SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal Destek

Ekometre - Sosyal Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Destek haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Eğitim ve sanayiyi buluşturan GEBKİM Modeli tanıtıldı Haber

Eğitim ve sanayiyi buluşturan GEBKİM Modeli tanıtıldı

GEBKİM OSB ve GEBKİM Vakfı tarafından geliştirilen model; eğitim, üretim ve istihdam süreçlerini aynı çatı altında buluşturarak öğrencilerin daha mezun olmadan sektörle buluşmasını sağlıyor. Programda ayrıca GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin dönüşüm hikâyesi, istihdam odaklı uygulamaları ve geleceğe yönelik projeleri de katılımcılarla paylaşıldı. Türkiye'nin ilk kimya ihtisas OSB'si olma unvanını taşıyan GEBKİM-Kocaeli Gebze V (Kimya) İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ve GEBKİM Vakfı tarafından hayata geçirilen GEBKİM Modeli, 23 Haziran 2026 Salı günü Golden Tulip GEBKİM Otel’de düzenlenen özel programla tanıtıldı. Sanayi, eğitim ve vakıf iş birliğini aynı vizyonda buluşturan modelde GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin dönüşüm hikâyesi, öğrencilerin sahaya hazır yetiştirilmesi, istihdam odaklı projeler ve Türkiye’ye örnek olacak eğitim-sanayi entegrasyonu başlıklarıyla ele alındı. Gerçekleştirilen tanıtım programına, Kocaeli Vali Yardımcısı Ertuğrul Şevket Aksoy, Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Dilovası İlçe Milli Eğitim Müdürü Vedat Çetin, GEBKİM MTAL Müdürü İlknur Bolu, GEBKİM Vakfı yönetim kurulu üyeleri, eğitimciler, sanayiciler ve öğrenciler katıldı. Aracı, "Burada Yaptığımız En Değerli İş Eğitim Oldu" Programın açılış konuşmasını yapan GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, yıllar önce sanayi bölgesinin içerisinde başlayan eğitim yolculuğunun bugün Türkiye'ye örnek gösterilen bir modele dönüştüğünü söyledi. Aracı, "Burası taşlık, dağlık bir yerdi. Fabrikaları kurduk, altyapılarımızı oluşturduk. Ama bence burada yaptığımız en değerli iş eğitime verdiğimiz katkı oldu. İyi ki bu okulu yapmışız. Bu okuldan mezun olup bugün organize sanayi bölgemizde çalışan, üretime katkı sunan gençlerimizi görmek bize gurur veriyor" dedi. Eğitime yapılan yatırımların sadece bugünü değil geleceği şekillendirdiğini vurgulayan Aracı, GEBKİM Modeli'nin sürdürülebilir şekilde büyümeye devam edeceğini ifade etti. Meslek Liselerine yönelik algı değişmeli Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın ise mesleki eğitimin Türkiye'nin kalkınma hedefleri açısından kritik önem taşıdığını belirtti. Meslek liselerine yönelik önyargıların kırılması gerektiğini ifade eden Aydın, "Meslek liselerine kalbur altı öğrenciler geliyor algısını değiştirmeliyiz. İnsanları zorlayarak değil, ilgi ve yeteneklerine göre mesleklerle buluşturmalıyız. Mesleki eğitimde bir öncülük olacaksa bunun liderliğini Kocaeli yapmalıdır" diye konuştu. Aydın ayrıca Türkiye'de mesleki eğitim oranının yüzde 36 seviyesinde olduğunu, bu oranın Kocaeli'de yüzde 47'ye, Dilovası'nda ise yüzde 67'ye ulaştığını belirterek ilçenin bu alanda önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyledi. İstihdam demek huzur ve güç demektir Programda konuşan Kocaeli Vali Yardımcısı Ertuğrul Şevket Aksoy ise GEBKİM Modeli'nin Türkiye genelinde yaygınlaştırılması gereken bir örnek olduğunu vurgulayarak, "İstihdam demek iş demek, aş demek, gelir demek, mutluluk demektir. Bir toplumun istihdam düzeyi arttıkça huzuru ve refahı da artar. Kocaeli'de bugün iş arayan 63 bin kişi bulunurken, sanayimizin 33 bin kişilik personel ihtiyacı var. Bu tablo bize eğitim ile istihdam arasındaki bağın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor" dedi. Sanayinin artık daha nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyduğunu belirten Aksoy, "Kaliteli ve verimli üretim yapamazsanız küresel rekabette geri kalırsınız. Bunun yolu da eğitim ile sanayiyi aynı hedefte buluşturmaktan geçiyor" ifadelerini kullandı. Dilovası eğitimde büyük dönüşüm yaşadı Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu da ilçenin eğitim alanında geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek, "Bir dönem Dilovası'nda birkaç okul vardı. Bugün ise 45 okula ulaştık. Bu gelişimde sanayicilerimizin eğitime verdiği desteklerin çok önemli payı bulunuyor. Dünümüzü unutmadan geleceğe daha güçlü yürümek zorundayız" dedi. Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay ise GEBKİM'in eğitim yatırımlarının ilçeye önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Anaokulundan liseye kadar eğitim alanında yapılan yatırımlar Dilovası'nın geleceğine yapılan yatırımlardır. Bu destekler için GEBKİM ailesine teşekkür ediyorum" diye konuştu. En dezavantajlı okuldan türkiye'ye örnek model doğdu Dilovası İlçe Milli Eğitim Müdürü Vedat Çetin, GEBKİM Modeli'nin temelinde güçlü bir dönüşüm hikâyesi bulunduğunu belirterek, "2017 yılında yapılan değerlendirmelerde o dönemki adıyla Şehit Can Duyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ilimizin en dezavantajlı meslek liselerinden biri olarak karşımıza çıktı. Yaklaşık 129 öğrencisi bulunan okulda kayıt ve devamlılık sorunları yaşanıyordu. GEBKİM OSB ile yapılan iş birliği protokolünün ardından okulun fiziki altyapısı yenilendi, yeni laboratuvarlar ve üretim alanları kuruldu. Bir dönem öğrenci bulmakta zorlanan okul bugün 500 öğrencisiyle Türkiye'nin örnek mesleki eğitim kurumlarından biri haline geldi" dedi. GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü İlknur Bolu ise, "Öğrencilerimizi yalnızca mezun etmiyor, üretime ve istihdama hazır bireyler olarak yetiştiriyoruz. Erasmus+, LCAMP, ELMAS ve TÜBİTAK projeleriyle gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyoruz" ifadelerini kullandı. Gebkim Modeli'nin merkezinde istihdam var Programda yapılan sunumlarda GEBKİM Modeli'nin yalnızca okul başarısına değil, doğrudan istihdama odaklanan bir sistem olduğu vurgulandı. Öğrenciler son sınıfta haftanın üç günü organize sanayi bölgesindeki firmalarda uzun dönem staj yaparken, mezuniyet öncesinde üretim süreçlerini, laboratuvar çalışmalarını, iş güvenliği kültürünü ve sanayi disiplinini sahada öğreniyor. GEBKİM tarafından geliştirilen GEB-LINK sistemi sayesinde mezunlar ile firmalar dijital platformda buluşturulurken, insan kaynakları süreçlerinin daha etkin yönetilmesi hedefleniyor. Türkiye'ye örnek gösterilen model GEBKİM MTAL'nin Erasmus+, LCAMP ve ELMAS Programı gibi ulusal ve uluslararası projelerde elde ettiği başarılar da programda paylaşıldı. Eğitim, sanayi ve sosyal destek mekanizmalarını aynı yapıda buluşturan GEBKİM Modeli'nin, mesleki eğitimde Türkiye'nin örnek uygulamalarından biri olarak gösterildiği belirtildi.

Belirsizlik arttıkça kaygı kolektif bir duyguya dönüşüyor Haber

Belirsizlik arttıkça kaygı kolektif bir duyguya dönüşüyor

Sürekli değişen gündem, ekonomik dalgalanmalar ve küresel gelişmelerin bireylerin kontrol duygusunu zayıflattığını ifade eden Şimşek, “Belirsizlik uzadıkça zihinsel yorgunluk artıyor ve kaygı daha yaygın bir hale geliyor” dedi. İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, son dönemde artan toplumsal kaygının bireysel değil, kolektif bir ruh hali olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sürekli değişen gündem, ekonomik dalgalanmalar ve küresel gelişmelerin bireylerin kontrol duygusunu zayıflattığını ifade eden Şimşek, “Belirsizlik uzadıkça zihinsel yorgunluk artıyor ve kaygı daha yaygın bir hale geliyor” dedi. “Kontrol hissinin azalması kaygıyı besliyor” Prof. Dr. Şimşek, insan psikolojisinin öngörülebilirlik ihtiyacına dikkat çekerek, belirsizlik dönemlerinde kaygının doğal bir tepki olduğunu vurguladı. “Geleceğe dair netlik azaldığında, beyin olası tehdit senaryolarını üretmeye başlar. Bu da sürekli tetikte olma hali yaratır. Bilgi bombardımanı ve çelişkili haber akışları ise zihni daha da yorarak kaygıyı artırır,” ifadelerini kullandı. Şimşek’e göre özellikle ekonomik belirsizlikler ve toplumsal olaylar, bireylerin güvenlik algısını etkileyerek kaygının kolektif düzeyde hissedilmesine yol açıyor. “Her stres kaygı bozukluğu değildir” Kaygı bozukluğu ile günlük stresin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Şimşek, bu farkın doğru değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. “Günlük stres genellikle belirli bir duruma bağlıdır ve durum ortadan kalktığında azalır. Kaygı bozukluğu ise daha yaygın, süreklilik gösteren ve kişinin işlevselliğini belirgin biçimde etkileyen bir tabloya işaret eder. Sürekli endişe hali, çarpıntı, kas gerginliği, uyku sorunları ve kaçınma davranışları kaygının günlük stresin ötesine geçtiğini gösterebilir,” dedi. Şimşek, bireylerin kendi duygusal durumlarını gözlemlemesinin ve belirtilerin süresini değerlendirmesinin önemli olduğunu ifade etti. “Psikolojik dayanıklılık geliştirilebilir” Belirsizlik dönemlerinde ruh sağlığını korumanın mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şimşek, bireysel baş etme yöntemlerinin önemine dikkat çekti. “Günlük rutinlerin korunması, uyku ve beslenme düzenine dikkat edilmesi, güvenilir bilgi kaynaklarının tercih edilmesi zihinsel dengeyi destekler. Sürekli haber takibi yapmak yerine belirli zaman aralıklarında bilgi almak kaygıyı azaltabilir,” dedi. Duyguların bastırılmak yerine paylaşılmasının önemine değinen Şimşek, sosyal destek ağlarının psikolojik dayanıklılığı artırdığını belirtti. Fiziksel aktivite, nefes egzersizleri ve zihinsel rahatlama tekniklerinin de stres yönetiminde etkili olduğunu ifade etti. “Profesyonel destek güçsüzlük değil, bilinçli bir adımdır” Prof. Dr. Şimşek, kaygının yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürdüğü durumlarda profesyonel destek alınmasının sağlıklı bir baş etme yöntemi olduğunu vurguladı. “Psikolojik destek almak bir zayıflık göstergesi değildir. Tam tersine, ruh sağlığını önemsemenin ve sorumluluk almanın bir göstergesidir. Erken müdahale, kaygının kronikleşmesini önleyebilir,” dedi. Şimşek, belirsizlik dönemlerinde bireysel farkındalığın ve dayanıklılığın artırılmasının, yalnızca kişisel iyilik hali açısından değil, toplumsal ruh sağlığı açısından da kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.