SON DAKİKA
Hava Durumu

#Teknoloji

Ekometre - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nde ilk ders zili çaldı Haber

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nde ilk ders zili çaldı

Türkiye genelinde LGS’de en başarılı 48 öğrencinin eğitim göreceği okulun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Geleceğimiz için yaptığımız en büyük yatırım öğrencilerimizdir. Buradan ülkemizi geleceğe taşıyacak çok değerli girişimciler ve liderler yetişeceğine inanıyorum.” dedi. BTSO öncülüğünde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekleriyle hayata geçen GUHEM’in yerleşkesindeki programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, BTSO Meclis ve Yönetim Kurulu üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, GUHEM projesine yaklaşık 10 yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını belirterek merkezin bugün dünyanın önde gelen uzay ve havacılık merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Bursa’nın ekonomik gücünün arkasında sanayi ve teknolojinin bulunduğunu ifade eden Burkay, geleceğin asıl gücünün ise nitelikli insan kaynağı olduğunu vurguladı. İbrahim Burkay, “Fabrikalarımız, üretim gücümüz ve teknolojimiz elbette çok kıymetli. Ancak geleceğimiz için yaptığımız en büyük yatırım gençlerimizdir. GUHEM çatısı altında yetişecek gençlerimizin içinden önümüzdeki 20 yılda ülkemizi sıçratacak girişimciler, bilim insanları ve liderler çıkacağına inanıyoruz.” diye konuştu. Pekin ve Toulouse ile öğrenci değişimi Öğrencilerin uluslararası eğitim ve proje programlarıyla destekleneceğini belirten Başkan Burkay, Çin’in Pekin ve Fransa’nın Toulouse kentlerindeki uzay merkezleriyle iş birliklerinin bulunduğunu söyledi. Burkay, “Öğrencilerimiz Çin, Fransa, İngiltere ve ABD başta olmak üzere farklı ülkelerdeki gençlerle ortak projeler geliştirecek. İngilizcenin yanında ikinci bir yabancı dili de çok önemsiyoruz. Önümüzdeki yıldan itibaren hazırlık sınıfımızda İngilizcenin yanı sıra Çince eğitimi de vermeyi planlıyoruz. Hedefimiz gençlerimize bilgiyle birlikte harekete geçme cesareti kazandırmak.” dedi. Yüksek Teknoloji Kampüsü öğrencilere açılacak GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi öğrencilerinin akademik eğitimin yanı sıra üretim ve teknoloji altyapılarıyla da buluşacağını ifade eden Burkay, BUTGEM, MESYEB, BUTEKOM ve Bursa Model Fabrika’nın yer aldığı Yüksek Teknoloji Kampüsü’nün öğrencilerin çalışma alanlarından biri olacağını kaydetti. Öğrencilerin GUHEM’de görev yapan uzmanlardan eğitim alacağını belirten Burkay, “Tüm öğrencilerimiz yüzde 100 burslu. 12 öğrencimiz şehir dışından geldi. Önümüzdeki yıldan itibaren Bursa’daki öğrencilerimiz dahil tamamının yatılı eğitim almasını hedefliyoruz. Bu evlatlarımız artık bize emanet. Onların analitik düşünme kabiliyetlerini geliştirecek ve dünya ile rekabet edebilecek bireyler olarak yetişmelerini sağlayacak her türlü desteği vereceğiz.” ifadelerini kullandı. “48 öğrencimiz bu vizyonun temsilcileri olacak” Bursa Valisi Erol Ayyıldız, günümüzde ülkelerin gücünün bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve nitelikli insan kaynağı yetiştiren ekosistemlerle ölçüldüğünü söyledi. Havacılık, uzay ve savunma sanayiinin stratejik önemine dikkat çeken Vali Ayyıldız, “Bugün eğitime başlayan 48 öğrencimiz bu vizyonun en önemli temsilcileri olacaktır. GUHEM’in güçlü altyapısından yararlanacak, üniversitelerimizin ve sanayicilerimizin mentorluk desteğiyle üretim kültürü içerisinde yetişeceksiniz. Sizlerden beklentimiz merak eden, araştıran, üreten ve bilgisini ülkemiz için değere dönüştüren gençler olmanızdır.” dedi. “Köklü birikimi bilim ve havacılıkla buluşturuyoruz” BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Bursa’nın üretim ve girişimcilik birikiminin bilim ve teknolojiyle güçlendiğini belirterek, “GUHEM’in eğitimle bütünleşmesini Bursa adına tarihi bir adım olarak görüyorum. GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisemizle gençlerimiz geleceğin stratejik alanlarına çok daha donanımlı hazırlanacaktır. Bu yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. “BTSO üyesi olarak bu projeleri görünce ödediğimiz aidatlar helal olsun diyoruz” Öğrenci velisi Esra Şahiner Çırpar, BTSO’nun teknoloji merkezlerini ziyaret ettiklerini belirterek, “Biz de BTSO üyesiyiz. Odamız bugüne kadar birçok şeyi başardı. Bugün BUTEKOM’u, MESYEB’i ve diğer merkezleri gezdik, katma değeri çok yüksek projeler gördük. Odamızın gücünden güç alan GUHEM’de oğlumuzun okumasını yürekten istedik. Oda’mıza ödediğimiz aidatlar helal olsun. Bu emeklerin nereye dönüştüğünü bugün daha iyi gördük. BTSO’ya ve Yönetim Kurulu Başkanımıza gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. “İbrahim Burkay’ın güçlü bir vizyonu var” Kırklareli Lüleburgaz’dan oğlunu okula getiren Salih Akaner ise kampüsü gördükten sonra yeni açılan bir okul olmasına ilişkin endişelerinin tamamen ortadan kalktığını söyledi. Akaner, “Fiziki şartları ve ortaya konan vizyonu görünce içimiz çok rahatladı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın çok derin bir tecrübesi var, vizyonu geniş. Buraya katkısının ne kadar büyük olduğunu gördüm. Aynı enerjiyi çocuklarımız da yakalarlarsa ülkemiz için çok değerli evlatlar olarak yetişeceklerinden hiç şüphem kalmadı. Burada gördüklerimizin benim vizyonuma da katkı sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. “GUHEM bir dünya markası” Öğrencilerden Metin Önder, hayalinin uzay ve havacılık alanında eğitim almak olduğunu belirterek, “GUHEM’i daha önce de biliyordum. Burada bir lise açıldığını duyunca büyük heyecan yaşadım. Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada büyür bir marka. Bizim hayal ettiğimiz okul burasıydı. Burada çok iyi eğitim alacağıma eminim. Burada harika imkanlar var. Laboratuvarları ve imkânları gördük. Arkadaşlarımızla birlikte TEKNOFEST başta olmak üzere önemli projelere imza atmak istiyoruz. Geleceğin uzay, havacılık ve teknoloji mühendislerinin buradan yetişeceğine inanıyorum. Bize bu imkanı sağlayan BTSO’ya ve emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi. “Pilot olmak istiyorum” Zixin Liao da GUHEM’i daha önce okul gezisiyle ziyaret ettiğini belirterek, “Havacılıkla ilgileniyorum ve ileride pilot olmak istiyorum. İlk öğrencilerden biri olduğum için çok heyecanlıyım. Hayallerime giden ilk adımlarımı burada atmayı umuyorum.” diye konuştu. GUHEM ortamının heyecan verici olduğunu ifade eden öğrenci Ezgi Berfin Kaymakçı ise “Burası diğer okullardan farklı. Havacılık ve uzayla doğrudan iç içe bir ortamımız var. GUHEM Fen Lisesi’nin bize çok şey katacağına ve geleceğe daha güçlü hazırlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

GITEX AI Türkiye İstanbul’da başladı Haber

GITEX AI Türkiye İstanbul’da başladı

Türkiye’nin yapay zekâ ve teknoloji ekosistemini küresel yatırımcılarla buluşturan GITEX AI Türkiye 2026, İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 10 Eylül’e kadar devam edecek etkinlik; teknoloji şirketleri, girişimler, yatırımcılar, kamu temsilcileri ve teknoloji yöneticilerini bir araya getiriyor. Etkinlikte Türkiye’nin dijital ekonomisinin geliştirilmesi, yapay zekâ altyapısının güçlendirilmesi ve teknoloji şirketlerinin küresel pazarlara açılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. 350’den fazla şirket ve girişim İstanbul’da GITEX AI Türkiye, 350’den fazla kurumsal katılımcı ve girişimi, 100 konuşmacıyı ve 75 milyar doların üzerinde varlığı yöneten 150 yatırımcıyı bir araya getiriyor. Etkinliğe 70 ülkeden binlerce teknoloji yöneticisi de katılıyor. Yapay zekâdan bulut teknolojilerine, veri merkezlerinden siber güvenliğe, fintekten akıllı altyapılara kadar geniş bir teknoloji gündemi ele alınıyor. Etkinlikte Google Cloud, HPE & NVIDIA, AWS, Huawei, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji şirketlerinin yanı sıra Türkiye’den Trendyol, Andevos ve Halkbank ile çeşitli teknokent ve teknoparklar da yer alıyor. Türkiye’nin yapay zekâ hedefleri gündemde GITEX AI Türkiye, Türkiye’nin 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında hedeflerini hızlandırdığı bir dönemde gerçekleştiriliyor. Plan kapsamında; 1 GW veri merkezi kapasitesine ulaşılması,yapay zekâ altyapısına özel sektörden 10 milyar dolar yatırım çekilmesi,iki yıl içinde 5 milyon kişiye yapay zekâ okuryazarlığı kazandırılması hedefleniyor. “Türkiye’yi dünyanın buluşma noktası olarak tanımlıyoruz” Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi İletişim Dairesi Başkanı Gökhan Yücel, açılış konuşmasında Türkiye’de yaklaşık 1.500 aktif yapay zekâ şirketi bulunduğunu belirtti. Yücel, Türkiye’nin dört saatlik uçuş mesafesinde 1,3 milyar kişiye ve toplam 35 trilyon dolarlık pazara erişebildiğini ifade ederek, ülkeyi yalnızca bir köprü olarak değil, küresel teknoloji ekosisteminin buluşma noktası olarak konumlandırmayı hedeflediklerini söyledi. Yapay zekâ altyapısı için yatırımlar güçleniyor Etkinliğin ilk gününde yapay zekânın ihtiyaç duyduğu işlem gücü, bulut teknolojileri ve veri merkezi kapasitesi de gündeme geldi. Dell Technologies Türkiye Ülke Müdürü İlker Rodoplu, dijital dönüşümün artık iş sürekliliği ve rekabet gücü açısından temel bir gereklilik haline geldiğini belirtti. Huawei ise Türkiye’deki yapay zekâ ve bulut altyapısına yönelik yatırımlarını ve gelecek dönem planlarını paylaştı. Şirket, 2023’ten bu yana Türkiye’de yerel bulut altyapısı hizmeti sunarken, Ankara’da 2024 yılında açtığı felaket kurtarma merkeziyle desteklenen üç erişilebilirlik bölgesine sahip altyapısını da kullanıyor. Huawei Cloud Türkiye Satış Direktörü Safder Baydur, küresel veri merkezi kapasitesinin 2020’de yaklaşık 60 gigavattan 2024’te 97 gigavata yükseldiğini, 2030 için ise 226 gigavatlık kapasite öngörüldüğünü belirtti. GITEX ile Terminal İstanbul arasında iş birliği Etkinliğin ilk gününde GITEX ile Terminal İstanbul arasında Mutabakat Zaptı imzalandı. Anlaşmayla Terminal İstanbul’un dünyanın farklı noktalarında düzenlenen GITEX etkinliklerinde yer alması ve Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin uluslararası yatırımcılarla daha güçlü şekilde buluşturulması hedefleniyor. Terminal İstanbul projesi kapsamında eski Atatürk Havalimanı terminallerinin yaklaşık 500 bin metrekarelik alanda inovasyon ve girişimcilik merkezine dönüştürülmesi planlanıyor. Teknoloji şirketleri için uzun vadeli sermaye vurgusu Etkinliğin yatırım gündeminde teknoloji şirketlerinin küresel ölçekte büyümesi için uzun vadeli sermayenin önemi de ele alındı. Türkiye Varlık Fonu Yatırımlar Genel Müdürü ve Türkiye Teknoloji Fonu Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Bedir, varlık fonlarının uzun vadeli yatırım yaklaşımıyla teknoloji ekosistemine daha fazla kurumsal ve uluslararası sermaye çekebileceğini ifade etti. Fintek dönüşümünde yapay zekâ ve açık bankacılık öne çıkıyor GITEX AI Türkiye’nin gündeminde finans teknolojileri de önemli bir yer tuttu. Bankalar, fintek şirketleri ve teknoloji sağlayıcıları; yapay zekâ, açık bankacılık ve akıllı otomasyonun finansal hizmetleri nasıl dönüştürdüğünü ele aldı. Halkbank da yapay zekâ, dijital bankacılık ve yeni nesil teknolojilere yönelik yatırımlarını etkinlikte gündeme getirdi. Türk teknoloji şirketi Andevos ise ödeme, kiosk yönetimi, açık bankacılık ve yapay zekâ destekli çözümlerini tanıtıyor. Etkinlik 10 Eylül’de devam edecek GITEX AI Türkiye, 10 Eylül sabahı gerçekleştirilecek bakan konuşmasının ardından yapay zekâ, veri merkezleri, akıllı altyapı, fintek, siber güvenlik, ileri üretim ve kurumsal dijital dönüşüm oturumlarıyla devam edecek.

Yıldırım’da çocuklar bilimle büyüyor Haber

Yıldırım’da çocuklar bilimle büyüyor

Yıldırım Belediyesi, Molla Yegan Çocuk Üniversitesi Yaz Okulu ile yüzlerce öğrenciyi bilim ve sanatla buluşturdu. 5-13 yaş arasındaki toplam 1000 öğrenci, ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda 38 farklı branşta eğitim alarak yaz tatilini verimli bir şekilde değerlendirme fırsatı yakaladı. Molla Yegan Çocuk Üniversitesi Yaz Okulu, düzenlenen Bilim Şenliği ile tamamlandı. ‘Zaferden Geleceğe: Molla Yegan Bilim Şenliği’, renkli görüntülere sahne oldu. Yıldırım Medresesi’nde gerçekleştirilen şenliğe, çocuklar ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Bilim ve teknolojinin büyülü dünyasını çocuklarla buluşturan şenlikte, farklı temalarda hazırlanan stant ve etkinlik alanları büyük ilgi gördü. Çeşitli uygulama ve deneylerle bilimsel süreçleri yakından keşfeden minikler, eğitici ve eğlenceli etkinliklerle de keyifli vakit geçirdi. Şenlik kapsamında Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde yıl boyunca gerçekleştirilen eğitim ve atölye çalışmaları da uygulamalı olarak tanıtıldı. Ülkemizin gücüne güç katacağız Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, şenliğe katılarak miniklerin heyecanına ortak oldu. Başkan Yılmaz, “Bizler Yıldırım’ı geliştirirken bir yandan fiziki yatırımlarımızı sürdürüyoruz, diğer yandan da insanımıza, çocuklarımıza ve gençlerimize yatırım yapıyoruz. Köklerini bilen, medeniyet mirasına sahip çıkan, ahlaklı, özgüvenli, bilimi ve teknolojiyi üreten nesiller yetiştirmek istiyoruz. Her çocuğumuzun bilgiye, kültüre, sanata ve teknolojiye erişebildiği bir Yıldırım için çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın arkasında da milletimizin sarsılmaz iradesi, gençlerimizin enerjisi ve çocuklarımızın merakı var. Hep birlikte atacağımız yeni adımlarla birlikte ülkemizin gücüne güç katacağız. Bilimde, teknolojide, sanatta ve üretimde daha da ileri gideceğiz. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma hedefimize köklerimizden aldığımız güçle yürüyeceğiz” dedi. ÇOcuklarımızı geleceğe hazırlıyoruz Yıldırım’da çocukların çok yönlü gelişimini destekleyen çalışmalara imza attıklarını belirten Başkan Oktay Yılmaz, “Hayata geçirdiğimiz projelerle evlatlarımızın geleceğe en iyi şekilde hazırlanmalarına yardımcı oluyoruz. Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde yetişen çocuklarımızın geleceğin bilim insanları, sanatçıları, tasarımcıları ve düşünürleri olacağına inanıyoruz. Yıldırım’da bilim, teknoloji ve sanatla büyüyen nesiller yetiştirme hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, etkinliğin sonunda Molla Yegan Çocuk Üniversitesi Yaz Okulu’nu başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikalarını verdi.

Teknoloji devleri İstanbul’da buluşacak Haber

Teknoloji devleri İstanbul’da buluşacak

Türkiye, küresel girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinin önemli buluşma noktalarından biri olmaya hazırlanıyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde ilk kez düzenlenecek. İki gün sürecek etkinlikte 300’ü aşkın şirket ve girişimin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden yatırımcılar, kamu temsilcileri, teknoloji yöneticileri ve alanında uzman konuşmacılar bir araya gelecek. Etkinlik, Türkiye’nin gelişen girişimcilik ekosistemini uluslararası yatırımcılarla ve yeni pazarlarla buluştururken, yerli ve yabancı teknoloji şirketlerine de iş birlikleri geliştirme fırsatı sunacak. İstanbul’un girişimcilik ekosistemi güçleniyor GITEX Ai Türkiye’nin İstanbul’da düzenlenmesi, kentin küresel girişimcilik ekosistemindeki yükselen konumuyla da örtüşüyor. İstanbul, 2025 Küresel Girişimcilik Ekosistemi Raporu’nda gelişmekte olan girişimcilik ekosistemleri arasında üçüncü sıraya yükseldi. Kent, son beş yılda 13 basamak ilerleme kaydetti. Türkiye’de bugüne kadar sekiz yerli girişim 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşarak “unicorn” statüsüne yükseldi. 2025 Türkiye Yapay Zekâ Ekosistemi ve Küresel Etki Raporu’na göre ise ülkede yapay zekâ alanında faaliyet gösteren 1.188 aktif girişim bulunuyor. Girişimler farklı sektörlerde çözümlerini sergileyecek GITEX Ai Türkiye’de yer alacak uluslararası girişimler; sürdürülebilir tarımdan eğitime, kurumsal teknolojilerden sağlığa ve altyapıya kadar farklı alanlarda geliştirdikleri çözümleri tanıtacak. Malezya’daki Universiti Putra Malaysia bünyesinden doğan AgroPV Integrated SB, tarımsal üretim ile güneş enerjisi üretimini aynı alanda birleştiren çözümlerini sergileyecek. Pakistan merkezli Nosmai ise e-ticaret, perakende ve tüketici platformlarına yönelik artırılmış gerçeklik ve kamera tabanlı yapay zekâ teknolojilerini tanıtacak. Nosmai Kurucu Ortağı ve CEO’su Ismail Qasim, Pakistan’ın güçlü mühendislik altyapısı ve genç teknik iş gücüyle küresel pazarlara yönelik ürünler geliştirdiğini belirterek, Türkiye’nin ise geniş iç pazarı, güçlü şirketleri, yatırımcı topluluğu ve Avrupa, Körfez ülkeleri ile Orta Asya’ya uzanan ticari bağlantılarıyla öne çıktığını ifade etti. Etkinliğin uluslararası katılımcıları arasında Nijeryalı Zenafri, Polonyalı AI Tech Matrix, Perulu Ourabyte ve Ürdünlü SOLVillion da bulunuyor. Turcorn 100 şirketleri küresel sahnede GITEX Ai Türkiye, yalnızca uluslararası girişimleri değil, Türkiye’nin yüksek büyüme potansiyeline sahip teknoloji şirketlerini de küresel yatırımcılarla buluşturacak. Girişimlerin uluslararası pazarlara açılmasını ve unicorn olma yolculuklarını hızlandırmayı amaçlayan Turcorn 100 Programı’na 30 Nisan 2026 itibarıyla 39 şirket kabul edildi. Bu şirketlerden 24’ü GITEX Ai Türkiye’ye katılarak teknoloji ve çözümlerini uluslararası ziyaretçilere sunacak. Katılımcılar arasında son yatırım turunda 104 milyon dolar yatırım alan finansal teknoloji şirketi Colendi, 15 milyon dolar yatırım alan görüntü tanıma teknolojileri şirketi Vispera, 4 milyon dolar yatırım alan Saha Robotics, 3,1 milyon dolar yatırım alan yapay zekâ destekli reklam SaaS platformu WASK ve 1,7 milyon dolar yatırım alan dijital kimlik ve imza teknolojileri şirketi TechSign yer alıyor. Yapay zekâ girişimleri de sahnede olacak Türkiye’nin yükselen yapay zekâ girişimleri de etkinlik kapsamında farklı sektörlere yönelik çözümlerini tanıtacak. İTÜ ARI Teknokent ekosisteminde faaliyet gösteren Lavren, hukuk ve profesyonel hizmetler alanlarına yönelik yapay zekâ çözümleri geliştiriyor. Lavren Kurucu Ortağı Cem Şanap, yapay zekânın yalnızca mevcut iş süreçlerine eklenmesi yerine kurumların çalışma biçimlerini dönüştürecek şekilde ele alınması gerektiğini belirtti. Mimarlık ve tasarım alanlarında üretken yapay zekâ kullanan Syntina AI da etkinlikte yer alacak. Syntina AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Halil İbrahim Can, sektörde yapay zekânın insanın yerini alıp almayacağı tartışmasından ziyade, belirli alanların ihtiyaçlarına uygun yapay zekâ sistemlerinin nasıl geliştirilmesi gerektiğine odaklanılması gerektiğini söyledi. Yapay zekâ odaklı iş yönetimi platformu Workiom ise uluslararası büyüme hedeflerini İstanbul’daki etkinlikte yatırımcılarla paylaşacak. 100 milyar dolarlık varlık yöneten yatırımcılar İstanbul’a geliyor Türkiye girişim ekosistemine yapılan yatırımlar son yıllarda hızlı bir artış gösterdi. Türkiye’deki girişimlere yapılan yatırımlar son beş yılda 10 kat artarak 2025’te 700 milyon dolara ulaştı. Türk girişimleri 2026’nın ilk çeyreğinde ise 559 milyon dolar yatırım çekti. Dealroom verilerine göre yatırım hacmindeki artışa karşın sermayeye erişim girişimciler açısından önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Ernst & Young araştırmasına göre Türkiye’deki girişimcilerin yüzde 71’i finansmana erişimi temel zorluklardan biri olarak görüyor. Bu tabloya rağmen GITEX Ai Türkiye, uluslararası yatırımcıların ilgisini Türkiye’ye çekmeyi hedefliyor. 20 ülkeden, toplam 100 milyar doların üzerinde varlık yöneten 100’den fazla yatırımcı etkinliğe katılacak. ABD’den Manhattan Ventures, Birleşik Krallık’tan Molten Ventures, Malezya’dan Gobi Partners, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Jasoor VC ve Katar’dan Utopia Capital etkinlikte yer alacak yatırımcılar arasında bulunuyor. Yeni unicorn’lar için yatırım fırsatı Avusturya merkezli erken aşama girişim sermayesi yatırımcısı WaVe-X de etkinlikte yeni yatırım fırsatlarını değerlendirecek. 3,5 milyar avro büyüklüğündeki WALTER GROUP tarafından desteklenen WaVe-X, otonom karar alabilen yapay zekâ teknolojileri geliştiren HappyRobot’un 1,2 milyar dolar değerleme üzerinden 150 milyon dolar yatırım almasıyla portföyündeki ilk unicorn’u çıkardı. WaVe-X Genel Müdürü Thomas Muscher, küresel potansiyele sahip girişimlerde sektörün gerçek ihtiyacına çözüm sunan ürünler ve farklı ülkelere taşınabilen ölçeklenebilir iş modellerinin öne çıktığını belirtti. Türkiye’nin yatırım ekosistemi de etkinlikte Türkiye’nin yatırım ekosisteminin temsilcilerinden ÜNLÜ & Co. da ÜNLÜ Ventures aracılığıyla GITEX Ai Türkiye’ye katılacak. Şirket, Bloomberg’in 2010-2026 dönemine ilişkin verilerine göre özelleştirmeler hariç hisse senedi sermaye piyasası işlemlerinde Türkiye’deki özel finans kuruluşları arasında ikinci sırada yer aldı. ÜNLÜ & Co., toplam değeri 3,4 milyar dolara ulaşan 37 işlemde yüzde 23 pazar payına sahip oldu. ÜNLÜ & Co. Direktörü Emre Dilbe, Türkiye’nin küresel ölçekte başarılı teknoloji şirketleri yaratabilecek yetenek ve girişimcilik kapasitesine sahip olduğunu belirterek, yeni unicorn’lar için daha büyük girişim sermayesi fonlarına, yerli kurumsal yatırımcıların daha güçlü katılımına ve uluslararası sermayeyle daha fazla bağlantıya ihtiyaç bulunduğunu söyledi. GITEX Ai Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında gerçekleştirilecek. Etkinlik, GITEX organizasyonlarını dünya genelinde düzenleyen Dubai World Trade Centre ile Informa’nın ortak girişimi inD tarafından organize edilecek. Google Cloud, HPE & NVIDIA, AWS, Schneider Electric, Huawei, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji şirketlerinin yanı sıra Trendyol, Andevos ve Halkbank gibi bölgesel şirketler de etkinlikte yer alacak. GITEX Ai Türkiye 2026, girişimlere teknoloji şirketleri ve yatırımcılarla doğrudan bağlantı kurmanın yanı sıra yeni ticari iş birlikleri geliştirme, uluslararası pazarlara açılma ve yatırım fırsatlarını değerlendirme imkânı sağlayacak.

Şimşek: Türkiye ekonomisi yüzde 2,3 büyüdü Haber

Şimşek: Türkiye ekonomisi yüzde 2,3 büyüdü

Türkiye ekonomisi, 2026’nın ikinci çeyreğinde zorlu küresel ve jeopolitik koşullara rağmen büyümesini sürdürdü. Ekonomi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 2,3 büyürken, yıllıklandırılmış milli gelir 1,7 trilyon doların üzerine çıktı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, büyüme verilerini değerlendirirken ekonominin iç ve dış talebin desteğiyle dengeli bir görünüm sergilediğini belirtti. Sanayi ve tarımdan büyümeye güçlü katkı İkinci çeyrekte büyümeye sektörlerden de önemli katkılar geldi. Şimşek’in verdiği bilgilere göre sanayi katma değeri yıllık bazda yüzde 2,4 arttı. Bu performansta teknoloji yoğun sektörlerdeki olumlu görünüm etkili oldu. Tarım sektöründe ise büyüme yüzde 13,3 olarak gerçekleşti. Özel tüketim yüzde 3,5, yatırımlar yüzde 0,6 büyürken net dış talep de büyümeye pozitif katkı sağladı. Böylece ikinci çeyrekte büyümenin hem iç hem de dış talep tarafından desteklendiği bir yapı oluştu. Cari açık 38,9 milyar dolara yükseldi Jeopolitik gelişmelerin Türkiye’nin ticaret ortakları üzerindeki etkisi ve özellikle enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükseliş cari denge üzerinde baskı oluşturdu. Şimşek, yıllıklandırılmış cari açığın ikinci çeyrekte 38,9 milyar dolar olduğunu açıkladı. Cari açığın milli gelire oranı ise yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleşti. Şimşek, söz konusu oranın sürdürülebilir seviyelerde bulunduğunu belirtti. Bütçe performansı olumlu seyrini korudu Şimşek, kayıt dışılıkla mücadele, vergide adaletin güçlendirilmesi ve harcama disiplininin mali alan oluşturduğunu ifade etti. Küresel fiyat şoklarının vatandaşlar üzerindeki etkisini sınırlamak ve dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla eşel mobil uygulaması kapsamında önemli miktarda vergi gelirinden vazgeçilmesine rağmen bütçe performansının olumlu seyrini koruduğunu söyledi. Dış borcun milli gelire oranı yüzde 31,6 Türkiye’nin dış borç göstergelerinde de ikinci çeyrekte önemli bir değişim yaşanmadı. Şimşek, brüt dış borç stokunun milli gelire oranının yüzde 31,6 seviyesinde yatay seyrettiğini belirtti. Türkiye’nin toplam borcunun milli gelire oranının ise yüzde 91 olduğunu ifade eden Şimşek, bu oranın gelişmekte olan ülkeler ortalaması olan yüzde 229’un ve dünya ortalaması olan yüzde 306’nın oldukça altında bulunduğuna dikkat çekti. Şimşek: Ekonominin şoklara karşı direnci artıyor Şimşek, ekonomide güçlenen makroekonomik temellerin dış şoklara karşı dayanıklılığı artırdığını vurguladı. Dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve küresel koşulların daha destekleyici hale gelmesiyle birlikte büyümenin önümüzdeki dönemde kademeli olarak artmasını beklediklerini söyledi. Yeni OVP büyüme hedeflerine odaklanacak Ekonomi yönetiminin bir sonraki önemli gündem maddelerinden biri 2027-2029 dönemini kapsayacak Orta Vadeli Program olacak. Şimşek, yeni OVP ile fiyat istikrarının sağlanmasının yanı sıra teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışı yoluyla Türkiye’nin büyüme potansiyelinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Programın aynı zamanda kalıcı refah artışını destekleyecek bir yol haritası ortaya koyacağını ifade eden Şimşek, ekonomi politikalarının temel hedefinin dezenflasyon sürecini sürdürürken büyüme potansiyelini daha sağlam bir zemine taşımak olduğunu vurguladı.

Matlı’dan etkileyici Bursa ekonomisi vizyonu Haber

Matlı’dan etkileyici Bursa ekonomisi vizyonu

70 meslek komitesinden 2 bin 425 üyeyle gerçekleştirilen görüşmelerin, 300 saati aşan toplantıların ve 12 uzmandan oluşan çalışma ekibinin katkılarıyla hazırlanan plan; 6 ana dönüşüm ekseni, 28 büyük dönüşüm hamlesi ve 46 yüksek etkili çözümden oluşuyor. Matlı, 2040’ın Bursa’nın uzun vadeli ekonomik yönünü, 2026-2030 döneminin ise ilk uygulama, sonuç alma ve hesap verme programını ifade ettiğini söyledi. Birleşmiş Milletler’in küresel kent dönüşümlerinde tercih ettiği süre olan 15 yıllık bir dönemi temel aldıklarını beyan eden Matlı, basın toplantısına Kapalıçarşı’da başlayan yolculuklarını sanayinin kalbinde sürdürdüklerini belirterek başladı. Matlı, “Bugün burada yalnızca bir program açıklamak için değil, 60 bin üyenin biriken itirazını, talebini ve gelecek iradesini seslendirmek için bulunuyoruz” dedi. “Bu, iki yönetim anlayışı arasındaki farktır. İsraf doğru kaynağı, yanlış önceliğe bağlamaktır. ” Konuşmasında mevcut BTSO yönetimine yönelik eleştirilerde de bulunan Matlı, aynı projelerin farklı tarihler ve isimlerle yeniden açıklanmasının Bursa’ya zaman kaybettirdiğini söyledi. TEKNOSAB’ın doluluk oranının on yılı aşan sürenin sonunda yüzde 9,4 düzeyinde kaldığını, yeni genişleme alanı diye duyurulan yerlerin, görselde olduğunu varlığında o alana tüm söylenenlerin sığmayacağını ancak hızlıca yapılan şeylerin üyenin ihtiyaçlarını çözmediğini belirten Matlı, fizibilitesi ve finansman modeli tamamlanmadan açıklanan yeni projelerin “vizyon” olarak sunulamayacağını ifade etti. Matlı, şöyle konuştu: “Bu bir kişisel polemik değildir. Bu, iki yönetim anlayışı arasındaki açık farktır. Mevcut anlayış proje sayısını, bina büyüklüğünü ve faaliyetleri anlatıyor. Biz, üyemizin kazandığı zamanı, azalan maliyetini, ulaştığı finansmanı, yeni müşterisini ve cirosunu anlatacağız. İsraf yalnızca fazla para harcamak değildir. Doğru kaynağı yanlış önceliğe bağlamak da israftır. Eski vaatleri yeniden açıklamak ise Bursa’nın zamanını ve güvenini israf etmektir.” Göreve geldiklerinde bütçenin, iştirak faaliyetlerinin, proje harcamalarının ve her yatırımın ürettiği ekonomik değerin açık biçimde paylaşılacağını belirten Matlı, bağımsız denetimin düzenli işleyeceğini ve BTSO kaynaklarının 60 bin üyenin rekabet gücüne yönlendirileceğini vurguladı. Birinci eksen: Üyenin önündeki engeller kaldırılacak, cebi rahatlatılacak İlk eksen dönüşümün önündeki engelleri kaldır. Bu kapsamda, BTSO artık üyeyi binasına çağıran değil, ilçeye, çarşıya ve sanayi sitesine giderek hizmet veren bir kurum olacak. Mevcuttaki mobil uygulama geliştirilerek BTSO ONE üzerinden üye, başvurusunu tek yerden yapacak ve sonucunu telefonundan izleyecek. Faaliyet belgesi ve yılda beş temel belge ücretsiz verilecek, aidatlar düşürülecek. Nefes Kredileri yeniden başlayacak, Finansmana Erişim Merkezi kredi ve teşvik başvurularını üye adına takip edecek. Birlikte Alım modeliyle enerji, lojistik ve ortak girdilerde 60 bin üyenin satın alma gücü birleştirilerek maliyetler düşürülecek. Ankara Masası ise üyelerin başkentteki ofisi olacak. İkinci eksen: Geleceği planlayan bir anlayış İkinci eksen ise dönüşümü planla. Bu eksenin ve dönüşümün merkezinde bulunan Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü, kentin firmalarını, ürünlerini, üretim gücünü ve yatırım ihtiyaçlarını canlı bir envanterde toplayacak. İşletmeler Check Up 360° ile hangi alanda geri kaldığını görecek; Bursa Dönüşüm Pusulası ile hangi yatırımı, ne zaman ve hangi finansmanla yapacağını bilecek. Sektör Gelecek Laboratuvarları ve Gelecek İşleri Gözlemevi, önümüzdeki 10 yılın teknolojilerini, pazarlarını ve mesleklerini belirleyecek. Böylece hem firmalar yanlış yatırımdan korunacak hem de Bursa’nın eğitim, üretim ve yatırım kararları gerçek ihtiyaca göre alınacak. Üçüncü eksen: Üyenin parasını, ona kazanca dönüştürecek bir yapıya yön ver. Üçüncü eksen ise dönüşüme yön ver, üyenin ticaretini bilgiyle ilişkiyle ve teknoloji ile geliştir. Dönüşüme yön ver: Üyenin ticaretini bilgi, ilişki ve teknolojiyle geliştir. Bursa İş Ağı ile kentteki büyük alıcıların ihtiyaçları Bursa’daki üretici, tüccar, hizmet işletmesi ve KOBİ’lerle buluşturulacak; Bursa’da oluşan talebin daha büyük bölümü Bursa’da ciroya dönüşecek. BursaLink 365, Türkiye’deki 367 oda ve borsayı, hemşehri kuruluşlarını ve uluslararası oda bağlantılarını üyeler için çalışan ticaret koridorlarına çevirecek. Bursa Trade Cloud firmaların ürünlerini yılın 365 günü alıcıların karşısına çıkarırken, BAK! Bursa Alışveriş Kartı şehrin harcamasını Bursa işletmelerine yönlendirecek. Bursa Global ise firmayı alıcı bulmadan teklife, sözleşmeden finansmana ve güvenli tahsilata kadar destekleyecek. Bursa Yaşam Ekonomisi ile çarşı, gastronomi, turizm ve hizmet sektörleri de bu ticaret sisteminin güçlü bir parçası olacak. Dijital Çarşı 4.0, esnafın ürünlerini katalogdan ödemeye ve teslimata kadar çalışan bir dijital satış sistemine taşıyacak. Bursa Gastronomi Ağı; yerel üreticileri, tedarikçileri, restoranları ve otelleri buluşturarak Bursa’nın lezzetini yeni müşteriye ve gelire dönüştürecek. Bursa Deneyim Rotası; tarih, termal, sağlık, Uludağ, doğa, spor, zanaat, ipek, alışveriş ve gastronomiyi konaklamalı paketlerde birleştirerek ziyaretçinin şehirde daha uzun kalmasını ve daha fazla Bursa işletmesinden alışveriş yapmasını sağlayacak. Kongre, fuar ve festivaller konaklama, ulaşım, gastronomi ve çarşıyla birlikte planlanacak; Hizmet İhracatı Hattı ise sağlık, eğitim, lojistik, yazılım ve danışmanlık firmalarını yeni pazarlara taşıyacak. Böylece başarı, yapılan toplantı ve ziyaretlerle değil; üyeye kazandırılan müşteri, geceleme, sipariş, ihracat ve ciroyla ölçülecek. Dördüncü eksen: Kente entegre üretim ekosistemi, eğitim yapıları ve vizyon projeler Dördüncü eksen, Bursa için doğru bir üretim ekosistemi kurarak dönüşümün altyapısını yapmak üzerine kurulu. Bursa’nın doğusunda, batısında ve kuzeyinde, her biri yaklaşık 200 hektarlık KOBİ OSB’leri kurulacak. Bu alanların yanında 50 ila 100 hektarlık ticaret bölgeleri, ortak showroomlar, ofisler, depolar ve lojistik merkezleri yer alacak. Yeni küçük sanayi siteleri üretim ekosistemine bağlı biçimde planlanırken mevcut siteler Sanayi Siteleri 4.0 ile deprem, yangın, enerji, internet, atık ve lojistik bakımından yenilenecek. Beşevler’de kurulacak UstaTek Mesleki Eğitim Kampüsü ise gençleri doğrudan sanayinin içinde ustalarla, modern atölyelerle ve istihdam imkânlarıyla buluşturacak. Vizyoner bir proje: Güney Marmara Marina Projesi Planın öne çıkan yatırımlarından Güney Marmara Marina Projesi, Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını tek turizm ve ticaret rotasında birleştirecek. Marina yalnızca teknelerin yanaştığı bir liman olmayacak; otellerden restoranlara, çarşılardan ulaşıma ve deniz sporlarına kadar yeni bir kıyı ekonomisi oluşturacak. Proje, üyeye rakip olmayacak; mevcut esnafın ve işletmelerin müşteri sayısını, ticaretini ve gelirini büyütecek. Beşinci eksen: Teknoloji fabrikada çalışacak, ürüne ve gelire dönüşecek Beşinci eksen ise dönüşümü kalıcı kılmak için üretilecek gelişmeler olacak. BUTEKOM X ile Bursa’nın test ve laboratuvar gücü tekstilden mobiliteye, medikalden robotiğe ve yeşil teknolojilere açılacak. Bursa Dönüşüm Kampüsü firmalara ortak Ar-Ge, pilot üretim ve dijital ikiz imkânı sunacak. Factory AI Bursa ile yapay zekâ seminerlerde anlatılmak yerine kalite kontrol, bakım, üretim planlama ve enerji yönetiminde fabrika hattında çalışacak. TechBridge Europe Avrupa’dan şirket alımı ile dünyadaki teknolojiyi Bursa’ya taşırken BUTGEM Next geleceğin becerilerine sahip çalışanlar yetiştirecek. Bursa IP, TalentCloud ve Venture Studios ile fikirler patente, yetenek işe, sektör sorunları ise satılabilir ürünlere ve yeni şirketlere dönüşecek. Altıncı Eksen: Sonuç veren projeler büyütülecek Vizyon 2040, açıklanıp rafa kaldırılan sabit bir proje listesi olmayacak. Her uygulamanın üyeye kazandırdığı zaman, maliyet avantajı, finansman, sipariş, ihracat ve istihdam düzenli olarak ölçülecek. Sonuç veren projeler büyütülecek, vermeyenler yeniden tasarlanacak veya durdurulacak. Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine, gıda, sağlık ve turizm gücü; yeni nesil mobilite, ileri malzeme, medikal teknoloji, robotik, biyoekonomi, yeşil teknoloji, endüstriyel yazılım ve deneyim ekonomisine taşınacak. Bursa Lojistik Akıl Ağı üretimi limandan son kilometreye hızlandırırken, Yaşanabilir Bursa Ekonomi Standardı büyümenin suya, havaya, ulaşıma ve yaşam kalitesine zarar vermemesini güvence altına alacak. “Vizyon 2040 Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür” Önümüzdeki seçimin iki isimden çok iki yönetim anlayışı arasında gerçekleşeceğini söyleyen Özer Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir tarafta 13 yılın sonunda ertelenen, yeniden açıklanan ve birbirinden kopuk projeler var. Diğer tarafta geçmişte üretilen değerleri koruyup yükselten, yenisini doğru ihtiyaca göre ekleyen ve bütün kaynakları 60 bin üye için çalıştıran bütüncül bir sistem var. Bursa yalnızca daha fazla değil, daha değerli üretecek; teknoloji, tasarım, marka, yazılım ve fikrî mülkiyet satacak. KOBİ, tüccar, esnaf, küçük üretici, kadın ve genç girişimci bu dönüşümün kenarında değil, merkezinde olacak. Vizyon 2040 bir seçim sloganı değil, Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.” “Benim yanımda KOBİ’ler ve en önemlisi korkmayan gençler var” BTSO seçimleri sürecinde, seçim çalışması yapan veya fotoğraf çektiren kişilere baskı uygulanmaya çalışıldığını, kaybedecekleri şeyi çok olanların, karşılarına kimse aday çıkmasın diye ellerinden geleni yapmaya çalıştığını anlatan Özer Matlı “Biz bu yola Bursa sevgisi için çıktık. 60 Bin üyenin parasını savunmak, onların gelişimini ve kalkınmasını sağlamak için çıktık. Benim yanımda 60 Bin üye var. Benim yanımda korkmayan gençler var. Korkuları, baskı yapmalarına yol açıyor. Sormak lazım bu kadar korktukları ne? Perşembe gününe seçim koyduracak kadar, katılım az olsun diye uğraşacak kadar korktukları şey ne? Bizim önerimiz iyi ki oldu da seçim Fuar Alanı’nda yapılacak. Yoksa yine üyemizim demokratik hakkını elinden almak için zorlaştıracaklardı.” dedi.

TotalEnergies ve Euromaster iş birliği 3. dönemine girdi Haber

TotalEnergies ve Euromaster iş birliği 3. dönemine girdi

2020 yılında başlayan ve her iki markanın da pazardaki gücünü pekiştiren iş birliği, imzalanan yeni sözleşme ile resmi olarak 3. dönemine girdi. Anlaşma 2028 yılı sonuna kadar geçerli olacak. Müşteri odaklı hizmet anlayışını benimseyen Euromaster noktalarını ziyaret eden sürücüler, TotalEnergies ve ELF markaları altında pazara sunulan, araçlarının motor ömrünü ve performansını en üst düzeye çıkaran TotalEnergies madeni yağlarının kalitesiyle buluşmaya devam edecek. “Pazardaki istikrarımızın ve karşılıklı güvenin göstergesi” TotalEnergies Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Murat Selçuk, iş birliğinin yenilenmesinden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle ifade etti: “Euromaster ile 2020 yılında başlattığımız ve yıllar içinde büyüyerek devam eden ortaklığımızı 3. döneme taşımış olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu yenilenen anlaşma, pazardaki istikrarımızın ve karşılıklı güvenimizin en net göstergesidir. İleri teknolojiyle geliştirdiğimiz TotalEnergies ve ELF madeni yağlarımızın performansının, Euromaster’ın profesyonel hizmet anlayışıyla birleşerek tüketicilere yüksek kalite hizmet sunmaya devam edeceğine inancımız tam. Sektördeki güçlü konumumuzu bu tür stratejik adımlarla daha da sağlamlaştırıyoruz.” “Yüksek teknoloji ve performansı tüketicilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz” Euromaster Türkiye Genel Müdürü Serhat Sezginsoy ise ortaklığın geleceğine dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Euromaster olarak, Türkiye genelindeki yaygın servis ağımızla müşterilerimize her zaman en kaliteli ve güvenilir hizmeti sunmayı hedefliyoruz. TotalEnergies ile olan iş birliğimizin 3. dönemine girmesi, bu hedef doğrultusunda attığımız en önemli adımlardan biri. Binek ve hafif ticari araç segmentindeki müşterilerimiz, TotalEnergies ve ELF madeni yağlarının yüksek teknolojisi ve performansıyla araçlarının bakımlarını en iyi şekilde yaptırmaya devam edecekler. İki güçlü markanın sinerjisinin, önümüzdeki dönemde de hem perakende hem de filo müşterilerimize büyük değer katacağına inanıyorum.”

Türkiye’nin yapay zekâ planında KOBİ’ler öne çıkıyor Haber

Türkiye’nin yapay zekâ planında KOBİ’ler öne çıkıyor

Plan kapsamında 5 milyon vatandaşa yapay zekâ eğitimi verilmesi, 10 bin uzman ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi, veri merkezi kapasitesinin 2030’a kadar 1 gigavata çıkarılması ve yapay zekâ altyapısına en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi planlanıyor. Türkiye, yapay zekânın ekonomide kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla yeni bir yol haritasını uygulamaya alıyor. 2026-2030 dönemini kapsayan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı; insan kaynağı, veri, hesaplama altyapısı, finansman, girişimcilik ve kamu kullanımını birlikte ele alıyor. Plan, 13 Haziran 2026'da Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi'nde kamuoyuna açıklanmıştı. Dört ana eksen üzerine kurulan planın odağında yapay zekânın Türkiye'de geliştirilmesinin yanı sıra ekonomik ve toplumsal kullanımının yaygınlaştırılması bulunuyor. KOBİ’lere yapay zekâ desteği Eylem Planı'nın ekonomi açısından dikkat çeken başlıklarından biri KOBİ'lerin yapay zekâ kullanımının artırılması. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli sektörlerde KOBİ'lerin yapay zekâ çözümlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla yapay zekâ kuponları uygulanması planlanıyor. Ayrıca enerji ve dijital altyapısı hazır Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleri kurulması hedefleniyor. Bu yaklaşım, yapay zekâ yatırımlarının yalnızca büyük teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmaması açısından önem taşıyor. Yapay zekânın üretim, lojistik, perakende, ihracat ve hizmet sektörlerindeki işletmeler tarafından kullanılmaya başlaması, teknolojinin ekonomik verimliliğe dönüşmesinde belirleyici olacak. 5 milyon kişiye yapay zekâ eğitimi İnsan kaynağı da planın önemli başlıkları arasında. Türkiye, iki yıl içerisinde 81 ilde 5 milyon vatandaşa yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi vermeyi hedefliyor. Bunun yanında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyonelinin yetiştirilmesi planlanıyor. Bu hedefler, yapay zekânın yalnızca yazılım geliştiricilerinin uzmanlık alanı olmaktan çıkarılarak daha geniş bir iş gücüne yayılmasını amaçlıyor. Veri merkezi kapasitesi 1 GW’a çıkarılacak Yapay zekâ yatırımlarının büyümesi, hesaplama kapasitesi ve veri merkezi altyapısına olan ihtiyacı da artırıyor. Eylem Planı kapsamında Türkiye'nin veri merkezi kurulu gücünün 2030'a kadar en az 1 gigavata çıkarılması hedefleniyor. Ayrıca veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi planlanıyor. Bu hedef, yapay zekâ ekonomisinin yalnızca yazılım tarafında değil, enerji, veri merkezi, bulut bilişim ve yüksek başarımlı hesaplama altyapısında da yeni yatırım ihtiyacı oluşturacağını gösteriyor. Kamu, yerli yapay zekâ için ilk müşteri olacak Plan kapsamında kamu yatırım programlarından yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayrılması hedefleniyor. Ayrıca kamu kurumlarının başarılı yerli yapay zekâ çözümlerinin ilk kullanıcılarından olması planlanıyor. Böylece kamu alımlarının, yerli yapay zekâ şirketleri için yalnızca gelir kaynağı değil, aynı zamanda referans ve ürün doğrulama mekanizması olarak kullanılması amaçlanıyor. En az 2 bin kamu veri seti erişime açılacak Yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesinde veri altyapısı da planın temel unsurlarından biri. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden erişime açılması planlanıyor. Verilerin güncel, güvenilir, kullanılabilir ve güvenli biçimde erişilebilir olması; kişisel verilerin korunması ve veri güvenliğiyle birlikte ele alınacak. Yapay zekâ yatırımlarında finansman büyüyecek Türkiye'nin yapay zekâ ekosistemini büyütme planında girişim sermayesi ve teknoloji finansmanı da yer alıyor. 2030'a kadar veri merkezi ve yapay zekâ altyapısında 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi hedefleniyor. Bu kaynakların girişimlere, veri merkezlerine ve yüksek teknoloji yatırımlarına ne ölçüde aktarılacağı, planın ekonomik sonuçları açısından önemli olacak. Asıl ölçüm verimlilikte yapılacak Türkiye'nin yapay zekâ politikasında önemli eşik, açıklanan yatırım ve insan kaynağı hedeflerinin gerçekleşmesinden sonra ortaya çıkacak. Çünkü yapay zekâ yatırımlarının ekonomik karşılığı yalnızca kurulan veri merkezi veya geliştirilen model sayısıyla ölçülmeyecek. Üretim maliyetlerinin düşmesi, ihracat kapasitesinin artması, işletmelerin verimliliğinin yükselmesi ve yeni teknoloji şirketlerinin küresel pazarlara açılması daha belirleyici göstergeler olacak. Yapay zekânın gerçek ekonomik değerinin, teknoloji şirketlerinin dışına çıkarak üretim yapan işletmeler ve KOBİ'ler tarafından kullanılmaya başlamasıyla ortaya çıkması bekleniyor. Türkiye'nin 2026-2030 dönemindeki yapay zekâ politikasının başarısı da bu nedenle “kaç model geliştirildi?” sorusundan çok, “yapay zekâ ekonominin ne kadarına yayıldı?” sorusunun yanıtında ölçülecek.

Ekonomide yeni nesil yeteneklere ihtiyaç artıyor Haber

Ekonomide yeni nesil yeteneklere ihtiyaç artıyor

TÜİK verileri, önümüzdeki yıllarda bu oranın daha da gerileyeceğine işaret ediyor. Uzmanlara göre eğitim, teknoloji, girişimcilik ve iş dünyasıyla gençler arasındaki bağın güçlendirilmesi ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor. Türkiye’nin genç nüfusu önemli bir ekonomik potansiyel oluşturmaya devam ederken, demografik değişim bu avantajın gelecekte aynı ölçüde korunamayabileceğini gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı verilerine göre, 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 708 bin 348 kişi oldu. Gençlerin toplam nüfus içindeki payı ise yüzde 14,8 olarak gerçekleşti. TÜİK’in nüfus projeksiyonları da genç nüfusun toplam nüfus içerisindeki payının önümüzdeki yıllarda azalabileceğine işaret ediyor. Ana senaryoya göre genç nüfus oranının 2040’ta yüzde 12,2’ye, 2060’ta yüzde 10,3’e ve 2080’de yüzde 8,8’e gerilemesi bekleniyor. Gençlerin işgücüne katılımı yüzde 47,6 Demografik değişimin yanı sıra gençlerin eğitim ve istihdam süreçlerine katılımı da Türkiye ekonomisinin geleceği açısından kritik başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. TÜİK verilerine göre gençlerde işgücüne katılma oranı 2025 yılında yüzde 47,6 oldu. Bu oran genç erkeklerde yüzde 60,1, genç kadınlarda ise yüzde 34,3 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin oranı yüzde 23,3 seviyesinde bulundu. Bu tablo, genç nüfusun yalnızca sayısal büyüklüğüyle değil, sahip olduğu becerilerin ekonomiye ne ölçüde aktarılabildiğiyle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Teknoloji ve girişimcilik öne çıkıyor Ekonomide yaşanan dijital dönüşüm, gençlerin sahip olması gereken yetkinliklerin de değişmesine neden oluyor. Yazılım, yabancı dil, finansal okuryazarlık, dijital pazarlama ve girişimcilik gibi alanlarda kazanılan beceriler, gençlerin hem geleneksel iş piyasasında hem de yeni nesil çalışma modellerinde daha güçlü bir konuma gelmesini sağlayabiliyor. Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz da genç nüfusun üretim ve girişimcilik süreçlerine daha fazla dahil edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yılmaz, ülkelerin rekabet gücünün yalnızca doğal kaynaklarla değil, nitelikli insan kaynağıyla da belirlendiğini belirterek, Türkiye’nin genç nüfus potansiyelinin doğru eğitim ve fırsatlarla desteklenmesi gerektiğini ifade ediyor. “Gençlerin üretime katılımı güçlendirilmeli” Yılmaz’a göre gençlerin yalnızca kamu istihdamına odaklanmak yerine üretim, girişimcilik ve yatırım alanlarında da aktif rol üstlenmesi gerekiyor. Özel sektörün gençlere daha fazla sorumluluk vermesi ve onların kendilerini geliştirebilecekleri çalışma ortamları oluşturması gerektiğini belirten Yılmaz, gençlere yönelik yatırımların uzun vadeli ekonomik getirisine dikkat çekiyor. Yılmaz’ın değerlendirmeleri, Türkiye’de genç nüfusun gelecekteki büyüklüğünden çok, mevcut genç nüfusun eğitim, istihdam, girişimcilik ve teknoloji alanlarında ne ölçüde ekonomiye kazandırılabildiği tartışmasını öne çıkarıyor. Demografik avantaj için zaman daralıyor Türkiye halen 12,7 milyonluk 15-24 yaş grubu nüfusuyla önemli bir genç insan kaynağına sahip. Ancak TÜİK projeksiyonları, bu avantajın önümüzdeki on yıllarda kademeli olarak azalabileceğini gösteriyor. Bu nedenle gençlere yönelik eğitim ve istihdam politikalarının yanı sıra girişimcilik, teknoloji ve mesleki yetkinlik yatırımlarının da uzun vadeli ekonomik planlamanın bir parçası olması bekleniyor. Türkiye’nin genç nüfus avantajını sürdürülebilir ekonomik güce dönüştürmesinde belirleyici unsur ise yalnızca gençlerin sayısı değil; ne kadarının eğitim aldığı, istihdama katıldığı, girişim kurduğu ve katma değer üreten alanlarda çalıştığı olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.