SON DAKİKA
Hava Durumu

#Su Tasarrufu

Ekometre - Su Tasarrufu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Tasarrufu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kuraklıkla mücadele evlerde başlıyor Haber

Kuraklıkla mücadele evlerde başlıyor

İklim krizinin etkileri her geçen gün daha belirgin hale gelirken, kuraklık dünyanın olduğu gibi Türkiye'nin de en önemli çevresel sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Azalan yağışlar, yer altı su seviyelerindeki düşüş ve artan su tüketimi, yalnızca tarımsal üretimi değil günlük yaşamı da doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, kuraklıkla mücadelenin yalnızca büyük ölçekli yatırımlarla değil, bireylerin günlük yaşamda yaptığı bilinçli tercihlerle de mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Evlerde kullanılan ürünlerden tüketim alışkanlıklarına kadar pek çok tercih, su kaynaklarının korunmasına doğrudan veya dolaylı katkı sağlayabiliyor. Su kaynaklarını korumanın yolu günlük tercihlerden geçiyor Kuraklıkla mücadelede bireysel farkındalık büyük önem taşıyor. Günlük yaşamda uygulanabilecek basit ama etkili alışkanlıklar, hem su tüketimini azaltıyor hem de doğal kaynakların korunmasına destek oluyor. Çamaşır ve bulaşık makinelerini tam dolu çalıştırmak gereksiz su tüketiminin önüne geçiyor.Düşük sıcaklıkta yıkama programlarını tercih etmek enerji tüketimiyle birlikte dolaylı çevresel etkiyi azaltıyor.Musluk ve tesisatlardaki küçük su kaçaklarını zamanında onarmak, yılda binlerce litre su kaybını önleyebiliyor.Gereğinden fazla deterjan ve yumuşatıcı kullanmamak, hem ürün tüketimini azaltıyor hem de atık su yükünün düşürülmesine katkı sağlıyor.Konsantre temizlik ürünlerini tercih etmek ise üretim aşamasında daha az su kullanılmasına, daha az ambalaj tüketilmesine ve taşıma süreçlerinde oluşan karbon emisyonlarının azaltılmasına destek oluyor.Geri dönüştürülebilir ambalajlı ve çevre dostu içeriklere sahip ürünleri tercih etmek, sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Uzmanlara göre bireysel ölçekte küçük gibi görünen bu tercihler, milyonlarca hanede yaygınlaştığında su kaynaklarının korunması ve iklim krizinin etkilerinin azaltılması açısından önemli bir fark oluşturabiliyor. Üretimde daha az su, geleceğe daha fazla katkı Saruhan Kimya'nın ekolojik ve vegan temizlik ürünleri markası Life by Fakir de bitkisel içerikli ürünleriyle sürdürülebilir üretim anlayışını destekleyerek iklim krizine karşı mücadeleye katkı sağlıyor. Doğada kolay çözünebilen, Vegan ve Ecomark sertifikalarına sahip Life by Fakir ürünleri; GDO, SLS, klor, paraben ve boya gibi insan sağlığına ve çevreye zarar verebilecek kimyasallar içermiyor. Markanın ürün ailesinde yer alan konsantre yumuşatıcıların üretiminde, konsantre olmayan ürünlere kıyasla ortalama yüzde 75 daha az su kullanılıyor. Böylece üretim süreçlerinde tonlarca litre su tasarrufu sağlanırken, tüketiciler de tercihleriyle kuraklıkla mücadeleye dolaylı olarak destek oluyor. %100 bitkisel ve vegan içeriğe sahip konsantre yumuşatıcılar, çamaşırları yumuşacık yapıp kalıcı ferahlık sağlarken kolay durulanıyor ve kalıntı bırakmıyor. İdeal kullanım ölçüsüyle 60 yıkamaya kadar kullanılabilen ürünler, daha az ürün tüketimi ve daha az plastik kullanımına da katkı sunuyor. Ayrıca Life by Fakir'in tüm ambalajları geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilerek sürdürülebilir üretim yaklaşımını destekliyor.

Su tasarrufu nasıl sağlanır? Haber

Su tasarrufu nasıl sağlanır?

TİSVA Mütevelli Heyeti Başkanı Akgül, Türkiye genelinde baraj doluluk oranlarının yaz aylarında ciddi risk oluşturabileceğine dikkati çekerek, su tasarrufu için geliştirilen "3-7-10 Kuralı" ile evsel tüketimde israfın azaltılabileceğini söyledi. Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA)'nın 2025 İsraf Raporu'ndan derlenen bilgiye göre, kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının 2040'ta 1116 metreküpe, 2050'de ise 1069 metreküpe düşmesi öngörülüyor. Bu da Türkiye'nin su kıtlığı yaşayan ülkeler arasına girme riskini artırıyor. Evsel su kullanımının büyük bölümü banyolarda gerçekleşirken, bu alanlarda alınacak basit önlemlerle ciddi tasarruf sağlanabiliyor. Küvet yerine duş kullanılması yüzde 25 daha az su harcanmasına imkan verirken, yalnızca duş süresinin bir dakika azaltılmasıyla ayda 570 litre, dört kişilik bir ailede ise yılda 18 ton su tasarrufu mümkün hale geliyor. Ayrıca uzun banyolar yerine kısa duşları tercih etmekle yüzde 50 ile 80 arasında su tasarrufu sağlayabilmek de mümkün oluyor. Öte yandan çamaşır makinelerinin tam dolmadan çalıştırılmaması da yılda 9 tona yakın suyun israfını önleyebiliyor. Özellikle ev içi tüketimde muslukların kontrollü kullanımı ve tasarruflu sistemlerin yaygınlaştırılması da önerilirken, el yıkama için ise "3 saniye suyu açıp elleri ıslatma, 7 saniye sabunladıktan sonra durulama" şeklinde uygulanan "3-7-10 Kuralı" tavsiye ediliyor. 2 Milyar insan güvenli suya erişemiyor TİSVA Mütevelli Heyeti Başkanı Halil Fatih Akgül, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye genelindeki barajların doluluklarının bölgeden bölgeye değişmekle oranların ortalama yüzde 65-70 seviyesinde olduğunu ancak yaz aylarında tarımsal ve evsel su kullanımının artmasıyla bunun önemli ölçüde düşebileceğini söyledi. Özellikle Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde bazı barajların kapasitesinin mevsim normallerinin altında seyrettiğinin altını çizen Akgül, "Bu durum, yaz aylarında özellikle kurak geçen bölgelerde su arzı açısından risk oluşturabilir. Sürdürülebilir kullanım olmazsa, kısa vadede arz talebi karşılamakta zorlanabilir." diye konuştu. Akgül, dünya genelinde yaklaşık 2 milyar insanın hala güvenli içme suyuna düzenli erişiminin bulunmadığını anımsatarak, Türkiye'nin genel anlamda içme suyuna erişimde dünya ortalamasının üzerinde olsa da bazı kırsal bölgelerde altyapı eksikliği ve mevsimsel kuraklık nedeniyle sorunlar yaşanabildiğini ifade etti. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki bazı köylerle yaz aylarında nüfus yoğunluğu artan turistik bölgelerde dönemsel su sıkıntılarının yaşandığına işaret eden Akgül, "Elimizdeki TÜİK, DSİ ve Birleşmiş Milletler verileri bu konuda önemli göstergeler sağlıyor. Türkiye'nin su stresi yaşayan bir ülke konumuna hızla yaklaştığını da belirtmek isteriz." dedi. Kampanya el yıkarken su israfını önlemenin basit ama etkili bir yolu Akgül, halkı su tasarrufuna teşvik etmek amacıyla çeşitli farkındalık çalışmaları yürüttüklerini belirterek, bu kapsamda özellikle Dünya Su Günü'nde başlatılan ve hala sürdürülen "3-7-10 Kuralı" kampanyasının çalışmaların merkezinde yer aldığını dile getirdi. Söz konusu kampanyanın vatandaşlara el yıkarken su israfını önlemenin basit ama etkili bir yolu olduğunu ifade eden Akgül, şu önerilerde bulundu: "Musluğu yalnızca gerekli olduğu kadar açık tutmak, 3 saniye suyu açıp elleri ıslatma, 7 saniye sabunladıktan sonra durulama' şeklinde uygulanan yöntemle el yıkamada kullanılan su miktarını neredeyse yarı yarıya azaltmak mümkün. Ayrıca kampanyalarımızda 'küçük alışkanlıklarla büyük fark yaratabiliriz' mesajını da ön plana çıkarıyoruz. Bireysel davranış değişikliklerinin ülke genelinde çok ciddi su tasarrufu sağlayabileceğine inanıyoruz. Bu kapsamda vatandaşlarımıza, muslukları gereksiz yere açık bırakmama, kısa duşlar alma, çamaşır ve bulaşık makinelerini tam dolu çalıştırma gibi pratik ve uygulanabilir öneriler sunuyoruz." Sadece bugünü değil, geleceğin de su kaynaklarını korumayı amaçladıklarını anlatan Akgül, bu nedenle özellikle çocuklara ve gençlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları, eğitim faaliyetleri ve sosyal medya kampanyaları yürüttüklerini söyledi. Akgül, yaz aylarında artan su tüketimi göz önünde bulundurulduğunda, bireysel düzeyde alınabilecek bazı basit ancak etkili önlemlerin ciddi tasarruf sağladığını vurguladı. Evlerde uygulanabilecek yöntemler arasında, diş fırçalarken ve tıraş olurken musluğun kapatılması, su sızıntısı olan musluk ve rezervuarların gecikmeden onarılmasının yer aldığını belirten Akgül, şöyle konuştu: "Ayrıca düşük debili duş başlıkları ve tasarruflu musluk başlıkları kullanmak, bahçe sulamasını sabah erken saatlerde ya da akşam yapmak, gri su (lavabo, duş) geri dönüşüm sistemlerini tercih etmek geliyor. Bunlar hem çevreye duyarlılık hem de faturalar açısından ciddi fark yaratıyor." Modern sulama sistemlerinin yaygınlaşması için destek çağrısı Akgül, tarımda suyun verimli kullanılmasının öncelikli konular arasında yer aldığının altını çizerek, bu alanda damla sulama ve yağmurlama gibi modern sulama tekniklerinin tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Söz konusu yöntemlerin, geleneksel sulamaya göre yüzde 40 ila 60 su tasarrufu sağladığını kaydeden Akgül, konuşmasını şöyle tamamladı: "Zamanlayıcı sistemler, toprak nem sensörleri ve dijital izleme teknolojileri de suyun ihtiyaç kadar kullanılmasını kolaylaştırıyor. Ancak ne yazık ki bu sistemlerin kullanımı hala bazı bölgelerde sınırlı. Gerek maliyet, gerekse bilgi eksikliği nedeniyle birçok çiftçi geleneksel yöntemlere devam ediyor. Bu noktada devlet destekleri ve yerel eğitim programlarının artırılması büyük önem taşıyor. TİSVA olarak biz de bu konuda saha çalışmaları ve çiftçi eğitimleri düzenliyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.