SON DAKİKA
Hava Durumu

#Teknoloji

Ekometre - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İhracatçının dijital yol arkadaşı EiBoT ödül getirdi Haber

İhracatçının dijital yol arkadaşı EiBoT ödül getirdi

450'den fazla projenin değerlendirildiği yarışmada, 10 farklı kategoride belirlenen toplam 72 finalist arasında yer alan EİB, dijitalleşme alanında ihracatçılara sunduğu yenilikçi hizmetlerle önemli bir başarıya imza attı. Dereceye giren projelerin açıklandığı 11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın teşrifleriyle Ankara'da gerçekleştirildi. Törene Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz ile proje sorumlusu Birlik personeli katıldı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, EİB'nin tüm çalışmalarını dijitalleşme perspektifi doğrultusunda şekillendirdiğini ifade ederek şunları söyledi; "Ege İhracatçı Birlikleri olarak ihracatçılarımıza daha hızlı, daha erişilebilir ve daha etkin hizmet sunabilmek amacıyla dijitalleşmeyi önceliklerimiz arasına aldık. EiBoT'un Verimlilik Proje Ödülleri'nde finale kalması da bu vizyonumuzun önemli bir göstergesidir. Birliğimizin geliştirdiği EiBoT, ihracatçıların mevzuat, devlet destekleri, hedef pazarlar, üyelik işlemleri, eğitim ve etkinlikler ile ihracat süreçlerine ilişkin sorularına web sitesi ve WhatsApp üzerinden 7 gün 24 saat hızlı ve doğru yanıt veriyor. Yapay zekâ destekli dijital asistanımız, ihracatçıların bilgiye erişimini kolaylaştırırken kurumsal verimliliğin artırılmasına ve üye memnuniyetinin güçlendirilmesine katkı sağlıyor. Yapay zekâ, e-ihracat, veri analitiği ve dijital dönüşüm başlıklarını tüm eğitim ve gelişim programlarımızın merkezine yerleştiriyoruz. UR-GE projelerimizde de dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarına öncelik veriyoruz. Üyelerimizin dijital yetkinliklerini artıracak projeler üretmeye devam edeceğiz.” EiBoT ile bilgiye erişim saniyeler içinde gerçekleşiyor Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz ise EiBoT'un ihracatçılara sunduğu katkıya dikkat çekerek, dijital hizmet altyapısını sürekli geliştirdiklerini söyleyerek, "EiBoT sayesinde firmalarımız mevzuat, devlet destekleri, hedef pazarlar ve ihracat süreçlerine ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere günün her saatinde hızlı ve güvenilir şekilde ulaşabiliyor. Web sitemiz ve WhatsApp entegrasyonu sayesinde üyelerimizin bilgiye erişim süresi önemli ölçüde kısalırken, başvuru, bilgilendirme ve takip süreçleri de daha verimli hale geldi." dedi. EİB yapay zeka destekli çözümlerle ihracatçının yanında İşbırakmaz, EİB'nin dijital dönüşüm çalışmalarının yalnızca yapay zekâ uygulamalarıyla sınırlı olmadığını belirterek şunları kaydetti: "2025 yılı boyunca EİB Kolay uygulamamız üzerinden 5 bin 250 firmamıza dijital destek sağladık. Evrak otomasyon sistemlerimiz, ERP altyapımız, mobil uygulamalarımız ve yeni nesil dijital hizmetlerimizle üyelerimize tek noktadan hızlı ve kolay erişim sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde tüm sistemlerimizi daha entegre, daha kullanıcı dostu ve veriye dayalı bir yapıya dönüştürerek dijital dönüşüm yolculuğumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz." Dijital hizmet ekosistemi EİB ile büyüyor Ege İhracatçı Birlikleri, hazırladığı dijital dönüşüm stratejisi kapsamında; kurumsal dijital altyapının güçlendirilmesi, üye odaklı dijital hizmetlerin yaygınlaştırılması, veri analitiği ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi, dijital yetkinliklerin artırılması ve uluslararası dijital ticaret platformlarıyla entegrasyon başlıklarında çalışmalarını sürdürüyor. EİB, dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda geliştirdiği yenilikçi uygulamalarla ihracatçıların rekabet gücünü artırmayı, hizmet kalitesini yükseltmeyi ve Türkiye'nin ihracat hedeflerine teknoloji odaklı çözümlerle katkı sunmayı hedefliyor.

Kale Grubu'ndan geleceğe yatırım Haber

Kale Grubu'ndan geleceğe yatırım

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’ın da katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi ile Kalesinterflex 2. Hat Tevsi Yatırımı'nın açılışı gerçekleştirildi. Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarıyla geleceğin rekabetine bugünden hazırlandıklarını vurgulayarak, teknoloji üretme kapasitesinin temelinde bilgi üretme kültürü ile insana yapılan uzun soluklu yatırımın yer aldığını belirtti. Kale Grubu, 69. kuruluş yıldönümünü Çan'daki Kaleseramik tesislerinde düzenlenen Geleneksel Seramik Bayramı'nda çalışanları, iş ortakları ve paydaşlarıyla birlikte kutladı. Çan’daki Kaleseramik tesislerinde düzenlenen törene, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Çanakkale kent protokolü, kamu ve özel sektör temsilcileri de katıldı. Törende Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi ile Kalesinterflex 2. Hat Tevsi Yatırımı hizmete alınırken, grubun teknoloji, Ar-Ge, yüksek katma değerli üretim ve insan odaklı gelişim vizyonu paylaşıldı. Zeynep Bodur Okyay: “69 yıldır bilgiye, Ar-Ge'ye ve insana yatırım” Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, Kale'nin teknoloji üretme kapasitesinin temelinde yalnızca yatırımların değil, bilgi üretme kültürü ile insan kaynağına yapılan uzun soluklu yatırımın bulunduğunu söyledi. Ar-Ge'yi hiçbir zaman yalnızca bir bölüm olarak görmediklerini belirten Okyay, şöyle konuştu: "Teknolojiyi satın alabilirsiniz. Makineyi satın alabilirsiniz. Ama bilgi üretme kabiliyetini satın alamazsınız. Bilgi ancak öğrenilerek üretilir, denenerek geliştirilir, sabırla korunur ve zamanla kurumsal bir hafızaya dönüşür. İşte bu nedenle Ar-Ge'yi hiçbir zaman yalnızca bir bölüm olarak görmedik. Ar-Ge, Kale'nin düşünme biçimidir." dedi. Kalesinterflex'te yüksek katma değerli üretim kapasitesi arttı Kale Grubu'nun yüksek katma değerli ürün segmentindeki rekabetçiliğini artıracak önemli adımlardan biri olan Kalesinterflex 2. Hat Tevsi Yatırımı Seramik Bayramı kapsamında devreye alındı. Bu yeni üretim hattı sayesinde, Kaleseramik'in 3mm inceliğindeki büyük ebatlı porselen plaka üretim kapasitesi yüzde 44 artarak 2,4 milyon metrekareye ulaşacak. Bu yatırımla birlikte Kalebodur'un toplam porselen plaka üretim kapasitesi 5,6 milyon metrekarenin üzerine çıkarken, şirket, 100x300 cm'den 162x323 cm'ye uzanan büyük ebat seçenekleri ve 2 ila 20 mm arasındaki kalınlık alternatifleriyle farklı kullanım alanlarına yönelik geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi açıldı Törende, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’ın katılımıyla, açılışı yapılan bir diğer yatırım ise Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi oldu. Kale'nin Ar-Ge alanındaki 50 yılı aşkın birikimi üzerine inşa edilen ve TÜBİTAK 1515 Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programı kapsamında beş yıl boyunca yaklaşık 125 milyon TL destek almaya hak kazanan merkez, Türkiye'de seramik teknolojileri alanında lazer, mikrodalga ve fonksiyonel dijital mürekkep geliştirme konularında ilk ve öncü laboratuvar olma özelliğini taşıyor. Merkezde dijital baskı teknolojileri, yeni nesil fonksiyonel yüzeyler, çevreci üretim yöntemleri ve ileri proses teknolojileri üzerine çalışmalar yürütülecek. 2030 yılına kadar altı patente ulaşmayı hedefleyen merkezin açılışında konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, “Bu merkezin gerçek başarısının yetiştireceği araştırmacılarla, mühendislerle ve bilim insanlarıyla ölçüleceğine inanıyoruz. Bu anlayışla oluşturacağımız araştırma ekibinde kadın istihdamını önceliklendiriyor, merkezimizde yüzde 60 kadın istihdam oranını hedefliyoruz” dedi. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın “TÜBİTAK olarak, ülkemizin bilim, teknoloji ve yenilik ekosistemini güçlendirecek stratejik programlar yürütüyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz 1515 Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programı ile sanayi, üniversite ve kamu arasında bütüncül bir araştırma ağı kurarak ülkemizi küresel bir çekim merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Dünyanın önde gelen seramik üreticileri arasında yer alan Kaleseramik’in kurduğu bu Öncül Ar-Ge Laboratuvarı, seramikte ileri malzeme ve yenilikçi imalat teknolojilerine odaklanarak sektörün yeşil dönüşümüne ve dışa bağımlılığın azaltılmasına önemli katkılar sunacaktır. Enerji ve su verimliliğinden nitelikli insan kaynağına, patentlerden uluslararası iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede değer üretecek bu laboratuvarın, Türkiye’nin küresel bilim ve teknoloji arenasındaki konumunu daha da güçlendireceğine yürekten inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Savunma ve havacılıkta teknoloji odaklı büyüme sürüyor Kale Grubu, Yapı Grubu şirketlerinde gerçekleştirdiği teknoloji ve Ar-Ge odaklı dönüşümü, savunma ve havacılık alanındaki faaliyetleriyle desteklemeye devam ediyor. Grup, geliştirdiği yerli turbojet motorlarıyla Türkiye'nin savunma sanayiindeki teknoloji yetkinliğini güçlendirirken, jet motoru ihracatına yönelik 10'dan fazla ülkeyle görüşmelerini sürdürüyor. Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda iki yeni jet motorunun geliştirme çalışmaları devam ederken, yakın zamanda bünyesine kattığı Kale ANDAR ile elektromekanik sistemler alanındaki yetkinliklerini de güçlendirerek Türkiye'nin kritik sistemleri geliştirme kabiliyetine katkı sunuyor. Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, savunma ve havacılık faaliyetlerinin Grubun dönüşüm vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek, "Savunma ve havacılık bizim için yeni bir alan değil; yaklaşık kırk yıllık mühendislik birikimimizin ileri teknolojilere taşınmasıdır. Türkiye'nin ilk yerli jet motorunu geliştiren, bu ürünle ilk ihracatı gerçekleştiren savunma şirketi olmak bizim için hiçbir rakamla ölçülemeyecek bir gurur. Savunma ve havacılıkta gerçek başarı, kısa vadeli kazanımlarla değil; yıllar içinde inşa edilen teknoloji yetkinliği ve sürdürülebilir mühendislik kabiliyetiyle mümkün oluyor." dedi Seramik Bayramı geleneği devam ediyor Kale kültürünün en önemli buluşmalarından biri olan Seramik Bayramı kapsamında bu yıl da çalışanlar, aileleri, emekliler, bayiler ve iş ortakları bir araya geldi. Program kapsamında spor ödülleri, kıdem törenleri ve geleneksel sünnet organizasyonu gerçekleştirilirken, Kale Grubu'nun 69 yıllık kurum kültürü ve birliktelik anlayışı bir kez daha vurgulandı. Bu yıl altı branşta 435 çalışan spor organizasyonlarına katılırken, 102 çocuk için geleneksel sünnet töreni düzenlendi. Ayrıca Kale Grubunda 5, 10, 15, 20, 25, 30, 35 ve 40 yıl çalışanlara kıdem ödülleri takdim edildi.

CW Enerji Plus bayi ağına İstanbul'u da ekledi Haber

CW Enerji Plus bayi ağına İstanbul'u da ekledi

Yenilenebilir enerji alanında kalite, güven ve teknolojiyle özdeşleşen marka, yeni nesil bayilik yapılanması olan CW Enerji Plus Bayileri ile hizmet ağını genişleterek büyüme yolculuğunda yeni adımlar atıyor. İş ortaklarına daha güçlü ve verimli bir altyapı sunmak, müşteri memnuniyetini en üst düzeye taşımak ve sürdürülebilir enerji çözümlerini ülke geneline yaymak amacıyla hayata geçirilen bu model kapsamında, CW Enerji Plus'ın İstanbul'daki yeni şubesi hizmete açıldı. Yerli ve milli üretim gücüyle geliştirilen entegre enerji çözümlerinin tek noktadan deneyimlenebileceği Plus bayi, güneş enerjisi teknolojilerini İstanbul'un dinamik yapısıyla buluşturarak bireysel kullanıcıların, ticari işletmelerin ve yatırımcıların enerji dönüşümüne daha kolay, hızlı ve güvenilir şekilde erişmesini sağlayacak. Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, iş ortaklarına daha güçlü ve verimli bir iş modeli sunmak, yurt içindeki müşteri ağı ile operasyonel gücünü artırmak amacıyla hayata geçirdiği CW Enerji Plus Bayi yapılanmasını genişletmeye devam ediyor. Bu doğrultuda Türkiye'nin ekonomi ve ticari merkezi konumundaki İstanbul'da yeni CW Enerji Plus bayisi hizmete açıldı. Güneş panellerinden enerji depolama sistemlerine, elektrikli araç şarj çözümlerinden beyaz eşya entegrasyonlu solar akıllı ev sistemlerine kadar geniş ürün yelpazesinin sergilendiği İstanbul Plus bayi, ziyaretçilere entegre enerji teknolojilerini yakından deneyimleme imkanı sunuyor. CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, Türkiye genelinde büyüyen CW Enerji Plus Bayi ağıyla yenilenebilir enerji çözümlerini daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Sarvan, “CW Enerji olarak sürdürülebilir enerji teknolojilerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla güçlü ve kapsamlı bir bayi yapılanması geliştiriyoruz. CW Enerji Plus modeli kapsamında iş ortaklarımıza teknik bilgi, operasyonel süreçler, satış ve pazarlama alanlarında çok yönlü destek sağlıyoruz. İstanbul’da hizmete açılan yeni bayimizle birlikte bölgedeki varlığımızı güçlendirirken, güneş enerjisi yatırımlarının artmasına ve temiz enerji dönüşümünün hız kazanmasına katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi. İstanbul stratejik bir konuma sahip İstanbul'un Türkiye'nin en önemli ticaret, yatırım ve teknoloji merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Sarvan, bu nedenle CW Enerji Plus Bayi yapılanmasında İstanbul'un stratejik bir konuma sahip olduğunu kaydetti. Sarvan, sürdürülebilir enerji dönüşümünün her geçen gün hız kazandığını dile getirerek, “İstanbul sanayisi, ticaret hacmi, konut projeleri ve milyonlarca nüfusuyla yenilenebilir enerji yatırımları açısından da çok büyük bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli yerli ve milli üretim gücümüzle desteklemek amacıyla CW Enerji İstanbul Plus Bayimizi hizmete açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Burada yalnızca ürün sergilemiyor, ziyaretçilerimize geleceğin enerji teknolojilerini birebir deneyimleyebilecekleri kapsamlı bir çözüm merkezi sunuyoruz” diye konuştu. Yerli ve milli üretim gücü tek çatı altında CW Enerji'nin Türkiye'deki üretim yatırımlarıyla güneş enerjisi sektörüne değer katmaya devam ettiğini vurgulayan Sarvan, şirketin tam entegre üretim yapısıyla fark oluşturduğunu dile getirdi. Sarvan, “Bugün ulaştığımız noktada, yerli ve milli üretim gücümüzü yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir kapasite olarak değil, Türkiye’nin enerji teknolojilerindeki geleceğini şekillendiren stratejik bir yapı olarak görüyoruz. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren güneş hücresi fabrikamız, güneş paneli ve alüminyum üretim tesislerimiz ile EVA, EPE ve POE film üretim altyapımız sayesinde değer zincirinin kritik halkalarını kendi bünyemizde bir araya getiriyoruz. Bu entegre üretim modeliyle kalite, verimlilik, tedarik güvenliği ve sürdürülebilirlik alanlarında güçlü bir yapı oluştururken, dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyoruz. Üretim gücümüzü enerji depolama sistemleri, elektrikli araç şarj çözümleri, inverter teknolojileri ve akıllı enerji yönetim sistemleriyle destekleyerek müşterilerimize tek noktadan, uçtan uca enerji çözümleri sunuyoruz. Böylece yalnızca enerji üreten değil; enerjiyi depolayan, yöneten ve farklı yaşam alanlarına entegre eden bütüncül bir ekosistem oluşturuyoruz. CW Enerji Plus konsepti de bu vizyonun en güçlü yansımalarından biridir. İstanbul’da hayata geçireceğimiz CW Enerji Plus deneyim merkezimizde; güneş panellerinden enerji depolama sistemlerine, elektrikli araç şarj istasyonlarından beyaz eşya entegrasyonlu solar akıllı ev çözümlerine kadar uzanan geniş ürün ve teknoloji portföyümüzü kullanıcılarla buluşturacağız.” dedi. Tarık Sarvan: Enerji dönüşümünü ülkemizin her noktasına taşıyoruz CW Enerji İstanbul Plus Bayisi'nin yalnızca bir satış noktası olmadığını ifade eden Sarvan, merkezin aynı zamanda yenilenebilir enerji teknolojilerinin deneyimlenebileceği, doğru ürün seçimi konusunda profesyonel danışmanlık alınabileceği ve enerji dönüşümünün tüm aşamalarının planlanabileceği bir merkez olarak hizmet vereceğini belirtti. Sarvan, amaçlarının yalnızca ürün sunmak değil, enerji verimliliğini artıran, sürdürülebilir yaşamı destekleyen ve kullanıcıların geleceğe güvenle yatırım yapmasını sağlayan bütüncül çözümler geliştirmek olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Türkiye genelinde CW Enerji Plus yapılanmasını güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Yenilenebilir enerjiyi Türkiye'nin dört bir yanında daha ulaşılabilir hale getirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. CW Enerji Plus yapılanmamız sayesinde yerli ve milli üretim gücümüzü daha fazla kullanıcıyla buluşturuyor, enerji dönüşümünü ülkemizin her noktasına taşıyoruz. İstanbul'da attığımız bu yeni adımın hem sektörümüz hem de ülkemizin sürdürülebilir enerji hedefleri açısından önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz."

İlk 6 ayda 15,4 milyon şarj işlemi gerçekleştirildi Haber

İlk 6 ayda 15,4 milyon şarj işlemi gerçekleştirildi

Türkiye'de elektrikli araç pazarındaki büyüme, şarj altyapısında da dikkat çekici bir ivme oluşturdu. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, 2026 yılının ilk altı ayında elektrikli araçların şarj hizmeti kapsamında tükettiği elektrik miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 153,5 artarak 392 bin 252 megavatsaate ulaştı. Elektrikli araç sayısındaki artış, şarj istasyonlarının kullanım yoğunluğunu da önemli ölçüde yükseltti. Ocak-Haziran döneminde Türkiye genelinde faaliyet gösteren lisanslı şarj ağı işletmecileri tarafından 15 milyon 408 bin 578 şarj işlemi gerçekleştirildi. Böylece şarj işlemi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 96,6 artış gösterdi. Aynı dönemde elektrikli araçların toplam şarj süresi de 17 milyon 569 bin 444 saate ulaşarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 137,4 yükseldi. Veriler, elektrikli mobilitenin Türkiye'de hızla yaygınlaştığını ortaya koydu. Şarj ağı büyümeye devam ediyor EPDK Enerji Dönüşüm Dairesi Başkanı İbrahim Öz, Türkiye genelindeki şarj altyapısının yatırımlarla birlikte hızla genişlediğini belirterek, toplam şarj noktası sayısının 45 bin 660'a ulaştığını açıkladı. Bu altyapının 19 bin 903'ünü hızlı şarj (DC) üniteleri, 25 bin 731'ini alternatif akım (AC) şarj noktaları oluştururken, 26 mobil şarj ünitesi de hizmet veriyor. 2024 yılı başında yaklaşık 12 bin seviyesinde bulunan şarj noktası sayısının iki yıl içinde yaklaşık dört katına yaklaşması, elektrikli araç ekosistemindeki yatırım iştahını da ortaya koyuyor. Yatırımlar sürecek EPDK, elektrikli araç kullanımındaki büyümeye paralel olarak şarj altyapısının ülke genelinde daha yaygın hale getirilmesi için düzenleme ve lisanslama çalışmalarını sürdürüyor. Kullanıcılar ise kurum tarafından geliştirilen Şarj@TR uygulaması üzerinden istasyonların konumu, şarj tipi, güç kapasitesi, müsaitlik durumu ve fiyat bilgilerine anlık olarak ulaşabiliyor. Uzmanlar, hızlı büyüyen elektrikli araç pazarının enerji, otomotiv ve teknoloji sektörlerinde yeni yatırım alanları oluşturduğunu, önümüzdeki dönemde özellikle yüksek hızlı şarj istasyonlarına yönelik yatırımların daha da hız kazanmasını bekliyor.

Geleceğin meslekleri artık 3d üretim etrafında şekilleniyor Haber

Geleceğin meslekleri artık 3d üretim etrafında şekilleniyor

Savunma ve havacılıktan otomotive, sağlıktan medikale, enerjiden kalıpçılığa kadar birçok sektörde hızla yaygınlaşan bu teknoloji, üniversite adayları ve kariyerini yüksek teknoloji odaklı alanlarda şekillendirmek isteyen gençler için önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye'de bu dönüşüme dikkat çekmek amacıyla 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek 3D Baskı Teknolojileri ve Katmanlı Üretim Fuarı (Expo3D İstanbul), sektör profesyonellerini, yatırımcıları, akademisyenleri ve gençleri aynı çatı altında buluşturmaya hazırlanıyor. Eklemeli imalat teknolojilerinin yalnızca üretim anlayışını değil, kariyer planlamasını da değiştirdiğini belirten Expo3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, "Dünyada üretim anlayışı yapay zekâ, otomasyon ve dijital üretim teknolojileriyle yeniden şekillenirken, gelecekte yalnızca mühendislere değil; 3D tasarım, dijital üretim, ileri malzeme teknolojileri, tersine mühendislik, kalite yönetimi, medikal üretim ve sürdürülebilir üretim gibi alanlarda uzmanlaşmış nitelikli insan kaynağına olan ihtiyaç da hızla artacak. Üniversite tercihinde bulunacak gençlerin yalnızca bugünün popüler mesleklerine değil, önümüzdeki 10-20 yılın üretim teknolojilerine odaklanmaları gerekiyor. Eklemeli imalat; mühendislikten tasarıma, sağlık teknolojilerinden savunma sanayiine kadar çok geniş bir alanda yeni kariyer fırsatları sunuyor. Dijital üretim çağında rekabet avantajı elde etmek isteyen hem bireylerin hem de kurumların bu dönüşüme bugünden hazırlanması büyük önem taşıyor” dedi. 3D Teknolojileriyle yapılabilecek 10 yeni iş alanı Ünverdi, geleceğin öne çıkacak 3D mesleklerini; dijital tasarım süreçlerini yöneten 3D Tasarım Uzmanı, üretim süreçlerini yöneten 3D Yazıcı Operatörü, katmanlı üretim teknolojileri geliştiren Eklemeli İmalat Mühendisi, kişiye özel protez ve implant üretimi yapan Medikal 3D Baskı Uzmanı, üç boyutlu proje ve maketler hazırlayan Mimari Görselleştirme ve Maket Tasarımcısı, kişiselleştirilmiş moda ve takı ürünleri geliştiren 3D Moda ve Takı Tasarımcısı, 3D tabanlı eğitim materyalleri geliştiren Eğitim Teknolojileri Uzmanı, şirketlerin dijital üretim dönüşümüne rehberlik eden 3D Baskı Danışmanı, çevre dostu malzeme ve üretim süreçleri geliştiren Geri Dönüşüm ve Sürdürülebilir Üretim Uzmanı ile 3D teknolojilerine yönelik eğitim ve dijital içerikler hazırlayan 3D İçerik Üreticisi ve Eğitmeni olarak sıraladı. Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor. Yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmine katkı sağlaması amaçlanan organizasyon, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı ile akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle bir araya getirecek.

TÜMKAD Dünya Kadın Mühendisler Günü Konferansı Haber

TÜMKAD Dünya Kadın Mühendisler Günü Konferansı

Programın sabah bölümünde ilk sunumu İş Fütüristi Stratejist Yazar Ufuk Tarhan yaptı. Tarhan, “Yarının İşini Yarına Bırakma, T’LEŞ” başlıklı sunumu ile hız faktörünün başarıya giden yoldaki önemine dikkat çekti. Tarhan bu doğrultuda, yapay zekânın kullanılmasının gerekliliğine vurguda bulundu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu ise “Zekâ Çağında Değer Yaratmak: Dayanıklı ve Güçlü Kurumların İnşası” konulu sunumunda, kurumların sürdürülebilir başarıyı elde etmelerinde, yapay zekâ başta olmak üzere, diğer teknolojik yeniliklerden yararlanılmasının kaçınılmazlığına dikkat çekti. Öğleden sonraki bölüm ise Managing Partner of WSI London and Turkey (WSI Londra ve Türkiye Yönetici Ortağı) Hande Ocak Başev’in sunumuyla başladı. Başev, “Mühendislikten Yapay Zekâ Mimarlığına: Yeni Bir Yolculuk” başlıklı sunumunda, yapay zekânın kullanım yaygınlığından söz etti. Yapay zekânın kurumlardaki kullanım yaygınlığı Yapay zekânın kurumlardaki kullanım yaygınlığı oranının yüzde 88 olduğunu belirten Başev, “Yapılan araştırmalar, kurumların yüzde 39’unun yapay zekâ projelerini kâra ve yatırıma dönüştürdüklerini ortaya koyarken, yüzde 28’inin yapay zekâ projelerinden sonuç alamadığını belgeliyor. Yapay zekâ projelerinin kârlı yatırımlara dönüşebilmesi, ‘merak’ olgusunun varlığına bağlı. Buradaki ‘merak’, ‘yapay zekânın kabiliyetini nerede uygularım’ sorusuna cevabı olabilecek ‘merak’ olmalı” diye konuştu. Yapay zekâ ile meslekler arasındaki bağ Yapay Zekâ Politikaları Derneği Kurucusu ve Başkanı, Recrotech Kurucusu ve Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu ise “Yapay Zekâ Çağında Yeni Dönem: Ekonomiden Topluma, Devletten Bireye” konulu sunumunda, yapay zekânın meslekler üzerindeki etkisinden söz etti. Dünyanın yapay zekâ çağına girdiğini ifade eden Küçükşabanoğlu, “Toplumdaki yaygın kanı, yapay zekânın birçok mesleğe son vereceği yönünde. Böylesi kaygılara kapılmaktansa, yapay zekânın beraberinde getireceği fırsatların neler olabileceği araştırılmalı. Teknolojiye direnenlerin kaybedeceği bir çağdayız. Gelinen ilerlemeler ışığında, yapay zekâ çağına girdiğimizi söyleyebiliriz. Gerek kamu, gerek özel sektör, iş plânlamalarını ve projelerini, bu gerçeği göz önünde bulundurarak yapılandırmalı” dedi. TÜMKAD’ın onur tablosu Başev ve Küçükşabanoğlu’nun sunumunun ardından, TÜMKAD Kurucu Üyeleri, TÜMKAD Yönetim Kurulu, TÜMKAD Komisyon Başkanlıkları ve TÜMKAD İl Temsilciliklerine plaket takdiminde bulunuldu. Programa katılamayan TÜMKAD Londra Temsilcisi ve Türkiye’nin ilk F16 savaş uçağı Berna Şen Şenol, video mesaj ile konferans katılımcılarını selâmladı. Sonrasında, TÜMKAD Kurucu Üyeleri, TÜMKAD Yönetim Kurulu, TÜMKAD Komisyon Başkanları ve TÜMKAD Temsilcilikleri konuşmacılar için oluşturulan plâtforma çıkarak, TÜMKAD için bestelenen şarkı eşliğinde fotoğraf verdiler. ‘Hız yapay zekânın ise gelecek biz insanların’ Aionire Co-Founder (Kurucu Ortak), Arena Technology Board Member (Yönetim Kurulu Üyesi), AI and Technology Association (Yapay Zekâ ve Teknoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı), TÜBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu da “Sistem Tasarımından Geleceğin İnşasına: Yapay Zekâ Çağında Kadın Mühendislerin Rolü” başlıklı sunumunda, güvene dayalı kurulan köprülerle teknolojiden yararlanmanın formüllerinden söz etti. Teknolojiler değişse de teknolojiyi öğretecek uygulamalardan yararlanılması gerektiğini belirten Karakullukçu, “Sizi güçlü yapan etkinlikler neyse, hayat etkinliklerinizin üzerinde yükseliyor. Önceden öğrenmek için bazı araçlara sahip olmak gerekiyordu. Oysa iletişim çağında öğrenmenin önünde hiçbir engel kalmadı. Yapay zekâ bizlerden daha hızlı. Yapay zekânın bilemediği şu var. Hız yapay zekânın ise gelecek biz insanların. Bu gerçeğin farkında olmalıyız. Stratejilerimizi bu gerçeğin ışığında plânlamalıyız. Yapay zekâyı, fırsatlar bağlamında görmekten yanayım” diye konuştu. ‘İlham Veren Kadınlar Paneli’ Sunumların ardından, ‘İlham Veren Kadınlar Paneli’ne geçildi. TÜMKAD Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Köksal’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panele konuşmacı olarak; SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Habitat Danışma Kurulu Başkanı GEN Türkiye Başkan Yardımcısı Emine Erdem ile KAGİD Hatay Yönetim Kurulu Başkanı KEBO A.Ş. Başkan Vekili Çiğdem Kıral katıldı. SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Habitat Danışma Kurulu Başkanı Gen Türkiye Başkan Yardımcısı Emine Erdem, kendisini başarılı kılan en büyük faktörün, cesaretli çalışmalarından kaynaklandığını vurguladı. Dokunulan hayatlarda ‘iz’ bırakmak Sorgulayan bir kültürden gelen değer yargılarına sahip olduğunu belirten Erdem, “Başarılı olmak güzel bir duygu. Ancak mevkiler geçici. Dokunulan hayatlarda iz bırakabilmek çok kıymetli. Ben iz bırakabilenlerin safında yer almaya gayret ettim. Değişim içsel yolculuğumuzla başlıyor. Kendi içsel değişiminizi gerçekleştirebildiğinizde, başkalarının hayatlarına da dokunabiliyorsunuz” diye konuştu. Sürdürülebilir başarı için başarıyı getiren faktörlerin, bir zincirin halkaları gibi ahenkli ve uyumlu dizilim gerektirdiğini dile getiren Erdem, etkin yönetişimin ve şeffaflık olgusunun başarının temel taşlarını oluşturduğunu vurguladı. KEBO’nun başarı öyküsü KAGİD Hatay Yönetim Kurulu Başkanı KEBO A.Ş. Başkan Vekili Çiğdem Kıral ise 30 yıldır sos ve mayonezlerde katkı maddesi kullanmadıklarını belirterek, sağlıklı ve doğal ürünlerin önemine dikkat çekti. KEBO’nun başarı öyküsünden söz eden Kıral, “Hatay usulü ile hazırladığımız tavuk dönerini, KEBO markamız ile tüketicilerin beğenisine sunmaktayız. Ürünlerimizde katkı maddelerine asla yer vermiyoruz. Bunun içindir ki ürünlerimiz tüketicilerimizin beğenisini kazanıyor” diye konuştu. Hatay kadın dayanışmasıyla ayağa kalktı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’deki depremden en fazla Hatay’ın etkilendiğine işaret eden Kıral, Hatay’ı yeniden ayağa kaldırma hedefinde, kadınların ortaya koydukları sosyal dayanışmanın, zorlukların aşılmasında kadının gücünü ortaya koyduğunu vurguladı. Kıral sözlerinin sonunda başarıya ulaştıran faktörlerden de söz etti. Başarılı olmak için mücadeleden vazgeçilmemesi gerektiğini vurgulayan Kıral, uyumlu ekip çalışmasının başarıyı da beraberinde getireceğini sözlerine ekledi. Her sunum sonrası, konuşmacılara, teşekkür plaketi takdim edildi.

Köy okullarında bilimsel yolculuk Haber

Köy okullarında bilimsel yolculuk

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı köy okullarında düzenlenen etkinliklere destek vererek çocukların eğlenceli ve bilim dolu bir gün geçirmesine katkı sağladı. Bursa’da toplumun tüm kesimlerine bilimi sevdirmek ve ‘Ben de yapabilirim’ duygusunu aşılamak adına çeşitli etkinlikler düzenleyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, üreten bir nesil yetişmesi amacıyla diğer kurumlarla iş birliklerini de sürdürüyor. Eğitim hayatına her alanda katkı sunmayı amaçlayan Büyükşehir Belediyesi, öğrencileri erken yaşta bilim, teknoloji ve araştırmayla buluşturmak hedefiyle uygulanan ve Bursa Uludağ Üniversitesi akademisyenlerinin yürütücülüğünde gerçekleştirilen ‘TÜBİTAK 4009 Köy Okullarına Yönelik Destek Programı’nda Bilim ve Teknoloji Şube Müdürlüğü aracılığıyla yer aldı. Köy okullarındaki öğrencilerin bilimsel meraklarının güçlendirilmesini, üretme ve keşfetme becerilerinin desteklenmesini amaçlayan proje, Orhangazi ilçesi Gedelek Köyü Orhan Öcalgiray Ortaokulu’nda gerçekleştirildi. Üç gün boyunca devam eden proje kapsamında öğrenciler, doğa, teknoloji, mühendislik ve temel bilimleri bir araya getiren uygulamalı atölyelerde yer aldı. Programın ilk gününde tanışma etkinlikleri, kâğıt ve tohum topu atölyesi, biyoplastik yapımı, doğa içinde yaşamsal müzik etkinlikleri ve söyleşilere katılan öğrenciler, uzmanların rehberliğinde eğlenceli bir gün geçirdi. İkinci gün ise ‘doğadan akıllı yapılar’, mikroskop incelemeleri ve sabun atölyesine katılan öğrenciler, tabiattan ilham alan tasarımları ve bilimsel keşif süreçlerini deneyimledi. Projenin son gününde ise oryantiring, robot böcek atölyesi, bilim ritmi, tohum topu etkinliğinde yer alan öğrenciler, unutamayacakları bir bilimsel deneyim yaşadı. Üç gün boyunca çok eğlendiklerini ve atölyelerde birçok yeni bilgi öğrendiklerini söyleyen öğrenciler, kendilerini ziyaret eden Bursa Uludağ Üniversitesi akademisyenlerine ve Bursa Büyükşehir Belediyesi yetkililerine teşekkür etti.

TÜBİTAK 4006-C Bilim Fuarı Osmangazi’de kapılarını açtı  Haber

TÜBİTAK 4006-C Bilim Fuarı Osmangazi’de kapılarını açtı 

Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen festivalde öğrencilerin hazırladığı birbirinden dikkat çekici projeler büyük ilgi gördü. Gençlerin teknoloji, bilim ve araştırma alanlarında gelişim göstermesi için önemli projeleri hayata geçirerek geleceğin güçlü toplumunu inşa etmeye katkılar sunan Osmangazi Belediyesi, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle TÜBİTAK 4006-C Bilim Fuarı Festivali’ne ev sahipliği yaptı. Osmangazi Meydanı’nda gerçekleşen festivale Osmangazi Belediye Başkan Vekili Avukat Şirin Alçı Hakverdi ve Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra, Bursa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mustafa Kahya, Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürü Metin Sezer, okul temsilcileri, öğretmenler ve öğrenciler ile birlikte çok sayıda vatandaş katıldı. Öğrencilerden oluşan bando takımı ve mehteran gösterileriyle renklenen festivalin açılış töreninde, çeşitli enstrümanlarla mini bir dinleti de sunuldu. “Geleceğe Yapılan En Değerli Yatırım” TÜBİTAK 4006-C Bilim Fuarı Festivali’nde gerçekleştirilen açılış töreninde konuşan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, böylesine kıymetli bir fuar için eğitimcilere ve emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Fuara ev sahipliği yapmaktan dolayı onur duyduklarını ifade eden Esendemir, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bilim ve teknoloji çağında güçlü toplumların temelinde, sorgulayan, araştıran, üreten ve çözüm geliştiren bireyler yer almakta. Geleceğimizi şekillendirecek olan gençlerimizin bilimsel düşünceyi benimsemeleri, merak duygularını canlı tutmaları ve araştırma kültürüyle yetişmeleri, hepimiz için büyük önem taşımaktadır. Osmangazi Belediyesi olarak eğitimi, bilimi ve gençlerimizi desteklemeyi sadece bir görev değil, aynı zamanda geleceğe yapılan en değerli yatırım olarak görüyoruz. Bu anlayışla ilçedeki eğitim kurumlarımızla, öğretmenlerimizle ve öğrencilerimizle iş birliği çerçevesinde birçok projeye destek veriyor, gençlerimizin potansiyellerini ortaya koyabilecekleri ortamlar oluşturmaya gayret ediyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz fuarda bu önemli anlayışın bir parçası. Okullarımızın bir araya gelmesi, öğrencilerimizin projelerini daha geniş kitlelere paylaşması, farklı disiplinden arkadaşlarıyla tanışması ve bilimsel bilgi alışverişinde bulunması bizim için de çok kıymetli.” “Çalışmalar Bursa’mızın Eğitimdeki Dinamizmini Ortaya Koymaktadır” TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı Festivali’nde sergilenen her projenin bir fikrin emeğe, bir merakın araştırmaya, bir hayalin de somut bir ürüne dönüşmüş hali olduğunu dile getiren Bursa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mustafa Kahya da yaptığı açıklamada, “Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin bilgi, deneyim ve birikimlerini paylaşabildikleri tüm alanlar, bilimsel düşünce kültürünün yaygınlaşmasına önemli katkılar sunmaktadır. Farklı okullardan gelen katılımcılar arasında kurulan etkileşim, öğrenmeyi zenginleştirmekte ve ortak başarı anlayışını güçlendirmektedir. İnanıyoruz ki, bilimin gerçek gücü bilgiyi üretmek kadar onu paylaşabilmekte, ortak aklı harekete geçirerek yeni ufuklar açabilmektedir. Bu çalışmaların her biri Bursa’mızın eğitimdeki dinamizmini ve gençlerimizin potansiyellerini ortaya koymaktadır. Burada gördüğümüz projeler yalnızca bugünün ürünleri değil, geleceğin bilim insanlarına, mühendislerine, girişimcilerine ve araştırmacılarına uzanan yolun da önemli adımlarındandır” ifadelerini kullandı. Festivale Yoğun İlgi Konuşmaların ardından Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve protokol üyeleri, açılış kurdelasını keserek, Osmangazi Meydanı’ndaki stantları gezdi. Burada gerçekleştirilen projeler hakkında öğrencilerden bilgi alan Esendemir ve protokol üyeleri, çalışmaları yakından inceleyerek öğrencilere başarılar diledi. Bursa genelindeki okullarında öne çıkan seçkin projelerin tek çatı altında buluşturulduğu festivalde, öğrencilerin yıl boyunca emek vererek hazırladığı çalışmalar, daha geniş kitleler tarafından incelenme fırsatı buldu. Birbirinden farklı projeleriyle festivale katkıda bulunan öğrenciler projelerini detaylarıyla aktararak, hedeflerini ve amaçlarını paylaştı. Öğrencilerin bilimsel düşünme, araştırma, sorgulama ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi hedefleyen festivalde birbirinden ilginç projelere vatandaşlar büyük ilgi gösterdi.

Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması Haber

Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay: “21. Yüzyılın En Stratejik Yatırımı Yeraltı Kaynakları Değil İnsan Kaynağıdır” BTSO 59’uncu Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Hizmetleri İle Kurslar) katkılarıyla, BTSO Akademi kapsamında düzenlenen buluşmada Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve özel öğretim kurumlarının geleceği konuşuldu. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki programa BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, Meclis Üyesi Orhan Adanur, Komite Başkanı Hasan Temelli, Komite Başkan Yardımcısı Celal Arslan ve komite üyelerinin yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, Özel Kurumlar Daire Başkanı Ali İhsan Baykal ile il ve ilçe millî eğitim müdürlüğü yöneticileri de katıldı. Yeni ekonominin sermayesi bilgi Programın açılışında konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, tarih boyunca toprağa hükmedenlerin değil, bilgiye hükmedenlerin dünyaya yön verdiğini söyledi. Sanayi çağında kömür ve çelik ne ifade ediyorsa, bugün bilgi, teknoloji ve insan sermayesinin aynı anlamı taşıdığını belirten Burkay, “21. yüzyılın en stratejik yatırımı yeraltı kaynakları değil, insan kaynağıdır. Bilgiyi üreten ve teknolojiyi yönlendirenler yeni ekonominin belirleyicisi olacaktır. Yeni ekonominin sermayesi bilgi, üretim gücü ise nitelikli insan kaynağıdır.” dedi. Dünyanın tarihin en hızlı dönüşüm süreçlerinden birinden geçtiğini ifade eden Burkay, yapay zekâ ve büyük verinin geleneksel meslek dallarını dönüştürdüğünü kaydetti. Bugünkü eğitim anlayışının yarının dünyasına yetmeyebileceğine dikkat çeken Burkay, önümüzdeki 5 yılda mesleklerin yüzde 30’unun dönüşeceğini ve yeni meslek alanlarının ortaya çıkacağını söyledi. Türkiye Yüzyılı hedefinin bilimde, teknolojide, kültürde ve sanatta öncü bir Türkiye inşa etmek olduğunu belirten Burkay, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni bu nedenle çok önemli bulduklarını ifade etti. Burkay, “Bu model; bilgiyi ahlakla, yetkinliği değerlerle, teknolojiyi ise medeniyet tasavvuruyla buluşturan köklü bir yaklaşımı ifade ediyor. Bu yaklaşımı hayati önemde görüyoruz. Bizim medeniyet perspektifimiz, teknolojiyi insan merkezli değerlerimizle birlikte geliştirmektir. Toplumun tüm dinamikleri olarak değerlerine bağlı, dünyayı doğru okuyabilen nesiller yetiştirmeliyiz.” diye konuştu. Ankara’nın çözüm iradesini yanımızda hissetmek bize güç veriyor Eğitimde özel teşebbüsün kaliteyi yukarıya taşıyan önemli bir araç olduğunu söyleyen Burkay, kurumların beklentilerine kulak verilmesinin rekabet gücüne yapılan en önemli katkılardan biri olduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu bilinçle hareket ettiklerini ifade eden Burkay, Yeniceabat ve Atıcılar Mesleki Eğitim Kampüsü, BUTGEM, BTSO Akademi ve Bursa Business School projeleriyle yaşam boyu eğitimi desteklediklerini söyledi. Ayrıca 17 pilot meslek okulunda mesleki eğitime destek verdiklerini ve sektörel konsey yapılanmasını hayata geçiren ilk oda olduklarını kaydetti. Özel eğitim kurumlarının taleplerine de değinen Burkay, hizmet bedellerinin revize edilmesi, personel onay süreçlerindeki bürokratik engellerin giderilmesi ve artan maliyetlere yönelik finansman ihtiyaçlarının karşılanmasının sektörün öncelikli beklentileri arasında yer aldığını söyledi. Bakanlığın özel öğretim kurumlarına yönelik desteğinin önemli olduğunu belirten Burkay, Ankara’nın çözüm iradesini yanlarında hissetmenin kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Burkay konuşmasının sonunda programa katılan konsey başkanına, meclis ve komite üyelerine, il milli eğitim müdürlüğü temsilcilerine ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Çalışma dönemimizde milli eğitim bakanlarımızı 4 kez btso’da ağırladık BTSO Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, BTSO çatısı altında 8 yıldan bu yana Eğitim Konseyi ve komitelerinde uyumlu bir ekiple görev yaptıklarını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın eğitim konusuna özel bir hassasiyeti olduğunu ve Konseyin tüm çalışmalarına destek verdiğini ifade eden Bingöl, “Biz göreve geldikten sonra pandemi yaşandı, sorunlar ortaya çıktı. Ama BTSO Başkanımızın destekleri ile tam 4 defa Milli Eğitim Bakanı Bursa’ya geldi, 6 defa Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlerimiz ile toplantı yaptık. Ayrıca Türkiye’de mesleki eğitim sistemi ilk olarak Bursa’dan başladı. BTSO’nun vizyonuna yakışan çok güzel işler yaptık, adımlar attık.” dedi. Uludağ’da uluslararası nitelikte, geleneksel hale gelecek büyük çaplı bir Eğitim Zirvesi düzenlemeyi hedeflediklerini kaydeden Bingöl ayrıca yine Uludağ’da özel öğretim kurumlarının temsilcilerini Milli Eğitim Bakanı, Bakan Yardımcıları ve Genel Müdürler ile bir araya getirmeyi planladıklarını açıkladı. Bursa’da özel okullarda eğitim alan 66 bin öğrenci var Özel öğretim kurumlarının eğitim sistemindeki önemine dikkati çeken Bingöl, “Her dönemde Türkiye’nin yüzde 10’unu özel öğretim okutuyor. Bursa bu konuda lider şehirlerden bir tanesi. Bursa’da özel okullarda okuyan 66 bin öğrencimiz var. BTSO gibi güçlü ve ortak bir zeminde okullarımızın sorunlarını gündeme taşımak, çözüme kavuşturmak adına önemli adımlar attık. İnşallah bundan sonra da bu çalışmalara devam edeceğiz.” diye konuştu. Bingöl ayrıca öğretmenlerin eğitimi konusuna vurgu yaptı. Öğretmenlerin yaz aylarında iki aylık izinleri olduğunu, bu dönemin öğretmenlerin gelişimi adına uygulanabilecek eğitim programlarının önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Bursa’da 1.500’e yakın özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Bursa’nın sanayi, ticaret, kültür ve turizm kenti olmasının yanı sıra aynı zamanda bir özel öğretim kenti olduğunu söyledi. Bursa’nın yaklaşık 1.500 özel öğretim kurumuyla önemli bir noktada bulunduğunu belirten Güner, “Özel öğretim kurumları olarak hep birlikte çok büyük dokunuşlar yapıyoruz. Türkiye genelinde neredeyse dokunmadığımız birey, aile yok. Özel okullardan rehabilitasyon merkezlerine, özel kurslardan sürücü kurslarına, iş makinesi kurslarından dil kurslarına kadar 22 farklı kurum türüyle çok geniş alanda hizmet veriyoruz” dedi. Özel öğretim kavramının yalnızca bir tanımlama olmadığını ifade eden Güner, “Bu aslında kamu hizmetinin özel kurumlar eliyle gerçekleşmesi anlamına geliyor. Yapılan iş ve üretilen hizmet bir kamu hizmeti. Ben ülkesine ve milletine değer katmak adına eğitim yolunu tercih eden herkese teşekkür ediyorum. Üretmiş olduğunuz değerle, 37 bin kurumla Türkiye’nin insan kaynağına ve gelecek inşasına katkı sunuyoruz” diye konuştu. Türkiye Yüzyılı maarif modeli önemli bir adım Son 3 yılda eğitim alanında önemli adımlar atıldığını belirten Güner, “Bu çalışmalar içerisinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli büyük bir yer tutuyor. Erdem, değer ve eylem üçlemesi çok önemli. ‘Köklerden geleceğe’ anlayışı en önemli kavramlardan biri. 200 yıldır Batı terminolojisinin üstten bakış açısıyla dayattığı kavramları artık kendi medeniyet perspektifimizle inşa edeceğiz. Orta Asya değil Türkistan diyeceğiz. Coğrafi keşifler değil sömürgeciliğin başlangıcı diyeceğiz. Köklerden geleceğe diyerek millet olarak aynı geçmişten ortak geleceğe yürüyeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kamu özel sektör ortaklığında eğitimde yeni başarı hikayeleri yazacağız Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, eğitimin yalnızca bugünü yöneten değil geleceği inşa eden en güçlü toplumsal zemin olduğunu söyledi. Çokgezer, “Bu zeminin sağlamlığı ise eğitim paydaşlarının aynı hedefler doğrultusunda ortak hareket edebilmesine bağlıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli tam olarak bu anlayışın bir tezahürüdür. Bu model yalnızca akademik başarıyı önceleyen değil düşünen, sorgulayan, değerlerine bağlı, vicdan sahibi, üreten, çağın becerileriyle donanmış bireyler yetiştirmeyi hedefleyen bütüncül bir eğitim yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede özel öğretim kurumlarımızı da eğitim sistemimizin tamamlayıcı ve güçlendirici önemli bir paydaşı olarak görüyoruz.” dedi. Bursa’nın eğitim alanındaki güçlü birikimi ile öncü bir şehir olduğunu ifade eden Çokgezer, şöyle devam etti: “Bursa’da özel okullarda öğrenim gören 66 bin, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim hizmeti alan 33 bin öğrenci bulunuyor. Bursa’da 622’si özel okul olmak üzere bin 483 özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor. Bu rakamlar, özel öğretim kurumlarının eğitimdeki yerini ve üstlendiği önemli sorumluluğu açıkça göstermektedir. Bizler eğitimde kamu-özel ayrımı gözetmeden aynı ideal etrafında birleştikçe daha güçlü başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğiz.” Açılış konuşmalarının ardından BTSO 59. Meslek Komitesi Üyesi İsmail Güler özel öğretim sektörünün yıllar içindeki gelişimini anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Program, sektör temsilcileri ve eğitim yöneticilerinin sorularının cevaplanmasıyla son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.