SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ticaret Politikaları

Ekometre - Ticaret Politikaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret Politikaları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avdagiç: Türkiye küresel ticarette avantajlı Haber

Avdagiç: Türkiye küresel ticarette avantajlı

Avdagiç, Türkiye’nin ekonomik altyapısı, nitelikli iş gücü ve lojistik avantajlarıyla değişen ticaret ortamında önemli fırsatlara sahip olduğunu belirtti. İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen İstanbul Ticaret Kongresi, kamu, iş dünyası, akademi ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini bir araya getirdi. “Değişen Dünyada İstikrar Paradigması: Küresel Ticaretin Sorumluluk Perspektifiyle Yeniden İnşası” temasıyla gerçekleştirilen kongrede, dünya ticaretindeki dönüşüm, ekonomik riskler ve Türkiye’nin küresel ticaretteki konumu ele alındı. Kongreye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç ile iş dünyası ve akademi temsilcileri katıldı. Küresel ticarette maliyet baskısı artıyor İTO Başkanı Şekib Avdagiç, kongrede yaptığı konuşmada, küresel ticaretin jeopolitik ve jeoekonomik gerilimlerin etkisiyle önemli bir dönüşümden geçtiğini ifade etti. Korumacı ticaret politikaları, yüksek gümrük tarifeleri, tedarik zincirlerindeki sorunlar ve enerji ile lojistik maliyetlerindeki dalgalanmaların dünya ekonomisi açısından risk oluşturduğunu belirten Avdagiç, dijital ve yeşil dönüşümle birlikte teknolojik gelişmelerin de ticaretin işleyişini değiştirdiğini söyledi. Avdagiç, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı verilerine göre küresel mal ve hizmet ticaretinin 2025 yılında 35,2 trilyon doları aşarak tarihî en yüksek seviyesine ulaştığını aktardı. Buna karşın korumacı politikaların güçlenmesi, jeopolitik gerilimler ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların maliyetleri artırarak küresel ticaret açısından ciddi tehditler oluşturduğunu kaydetti. Dünya Ticaret Örgütünün değerlendirmelerine de değinen Avdagiç, küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 6,9’a kadar azalabileceği ve ticarette parçalanma riskinin özellikle yoksul ülkeler üzerinde etkili olabileceği yönündeki öngörüleri gündeme getirdi. Türkiye’nin rekabet avantajlarına dikkat çekti Avdagiç, Türkiye’nin son 25 yılda elde ettiği ekonomik birikimin ve altyapı yatırımlarının, değişen küresel ticaret ortamında ülkeye avantaj sağladığını belirtti. Türkiye’nin nitelikli iş gücü, lojistik kapasitesi, yakın tedarik üssü konumu, savunma sanayisindeki birikimi ve ikiz dönüşüm alanındaki çalışmalarıyla öne çıktığını ifade eden Avdagiç, küresel ticaretin yeniden yapılandırılmasında Türkiye’nin önemli bir rol üstlenebileceğini söyledi. Avdagiç, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kongremizin temasında ortaya koyduğumuz gibi, küresel ticaretin sorumluluk perspektifiyle yeniden inşası Türkiye olmadan eksik kalacaktır. O yüzden bu kongrede soyut bir başlık konuşmuyoruz. Dört oturuma yayılmış somut bir yol haritası sunuyoruz.” Ticarette rekabet koşulları değişiyor Küresel ticarette rekabetin artık yalnızca fiyat ve kalite üzerinden şekillenmediğini belirten Avdagiç, işletmelerin finansmana erişim, enerji maliyetleri, teslimat güvenilirliği, mevzuata uyum ve bilgi kapasitesi gibi alanlarda da rekabet etmek zorunda kaldığını ifade etti. Bu unsurları kapsayan yeni bir ticaret yaklaşımına ihtiyaç duyulduğunu belirten Avdagiç, kongrenin dört oturumuyla bu dönüşüme yönelik somut bir yol haritası ortaya koymayı amaçladıklarını söyledi.

ABD ve ÇİN ticaret savaşını şimdilik öteledi Haber

ABD ve ÇİN ticaret savaşını şimdilik öteledi

Kararla birlikte karşılıklı tarifelerin düşük seviyelerde tutulması ve nadir toprak elementlerinin tedarikinin sürdürülmesi hedefleniyor. İki ülke arasındaki müzakerelerde gözler şimdi daha kapsamlı bir ekonomik anlaşma ihtimaline çevrildi. ABD ile Çin arasında ticaret politikaları kapsamında yürütülen müzakerelerde ateşkesin uzatılması konusunda anlaşmaya varıldı. 10 Kasım'da sona ermesi beklenen mevcut düzenleme, iki aylık ek süreyle 10 Ocak'a kadar devam edecek. Karar, iki ülke arasındaki tarifeler ve stratejik hammaddelerin ticareti konusunda yaşanan gerilimin geçici olarak sınırlandırılması açısından önem taşıyor. Tarifelerdeki geçici düzenleme uzatıldı ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ateşkesin uzatılmasındaki temel hedeflerden birinin karşılıklı tarifelerin daha uzun süre düşük seviyelerde tutulması olduğunu açıkladı. Washington ve Pekin arasında uygulanan ticaret ateşkesi, iki ülkenin ekonomik ilişkilerindeki gerilimi azaltan başlıca düzenlemelerden biri olarak öne çıkıyor. Yeni uzatma kararı, taraflara mevcut ticaret koşullarını korumak ve müzakereleri sürdürmek için ek zaman sağlıyor. Kritik hammaddelerin tedariki gündemde Müzakerelerin önemli başlıklarından biri de nadir toprak elementlerinin uluslararası tedariki oldu. Bessent, uzatmanın bu stratejik hammaddelerin akışının devam etmesine katkı sağlamasının beklendiğini belirtti. Nadir toprak elementleri; savunma sanayisi, elektrikli araçlar, yarı iletkenler ve ileri teknoloji üretiminde kullanılıyor. Bu nedenle söz konusu kaynakların ihracatı ve tedarik zincirlerinin güvenliği, ABD ile Çin arasındaki ekonomik görüşmelerde öncelikli konular arasında yer alıyor. Trump ve Şi görüşmesi öncesinde yeni adım Ateşkesin uzatılması, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında yapılması planlanan görüşmenin öncesinde gerçekleşti. İki liderin ticaret ilişkilerinin yanı sıra yapay zekâ, Tayvan, İran ve ikili ekonomik iş birliği konularını ele alması bekleniyor. Bessent, uzatma kararını Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile gerçekleştirdiği temasların ardından duyurdu. Tarafların son dönemde ticaret, yapay zekâ ve kritik mineraller başta olmak üzere çeşitli alanlarda görüşmeler yürüttüğü bildirildi. Pekin'den istikrarlı ilişki mesajı Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Washington ziyareti kapsamında yaptığı açıklamada, görüşmelerin her iki taraf için de verimli sonuçlar doğurmasını beklediğini söyledi. Şi, ABD ile Çin'in birbirini yalnızca rakip olarak değerlendirmek yerine ortaklık ve istikrarlı ilişkiler geliştirmeye odaklanması gerektiğini vurguladı. Çin liderinin açıklamalarında tarifeler veya nadir toprak elementlerine yönelik doğrudan bir değerlendirme yer almadı. İki ülkeye kapsamlı anlaşma için iki aylık süre Ateşkesin 10 Ocak'a kadar uzatılması, ABD ve Çin'e daha kapsamlı bir ticaret anlaşması üzerinde çalışmak için ek süre kazandırdı. Bessent, müzakerelerin yalnızca mevcut ateşkesin korunmasıyla sınırlı kalmayacağını, daha geniş kapsamlı ekonomik bir anlaşma üzerinde de çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Ticaret anlaşmazlıkları henüz çözülmüş değil Ateşkesin uzatılması, iki ülke arasındaki ticari gerilimi kısa vadede sınırlandırsa da temel anlaşmazlıklar gündemdeki yerini koruyor. Tarifeler, kritik mineraller, teknoloji transferi, yapay zekâ ve tarımsal ürün alımları, Washington ile Pekin arasındaki görüşmelerin öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Yeni süreçte, Trump ile Şi arasındaki görüşmenin sonuçları ve tarafların 10 Ocak'a kadar kalıcı bir ticaret anlaşmasına yönelik ilerleme sağlayıp sağlayamayacağı izlenecek.

TAYSAD 2026 yılının ilk 7 ayını değerlendirdi Haber

TAYSAD 2026 yılının ilk 7 ayını değerlendirdi

Aynı dönemde toplam otomotiv üretimi 767 bin 216 adet seviyesinde kaydedildi. Avrupa başta olmak üzere ana pazarlardaki yavaşlama ve üretimdeki gerilemeye rağmen ihracatını artıran sektör, artan maliyetler ve finansal koşulların yarattığı baskı karşısında rekabetçiliğini korumaya odaklandı. TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, yılın ikinci yarısında küresel ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle otomotiv pazarında daha durgun bir seyir beklediklerini belirtti. Türkiye otomotiv tedarik sanayisi, 2026 yılının ilk 7 ayında jeopolitik gelişmeler, değişen ticaret politikaları, elektrikli araç dönüşümü ve küresel pazarlardaki belirsizliklerin etkisiyle zorlu bir dönem geçirdi. Avrupa başta olmak üzere ana ihracat pazarlarında talep yavaşlarken, sektör şirketleri artan maliyetler karşısında verimliliklerini artırmaya ve rekabet güçlerini korumaya odaklandı. 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin değerlendirmede bulunan Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, zorlu koşullara rağmen sektörün üretim ve ihracat faaliyetlerini sürdürdüğünü, mevcut konumunu korumak ve daha verimli olmak için çalışmalarına devam ettiğini belirtti. Üretimdeki gerilemeye rağmen otomotiv ihracatı arttı Otomotiv tedarik sanayisinin ilk 7 ayda ihracatını artırdığını söyleyen Yakup Birinci, “OSD ve OİB verilerine göre 2026 yılının ilk 7 ayında toplam otomotiv üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,1 azalarak 767 bin 216 adet, otomobil üretimi ise yüzde 18,6 azalarak 424 bin 667 adet oldu. Buna karşın aynı dönemde toplam otomotiv ihracatı yüzde 2,4 artışla 24 milyar 423 milyon dolara, otomotiv tedarik sanayisi ihracatı ise yüzde 4,7 artışla 9 milyar 473 milyon dolara ulaştı. Ancak kur ile enflasyon arasındaki makasın açılması ve özellikle işçilik başta olmak üzere üretim maliyetlerindeki artış, firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü korumasını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Kurun ihracatçı sektörlerin rekabetçiliğini destekleyecek bir seviyede seyretmesini ve maliyet baskısını azaltacak adımların atılmasını önemsiyoruz. TAYSAD olarak bu konudaki beklentilerimizi ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla paylaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sektörümüzün rekabetçiliğini koruyacak yapısal adımların hayata geçirilmesi için bu temaslarımızı sürdüreceğiz.” dedi. Daha çevik, dayanıklı ve rekabetçi bir yapıya sahip olmamız gerekiyor Küresel pazarlardaki talep değişimleri, Avrupa ekonomisindeki yavaşlama ve mobilite ekosistemindeki dönüşümü yakından takip ettiklerini belirten Birinci, “Önümüzdeki dönemde yeni projeler alabilmek, mevcut konumumuzu koruyabilmek ve küresel tedarik zincirindeki yerimizi güçlendirebilmek için daha çevik, dayanıklı ve rekabetçi bir yapıya sahip olmamız gerekiyor. Bunun için teknoloji yetkinliğimizi, üretim kabiliyetimizi ve verimliliğimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Sektörümüzün güçlü üretim altyapısı, mühendislik kabiliyeti ve küresel tedarik zincirlerindeki deneyimi önemli avantajlarımız arasında yer alıyor. Bu avantajları koruyarak daha verimli çalışmaya ve rekabet gücümüzü artırmaya odaklanacağız” diye konuştu. Türkiye’nin Made in EU kapsamına alınması için ortak lobi çalışmaları sürüyor TAYSAD olarak Made in EU gündemini yakından takip ettiklerini belirten Birinci, “Sektörümüzün Avrupa ile güçlü entegrasyonunu ve küresel rekabet gücünü koruyacak bir yaklaşımın oluşması için OİB ve OSD ile Ankara ve Brüksel’de kapsamlı temaslar yürütüyoruz. Bu kapsamda ilgili kamu kurumları, AB kurumları ve Avrupa otomotiv sektörünün önde gelen kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Paydaşlarımızla koordinasyonumuzu güçlendirirken, AB Komisyonu’nun ‘Have Your Say’ platformu üzerinden TAYSAD’ın resmi görüşünü de sürece dahil ettik. Üyelerimizin de bu sürece aktif katılımını teşvik ediyor, AB’deki müşterileriyle iletişimlerinde Made in EU gündeminin doğru şekilde ele alınmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Tüm bu çalışmalarımızın ortak hedefi, Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zincirindeki stratejik konumunu ve yıllar içinde oluşan güçlü üretim ve tedarik entegrasyonunu korumaktır. Türkiye’nin dahil edildiği kapsayıcı bir Made in EU yaklaşımının, Avrupa’nın küresel rekabet gücünü, sanayi dayanıklılığını ve tedarik zinciri güvenliğini güçlendireceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye-Avusturya ticaretinde yeni hedef 6 milyar dolar Haber

Türkiye-Avusturya ticaretinde yeni hedef 6 milyar dolar

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, iki ülke arasındaki ticaret hacminin dengeli ve sürdürülebilir biçimde 6 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Türkiye ile Avusturya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik yeni hedefler belirlendi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avusturya Başbakanı Christian Stocker'ın Türkiye ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen heyetler arası görüşmeye katıldı. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Bolat, Türkiye ile Avusturya arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 4,4 milyar dolara ulaşarak tarihi zirvesini gördüğünü belirtti. İki ülke arasındaki ticarette yakalanan olumlu ivmenin önümüzdeki dönemde de sürdürülmesinin hedeflendiğini ifade eden Bolat, ticaret hacminin 6 milyar dolara çıkarılması konusunda görüş alışverişinde bulunulduğunu kaydetti. Karşılıklı yatırımlar güçleniyor Türkiye-Avusturya ekonomik ilişkilerinde ticaretin yanı sıra karşılıklı yatırımlar da önemli bir yer tutuyor. Bolat'ın verdiği bilgilere göre, Türkiye'de 1075 Avusturyalı şirket faaliyet gösteriyor. Avusturya'nın Türkiye'deki doğrudan yatırım stoku ise 4,8 milyar dolar seviyesine ulaştı. Türkiye'nin Avusturya'daki yatırımlarının toplamı da 1,8 milyar dolar olarak açıklandı. Bolat, önümüzdeki dönemde mevcut yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi ve yatırım portföylerinin çeşitlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Üçüncü ülkelerde ortak proje fırsatı Görüşmede, Türkiye ve Avusturya şirketlerinin üçüncü ülkelerde birlikte üstlenebileceği projeler de ele alındı. Avusturya'nın resmi ihracat kredi kuruluşu Oesterreichische Kontrollbank Aktiengesellschaft ile Türk Eximbank arasında imzalanan işbirliği anlaşmasının, ortak projelerin finansmanı açısından yeni imkanlar oluşturabileceği belirtildi. Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası projelerdeki deneyiminin, Avusturyalı yüksek teknoloji ve mühendislik şirketlerinin uzmanlığı ve finansman imkanlarıyla birleştirilmesinin üçüncü ülkelerde yeni iş fırsatları yaratabileceği ifade edildi. Kara yolu taşımacılığında serbestleşme gündemde İki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması hedefi kapsamında kara yolu taşımacılığı da görüşmelerde gündeme geldi. Türkiye, artan ticaret hacmine paralel olarak kara yolu taşımacılığında tam serbestleşmenin sağlanmasını hedefliyor. Bu kapsamda mevcut geçiş belgelerinin sayısının artırılması yönündeki beklentiler Avusturya tarafına iletildi. Yeşil ve dijital dönüşümde işbirliği Görüşmede, Avrupa Birliği çerçevesindeki ekonomik ve ticari düzenlemelerde işbirliğinin geliştirilmesi de ele alındı. Özellikle Sanayi Hızlandırma Yasası, yeşil ve dijital dönüşüm, kamu alımları ve ticaret politikaları alanlarında iki ülkenin birlikte çalışabileceği konular değerlendirildi. Bolat, Türkiye ile Avusturya arasındaki ikili ticaretin artırılması, iş dünyaları arasındaki bağların güçlendirilmesi ve ekonomik ilişkilerin daha kurumsal bir zemine taşınması konusunda kararlı olduklarını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.