SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sivil Toplum

Ekometre - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye ile Arap ülkeleri arasında 120 milyar dolarlık ticaret hacmi Haber

Türkiye ile Arap ülkeleri arasında 120 milyar dolarlık ticaret hacmi

Avdagiç, Türk ve Arap iş dünyasının üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirerek yeni pazarlara açılabileceğini vurguladı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) ile Türk Arap Kardeşliği (TAK) tarafından, Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla bir toplantı düzenlendi. Toplantıda karşılıklı yatırımların artırılması, ortak projelerin geliştirilmesi ve iş dünyası arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi konuları ele alındı. Toplantının açılışında konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye ile Arap dünyasının birbirini tamamlayan ekonomik yapılara sahip olduğunu belirterek mevcut ticari ilişkilerin daha ileri bir seviyeye taşınması gerektiğini söyledi. İstanbul ortak işbirliği merkezi Türkiye ile Arap ülkelerinin limanlar, deniz yolları, kara yolları ve hava ulaşımı üzerinden birbirine bağlı ekonomik yapılar oluşturduğuna dikkat çeken Avdagiç, bu bağlantıların daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İstanbul'un ekonomik, ticari ve kültürel özellikleriyle önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten Avdagiç, kentin yalnızca Türkiye için değil, İslam dünyası açısından da önemli bir merkez olduğunu kaydetti. İstanbul'un farklı kültürleri bir araya getiren yapısının, Türk ve Arap iş dünyası arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için ortak bir zemin sunduğunu vurguladı. Ticaret hacminin daha da büyümesi hedefleniyor Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki dış ticaret hacminin geçmişte 88 milyar dolar seviyesindeyken 120 milyar dolara ulaştığını belirten Avdagiç, bu artışın önemli olduğunu ancak daha fazla potansiyel bulunduğunu dile getirdi. Ekonomik ilişkilerin yalnızca mal ticaretiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Avdagiç; karşılıklı yatırımların, ortak üretimin, teknoloji transferinin ve bilgi paylaşımının artırılmasının önemine işaret etti. Türk ve Arap iş insanlarının üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirmesinin de yeni pazarlara erişim ve ticari fırsatların çeşitlendirilmesi açısından önemli katkılar sağlayabileceğini ifade etti. Arap sermayeli şirketlerin ekonomik katkısı Türk Arap Kardeşliği Başkanı Dr. Cemal Süleyman, Türkiye'de yaşayan Arapların toplumsal hayata katılımını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Deprem süreci başta olmak üzere çeşitli etkinliklerde gerçekleştirilen faaliyetlerle toplumsal katılıma katkı sunduklarını aktaran Süleyman, kamu kurumlarıyla işbirliği içinde toplumsal uyumu güçlendirmeyi ve sivil toplum kuruluşları arasında köprü kurmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye'deki Arapların ekonomik ve sosyal hayatta daha fazla temsil edilmesinin önemine değinen Süleyman, İstanbul'da 3 binden fazla Arap sermayeli şirket bulunduğunu, bazı tahminlere göre bu şirketlerin toplam sermayesinin 5 milyar doları aştığını belirtti. Borsa İstanbul'da da Türk ve Arap ortaklığıyla faaliyet gösteren şirketler bulunduğunu ifade eden Süleyman, mevcut ticari potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi ve ortak yatırımların artırılması gerektiğini vurguladı. Toplantıya METAM Yönetim Kurulu Başkanı Enes Güneyli, MÜSİAD Uluslararası İş Forumu Başkan Yardımcısı Nurettin Gazi Mısırlı, TAK Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed İbrahimoğlu ve Nama İş Adamları Derneği Başkanı Said Ammar da katıldı. TAK'tan Avdagiç'e destek Toplantıda İTO seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan TAK Başkanı Dr. Cemal Süleyman, Şekib Avdagiç liderliğindeki gruba destek verdiklerini açıkladı. Türk ve Arap iş dünyasının İTO bünyesinde daha güçlü temsil edilmesinin önemine değinen Süleyman, Avdagiç ve ekibine yönelik desteklerini sürdüreceklerini belirtti. Süleyman, iki toplum arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğini geliştirmeye yönelik çalışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceğini kaydetti.

Osmangazi’ye yeni hibe başarısı Haber

Osmangazi’ye yeni hibe başarısı

Bursa’nın önemli endüstriyel ve kültürel miras alanlarından tarihi Romangal (Turgut Yılmaz İpek) Fabrikası için hazırlanan “Romangal Katılımcı Yönetişim Projesi: Endüstriyel Mirastan Ortak Geleceğe”, Türkiye’nin yedi bölgesindeki 43 şehirden yapılan 147 başvuru arasından hibe desteği almaya hak kazanan dört projeden biri oldu. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV), Avrupa Birliği desteğiyle Culture Action Europe ortaklığında ve Marmara Belediyeler Birliği (MBB) iştirakiyle yürüttüğü Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında desteklenecek proje, Osmangazi Belediyesi ve Ankara AKS Derneği ortaklığında gerçekleştirilecek. Osmangazi Kültür İşletmeleri (OKİ) ve Bağ Kadın Kooperatifi de yürütülecek çalışmalarda iş birliğinde bulunarak katkı sunacak. Başvurular arasında 30 büyükşehir, 10 il, 106 ilçe ve 3 belde belediyesi ortaklığı yer alırken; değerlendirme sonucunda Ayvalık, Diyarbakır, Gürpınar ve Osmangazi’de uygulanacak dört proje hibe desteğine layık görüldü. Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü koordinasyonunda 10 ay boyunca yürütülecek proje, 112 bin euroya varan hibe desteğiyle uygulanacak. Projeyle Romangal’ın tarihi ve kültürel değerlerinin korunması, kent belleğindeki yerinin güçlendirilmesi ve fabrikanın kent yaşamında bıraktığı izlerin gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Ortaklaşa Proje Teklif Çağrısı kapsamında hibe desteği kazanan dört yeni proje için uygulama süreci de başladı. Proje sahibi sivil toplum kuruluşları ile proje ortakları belediyelerden temsilcilerin katılımıyla 9-11 Eylül tarihlerinde İstanbul İKSV Nejat Eczacıbaşı binasında Hibe Uygulama Eğitimi gerçekleştirildi. Eğitimde projelerin uygulama süreçlerine ilişkin bilgilendirmeler yapılırken, proje ortakları arasında deneyim ve bilgi paylaşımı sağlandı. Romangal’ın hafızası gelecek kuşaklara aktarılacak Romangal’ın geçmişine tanıklık eden insanların hatıraları da projenin önemli bir parçasını oluşturacak. Mahalle sakinleri, eski fabrika çalışanları, zanaat ustaları, sanatçılar ve gençlerin Romangal’a ilişkin deneyimleri sözlü tarih çalışmalarıyla kayıt altına alınacak. Böylece fabrikanın Bursa’nın kent yaşamındaki yeri ve kentin köklü ipekçilik hafızası, farklı kuşakların anlatılarıyla geleceğe taşınacak. Proje kapsamında elde edilen bilgi, belge ve anlatılarla dijital hafıza arşivi oluşturulurken; sergi, podcast serisi ve zanaat atölyeleriyle Romangal’ın tarihi ve kültürel birikimi vatandaşlarla buluşturulacak. Atölyeler, odak grup toplantıları ve kamusal forumlarla vatandaşların görüş ve önerileri alınarak Romangal’ın kültürel programı ve gelecekteki kullanım modelinin ortak akılla şekillendirilmesi sağlanacak. Romangal hafıza festivali ile çalışmalar kentle buluşacak On aylık sürecin sonunda gerçekleştirilecek Romangal Hafıza Festivali, proje boyunca ortaya çıkarılan hafıza ve kültürel birikimin geniş kitlelerle paylaşılmasını sağlayacak. Proje belgeseli, katılımcılık rehberi ve ulusal politika diyaloğu çalışmalarıyla Osmangazi’de edinilen deneyimlerin farklı kentlerde örnek oluşturması hedeflenecek. Bu yaklaşımla Romangal’ın yalnızca geçmişin izlerini taşıyan tarihi bir yapı olarak korunması değil; kültürel hafızanın yaşatıldığı, kültür ve sanat üretiminin desteklendiği ve kentlilerin karar süreçlerine katılabildiği yaşayan bir kamusal alan olarak geleceğe taşınması amaçlanıyor. İKSV ile koordineli çalışmalar yürütülecek Proje süresince İKSV ve Ortaklaşa Programı paydaşlarıyla koordinasyon içerisinde eğitim, kapasite geliştirme, kültürel yönetişim ve deneyim paylaşımı çalışmaları gerçekleştirilecek. Yürütülecek faaliyetlerin Osmangazi Belediyesi’nin kültür politikaları, sivil toplum iş birlikleri ve katılımcı yönetişim alanlarındaki kurumsal kapasitesine katkı sağlaması bekleniyor. Romangal için ortaya konulan modelle endüstriyel mirasın korunmasının ötesine geçilerek, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir kültürel bağ kurulması ve vatandaşların bu dönüşümün aktif bir parçası olması hedefleniyor. Başkan Aydın’ın vizyonuyla Osmangazi’ye yeni fon kaynakları Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın ulusal ve uluslararası iş birliklerini güçlendiren, dış kaynakları kente kazandıran belediyecilik vizyonu doğrultusunda hibe çalışmalarına devam ediliyor. Avrupa Birliği Horizon Europe Programı kapsamında desteklenen EVAL-INNO Projesi’nin ardından Romangal Projesi’nin de hibe almaya hak kazanması, Osmangazi Belediyesi’nin proje geliştirme ve uluslararası fonlardan yararlanma kapasitesini ortaya koydu. Osmangazi Belediyesi, Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü koordinasyonunda; kentin sosyal, kültürel ve kurumsal gelişimine katkı sağlayacak yenilikçi projeler geliştirmeyi ve yeni kaynakları Osmangazi’ye kazandırmayı sürdürecek.

Ulusal su planı su yönetimi yaklaşımını belirliyor Haber

Ulusal su planı su yönetimi yaklaşımını belirliyor

Tarımsal sulama sektörünün öncü firmalarından NETAFIM, Türkiye’deki faaliyetlerini Ulusal Su Planı çerçevesinde konumlandırırken, AR-GE ve üretim çalışmalarını belirlenen su politika ve stratejileriyle eşgüdüm içinde sürdürmeye devam ediyor. İklim risklerine uyum, dijital izlenebilirlik ve karar destek sistemleri ile su–işçilik–enerji ekseninde toplam verimlilik artışı yaklaşımlarında bugüne kadar atılan adımların hızlandırılması ve Ulusal Su Planına tam entegrasyon amacıyla bir “çalışma ve izleme grubu” oluşturan NETAFIM Türkiye Genel Müdürü Pınar Parmaksız, şu değerlendirmede bulundu: “NETAFIM olarak uzun yıllara dayanan saha gözlemlerimizi, elde ettiğimiz verileri ve dünyadaki örnek tarımsal su yönetimi ile verim artırıcı uygulamaları; sürdürülebilirlik stratejilerimizin temel girdileri olarak titizlikle değerlendiriyor, üretim, AR-GE ve ticari faaliyetlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızın güncel sonuçlarını başta kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, çiftçiler ve diğer paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından detaylandırılan ve şekillendirilen Ulusal Su Planı’nı son derece önemli buluyoruz.” Tarımda dijitalleşme ve suyun verimli kullanımı kapsamında, Ulusal Su Planı’nda öngörülen hedeflere ulaşılmasında özel sektörün inisiyatif almasının önemine dikkat çeken Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuraklığın etkilerini her geçen gün daha fazla hissederken, hassas tarım ve sulama yaklaşımına büyük önem veriyoruz. Çeyrek asrı aşan süredir Türkiye pazarında, tarımsal verimlilik artışını su tasarrufuyla özdeşleştirmek amacıyla damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için ekibimizle birlikte önemli adımlar attık. Dijital tarım ve otomasyonun artık kavramsal bir tercih değil, su yönetiminin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini; bu yaklaşımın her geçen yıl daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Dijital dönüşümle su kaynaklarının akıllı teknolojilerle yönetilmesini öngören yeni 10 yıllık Ulusal Su Planı’nın da bu vizyonun güçlenmesinde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” Tarım arazilerinin sulanmasına yönelik yapılan yatırımın hem verimli hem de kalıcı olmasının büyük önem taşıdığını belirten Pınar Parmaksız, “Sulama borularını toprak altına indirmek; özellikle buharlaşmaya bağlı su kaybını azaltırken, her sezon tekrar eden serme-toplama işçiliğini de ortadan kaldırıyor. Önümüzdeki dönemde devlet teşviklerinin ve hibelerin, daha kapsamlı bir içerikle toprak altı sulama sistemlerini hem tarlalarda hem de bahçelerde yaygınlaştırmanın önünü açması, hiç şüphesiz 2026–2035 Ulusal Su Planı’nın genel perspektifiyle birebir örtüşecektir.” dedi. Kişi başına günlük su tüketiminin yaklaşık 200 litre seviyelerinden, planın öngördüğü şekilde dört yıl içinde 120 litre düzeylerine indirilmesinin kritik bir hedef olduğuna işaret eden Pınar Parmaksız, şunları söyledi: “Tarımsal faaliyetler, %70 ile hâlihazırda suyu en çok tüketen sektör olma özelliğini koruyor. Bunun temel nedenleri; sulamada doğru bilinen yanlışlar, verimsizlik ve geleneksel uygulamalar. Mevcut kişi başı su tüketimi, Avrupa ülkelerinin ortalamasının yaklaşık %45 üzerinde. NETAFIM’in 110 ülkedeki faaliyetlerinden edindiği deneyimle, suyun daha akılcı kullanılması; gelecek nesillerin iklim riskinin etkilerini daha az hissetmesi ve yönetilebilir bir su kullanımının başta çiftçilerimiz olmak üzere tüm halkımız tarafından içselleştirilmesi doğrultusunda Ulusal Su Planı’nın ortaya koyduğu hedeflere önemli katkı sağlayabileceğimize inanıyorum.”

Bursa Platformu’ndan ortak akıl hamlesi Haber

Bursa Platformu’ndan ortak akıl hamlesi

Bursa’da şehrin geleceğine yönelik ortak akıl arayışları güç kazanıyor. Bursa Platformu Derneği, bu doğrultuda gerçekleştirdiği ziyaretlerle akademik odalar başta olmak üzere kent dinamikleriyle iş birliğini artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda bir dizi çalışma yürüten Bursa Platformu Derneği Başkanı İsmail Hakkı Kavurmacı ve yönetim kurulu üyeleri, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak ile Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ile bir araya gelerek, kentin öncelikli sorunlarını değerlendirdi. Bursalılık bilinci ve kent sorunları masada Yapılan görüşmelerde Bursa’da Bursalılık bilincinin güçlendirilmesi, kentin kimliğinin korunması ve özellikle imar ile çevre başta olmak üzere kronikleşen sorunların çözümüne yönelik başlıklar ele alındı. Kavurmacı, Bursa Platformu’nun temel amacının farklı kesimleri ortak bir zeminde buluşturmak olduğunu vurgulayarak, akademik odalar, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve yerel yönetimlerle birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti. Bursa’nın yalnızca bugünü değil, geleceğini de ilgilendiren konuların geniş katılımlı istişarelerle ele alınması gerektiğini ifade eden Kavurmacı, bu doğrultuda ziyaretlerin artarak devam edeceğini belirtti. “Ortak akıl Bursa’nın en büyük gücü” Görüşmelerde kentin sorunlarının çözümünde ortak aklın belirleyici rol oynadığı vurgulanırken, kurumlar arası iş birliğinin artırılmasının önemine dikkat çekildi. Bursa’da yaşayan herkesin bu şehrin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Başkan İsmail Hakkı Kavurmacı, Bursalılık bilincinin ancak ortak çalışmalarla güçlenebileceğini dile getirdi. Akademik odalardan iş birliği mesajı Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak ile Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek de Bursa Platformu’nun çalışmalarını yakından takip ettiklerini ifade etti. Kentle ilgili konuların bilimsel ve teknik çerçevede ele alınmasının önemine dikkat çeken Ali Faruk Çolak, Bursa’nın en temel sorunlarından birinin plansızlık olduğuna işaret ederek, şehrin doğru planlanması gerektiğini vurguladı. Çolak, özellikle 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planı’nın bir an önce tamamlanarak adeta bir “kent anayasası” niteliğinde ele alınmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ise plansızlığın kent estetiğini ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Özellikle 1/1.000’lik uygulama planları hazırlanırken sosyal donatı alanları, altyapı, ulaşım, yol ve otopark gibi unsurların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Şimşek, ilave kat artışlarının kente zarar verdiğini ve bu tür uygulamaların “kent suçu” niteliği taşıdığını ifade etti. Başkan Şimşek, Bursa’nın sağlıklı gelişimi için kontrolsüz ve “hormonal” büyümenin önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, planlı, dengeli ve estetik bir kentleşmenin önemine dikkat çekti. Ziyaretler sürecek Bursa Platformu Başkanı İsmail Hakkı Kavurmacı, Bursa için fayda üretecek her türlü iş birliğine açık olduklarını belirterek, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası ile Mimarlar Odası Bursa şubeleriyle başlayan akademik oda ziyaretlerini genişleterek sürdüreceklerini ifade etti. Kavurmacı, Bursa’daki tüm akademik odalarla birlikte kentin geleceğini planlı, sürdürülebilir ve güçlü bir vizyonla şekillendirecek projeler üretmeye devam edeceklerini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.