SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretim

Ekometre - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Eğitim ve sanayiyi buluşturan GEBKİM Modeli tanıtıldı Haber

Eğitim ve sanayiyi buluşturan GEBKİM Modeli tanıtıldı

GEBKİM OSB ve GEBKİM Vakfı tarafından geliştirilen model; eğitim, üretim ve istihdam süreçlerini aynı çatı altında buluşturarak öğrencilerin daha mezun olmadan sektörle buluşmasını sağlıyor. Programda ayrıca GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin dönüşüm hikâyesi, istihdam odaklı uygulamaları ve geleceğe yönelik projeleri de katılımcılarla paylaşıldı. Türkiye'nin ilk kimya ihtisas OSB'si olma unvanını taşıyan GEBKİM-Kocaeli Gebze V (Kimya) İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve GEBKİM Vakfı tarafından hayata geçirilen GEBKİM Modeli, 23 Haziran 2026 Salı günü Golden Tulip GEBKİM Otel’de düzenlenen özel programla tanıtıldı. Sanayi, eğitim ve vakıf iş birliğini aynı vizyonda buluşturan modelde GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin dönüşüm hikâyesi, öğrencilerin sahaya hazır yetiştirilmesi, istihdam odaklı projeler ve Türkiye’ye örnek olacak eğitim-sanayi entegrasyonu başlıklarıyla ele alındı. Gerçekleştirilen tanıtım programına, Kocaeli Vali Yardımcısı Ertuğrul Şevket Aksoy, Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Dilovası İlçe Milli Eğitim Müdürü Vedat Çetin, GEBKİM MTAL Müdürü İlknur Bolu, GEBKİM Vakfı yönetim kurulu üyeleri, eğitimciler, sanayiciler ve öğrenciler katıldı. Aracı, "Burada Yaptığımız En Değerli İş Eğitim Oldu" Programın açılış konuşmasını yapan GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, yıllar önce sanayi bölgesinin içerisinde başlayan eğitim yolculuğunun bugün Türkiye'ye örnek gösterilen bir modele dönüştüğünü söyledi. Aracı, "Burası taşlık, dağlık bir yerdi. Fabrikaları kurduk, altyapılarımızı oluşturduk. Ama bence burada yaptığımız en değerli iş eğitime verdiğimiz katkı oldu. İyi ki bu okulu yapmışız. Bu okuldan mezun olup bugün organize sanayi bölgemizde çalışan, üretime katkı sunan gençlerimizi görmek bize gurur veriyor" dedi. Eğitime yapılan yatırımların sadece bugünü değil geleceği şekillendirdiğini vurgulayan Aracı, GEBKİM Modeli'nin sürdürülebilir şekilde büyümeye devam edeceğini ifade etti. Meslek Liselerine yönelik algı değişmeli Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın ise mesleki eğitimin Türkiye'nin kalkınma hedefleri açısından kritik önem taşıdığını belirtti. Meslek liselerine yönelik önyargıların kırılması gerektiğini ifade eden Aydın, "Meslek liselerine kalbur altı öğrenciler geliyor algısını değiştirmeliyiz. İnsanları zorlayarak değil, ilgi ve yeteneklerine göre mesleklerle buluşturmalıyız. Mesleki eğitimde bir öncülük olacaksa bunun liderliğini Kocaeli yapmalıdır" diye konuştu. Aydın ayrıca Türkiye'de mesleki eğitim oranının yüzde 36 seviyesinde olduğunu, bu oranın Kocaeli'de yüzde 47'ye, Dilovası'nda ise yüzde 67'ye ulaştığını belirterek ilçenin bu alanda önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyledi. İstihdam demek huzur ve güç demektir Programda konuşan Kocaeli Vali Yardımcısı Ertuğrul Şevket Aksoy ise GEBKİM Modeli'nin Türkiye genelinde yaygınlaştırılması gereken bir örnek olduğunu vurgulayarak, "İstihdam demek iş demek, aş demek, gelir demek, mutluluk demektir. Bir toplumun istihdam düzeyi arttıkça huzuru ve refahı da artar. Kocaeli'de bugün iş arayan 63 bin kişi bulunurken, sanayimizin 33 bin kişilik personel ihtiyacı var. Bu tablo bize eğitim ile istihdam arasındaki bağın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor" dedi. Sanayinin artık daha nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyduğunu belirten Aksoy, "Kaliteli ve verimli üretim yapamazsanız küresel rekabette geri kalırsınız. Bunun yolu da eğitim ile sanayiyi aynı hedefte buluşturmaktan geçiyor" ifadelerini kullandı. Dilovası eğitimde büyük dönüşüm yaşadı Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu da ilçenin eğitim alanında geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek, "Bir dönem Dilovası'nda birkaç okul vardı. Bugün ise 45 okula ulaştık. Bu gelişimde sanayicilerimizin eğitime verdiği desteklerin çok önemli payı bulunuyor. Dünümüzü unutmadan geleceğe daha güçlü yürümek zorundayız" dedi. Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay ise GEBKİM'in eğitim yatırımlarının ilçeye önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Anaokulundan liseye kadar eğitim alanında yapılan yatırımlar Dilovası'nın geleceğine yapılan yatırımlardır. Bu destekler için GEBKİM ailesine teşekkür ediyorum" diye konuştu. En dezavantajlı okuldan türkiye'ye örnek model doğdu Dilovası İlçe Milli Eğitim Müdürü Vedat Çetin, GEBKİM Modeli'nin temelinde güçlü bir dönüşüm hikâyesi bulunduğunu belirterek, "2017 yılında yapılan değerlendirmelerde o dönemki adıyla Şehit Can Duyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ilimizin en dezavantajlı meslek liselerinden biri olarak karşımıza çıktı. Yaklaşık 129 öğrencisi bulunan okulda kayıt ve devamlılık sorunları yaşanıyordu. GEBKİM OSB ile yapılan iş birliği protokolünün ardından okulun fiziki altyapısı yenilendi, yeni laboratuvarlar ve üretim alanları kuruldu. Bir dönem öğrenci bulmakta zorlanan okul bugün 500 öğrencisiyle Türkiye'nin örnek mesleki eğitim kurumlarından biri haline geldi" dedi. GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü İlknur Bolu ise, "Öğrencilerimizi yalnızca mezun etmiyor, üretime ve istihdama hazır bireyler olarak yetiştiriyoruz. Erasmus+, LCAMP, ELMAS ve TÜBİTAK projeleriyle gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyoruz" ifadelerini kullandı. Gebkim Modeli'nin merkezinde istihdam var Programda yapılan sunumlarda GEBKİM Modeli'nin yalnızca okul başarısına değil, doğrudan istihdama odaklanan bir sistem olduğu vurgulandı. Öğrenciler son sınıfta haftanın üç günü organize sanayi bölgesindeki firmalarda uzun dönem staj yaparken, mezuniyet öncesinde üretim süreçlerini, laboratuvar çalışmalarını, iş güvenliği kültürünü ve sanayi disiplinini sahada öğreniyor. GEBKİM tarafından geliştirilen GEB-LINK sistemi sayesinde mezunlar ile firmalar dijital platformda buluşturulurken, insan kaynakları süreçlerinin daha etkin yönetilmesi hedefleniyor. Türkiye'ye örnek gösterilen model GEBKİM MTAL'nin Erasmus+, LCAMP ve ELMAS Programı gibi ulusal ve uluslararası projelerde elde ettiği başarılar da programda paylaşıldı. Eğitim, sanayi ve sosyal destek mekanizmalarını aynı yapıda buluşturan GEBKİM Modeli'nin, mesleki eğitimde Türkiye'nin örnek uygulamalarından biri olarak gösterildiği belirtildi.

ISO 500'de ki Bursalı firmalar Haber

ISO 500'de ki Bursalı firmalar

Bursa hâlâ Türkiye'nin otomotiv başkenti ama otomobille büyüme sürdürülemez İSO 500 deki Bursalı firmalar, sıralamada yükselenler ve düşenler, sektörel dağılımı ve Bursa sanayisinin gelecek perspektifine dair EKOMETRE’nin analizi haberimizde. 2024 yılı araştırmasında Bursa 25 firma İSO 500 listesinde yer alırken, 2025 yılında bu sayı 31’e yükseldi. 2024 yılında listede yer alan Bursalı şirketlerin toplam üretimden satışları yaklaşık 305,7 milyar TL seviyesindeyken, 2025 yılında bu rakam 485,9 milyar TL’ye ulaştı. Buna göre Bursa’nın İSO 500 kapsamındaki üretimden satışları bir yılda yaklaşık 180 milyar TL artarken, büyüme oranı yüzde 59’a yaklaştı. İSO 500 deki Bursalı firmalar, sıralamada yükselenler ve düşenler, sektörel dağılımı ve Bursa sanayisinin gelecek perspektifine dair EKOMETRE’nin analizi: İSO 500'de yer alan başlıca Bursa firmaları Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları (Nilüfer) Tofaş Türk Otomobil Fabrikası (Nilüfer) Bosch Sanayi ve Ticaret (Nilüfer) Borçelik Sütaş Asil Çelik Korteks Türk Prysmian Kablo Coşkunöz Metal Form Beyçelik Gestamp Otomotiv Maysan Mando Karsan Otomotiv Aunde Teknik Tekstil Hitachi Astemo Turkey Otomotiv Uludağ İçecek Çemtaş Marmarabirlik Ak-Pres Leoni Kablo Almaxtex Hastavuk Pro Yem Bu firmaların önemli bölümü otomotiv ve yan sanayide yoğunlaşıyor. Bursa'nın İSO 500'deki ağırlığı hâlâ Türkiye'nin otomotiv başkenti olmasından kaynaklanıyor. Kesinleşen Sıralar ve Değişimler Firma 2025 Sırası Önceki Sıra Değişim Oyak Renault 4 6 ▲ 2 Tofaş 23 11 ▼ 12 Hitachi Astemo Turkey 202 148 ▼ 54 Aunde Teknik Tekstil 282 225 ▼ 57 Yükselenler Önceki açıklanan listelerde yükseliş trendi gösteren ve Bursa sanayisinin yeni yıldızları arasında görülen firmalar: Uludağ İçecek Marmarabirlik Ak-Pres Beyçelik Gestamp Otomotiv Bu firmalar son açıklanan İSO verilerinde önemli sıra kazanımları elde etmişti. Gerileyenler Tofaş Hitachi Astemo Turkey Aunde Teknik Tekstil Özellikle otomotiv sektöründe üretim daralması ve ihracat baskıları nedeniyle bazı büyük oyuncularda sıralama kayıpları görüldü. Ekometre’nin Yorumu "Bursa hâlâ Türkiye'nin otomotiv başkenti; ancak 2025 sonuçları, şehrin sadece otomobille büyüyemeyeceğini gösteriyor." Oyak Renault'un ilk 5'te kalması önemli bir başarı. Buna karşılık Tofaş'ın gerilemesi, otomotivdeki dönüşüm baskısını ortaya koyuyor. Bursa'nın yeni büyüme alanları ise gıda (Sütaş, Pro Yem), içecek (Uludağ), teknik tekstil ve yüksek katma değerli yan sanayi olarak öne çıkıyor. Bursa'nın önümüzdeki dönemde İSO 500'deki firma sayısını artırabilmesi için otomotiv dışı sektörlerin payını yükseltmesi gerekecek.

Hazır giyimde tehdit haritası değişiyor Haber

Hazır giyimde tehdit haritası değişiyor

Rapora göre Türkiye açısından en kritik rakipler artık Bangladeş, Fas ve Tunus olarak öne çıkıyor. Türkiye, Avrupa Birliği dışı hazır giyim tedarikçileri arasında yüzde 9,1 payla üçüncü sırada yer alırken, Çin yüzde 30,9 ve Bangladeş yüzde 19,3 paya sahip bulunuyor. Ancak TGSD, Türkiye'nin asıl rekabeti Avrupa'ya yakınlık avantajını kullanan Fas ve Tunus ile yaşadığına dikkat çekiyor. Yakın üretim avantajı paylaşılıyor Fas ve Tunus, Avrupa markalarına kısa teslim süreleri sunarak Türkiye'nin en önemli avantajlarından biri olan "yakın üretim" modelinde güçlü alternatifler haline geliyor. Her iki ülkenin Avrupa pazarındaki payı henüz yüzde 5 seviyelerinde olsa da son yıllardaki büyüme hızları dikkat çekiyor. Bangladeş ise düşük maliyetli üretim gücü ve Avrupa Birliği'ne sağlanan gümrük avantajları sayesinde özellikle temel ürün gruplarında Türkiye'nin pazar payı üzerinde baskı oluşturuyor. Raporda, sektörün fiyat rekabetine odaklanmak yerine hız, kalite, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve katma değerli üretim alanlarında farklılaşması gerektiği vurgulanıyor. Avrupa bağımlılığı risk oluşturuyor TGSD raporunda Türkiye'nin ihracatta Avrupa pazarına yüksek bağımlılığına da dikkat çekildi. Küresel hazır giyim talebinin yaklaşık yarısı Avrupa kaynaklı olsa da bu durum sektör için önemli bir risk olarak değerlendiriliyor. Dünyanın en büyük hazır giyim ithalatçısı konumundaki ABD'nin yıllık ithalatı 97,9 milyar dolar seviyesinde bulunurken, Türkiye'nin bu pazardaki payı yalnızca yüzde 1,24 olarak ölçülüyor. Almanya ve Hollanda öne çıkıyor Rapora göre Türkiye'nin özellikle Almanya, Hollanda ve İspanya gibi yüksek hacimli Avrupa pazarlarında büyüme fırsatları bulunuyor. Almanya tek başına 22,7 milyar euro tutarında AB dışı hazır giyim ithalatı gerçekleştirirken, Hollanda Avrupa'nın önemli dağıtım merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. İngiltere Stratejik Fırsat Sunuyor Brexit sonrası değişen tedarik zincirleri, İngiltere'yi Türkiye açısından önemli bir büyüme pazarı haline getirdi. Yıllık 24 milyar dolarlık hazır giyim ithalatına sahip olan İngiltere'de Türkiye, 1,6 milyar dolarlık ihracat ve yüzde 6,7 pazar payıyla dördüncü sırada bulunuyor. TGSD'ye göre kısa teslim süresi, esnek üretim yapısı ve coğrafi yakınlık avantajı sayesinde Türkiye, İngiltere pazarındaki payını artırma potansiyeline sahip. Rekabette yeni dönem Rapor, Türkiye'nin Bangladeş, Fas ve Tunus'tan gelen rekabete fiyat indirimiyle karşılık vermesinin sürdürülebilir olmadığını ortaya koyuyor. Sektörün kumaştan hazır giyime uzanan güçlü üretim altyapısını, sürdürülebilirlik uyumunu ve orta-üst segmentteki kalite avantajını öne çıkararak rekabet gücünü koruyabileceği belirtiliyor.

Yüz ülkeye ihracat yapıyordu iflas etti Haber

Yüz ülkeye ihracat yapıyordu iflas etti

Şirket, konkordato sürecinden çıkamayarak faaliyetlerini sonlandırma noktasına geldi. Alüminyum sektörünün dikkat çeken firmalarından Patrop Group için yürütülen konkordato süreci iflasla sonuçlandı. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, Patrop Group İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile şirket ortağı Ziya Güngör tarafından yapılan konkordato başvurusuna ilişkin davada iflas kararı verdi. Yaklaşık 15 yıl önce kurulan şirket, alüminyum üretimine yönelik iki büyük fabrika yatırımıyla sektörün önemli oyuncularından biri haline gelmişti. Şirket, sürdürülebilir üretim anlayışıyla faaliyet yürüttüğünü belirtirken, zamanla 6 kıtada 100 ülkeye ihracat yapan bir yapıya ulaşmıştı. Ancak son dönemde artan maliyetler, kur baskısı, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve nakit akışındaki bozulma şirketin mali yapısını olumsuz etkiledi. Yaşanan finansal sıkıntılar nedeniyle konkordato talebinde bulunan şirket, süreç sonunda faaliyetlerini sürdüremedi. Mahkeme tarafından yayımlanan karara göre, Patrop Group İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında 21 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla iflasın açılmasına hükmedildi. Kararda, daha önce verilen konkordato mühletleri ve tedbir kararlarının kaldırıldığı da belirtildi. İflas sürecinin bundan sonraki aşaması İstanbul İflas Müdürlüğü tarafından yürütülecek. Tasfiye işlemleri, İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde adi tasfiye usulüyle gerçekleştirilecek.

EİB'den Mayıs ayında 1 milyar 557 milyon dolarlık ihracat Haber

EİB'den Mayıs ayında 1 milyar 557 milyon dolarlık ihracat

EİB’nin 2026 yılının Ocak-Mayıs döneminde ihracatı yüzde 1,9 artışla 7 milyar 709 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 2 artışla 18 milyar 649 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Mayıs ayında yüzde 2 artışla 883 milyon dolar, tarım ihracatı ise yüzde 14 azalışla 546 milyon dolar olarak gerçekleşti. 242 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği zirvedeki yerini korudu. Demir demirdışı metaller ihracatçıları Mayıs ihracatını yüzde 2,6 artırdı. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 154 milyon dolar, Ege Maden İhracatçıları Birliği 128 milyon dolarlık ihracatla Mayıs ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 102 milyon dolarlık döviz getirdi. Ege Tütün İhracatçıları Birliği 88 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Mayıs ayında 79 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 77 milyon dolar, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolarlık ihracatı kayda aldı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 61 milyon dolarlık, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 29 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, 20 milyon dolarlık dövizi, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise ihracatını 8 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Ege Bölgesi’nin ihracatı 2 milyar 583 milyon dolar Ege Bölgesi, Mayıs ayında 2 milyar 583 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. İzmir’de yerleşik iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 255 milyon dolarlık katkı sağladı. Mayıs ayında İzmir, 1 milyar 462 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 56’sını tek başına gerçekleştirdi Denizli, Mayıs ayında 382 milyon dolar, Manisa 344 milyon dolar ihracat yaptı. Muğla Mayıs ayında 107 milyon dolarlık ihracatı, Balıkesir 104 milyon dolarlık ihracatı Türkiye’ye kazandırdı. Aydın, Mayıs ayında 84 milyon dolarlık döviz getirisine imza attı. Kütahya’nın ihracatı 41 milyon dolar, Afyonkarahisar’ın ihracatı 31 milyon dolar olarak gerçekleşti. Uşak 24 milyon dolarlık ihracat yaptı. İhracatçımız varlığını güçlendirmeye devam ediyor Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Mayıs ayında yaşanan takvim etkisinin ihracat rakamlarına yansıdığını belirterek, “Milli ve dini bayramlar nedeniyle geçen yıla göre yaklaşık 6 iş günü eksik çalıştığımız bir ayı geride bıraktık. Bu durum Ege Bölgesi ihracatında yaklaşık 500 milyon dolarlık bir kayba neden oldu. Ancak ihracatçımız üretmeye, istihdam yaratmaya ve yeni pazarlarda varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Mayıs ayında Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz ile Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz ihracatlarını artırarak pozitif ayrıştı.” dedi. 19 milyar dolar seviyesini aşmayı hedefliyoruz Avrupa Birliği ve ABD pazarlarında talebin canlılığını sürdürdüğüne dikkat çeken Öztürk, “En büyük iki ihracat pazarımız olan AB ve ABD'den gelen siparişlerde olumlu sinyaller alıyoruz. Haziran ayıyla birlikte ihracat performansımızın yeniden ivme kazanmasını ve yıllık bazda Ege İhracatçı Birlikleri ihracatının 19 milyar dolar seviyesini aşmasını hedefliyoruz. Çin’de ürün fiyatlarının yükselmesi ve kapasite kullanım oranlarının düşmeye başlaması, Türk ihracatçısı açısından rekabet avantajı oluşturuyor. Özellikle Avrupa ve ABD pazarlarında alternatif tedarikçi arayışlarının arttığı bir dönemde Türkiye'nin üretim gücü ve lojistik avantajı daha fazla öne çıkıyor.” diye konuştu. İhracatı destekleyen politikalarla ihracat yeniden büyümenin itici gücü haline gelmeli Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin üretim ve ihracat odaklı bir anlayışla mümkün olacağını belirten Öztürk şunları söyledi: “Üretici fiyatlarının yaklaşık 40 aydır artış gösterdiği bir ortamda sanayi ihracatçılarımızın rekabet gücünü koruyabilmesi için desteklenmesi büyük önem taşıyor. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde büyümesini sürdürse de sanayi sektörü yüzde 0,8 daralma yaşadı. Büyümenin kalıcı ve sağlıklı olabilmesi için üretim ve ihracatın ekonomiye daha fazla katkı sunması gerekiyor. Son altı çeyrektir ihracat büyümeye yeterli katkıyı veremiyor. Önümüzdeki dönemde üretimi ve ihracatı destekleyen politikalarla ihracatın yeniden büyümenin itici gücü haline gelmesini sağlamalıyız. Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasının yolu üretimden, yatırımdan ve ihracattan geçiyor.”

UTİYAP Sektör raporları Haber

UTİYAP Sektör raporları

İnşaat çalışmalarının Türk ekonomisinde lokomotif yapısıyla sektör olmanın ötesinde birçok alt dalı bulunan dev bir endüstri haline geldiğine vurgu yapan UTİYAP Yönetim Kurulu Üyesi Cemil İleri: “İnşaat endüstrisinin alt dallarından birisi olan alüminyum cephe sektörü, hafiflik, dayanıklılık ve yüksek geri dönüştürülebilirlik özellikleriyle inşaat sektörünün en hızlı gelişen ve ihracat odaklı alanlarından biridir. Özellikle Bursa Nilüfer bölgesi, güçlü sanayi altyapısı ve konum avantajı ile Türkiye'nin cephe sistemleri, üretim ve tasarım merkezlerinden biri konumundadır. 1988 yılından bu yana faaliyet gösterdiğimiz bu alanda bizleri en çok zorlayan konu alüminyum cevherinde gözlemlenen fiyat artışları. İçinde bulunduğumuz 2026 Ocak ayından bu yana alüminyum fiyatlarında yaşanan yüzde 30’a yakın yükseliş ihracatta bizleri zorluyor. Artan enerji fiyatları direkt olarak sektörümüzün ana girdi maliyetini oluşturuyor. Son yıllarda tasarım odaklı proje bazlı üretim sebebiyle bir noktaya kadar maliyetleri sübvanse edebiliyoruz. Beklentimiz, tasarım odaklı kreatif iş üreten sektörlerin ihracatta rekabetçiliğini arttırmaya yönelik kararların alınmasıdır” şeklinde konuştu. Maliyet artışlarını düğün sezonunda yansıtmadık Mobilya sektöründe ham madde artışlarının her türlü izahatı geride bırakan bir noktaya geldiğini kaydeden UTİYAP Yönetim Kurulu Üyesi Selahattin Çakar şunları aktardı: “Geride kalan son 3 ayda sadece süngere yüzde 106 zam geldi. Dolayısıyla bu maliyet artışını fiyatlara yansıtmamak için direnç halindeyiz. Zira yeni evlenen gençlerimizin mobilya ihtiyaçlarının arttığı bir dönemin içindeyiz. Bunun yerine stok eritmeye ve kampanyalarla tüketicilerimizi çekmeye çalışıyoruz. Böylece gelecek döneme stok maliyetinin yıkıcı hale gelen etkisinden en az yara almayı hedefliyoruz. Devletimizin yeni evlenenlere yönelik teşvikleri sektöre ve yeni evleneceklere biraz olsun fayda sağlıyor.” Mobilyada tasarım ve markalaşmaya vurgu Mobilya sektöründe genel itibarı ile üretim kalitesi sorununu aştıklarını kaydeden Çakar şunları aktardı: “Ancak bizlerin dünyada kendimizi ispatlamamız gereken en önemli sınav markalaşma ve tasarımda yenilikçilik. ‘Markalaşma için stabil ve kriz ortamlarından arındırılmış bir ekonomi gerekli’ klişesine UTİYAP olarak katılmıyoruz. Zira ülkemiz mevcut olduğu konum ve tarihi geçmişinden ötürü her zaman sorun yaşayabilecek bir potansiyelde. Ancak mevcut tarihi geçmişimiz kaliteli ürünlerimiz olduğu takdirde bize ihracatta ayrıcalık yaşayacağımız çok geniş bir coğrafya da sunuyor. Bizim gibi iç piyasası canlı olan bir sektörün geleceğe planlı marka odaklı bakması gerekli.” Kurgan eğitimi işletmeler için kritik önemde Kurgan’ın, Vergi Denetim Kurulu (VDK) tarafından devreye alınan yapay zekâ destekli bir risk analiz ve denetim sistemi olduğunu aktaran UTİYAP Yönetim Kurulu Üyesi ve Yatırım Danışmanı Osman Öziş Kurgan’la ilgili şu bilgileri verdi: “Türkiye ekonomisinde 1 Ekim 2025 tarihi, vergi denetimi ve sahte belge ile mücadelede sadece bir takvim yaprağı değişimi değil; topyekûn bir stratejik dönüşümün miladıdır. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu (VDK) tarafından hayata geçirilen yeni nesil denetim modeli, sahte belgeyle mücadeleyi yıllar süren hantal süreçlerden çıkarıp, saniyelerle ölçülen dijital bir takibe dönüştürüyor. İş dünyasını yakından ilgilendiren bu "Dijital Devrim"in merkezinde ise iki devasa sütun yükseliyor: KURGAN sistemi Cezalandıran Değil, Uyaran "Dijital Göz" Kısa adı KURGAN olan Kuruluş Gözetimli Analiz sistemi, sıradan bir risk analiz aracı değil; ticari hayatın "sıfırıncı gününde" devreye giren bir erken uyarı mekanizmasıdır. İşlem Odaklı Takip: Sistem sizi peşinen "riskli" ilan etmez; tarafların verilerini kullanarak her bir ticari işleme risk puanı atar. Sinyalleme Mekanizması: Bir işlem riskli bulunduğunda, Maliye hemen ceza kesmek yerine mükellefe bir "bilgi isteme yazısı" gönderir. Dostane Uyarı: Bu yazılar aslında mükellefe; "İşlemlerinde bir tutarsızlık var, gel incelemeye girmeden bu durumu gözden geçir ve gerekiyorsa düzeltme beyannamesi ver" diyen bir can simididir. Kurgan’la ilgili olarak UTİYAP üyelerimize eğitimlerimizi hız kesmeden devam ettiriyoruz.”

Yenişehir'de üreticiye dev destek Haber

Yenişehir'de üreticiye dev destek

Toplam 4 bin 500 dekarlık alanda ekilecek tohumlardan yaklaşık 27 bin ton verim elde edilmesi hedefleniyor. Yenişehir Belediyesi, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen törenle 750 çiftçiye Silajlık Mısır Tohumu Dağıtımı gerçekleştirdi. Düzenlenen programa, Belediye Başkanı Ercan Özel’in yanı sıra AK Parti İl Başkan Vekili Cem Kürşat Hasanoğlu, AK Parti İlçe Başkan Vekili Kamil Aydoğdu, Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, İlçe Tarım Müdürü Mehmet Akın, Meclis üyeleri, Yenişehir Muhtarlar Derneği Başkanı İsmail Yüksel ile muhtarlar ve yüzlerce çiftçi katılım sağladı. Programda konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek, üretimin ve çiftçinin desteklenmesinin geleceğe yapılan en büyük yatırım olduğunu söyledi. Başkan Özel, “Üreten, yetiştiren ve toprağını doğru kullanan ülkeler gelecekte dünya üzerinde söz sahibi olacaktır. Yenişehir’in tarımdaki gücü, bu bereketli topraklardan ve bu topraklara emek veren kıymetli çiftçilerimizden geliyor” ifadelerini kullandı. ‘Yüzde 100 hibe’ Geçen yıl 500 çiftçiye sağlanan silajlık mısır tohumu desteğinin, bu yıl daha da büyütüldüğüne vurgu yapan Başkan Ercan Özel, “Verdiğimiz sözün arkasında durarak bu yıl destek kapsamını genişlettik ve 750 çiftçimize yüzde 100 hibeli silajlık mısır tohumu desteği sağladık” dedi. Gerçekleştirilen desteğin Bursa genelinde örnek bir çalışma olduğunu vurgulayan Başkan Ercan Özel, “17 ilçe içerisinde çiftçisine bu ölçekte ve bu kapsamda yüzde 100 hibeli silajlık mısır tohumu desteği veren başka bir ilçe bulunmuyor. Bu tablo, Yenişehir’in üretime verdiği değerin en güçlü göstergesidir” diye konuştu. ‘Tarımda marka kent olacağız’ Dağıtılan tohumlarla birlikte toplam 4 bin 500 dekarlık alanda üretim yapılacağını belirten Başkan Özel, yaklaşık 27 bin tonluk verim hedeflediklerini söyledi. Yapılan desteğin yalnızca tarımsal üretime değil, aynı zamanda hayvancılığa ve kırsal kalkınmaya da katkı sağlayacağını ifade eden Özel, artan yem maliyetleri karşısında üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini dile getirdi. Yenişehir’in sadece bir tarım kenti olmadığını belirten Başkan Özel, ilçenin aynı zamanda Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Hedefimiz, Yenişehir’i tarımda örnek gösterilen bir marka kent haline getirmektir” dedi. Program sonunda Başkan Ercan Özel, destek programına katkı sunan HAGEL Başkanı Mustafa Işık ve Turkish Genetics Tohumculuk A.Ş. olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. Yenişehir’de belediyecilik örneği Programda konuşan Cem Kürşat Hasanoğlu da, Ercan Özel’in üreticiyi önceleyen belediyecilik anlayışıyla örnek bir çalışma ortaya koyduğunu belirterek, “14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Ercan Başkanımız 750 çiftçimize Silajlık Mısır Tohumu hibe ediyor. Çiftçimizin yanında olan, üretime destek veren bu anlayış son derece kıymetlidir. Tarıma ve üreticiye verilen her destek, ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır. Başkanımız da bu bilinçle yaptığı çalışmayla Türkiye’ye örnek bir projeye imza atmış. Belediyecilik örneği göstermiş” ifadelerini kullandı.

Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi Haber

Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi

2005 yılından bu yana kadınların eğitim, üretim ve sosyal yaşamda daha aktif yer almasına katkı sunan Nilüfer Belediyesi Sürekli Mesleki Eğitim Merkezi’nin Fethiye Eğitim Merkezi kursiyerleri tarafından hazırlanan yıl sonu sergisi açıldı. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir’in de katıldığı sergide; geleneksel el nakışından ev tekstiline, çini boyama çalışmalarından takı tasarımına kadar 21 farklı branşta eğitim alan bin 493 kursiyerin ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. “NİLSEM bizim gözbebeğimiz” Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, merkezin kadınların sosyal yaşama aktif katılımını destekleyen önemli bir dayanışma ve üretim alanı olduğunu söyledi. Nilüfer’de binlerce kadının bu merkezlerde yeni beceriler kazandığını belirten Şahin, şunları söyledi: “Nilüfer Belediyesi Sürekli Mesleki Eğitim Merkezi bizim gözbebeğimiz. Bu yıl mutluluğumuz daha da büyük. 2025-2026 eğitim döneminde ağımızı daha da genişlettik. Fethiye, Yüzüncüyıl, Üçevler ve Ataçarşı merkezlerimiz aralıksız hizmet verdi. Ayrıca bu yıl Kültür ve Balkan NİLSEM merkezlerimizi de faaliyete geçirdik. Böylece çok daha fazla mahallede, çok daha fazla kadına ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” Kadınların üretime katılmasını ve yaşam boyu eğitim olanaklarından yararlanmasını önemsediklerini vurgulayan Şahin, “Kadının emeğinin olduğu her yerde yaşam güzelleşir, toplum güçlenir. Sergide yer alan her üründe sabır, emek, yetenek ve özveri var. NİLSEM, kadınların mesleki, sanatsal ve kişisel gelişimine katkı sunmayı büyüyerek sürdürecek” dedi. Nilüfer Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Alaattin Sarı da Nilüfer Belediyesi ile birçok ortak çalışma yürüttüklerini belirterek, “Kursiyerlerin aldığı eğitimler çok kıymetli. Buradan edindikleri bilgi ve becerilerle girişimci olmaları ve meslek edinmeleri bizim için büyük bir mutluluk” ifadelerini kullandı. Sevgi, özveri ve el emeği ürünler Fethiye Mahalle Muhtarı Mustafa Ormanlı ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Hayri Akyol da kursiyerleri tebrik etti. NİLSEM kursiyerlerinden Arzu İşlerer ise kurs süresince hem yeni beceriler kazandıklarını hem de üretmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, “Sergimizde yer alan her çalışma sevginin, özverinin ve el emeğinin bir ürünü” dedi. Konuşmaların ardından Mustafa Karaarslan şefliğindeki Ataçarşı Bağlama Topluluğu mini konser verdi. Eğitmenlere teşekkür belgelerinin takdim edilmesinin ardından katılımcılar sergiyi gezdi. Geleneksel el nakışı, ev tekstili, çini boyama, giyim, takı tasarımı, dekoratif dokuma, geri dönüşüm çanta, wayu çanta ve iğne oyası gibi farklı alanlarda hazırlanan ürünlerden oluşan sergi, 16 Mayıs tarihine kadar Fethiye Mahalle Muhtarlığı’nda ziyaret edilebilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.