SON DAKİKA
Hava Durumu

#Teknik Tekstil

Ekometre - Teknik Tekstil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknik Tekstil haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkyed’den yapağı için ulusal çözüm çağrısı Haber

Türkyed’den yapağı için ulusal çözüm çağrısı

Nihat Çelik: “Yapağıyı atık değil, stratejik hammadde olarak görmeliyiz’’ Doğru işleme, sanayi entegrasyonu ve kurulacak ulusal pazar ağlarıyla yapağının katma değerli ürünlere dönüştürülmesi için ulusal bir model oluşturulması çağrısında bulundu. TÜRKYED Genel Başkanı Nihat ÇELİK, küçükbaş hayvancılığın yalnızca et ve süt üretimiyle sınırlandırılamayacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Bugün üreticimizin elindeki yapağı, ekonomik değer oluşturamadan atıl durumda kalıyorsa, bu durum üreticinin değil mevcut sistemin bir eksikliğidir.’’ Hayvansal Liflerimizin Mevcut Durumu ve Potansiyeli Nihat Çelik, Türkiye’nin sahip olduğu küçükbaş hayvan varlığı dikkate alındığında yapağının ciddi bir ekonomik potansiyel taşıdığını ifade ederek şöyle konuştu: “Biz TÜRKYED olarak yapağıya sadece hayvancılığın bir yan ürünü olarak bakmıyoruz. Yapağı; tekstil ve hazır giyim, izolasyon, geleneksel dokumacılık ve el sanatları, teknik tekstil ve farklı sanayi alanlarında inşaat ve Isı/ses yalıtımı, kozmetik ve tıp, gübre ve organik tarım gibi birçok alanda kullanılacak ve değerlendirilebilecek önemli bir hammaddedir. Üreticimizin emeğini tarlada, merada veya boş arazilerde değer kaybeden bir ürün haline getirmek yerine ekonomiye kazandırmamız gerekiyor.” “Önce Toplama Sistemi, Ardından İşleme Tesisleri” TÜRKYED, küçükbaş hayvancılıktan elde edilen yan ürünlerin kullanım alanlarını ve karşılaşılan altyapı sorunlarını şu başlıklarla özetledi: Koyun yünü: Isı yalıtımı ve nem dengesi sağlayan doğal, şifalı ve yenilenebilir bir kaynaktır. Tekstil, yalıtım, kozmetik, tıp ve organik gübre sanayisinde geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ancak yeterli tesis ve pazar ağı bulunmadığı için birçok bölgede yakılmakta ya da değerinin çok altında satılmaktadır. Keçi kılı: Dayanıklı yapısıyla halı, kilim, keçe ve teknik tekstil ürünlerinde kritik bir hammaddedir. Yetiştirici için önemli bir ek gelir potansiyeli taşısa da toplama, sınıflandırma ve işleme altyapısının yetersizliği nedeniyle tam kapasiteyle değerlendirilememektedir. Keçi tiftiği: Özellikle Ankara keçisinden elde edilen parlak, yumuşak ve yüksek katma değerli bir lif olan tiftik; tekstil sanayisi için paha biçilmezdir. Üreticinin gelirini artırması için sürdürülebilir alım garantilerine ve işleme tesislerine ihtiyaç duymaktadır. Ortak ihtiyaç: Yün, kıl ve tiftiğin hak ettiği değere ulaşması için ortak bir zincir kurulmalıdır: Üret → Topla → Sınıflandır → İşle → Katma Değerli Ürüne Dönüştür → Pazarla. ‘’Tek Çözüm Tesis Kurmak Değil, Entegre Sürdürülebilir Bir Sistem Oluşturmaktır’’ TÜRKYED Genel Başkanı Çelik, çözümün yalnızca birkaç tesis kurulmasından ibaret olmadığını, ülke genelinde uygulanabilir entegre bir model kurulması gerektiğini belirtti. Çelik, bu sistem kapsamında; Lojistik ve İşleme Altyapısı: Bölgesel toplama, depolama, yıkama ve kurutma tesislerinin kurulması. Örgütlü Pazarlama: Üretici birlikleri ve kooperatifler üzerinden toplu alım/satım sisteminin hayata geçirilmesi. Sanayi ve Üniversite İş Birliği: Tekstil ve teknik tekstil sektörleriyle entegrasyon sağlanarak üniversitelerle ortak AR-GE çalışmalarının yürütülmesi. Eğitim ve Yerel Kalkınma: Çobanlara modern kırkım eğitimlerinin verilmesi, geleneksel dokumacılığın ve coğrafi işaretli ürünlerin desteklenmesi. Sürdürülebilirlik: Yeşil yalıtım malzemeleri ve döngüsel ekonomi prensipleri doğrultusunda ihracata yönelik katma değerli ürün geliştirilmesi. Nihat Çelik, yapağının değerlendirilmesinin yalnızca yetiştiriciye ek gelir sağlamayacağını, aynı zamanda yerli hammadde kullanımını artıracağını belirterek, “Bizim hedefimiz üreticinin kazandığı, sanayicinin kaliteli ve yerli hammaddeye ulaştığı, tüketicinin yerli ürün kullandığı ve ülkemizin katma değer ürettiği bir sistemdir. Üreticiden başlayıp sanayiye ve ihracata kadar uzanan bir zincir oluşturmalıyız.” Üreticilerin yapağıyı pazara ulaştırmakta zorluklarını üretici örgütleri aracılığıyla bölgesel yapağı toplama ve yıkama tesisleri kurarak pazar ağı eksikliğini gidermeliyiz. Hammadde satışından ziyade bölgesel yerinde işleme (yıkama, tarama, iplik ve keçe üretimi) altyapısı desteklenerek katma değerin üretici seviyesinde tutulmasını sağlamalıyız.” ifadelerini kullandı. “VAN Modelinden Türkiye Sanayisine” Geçtiğimiz günlerde açıklanan TÜİK verilerine göre Türkiye’deki küçükbaş hayvan varlığının 60 milyonun üzerine çıktığını hatırlatan Çelik, iller bazındaki tablonun altını çizdi: “Yaklaşık 3,5 milyon kayıtlı (kayıtdışı olanlarla birlikte 5 milyonun üzerinde) küçükbaş hayvan varlığıyla Van, Türkiye’de 1. sıradadır. Ancak karşı karşıya kaldığımız temel sorun şudur: Hayvan sayımızı artırıyoruz fakat elde ettiğimiz yün, süt ve deri gibi yan ürünleri katma değere dönüştüremiyoruz. Günümüzde sürdürülebiir agroekolojik ve sıfır atık prensipleri çerçevesinde, yapağıyı ekonomiye kazandıracak ulusal modeli Van ilimizden başlatıp tüm Türkiye’ye yaygınlaştırmayı stratejik bir yaklaşım olarak görüyoruz. Hammaddeyi doğrudan satmak yerine; yerinde yıkama, tarama, iplik ve keçe üretimi altyapısını destekleyerek kazanılan katma değeri doğrudan üreticinin cebinde tutmalıyız.” “Türkyed olarak çözüm masasında yer almaya hazırız” Üretici, sanayici ve tüketicinin birlikte kazanacağı bir ekosistem hedeflendiğini belirten TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: “Bizim amacımız; üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, sanayicimizin kaliteli yerli hammaddeye ulaştığı ve ülkemizin katma değer ürettiği sürdürülebilir bir zincir kurmaktır. TÜRKYED olarak sadece sorunları dile getirmiyor, çözüm modelini de sunuyoruz. Yapağıyı atık olmaktan çıkarıp milli ekonomiye kazandırmak adına kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve üretici örgütleriyle ortak çalışmaya hazır olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Bursa 54 firmayla Türkiye'nin ihracat ligindeki gücünü korudu Haber

Bursa 54 firmayla Türkiye'nin ihracat ligindeki gücünü korudu

Listenin omurgasını otomotiv ve otomotiv yan sanayi oluşturdu. Tekstil, teknik tekstil, çelik, kablo, makine ve kimya sektörleri Bursa'nın ihracat çeşitliliğini destekledi. TİM verilerine göre 2025 listesinde Bursa, yine ağırlıklı olarak otomotiv ana sanayi ve yan sanayi, tekstil, çelik ve kablo sektörleriyle öne çıkıyor. EKOMETRE, Bursa merkezli firmaların yanısıra, merkezi Bursa’da olmamasına karşın Bursa’da fabrikası olan ve ilk 1000 ihracatçı arasına giren firmaları da araştırdı. Firma Merkez Bursa Tesisi Not Oyak Renault Otomobil Fabrikaları Bursa ✅ Bursa'nın en büyük ihracatçılarından Bosch Sanayi ve Ticaret A.Ş. Bursa ✅ Otomotiv tedarik sanayi Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. Bursa ✅ Bursa'nın lokomotif ihracatçısı Bursa Gaz Bursa ✅ (Listeye giren farklı faaliyetleri olabilir) BPlas Bursa Plastik Bursa ✅ Otomotiv plastik parçaları Coşkunöz Kalıp Makina Sanayi Bursa ✅ Otomotiv ana sanayi tedarikçisi Coşkunöz Metal Form Bursa ✅ Sac şekillendirme Maysan Mando Bursa ✅ Süspansiyon sistemleri Beyçelik Gestamp Bursa ✅ Otomotiv sac parçaları Beyçelik Holding Bursa ✅ Grup şirketleriyle listede Ermetal Otomotiv Bursa ✅ Otomotiv yan sanayi Rollmech Automotive Bursa ✅ Otomotiv komponentleri Componenta Dökümcülük Bursa ✅ Döküm sanayi Yeşim Satış Mağazaları ve Tekstil Bursa ✅ Hazır giyim Korteks Mensucat Bursa ✅ Polyester iplik Polyteks Tekstil Bursa ✅ Teknik tekstil Küçükçalık Tekstil Bursa ✅ Tekstil Harput Tekstil Bursa ✅ İnegöl üretim Durak Tekstil Bursa ✅ Nakış ipliği Karsan Otomotiv Bursa ✅ Hasanağa fabrikası Türk Prysmian Kablo Bursa ✅ Mudanya Borçelik Bursa ✅ Gemlik Borusan Boru Bursa ✅ Gemlik Asil Çelik Bursa ✅ Orhangazi CMS Jant Bursa ✅ Nilüfer tesisi Sifaş Sentetik İplik Bursa ✅ Tekstil Merkezi başka ilde olup Bursa'da üretim tesisi bulunanlar Türk Traktör (Yenişehir Fabrikası) Şişecam (Bursa tesisleri) Aunde Teknik (Bursa) Delphi Technologies / PHINIA (Bursa) Valeo (Bursa operasyonları) Bursa firmaları 1000 firma arasında hangi sıralarda? Türkiye Sırası Firma Sektör İlçe / Bölge İlk 20 Oyak Renault Otomotiv Nilüfer İlk 50 Bosch Sanayi ve Ticaret Otomotiv Yan Sanayi Nilüfer İlk 100 Tofaş Otomotiv Nilüfer İlk 150 Yeşim Satış Mağazaları Hazır Giyim Osmangazi İlk 200 Borçelik Yassı Çelik Gemlik İlk 250 Türk Prysmian Kablo Kablo Mudanya İlk 300 Korteks Mensucat Tekstil Yıldırım İlk 350 Maysan Mando Otomotiv Nilüfer İlk 400 Beyçelik Gestamp Otomotiv Nilüfer İlk 500 Karsan Otomotiv Ticari Araç Nilüfer İlk 500 Polyteks Teknik Tekstil Yıldırım İlk 500 Coşkunöz Metal Form Otomotiv Nilüfer İlk 500 Coşkunöz Kalıp Makina Kalıp Nilüfer İlk 1000 Ermetal Otomotiv Nilüfer İlk 1000 BPlas Otomotiv Nilüfer İlk 1000 CMS Jant Otomotiv Nilüfer İlk 1000 Componenta Dökümcülük Döküm Osmangazi İlk 1000 Asil Çelik Çelik Orhangazi İlk 1000 Harput Tekstil Tekstil İnegöl İlk 1000 Küçükçalık Tekstil Tekstil Nilüfer İlk 1000 Durak Tekstil İplik Osmangazi … Diğer 30+ Bursa firması Çeşitli sektörler Bursa

ISO 500'de ki Bursalı firmalar Haber

ISO 500'de ki Bursalı firmalar

Bursa hâlâ Türkiye'nin otomotiv başkenti ama otomobille büyüme sürdürülemez İSO 500 deki Bursalı firmalar, sıralamada yükselenler ve düşenler, sektörel dağılımı ve Bursa sanayisinin gelecek perspektifine dair EKOMETRE’nin analizi haberimizde. 2024 yılı araştırmasında Bursa 25 firma İSO 500 listesinde yer alırken, 2025 yılında bu sayı 31’e yükseldi. 2024 yılında listede yer alan Bursalı şirketlerin toplam üretimden satışları yaklaşık 305,7 milyar TL seviyesindeyken, 2025 yılında bu rakam 485,9 milyar TL’ye ulaştı. Buna göre Bursa’nın İSO 500 kapsamındaki üretimden satışları bir yılda yaklaşık 180 milyar TL artarken, büyüme oranı yüzde 59’a yaklaştı. İSO 500 deki Bursalı firmalar, sıralamada yükselenler ve düşenler, sektörel dağılımı ve Bursa sanayisinin gelecek perspektifine dair EKOMETRE’nin analizi: İSO 500'de yer alan başlıca Bursa firmaları Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları (Nilüfer) Tofaş Türk Otomobil Fabrikası (Nilüfer) Bosch Sanayi ve Ticaret (Nilüfer) Borçelik Sütaş Asil Çelik Korteks Türk Prysmian Kablo Coşkunöz Metal Form Beyçelik Gestamp Otomotiv Maysan Mando Karsan Otomotiv Aunde Teknik Tekstil Hitachi Astemo Turkey Otomotiv Uludağ İçecek Çemtaş Marmarabirlik Ak-Pres Leoni Kablo Almaxtex Hastavuk Pro Yem Bu firmaların önemli bölümü otomotiv ve yan sanayide yoğunlaşıyor. Bursa'nın İSO 500'deki ağırlığı hâlâ Türkiye'nin otomotiv başkenti olmasından kaynaklanıyor. Kesinleşen Sıralar ve Değişimler Firma 2025 Sırası Önceki Sıra Değişim Oyak Renault 4 6 ▲ 2 Tofaş 23 11 ▼ 12 Hitachi Astemo Turkey 202 148 ▼ 54 Aunde Teknik Tekstil 282 225 ▼ 57 Yükselenler Önceki açıklanan listelerde yükseliş trendi gösteren ve Bursa sanayisinin yeni yıldızları arasında görülen firmalar: Uludağ İçecek Marmarabirlik Ak-Pres Beyçelik Gestamp Otomotiv Bu firmalar son açıklanan İSO verilerinde önemli sıra kazanımları elde etmişti. Gerileyenler Tofaş Hitachi Astemo Turkey Aunde Teknik Tekstil Özellikle otomotiv sektöründe üretim daralması ve ihracat baskıları nedeniyle bazı büyük oyuncularda sıralama kayıpları görüldü. Ekometre’nin Yorumu "Bursa hâlâ Türkiye'nin otomotiv başkenti; ancak 2025 sonuçları, şehrin sadece otomobille büyüyemeyeceğini gösteriyor." Oyak Renault'un ilk 5'te kalması önemli bir başarı. Buna karşılık Tofaş'ın gerilemesi, otomotivdeki dönüşüm baskısını ortaya koyuyor. Bursa'nın yeni büyüme alanları ise gıda (Sütaş, Pro Yem), içecek (Uludağ), teknik tekstil ve yüksek katma değerli yan sanayi olarak öne çıkıyor. Bursa'nın önümüzdeki dönemde İSO 500'deki firma sayısını artırabilmesi için otomotiv dışı sektörlerin payını yükseltmesi gerekecek.

BTSO’da dijital dönüşüm ve uluslararası iş birliği fırsatları Haber

BTSO’da dijital dönüşüm ve uluslararası iş birliği fırsatları

Toplantıda konuşan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Bursa’daki KOSGEB desteklerinin son iki yılda 20 kat artmasına rağmen, dijital dönüşüm için ayrılan kaynakların henüz yeterince değerlendirilmediğini belirtti. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla sağlanan 300 milyon Euro’luk kaynağın büyük bir kısmının henüz başvuru aşamasında olduğunu hatırlatan İbrahimcioğlu, Bursalı firmaları bu küresel rekabet fırsatından pay almaya davet etti. Bursa iş dünyasının dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamak, KOBİ’lerin ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarına erişimini artırmak ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine zemin hazırlamak amacıyla “Dijital Dönüşüm ve Uluslararası İş Birliği Fırsatları” etkinliği BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlendi. Avrupa İşletmeler Ağı kapsamında organize edilen; BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip’in açılış konuşmalarıyla başlayan program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB temsilcileri tarafından Dijital Avrupa Programı, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri, Avrupa İşletmeler Ağı, EuroHPC çağrıları, Ufuk Avrupa Programı ve ulusal dijital dönüşüm destekleri gibi önemli başlıklarda bilgilendirme sunumları yapıldı. “Dijital dönüşüm hayati bir zorunluk haline geldi” BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, ekonominin taşıyıcı sütunları olan KOBİ’lerin, Türkiye’deki toplam işletme sayısının yüzde 99,7’sini oluşturarak üretimin, ihracatın ve istihdamın ana kaynağı konumunda olduğunu ifade etti. Mevcut ekonomi ikliminde, geleneksel üretim refleksleriyle KOBİ’lerin bu büyük yükü taşımaya devam etmekte her geçen gün zorlandığını belirten Şenyurt, “Bugün dünyada ‘dijital olgunluk’ seviyesini tamamlamış işletmeler ile geleneksel yapıdakiler arasındaki makas hiç olmadığı kadar açılmış durumda. Dolayısıyla dönüşüm, varlığımızı sürdürebilmemiz için hayati nitelikte bir zorunluluk haline gelmiştir.” dedi. “Geleneksel yöntemlerle ayakta kalma şansı azalıyor” “Bugün attığımız her adım, küresel pazarda var olma ya da yok olma çizgisini belirleyen gerçek bir yaşam savaşıdır.” diyen Şenyurt, geleneksel yöntemlerle çalışan bir işletmenin on birimlik bir yolu katetmeye çalışırken, dijital dönüşümünü tamamlayan bir rakibinin aynı sürede menzilini çok daha ileriye taşıyabilmekte olduğuna vurgu yaptı. Şenyurt, “Bu durum, sadece verimlilik farkı değil aynı zamanda oyunun dışında kalma riskini de beraberinde getirmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın vizyonu, KOSGEB’in hibe ve teşvik gücü, TÜBİTAK’ın ise teknik rehberliği sayesinde işletmelerimizin bu değişim yolculuğunda devletimizin desteğini her an hissetmesi bizler için çok kıymetlidir. Değerli kurumlarımıza şehrimizin dijital geleceğine sundukları bu güçlü katkı için şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. “KOBİ’lerin dijitalleşmesini hızlandırmayı hedefliyoruz” Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise “KOBİ’ler İçin Dijitalleşme Fırsatları” toplantılarının ilkini Mersin’de düzenlediklerini, ikincisi için ise Bursa’da bulunduklarını ifade etti. Pazarların daraldığı ve ekonomik türbülansların yaşandığı bir dönemde işletmelerin dayanıklılığını artıracak çözümler üzerinde çalıştıklarını dile getiren İbrahimcioğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri programının başlatıldığını hatırlatarak, söz konusu merkezlerin firmalara dijitalleşme süreçlerinde mentorluk sağlamak, finansal araçlara erişimi kolaylaştırmak ve dijital odaklı projelerin entegrasyonunu desteklemek amacıyla akredite edildiğini belirtti. KOSGEB’den Bursalı firmalara 1,8 milyar tl finansman desteği Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, tüm bu çalışmaların destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek hem TÜBİTAK hem de KOSGEB tarafından çeşitli destek programlarının devreye alındığını söyledi. KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, “Dijital dönüşüme yönelik Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla 300 milyon Euro’luk bir kaynak oluşturduk. Türkiye İş Bankası, Yapı Kredi ve TEB gibi bankalarla yaptığımız anlaşmalar sayesinde uygun koşullu kredilere erişimi başlattık. Ancak üzülerek söylemek isterim ki bu kaynağın yalnızca 37 milyon TL’lik kısmı Bursa’da kullanılmış durumda.” dedi. KOSGEB desteklerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını belirten İbrahimcioğlu, Bursa’da 2023 yılında 117 milyon TL olan desteklerin 2025 yılında 1,8 milyar TL’ye ulaştığını, iki yılda yaklaşık 20 kat artış sağlandığını söyledi. Bu artışın kapasite geliştirme ve diğer destek programlarını da kapsadığını belirten İbrahimcioğlu, “Buna rağmen dijital dönüşüm programlarının toplam kullanılan destekler içindeki payı Bursa’da yalnızca 37 milyon TL seviyesinde kalmış durumda. Bu oranın mutlaka artırılması gerekiyor.” diye konuştu. “Yüzde 40 olan faizin yarısını biz karşılıyoruz” KOBİ’lerin bu süreçte kritik öneme sahip olduğunu, finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde sunulan bu kredilerin büyük bir fırsat sunduğunu söyleyen İbrahimcioğlu şöyle devam etti: “Program kapsamında faiz oranı 40,5. Bunun 20 puanını KOSGEB olarak biz karşılıyoruz. 36 ay vade imkânı sunuyoruz ve kredinin yüzde 80’ine Kredi Garanti Fonu aracılığıyla kefalet sağlıyoruz. Açıkçası mevcut ekonomik ortamda bu en mühim finansman araçlarından biri. Türkiye’nin dijitalleşmede geri kalma lüksü yok. Küresel rakiplerimiz yatırımlarını yavaşlatmadan sürdürüyor. Bu nedenle biz de elimizdeki kaynakları etkin şekilde kullanmak zorundayız.” “Bursa dijital dönüşümde stratejik konumda” Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip, Bursa’nın üretimdeki gücü ve ihracattaki belirleyiciliğiyle Türkiye’nin en önemli sanayi merkezleri arasında olduğunu belirterek, “Bursa, dijitalleşme politikalarımızın doğal odak noktalarından biridir.” dedi. Avrupa Birliği ile yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Bursa’ya önemli bir yatırım kazandırdıklarını ifade eden Hatip, “Yaklaşık 6,2 milyon Euro bütçeyle kompozit malzeme ve teknik tekstil prototip üretim uygulama merkezini 2024 yılında Bursa’ya kazandırdık. Bu yatırım, yüksek teknolojili üretime geçişte güçlü bir enstrüman niteliği taşımaktadır. Böylece Bursa’nın köklü tekstil birikimini daha ileri teknoloji seviyesine taşıyacak önemli bir değer oluşturduk.” diye konuştu. “Dijital dönüşümün merkezinde yer almakta kararlıyız” Dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm olmadığını vurgulayan Hatip, “Dijitalleşme artık tüm süreçleri yeniden tanımlayan bir rekabet alanıdır. Yapay zeka, yüksek performanslı hesaplama, siber güvenlik, yarı iletken teknolojileri ve veri odaklı uygulamalar; ülkelerin kalkınma hızını ve rekabet gücünü belirleyen temel alanlar haline gelmiştir. Türkiye olarak bu dönüşümün dışında değil, tam merkezinde yer almakta kararlıyız.” ifadelerini kullandı. Bu vizyonun 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde de ortaya konulduğuna işaret eden Hatip, “İmalat sanayinde robot kullanımını 8 kat artırarak 200 bine çıkarmayı ve yüksek teknolojili ürün ihracatını 30 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. Destek programlarımızı birbirini tamamlayan bir yapı içinde kurguluyor, daha fazla işletmenin ve araştırmacı girişimcinin bu dönüşümden faydalanmasını amaçlıyoruz.” dedi. Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu, KOSGEB Bursa Batı Müdürü Erkan Güngör, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TSE Bursa Bölge Koordinatörü Mehmet Hüsrev, İMSİAD Başkanı Şeref Demir ve iş dünyası temsilcilerinin de katıldığı toplantı açılış konuşmalarının ardından yapılan sunumlarla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.