SON DAKİKA
Hava Durumu

#Wall Street

Ekometre - Wall Street haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Wall Street haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

New York borsası yükselişle açıldı Haber

New York borsası yükselişle açıldı

Yapay zeka şirketlerine yönelik alımlar teknoloji hisselerini desteklerken yatırımcıların odağı Meta ve Tesla’nın açıklayacağı bilançolara çevrildi. Wall Street’te bilanço sezonu etkisi ABD pay piyasalarında açılışta pozitif seyir izlendi. Dow Jones endeksi yüzde 0,29 artışla 52.652,85 puana yükseldi. S&P 500 endeksi yüzde 0,30 kazançla 7.736,43 puana, Nasdaq endeksi ise yüzde 0,66 yükselişle 26.601,73 puana ulaştı. Şirketlerin üçüncü çeyrek finansal sonuçları yatırımcıların kararlarında belirleyici olurken yapay zeka odaklı hisselerdeki yükseliş piyasaları destekledi. SpaceX’in geliri yüzde 161 arttı Halka arzının ardından ilk kez finansal sonuçlarını açıklayan SpaceX, üçüncü çeyrekte gelirini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 161 artırdığını bildirdi. Şirket, gelir artışında yapay zeka faaliyetleri ve Starlink abone sayısındaki yükselişin etkili olduğunu açıkladı. Geçen yılın üçüncü çeyreğinde 1,05 milyar dolar net zarar açıklayan şirket, bu yılın aynı döneminde 4,4 milyar dolar net kâr elde etti. Musk’tan 1 trilyon dolara ulaşan gelir tahmini SpaceX Üst Yöneticisi Elon Musk, yatırımcı konferansında şirketin 2027 yılı sonuna ilişkin gelir beklentisini paylaştı. Musk, yıllık gelirin 500 milyar dolar ile 1 trilyon dolar arasında olabileceğini öngördü. SpaceX ve Tesla birleşmesi gündemde Musk, SpaceX ile Tesla’nın olası birleşme seçeneğini değerlendirmek üzere özel komiteler kurduğunu açıkladı. Henüz herhangi bir anlaşmaya varılmadığını belirten Musk, sürecin değerlendirme aşamasında olduğunu ifade etti. Finansal sonuçların ardından SpaceX hisseleri yüzde 8’in üzerinde, Tesla hisseleri ise yüzde 2’den fazla yükseldi. Super Micro hisselerinde yüzde 12’yi aşan yükseliş Yapay zeka sunucularına yönelik güçlü talep, teknoloji şirketlerinin hisselerine de yansıdı. Super Micro, üç aylık gelir beklentisini yükseltmesinin ardından yüzde 12’den fazla değer kazandı. Nvidia ve Advanced Micro Devices hisseleri de açılışta yüzde 2’nin üzerinde yükseldi. Yapay zeka yatırımlarının şirketlerin gelir ve kârlılık görünümüne etkisi, yatırımcıların yakından izlediği başlıklar arasında yer aldı. Netflix hisseleri yüzde 6’dan fazla düştü Teknoloji hisselerindeki genel yükselişe karşın Netflix hisselerinde sert düşüş görüldü. Şirketin dördüncü çeyrek ve yıl geneline ilişkin gelir beklentilerinin yatırımcı beklentilerini karşılamaması, hisselerin yüzde 6’dan fazla gerilemesinde etkili oldu. Netflix’in üçüncü çeyrek geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 12 artarak 12,9 milyar dolara ulaştı. Şirket geçen hafta iş gücünün yüzde 6’sını azaltacağını açıklamıştı. Meta ve Tesla bilançoları bekleniyor Wall Street’te yatırımcıların odağında Meta ve Tesla’nın piyasa kapanışının ardından açıklayacağı finansal sonuçlar bulunuyor. Şirketlerin gelir ve kârlılık performanslarının yanı sıra gelecek döneme ilişkin öngörüleri de piyasaların yönü açısından önem taşıyor. Brent petrol 100 doların üzerinde Orta Doğu’daki gerilim ve enerji arzına ilişkin endişeler petrol fiyatlarını etkilemeye devam etti. Brent petrolün varil fiyatı sınırlı gerilemeye rağmen 100 doların üzerindeki seyrini korudu. ABD 10 yıllık tahvil faizi geriledi Tahvil piyasasında ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi yüzde 5,088 seviyesine geriledi. Bilanço sezonundan gelen sonuçlar, yapay zeka şirketlerindeki fiyat hareketleri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve tahvil getirileri, yatırımcıların Wall Street’in yönünü belirlemek için izlediği temel göstergeler arasında yer aldı.

Wall Street’te risk artıyor Haber

Wall Street’te risk artıyor

S&P 500 zirvesine yakın seyrederken endeksteki medyan hisse kendi zirvesinin yüzde 15 gerisinde kaldı. Banka, 2027 için tüketim ve savunmacı sektörlerde fırsat görüyor. Goldman Sachs, Wall Street’te yükselişin devam edebileceğini ancak performansın sınırlı sayıda hissede yoğunlaşmasının piyasa risklerini artırdığını belirtti. Bankaya göre S&P 500 tarihi zirvesine yakın seyrederken endeksteki hisselerin büyük bölümü aynı performansı gösteremiyor. S&P 500 zirveye yakın, hisselerin çoğu geride Goldman Sachs stratejisti Ben Snider ve ekibinin 16 Ekim tarihli raporuna göre S&P 500 endeksi tarihi zirvesinin yalnızca yüzde 2 altında bulunuyor. Buna karşılık endeksteki medyan hisse, kendi zirvesinin yüzde 15 gerisinde işlem görüyor. Piyasa genişliğinin teknoloji balonu döneminden bu yana en dar seviyelerinden birine yaklaştığı belirtilirken bankanın momentum faktörü, raporun kapsadığı haftada yüzde 8 geriledi. Stratejistler, yükselişin daha geniş bir hisse grubuna yayılabileceğini ancak mevcut lider hisselerde yaşanabilecek geri çekilmelerin momentum stratejilerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Kâr beklentileri yükseliyor Goldman Sachs, S&P 500 şirketlerinin hisse başına kârının 2026’da 375 dolar, 2027’de 415 dolar ve 2028’de 460 dolar olmasını bekliyor. Banka, kâr büyümesini 2026 için yüzde 36, 2027 için ise yüzde 11 olarak tahmin ediyor. Tek seferlik muhasebe etkilerinden arındırılmış büyüme beklentileri sırasıyla yüzde 29 ve yüzde 18 seviyesinde bulunuyor. 2027 tahmini piyasa beklentilerine yakın seyrederken 2028 için öngörülen 460 dolarlık hisse başına kâr, piyasa konsensüsünün yaklaşık yüzde 7 altında kalıyor. Yapay zekânın kârlılığa katkısı azalabilir Goldman Sachs, yapay zekâ yatırımlarının S&P 500 şirketlerinin kâr büyümesinin yaklaşık yarısını oluşturduğunu hesaplıyor. Ancak yatırım harcamalarındaki artışın yavaşlaması ve amortisman giderlerinin yükselmesiyle yapay zekânın kârlılığa katkısının azalabileceği belirtiliyor. Banka ayrıca yüksek faizlerin ve petrol fiyatlarının ekonomik büyümeyi sınırlayabileceğine, şirket kâr tahminlerinde yukarı yönlü revizyon alanının daraldığına dikkat çekiyor. Bilanço sürprizleri zayıflıyor Üçüncü çeyrek bilançosunu açıklayan şirketlerin yüzde 53’ü kâr beklentilerini bir standart sapmadan fazla aştı. Önceki dört çeyrekte bu oran ortalama yüzde 64 seviyesindeydi. Goldman Sachs’a göre bu gerileme, şirket kârlarında olumlu görünüm sürse de beklentileri aşan sonuçların önceki dönemlere kıyasla zayıfladığına işaret ediyor. Tüketim hisselerinde fırsat aranıyor Goldman Sachs, 2027’de enflasyonun, enerji fiyatlarının ve faizlerin gerilemesinin hane halkının satın alma gücünü desteklemesini bekliyor. En düşük gelirli yüzde 20’lik kesimde reel gelir artışının 2026’daki yüzde 0,4 seviyesinden 2027’de yüzde 1,8’e yükselmesi öngörülüyor. Düşük gelirli tüketicilere duyarlı hisselerden oluşan Goldman Sachs sepeti, ekim başından bu yana yüzde 7 değer kazandı. 23 savunmacı hisse öne çıktı Goldman Sachs, ekonomik büyümede daha sert yavaşlama ihtimaline karşı sağlık ve temel tüketim sektörlerinden düşük fiyat oynaklığına ve yüksek serbest nakit akışı getirisine sahip 23 şirket belirledi. Son dört çeyreklik serbest nakit akışı getirilerinde Tyson Foods yüzde 11 ile öne çıktı. Royalty Pharma, CVS Health ve J.M. Smucker yüzde 9; Kroger ve Cardinal Health yüzde 8; HCA Healthcare ve Hormel Foods ise yüzde 7 seviyesinde yer aldı. Banka, ekonomik büyümenin pozitif ancak yavaşladığı dönemlerde hisse getirilerinin değerleme artışından çok şirket kârlarıyla desteklendiğini vurguladı.

New York Borsası haftaya yükselişle başladı Haber

New York Borsası haftaya yükselişle başladı

ABD hisse senetleri, enerji fiyatlarındaki gerileme ve tahvil getirilerindeki düşüşün etkisiyle haftaya pozitif başladı. Açılışta Dow Jones endeksi 254 puan artarak 51 bin 936,76 seviyesine yükseldi. S&P 500 endeksi yüzde 0,55 değer kazanarak 7 bin 692,83 puana çıktı. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise yüzde 0,76 yükselişle 26 bin 723,19 puana ulaştı. Nasdaq, üç ana endeks arasında en güçlü açılışı gerçekleştirdi. Petrol fiyatlarındaki düşüş piyasaları destekledi Piyasalardaki olumlu havanın temel unsurlarından biri petrol fiyatlarındaki gerileme oldu. Brent petrolün varil fiyatı, Orta Doğu’da diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine yönelik beklentiler ve Körfez bölgesindeki arz akışının toparlandığına ilişkin işaretlerle 101 dolar seviyesine geriledi. Enerji fiyatlarındaki düşüş, son dönemde artan maliyetlerin enflasyon üzerindeki baskısını azaltabileceği beklentisini güçlendirdi. Bu gelişme, küresel hisse senedi piyasalarında risk iştahını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. ABD tahvil getirileri geriledi Wall Street’te yükselişi destekleyen bir diğer gelişme tahvil piyasasında yaşandı. ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi, geçen hafta yüzde 5 seviyesinin üzerine çıkmasının ardından yeni haftada geri çekildi. Uzun vadeli tahvil faizlerindeki düşüş, özellikle teknoloji ve büyüme şirketlerinin değerlemeleri üzerindeki baskıyı hafifletti. Faizlerdeki gerileme, yatırımcıların yeniden daha riskli varlıklara yönelmesine katkı sağladı. Piyasalarda Trump-Şi zirvesi izleniyor ABD ile Çin arasındaki diplomatik temaslar da yatırımcıların gündemindeki önemli başlıklardan biri oldu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, New York’taki görüşmelerini tamamladı. Görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında 24 Eylül’de yapılması planlanan zirvenin gündemini şekillendirmesi bekleniyor. Zirvede ticaret ateşkesinin sürdürülmesi, yapay zekâ, kritik tedarik zincirleri ve jeopolitik gelişmelerin ele alınması öngörülüyor. İki ülke arasında kapsamlı bir politika değişikliği beklentisi sınırlı kalırken, ticari gerilimin yeniden tırmanmaması piyasalarda olumlu karşılanıyor. Yapay zekâ hisselerinde toparlanma Geçen hafta satış baskısıyla karşılaşan teknoloji ve yarı iletken şirketlerinde yeni haftada toparlanma görüldü. Yapay zekâ talebinin güçlü kalmaya devam ettiğine ilişkin değerlendirmeler, teknoloji hisselerine yönelik ilgiyi destekledi. Intel, AMD ve Super Micro Computer gibi çip ve yapay zekâ yatırımlarıyla bağlantılı şirketlerde yükselişler görüldü. Yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımların devam etmesi, sektör hisselerinde toparlanmayı destekleyen temel unsurlar arasında yer aldı. Accenture ve Anthropic’ten 2 milyar dolarlık yapay zekâ anlaşması Teknoloji sektöründe öne çıkan gelişmelerden biri, Accenture ile Anthropic arasında yapılan yeni anlaşma oldu. İki şirket, ileri yapay zekâ modellerinin bağımsız olarak değerlendirilmesi ve güvenlik testlerinin yürütülmesi amacıyla önümüzdeki beş yıl içinde toplam en az 2 milyar dolarlık kaynak ayıracaklarını açıkladı. Anlaşmanın ardından Accenture hisselerinde yükseliş görülürken, gelişme yapay zekâ güvenliği ve altyapısına yönelik yatırımların devam ettiğine ilişkin beklentileri destekledi. Fed politikası belirsizliği sürüyor Borsalardaki yükselişe rağmen para politikası kaynaklı riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Fed, geçen hafta politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Piyasalarda ekim ayında yeni bir faiz artışı yapılabileceğine ilişkin beklentiler de izlenmeye devam ediyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, güçlü talebin enerji ve diğer arz şoklarıyla birleşmesi halinde enflasyon baskısının artabileceğine dikkat çekti. Yatırımcılar, enerji fiyatlarındaki gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin önümüzdeki günlerde vereceği mesajları da takip edecek. Piyasaların gündeminde dört başlık var Wall Street’te haftanın kalanında Fed yetkililerinin faiz politikasına ilişkin açıklamaları, Trump-Şi zirvesinden çıkacak mesajlar, ABD ile İran arasında doğrudan temas kurulma ihtimali ve petrol fiyatlarının seyri öne çıkacak. Enerji fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi ve tahvil getirilerinin gerilemesi, hisse senedi piyasalarındaki olumlu havayı destekleyebilir. Buna karşılık enflasyon veya faiz artışı beklentilerinin güçlenmesi, piyasalarda oynaklığın yeniden artmasına neden olabilir.

Kısa vadeli rahatlama uzun vadeli risk Haber

Kısa vadeli rahatlama uzun vadeli risk

JPMorgan’dan ABD tahvil hamlesine uyarı: Bankaya göre mali disiplin sağlanmazsa yatırımcıların talep ettiği ek getiri yeniden yükselebilir. ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvillerde geri alım miktarını artırma kararı Wall Street’in önde gelen bankalarını ikiye böldü. JPMorgan, hamlenin kısa vadede tahvil faizlerini aşağı çekebileceğini kabul ederken, ABD’nin temel mali sorunları çözülmeden uygulanacak bir politikanın uzun vadede piyasa güvenini zedeleyebileceği uyarısında bulundu. Jay Barry’nin de aralarında yer aldığı JPMorgan stratejistleri, Hazine’nin attığı adımın borçlanma maliyetlerindeki yükselişi geçici olarak hafifletebileceğini ancak yüksek faizlerin arkasındaki yapısal nedenleri ortadan kaldırmayacağını değerlendirdi. JPMorgan’a göre sorun borç maliyetinden daha derin Bankanın analizinde, tahvil geri alımlarının yüksek borçlanma maliyetlerini baskılayabileceği ancak ABD'nin mali görünümündeki temel bozulmayı tek başına düzeltemeyeceği vurgulandı. JPMorgan stratejistlerine göre piyasaların asıl odaklandığı konu, yalnızca tahvil faizlerinin hangi seviyeye gerileyeceği değil, Washington'ın artan kamu borcu ve bütçe açığı karşısında ne kadar sürdürülebilir bir mali politika izleyeceği. Bu nedenle geri alım programının, mali konsolidasyonla desteklenmemesi halinde yatırımcıların gözünde geçici bir müdahale olarak kalabileceği ifade edildi. Yüzde 6'lık bütçe açığı alarm veriyor JPMorgan, ABD ekonomisinin tam istihdama yakın seyrettiği bir dönemde bütçe açığının GSYH'nin yaklaşık yüzde 6'sı seviyesinde bulunmasına özellikle dikkat çekti. Normal koşullarda ekonomik büyümenin ve istihdamın güçlü olduğu dönemlerde kamu maliyesinin daha dengeli bir görünüm sergilemesi beklenirken, mevcut tablonun yatırımcılar açısından soru işaretleri yarattığı belirtildi. Banka, kalıcı bir mali disiplin programı olmadan Hazine'nin tahvil piyasasına yönelik hamlelerinin güvenilirlik tartışmasını beraberinde getirebileceği görüşünde. Tahvil faizleri yeniden yükselebilir JPMorgan’ın en önemli uyarılarından biri de borç yönetimindeki olası politika değişikliğine ilişkin oldu. Hazine'nin “düzenli ve öngörülebilir” tahvil ihraç yaklaşımından uzaklaşarak piyasa koşullarına göre daha fırsatçı bir strateji izlemesi halinde yatırımcıların uzun vadeli risk algısının değişebileceği belirtildi. Böyle bir durumda yatırımcıların uzun vadeli tahvilleri elde tutmak için talep ettiği ek getiri, yani vade primi yeniden yükselebilir. Bu gelişme de geri alımların kısa vadede faizler üzerinde yarattığı aşağı yönlü etkinin zamanla ortadan kalkmasına yol açabilir. İki hafta arayla gelen karar dikkat çekti JPMorgan stratejistleri, Hazine'nin son açıklamasının zamanlamasını da olağan dışı buldu. Yeni kararın, eski tahvillerin geri alım takviminin açıklanmasından yalnızca iki hafta sonra gelmesi, Hazine'nin borç yönetimi stratejisinde daha hızlı bir değişime gidip gitmediği sorusunu gündeme taşıdı. Banka, uzun vadeli faizlerin yeniden yükselmesi halinde Hazine'nin uzun vadeli tahvil ihalelerinin büyüklüğünü azaltma seçeneğine daha fazla yönelebileceğini de değerlendirdi. Citi ise tahvil piyasasında fırsat görüyor Citigroup cephesinde ise tablo daha iyimser. Banka, ABD Hazinesinin geri alım hamlesinin tahvil piyasasına destek verebileceğini ve enflasyondaki yavaşlamayla birlikte önümüzdeki dönemde güçlü bir fiyat yükselişinin yaşanabileceğini öngörüyor. Citigroup, bu beklenti doğrultusunda müşterilerine 20 yıllık ABD tahvillerinde alım tavsiyesinde bulundu. İki bankanın değerlendirmeleri, Hazine'nin hamlesinin kısa vadeli etkisi konusunda önemli bir görüş ayrılığı olmadığını, ancak asıl tartışmanın bu desteğin ne kadar sürdürülebilir olduğu üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor. JPMorgan, mali sorunlar çözülmeden faizlerde kalıcı bir rahatlama beklemenin riskli olduğu uyarısını yaparken, Citi mevcut piyasa koşullarının tahvil yatırımcıları için fırsat yaratabileceğini düşünüyor.

Küresel piyasalar baskı altında Haber

Küresel piyasalar baskı altında

Yatırımcılar bugün ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yayımlayacağı toplantı tutanaklarında faiz politikasının geleceğine ilişkin ipuçlarını arayacak. Küresel piyasalarda haftanın üçüncü işlem gününde riskten kaçış eğilimi öne çıkıyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, tahvil piyasalarındaki satış baskısı ve özellikle çip şirketlerinde görülen sert kayıplar hisse senedi piyasalarını aşağı çekiyor. Reuters'a göre ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi salı günü yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyelerinden birine yükseldikten sonra yüzde 5,27 civarında dengelendi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,69 seviyesinde bulunuyor. Petrol 91 doların üzerinde Küresel piyasaların en önemli risklerinden biri enerji fiyatlarındaki yükseliş olmaya devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı 91 doların üzerinde seyrediyor. ABD ile İran arasındaki gerilim ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlikler, petrol arzına yönelik endişeleri canlı tutuyor. Brent petrol salı günü 91,6 dolar civarına kadar yükselmişti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, piyasalar açısından yalnızca enerji maliyetleri anlamına gelmiyor. Daha yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği endişesi, merkez bankalarının faiz indirimleri konusunda daha temkinli davranabileceği beklentisini güçlendiriyor. Tahvil satışları borsaları baskılıyor Küresel tahvil piyasasındaki satış dalgası da riskli varlıklar üzerindeki baskıyı artırıyor. ABD'de uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükselişe Avrupa ve Japonya piyasalarındaki hareketler de eşlik ediyor. Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,9 seviyesinin üzerine çıkarken, Almanya ve Fransa'da uzun vadeli borçlanma maliyetleri de son yılların yüksek seviyelerine ulaştı. Yüksek tahvil getirileri, şirketlerin finansman maliyetlerini artırırken hisse senetlerinin değerlemeleri üzerinde de baskı yaratıyor. Özellikle gelecekteki nakit akışlarına daha yüksek iskonto oranı uygulanan teknoloji şirketleri bu ortamdan daha fazla etkileniyor. Teknoloji hisselerinde sert kayıplar Wall Street'te teknoloji hisselerindeki satışlar salı günü belirginleşti. Nvidia, Micron Technology ve Broadcom gibi çip şirketlerinin hisselerindeki düşüşler, Nasdaq başta olmak üzere ABD borsalarını aşağı çekti. S&P 500 yüzde 0,69, Nasdaq yüzde 1,33 ve Dow Jones yüzde 0,22 geriledi. Asya piyasalarında da teknoloji satışları hızlandı. Güney Kore'de Kospi yaklaşık yüzde 6 düşerken, Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 3'ün üzerinde geriledi. Samsung Electronics ve SK Hynix hisselerindeki sert kayıplar, bölge borsalarındaki satışlarda belirleyici oldu. Gözler Fed tutanaklarında Piyasaların bugün en fazla takip edeceği gelişme ise Fed'in temmuz ayındaki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına ilişkin tutanaklar olacak. Yatırımcılar özellikle Fed üyelerinin enflasyon, enerji fiyatları ve faiz politikasına ilişkin değerlendirmelerine odaklanacak. Son dönemde açıklanan bazı zayıf ABD ekonomik verileri, kısa vadede faiz artışı beklentilerini sınırlarken, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve uzun vadeli tahvil getirilerindeki artış Fed'in önündeki enflasyon riskini yeniden gündeme taşıyor. Bu nedenle tutanaklarda özellikle enflasyonun görünümüne ve faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin ifadeler piyasaların yönü açısından önem taşıyor. Avrupa'da da satış baskısı sürüyor Avrupa borsalarında da tahvil faizleri ve enerji fiyatları nedeniyle risk iştahı zayıf. Fransa'nın CAC 40 endeksi yüzde 0,82, Almanya'nın DAX 40 endeksi yüzde 0,71 ve İtalya'nın FTSE MIB endeksi yüzde 1,06 geriledi. İngiltere'nin FTSE 100 endeksi ise yüzde 0,07 yükseldi. Almanya'da yatırımcı güvenini ölçen ZEW endeksinin ağustosta 34,2 puana yükselmesi ise Avrupa ekonomisine ilişkin beklentiler açısından olumlu bir gelişme oldu. Buna karşın yüksek enerji maliyetleri ve kamu borçlarının finansmanına ilişkin endişeler Avrupa tahvil piyasalarındaki baskının sürmesine neden oluyor. Asya'da teknoloji şoku Asya borsalarında satışların merkezinde teknoloji ve yarı iletken şirketleri yer aldı. Güney Kore'de Kospi yüzde 5,7 gerilerken, Japonya'da Nikkei 225 yüzde 3,1 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 2 değer kaybetti. Hong Kong'da Hang Seng ise yüzde 0,2 yükseldi. Asya piyasalarındaki düşüşte ABD teknoloji hisselerindeki satışların yanı sıra yüksek tahvil getirileri ve küresel faiz beklentileri etkili oldu. Borsa İstanbul güne düşüşle başladı BIST 100 endeksi salı gününü yüzde 0,03 düşüşle 14.127,98 puandan tamamladı. Endeks bugün ise yüzde 0,17 düşüşle 14.103,63 puandan açıldı. Bilişim endeksi açılışta yüzde 1,63 gerileyerek en fazla düşen sektör oldu. Analistler BIST 100'de 14.000 ve 13.900 seviyelerini destek, 14.300 ve 14.400 puanları ise direnç olarak izliyor. Piyasaların gündeminde yoğun veri akışı Bugün yatırımcıların izleyeceği başlıkların başında Fed tutanakları geliyor. Bunun yanında Avro Bölgesi enflasyon verisi ve ABD mortgage başvuruları da takip edilecek. Küresel piyasalarda kısa vadede yönü belirleyecek üç temel unsur ise petrol fiyatları, tahvil getirileri ve Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentiler olacak. Petrolün 90 doların üzerinde kalması ve uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek seviyelerini koruması halinde hisse senetlerinde oynaklığın devam etmesi beklenirken, Fed tutanaklarının vereceği mesajlar piyasanın bundan sonraki yönü açısından belirleyici olabilir.

Altın fiyatları toparlanıyor mu? Haber

Altın fiyatları toparlanıyor mu?

Altın fiyatları salı günü, Ortadoğu’daki çatışmalarda gerilimin azalabileceğine yönelik beklentilerle yükseldi. Ancak artan enerji fiyatlarının ABD’de faiz indirimi umutlarını zayıflatması, değerli metalin son 17 yılın en kötü aylık performansına doğru ilerlemesine neden oluyor. Jeopolitik umutlar fiyatları destekledi Spot altın, yüzde 1,1 artışla ons başına 4 bin 562 dolara yükseldi. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 1,2 değer kazanarak 4.611,30 dolara çıktı. Doların zayıflaması, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için altını daha cazip hale getirdi. Gram altın ne kadar? Ons altın tarafında yaşanan yükselişle birlikte gram altın da yeni güne yukarı yönlü hareket ile başladı. Gram altın yüzde 1,2'lik yükselişle 6 bin 521 lira seviyesinde seyrediyor. Trump sinyali piyasalarda “Risk İştahını” artırdı Tastylive küresel makro başkanı Ilya Spivak, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonu sonlandırmaya açık olduğu yönündeki mesajlarının piyasalarda risk iştahını artırdığını belirtti. Wall Street Journal’ın haberine göre Trump, Hürmüz Boğazı tamamen açılmasa bile operasyonun sona erdirilmesini değerlendirmeye aldı. Piyasalar resesyon riskini fiyatlıyor Spivak, altının yaklaşık bir haftadır dengelendiğini ve özellikle geçen cuma günkü yükselişin dikkat çektiğini ifade etti. Bu yükselişin, ABD tahvil getirilerindeki düşüşle birlikte gerçekleştiğini ve piyasaların İran savaşını ekonomik durgunluk riski olarak görmeye başladığını söyledi. 17 yılın en sert aylık kaybı kapıda Altın, bu ay şu ana kadar yüzde 13’ten fazla değer kaybederek Ekim 2008’den bu yana en sert düşüşüne hazırlanıyor. Güçlü dolar ve bu yıl için faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması, fiyatlar üzerinde baskı yarattı. Buna rağmen altın, çeyrek bazında yaklaşık yüzde 5 artıda kalmayı sürdürüyor. Faiz indirimi beklentileri neredeyse silindi Yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu körükleyebileceği endişesiyle yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın bu yıl faiz indireceği beklentisini büyük ölçüde rafa kaldırdı. Oysa Ortadoğu’daki savaş başlamadan önce piyasalarda iki faiz indirimi beklentisi öne çıkıyordu. FED Temkinli: Bekle-gör politikası Fed Başkanı Jerome Powell, İran savaşının ekonomi ve enflasyon üzerindeki etkilerini görmek için acele etmeyeceklerini belirtti. Powell, merkez bankalarının genellikle petrol fiyatlarındaki artış gibi şokları geçici olarak değerlendirdiğine dikkat çekti. Diğer değerli metallerde güçlü yükseliş Spot gümüş yüzde 3,3 artışla 72,27 dolara, platin yaklaşık yüzde 1 yükselişle 1.916,77 dolara çıktı. Paladyum ise yüzde 2,3 değer kazanarak 1.437,76 dolara ulaştı.

Küresel piyasalar tedirgin Haber

Küresel piyasalar tedirgin

Verinin ayrıntılarında görülen sınırlı tarife etkilerinin önümüzdeki dönem artabileceğine dair endişelerle dolar yükseldi, ABD 30 yıllık tahvil getirisi yüzde 5'i aştı. Barclays döviz stratejisti Skylar Montgomery Koning, ABD’de açıklanan tüketici enflasyonuna ilişkin olarak, “Rakamlar, gümrük vergilerinin temel mallar üzerinde etkisi olduğunu ve bu etkinin bundan sonra daha da artarak Fed’in faiz indirimini sınırlayacağını ve doları güçlendireceğini gösterdi” derken, Bloomberg Dolar Endeksi verinin ardından yüzde 0,4 oranında yükseldi. Monex’ten Helen Given de verinin güvercin Fed üyelerinin umduğu derece ılımlı olmadığını ve 1 Ağustos itibarıyla devreye girecek yeni oranlarla, enflasyonist tarife etkilerinin artacağına dair endişelerin tırmandığını belirtti. Yatırımcıların daha az Fed faiz indirimi fiyatlamasıyla ABD tahvilleri tüm vadelerde değer kaybetti. 30 yıllık ABD tahvillerinin getirisi haziran ayından bu yana ilk kez yüzde 5’i aştı. S&P 500, 6.300 puanı aştıktan sonra geriledi ve günü yüzde 0,4 ekside tamamladı. Wells Fargo & Co.’nun net faiz geliri tahminini düşürmesi üzerine ABD’nin finans devlerinin işlem gördüğü endeks düştü. JPMorgan Chase & Co. nispeten iyi gelen bilançosuna rağmen düşüş yaşadı. Citigroup Inc., hisse geri alım planıyla 2008’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Fed faiz indirim beklentilerinin azalmasıyla Asya borsalarının MSCI göstergesi bu sabah TSİ 08:04 itibarıyla ekside. ABD ve Avrupa vadeli endeksleri de düşüyor.

Küresel piyasalar karışık seyrediyor Haber

Küresel piyasalar karışık seyrediyor

Wall Street borsaları ve tahvil piyasası bugün işleme kapalı olacak. Benzer şekilde İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Hong Kong piyasaları da işlem görmeyecek. Öncesinde ABD borsaları perşembe gününü Trump’ın tarife anlaşmaları konusunda iyimser açıklamaları ile Fed Başkanı Powell’a yönelik şikayetlerini izleyerek karışık bir görünümle tamamladı. S&P 500 yüzde 0,13 ile sınırlı artarken, Nasdaq 100 yatay kapandı. Yatırımcıların gümrük tarifelerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisi konusunda endişeleri S&P 500’ü dokuz hafta içinde yedinci düşüşüne taşırken, Cboe VIX Endeksi önemli bir seviye olan 30’un üzerinde seyretti. Dow Jones Industrial Average’ın en yüksek ağırlığa sahip hissesi olan sağlık sigortası şirketi UnitedHealth Group Inc. hissesi, şirketin, analist beklentilerinin altında kalan bir ilk çeyrek karı rakamı açıklamasının ardından yüzde 22,4 değer kaybetti. Bu da Dow Jones’ın diğer endekslerden tarihi bir ayrışma yaşamasına be günü yüzde 1,3 kayıpla tamamlamasına neden oldu. Bu sabah TSİ 07:16 itibarıyla Asya hisseleri çok sayıda piyasanın tatilde olması nedeniyle düşük hacimli bir yükseliş ortaya koyuyor. Önceki gün Japonya ile tarife anlaşması yolunda “büyük ilerleme” sağlandığını açıklayan Trump’ın Çin’e yönelik daha fazla tarifeden yana olmadığını, AB ile anlaşma sağlanacağına inandığını açıklamasının etkileri izleniyor. Japon Nikkei 225 yüzde 0,9 artarken, Çin borsası CSI 300 ABD yönetiminin gemilerine ücret uygulama hazırlıkları ile yüzde 0,4 düştü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.