İnşaat sektörünü kamu yatırımları ayakta tutuyor
İnşaat sektörüne ilişkin ikinci çeyrek verileri, sektörün ekonomik büyümeye katkısını sürdürmesine rağmen finansman koşullarındaki sıkılaşmanın etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini gösteriyor. Analizlere göre kamu yatırımları büyümeyi desteklemeye devam ederken, özel sektör yatırımlarındaki yavaşlama sektörün büyüme hızını sınırlıyor.
Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyürken, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri ise yüzde 3 büyüme kaydetti. Böylece sektör üst üste 14 çeyrektir büyümesini sürdürmesine rağmen, önceki yıllarda görülen yüksek büyüme temposunun gerisinde kaldı.
Raporda, sıkı para politikası, yüksek faiz ortamı ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerin yatırım kararları üzerinde belirleyici olmaya devam ettiği belirtiliyor. Deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ile kamu altyapı yatırımları sektöre destek sağlarken, özel sektör yatırımlarındaki zayıflık büyümenin önündeki temel engeller arasında gösteriliyor.
Üretim göstergeleri ise sektörün kapasitesini koruduğuna işaret ediyor. Yapı ruhsatlarındaki artış yeni projeler açısından olumlu sinyal verirken, inşaat güven endeksinin eşik değer olan 100 puanın altında kalmayı sürdürmesi sektör temsilcilerinin geleceğe ilişkin temkinli beklentilerini ortaya koyuyor. İşçilik ve finansman maliyetleri de şirketlerin kârlılığı üzerindeki baskısını sürdürüyor.
Konut piyasasında haziran ayında hareketlenme gözlendi. İlk el konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23,1, ikinci el satışlar ise yüzde 12,5 arttı. Buna rağmen ilk el satışlardaki toparlanmanın sınırlı kalması, yeni konut üretimini destekleyecek talep koşullarının henüz kalıcı şekilde güçlenmediğine işaret ediyor.
Finansman tarafında ise ipotekli konut satışlarında artış yaşansa da krediyle yapılan satışların toplam satışlar içindeki payı yaklaşık yüzde 20 seviyesinde kaldı. Bu görünüm, konut finansmanında tam anlamıyla normalleşme sağlanamadığını ve kredi maliyetlerinin satın alma kararları üzerindeki etkisini sürdürdüğünü gösteriyor.
Uluslararası müteahhitlik hizmetlerinde ise küresel gelişmeler belirleyici olmaya devam ediyor. Yılın ilk yarısında yurt dışında üstlenilen proje hacmi 2,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, jeopolitik riskler ve küresel finansman koşullarının uluslararası proje pazarında büyümeyi sınırladığı değerlendiriliyor.
Analizde ayrıca küresel ekonomide büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edildiği, jeopolitik gerilimler, enerji piyasalarındaki oynaklık ve sıkı para politikalarının hem dünya ekonomisi hem de inşaat sektörü açısından belirsizlikleri artırdığı vurgulanıyor.
Bu versiyon, basın bültenindeki tanıtım dilini çıkararak farklı kaynaklardan derlenmiş araştırma haberi formatına dönüştürülmüş bir metindir.