SON DAKİKA
Hava Durumu

#Uludağ

Ekometre - Uludağ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uludağ haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uludağ Milli Parkı şirketlere devredilemez Haber

Uludağ Milli Parkı şirketlere devredilemez

DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler’in okuduğu basın açıklaması şöyle; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan Milli Parklar Kanunu’nda değişiklik öngören yasa teklifi, ülkemizin en önemli doğal koruma alanlarını koruma anlayışından uzaklaştırarak; madencilik, enerji, su ve turizm yatırımlarının kullanımına açabilecek niteliktedir. Milli parklar yalnızca ağaç toplulukları değil, ekosistem bütünlüğü olan su havzalarını, yaban hayatını, endemik türleri, toprak ve iklim dengesini koruyan; gelecek kuşaklara aktarılması gereken kamusal varlıklardır. Milli parklar, ekonomik rant alanı değil; ekolojik güvenlik alanıdır. Bugün Meclis’te görüşülen değişiklik; koruma önceliğini zayıflatmakta, kullanım ve kiralama modelini güçlendirmektedir. Bu yaklaşımın en somut ve en kritik sonucu ise Bursa’nın ve Güney Marmara’nın yaşam kaynağı olan Uludağ Milli Parkı üzerinde görülecektir. Uludağ Milli Parkı sadece Bursa’nın değil; 2.543 metre zirvesiyle Marmara Bölgesi’nin en yüksek dağıdır. Su kaynakları, ormanları ve yaşayan tüm canlı türleriyle bölgenin yaşam kaynağıdır. 1961 yılında çıkarılan yasa ile Milli Park ilan edilen Uludağ; şu anda TBMM’de görüşülen Milli Park Yasası’ndaki değişikliklerle maden, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına, talanına ve insafına bırakılacaktır. Zaten yıllardır Uludağ Milli Parkı’nın: · Güneybatısı su ve maden şirketlerinin talanına, · Zirveye yakın güneyi oteller ve benzeri yapılaşmalarla turizm sermayesinin kullanımına, · Kuzeyi Bursa şehir merkezinin büyüme baskısıyla yapılaşma saldırısına, · Güneydoğusu ise yerel yönetimler de dâhil olmak üzere kaçak ve yasal su şirketlerinin insafına bırakılmıştır. Uludağ Milli Parkı’na zarar veren en büyük etmenlerden biri turizm baskısıdır. Yasa değişikliği ile 99 yıllığına yeni otel, restoran ve kafe gibi turizm tesisleri inşa edilebilecek; bu tesislere ulaşım için yeni asfalt yollar yapılabilecektir. Böylece artan insan yoğunluğu ve faaliyetler sonucunda Uludağ Milli Parkı’nın ormanları, bitki örtüsü ve su kaynakları zaman içinde geri döndürülemez biçimde yok olacaktır. Ayrıca yasa değişikliğinde, kaçak yapılar yıkılmak yerine “yeniden değerlendirme” adı altında yasallaştırılabilecektir. Oysa bugün bile Uludağ Milli Parkı’nda gereğinden fazla turizm tesisi bulunmaktadır. Dünyanın hiçbir milli parkında bu kadar yoğun turizm yapılaşması yoktur. 1961 yılında Milli Park Kanunu ile koruma altına alınan Uludağ, 1980 sonrası liberal politikalarla alınıp satılabilen, kiralanabilen bir rant alanına dönüştürülmüştür. 2000’li yıllardan sonra ise koruma önceliği neredeyse tamamen ortadan kalkmış; kullanım önceliği doğrultusunda 1. ve 2. Oteller Bölgesi’nde kaçak ya da yasal yapılaşma, kiralama ve doğal yapıyı tahrip etme süreci hız kazanmıştır. Uludağ Milli Parkı’nın hâlâ sağlıklı ve iyi işleyen bir altyapısı yoktur. Turizm tesislerinde kullanılan kirli su, kimyasal ve evsel atıklar Uludağ’ın temiz derelerine deşarj edilmekte; bu sular Bursa şehir merkezine kadar ulaşmaktadır. Oysa 40 yıl önce bu dereler arıtılarak şehir şebekesine verilmekte ve içme suyu olarak kullanılmaktaydı. Bugün ise yerleşim bölgelerinin kirlettiği atık dereleri hâline gelmiştir. Bursa, artık kuraklık tehlikesi yaşayan ve su sıkıntısı çeken şehirler arasındadır. Buna rağmen su kaynakları daha doğduğu yerde kirletilmektedir. Yasa değişikliğiyle Uludağ Milli Parkı’nın doğal ve temiz su kaynakları 99 yıllığına su şirketlerine kiralanabilecek ve kontrolsüz biçimde şişelenebilecektir. Bursa su sıkıntısı yaşarken, Uludağ’ın dereleri su şirketlerinin insafına bırakılacaktır. Defalarca değiştirilen madencilik yasalarıyla Uludağ Milli Parkı sınırlarına kadar madencilik faaliyetlerine izin verilmiştir. Yeni yasa değişikliğiyle Uludağ Milli Parkı içinde de madencilik ve enerji şirketlerinin faaliyetleri mümkün hâle getirilecektir. İnşa edilebilecek enerji nakil hatları, özellikle yaz aylarında büyük bir yangın riski oluşturacaktır. Zaten Uludağ’ın güneyindeki Orhaneli, Büyükorhan, Harmancık ve Keles ilçelerinin ormanları ve doğal alanları mermer, maden cevheri ve taş ocaklarına dönüşmüştür. Madencilik faaliyetleri Uludağ köylerinin tarım alanlarını, meyve bahçelerini, hayvancılığını ve su kaynaklarını bitme noktasına getirmiştir. Vahşi madenciliğin en ağır uygulamaları yıllardır Uludağ’da yaşanmaktadır. Yeni yasa değişikliği ile “av ve doğa koruma memuru birimi” adı altında bir yapılanma öngörülmekte; bugüne kadar milli parklarda yasak olan avlanma fiilen meşrulaştırılmaktadır. Yapılacak değişiklikle milli parklarda av ve yaban hayatının korunması, yönetimi ve işletilmesi özel şirketlere devredilebilecektir. Son 20 yıl içinde Uludağ Milli Parkı sınırları defalarca değiştirilmiş; en son 2023 yılında çıkarılan Alan Başkanlığı Yasası ile Uludağ Milli Parkı’nın büyük bir bölümü koparılarak Alan Başkanlığı yönetimine, yani turizm sermayesinin kontrolüne bırakılmıştır. Alan Başkanlığı yasa çalışmaları başladığında TMMOB, Bursa Barosu, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER olarak Bursa ve ülke kamuoyuna bu yasanın karşısında olduğumuzu duyurduk. Uludağ Milli Parkı’nı koruma yetkisinin Orman Bakanlığı ve Milli Park Müdürlüğü’nde kalmasını savunduk. Eylemsel ve hukuksal mücadeleyi başlattık. Yasa TBMM’ye geldiğinde muhalefet milletvekilleri tarafından komisyona davet edilerek Uludağ’ın Bursa için önemini anlattık. Ne yazık ki yasayı sunan ve savunan milletvekillerinin Uludağ Milli Parkı’nın öneminin farkında olmadıklarını gördük. Yasa, TBMM’de komisyondan ve Genel Kurul’dan geçirilerek Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmıştır. Görülmeyen ya da görülmek istenmeyen en önemli gerçek; Uludağ Milli Parkı’nın canlı ve doğal yaşam yapısıdır. Uludağ, 32 endemik (dünyada başka yerde bulunmayan) bitki türüyle dünyada sayılı dağlar arasındadır. Bursa’nın dört milyona yaklaşan nüfusunun, tarımının ve sanayisinin su ihtiyacının yaklaşık %90’ını Uludağ karşılamaktadır. Nilüfer, Doğancı ve Çınarcık Barajları Uludağ’ın zirvelerinden gelen derelerle beslenmektedir. Uludağ’ın eteklerindeki kayın ağaçları, toz ve su tutma özellikleri sayesinde şiddetli yağışlarda Bursa’yı sel tehlikesinden korur. Uludağ göknarları ise oksijen deposudur. Bir Uludağ göknarı, yaklaşık 72 kişinin bir günlük oksijen ihtiyacını karşılayabilecek kapasitededir. Uludağ ormanları Bursa’nın kirli havasını temizler. Bursa yoğun sanayi ve nüfus baskısı altında hâlâ nefes alabiliyorsa, sellerle boğuşmuyorsa, çeşmelerinden su akıyorsa; bunu Uludağ Milli Parkı’na borçludur. Milli Parklar Yasası’ndaki değişiklikler, Uludağ Milli Parkı’nı yok oluşa sürükleyecektir. Bursalıya sormadan, Bursa’nın yaşam kaynağı Uludağ Milli Parkı’nı şirketlere peşkeş çekemezsiniz! Uludağ Milli Parkı ile Bursa var olur. Uludağ Milli Parkı yoksa Bursa yok olur. *BURSA BAROSU *BURSA KENT KONSEYİ *BURSA TABİP ODASI *BURSA VETERİNER HEKİMLER ODASI *NİLÜFER KENT KONSEYİ *TMMOB BURSA İL KOORDİNASYON KURULU *TARIM ORKAM-SEN *TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ *DOĞADER

Uludağ'ın yangın röntgeni çekilmeli Haber

Uludağ'ın yangın röntgeni çekilmeli

Bolu'da onlarca can kaybı ve yaralanmaya yol açan otel yangını faciasından çıkarılması gereken acı dersler olduğunu belirten Millet Partisi Bursa İl Başkanı Hüsamettin Akyıldız, Uludağ'daki tehlikeye dikkati çekti. Akademik odalardan destek alınsın Uludağ'ın dünyanın sayılı kış turizmi merkezlerinden biri olduğunu belirten Millet Partisi Bursa İl Başkanı Hüsamettin Akyıldız, "Bursa kent merkezine 40 kilometre uzakta bulunan Uludağ'daki konaklama tesislerindeki doluluk oranının yarıyıl tatili süresince yüzde 100'ü bulması muhtemel. Bilhassa her kış sezonunda buradaki otel ve diğer işletmelerde ciddi yoğunluğun yaşandığı gözden kaçırılmamalı. Yaklaşık 5 bin yatak kapasiteli otel ve tesislerde yangın riskine karşı tüm önlemler acilen gözden geçirilmelidir. Kurallara uymayanlara, istisnasız, tüm yaptırımlar uygulanmalıdır. Bolu'da yaşanan facia, en azından acı bir ders olarak görülmeli ve kent merkezindekiler de dahil, tüm işletme ve tesisler yangın güvenliği açısından topyekun kontrolden geçirilmelidir." diye konuştu. Uludağ'daki otellerin ağırlıklı olarak ahşap malzeme ile inşa edildiğinin de altını çizen Akyıldız, "İlgili akademik odalar ile etkin işbirliği içerisinde, belediye-valilik-bakanlıklar eksenli komisyonlar kurularak bölgenin adeta röntgeni çekilmeli. Sonrasında yapılması gerekenler, aciliyet durumuna göre plan dahilinde hayata geçirilmelidir. Aksi halde yüreklerimiz daha çok yanmaya devam eder." ifadelerini kullandı.

Kar yağdı kış turizmi açıldı Haber

Kar yağdı kış turizmi açıldı

Türkiye’de sezonun ilk karı yağdı, kayak merkezlerinde kar kalınlığı 50 santimetreyi aştı. Kayak merkezlerinde gecelik konaklama fiyatları iki kişi için ortalama 4 bin 500 liradan başlıyor, bölgeye göre bu fiyat 25 bin liraya çıkıyor. Yılbaşı programlarında ise üç gece iki kişi için konaklama fiyatları 162 bin TL’yi buluyor. Bu sene kar yağışı erken başladı. Kış turizminin önemli bölgeleri de önceki gün başlayan kar yağışından nasibini aldı. Türkiye’nin önde gelen kayak merkezleri beyaza bürününce turizmcilerin yüzü güldü. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre bazı kayak merkezlerinde kar kalınlıkları 50 santimetreyi geçti. Hürriyet'ten Özge Esen'in haberine göre, kar yağışının mutlu edici bir gelişme olduğunu belirten turizmciler, aralığın ikinci haftasından itibaren açılacak sezon için umutlandıklarını belirtirken kar yağışının başlamasıyla rezervasyonlarda artış beklentisi de yukarı çekildi. Kayseri Erciyes A.Ş. Genel Müdürü Zafer Akşehirlioğlu, “Dört gözle beklediğimiz gün geldi. Kar yağışı yüzümüzü güldürdü” dedi. Akşehirlioğlu, bölgedeki durumu şöyle anlattı: “Erken gelen bir kar yağışı oldu. Hazırlıklarımızı yapıyoruz. En kısa zamanda sezonu başlatacağız. 35-40 cm civarında kar kalınlığı var. Bu sezon daha iyi ve daha uzun bir sezon bekleniyor.” Akşehirlioğlu, sezonun aralık ayının ikinci haftası gibi açılabileceğini ve otellerden rezervasyonların iyi gittiği bilgisinin de geldiğini belirtti. En çok yurtdışından gelen misafirleri ağırladıklarını belirten Akşehirlioğlu, “Rusya-Ukrayna ile başlayan ve arkasından Çek Cumhuriyeti, Polonya ile devam bir misafir kitlemiz var. Buna ek olarak bu sene İsveç, Norveç, Danimarka, Finlandiya ve İngiltere’den de misafirlerimiz gelecek” dedi. Resmi açılış 13 aralık Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GÜMTOB) Yönetim Kurulu Üyesi Burak Beceren, Uludağ’a iki günde 40 cm kar yağdığını belirterek, “Geçen sene kar yağışı 7 Ocak tarihine kadar kaymıştı. Bu sene normal tarihinde bekliyoruz. Bu kar da bunu gösteriyor” dedi. Beceren, “Bütün pistlerin hazırlıkları yapıldı. Haftasonu iki pist açılacak biri yaya diğeri kayak için. Resmi açılış 13 Aralık, çarşamba günü de sezonluk biletler online olarak satışa sunulacak” bilgisini verdi. Günlük biletlerin bin 500 lira olduğunu belirten Beceren, sezonluk sınırsız biletlerin ise 14 bin 500 lira olduğunu kaydetti. Beceren, “Ortalama her sene 150 bin bilet satışı bekleniyor, bu sene de beklentimiz bu yönde” dedi. Rezervasyonların kar yağışının artmasıyla bir anda arttığını da belirten Beceren, “Otel fiyatları kişi başı 3 bin liradan başlıyor. Her keseye göre Uludağ’da fiyatlar var” diye konuştu. Talep yüzde 30 arttı Tatilsepeti Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal geçen yılın aynı dönemine kıyasla, kayak tatiline olan talepte yüzde 30 oranında bir artış gözlemlendiğini kaydetti. Karayal, ‘’Ekonomik ortam nedeniyle birikim ve yatırım yapamayan insanlar, anını daha iyi değerlendirmek için olan parasını tatile harcıyor. ‘Para biriktiremiyorsak anı biriktirelim’ gibi bir eğilim oluştu. Bu bakış açısının kış tatil planlarına da yansıdığını görüyoruz” dedi. Karayal, Uludağ, Palandöken, Kartalkaya ve Ilgaz’ın en çok tercih edilen bölgeler olduğunu da belirtti. Gecelik fiyatlar 4 bin 500 tl’den başlıyor -Bursa Uludağ’da 23 Aralık’tan sonra rezervasyon yapılmak istenirse gecelik fiyatlar iki kişi için ortalama 6 bin TL’den başlıyor, 13 bin 500 TL’ye kadar çıkıyor. Yılbaşı eğlencesi için rezervasyon yapılmak istenirse de 29 Aralık-1 Ocak tarihlerin arasında iki kişi 3 gece 4 gün konaklama fiyatları ortalama 42 bin liradan başlıyor, 119 bin liraya kadar çıkıyor. -Erzurum Palandöken Palandöken’de yine aralık ayında gecelik fiyatlar iki kişi için ortalama 5 bin TL’den başlıyor, 21 bin 500 TL’ye kadar çıkıyor. 29 Aralık-1 Ocak tarihlerinde iki kişi için en uygun fiyatlı konaklama 15 bin 660 TL olurken en pahalı konaklama ise 108 bin 756 TL. -Kayseri Erciyes’te gecelik fiyatlar iki kişi için ortalama 4 bin 500 TL’den başlıyor, 12 bin TL’ye kadar çıkıyor. 29 Aralık-1 Ocak tarihlerinde iki kişi konaklamak istenirse fiyatlar 21 bin liradan başlıyor, üç gecelik yılbaşı gala programlı en pahalı konaklama ise 88 bin 200 TL. -Kars Sarıkamış’ta ise gecelik fiyat iki kişi için 4 bin 500 TL’den başlıyor, 11 bin 200 TL’ye kadar çıkıyor. 29 Aralık-1 Ocak tarihlerinde iki kişi için kayak otellerinde konaklama ortalama 14 bin liradan başlıyor, en pahalı ve yılbaşı programı sunan konaklama ise 81 bin 600 TL. -Bolu Kartalkaya’da aralık ayında gecelik iki kişi için en uygun fiyat 10.800 TL olurken, bu fiyat 25 bin 700 TL’ye kadar çıkıyor. 29 Aralık-1 Ocak tarihlerindeyılbaşı gala programı olan otellerde ise iki kişilik fiyat 33 bin 216 TL’den başlıyor, 162 bin TL’ye kadar çıkıyor. -Erciyes’te kayak malzemelerinin kiralama ücretleri de belli oldu. Günlük snowboard 700 TL, kayak takımı 650 TL, kask ve gözlük 150 TL, hazırlıksız gelenler için mont, pantolon ayrı ayrı 250 TL, kayak tam takım bin 600 TL, snowboard tam takım ise bin 750 TL.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.