SON DAKİKA
Hava Durumu

#Stok Yönetimi

Ekometre - Stok Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stok Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KOBİ’lerde yeni rekabet alanı yapay zeka Haber

KOBİ’lerde yeni rekabet alanı yapay zeka

DİA Yazılım Genel Müdürü Suha Onay’a göre KOBİ’ler için dijitalleşme artık bir teknoloji yatırımı değil, doğrudan bir bilanço ve rekabet meselesi. Onay, bulut ERP ve yapay zeka entegrasyonları sayesinde işletmelerin talep tahmininden stok yönetimine kadar birçok kritik kararı veriye dayalı alabileceğini söyledi. Rekabetin giderek keskinleştiği iş dünyasında KOBİ’ler için dijitalleşme artık bir seçenek olmaktan çıkıp hayatta kalma stratejisine dönüşmüş durumda. Geleneksel yöntemlerle ilerlemenin giderek zorlaştığını belirten DİA Yazılım Genel Müdürü Suha Onay, özellikle bulut tabanlı ERP sistemleri ve yapay zeka destekli veri analitiğinin işletmeler için yeni bir rekabet alanı yarattığını söyledi. KOBİ’lerde dijitalleşme e-dönüşümle başladı Türkiye’de KOBİ’lerin dijitalleşme yolculuğunun büyük ölçüde 2013 yılında başlayan e-fatura uygulamasıyla hız kazandığını belirten Onay, özellikle pandemi döneminin bu süreci hızlandırdığını ifade ederek, “E-fatura, e-arşiv ve e-irsaliye uygulamaları işletmelerin veriyi kağıttan kurtarıp dijital ortama taşımasını sağladı. Bu sadece mevzuat uyumu değil, aynı zamanda hatasız veri üretimi ve operasyonel hız anlamına geliyor.” dedi. Bulut teknolojileri KOBİ’lerin önündeki maliyet engelini kaldırdı Dijitalleşmenin ikinci aşamasının ise bulut bilişim olduğunu vurgulayan Onay, “Eskiden KOBİ’lerin sunucu, network ve donanım yatırımı yapması gerekiyordu. Bugün ise bulut teknolojileri sayesinde en küçük işletmeler bile dünyanın en güvenli veri merkezlerini kullanabiliyor. Üstelik sadece kullandıkları kadar ödeme yaparak finansal esneklik kazanıyorlar.” şeklinde konuştu. ERP sistemleri işletmenin tüm süreçlerini tek merkezde topluyor Dijitalleşmenin kalbinde ise ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) yazılımları bulunuyor. Bulut altyapısı üzerine kurulan bir ERP sisteminin işletmenin tüm süreçlerini bir araya getirdiğini belirten Onay, “Satın alma, üretim, stok yönetimi, depo, muhasebe ve satış gibi tüm operasyonların tek merkezden yönetilmesi mümkün oluyor. Bu sayede işletmeler anlık veriyle karar alabiliyor ve operasyonel hataları ciddi ölçüde azaltabiliyor. Yapay zeka ERP verilerini analiz ederek erken uyarı sistemi oluşturuyor Son yıllarda ERP sistemlerinde en hızlı gelişen alan ise yapay zeka entegrasyonu. ERP sistemlerinde yıllar içinde devasa bir veri birikiyor. Yapay zeka bu veriyi analiz ederek işletmelere talep tahmini, stok optimizasyonu, nakit akışı planlaması ve makine bakım tahmini gibi kritik konularda erken uyarı sistemi sunabiliyor.” dedi. KOBİ’ler için “terzi usulü yazılım” dönemi Her sektörün ihtiyaçlarının farklı olduğunu vurgulayan Onay, standart yazılımların her zaman yeterli olmayabileceğini söyleyerek, “Bir otomotiv yan sanayi firmasının kalite kontrol süreçleriyle bir tekstil üreticisinin varyant takibi ya da bir gıda üreticisinin son kullanma tarihi yönetimi tamamen farklıdır. Bu nedenle ERP sistemlerinin işletmenin DNA’sına uyum sağlayacak şekilde özelleştirilebilmesi büyük önem taşıyor.” dedi. Low-code platformlarla hızlı yazılım geliştirme DİA Yazılım’ın bu ihtiyaca yönelik geliştirdiği low-code platform sayesinde işletmelere özel uygulamaların hızlı şekilde geliştirilebildiğini belirten Onay, şu örneği verdi: “Şirket içi WhatsApp hattı üzerinden yapılan bir izin talebi bile yapay zeka tarafından yorumlanarak ERP sistemine işlenebilir ve bordro süreçlerine kadar entegre edilebilir. Aynı şekilde bayiler için geliştirilen chatbot’lar üzerinden cari hesap ekstresi veya sipariş bilgileri anında paylaşılabiliyor.” “Dijitalleşmeyi doğru uygulayan KOBİ’ler rekabette öne çıkıyor” Suha Onay, sözlerini “Dijitalleşme; e-dönüşümle veriyi dijitalleştirmek, bulutla veriyi özgürleştirmek ve sektöre özel ERP çözümleriyle bu veriyi gerçek bir verimliliğe dönüştürmekten oluşan bir yolculuk. Teknolojiyi işletmesinin karakterine uygun şekilde kullanan KOBİ’ler hem bugünün hem de geleceğin pazarında güçlü şekilde var olabiliyor.” diyerek bitirdi.

Oyunlaştırma trend değil büyümenin gizli motoru Haber

Oyunlaştırma trend değil büyümenin gizli motoru

Dijital pazarlama dünyasına nitelikli insan kaynağı kazandıran ve sektörel gelişimi destekleyen çalışmalarıyla öne çıkan Dijital Pazarlama Okulu, alışılmış etkinlik formatlarının dışına çıkan yeni bir seriye imza attı. “Dijitalin Arka Bahçesi” adıyla hayata geçirilen etkinlik, sektörün genellikle sahnede parlatılmayan, perde arkasında kalan ama kritik öneme sahip dinamiklerini odağına alıyor. Eğitim ve Oyunlaştırma Danışmanı Ali Cevat Ünsal ve ebebek Performans Pazarlaması ve Büyüme Yöneticisi Anıl Çakar’ın konuk olduğu ilk seriye sektörün duayenleri yoğun ilgi gösterdi. Serinin ilk etkinliğinde; Vogi Digital Ajansın Kurucusu ve Etkinliğin Organizatörü Emine Demirci Kaplan’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda “Kullanıcıyı elde tutmanın gizli yolu: Oyunlaştırılmış deneyimler” başlığı ele alındı. Eğitim ve Oyunlaştırma Danışmanı Ali Cevat Ünsal, kullanıcı bağlılığını artırmada oyunlaştırmanın rolünü somut örnekler üzerinden aktardı. İkinci oturumda ise moderatör koltuğunu devralan Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, “Reklamların ötesinde: Dijital büyümenin gerçek dinamikleri” başlıklı bölümde konuk olarak ebebek Performans Pazarlaması ve Büyüme Yöneticisi Anıl Çakar’ı ağırladı. Eğitim ve oyunlaştırma danışmanı ali cevat ünsal konuşmasında şunlara değindi: “Oyunlaştırma denildiğinde akla ilk gelen rozet, puan ve çark gibi mekanikler; yanlış kurgulandığında kullanıcı için motivasyon değil, anlamsız bir tekrar haline gelir. Rozeti fazla kullanmak ya da ödül sistemini yüzeyselleştirmek, sadakati artırmak yerine kullanıcıyı uzaklaştırır. Bugün birçok marka oyunlaştırmayı yalnızca puan verme veya çark çevirtme seviyesinde ele alıyor; oysa veriler açıkça gösteriyor ki içi boş ödül sistemleri kullanıcı davranışını kalıcı olarak değiştirmez. Gerçek oyunlaştırma; ödül vermek değil, kullanıcıya anlamlı bir ilerleme hissi sunmak ve bu ilerlemeyi görünür kılmaktır. Artık markaların en büyük problemi kullanıcı kazanmak değil, kullanıcıyı elde tutmaktır. Kullanıcıların büyük bir kısmı bir uygulamayı ilk 7 gün içinde terk ederken, doğru kurgulanmış motivasyon sistemleri kullanıcı davranışını ölçülebilir şekilde değiştirebilir. Ancak bu sistemler yanlış tasarlandığında, markalara milyarlarca dolar kaybettirecek kadar büyük etkiler yaratabilir. Kullanıcı sadakati yalnızca ödüllerle değil, ilerleme hissi ve kaybetme korkusu (FOMO) gibi güçlü psikolojik tetikleyicilerle inşa edilir. Bugün asıl kritik soru şudur: Kullanıcı uygulamayı açmadığında neyi kaçırdığını hissediyor mu? Çünkü başarılı markalar yalnızca bir hizmet sunmaz; aynı zamanda bir oyun deneyimi tasarlar. Oyunlaştırma artık bir trend değil, kullanıcı davranışını yönlendiren ve veriyle kanıtlanmış bir büyüme stratejisidir. Asıl fark yaratan markalar ise, kullanıcı uygulamayı kapattığında bile zihninde merak ve geri dönme isteği bırakabilenlerdir.” “Operasyonel hatalar büyümeyi sessizce sabote ediyor” Ebebek Performans Pazarlaması ve Büyüme Yöneticisi Anıl Çakar ise konuşmasında; dijital pazarlamanın yalnızca reklam platformu yönetimi olarak ele alınmasının yetersiz olduğunu vurgulayarak, büyümeyi ürün, veri ve operasyonun entegre edildiği bütünsel bir “sistem tasarımı” olarak konumlandırdı. Performans düşüşlerinin yalnızca kampanya optimizasyonuyla açıklanamayacağını; stok yönetimi, veri ilişkilendirme hataları ve organizasyonel yapılar gibi temel unsurların da kritik rol oynadığını somut örneklerle aktardı. Bu yaklaşım doğrultusunda pazarlama profesyonellerinin rolünün teknik uygulayıcılıktan stratejik büyüme liderliğine evrildiğini belirten Çakar, SEO’dan GEO’ya geçiş gibi yeni nesil teknolojik dinamiklerin de stratejik perspektifte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Kısa vadeli kampanya hedefleri yerine müşteri yaşam boyu değeri (LTV) ve operasyonel verimlilik odaklı sürdürülebilir büyüme modellerinin önemini vurgulayarak, dijital büyümenin bir bütçe meselesinden ziyade uçtan uca bir mühendislik süreci olduğu vizyonunu paylaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.