SON DAKİKA
Hava Durumu

#Teknoloji

Ekometre - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

2026'da tüketici davranışları nasıl şekillenecek? Haber

2026'da tüketici davranışları nasıl şekillenecek?

Artık tüketim kararları yalnızca ihtiyaç, fiyat ya da alışkanlıklar üzerinden şekillenmiyor; güven, değer uyumu, deneyim ve anlam gibi çok katmanlı faktörler belirleyici oluyor. 2026’ya yaklaşırken markalar için en kritik gündem maddesi ise değişen bu yeni tüketici profilini doğru okumak ve iletişim stratejilerini buna göre yeniden kurgulamak. ME Consultancy Kurucusu Murat Erdör, 2026 yılında tüketici davranışlarını şekillendirecek ana dinamikleri değerlendirirken, markaların yalnızca trendleri takip eden değil, bu dönüşümü stratejik bir avantaja dönüştüren bir bakış açısı geliştirmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Erdör’e göre, önümüzdeki dönemde tüketiciyle kurulan ilişki; satış odaklı bir etkileşimden, uzun vadeli bir güven ve deneyim ortaklığına evrilecek. Daha bilinçli, daha seçici bir tüketici profili 2026’nın tüketicisi, geçmiş dönemlere kıyasla çok daha bilinçli, sorgulayıcı ve seçici bir yapıya sahip olacak. Dijital platformlar sayesinde bilgiye hızlı erişim, kullanıcı yorumları, karşılaştırma siteleri ve sosyal medya geri bildirimleri, satın alma kararlarını doğrudan etkiliyor. Tüketici artık markaların ne söylediğinden çok, ne yaptığına ve bu söylemlerin ne kadar tutarlı olduğuna bakıyor. Erdör, bu dönüşümü şu sözlerle özetliyor: “Tüketici artık ikna edilmeyi beklemiyor; ikna olmaya değip değmediğine kendisi karar veriyor.” Bu durum, markalar açısından daha şeffaf, net ve gerçekçi bir iletişim dilini zorunlu kılıyor. Abartılı vaatler, eksik bilgiler ya da tutarsız mesajlar, 2026 tüketicisi için hızla güven kaybına dönüşebiliyor. Hız ve kolaylık standart haline geliyor Dijital deneyimlerde hız ve kolaylık, 2026 itibarıyla rekabet avantajı olmaktan çıkıp temel bir beklentiye dönüşüyor. Kullanıcılar; alışveriş süreçlerinde, müşteri hizmetlerinde ve dijital temas noktalarının tamamında zahmetsiz, akıcı ve kesintisiz bir deneyim talep ediyor. Birkaç saniyelik gecikmeler, karmaşık formlar ya da yetersiz destek mekanizmaları, tüketicinin markadan hızla uzaklaşmasına neden olabiliyor. Kişiselleştirme artık bir lüks değil 2026’da kişiselleştirme, “fark yaratan” bir özellik olmaktan çıkıp, tüketicinin markalardan doğal olarak beklediği bir standart haline geliyor. Ancak bu kişiselleştirme yalnızca demografik verilere dayalı önerilerle sınırlı kalmıyor. Kullanıcının davranışları, bağlamı, ihtiyaç anı ve önceki deneyimleri doğrultusunda şekillenen daha derin bir anlayış gerektiriyor. Güven, sadakatin önüne geçiyor Yeni dönemde tüketici sadakati, otomatik olarak kazanılan bir sonuç olmaktan çıkıyor. Güven; veri kullanımı, şeffaflık, etik duruş ve kriz anlarındaki iletişim biçimiyle sürekli olarak yeniden inşa edilmesi gereken bir değer haline geliyor. Özellikle kişisel verilerin kullanımı ve dijital gizlilik konuları, tüketicinin marka tercihlerini doğrudan etkiliyor. Erdör, 2026 tüketicisinin bu konudaki hassasiyetini şu sözlerle ifade ediyor: “Tüketici artık markaya değil, markanın kendisine nasıl davrandığına sadık.” Güvenin zedelendiği durumlarda, geçmişte güçlü olan marka algısı dahi tüketiciyi elde tutmaya yetmeyebiliyor. Duygusal bağ ve anlam arayışı güçleniyor Ekonomik dalgalanmalar, toplumsal dönüşümler ve küresel belirsizlikler, tüketicinin markalardan beklentisini yalnızca işlevsel faydanın ötesine taşıyor. 2026’da tüketici; kendisiyle aynı değerleri paylaşan, toplumsal konularda samimi bir duruş sergileyen ve söylemleriyle eylemleri örtüşen markalara daha fazla yakınlık duyuyor. Murat Erdör’e göre bu dönemde “mış gibi” yapılan iletişimlerin karşılığı kalmıyor: “Tüketici samimiyetsizliği çok hızlı fark ediyor. Sosyal fayda ve sürdürülebilirlik söylemleri, ancak gerçek aksiyonlarla desteklendiğinde anlam kazanıyor.” Bu da markalar için daha uzun vadeli, tutarlı ve sorumluluk odaklı bir iletişim anlayışını zorunlu kılıyor. Markalar için yeni dönemin anahtarı: uyum ve empati 2026’da öne çıkacak markalar; teknolojiyi merkeze alan değil, insanı merkeze alarak teknolojiyi konumlandıran markalar olacak. Tüketici davranışları değişmiyor; dönüşüyor ve derinleşiyor. Bu dönüşümü doğru okuyan markalar için ise yeni dönem önemli fırsatlar barındırıyor. Erdör, markalar için bu süreci şöyle özetliyor: “Tüketiciyi yakalamaya çalışmak yerine onu anlamaya odaklanan markalar, 2026’nın kazananları olacak.” Empati, veri ve tutarlılığı aynı potada eriten markalar, yalnızca satış değil; uzun vadeli güven ve itibar da inşa edecek.

Yapay zeka yatırımları güveni artırdı Haber

Yapay zeka yatırımları güveni artırdı

Malezya ringgiti, dolar karşısında Mayıs 2018’den bu yana en güçlü seviyesine yükselirken, hisse piyasalarında da güçlü bir ralli izlendi. Güçlü iç talep, turizm beklentileri ve veri merkezi yatırımları ringgiti desteklerken, yabancı yatırımcı girişleri KLCI endeksini 2018’den bu yana zirveye taşıdı. Bankacılık hisseleri ise endeksteki yükselişin ana itici gücü oldu. Ringgit yaklaşık yüzde 1 değerlenerek dolar karşısında 3,9678 seviyesini gördü ve Mayıs 2018'den beri en güçlü konumuna geldi. FTSE Bursa Malezya KLCI endeksi yüzde 1,2 civarında arttı. Ortak müdahaleye ilişkin endişelerin tetiklenmesi sonucu dolarda satışların yaşandığı diğer gelişmekte olan piyasalarla birlikte yerel varlıklar ralli yaptı. Malezya'nın büyüme ivmesinin bu yıl devam etmesi beklenirken, bunda dirençli yurtiçi talep, güçlü turist gelme olasılığı ve veri merkezi sektöründe hızlı genişleme beklentisi etkili oldu. Hong Kong merkezli fon yöneticisi Leonard Kwan, T. Rowe Price'ın gelişmekte olan Asya döviz piyasasında ringgit konusunda en yapıcı görüşe sahip olduğunu, çünkü ringgitin "yeterli enerji kaynaklarına sahip veri merkezleri için hedef olduğu ve turizm açısından iyi durumda olduğu"nu belirtti. Ringgit, bölgede iki yıl üst üste gösterdiği üstün performansın ardından Ocak ayından beri Asya'da en iyi performans gösteren para birimi. Oversea-Chinese Banking'den bir stratejist, yuan ve yendeki kazançların desteği ile potansiyel olarak 3,9650 seviyesine doğru güçlenmesini beklerken, Gama Asset Management bu çeyrekte kurun dolar karşısında 3,9'a yükselmesini öngörüyor. Goldman Sachs stratejislerine göre teknoloji ihracatı, doğrudan yabancı yatırımlar ve Malezya Merkez Bankası'nın bu yıl faizleri sabit tutma olasılığının 2026 yılında Güney Asya'daki emsallerine göre yeniden güçlü performans göstermesine yardımcı olabilir. Merkez Bankası geçen hafta faizleri sabit tuttu. Yabancı yatırımcıların geri dönüşü de hisse senetlerine desteği artırıyor. Küresel fonlar bu ay net olarak 256 milyon dolarlık yerel hisse senedi satın aldı. Bu, gelişmekte olan bölgesel emsaller arasında en yüksek rakam ve KLCI endeksinin 2018'den bu yana en yüksek seviyesine çıkmasına yardımcı oldu. Analistlere göre indirimli alımlar nedeniyle bankacılık hisseleri endeksin ana itici gücü oldu. Bursa Malezya Finans Endeksi yüzde 1,7 artışla yeni bir rekor seviyeye ulaştı.

Ar-Ge yönetimi kuantum teknolojilerini merkeze alacak Haber

Ar-Ge yönetimi kuantum teknolojilerini merkeze alacak

Sektör; algoritmalar, malzeme bilimi, mikroelektronik ve kuantum teknolojilerinin merkeze alındığı yeni bir Ar-Ge dönemini başlattı. Küresel savunma harcamalarında Ar-Ge payının 2023 itibarıyla 130 milyar doları aşması, harp sahasındaki dengelerin değiştiğini gösteriyor. Türkiye de bu küresel yönelime paralel olarak, ulusal güvenliğin zorunlu bir bileşeni haline gelen ileri teknoloji yatırımlarına hız verdi. Savunma Sanayii Başkanlığı koordinesinde imzalanan 14 yeni proje, Türkiye’nin teknolojiyle büyüyen bağımsızlık iradesini ve geleceğin harp ortamına hazırlık vizyonunu ortaya koyuyor. Üstünlük yazılım ve sensörlerde Sektördeki yeni yaklaşım, sahadaki caydırıcılığın ve masadaki itibarın, sadece envanterdeki platform sayısıyla ölçülemeyeceği gerçeğine dayanıyor. Yeni dönemde üstünlük; sensörlerin görme kapasitesi, ağların veri taşıma hızı ve yazılımların karar verme yeteneği ile tanımlanıyor. Bu tablo, Ar-Ge faaliyetlerini bir ‘tercih’ olmaktan çıkarıp, bekâ meselesi haline getiriyor. AR-GE bütçesi 3.3 milyar dolar Sektörün lokomotifi konumundaki Aselsan, Roketsan, Havelsan, İşbir, Aspilsan, Tei ve Tusaş gibi vakıf şirketleri, teknolojik derinleşme konusunda kararlı bir grafik çiziyor. Söz konusu şirketlerin toplam Ar-Ge bütçesi 3 milyar 340 milyon dolara ulaşırken, yürütülen proje sayısı 1600’ün üzerine çıktı. Çalışmalar özellikle yapay zeka destekli sistemler, otonom deniz ve hava araçları, hipersonik kabiliyetler ve enerji depolama alanlarında yoğunlaşıyor. Akademik birikim sahada İmzalanan yeni projeler, üniversite-sanayi işbirliği modelini de güçlendiriyor. Toplam büyüklüğü 44 milyon dolar civarında olan 14 yeni projenin yaklaşık 40 milyon dolarlık kısmının üniversiteler ve araştırma enstitüleri ile yürütülecek olması, akademik bilginin sanayiye aktarılması açısından kritik önem taşıyor. Düfas, Ulak, Mercan/Mira ve Kement gibi projeler, bu işbirliğinin sahada somut başarılara dönüştüğünün en net göstergeleri olarak öne çıkıyor. ‘Ortak akıl’ vurgusu Geleceğin harekat ortamını şekillendirecek teknolojiler için ‘ortak akıl’ ile hareket edilmesi hedefleniyor. 12. Kalkınma Planı ve Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda; kuantum, yapay zeka ve otonom sistemler öncelikli destek alanları arasında yer almayı sürdürecek. Üniversiteler, enstitüler ve savunma sanayi şirketleri arasındaki eş güdümün, sürdürülebilir bir araştırma geliştirme dinamizmi yaratarak kritik alt sistemlerin milli imkan- larla geliştirilmesini sağlaması amaçlanıyor.

Türkiye’de girişimcilik dijital finansla yeni bir faz açıyor Haber

Türkiye’de girişimcilik dijital finansla yeni bir faz açıyor

Bu dönüşüm, girişimlerin ürün geliştirme ve süreç doğrulama mekanizmalarında daha fazla yer bulurken; netleşen düzenleyici çerçeve ekosistem için daha öngörülebilir bir çalışma zemini oluşturuyor. Türkiye’de hızlanan dijitalleşme girişimcilik modellerini doğrudan etkiliyor. Yapay zekâ destekli veri sistemleri, blokzincir tabanlı uygulamalar ve dijital doğrulama altyapıları artık birçok girişimin ürün mimarisinde temel bileşen hâline geliyor. Süreç izlenebilirliği ve kayıtlanabilirlik artarken teknoloji geliştiren girişimlerin araç seti genişliyor. Dijital temelli teknolojiler süreçleri daha şeffaf hâle getiriyor Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, dijital finans teknolojileri ve blokzincir uygulamalarının girişimlerde yalnızca yenilik değil aynı zamanda operasyonel yapı taşı olarak değerlendirildiğini belirtti. Vatansever, gerçek varlıkların dijital temsili (RWA) ve tokenizasyon benzeri modellerin; kayıt doğrulama, veri bütünlüğü ve süreç izlenebilirliği gibi alanlarda kullanılabildiğini kaydetti. “Dijital temelli yapılar girişimlerin süreçlerini daha izlenebilir hâle getiriyor. Şeffaflık, doğrulama ve veri güvenilirliği gibi alanlarda katkı sunuyor. Teknoloji geliştiren girişimler için yeni uygulama sahaları açılıyor.” Vatansever, bu teknolojilerin yatırım ürünü değil altyapı geliştirme modeli olarak konumlandırıldığını vurguladı. Düzenlemelerin netleşmesi teknoloji üretimi için güvenli zemin oluşturuyor Türkiye’de girişim sermayesi fonları, girişim sermayesi yatırım ortaklıkları, kitle fonlaması platformları ve melek ağlarının geliştiği; dijital varlık teknolojilerinin ise bu trendle paralel ilerlediği ifade edildi. Vatansever, dijital varlık hizmet sağlayıcılarına yönelik düzenlemelerin netleşmesinin girişimciler için daha öngörülebilir bir uyum ortamı sunduğunu söyledi. “Düzenleyici çerçevenin güçlenmesi, girişimler için daha net yol haritaları sunuyor. Bu durum yeni uygulama modellerinin ortaya çıkmasına imkân veriyor ve teknoloji üretimini destekliyor.” Türkiye’de teknoloji odaklı proje yoğunluğu artarken özellikle yapay zekâ, blokzincir ve finansal çözüm geliştirme alanlarında yeni ürünlerin ortaya çıktığı aktarıldı. Girişimcilik ekosisteminin buluşma noktası 6 Aralık’ta Vatansever, tüm bu gelişmelerin yakından izlenebileceği Türkiye Girişimci Buluşması – Fikirden Girişime 2025’in 6 Aralık’ta Bahariye Mevlevihanesi’nde düzenleneceğini hatırlattı. Etkinlikte yaklaşık 70 girişim projelerini tanıtacak; sunumlar ve tematik oturumlar gün boyu devam edecek.

Teknoloji devlerinin bilançoları dudak uçuklattı Haber

Teknoloji devlerinin bilançoları dudak uçuklattı

Apple'ın net satışları yıllık yüzde 8 artışla 102,5 milyar dolara, Amazon'un satışları ise yüzde 13 artışla 180,2 milyar dolara ulaştı. ABD'nin teknoloji devlerinden Apple'ın net satışları temmuz-eylül döneminde yıllık yüzde 8 artarken, Amazon'un yüzde 13 yükseldi. Mali takvimde 27 Eylül'de biten 3 aylık dönemi dördüncü çeyrek olarak kabul eden Apple'ın bilançosuna göre, şirketin net satışları bu dönemde yıllık yüzde 8 artışla 102,5 milyar dolara ulaştı. Apple'ın net satışları, geçen yılın aynı döneminde 94,9 milyar dolar olarak kaydedilmişti. Şirketin net karı, aynı dönemde yüzde 86 artarak 27,5 milyar dolara çıktı. Apple, geçen yılın aynı döneminde 14,7 milyar dolar kar açıklamıştı. Şirketin hisse başına karı ise bu dönemde 97 sentten 1,85 dolara yükseldi. İphone satışları arttı Bu dönemde Apple'ın iPhone ve Mac satışlarında artış görülürken, iPad satışları yataya yakın bir seyir izledi. iPhone satışlarının tutarı, temmuz-eylül döneminde yıllık yüzde 6 artışla 49 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde Mac satışları yüzde 13 artışla 8,7 milyar dolara çıkarken, iPad satışlarının tutarı 6,9 milyar dolar oldu. Apple Üst Yöneticisi Tim Cook, şirketin finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, söz konusu çeyrekte rekor gelir elde edildiğini belirtti. Amazon'un satışları arttı Ülkenin e-ticaret devi Amazon'un bilançosu da şirketin satışlarının bu yılın üçüncü çeyreğinde arttığını gösterdi. Buna göre, Amazon'un net satışları bu yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 13 artarak 180,2 milyar dolara yükseldi. Şirketin net satışları, geçen yılın üçüncü çeyreğinde 158,9 milyar dolar olarak kaydedilmişti. Bu dönemde, Amazon'un bulut bilişim hizmeti sunan Amazon Web Services (AWS) biriminin satışları, yıllık bazda yüzde 20 artarak 33 milyar dolara ulaştı. Amazon'un net karı da yılın üçüncü çeyreğinde 21,2 milyar dolara çıktı. Şirket, geçen yılın aynı döneminde 15,3 milyar dolar net kar elde etmişti. E-ticaret devinin geçen yılın üçüncü çeyreğinde 1,43 dolar olan hisse başına karı, bu yılın aynı döneminde 1,95 dolara yükseldi. Amazon, yılın dördüncü çeyreğinde ise 206 milyar dolar ile 213 milyar dolar arasında net satış beklediğini açıkladı. Amazon Üst Yöneticisi Andy Jassy, şirketin finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, yapay zekanın işlerinin her alanında önemli iyileştirmeler sağlamasıyla birlikte güçlü bir ivme ve büyüme görmeye devam ettiklerini belirtti.

Yapay zekâ destekli ekranlarda yeni bir dönem başlıyor Haber

Yapay zekâ destekli ekranlarda yeni bir dönem başlıyor

Samsung Electronics IFA 2025'te Vision AI Companion çözümünü tanıtarak yapay zekâ destekli Samsung TV ve monitörleri geleceğe nasıl hazırladığını paylaştı. Önceki modele kıyasla Daha akıllı hale gelen Bixby sesli asistanla kullanılan Vision AI Companion, daha doğal ve sohbet akışında bir etkileşim sunuyor. Samsung'un en gelişmiş yapay zekâ özelliklerinin tek noktada sezgisel bir yapay zekâ deneyimine entegre edilmesiyle kullanıcılar, içerikleri kolayca keşfedebiliyor ve her türden soruya bağlamsal yanıtlar alabiliyor. Dünya çapında tüketicilerin içerik akışı göstermekten fazlasını yapan cihazlara yöneldiği bir dönemde, Vision AI Companion, bağlantılı evlerde televizyonların giderek daha fazla üstlendiği merkezi rolün altını çiziyor. Samsung, izleme deneyiminin merkezine yapay zekâyı entegre ederek kişiselleştirilmiş öneriler, akıllı çoklu cihaz etkileşimleri ve günlük yaşamı kolaylaştıran sezgisel yardımlar sunuyor. Samsung Electronics Görsel Ekran İş Birimi Müşteri Deneyimi Ekibi Başkan Yardımcısı Kevin Lee, “Samsung’da, deneyimleri daha kişisel, daha sezgisel ve geleceğe uygun hale getiren teknolojilere yatırım yapıyoruz. Vision AI Companion ile bir televizyonun yapabileceklerini yeniden tanımlıyoruz. Görüntü kalitesi ve sesin ötesine geçerek kullanıcıyı anlayan, etkileşime giren ve zamanla kullanıcısıyla birlikte gelişen bir deneyim sunuyoruz” dedi. Akıllı sohbetler ve görsel zekâ Vision AI Companion, Samsung'un önemli yapay zekâ inovasyonlarını tek bir deneyimde birleştirerek tüketicilerin bunlara kolay erişmesini sağlıyor: Generative Wallpaper, kullanıcının tercihlerine göre özelleştirilmiş dinamik görseller sunuyor. AI Picture, Active Voice Amplifier Pro ve AI Upscaling Pro, görüntüleri ve sesleri otomatik olarak ayarlayarak içerik kaynaklarındaki görüntüleme ortamını optimize ediyor. AI Gaming Mode, yapay zekâ destekli optimizasyonla tepkisel ve sürükleyici bir oyun deneyimi yaşatıyor. Bu özellikleri bir arada sunan Vision AI Companion, birden fazla uygulama veya menü arasında geçiş yapma ihtiyacını ortadan kaldırarak, eğlence, üretkenlik ve bağlantılı deneyimler için bir merkez haline geliyor. Vizyondan gerçeğe! Vision AI konseptini ilk kez CES 2025'te tanıtan Samsung, TV'lerde, monitörlerde ve diğer ekran ürünlerinde ana ekran deneyimini iyileştirme hedefini de yine bu fuarda açıkladı. Vision AI, temel olarak ekran ve ses kalitesini önceki Samsung modellerine kıyasla iyileştiriyor, Samsung cihazları arasında kesintisiz iletişim sağlıyor ve gelişmiş yapay zekâ ajanlarıyla kişiye özel içerikler sunuyor. Samsung'un tüketicilere yönelik uzun vadeli taahhüdüyle desteklenen Vision AI, One UI Tizen platformu aracılığıyla, kullanıcılara yedi yıl boyunca ücretsiz yazılım güncellemeleri sağlayacak. Bu sayede, desteklenen modeller her zaman en yeni güncellemelere ve yapay zekâ özelliklerine sahip olmanın yanı sıra Samsung Knox'un en yeni güvenlik güncellemelerini de alacak. Vision AI Companion'ın tanıtılmasıyla, bu fikirler şimdi yeni bir kişiselleştirme, cihaz entegrasyonu ve kullanıcı desteğine kavuşuyor. Vision AI Companion, eylül sonunda Kore, Kuzey Amerika ve belirli Avrupa pazarlarında yazılım güncellemesiyle sunulmaya başlanacak ve daha sonra diğer bölgelere de dağıtılacak. Daha fazla bilgi için www.samsung.com adresi ziyaret edilebilir.

QR kodlarıyla uygulama büyümesinde devrim Haber

QR kodlarıyla uygulama büyümesinde devrim

Günümüzde QR kodlar, dijital ve mobil pazarlama stratejilerinde önemli bir yer edinmeye başladı. Hem markalar hem de kullanıcılar için, çevrimdışı dünyadan dijital uygulamalara geçişi kolaylaştıran etkili bir köprü işlevi görüyorlar. Bir afişten, ambalajdan ya da bilgisayar ekranından mobil uygulamaya anında yönlendirme yapabilmeleri, QR kodları pazarlamacılar için oldukça cazip hale getiriyor. Bu teknoloji sayesinde, uygulama kurulumları artırılabiliyor, kullanıcılar doğrudan uygulama içi içeriklere yönlendirilebiliyor ve zaman içinde pasifleşen kullanıcılar yeniden etkileşime çekilebiliyor. Aynı zamanda, kampanyaların ve iletişim kanallarının performansı daha net şekilde ölçülebiliyor. 2025 yılında her 10 kullanıcıdan 9’u haftada en az bir kez QR kodlarla etkileşime giriyor. Bu artan ilgiyi fark eden pazarlamacıların %93’ü geçtiğimiz yıl QR kod kullanımını artırdı, %86’sı ise bu yatırımı daha da büyütmeyi planlıyor. Bu yükselişi besleyen en önemli faktör ise performans. QR kodlar, genellikle kullanıcının kendi isteğiyle, bağlama uygun bir çağrıyla tarandığı için yüksek etkileşim sağlıyor. Ortalama %37’lik tıklama oranıyla, QR kod kampanyaları geleneksel dijital reklamlardan 4 kata kadar daha etkili olabiliyor. Bu makalede, mobil uygulama pazarlamacılarının kullanıcı kazanımı, etkileşimi ve bağlılığı artırmak için QR kodlarını nasıl kullandığını, Adjust’ın Ortadoğu, Türkiye ve Afrika (META) Satış Direktörü Başak Zerman’ın görüşleri doğrultusunda ele alıyoruz. Ayrıca Zerman’ın QR kodlarının kullanım alanlarına dair içgörülerini ve 2025 ve sonrasına yönelik QR kod odaklı büyüme stratejilerine ilişkin pratik önerilerini paylaşıyoruz. Mobil Uygulamalar İçin QR Kod Pazarlaması Nedir? Mobil uygulamalarda QR kod pazarlaması, kullanıcıların fiziksel veya dijital ortamlarda karşılaştıkları kodları tarayarak uygulamaya yönlendirildiği, bu etkileşimlerin de ölçülebildiği bir pazarlama yöntemidir. Geleneksel URL’lerin aksine, QR kodlar gerçek dünyadaki temas noktaları ile mobil uygulamalar arasında doğrudan ve izlenebilir bir bağlantı kurar. Bu alanda iki ana QR kod türü öne çıkar: Statik QR Kodlar: Sabit bir bağlantıya yönlendirir, oluşturulduktan sonra içerikleri değiştirilemez. Takip ya da kişiselleştirme sunmadıkları için genellikle tek seferlik kampanyalar ve basılı materyallerde kullanılır.Dinamik QR Kodlar: Kısa URL tabanlıdır ve yayına alındıktan sonra hedefleri güncellenebilir. Pazarlamacılar, bu sayede açılış sayfalarını test edebilir, kampanyaları optimize edebilir ve kullanıcıya saat, konum ya da kampanya segmentine göre farklı içerikler sunabilir. Dinamik QR kodlar, Adjust gibi mobil ölçümleme platformlarıyla entegre edildiğinde, kampanyaların tam anlamıyla izlenebilmesini sağlar. Cihaz türü, zaman, konum gibi veriler takip edilebilir ve kullanıcıların uygulamayla etkileşimi —örneğin indirme, oturum ya da lokasyon gibi metrikler— belirli QR temas noktalarına bağlanabilir. Pazarlama Hedefine Göre En Etkili QR Kod Stratejileri QR kodlarının uygulama yaşam döngüsü boyunca kullanıcı kazanımı, etkileşim ve yeniden etkileşim süreçlerini nasıl desteklediğine birlikte bakalım: Kullanıcı Kazanımı -QR kodlar, özellikle görünürlüğün yüksek olduğu temas noktalarına yerleştirildiğinde —örneğin ürün ambalajları, açık hava reklamları (OOH), bağlantılı televizyonlar (CTV) ya da etkinlik alanlarındaki tabelalar— mobil uygulama yüklemelerini artırmak için oldukça etkili bir yöntem haline geliyor. “İndirmek için tara” veya “Ödülünü almak için tara” gibi net ve basit çağrılar, kullanıcı davranışını yönlendirmeyi kolaylaştırıyor. Bu tür mesajlar, ilgiyi hızlıca aksiyona dönüştürerek gerçek dünyadan uygulama kurulumuna geçişteki engelleri ortadan kaldırıyor ve süreci çok daha akıcı hale getiriyor. Kullanıcı Etkileşimi QR kodlar, kullanıcıları uygulama içi ödüller, artırılmış gerçeklik (AR) içerikleri, nasıl yapılır videoları ve kampanyaya özel sayfalar gibi etkileşimli deneyimlere yönlendirmek için sıkça kullanılıyor. Bu sayede hem kullanıcı bağlılığı artıyor hem de marka ile daha güçlü bir bağ kuruluyor. Kullanıcı ile Yeniden Etkileşimi QR kodlar, sadece yeni kullanıcı kazanmakla kalmaz, aynı zamanda uygulamada pasif kalan kullanıcıları da yeniden etkileşime çekmek için etkili bir araçtır. Markalar, bu kodları fişlere, ambalajlara veya sadakat programı materyallerine yerleştirerek kişiselleştirilmiş içeriklere, ödüllere ya da geri bildirim formlarına yönlendirme yapabilir. Bazı markalar e-posta veya fiziksel posta yoluyla kişiselleştirilmiş QR kodlar göndererek kullanıcıları özel tekliflere yönlendiriyor. Canlı etkinliklerde kullanılan QR kodlar da, zamana bağlı içeriklerin kilidini açarak anlık ve bağlama özel yeniden etkileşim fırsatları sunuyor. Uygulama içi yönlendirmeler sayesinde, bu QR kodlar doğrudan terk edilmiş sepetlere, yeni içeriklere veya kullanılmamış ödüllere yönlendirme yaparak uygulama içi etkileşimi anlamlı şekilde artırıyor. Uygulama Türüne Göre QR Kod Stratejileri QR kod taramaları çoğu zaman kullanıcı yolculuğunun ilk adımıdır. Ancak bu kodların nasıl ve nerede konumlandırıldığı uygulamanın türüne, hedef kullanıcı kitlesine ve kampanyanın amacına göre değişiklik gösterir. Aşağıda, farklı sektörlerden markaların QR kodları stratejik şekilde kullanarak nasıl uygulama yüklemelerini, kullanıcı etkileşimini ve dönüşüm oranlarını artırdığına göz atacağız. E-Ticaret & Perakende E-ticaret ve perakende sektörlerinde QR kodlar, ürün ambalajları, fişler ve promosyon materyallerinde sıkça kullanılıyor. Bu kodlar, müşterileri yeniden sipariş vermeye, ürün incelemeleri yapmaya veya sadakat programlarına katılmaya yönlendiriyor. Ayrıca, bazı markalar QR kodları aracılığıyla ürünün sürdürülebilirlik bilgilerini ve tedarik zinciri detaylarını da şeffaf şekilde sunuyor. Oyun Oyun sektöründe QR kodlar, oyuncuları oyun içi ödüllerle buluşturmak ve çapraz platform kampanyalarını desteklemek için kullanılıyor. Oyuncular, bu kodları tarayarak özel içeriklerin kilidini açabiliyor, arkadaşlarını davet edebiliyor ya da canlı yayın ve etkinlikler sırasında sunulan ayrıcalıklara erişebiliyor. Fintech ve Ödemeler Fintech ve ödeme sektöründe QR kodları, uygulama kayıtları, ödeme doğrulamaları, para transferleri, referans takibi ve ödül kullanımı gibi kritik işlemleri kolaylaştırıyor. En büyük avantajları ise, işlemler sırasında yaşanan aksaklıkları azaltarak hem çevrimiçi hem de çevrimdışı ortamlarda mobil odaklı kullanıcı deneyimlerini desteklemeleri. Eğlence ve Bağlantılı TV (CTV) Eğlence ve bağlantılı televizyon alanında QR kodları, izleyicilerin ikinci ekran deneyimini artırmak için giderek yaygınlaşıyor. Dizilerde, reklamlarda veya fragmanlarda yer alan QR kodlar sayesinde kullanıcılar uygulama indiriyor, özel tekliflere ulaşabiliyor ya da ekstra içeriklere erişebiliyor. Böylece pasif izleme, ölçülebilir ve etkileşimli bir mobil deneyime dönüşüyor. Ayrıca, QR kodları tüketici ürünlerine basılarak hikayelerin genişletilmesi ve fiziksel medyanın uygulama deneyimleriyle buluşturulması için de kullanılıyor. QR Kod Pazarlama Trendleri 2025: Mobil Uygulamalar İçin Yeni Dönem QR kodlar, eskiden sadece “tara, linke git” şeklinde basit bir araçken, artık performansa dayalı büyüme kanalları haline geldi. 2025 yılında pazarlamacılar QR kodları şu yenilikçi şekillerde kullanıyor: AR Destekli QR Kodlar Artık QR kodları, sanal denemeler, oyunlaştırılmış içerikler ve 3D ürün tanıtımları gibi etkileşimli deneyimleri başlatıyor. Özellikle perakende, moda ve eğlence sektörlerinde, kullanıcıların uygulamada daha uzun vakit geçirmesini sağlıyor ve etkileşimi derinleştiriyor.Yapay Zeka ile Kişiselleştirilen QR Kodlar Bu kodlar, kullanıcının zamanı, konumu ya da cihazına göre farklı içeriklere yönlendirebiliyor. Yani tek bir QR kodu, farklı hedef kitlelere özel içerik ve teklif sunabiliyor. Böylece ekstra kampanya materyallerine gerek kalmadan kişiselleştirilmiş deneyim yaratmak mümkün oluyor.Cüzdan Entegrasyonlu QR Kodlar Apple Wallet veya Google Wallet ile entegre QR kodlar sayesinde, kullanıcılar uygulama içi teklifler, sadakat puanları, erken erişim ya da etkinlik girişlerini doğrudan cüzdanlarından kullanabiliyor. Bu da kullanım kolaylığını artırıyor ve bağlılığı güçlendiriyor.API Bağlantılı QR Kod İş Akışları QR kod taramalarını gerçek zamanlı backend sistemlerine bağlayan bu teknoloji, CRM’de etiketleme, kampanya segmentasyonu gibi işlemleri otomatikleştiriyor. Böylece pazarlama ekipleri, tarama verilerine göre hızlı ve kişiselleştirilmiş takipler yapabiliyor, kampanyaların etkisini maksimize edebiliyor. QR Kod Kampanyalarını Ölçme ve Optimize Etme Başarıyı artırmak için QR kod kampanyaları, kullanıcı yolculuğunun her aşamasında ölçülmeli ve iyileştirilmelidir: Tarama Öncesi: QR kodun performansı, yerleştirme, boyut, kontrast ve CTA’nın netliği gibi faktörlerle doğrudan bağlantılıdır. Tasarım, mesaj ve konum için A/B testleri yaparak en yüksek tarama oranlarını yakalayabilirsiniz.Tarama Anı: Kod tarandığında, cihaz türü, işletim sistemi, konum ve zaman gibi meta veriler otomatik toplanır. Bu bilgiler, kampanyanın zamanlamasını, dağıtımını ve hedeflemesini bölge veya cihaza göre ayarlamanıza yardımcı olur.Tarama Sonrası: İndirme, uygulama içi etkinlikler veya gelir gibi dönüşümleri takip etmek için, QR kodların yönlendirdiği URL’lerin MMP tarafından okunabilen doğru parametrelerle yapılandırılması gerekir. Bu yapılandırma genellikle manuel yapılır. Sonrasında, farklı açılış sayfalarını test edip optimize ederek tam performans ölçümü sağlanır. Sonuç: Tarama Sonuçlarını Gerçek Başarıya Dönüştürmek QR kodların doğru hedefe yönlendirdiğinden, kullanıcı gizliliğine saygı duyduğundan ve kullanıcının bağlamına uygun olduğundan emin olun. Ancak böylece, taramalar somut sonuçlara dönüşür ve pazarlama yatırımlarınız karşılığını verir. Adjust ile QR Kod Destekli Uygulama Büyümesini Kolaylaştırın Adjust, uygulama pazarlamacılarının QR kod taramalarını somut ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürmesini son derece kolaylaştırıyor. Her tarama, kampanya tıklaması olarak kaydediliyor böylece ekipler, uygulama indirmelerinden uygulama içi etkinliklere, gelir ve kullanıcı bağlılığına kadar tüm süreci eksiksiz takip edebiliyor. İster açık hava reklamları, ister CTV, masaüstü web ya da ürün ambalajlarında QR kampanyaları yürütün, Adjust etkinliği yakalar ve doğrudan uygulama büyüme hedeflerinize bağlar. Adjust’in derin bağlantı çözümü TrueLink sayesinde, pazarlamacılar cihaz, konum ya da kullanıcı etkileşim geçmişine göre kullanıcıları otomatik olarak doğru uygulama mağazasına veya uygulama içi hedefe yönlendiren akıllı QR kodları oluşturabiliyor. Bu da kullanıcı deneyimini iyileştirirken, dönüşüm oranlarını artırıyor üstelik fazladan geliştirme süreci gerektirmeden. Ayrıca, kullanıcı yolculuğunu kişiselleştirebilir, marka alan adları kullanabilir ve QR performansını zaman içinde optimize etmek için A/B testleri yapabilirsiniz. QR taramaları, Adjust platformunda tıklamalar gibi davranır, tüm veriler aynı atribüsyon altyapısına akar. Böylece, QR kodları diğer pazarlama kanallarıyla kolayca karşılaştırabilir, kreatif testleri yapabilir ve gerçek sonuçları ölçebilirsiniz; üstelik araç değiştirmeden veya veri doğruluğundan ödün vermeden. Pazarlamacılar için bu, QR kampanyalarını uygulama performans stratejisinin merkezine taşıyarak, daha akıllı yatırım kararları ve sürdürülebilir büyüme sağlıyor.

5G dijital ikizlerin gerçek zamanlı müdahale gücünü artacak Haber

5G dijital ikizlerin gerçek zamanlı müdahale gücünü artacak

Lojistik ve tedarik sektörünün 2025’in ikinci yarısındaki lokomotifi belli oldu. 5G ile birlikte dijital ikizlerin gerçek zamanlı müdahale gücünün artacağını söyleyen tedarik zinciri, gümrük ve lojistik yöneticisi ise sektörün geleceğine dair değerlendirmelerini paylaştı. 2025 sonunda 24,48 milyar dolar büyüklüğe ulaşması beklenen dijital ikiz teknolojileri, şimdi de lojistik sektörünü domine ediyor. Küreselleşmeyle birlikte karmaşıklaşan operasyonların üstesinden gelmek için kolları sıvayan tedarik ve lojistik oyuncuları, verimliliğin çözümünü dijital ikizlerde buluyor. Fiziksel varlıkların, süreçlerin ve sistemlerin bu sanal kopyalarda operasyonları optimize etmek için gerçek zamanlı verilerden, yapay zekadan ve tahmine dayalı analizlerden yararlanıldığını belirten Yeniay Lojistik ve Daimon Gümrük Müşavirliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Çimer, tedarik ve lojistik sektörünün dönüşüm paradigmalarına ışık tuttu. “5G ile birlikte dijital ikizlerin gerçek zamanlı müdahale gücü artacak” McKinsey’in gerçekleştirdiği araştırmaya göre iş dünyasının %86’sı dijital ikiz kullanırken; bunun temelinde özellikle üretim ve dağıtım ağlarının merkezi olan fabrikalardaki envanter süreçleri, esneklik ve fabrika zemininin gerçek zamanlı görünürlüğünü optimize etme amacı bulunuyor. Dijital ikiz teknolojisinin lojistik sektöründe erken benimseme aşamasında olmasına rağmen, yakın gelecekte operasyonel standardın temel unsuru haline geleceğinin altını çizen Yeniay Lojistik ve Daimon Gümrük Müşavirliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Çimer, şu açıklamada bulundu: “Dijital ikizlerin özellikle depo yönetimi, filo takibi ve taşıma rotalarının optimizasyonu gibi alanlarda kullanımı artarken, gelecekte çoklu senaryo simülasyonları, risk modellemeleri, otonom karar sistemleri ve karbon ayak izi tahminleri gibi alanlarda daha kapsamlı bir rol üstlenecek. 5G, yapay zeka ve bulut entegrasyonlarıyla birlikte dijital ikizlerin gerçek zamanlı müdahale gücü artacak. Bu da lojistik sektöründe hız, verimlilik ve öngörülebilirliği radikal biçimde dönüştürecek.” “Dijital ikizler, ekipman ömrünü %15 ila 20 artırıyor” Dijital ikiz teknolojisinin şirketlere proaktif planlama, kestirimci analiz ve operasyonel esneklik kazandırarak rekabet avantajı sunduğunu söyleyen Yeniay Lojistik ve Daimon Gümrük Müşavirliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Çimer, “Dijital ikizler, özellikle müşteriye özel hizmetlerin artırılması, özel rota planlaması, sürdürülebilir taşıma çözümleri ve esnek depo kullanımı gibi yeni iş modellerinin önünü açıyor. Bu teknolojiyi etkin kullananlar, müşteri memnuniyetinde artış, teslimat süresinde düşüş ve toplam sahip olma maliyetinde iyileşme gibi metriklerde rakiplerinin önüne geçiyor. Ayrıca, uluslararası lojistik operasyonları için gümrük geçiş simülasyonları, iklim ve jeopolitik senaryo tahminleri gibi katmanlar, dijital ikiz tabanlı çözümlerle mümkün hale geliyor” diyerek sözlerine şunları ekledi: “Dijital ikiz uygulamaları sayesinde, depo içindeki tüm envanter hareketlerini de milisaniye düzeyinde takip edebiliyor, olası darboğazları önceden simüle ederek önleyici müdahalelerde bulunabiliyoruz. Bu teknoloji, sipariş toplama süreçlerinde ürün yerleşim algoritmalarının gerçek zamanlı olarak güncellenmesine imkan tanıyarak toplama süresini ortalama %22 oranında kısaltıyor. Ekipman verimliliği açısından ise forklift, konveyör ve otomatik robotların kullanım sıklığı, şarj döngüleri ve aşınma oranları sürekli izlenebiliyor. Bu da bakım maliyetlerini düşürürken, ekipman ömrünü %15 ila 20 artırıyor. Ayrıca insan-makine etkileşimlerini analiz ederek iş güvenliği risklerini de azaltabiliyoruz. Biz de bu konuda bazı müşterilerimizin kendi depo sistemlerinde dönüşüm yapıyoruz. Halihazırda da yabancı bir lojistik şirketiyle ortak proje üzerinde çalışıyoruz.” “2025’in ikinci yarısında lojistiğin kazananları, dijitalleşmeye yatırım yapanlar olacak” Dijital dönüşüm bütçelerini artırdıklarını ve dijital ikiz, nesnelerin interneti gibi yeni nesil teknolojilerin kullanımı konularda Ar-Ge faaliyetlerinin yoğun olarak devam ettiğini aktaran Yeniay Lojistik ve Daimon Gümrük Müşavirliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Çimer, değerlendirmelerini şöyle sonlandırdı: “Mevcut bütçelerimiz, önümüzdeki 2 yıl içinde sistem entegrasyonlarımız, global partnerlerimizle birlikte hayata geçirmeyi planladığımız ortak projeler ve nesnelerin interneti tabanlı veri kaynaklarının da artmasıyla birlikte daha da yükselecek. Hedefimiz tüm projelerimizin tamamlanmasının ardından kritik depo alanlarında, taşıma araçlarında ve yüksek hacimli operasyonların yürütüldüğü tesislerde dijital ikiz modelleriyle gerçek zamanlı simülasyon ve proaktif karar destek sistemleri kurmak. Ayrıca, tedarikçi ağlarımızla entegre çalışan bir dijital ikiz platformu kurarak tamamında şeffaflık ve öngörülebilirlik sağlamayı amaçlıyoruz. 2025’in ikinci yarısında lojistik sektörünün kazananları, dijitalleşmeye yatırım yapan, çoklu senaryolara hazırlıklı ve sürdürülebilir çözümleri merkezine alan şirketler olacak. Yapay zeka destekli tahmin sistemleri, risklerin daha iyi yönetilmesini sağlayacak.”

Fintekler teknolojinin ötesinde bir strateji ortağına dönüşüyor Haber

Fintekler teknolojinin ötesinde bir strateji ortağına dönüşüyor

Küresel veriler, fintek çözümlerinin yalnızca teknoloji sağlamakla kalmadığını aynı zamanda kurumların dijitalleşme stratejilerine yön verdiğini gösteriyor. KPMG'nin Pulse of Fintech H2 2024 Raporu’na göre, küresel fintek yatırımları 95,6 milyar dolara ulaştı. Octet Türkiye Strateji Bölüm Başkanı ve Kurucu Ortağı Ömer Yönder, fintek çözümlerinin şirketlerin uluslararası rekabette öne çıkmasını sağlayan temel aktörlerden biri haline geldiğine dikkat çekiyor. KPMG ve Convera'nın güncel raporları, fintek çözümlerinin operasyonel verimlilikten regülasyon uyumuna kadar birçok alanda kurumsal yapılar için kritik önem taşıdığını gösteriyor. Octet Türkiye Strateji Bölüm Başkanı ve Kurucu Ortağı Ömer Yönder, fintek çözümlerinin sadece operasyonları dijitalleştirmekle kalmadığını, aynı zamanda büyümeyi destekleyen nakit akışının doğru yönetimiyle stratejik hedeflere ulaşılmasına olanak tanıdığını belirtti. “Küresel araştırmalarda gördüğümüz yatırım ve büyüme eğilimleri, bu dönüşümün hem hızlandığını hem de çeşitlendiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı. Uluslararası rekabette avantaj sağlıyor KPMG’nin 2024 yılı ikinci yarısına dair Pulse of Fintech H2 2024 Raporu, küresel fintek yatırımlarının 95,6 milyar dolara ulaştığını ortaya koyuyor. Ödeme sistemleri, regtech ve dijital varlıklar gibi alanlarda güçlü yatırım artışları dikkat çekiyor. Bu eğilimi değerlendiren Ömer Yönder, finteklerin artık sadece ödeme sistemleriyle sınırlı kalmayıp, mevzuat uyumu ve dijital varlık yönetimi gibi karmaşık alanlarda da yenilikçi çözümler sunduğuna vurgu yaptı. Şirketlerin fintekleri yalnızca hızlı çözümler sunan araçlar olarak değil, uzun vadeli iş ortakları olarak görmeye başladığını belirtti. Yönder ayrıca “Convera Fintech 2025+ raporuna göre, ülkeler arasındaki para transferleri ve ticari ödemelerin 2030 yılına kadar 290 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu büyüme, şirketlerin daha hızlı, güvenilir ve düşük maliyetli çözümler arayışını artırıyor. Bu da finteklerin şirketlerin uluslararası rekabette öne çıkmasını sağlayan kilit aktörler haline geldiğini ve karmaşık süreçleri basitleştirerek işletmelerin verimliliğini ve rekabet gücünü artırdığını gösteriyor.” İfadesinde bulundu. Yapay Zekâ Finteklerin de hizmet kapasitesini artıracak Şirketlerin uçtan uca dijitalleşmeye öncelik verdiğini ve fintek iş birliklerini stratejik bir değer olarak gördüklerini belirten Yönder; ‘’Özellikle yapay zekânın etkisiyle, karmaşık regülasyonlar, müşteri temas noktaları ve siber güvenlik gibi alanlarda daha verimli çözümler sunulması bekleniyor. KPMG raporuna göre, kurumsal yatırımcıların yapay zekâ temelli çözümlere ilgisi artıyor. Yapay zekâ, finteklerin katma değerli hizmetler sunma kapasitesini daha da güçlendirecek.” açıklamasında bulundu. Müşterilerimize Aynı Zamanda Vizyon Ortaklığı Sunuyoruz Türkiye fintek sektörünün tedarikçi finansmanı ve dijital tahsilat sistemlerinde önemli bir ivme yakaladığını belirten Yönder: ‘’Octet Türkiye’nin sunduğu çözümlerin şirketlerin dijitalleşme yolculuğuna yalnızca teknolojik altyapı sağlamaktan öteye geçerek, verimlilik ve stratejik hedeflere ulaşma konusunda destek olarak vizyon ortaklığı sağlıyoruz. Ödeme, tahsilat ve tedarikçi finansmanı gibi alanlarda sağladığımız çözümlerle şirketlerin operasyonel süreçlerini hızlandırıyor ve finansal yapılarını daha sürdürülebilir hale getiriyoruz.” Özellikle büyüme odaklı KOBİ’ler ve kurumsal firmalar için geliştirdikleri çözümlerle, şirketlerin finansal esneklik kazanmasına katkı sunduklarını belirten Yönder, dijital tahsilat sistemlerinden tedarikçi finansmanına kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle işletmelerin tek bir platformdan nakit akışını çok daha etkin yönetmelerini sağladıklarını ifade ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.