SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türkiye Yüzyılı

Ekometre - Türkiye Yüzyılı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Yüzyılı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması Haber

Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay: “21. Yüzyılın En Stratejik Yatırımı Yeraltı Kaynakları Değil İnsan Kaynağıdır” BTSO 59’uncu Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Hizmetleri İle Kurslar) katkılarıyla, BTSO Akademi kapsamında düzenlenen buluşmada Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve özel öğretim kurumlarının geleceği konuşuldu. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki programa BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, Meclis Üyesi Orhan Adanur, Komite Başkanı Hasan Temelli, Komite Başkan Yardımcısı Celal Arslan ve komite üyelerinin yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, Özel Kurumlar Daire Başkanı Ali İhsan Baykal ile il ve ilçe millî eğitim müdürlüğü yöneticileri de katıldı. Yeni ekonominin sermayesi bilgi Programın açılışında konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, tarih boyunca toprağa hükmedenlerin değil, bilgiye hükmedenlerin dünyaya yön verdiğini söyledi. Sanayi çağında kömür ve çelik ne ifade ediyorsa, bugün bilgi, teknoloji ve insan sermayesinin aynı anlamı taşıdığını belirten Burkay, “21. yüzyılın en stratejik yatırımı yeraltı kaynakları değil, insan kaynağıdır. Bilgiyi üreten ve teknolojiyi yönlendirenler yeni ekonominin belirleyicisi olacaktır. Yeni ekonominin sermayesi bilgi, üretim gücü ise nitelikli insan kaynağıdır.” dedi. Dünyanın tarihin en hızlı dönüşüm süreçlerinden birinden geçtiğini ifade eden Burkay, yapay zekâ ve büyük verinin geleneksel meslek dallarını dönüştürdüğünü kaydetti. Bugünkü eğitim anlayışının yarının dünyasına yetmeyebileceğine dikkat çeken Burkay, önümüzdeki 5 yılda mesleklerin yüzde 30’unun dönüşeceğini ve yeni meslek alanlarının ortaya çıkacağını söyledi. Türkiye Yüzyılı hedefinin bilimde, teknolojide, kültürde ve sanatta öncü bir Türkiye inşa etmek olduğunu belirten Burkay, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni bu nedenle çok önemli bulduklarını ifade etti. Burkay, “Bu model; bilgiyi ahlakla, yetkinliği değerlerle, teknolojiyi ise medeniyet tasavvuruyla buluşturan köklü bir yaklaşımı ifade ediyor. Bu yaklaşımı hayati önemde görüyoruz. Bizim medeniyet perspektifimiz, teknolojiyi insan merkezli değerlerimizle birlikte geliştirmektir. Toplumun tüm dinamikleri olarak değerlerine bağlı, dünyayı doğru okuyabilen nesiller yetiştirmeliyiz.” diye konuştu. Ankara’nın çözüm iradesini yanımızda hissetmek bize güç veriyor Eğitimde özel teşebbüsün kaliteyi yukarıya taşıyan önemli bir araç olduğunu söyleyen Burkay, kurumların beklentilerine kulak verilmesinin rekabet gücüne yapılan en önemli katkılardan biri olduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu bilinçle hareket ettiklerini ifade eden Burkay, Yeniceabat ve Atıcılar Mesleki Eğitim Kampüsü, BUTGEM, BTSO Akademi ve Bursa Business School projeleriyle yaşam boyu eğitimi desteklediklerini söyledi. Ayrıca 17 pilot meslek okulunda mesleki eğitime destek verdiklerini ve sektörel konsey yapılanmasını hayata geçiren ilk oda olduklarını kaydetti. Özel eğitim kurumlarının taleplerine de değinen Burkay, hizmet bedellerinin revize edilmesi, personel onay süreçlerindeki bürokratik engellerin giderilmesi ve artan maliyetlere yönelik finansman ihtiyaçlarının karşılanmasının sektörün öncelikli beklentileri arasında yer aldığını söyledi. Bakanlığın özel öğretim kurumlarına yönelik desteğinin önemli olduğunu belirten Burkay, Ankara’nın çözüm iradesini yanlarında hissetmenin kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Burkay konuşmasının sonunda programa katılan konsey başkanına, meclis ve komite üyelerine, il milli eğitim müdürlüğü temsilcilerine ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Çalışma dönemimizde milli eğitim bakanlarımızı 4 kez btso’da ağırladık BTSO Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, BTSO çatısı altında 8 yıldan bu yana Eğitim Konseyi ve komitelerinde uyumlu bir ekiple görev yaptıklarını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın eğitim konusuna özel bir hassasiyeti olduğunu ve Konseyin tüm çalışmalarına destek verdiğini ifade eden Bingöl, “Biz göreve geldikten sonra pandemi yaşandı, sorunlar ortaya çıktı. Ama BTSO Başkanımızın destekleri ile tam 4 defa Milli Eğitim Bakanı Bursa’ya geldi, 6 defa Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlerimiz ile toplantı yaptık. Ayrıca Türkiye’de mesleki eğitim sistemi ilk olarak Bursa’dan başladı. BTSO’nun vizyonuna yakışan çok güzel işler yaptık, adımlar attık.” dedi. Uludağ’da uluslararası nitelikte, geleneksel hale gelecek büyük çaplı bir Eğitim Zirvesi düzenlemeyi hedeflediklerini kaydeden Bingöl ayrıca yine Uludağ’da özel öğretim kurumlarının temsilcilerini Milli Eğitim Bakanı, Bakan Yardımcıları ve Genel Müdürler ile bir araya getirmeyi planladıklarını açıkladı. Bursa’da özel okullarda eğitim alan 66 bin öğrenci var Özel öğretim kurumlarının eğitim sistemindeki önemine dikkati çeken Bingöl, “Her dönemde Türkiye’nin yüzde 10’unu özel öğretim okutuyor. Bursa bu konuda lider şehirlerden bir tanesi. Bursa’da özel okullarda okuyan 66 bin öğrencimiz var. BTSO gibi güçlü ve ortak bir zeminde okullarımızın sorunlarını gündeme taşımak, çözüme kavuşturmak adına önemli adımlar attık. İnşallah bundan sonra da bu çalışmalara devam edeceğiz.” diye konuştu. Bingöl ayrıca öğretmenlerin eğitimi konusuna vurgu yaptı. Öğretmenlerin yaz aylarında iki aylık izinleri olduğunu, bu dönemin öğretmenlerin gelişimi adına uygulanabilecek eğitim programlarının önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Bursa’da 1.500’e yakın özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Bursa’nın sanayi, ticaret, kültür ve turizm kenti olmasının yanı sıra aynı zamanda bir özel öğretim kenti olduğunu söyledi. Bursa’nın yaklaşık 1.500 özel öğretim kurumuyla önemli bir noktada bulunduğunu belirten Güner, “Özel öğretim kurumları olarak hep birlikte çok büyük dokunuşlar yapıyoruz. Türkiye genelinde neredeyse dokunmadığımız birey, aile yok. Özel okullardan rehabilitasyon merkezlerine, özel kurslardan sürücü kurslarına, iş makinesi kurslarından dil kurslarına kadar 22 farklı kurum türüyle çok geniş alanda hizmet veriyoruz” dedi. Özel öğretim kavramının yalnızca bir tanımlama olmadığını ifade eden Güner, “Bu aslında kamu hizmetinin özel kurumlar eliyle gerçekleşmesi anlamına geliyor. Yapılan iş ve üretilen hizmet bir kamu hizmeti. Ben ülkesine ve milletine değer katmak adına eğitim yolunu tercih eden herkese teşekkür ediyorum. Üretmiş olduğunuz değerle, 37 bin kurumla Türkiye’nin insan kaynağına ve gelecek inşasına katkı sunuyoruz” diye konuştu. Türkiye Yüzyılı maarif modeli önemli bir adım Son 3 yılda eğitim alanında önemli adımlar atıldığını belirten Güner, “Bu çalışmalar içerisinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli büyük bir yer tutuyor. Erdem, değer ve eylem üçlemesi çok önemli. ‘Köklerden geleceğe’ anlayışı en önemli kavramlardan biri. 200 yıldır Batı terminolojisinin üstten bakış açısıyla dayattığı kavramları artık kendi medeniyet perspektifimizle inşa edeceğiz. Orta Asya değil Türkistan diyeceğiz. Coğrafi keşifler değil sömürgeciliğin başlangıcı diyeceğiz. Köklerden geleceğe diyerek millet olarak aynı geçmişten ortak geleceğe yürüyeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kamu özel sektör ortaklığında eğitimde yeni başarı hikayeleri yazacağız Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, eğitimin yalnızca bugünü yöneten değil geleceği inşa eden en güçlü toplumsal zemin olduğunu söyledi. Çokgezer, “Bu zeminin sağlamlığı ise eğitim paydaşlarının aynı hedefler doğrultusunda ortak hareket edebilmesine bağlıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli tam olarak bu anlayışın bir tezahürüdür. Bu model yalnızca akademik başarıyı önceleyen değil düşünen, sorgulayan, değerlerine bağlı, vicdan sahibi, üreten, çağın becerileriyle donanmış bireyler yetiştirmeyi hedefleyen bütüncül bir eğitim yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede özel öğretim kurumlarımızı da eğitim sistemimizin tamamlayıcı ve güçlendirici önemli bir paydaşı olarak görüyoruz.” dedi. Bursa’nın eğitim alanındaki güçlü birikimi ile öncü bir şehir olduğunu ifade eden Çokgezer, şöyle devam etti: “Bursa’da özel okullarda öğrenim gören 66 bin, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim hizmeti alan 33 bin öğrenci bulunuyor. Bursa’da 622’si özel okul olmak üzere bin 483 özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor. Bu rakamlar, özel öğretim kurumlarının eğitimdeki yerini ve üstlendiği önemli sorumluluğu açıkça göstermektedir. Bizler eğitimde kamu-özel ayrımı gözetmeden aynı ideal etrafında birleştikçe daha güçlü başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğiz.” Açılış konuşmalarının ardından BTSO 59. Meslek Komitesi Üyesi İsmail Güler özel öğretim sektörünün yıllar içindeki gelişimini anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Program, sektör temsilcileri ve eğitim yöneticilerinin sorularının cevaplanmasıyla son buldu.

İstanbul Finans Merkezi’nde yeni teşvik dönemi başlıyor Haber

İstanbul Finans Merkezi’nde yeni teşvik dönemi başlıyor

İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon ve İstanbul Finans Merkezi özelinde açıkladığı düzenlemeler, uluslararası finans ve ticaret ekosistemindeki konumumuzu daha da güçlendirecektir” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yatırım ortamını güçlendirmeye yönelik yeni teşviklerin ele alındığı ‘Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nda, İstanbul Finans Merkezi'ne yönelik vergi avantajlarını genişleten düzenlemeleri açıkladı. Açıklanan düzenlemelerle birlikte İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumların transit ticaret ile yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara uygulanan kurumlar vergisi indirim oranı yüzde 50’den yüzde 100’e çıkarılıyor. Bununla birlikte, asgari kurumlar vergisi uygulamasına ilişkin istisna kapsamı genişletilerek, İstanbul Finans Merkezi’nde elde edilen ve teşvik kapsamında değerlendirilen gelirlerin de bu kapsama dahil edilmesi planlandı. Öte yandan, yalnızca İstanbul Finans Merkezi bünyesinde gerçekleştirilen finansal hizmet ihracatına yönelik teşvik ve vergisel avantajların 2047 yılına kadar yüzde 100 oranında uygulanacak olması ve finansal faaliyet harçları muafiyet süresinin 20 yıla çıkması, uzun vadeli öngörülebilirlik sağlayarak uluslararası yatırımcılar açısından güçlü bir güven unsuru teşkil edecek. Küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını destekleyen yeni vergi avantajları da devreye alındı. Bu kurumlardaki nitelikli çalışanlara yönelik ücret istisnası uygulamaları da genişletilecek. Ayrıca yatırım süreçlerini hızlandırmak amacıyla İstanbul Finans Merkezi bünyesinde hayata geçirilen ‘Tek Durak Büro’ uygulamasıyla şirket kuruluşundan izin süreçlerine kadar birçok işlem tek merkezden yürütülebilir hale getirilecek. İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, bu düzenlemelerin İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası rekabet gücünü artıran önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon ve İstanbul Finans Merkezi özelinde açıkladığı düzenlemeler, İFM’nin uluslararası finans ve ticaret ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecektir. Önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan ilave düzenlemelerle birlikte, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda İstanbul Finans Merkezi olarak sorumluluğumuzun daha da artacağının farkındayız. Türkiye Varlık Fonu iştiraki olmanın verdiği güçle, İstanbul Finans Merkezi’nin ülkemizin uzun vadeli yatırım, finans ve kalkınma hedeflerine katkısını güçlendirmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” Yeni düzenlemelerin mevcut teşviklerle birlikte İstanbul Finans Merkezi’nin sunduğu bütüncül yapıyı daha da güçlendireceğini vurgulayan Erdem, “Uluslararası kuruluşlar karar süreçlerinde güçlü hukuki ve operasyonel altyapı, rekabetçi teşvik yapısı ve nitelikli insan kaynağına erişim ile geniş pazarlara ulaşım imkanlarını birlikte değerlendiriyor. İFM Kanunu ile sağlanan hukuk seçimi ve yabancı para birimiyle defter tutabilme gibi kolaylıklar, finansal hizmet ihracatına yönelik vergi avantajları ve Türkiye’nin genç yetenek havuzu, bu ilgiyi destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. İstanbul’un dört saatlik uçuş mesafesinde 1,3 milyar kişilik nüfusa erişim imkanı da kurumlara geniş bir operasyon alanı sunuyor. Açıklanan yeni teşviklerin, bu güçlü yapıyı tamamlayarak İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik mevcut ilgiyi daha da artıracağına inanıyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.