hem ürün kalitesinin iyileştirilmesine hem de yenilikçi çözümlerin hayata geçirilmesine olanak tanıyor.” Franklin Electric EMEA Üretim Operasyonları Direktörü Görkem Aydonat ise konuşmasında şunları kaydetti: “Bugün yalnızca yeni bir tesisin açılışını değil, aynı zamanda büyüme, yenilik ve güçlü iş birlikleriyle şekillenen yeni bir dönemin başlangıcını da hep birlikte kutluyoruz. Bu büyüme yolculuğunun temelleri, 1969 yılında İzmir’de İMPO Motor Pompa tarafından atıldı. Kuruluş yıllarında özellikle Batı Anadolu’daki tarımsal sulama ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi hedefleyen İmpo, zaman içerisinde tarımsal alanla sınırlı kalmayarak dalgıç motor ve dalgıç pompa teknolojilerine odaklanmış, ürün gamını sürekli genişletmiştir. Bugün 4 ila 10 inç arasında 350’den fazla dalgıç pompa tipi ve 0,5 HP’den 250 HP’ye kadar dalgıç motor üretimiyle, Türkiye’nin sektöründeki en kapsamlı üreticilerinden biri konumundadır. “Geleceğe yatırım yaparak büyümemizi sürdürüyoruz” İMPO Motor Pompa’nın 2018 yılında Franklin Electric bünyesine katılmasıyla birlikte, şirketin global entegrasyon süreci hız kazanmış; üretim gücü, mühendislik kapasitesi ve uluslararası rekabet yetkinliği daha da güçlenmiştir. Bugün geldiğimiz noktada, yalnızca mevcut kapasitemizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğe yatırım yaparak büyümemizi sürdürüyoruz. Kalite ve Ar-Ge yatırımları da İMPO’nun büyüme sürecindeki en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, yıllar içinde markamızın “güvenilir yerli üretici” algısını güçlendirmiş; hem yurt içinde hem de yurt dışında tercih edilen bir marka haline gelmesine olanak sağlamıştır” dedi.

Gayrimenkulde yatırım rotası Akdeniz’e kaydı Haber

Gayrimenkulde yatırım rotası Akdeniz’e kaydı

Türkiye’de gayrimenkul piyasasında dengeler yeniden şekillenirken, yatırımcıların rotası turizmle entegre, değer üretme potansiyeli yüksek bölgelere yöneliyor. Bu dönüşümde öne çıkan lokasyonların başında ise Antalya’nın Manavgat ve Side hattı geliyor. Yalnızca dönemsel bir ilgi değil, sürdürülebilir talep yapısı ve güçlü yatırım dinamikleriyle dikkat çeken bölge, her dönemde değerini koruyan ve geliştiren nadir yatırım alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Gayrimenkul, turizm ve yatırım alanlarında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip girişimci Ahmet Tanır, Akdeniz hattında yatırım dengelerinin değişmediğini, aksine daha da güçlendiğini vurguluyor. “Manavgat ve sıde her dönemde yatırımcının radarında” Bölgenin yalnızca yazlık ya da ikinci konut talebiyle değil, yatırım odaklı bir açıdan değerlendirildiğini belirten Ahmet Tanır, “Manavgat ve Side, turizm potansiyeli, doğal ve tarihi zenginlikleri ve gelişen şehir yapısıyla Türkiye’de yatırım açısından her zaman güçlü bir konumda oldu. Bugün de bu değişmiş değil. Aksine, artan talep ve gelişen projelerle birlikte bölge yatırımcılar için daha stratejik hale geliyor.” Dedi. Turizm gücü yatırım değerini destekliyor Özellikle Side’nin uluslararası bilinirliği ve Manavgat’ın geniş gelişim alanı, bölgeyi farklı yatırım segmentleri için cazip hale getiriyor. Yüksek sezonluk kira potansiyeli, kısa dönem kiralama modeli ve döviz bazlı gelir imkânı, yatırımcıların ilgisini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Turizmle entegre bir gayrimenkul yapısına sahip olan bölgede yatırım, klasik konut anlayışının ötesine geçtiğini belirten Tanır, “Burada yatırım sadece bir konut almak değil; doğru lokasyonda, doğru projeye dahil olarak uzun vadeli bir değer yaratmak anlamına geliyor.” İfadelerini kullandı. Yeni projeler ve arsa geliştirme hareketliliği dikkat çekiyor Manavgat’ta son dönemde artan proje üretimi ve arsa geliştirme faaliyetleri, bölgenin büyüme potansiyelini ortaya koyuyor. Özellikle villa, site ve rezidans projelerine olan talep artarken, yatırımcıların arsa tarafında da daha bilinçli hareket ettiği gözlemleniyor. Bölgedeki bu hareketliliğin kalıcı olduğuna dikkat çeken Tanır, “Manavgat, gelişmeye açık yapısıyla yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım bölgeleri arasında yer alıyor” ifadelerini kullanıyor. “Doğru yatırım için uzmanlık şart” Artan talep ile birlikte yatırım kararlarının daha stratejik hale geldiğini belirten Tanır, yatırımcıların profesyonel destek almadan hareket etmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bugün en kritik konu doğru yer, doğru proje ve doğru zaman üçlüsünü bir araya getirebilmek. Bu da ancak bölgeyi iyi tanıyan, sahaya hakim bir bakış açısıyla mümkün.” Dedi. Akdeniz’de değer kaybetmeyen yatırım hattı Manavgat ve Side, turizm gücü, altyapı gelişimi ve artan yatırım ilgisiyle Türkiye’de gayrimenkul yatırımının en güçlü bölgeleri arasında yer almaya devam ediyor. Uzmanlara göre, bu bölgede doğru yapılan yatırımlar, hem kısa vadeli getiri hem de uzun vadeli değer artışı açısından önemli fırsatlar sunuyor.

TCK BY Kıraç’tan 2026’ya 8 milyar TL ciro hedefi Haber

TCK BY Kıraç’tan 2026’ya 8 milyar TL ciro hedefi

TCK by Kıraç markasıyla yol güvenliği, enerji ve savunma sanayinde faaliyet gösteren Kıraç Galvaniz, gerçekleştirdiği yatırımcı sunumunda büyüme stratejisini, yeni yatırımlarını ve küresel hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya yerli ve yabancı yatırımcılar, portföy yönetim şirketleri ve finans kuruluşları yoğun ilgi gösterdi. Bozüyük yatırımıyla üretimde sıçrama 2025 yılında devreye alınan ve yaklaşık 1,35 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip Bozüyük entegre üretim tesisi, şirketin kapasite ve verimlilik yapısında belirleyici rol oynadı. Dijital izlenebilirlik sistemleri, robotik hatlar ve çevreci galvaniz teknolojileriyle donatılan tesis, TCK by Kıraç’ın operasyonel verimliliğini artırarak şirketi bölgesel üretici konumundan küresel rekabet düzeyine taşıdı. Bursa Başköy’de yapımı devam eden ve makine parkuru hariç inşaat ve altyapı yatırım harcamasının 500 milyon TL olması öngörülen yeni üretim tesisinin 2027 yılında tamamlanması hedefleniyor. Savunma ve Enerjide stratejik konumlanma Kıraç Galvaniz, savunma sanayinde attığı adımlarla yalnızca üretim kapasitesini değil, küresel sistemlere entegrasyon gücünü de yukarı taşıyor. Şirketin NATO Support and Procurement Agency (NSPA) tedarik sistemine kabul edilmesi, uluslararası savunma projelerine doğrudan erişim sağlayan kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE) tedarikçi platformuna dahil olunması, yerli projelerdeki operasyonel rolünü derinleştiriyor. Bu çift yönlü konumlanma, TCK by Kıraç’ı hem global hem de yerel savunma ekosisteminde aktif bir oyuncu haline getiriyor. Enerji tarafında ise güneş enerjisi altyapı konstrüksiyonları üretimiyle büyümesini sürdüren şirket, yenilenebilir enerji yatırımlarındaki ivmeyi fırsata çevirerek portföyünü genişletiyor. Yol güvenliği sistemleri, solar enerji altyapısı ve savunma sanayi olmak üzere üç ana iş kolunda ilerleyen bu yapı; Avrupa, Orta Doğu ve Balkanlar’da süren faaliyetlerin yanı sıra Gürcistan ve Romanya’daki yapılanmalarla desteklenerek uluslararası pazarlarda daha derin ve sürdürülebilir bir büyüme modeline dönüşüyor.Müşteri portföyünde Amerika’ dan Çin’ e kadar sektörlerinde önemli birçok firmayla işbirliği yapan TCK by KIRAÇ, global şirket olma vizyonuyla çalışmalarını büyük bir tititizlikle yürütüyor. “Küresel oyuncu konumumuzu güçlendiriyoruz” TCK by Kıraç Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, şirketin dönüşüm sürecine ve küresel hedeflerine dikkat çekti. Malçok, “son yıllarda hayata geçirdiğimiz yatırımlar ve stratejik adımlar sayesinde, TCK by Kıraç’ı küresel ölçekte rekabet eden bir yapıya taşıdık. Bozüyük fabrika yatırımımız ve planladığımız yeni tesislerle üretim gücümüzü büyütürken; savunma sanayi, solar enerji ve yol güvenliği sistemlerinde kurduğumuz dinamik yapı ile daha güçlü, daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir bir küresel oyuncu haline geliyoruz” dedi.

 Teksüt en başarılı ihracatçılar arasında Haber

 Teksüt en başarılı ihracatçılar arasında

Başarılı İhracatçılar 2025 Ödül Töreni’nde Teksüt adına ödülü Teksüt İhracat Uzmanı Deniz Yavuz Balcan aldı. Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen yurtdışında başarılı olmanın yolunun üretim gücü, kalite, bilgi ve deneyimden geçtiğini paylaştı. Teksüt olarak bu yıl kuruluşlarının 70. yılında aldıkları bu ödülün kendileri için çok anlamlı olduğunun altını çizdi. Süt ve süt ürünleri sektörü olarak dünya ile rekabet gücüne sahip olduklarını paylaşarak Teksüt olarak taşıdıkları bayrağı daha da ileriye götürme kararlılığında olduklarını aktardı. Türkiye’nin en köklü süt ve süt ürünleri kuruluşu Teksüt, İstanbul Avrupa, İstanbul Anadolu, Bursa, İzmir ve Ankara Bölge müdürlükleri ve dağıtım merkezleri ile Türkiye’nin büyük bir kısmına ürünlerini ulaştırıyor. Marketlerin yanı sıra Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarında ürünlerini müşterileri ile buluşturuyor. Türkiye’nin süt ve süt ürünlerini 4 kıtada 43 ülkeye ihraç ediyor. İhracat yaptığı ülkeler Japonya’dan Amerika’ya kadar 4 kıtada geniş bir coğrafyaya dağılıyor. Aldıkları ödülü değerlendiren Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen belirsizliklerin arttığı dünyada en iyi sonucu elde edebilmek için gelişmeleri çok yakından takip ettiklerini paylaştı. Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Özmen, düzenli ve planlı bir şekilde hem yurt içinde hem de yurtdışında satışlarını artırmak için çalışmalar yaptıklarını aktararak şunları söyledi: “Teksüt olarak üretim, kalite, satış, pazarlama ihracat ve insan kaynakları da dahil olmak üzere bir bütün olarak hareket ediyor, planlamalar yapıyoruz. Hem Türkiye’de hem de yurtdışında Teksüt ürünlerinin pazar payını artırabilmek için üretim altyapımızı güçlendiriyoruz, çalışanlarımıza yatırım yapıyoruz. Teksüt olarak hem Asya’daki hem de Avrupa’daki fuarlara katılıyoruz, gelişmeleri yakından takip ediyoruz.” 70 yıldır süt ürünleri üretiyor Mert Özmen sözlerine şöyle devam etti; “Ülkemizin gücünü, dinamik yapısını, daha başarılı işler yapmak için sahip olduğu enerjiyi bu tür organizasyonlarda görmek, ileriye dönük planlarımızı ve yatırımlarımızı yaparken en bize en büyük motivasyon kaynağı oluyor. Teksüt olarak büyüme hedefimizde bir değişiklik olmadan aynı kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kuruluş tarihimiz olan 1956 yılı itibarıyla bugün Türkiye’nin en köklü süt ve süt ürünleri firmasıyız. Bugün hem Türkiye’de hem de dünyanın 43 ülkesinde ürünlerimizi sunmanın gururunu yaşıyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.