SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretim

Ekometre - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa ekonomisinde dönüşüm hamlesi başladı Haber

Bursa ekonomisinde dönüşüm hamlesi başladı

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay: “KOBİ’lerimiz İçin Devrim Niteliğinde Projeleri Hayata Geçirmenin Gururunu Yaşıyoruz” Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim ve ihracat hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren TEKNOSAB bünyesinde hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ OSB projesi ile binlerce firmanın modern üretim altyapısına kavuşması ve uluslararası ölçekte rekabet gücünün artırılması adına tarihi bir adım atıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Türkiye Yüzyılı’na Bursa imzasını atacak dev projeyi hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz.” dedi. Bursa 2030 vizyonu doğrultusunda hazırlanan proje; üretim alanlarından teknoloji yatırımlarına, lojistikten finansmana, sektörel kümelenmeden dış ticarete kadar KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu tüm unsurları aynı ekosistem içerisinde buluşturuyor. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yaklaşık 3 bin katılımcıyla gerçekleştirilen lansman organizasyonuna; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin ile sivil toplum kuruluşları, akademik odalar ve sektör temsilcileri yoğun katılım gösterdi. Programda TEKNOSAB KOBİ OSB ve ekosistem içerisinde hayata geçirilecek diğer projelere ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştiren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın üretim ve ticaret hayatında yeni bir dönemi başlattıklarını söyledi. Başkan Burkay, “KOBİ’lerimiz için TEKNOSAB ekosistemi içinde devrim niteliğinde projeleri hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye Yüzyılı’na Bursa’nın güçlü imzasını atacak dev bir dönüşüm hamlesini başlattık. KOBİ'lerimize, Bursamıza ve ülkemize hayırlı olsun.” dedi. “Plansızlığın Gölgesinde Yorulan KOBİ’lerimiz İçin Bir Devir Kapanıyor” Bursa’da 8 bini aşkın KOBİ’nin plansız üretim alanlarında faaliyet gösterdiğine dikkati çeken İbrahim Burkay, işletmelerin yüksek maliyetler, yetersiz üretim alanları, lojistik zorluklar ve depolama sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Kapasitesini artırmak, yeni yatırım yapmak, istihdam sağlamak ve ihracatını geliştirmek isteyen firmaların mekân ve altyapı sorunları nedeniyle verimlilik kaybı yaşadığını ifade eden Burkay, “TEKNOSAB’ın genişleme alanında yer alacak ekosistemde firmalarımız artık enerjilerini üretim alanı, altyapı, lojistik ve depolama sorunlarına değil; üretime, ticarete, teknolojiye ve ihracata yönlenecek. KOBİ’lerimizi planlı, nitelikli ve yüksek teknolojili üretim alanlarıyla buluşturuyoruz.” dedi. Başkan Burkay, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’un ortaya koyduğu irade, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Fatih Kacır’ın destekleri, Valimiz Sayın Erol Ayyıldız’ın liderliğindeki etkili koordinasyon, Büyükşehir Belediyemizin Başkan Vekili Sayın Şahin Biba’nın ve AK Parti İl Başkanımız Sayın Davut Gürkan’ın destekleri, ilgili kurumlarımızın katkıları, yıllardır sürdürdüğümüz mücadeleyi Bursa için büyük bir kazanıma dönüştürdü. Bu vesileyle, sürece katkı sunan tüm kamu kurumlarımıza ve emeği geçen herkese iş dünyamız adına yürekten teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. “Bursa’nın Taşıyıcı Sektörleri Aynı Merkezde Buluşacak” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB bünyesinde Bursa ekonomisinin üretim ve ihracat kapasitesinde önemli paya sahip sektörler için özel kümelenme alanlarının planlandığını açıkladı. Söz konusu projede kimya, plastik ve ambalaj, makine ve metal, kalıp ve otomotiv yan sanayisi, mobilya, kâğıt ve orman ürünleri, elektrik-elektronik ve otomasyon ile tekstil ve hazır giyim sektörlerinin yer aldığını belirten Burkay, ana sanayi firmalarıyla tedarikçilerin aynı üretim ekosisteminde bir araya gelmesiyle işletmeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi, tedarik zincirlerinin daha verimli hale getirilmesi ve firmaların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılmasının hedeflendiğini söyledi. İbrahim Burkay, KOBİ OSB’de firmalara kesintisiz enerji, fiber internet bağlantısı, ileri arıtma sistemleri, güçlü ulaşım altyapısı, yeşil ve akıllı fabrika imkânları sunulduğunu da ifade etti. İhtiyaca Göre Modüler Üretim Alanları TEKNOSAB KOBİ OSB’de firmaların faaliyet alanlarına, üretim kapasitelerine ve büyüme hedeflerine göre farklı büyüklüklerde modüler üretim alanlarının oluşturulacağını açıklayan İbrahim Burkay, şu bilgileri verdi: “İşletmelerimize 500, 1.000, 2.000 ve 3.000 metrekare büyüklüğünde üretim alanı seçenekleri sunuyoruz. Bağımsız bölümler tek katlı veya iki katlı olarak tasarlanabilecek ve her bir üretim biriminin kendisine ait bağımsız girişi bulunacak. Üretim tesislerinde sektörlerin ihtiyaçlarına göre 6, 9 ve 12 metre tavan yüksekliği seçenekleri yer alıyor. Yapılarda yükleme rampaları, tır erişim alanları ve yük asansörleri bulunacak. Akıllı üretim tesisleri, firmaların ihtiyaçlarına göre tek katlı veya çok katlı olarak hayata geçirilecek. Böylece işletmeler, ihtiyaç duydukları alanı daha verimli kullanabilecek ve yatırım maliyetlerini azaltabilecek.” Vali Ayyıldız: "KOBİ’lerimizin Gücü, Şehrimizin ve Ülkemizin Geleceğidir" Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız Bursa'nın üretim gücünün temelinde KOBİ'lerin büyük emeği, girişimciliği ve azmi olduğunu belirterek, şunları söyledi: “KOBİ'lerimizin rekabet gücünü artıracak her yatırım, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır. TEKNOSAB KOBİ OSB de bu anlayışın güçlü bir yansımasıdır. Yüksek teknoloji odaklı yapısı, akıllı üretim altyapısı ve KOBİ'lere sunacağı gelişim imkânlarıyla Bursa'nın sanayi vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Yatırımcının önünü açan, üretimi destekleyen ve sanayicimizin yanında duran bir anlayışla çalışıyoruz. Bu vesileyle, bu vizyoner projeye öncülük eden Bursa Ticaret ve Sanayi Odamıza, Yönetim Kurulu Başkanımıza, emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyor; TEKNOSAB KOBİ OSB'nin Bursa'mıza, iş dünyamıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum." Şahin Biba: “KOBİ OSB Bugünün Değil Geleceğin Projesidir” Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da Bursa’nın KOBİ OSB projesiyle öncülük geleneğine yeni ve güçlü bir halka daha eklediğini söyledi. “Mimar bakışıyla KOBİ OSB projesinin yalnızca üretim alanlarını planlı kılmakla kalmadığını ve bugün şehrimizin ihtiyaç duyduğu düzene de kapı araladığını söyleyebilirim.” ifadelerini kullanan Şahin Biba, “Bu proje uzun yılların birikimiyle kentin öncelikli ihtiyaçlarını gözeterek sektörlerin talepleri dinlenerek ince elenip sık dokunarak oluşturulmuş güçlü bir vizyonun ürünüdür. En önemlisi ortak aklın istişarenin ve uzlaşının eseridir.” dedi. Kentin dört bir yanına dağılmış, büyümekte zorlanan, lojistik ve altyapı sorunları yaşayan işletmelerin planlı bir sanayi ve ticaret alanında faaliyet gösterecek olmasının Bursa'nın geleceği adına son derece önemli bir adım olduğuna işaret eden Şahin Biba, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odamız yıllardır Bursa'nın üretim, ticaret, ihracat ve teknoloji kapasitesinin geliştirilmesi için son derece önemli çalışmalar yürütmektedir. Bu proje de bugünün değil geleceğin projesidir. Bu vesileyle BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay'a değerli yönetim kurulu üyelerine, meclis üyelerine ve odamızın tüm temsilcilerine Bursa'mız için ortaya koydukları çalışma azmi ve şehrimize sundukları katkılar dolayısıyla teşekkür ediyorum.” Yüzde 30 Peşinat, 36 Aya Varan Vade TEKNOSAB KOBİ OSB için yatırımcıların erişebileceği uygun bir finansman modeli oluşturuldu. Kamu bankaları aracılığıyla sağlanması planlanan finansman desteği kapsamında proje bedelinin yüzde 30’u peşin alınacak. Kalan tutar için yatırımcılara 18, 24 ve 36 aylık vade seçenekleri sunulacak. Projenin kamulaştırma süreci Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından yürütülecek. Belirlenen arazi maliyeti yatırımcılara yansıtılacak. İki katlı üretim alanlarında birim başına düşen maliyetin yarıya kadar azaltılması hedeflenecek. TEKNOSAB KOBİ OSB’de ilk teslimatların Aralık 2027’de yapılması, projenin bütününün ise 4 yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor. Organize Ticaret Bölgeleri Kuruluyor TEKNOSAB ekosisteminin önemli bileşenlerinden birini de Organize Ticaret Bölgeleri oluşturuyor. Yapı malzemeleri, makine ve ekipman, elektrik-elektronik ve otomasyon, mobilya ve aksesuarları ile otomotiv yedek parça sektörleri, kendi ihtisas ticaret merkezlerinde faaliyet gösterecek. Organize Ticaret Bölgeleri’nde showroom, ofis, depolama ve lojistik imkanları bir arada sunuluyor. İşletmeler için 200, 300, 500 ve 1.000 metrekare büyüklüğünde modüler alanlar oluşturulacak. Minivan tipi araçların kullanımına uygun tasarlanacak merkezlerde dijital altyapı, modern pazarlama imkanları ve güçlü lojistik bağlantıları yer alacak. Böylece işletmelerin operasyonel maliyetlerinin düşürülmesi ve ticaret hacimlerinin artırılması amaçlanıyor. GIDA OSB İle Tüm Süreçler Tek Merkezden Yönetilecek TEKNOSAB ekosistemi içerisinde Gıda OSB projesi de hayata geçirilecek. Gıda OSB’de üretim, paketleme, soğuk hava depolama, laboratuvar ve sevkiyat birimleri aynı merkezde buluşturulacak. Enerji, su, atık yönetimi, kalite kontrol ve lojistik süreçlerinin tek merkezden yönetilmesiyle ürün güvenliğinin artırılması ve işletmelerin verimliliklerinin geliştirilmesi hedeflenecek. Projeyle Bursa’nın tarım ve gıda alanındaki güçlü potansiyeli modern sanayi altyapısıyla bir araya getirilecek. İnşaat Sektörüne Özel Depolama Alanları İnşaat sektörünün depolama, işleme ve sevkiyat ihtiyaçlarına yönelik özel lojistik alanları da TEKNOSAB bünyesinde oluşturulacak. Projede ortak depolama alanları, güçlendirilmiş zeminler, ihtiyaca göre büyüyebilen açık saha parselleri, kapalı ve yarı açık alanlar ile geniş ulaşım koridorları yer alacak. İnşaat sektöründe faaliyet gösteren firmaların depolama ve sevkiyat süreçlerini aynı merkezden yönetmesi sağlanarak maliyetlerin düşürülmesi ve operasyonel verimliliğin artırılması amaçlanıyor. Savunma Ve Havacılık Firmaları Defence Hub’da Buluşacak TEKNOSAB ekosisteminin stratejik projeleri arasında yer alan Defence Hub, savunma ve havacılık sektörlerinde faaliyet gösteren firmaları aynı merkezde buluşturacak. Merkezde yer alan işletmelerin teşvik ve desteklerden daha etkin şekilde yararlanması, Bursalı firmaların yerlileştirme kapasitesinin artırılması, kalite ve sertifikasyon süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. Ar-Ge, inovasyon ve ileri teknoloji girişimlerinin destekleneceği Defence Hub ile Bursa firmalarının savunma sanayisi projelerinde daha aktif rol üstlenmesi amaçlanıyor. Lojistik Teknopark İlk Yılında Yüzde 126 Değer Kazandı TEKNOSAB ekosisteminde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Lojistik Teknopark’ın ardından bölgede yine aynı modelle TEKNOSAB Data Center hayata geçiriliyor. Ekosistemin dijital kalbi olarak konumlandırılacak veri merkezi, firmalara güvenli, hızlı ve kesintisiz dijital altyapı sunacak. Fiziksel ve siber güvenlik imkanlarına sahip olacak merkez sayesinde KOBİ’lerin yüksek maliyetli bireysel sunucu yatırımları yapmasına gerek kalmayacak. Veri merkezinin, Bursa sanayisinin yapay zeka, akıllı üretim, veri yönetimi ve dijital dönüşüm kapasitesini geliştirmesi hedefleniyor. TEKNOSAB Teknopark İle Fikirler Ürüne Dönüşecek TEKNOSAB Teknopark bünyesinde sanayi, teknoloji ve AR-GE faaliyetleri aynı merkezde buluşturulacak. Akademik bilginin üretime aktarılacağı teknoparkta kuluçka merkezleri, test laboratuvarları ve mentörlük hizmetleri sunulacak. Yapay zeka, akıllı üretim ve ileri teknoloji alanlarındaki girişimlerin desteklenmesiyle yenilikçi fikirlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve Bursa sanayisinin dijital dönüşümünün hızlandırılması amaçlanıyor. TEKNOSAB’da Serbest Bölge Oluşturulacak Proje kapsamında TEKNOSAB bünyesinde bir serbest bölge de kurulacak. Serbest bölgeyle TEKNOSAB’da üretilen katma değerli ürünlerin küresel pazarlarla daha hızlı ve düşük maliyetle buluşturulması hedeflenecek. Firmalara gümrük, vergi ve mevzuat avantajları sunacak serbest bölge, TEKNOSAB’ın demir yolu, kara yolu, otoyol ve liman bağlantılarıyla entegre biçimde faaliyet gösterecek. Projenin Bursa’nın dış ticaret ve ihracat kapasitesine önemli katkı sunması bekleniyor. KOBİ’lerin Finansmana Erişimi Tek Merkezden Sağlanacak TEKNOSAB ekosisteminde hayata geçirilecek “KOBİ Diyalog” merkeziyle işletmelerin finansmana ve danışmanlık hizmetlerine erişimi tek bir noktadan sağlanacak. Merkezde kamu ve özel bankaların KOBİ şubeleri ile KOSGEB, Kredi Garanti Fonu ve İhracatı Geliştirme AŞ gibi kuruluşların temsilcileri hizmet verecek. KOBİ’lere finansman, teminat, kredi derecelendirmesi, borç yönetimi, vergilendirme ve dijital dönüşüm alanlarında destek sağlanacak. Yapay zeka destekli analizlerin de kullanılacağı merkezde, firmalara mali ve kurumsal yapılarını geliştirmeye yönelik danışmanlık hizmetleri sunulacak. “TEKNOSAB KOBİ OSB’de Başvurular Başladı” Tanıtım programıyla birlikte “TEKNOSAB KOBİ OSB’de Ben de Varım” adıyla ön talep süreci de başlatıldı. Firmalar, https://kobiosb.teknosab.org.tr/ uzantılı web sitesinden vergi numaraları veya oda sicil numaralarıyla sisteme giriş yaparak başvurularını gerçekleştirebiliyor

İmalat PMI temmuzda yükseldi ancak daralma sürdü Haber

İmalat PMI temmuzda yükseldi ancak daralma sürdü

İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye İmalat PMI verilerine göre, temmuz ayında endeks sınırlı bir toparlanma gösterse de sektör genelinde zayıf görünüm sürdü. Yeni siparişlerde düşüş devam etti Temmuz ayında yeni siparişlerdeki gerileme devam etti. Düşüş hızı haziran ayına göre yavaşlasa da firmalar, zayıf talep, yüksek fiyat baskıları ve Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin hem iç hem de dış siparişleri olumsuz etkilediğini bildirdi. Özellikle uluslararası pazarlarda talebin zayıf seyretmesi ihracat siparişleri üzerinde baskı oluşturdu. Üretim ve istihdamda zayıf seyir Talepteki durgunluk nedeniyle üretim üst üste ikinci ay geriledi. İstihdamda da düşüş sürerken, çalışan istifeleri personel sayısındaki azalışta etkili oldu. Firmalar zayıf talep nedeniyle satın alma faaliyetlerini ve stok seviyelerini azaltmayı sürdürdü. Maliyet baskısı hafifledi Petrol ve ham madde fiyatlarındaki artış girdi maliyetlerini yükseltmeye devam etti. Ancak girdi maliyetleri enflasyonu üst üste üçüncü ay yavaşlayarak Kasım 2025'ten bu yana en düşük seviyeye geriledi. Nihai ürün fiyatlarındaki artış da yılın başından bu yana en düşük hızında gerçekleşti. Üç sektör üretimini artırdı İSO Sektörel PMI verilerine göre, temmuz ayında izlenen 10 sektörün 3'ü üretimini artırdı. Haziran ayında bu sayı 2 seviyesindeydi. En güçlü üretim artışı giyim ve deri ürünleri sektöründe gerçekleşirken; Elektrikli ve elektronik ürünler,Metalik olmayan mineral ürünler yeniden büyüme bölgesine geçti. Buna karşılık en sert üretim daralması gıda ürünleri sektöründe yaşandı. İhracat siparişlerinde kısmi toparlanma Yeni ihracat siparişleri 10 sektörün 4'ünde artış gösterdi. İstihdamını artıran sektör sayısı ise temmuz ayında 5'e yükselerek şubat ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. En güçlü istihdam artışı elektrikli-elektronik ile kara ve deniz taşıtları sektörlerinde kaydedildi. İSO: Daha istikrarlı bir tablo oluşuyor S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Türkiye imalat sektörünün yılın ikinci yarısına ilk yarının sonuna benzer koşullarda başladığını belirtti. Harker, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin talep üzerinde baskı oluşturduğunu ancak üretimdeki yavaşlamanın hız kesmesinin sektör açısından daha istikrarlı bir görünüme işaret ettiğini ifade etti.

TCMB döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem başladı Haber

TCMB döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem başladı

Yeni düzenlemeyle firmalar destekten katma değerleri oranında yararlanacak, "döviz almama taahhüdü" kaldırılarak yerine döviz pozisyonu sınırı getirilecek. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), rezerv birikimini desteklemek amacıyla uygulanan döviz dönüşüm desteğinde kapsamlı değişikliklere gitti. Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle birlikte firmaların destekten yararlanma şartları yeniden şekillendirilirken, katma değer esaslı yeni bir model hayata geçirildi. Yeni düzenlemeye göre firmalar, ürettikleri katma değer doğrultusunda döviz dönüşüm desteğinden faydalanabilecek. Katma değer hesabında şirketlerin kârlılığı ve iş gücü maliyetleri dikkate alınacak. Böylece üretim ve istihdam odaklı firmaların destek mekanizmasından daha etkin yararlanması hedefleniyor. Düzenleme kapsamında aracı ihracatçılar da yeni bir uygulamaya dahil edildi. Katma değere dayalı limitlerini dolduran aracı ihracatçılar, katma değeri yüksek tedarikçileri adına döviz dönüşüm işlemi gerçekleştirebilecek. Bu durumda destek ödemesi doğrudan tedarikçi firmanın hesabına aktarılacak. Döviz almama taahhüdü kaldırıldı TCMB, döviz dönüşüm desteğinden yararlanacak firmalar için uygulanan "döviz almama taahhüdü" şartını kaldırdı. Bunun yerine firmaların döviz pozisyonlarına ilişkin üst sınır uygulanacak. Destekten yararlanacak şirketlerin döviz pozisyonları, başvuru öncesinde Merkez Bankası tarafından belirlenecek limiti aşamayacak. Ayrıca uygulamanın daha etkin yürütülmesi amacıyla bankaların aracılık rolü güçlendirilirken, süreci destekleyecek ilave tedbirler de devreye alındı. Yeni uygulama 1 Ekim'de başlayacak TCMB'nin yaptığı değişiklikler 1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek. Uygulamaya ilişkin teknik ayrıntılar ise Merkez Bankası tarafından yayımlanacak Uygulama Talimatı ile açıklanacak. Yüzde 3 destek ödemesi uzatıldı Düzenlemeyle birlikte döviz dönüşüm desteğinin temel oranı yüzde 2 olarak belirlenirken, ihracatçılara sağlanan yüzde 3 ilave destek ödemesi ile ihracat bedellerinin yüzde 35'inin Merkez Bankası'na satılması yükümlülüğünün uygulama süresi 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatıldı. Söz konusu geçici uygulamaların süresi 31 Temmuz'da sona eriyordu.

Türkiye ile Tunus ticaretinde yeni iş birliği hamlesi Haber

Türkiye ile Tunus ticaretinde yeni iş birliği hamlesi

İstanbul'da düzenlenen Türkiye-Tunus İşbirliği ve Yatırım Geliştirme Forumu'nda konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye ile Tunus arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, mevcut 1,6 milyar dolarlık ticaret hacminin yeni iş birlikleriyle daha üst seviyelere taşınacağını ifade etti. Tunus Türk Ticaret ve Sanayi Odası (CCITT), Türkiye-Tunus Sanayi ve Ticaret Platformu ile Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu (WCI Forum) iş birliğinde düzenlenen etkinliğe, Türkiye'nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, Tunus'un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier ve iki ülkenin iş dünyası temsilcileri katıldı. "Türkiye stratejik üretim ortağı konumunu güçlendiriyor" Küresel ekonomide tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğine dikkat çeken Gürcan, ülkelerin artık yalnızca ticaret ortağı değil, aynı zamanda stratejik üretim ve yatırım ortağı arayışında olduğunu söyledi. Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen güçlü performans sergilediğini vurgulayan Gürcan, 2026'nın ilk çeyreğinde ekonominin yüzde 2,5 büyüyerek 23 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü, yıllıklandırılmış GSYH'nin ise 1 trilyon 639 milyar dolarla tarihi zirveye ulaştığını belirtti. İhracatta güçlü performans Türkiye'nin dış ticarette dayanıklılığını koruduğunu ifade eden Gürcan, 2025 yılında mal ihracatının 273,4 milyar dolar, hizmet ihracatının ise 122,6 milyar dolar olduğunu, toplam mal ve hizmet ihracatının 396 milyar dolara ulaştığını söyledi. Gürcan, Türkiye'nin Tunus'a ihracatının da 2025 yılında yüzde 11,6 artışla 1,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini kaydetti. Hedef karşılıklı ticaret ve ortak üretim İki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmayı amaçladıklarını belirten Gürcan, hedeflerinin yalnızca Türkiye'nin Tunus'a ihracatını artırmak olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Amacımız hem Tunus'a mal satmak hem de Tunus'un ürettiği ürünleri ülkemize kazandırmak. Karşılıklı ticaret ve yatırım iş birliklerini daha ileri seviyeye taşımak istiyoruz." Gürcan, ekonomik iş birliğinin güçlenmesinin Türkiye ile Tunus arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarını da daha sağlam bir zemine oturtacağını ifade etti. DEİK: Yeni sektörlerde önemli potansiyel var Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Tunus İş Konseyi Başkanı Banu Küçükel de iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 itibarıyla 1,6 milyar dolara ulaştığını belirtti. Küçükel, Tunus'un Afrika pazarına açılan önemli bir üretim ve yatırım üssü olduğuna dikkat çekerek; otomotiv, makine, elektrik-elektronik, tekstil, gıda ve tarım sektörlerinin yanı sıra lojistik, yenilenebilir enerji, sağlık, dijital dönüşüm, yaşlı bakımı ve sanayi yatırımlarında da önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu söyledi. Forum kapsamında Türk ve Tunuslu firmalar arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirilerek yeni ticaret ve yatırım ortaklıklarının temelleri atıldı.

Edge AI ile yapay zeka sahanın merkezine taşınıyor Haber

Edge AI ile yapay zeka sahanın merkezine taşınıyor

Son yıllarda bulut bilişim, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve yapay zeka teknolojilerindeki gelişmeler, kritik sektörlerde dijital dönüşümü hızlandırmaya devam ediyor. Özellikle üretim, enerji, kamu hizmetleri ile ulaşım ve lojistik gibi alanlarda faaliyet gösteren kuruluşlar, yapay zekayı operasyonel süreçlerine entegre ederek verimliliklerini arttırmayı ve daha hızlı karar almayı hedefliyor. Ancak saha operasyonlarında internet bağlantısının her zaman mümkün olmaması, bulut tabanlı yapay zeka çözümlerinin kullanımını sınırlandırabiliyor. “Yapay zeka, küresel ekonomiye yaklaşık 15,7 trilyon dolarlık katkı sağlayacak” Edge AI teknolojisinin bu soruna çözüm sunduğunun altını çizen Getac Teknoloji Şirketi Başkan Yardımcısı Jerry Huang, yapay zeka yeteneklerini doğrudan sahaya taşıyan yeni nesil dayanıklı cihazların kritik sektörlerde önemli bir dönüşüm başlattığını belirtiyor. Son 20 yılda yaşanan teknolojik gelişmeleri değerlendiren Huang, sözlerine şöyle devam ediyor: "20 yıllık süreçte üretim, enerji, kamu hizmetleri ile ulaşım ve lojistik gibi kritik sektörlerde iş yapış biçimlerini köklü şekilde değiştirdi. Bulut bilişim, ölçeklenebilir BT altyapıları ve merkezi veri yönetimi gibi önemli avantajlar sunarken, IoT teknolojileri de gerçek zamanlı izleme, öngörüye dayalı bakım ve otomatik iş akışlarını mümkün hale getirdi. Bugün ise yapay zeka, dijital dönüşümün yeni aşamasını temsil ediyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre yapay zeka, 2030 yılına kadar küresel gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) %14’e kadar katkı sağlayacak ve yaklaşık 15,7 trilyon dolarlık ekonomik değer yaratacak. Bu potansiyel, işletmelerin yapay zekayı operasyonlarına entegre etme konusunda neden bu kadar hızlı hareket ettiğini açıkça ortaya koyuyor." Bağlantı bağımlılığı yapay zekanın yaygınlaşmasını sınırlandırıyor Bulut tabanlı yapay zeka modellerinin güçlü internet bağlantısına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Huang, bunun özellikle saha ekipleri açısından önemli bir kısıt oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: "Uzak tesislerde çalışan bakım mühendisleri, endüstriyel sahalardaki teknisyenler veya zorlu koşullarda görev yapan lojistik ekipleri, ihtiyaç duydukları anda bulut tabanlı yapay zeka araçlarına sürekli erişemeyebiliyor. Bağlantının olmadığı durumlarda ise çalışanlar, kendilerine destek olmak amacıyla geliştirilen teknolojilerden yararlanamama riskiyle karşı karşıya kalıyor." Edge AI ile yapay zeka doğrudan cihaz üzerinde çalışıyor Edge AI yaklaşımının yapay zekayı kullanıcıya yaklaştırdığını belirten Huang, dayanıklı Copilot+ PC'lerin bu dönüşümde önemli rol üstlendiğini söyledi. Huang, "Tamamen bulut işlemeye bağımlı kalmak yerine Edge AI, güçlü yapay zeka uygulamalarının doğrudan cihaz üzerinde çalışmasını mümkün kılıyor. Bu sayede daha hızlı yanıt süreleri, daha yüksek operasyonel bağımsızlık ve bağlantının sınırlı olduğu ortamlarda dahi güvenilir bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Özel Nöral İşlem Birimleri (NPU) ise yapay zeka iş yüklerini doğrudan cihaz üzerinde işleyerek performans, enerji verimliliği ve veri gizliliği açısından önemli avantajlar sağlıyor” açıklamasında bulundu. Saha ekiplerinin çalışma biçimi değişiyor Edge AI teknolojisinin yalnızca teknik bir gelişme olmadığını ifade eden Jerry Huang, bunun saha operasyonlarını doğrudan dönüştürdüğünün altını çizerek şunları söyledi: "Uzak bir trafo merkezinde çalışan saha mühendisi, artık yüzlerce sayfalık teknik dokümanı manuel olarak incelemek yerine yaşadığı sorunu doğal bir dille ifade ederek yapay zekadan saniyeler içinde doğru yönlendirmeleri alabiliyor. Bu yaklaşım yalnızca zamandan tasarruf sağlamıyor; aynı zamanda doğruluğu arttırıyor, duruş sürelerini azaltıyor ve uzmanların bilgi aramak yerine sorun çözmeye odaklanmasına imkan tanıyor." Veri güvenliği ve operasyonel bağımsızlık öne çıkıyor Edge AI çözümlerinin veri güvenliği açısından da önemli avantajlar sunduğunu belirten Huang, verilerin doğrudan cihaz üzerinde işlenmesinin hem güvenliği arttırdığını hem de internet bağlantısına olan bağımlılığı azalttığını ifade etti. Huang, "Yapay zekanın geleceği yalnızca daha güçlü modeller geliştirmekten ibaret olmayacak. Asıl önemli olan, bu teknolojileri onlara en çok ihtiyaç duyan insanların erişimine sunabilmek. Dayanıklı Edge AI çözümleri, yapay zekayı gerçek çalışma ortamlarının gerektirdiği güvenilirlik ve mobiliteyle buluşturarak saha ekiplerinin bulundukları her yerde yapay zeka desteğinden yararlanmasını sağlıyor” açıklamasında bulundu.

Serbest bölgelerden 6,6 milyar dolarlık rekor ihracat Haber

Serbest bölgelerden 6,6 milyar dolarlık rekor ihracat

Böylece serbest bölgeler, ocak-haziran döneminde tüm zamanların en yüksek ihracat seviyesine imza attı. Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, haziran ayında da güçlü performans sürdü. Serbest bölgelerin ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29,5 artışla 1,2 milyar dolara yükselerek aylık bazda da rekor kırdı. Katma değerli ihracatın payı yükseldi Serbest bölgelerin ihracatında teknoloji yoğun ürünlerin ağırlığı artmaya devam etti. İlk altı ayda orta-ileri teknoloji ürünleri toplam ihracatın yüzde 52,2'sini, yüksek teknoloji ürünleri ise yüzde 6,7'sini oluşturdu. Böylece orta-ileri ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam payı yüzde 58,9'a ulaştı. Aynı dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 151,8 olarak gerçekleşirken, serbest bölgelerden yapılan toplam satışlar içinde ihracatın payı yüzde 76,6'ya yükseldi. 86 bin 909 kişiye istihdam Serbest bölgelerde faaliyet gösteren 477'si yabancı sermayeli olmak üzere toplam 1.942 firma, 86 bin 909 kişiye doğrudan istihdam sağladı. Bakanlık verilerine göre faaliyet ruhsatlarının yüzde 44,6'sı üretim odaklı faaliyetlerden oluşurken, bu alandaki pay geçen yıla göre artış gösterdi. Bursa 1 milyar doları aştı Ege Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 8 artırarak 1 milyar 688 milyon dolara çıkarırken, toplam serbest bölge ihracatının yüzde 25,7'sini tek başına gerçekleştirdi. Bursa Serbest Bölgesi ise ihracatını yüzde 33 artırarak 1 milyar 25 milyon dolara yükseltti. Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi'nin ihracatı yüzde 31,9 artışla 284 milyon dolara, Avrupa Serbest Bölgesi'nin ihracatı ise yüzde 10,3 artışla 642 milyon dolara ulaştı. Başta Bursa, Batı Anadolu ve Trabzon olmak üzere yedi serbest bölgede ihracat yüzde 10'un üzerinde artış gösterdi. Ticaret Bakanlığı, serbest bölgelerin yüksek katma değerli üretim ve teknoloji odaklı ihracat üsleri haline getirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Başkan Öztürk: “Konya’mız yılın ilk yarısını ihracatta güçlü bir performansla tamamladı” Haber

Başkan Öztürk: “Konya’mız yılın ilk yarısını ihracatta güçlü bir performansla tamamladı”

Konya’nın haziran ayında ihracatını yüzde 25,5 artırarak 302 milyon 412 bin dolara ulaştırdığını ifade eden Başkan Öztürk, yılın ilk yarısında ise şehrin ihracatının yüzde 3,4 artışla 1 milyar 691 milyon dolar seviyesine yükseldiğini söyledi. Konya’nın üretim, ticaret ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye ekonomisine değer katmaya devam ettiğini belirten Başkan Öztürk, “Küresel ekonomide belirsizliklerin, finansman şartlarında sıkılaşmanın ve ihracat pazarlarında yoğun rekabetin yaşandığı bir dönemde Konya’mızın ihracatını artırması son derece kıymetlidir. Haziran ayında Türkiye ihracatı yüzde 21,8 artarken, Konya ihracatının yüzde 25,5 artış göstermesi, şehrimizin üretim gücünü ve ihracatçı firmalarımızın dinamizmini açıkça ortaya koymuştur” dedi. “Konya haziran ayında 302,4 milyon dolar ihracata ulaştı” TİM verilerine göre Türkiye’nin Haziran 2026 ihracatı 21 milyar 804 milyon dolar olarak gerçekleşirken, Konya’nın aynı dönemdeki ihracatı 302 milyon 412 bin dolar oldu. “Konya il bazında ihracatımız 2025 yılının haziran ayına göre yüzde 25,5, 2026 yılı mayıs ayına göre ise yüzde 10,8 oranında artmıştır. Bu tablo, Konya iş dünyasının değişen şartlara hızlı uyum sağlama kabiliyetini, üretimden vazgeçmeyen güçlü duruşunu ve yeni pazarlara erişme iradesini göstermektedir” ifadelerini kullandı. “İlk yarıda ihracatımız 1,691 milyar dolara yükseldi” 2026 yılının ilk altı ayında Konya’nın ihracatının 1 milyar 691 milyon 66 bin dolara ulaştığını ifade eden Başkan Öztürk, ilk yarı ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 arttığını söyledi. Öztürk, “Yılın ilk yarısında elde ettiğimiz bu sonuç, Konya’nın üretim altyapısının, girişimci ruhunun ve ihracat potansiyelinin güçlü şekilde devam ettiğini göstermektedir. Sanayicimiz, ihracatçımız ve çalışanlarımız zor şartlara rağmen üretmeye, satmaya, yeni pazarlara ulaşmaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam etmektedir. Bu başarıda emeği olan tüm firmalarımızı, ihracatçılarımızı ve alın teriyle üretime katkı sunan çalışanlarımızı gönülden tebrik ediyorum” dedi. “KTO olarak ihracatçımızın yanında olmaya devam ediyoruz” Konya Ticaret Odası olarak ihracatın artırılması, firmaların yeni pazarlara açılması ve dış ticaret kapasitelerinin geliştirilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Başkan Öztürk, KTO’nun eğitim, bilgilendirme, B2B organizasyonları, dış ticaret programları, fuar çalışmaları ve alım heyetleriyle üyelerin yanında olduğunu vurguladı. Başkan Öztürk, “KTO olarak üyelerimizin küresel pazarlarda daha güçlü yer alması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Dış ticaret eğitimlerimiz, ihracata yönelik bilgilendirme programlarımız, ikili iş görüşmeleri organizasyonlarımız, fuar çalışmalarımız ve uluslararası iş birliklerimizle firmalarımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Temel hedefimiz; Konya’mızın ihracatçı firma sayısını artırmak, mevcut ihracatçılarımızın pazar çeşitliliğini güçlendirmek ve şehrimizin Türkiye ihracatından aldığı payı daha yukarı taşımaktır” diye konuştu. “Hedefimiz daha güçlü, daha katma değerli ihracat” Konya’nın makineden otomotiv yan sanayine, tarım makinelerinden gıdaya, ayakkabıdan mobilyaya, savunma sanayinden birçok üretim alanına kadar geniş bir ihracat kapasitesine sahip olduğunu belirten Başkan Öztürk, yeni dönemde katma değerli üretim, markalaşma, dijitalleşme ve pazar çeşitliliğinin daha da önem kazanacağını söyledi. Öztürk, “Konya’nın ihracatta daha güçlü hedeflere ulaşacak potansiyele sahip olduğuna yürekten inanıyoruz. Bunun için üretim kapasitemizi artırmamız, teknolojik dönüşümü hızlandırmamız, katma değeri yüksek ürünlere yönelmemiz ve firmalarımızı yeni pazarlara daha etkin şekilde taşımamız gerekiyor. Konya Ticaret Odası olarak bu hedef doğrultusunda üyelerimizin yanında olmaya, şehrimizin ihracat vizyonuna katkı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Başkan Öztürk, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Haziran ayında ve yılın ilk yarısında ortaya çıkan ihracat performansı, Konya iş dünyasının azmini, üretim gücünü ve rekabet kabiliyetini bir kez daha göstermiştir. Şehrimizin ekonomisine, istihdamına ve ihracatına katkı sunan tüm sanayicilerimizi, tüccarlarımızı, ihracatçılarımızı ve çalışanlarımızı tebrik ediyor; Konya’mızın daha güçlü ihracat hedeflerine hep birlikte ulaşacağına inanıyorum.”

GlassHouse'tan Bursa’ya yatırım Haber

GlassHouse'tan Bursa’ya yatırım

Türkiye’nin lider BT altyapı hizmet sağlayıcısı GlassHouse, yurt içindeki büyümesini sürdürerek Bursa’da yeni ofisini hizmete açtı. e& (etisalat and)’in küresel gücünü yerel uzmanlığıyla buluşturan şirket; yönetilen bulut, SAP ve uçtan uca BT altyapı hizmetlerini bölgedeki kurumlara daha yakından sunmayı hedefliyor. 2004 yılından bu yana Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarının güvenilir BT altyapı iş ortağı olan GlassHouse, büyüme ve yatırım stratejisi doğrultusunda Bursa’da yeni bir ofis açtı. Ülkenin en büyük sanayi ve üretim merkezlerinden biri olan Bursa’da fiziksel olarak konumlanan şirket; bölgedeki kurumların dijital dönüşüm süreçlerine daha yakın, daha hızlı destek vermeyi amaçlıyor. Bursa, 2025'te yaklaşık 18 milyar dolarlık ihracatla Türkiye'nin toplam dış satımının yüzde 6,5'ini karşılayarak İstanbul ve Kocaeli'nin ardından ülkenin üçüncü büyük ihracat merkezi oldu. Otomotivden tekstile, gıdadan ileri üretime kadar geniş bir sanayi ekosistemine ev sahipliği yapan kent; yüksek performanslı, güvenli ve sürdürülebilir BT altyapılarına yönelik hızla artan bir talebe sahne oluyor. GlassHouse yeni ofisiyle bu talebi yerinde karşılayarak, Yönetilen Bulut Hizmetleri, SAP Altyapı ve Danışmanlık Hizmetleri, Veri Yedekliliği ve İş Sürekliliği ile uçtan uca BT yönetimi çözümlerini Bursalı kurumların hizmetine sunacak. 2024 yılında; Orta Doğu, Avrupa, Asya ve Afrika’da 32 ülkede faaliyet gösteren e& grubunun şirketlerinden e& (etisalat and) ailesine katılan GlassHouse, bu güçlü ortaklığın kazandırdığı uluslararası bilgi birikimini sahadaki yerel uzmanlığıyla birleştiriyor. Şirket; İstanbul, Ankara, İzmir, Katar ve Güney Afrika ofislerinin ardından Bursa açılımını da küresel gücünü Anadolu’nun üretim merkezlerine taşıma vizyonunun somut bir adımı olarak konumlandırıyor. “Neredeysen oradayız” anlayışıyla Bursa’da Bursa’ya açılan yeni ofis için değerlendirmede bulunan GlassHouse CEO’su Alp Bağrıaçık; “Bursa, Türkiye’nin üretim ve sanayi gücünün kalbinde yer alıyor. Otomotivden tekstile, bu güçlü ekosistemdeki kurumların rekabette öne geçmesi; esnek, güvenli ve sürdürülebilir bir BT altyapısına sahip olmalarına bağlı. ‘Neredeysen oradayız’ anlayışımızla bu ekosisteme bizzat yakınlaşıyor; yönetilen bulut ve uçtan uca BT altyapı hizmetlerimizi Bursa’daki iş ortaklarımızın hizmetine sunuyoruz” dedi. “Yatırımlarımıza ve büyümemize devam ediyoruz” e& (etisalat and) ailesine katılımlarıyla birlikte küresel bir gücü arkalarına aldıklarını vurgulayan Bağrıaçık; “Sahip olduğumuz uluslararası gücü, GlassHouse’un yerel uzmanlığıyla birleştiriyoruz. Bursa ofisimiz bu vizyonun en somut adımlarından biri. GlassHouse olarak yatırımlarımıza ve büyümemize ara vermeden devam ediyor; kurumların karmaşık BT yükünü üstlenerek onların asıl işlerine, yani büyümeye güvenle odaklanmalarını sağlıyoruz” diye konuştu.

Eğitim ve sanayiyi buluşturan GEBKİM Modeli tanıtıldı Haber

Eğitim ve sanayiyi buluşturan GEBKİM Modeli tanıtıldı

GEBKİM OSB ve GEBKİM Vakfı tarafından geliştirilen model; eğitim, üretim ve istihdam süreçlerini aynı çatı altında buluşturarak öğrencilerin daha mezun olmadan sektörle buluşmasını sağlıyor. Programda ayrıca GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin dönüşüm hikâyesi, istihdam odaklı uygulamaları ve geleceğe yönelik projeleri de katılımcılarla paylaşıldı. Türkiye'nin ilk kimya ihtisas OSB'si olma unvanını taşıyan GEBKİM-Kocaeli Gebze V (Kimya) İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve GEBKİM Vakfı tarafından hayata geçirilen GEBKİM Modeli, 23 Haziran 2026 Salı günü Golden Tulip GEBKİM Otel’de düzenlenen özel programla tanıtıldı. Sanayi, eğitim ve vakıf iş birliğini aynı vizyonda buluşturan modelde GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin dönüşüm hikâyesi, öğrencilerin sahaya hazır yetiştirilmesi, istihdam odaklı projeler ve Türkiye’ye örnek olacak eğitim-sanayi entegrasyonu başlıklarıyla ele alındı. Gerçekleştirilen tanıtım programına, Kocaeli Vali Yardımcısı Ertuğrul Şevket Aksoy, Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Dilovası İlçe Milli Eğitim Müdürü Vedat Çetin, GEBKİM MTAL Müdürü İlknur Bolu, GEBKİM Vakfı yönetim kurulu üyeleri, eğitimciler, sanayiciler ve öğrenciler katıldı. Aracı, "Burada Yaptığımız En Değerli İş Eğitim Oldu" Programın açılış konuşmasını yapan GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, yıllar önce sanayi bölgesinin içerisinde başlayan eğitim yolculuğunun bugün Türkiye'ye örnek gösterilen bir modele dönüştüğünü söyledi. Aracı, "Burası taşlık, dağlık bir yerdi. Fabrikaları kurduk, altyapılarımızı oluşturduk. Ama bence burada yaptığımız en değerli iş eğitime verdiğimiz katkı oldu. İyi ki bu okulu yapmışız. Bu okuldan mezun olup bugün organize sanayi bölgemizde çalışan, üretime katkı sunan gençlerimizi görmek bize gurur veriyor" dedi. Eğitime yapılan yatırımların sadece bugünü değil geleceği şekillendirdiğini vurgulayan Aracı, GEBKİM Modeli'nin sürdürülebilir şekilde büyümeye devam edeceğini ifade etti. Meslek Liselerine yönelik algı değişmeli Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın ise mesleki eğitimin Türkiye'nin kalkınma hedefleri açısından kritik önem taşıdığını belirtti. Meslek liselerine yönelik önyargıların kırılması gerektiğini ifade eden Aydın, "Meslek liselerine kalbur altı öğrenciler geliyor algısını değiştirmeliyiz. İnsanları zorlayarak değil, ilgi ve yeteneklerine göre mesleklerle buluşturmalıyız. Mesleki eğitimde bir öncülük olacaksa bunun liderliğini Kocaeli yapmalıdır" diye konuştu. Aydın ayrıca Türkiye'de mesleki eğitim oranının yüzde 36 seviyesinde olduğunu, bu oranın Kocaeli'de yüzde 47'ye, Dilovası'nda ise yüzde 67'ye ulaştığını belirterek ilçenin bu alanda önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyledi. İstihdam demek huzur ve güç demektir Programda konuşan Kocaeli Vali Yardımcısı Ertuğrul Şevket Aksoy ise GEBKİM Modeli'nin Türkiye genelinde yaygınlaştırılması gereken bir örnek olduğunu vurgulayarak, "İstihdam demek iş demek, aş demek, gelir demek, mutluluk demektir. Bir toplumun istihdam düzeyi arttıkça huzuru ve refahı da artar. Kocaeli'de bugün iş arayan 63 bin kişi bulunurken, sanayimizin 33 bin kişilik personel ihtiyacı var. Bu tablo bize eğitim ile istihdam arasındaki bağın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor" dedi. Sanayinin artık daha nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyduğunu belirten Aksoy, "Kaliteli ve verimli üretim yapamazsanız küresel rekabette geri kalırsınız. Bunun yolu da eğitim ile sanayiyi aynı hedefte buluşturmaktan geçiyor" ifadelerini kullandı. Dilovası eğitimde büyük dönüşüm yaşadı Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu da ilçenin eğitim alanında geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek, "Bir dönem Dilovası'nda birkaç okul vardı. Bugün ise 45 okula ulaştık. Bu gelişimde sanayicilerimizin eğitime verdiği desteklerin çok önemli payı bulunuyor. Dünümüzü unutmadan geleceğe daha güçlü yürümek zorundayız" dedi. Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay ise GEBKİM'in eğitim yatırımlarının ilçeye önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Anaokulundan liseye kadar eğitim alanında yapılan yatırımlar Dilovası'nın geleceğine yapılan yatırımlardır. Bu destekler için GEBKİM ailesine teşekkür ediyorum" diye konuştu. En dezavantajlı okuldan türkiye'ye örnek model doğdu Dilovası İlçe Milli Eğitim Müdürü Vedat Çetin, GEBKİM Modeli'nin temelinde güçlü bir dönüşüm hikâyesi bulunduğunu belirterek, "2017 yılında yapılan değerlendirmelerde o dönemki adıyla Şehit Can Duyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ilimizin en dezavantajlı meslek liselerinden biri olarak karşımıza çıktı. Yaklaşık 129 öğrencisi bulunan okulda kayıt ve devamlılık sorunları yaşanıyordu. GEBKİM OSB ile yapılan iş birliği protokolünün ardından okulun fiziki altyapısı yenilendi, yeni laboratuvarlar ve üretim alanları kuruldu. Bir dönem öğrenci bulmakta zorlanan okul bugün 500 öğrencisiyle Türkiye'nin örnek mesleki eğitim kurumlarından biri haline geldi" dedi. GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü İlknur Bolu ise, "Öğrencilerimizi yalnızca mezun etmiyor, üretime ve istihdama hazır bireyler olarak yetiştiriyoruz. Erasmus+, LCAMP, ELMAS ve TÜBİTAK projeleriyle gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyoruz" ifadelerini kullandı. Gebkim Modeli'nin merkezinde istihdam var Programda yapılan sunumlarda GEBKİM Modeli'nin yalnızca okul başarısına değil, doğrudan istihdama odaklanan bir sistem olduğu vurgulandı. Öğrenciler son sınıfta haftanın üç günü organize sanayi bölgesindeki firmalarda uzun dönem staj yaparken, mezuniyet öncesinde üretim süreçlerini, laboratuvar çalışmalarını, iş güvenliği kültürünü ve sanayi disiplinini sahada öğreniyor. GEBKİM tarafından geliştirilen GEB-LINK sistemi sayesinde mezunlar ile firmalar dijital platformda buluşturulurken, insan kaynakları süreçlerinin daha etkin yönetilmesi hedefleniyor. Türkiye'ye örnek gösterilen model GEBKİM MTAL'nin Erasmus+, LCAMP ve ELMAS Programı gibi ulusal ve uluslararası projelerde elde ettiği başarılar da programda paylaşıldı. Eğitim, sanayi ve sosyal destek mekanizmalarını aynı yapıda buluşturan GEBKİM Modeli'nin, mesleki eğitimde Türkiye'nin örnek uygulamalarından biri olarak gösterildiği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.