SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretim Maliyetleri

Ekometre - Üretim Maliyetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Maliyetleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran'dan ABD ile müzakerelere açık kapı Haber

İran'dan ABD ile müzakerelere açık kapı

Açıklama, enerji piyasalarında ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin risk algısında diplomasi beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. İran, ABD ile diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine ilişkin dikkat çeken bir mesaj verdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ulusal çıkarların korunması şartıyla Washington yönetimiyle müzakerelerin yeniden başlamasının mümkün olduğunu belirtti. Tahran'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Bekayi, çeşitli arabulucu ülkeler aracılığıyla İran'a mesajlar iletildiğini ifade ederek, diplomasi seçeneğinin tamamen masadan kalkmadığını söyledi. Bekayi, "Ulusal çıkarlarımız gözetildiği takdirde ABD ile müzakerelerin yeniden başlaması mümkün. İran, gerektiğinde diplomasiyle, gerektiğinde ise savunma araçlarıyla ulusal çıkarlarını korumaya devam edecektir." ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı vurgusu İran yönetimi, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı konusundaki tutumunu da yineledi. Bekayi, boğaz üzerindeki egemenlik haklarının tartışmaya açık olmadığını belirterek, Hürmüz'ün İran'ın milli güvenliğini tehdit edecek şekilde kullanılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu nedenle bölgede yaşanabilecek her gelişme, uluslararası petrol fiyatları ve enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkili oluyor. Piyasalar diplomasiyi izliyor Ekonomi çevreleri, İran'dan gelen uzlaşı mesajlarının jeopolitik risk primini azaltabilecek gelişmeler arasında değerlendirildiğini belirtiyor. ABD ile İran arasında yeniden diplomatik sürecin başlaması halinde petrol arzına ilişkin endişelerin hafiflemesi ve enerji piyasalarında oynaklığın azalması bekleniyor. Buna karşılık taraflar arasında yeni bir gerilim yaşanması durumunda ise petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü baskı oluşabileceği ifade ediliyor. Türkiye açısından önemi Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından Orta Doğu'daki diplomatik gelişmeler, petrol ve doğal gaz maliyetleri üzerinden enflasyon, cari denge ve üretim maliyetleri üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Bu nedenle piyasalarda, İran ile ABD arasında atılacak diplomatik adımlar yakından takip ediliyor.

Sütaş: Avrupa ile rekabet edemiyoruz Haber

Sütaş: Avrupa ile rekabet edemiyoruz

Yüksek üretim maliyetleri, Türkiye süt ve süt ürünleri sektörünün ihracat performansını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, dünya fiyatlarının üzerinde seyreden üretim maliyetleri nedeniyle ihracat pazarlarında rekabet gücünün zayıfladığını söyledi. 2022 yılında 65 milyon dolarla ihracat rekoru kıran Sütaş'ın dış satışları, artan maliyetlerin etkisiyle 2025 yılında 25 milyon dolar seviyesine geriledi. Bingöl Entegre Tesisleri'nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, Türkiye'nin süt ürünleri üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak maliyet baskısının sektörü zorladığını ifade etti. "Türkiye'nin üretim maliyetleri Avustralya, Yeni Zelanda ve Avrupa'nın üzerinde" diyen Yılmaz, "Bizim 8 bin dolara sattığımız tereyağı Avrupa'da 4 bin 500 dolara bulunabiliyor. Küresel pazarlarda doğal olarak daha düşük maliyetle üretim yapan ülkeler tercih ediliyor. Sektörün önünü açacak düzenlemelerle ihracatın desteklenmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin coğrafi konumu sayesinde çevre ülkelerin süt ürünleri ihtiyacını karşılayabilecek önemli bir üretim merkezi olabileceğini belirten Yılmaz, sektörün gelişimi için üretici ve sanayicinin ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Ulusal Süt Konseyi'nin açıkladığı çiğ süt tavsiye fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, sektörde ortak akıl ve iş birliği kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Olumsuz söylemlerin yatırım iştahını azalttığını belirten Yılmaz, tarım ve gıda sanayisinin birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu vurguladı. Sütaş'ın üreticilere yönelik destek politikalarına da değinen Yılmaz, işletmelerin büyümesini teşvik eden bir model uyguladıklarını belirterek, üretim kapasitesi arttıkça verilen teşviklerin de yükseldiğini söyledi. Öte yandan Yılmaz, 2025 yılında enflasyon yüzde 30'un üzerinde gerçekleşmesine rağmen süt ürünlerindeki fiyat artışlarının yüzde 27 seviyesinde kaldığını belirterek, verimlilik ve Ar-Ge yatırımları sayesinde maliyet baskısını yönetmeye çalıştıklarını ifade etti. Şirketin enerji ihtiyacının önemli bölümünü hayvansal atıklardan elde edilen biyogazdan karşıladığını söyleyen Yılmaz, her yıl yüzde 15-20 büyüme hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.

Savaşın ekonomik dalgası üretim bantlarını zorluyor Haber

Savaşın ekonomik dalgası üretim bantlarını zorluyor

Karadeniz, kısa sürede enerji ve hammadde maliyetlerinde önemli artışlar yaşandığını vurguladı. Mevcut koşulların devam etmesi halinde maliyetlerin hızla yükselebileceğini ve bunun üretim maliyetleri ile tüketici fiyatları üzerinde yeni bir baskı yaratabileceğini ifade etti. Orta Doğu’da yaşanan savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı dalgalanma, Türkiye’de sanayi üretimini de doğrudan etkilemeye başladı. Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, özellikle enerji ve petro-kimya türevli hammaddelere dayalı sektörlerde ciddi maliyet baskısı oluşturuyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, savaşın yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda ekonomik bir dalga yarattığını belirterek, enerji ve hammadde maliyetlerindeki artışın üretim maliyetlerine doğrudan yansıdığını ifade etti. Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin başta plastik sanayisi olmak üzere sanayinin birçok kolunu etkilediğini söyleyen Karadeniz, “Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, plastik sanayisi başta olmak üzere petro-kimya türevli hammaddelere dayalı üretim yapan sektörleri doğrudan etkiliyor. İlk değerlendirmelerimize göre enerji ve hammadde maliyetlerinde kısa süre içinde önemli ölçüde artışlar yaşandı. Mevcut koşulların bu şekilde devam etmesi halinde maliyetlerin hızla yükselebileceğini öngörebiliriz” dedi. Plastik sektöründe hammaddenin üretim maliyetleri içindeki payının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Karadeniz, ürünün türüne göre bu oranın yüzde 70 ile yüzde 85 arasında değiştiğini bildirdi. Çatı kuruluş PLASFED Başkanı, bu nedenle enerji ve hammadde fiyatlarındaki artışın sanayicinin maliyet yapısını ciddi şekilde zorladığını vurguladı. “Maliyet baskısı tüketici fiyatlarına yansıyacak” Sanayicinin maliyet artışlarını mümkün olduğunca kendi içinde dengelemeye çalıştığını ifade eden Karadeniz, ancak artışların uzun süre devam etmesi halinde bunun nihai ürün fiyatlarına yansımasının kaçınılmaz olacağını kaydetti. Karadeniz, “Bu süreç aynı şekilde devam ederse, A’dan Z’ye tüm ürünlerde zam kaçınılmaz olacak ve doğrudan tüketici bu durumdan etkilenecek. Maliyet baskısının özellikle ambalaj, temizlik ürünleri, lojistik ve perakende zincirlerinde artması bekleniyor. Sonuç olarak, maliyetlerin tüketici fiyatlarına yansıması ve daha kritik seviyelere ulaşması olası görünüyor” diye konuştu. “Sanayici son yılların en zor dönemiyle karşı karşıya” Türk sanayicisinin bugüne kadar birçok küresel krizden üretim gücü ve esnekliği sayesinde çıkmayı başardığını hatırlatan Karadeniz, mevcut koşulların sanayici açısından son yılların en zor dönemlerinden birine işaret ettiğini ifade etti. “Enerji ve hammadde maliyetlerindeki artış, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve küresel ticaretteki belirsizlikler üretim maliyetlerini ciddi şekilde yükseltiyor. Özellikle bu dönemde sanayicimizin finansmana ulaşması için acil desteğe ihtiyaç var ve bu desteğin devlet tarafından sağlanmasını bekliyoruz. Buna rağmen sanayicimiz üretimi sürdürmek, ihracatını korumak ve istihdam yaratmak için büyük bir çaba gösteriyor” diyen Karadeniz, üretim ekonomisinin desteklenmesinin Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu vurguladı. “İlk fiyat ayarlamaları ambalaj ürünlerinde görülebilir” Plastik sektörünün birçok sektör için ara malı üretimi yaptığını hatırlatan Karadeniz, maliyet artışlarının ilk etapta bazı ürün gruplarında daha hızlı hissedilebileceğini söyledi. Karadeniz, “İlk aşamada plastik ambalaj ürünleri, tek kullanımlık gıda ambalajları, temizlik ve hijyen ürünlerinin ambalajları ile lojistik ve taşıma ekipmanlarında fiyat ayarlamaları görülebilir. Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde bu fiyat düzenlemelerinin hızla yükselebileceği ihtimali göz ardı edilmemelidir” değerlendirmesinde bulundu. “Enflasyon hedefleri üzerinde risk oluşabilir” Orta Doğu’daki savaşın küresel enerji fiyatlarını yukarı çektiğini belirten Karadeniz, bunun Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyon beklentilerini de etkileyebileceğini söyledi. Karadeniz, “Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her artış üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Savaşın uzun sürmesi halinde yıl sonu enflasyon hedeflerinin tutturulması zorlaşabilir ve yukarı yönlü bir revizyon gündeme gelebilir” dedi. Buna rağmen Türkiye’nin güçlü üretim altyapısına dikkat çeken Karadeniz, sanayicinin kriz dönemlerinde geliştirdiği esnekliğin önemli bir avantaj olduğunu belirterek, enerji piyasalarında hızlı bir normalleşme yaşanması halinde hem üretim maliyetleri hem de enflasyon üzerindeki baskının kontrol altına alınabileceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.