SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sigorta

Ekometre - Sigorta haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sigorta haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTSO’da kaç meslek komitesi var? Haber

BTSO’da kaç meslek komitesi var?

Yönetim kurulu başkanı ve diğer yönetim organları için sandık 8 Ekim’de kurulacak. 159 Meclis Üyesi de Komitelerin faaliyet alanlarına göre dağılımı ise şöyle: 1. Hayvan Yetiştiriciliği ile Et ve Et Ürünleri 2. Orman Ürünleri İmalatı ve Ticareti 3. Sebze ve Meyve Ticareti ve İlgili Faaliyetler 4. Madenler ve Diğer Doğal Kaynaklar ile İlgili Faaliyetler 5. Ev Tekstil Ürünleri İmalatı 6. Hazır Giyim İmalatı 7. Kimyevi Maddeler ve İmali, Toptan ve Perakende Ticareti 8. Her Türlü Makine İmalatı 9. Metallere Şekil Verilmesi 10. Model, Kalıp, Döküm ve Kaplama İşleri 11. Otomotiv, Savunma Sanayi, Hava Araçları, Raylı Sistemler ve Motorlu Araçların ve Yedek Parçalarının İmalatı 12. Oturma Grupları, Mutfak, Büro ve Bahçe Mobilyaları İmalatı 13. İplik İmal ve Ticareti 14. Plastik Ürünler İmalatı ve Ticareti 15. Pamuklu Dokuma İmalatı 16. Un ve Unlu Mamuller İmalatı ile Ticareti 17. Tekstil Ürünleri ile İlgili Boya-Baskı-Apre-Kaplama İşleri 18. Teknik Fonksiyonel Kumaş İmalatı Yapanlar 19. Ağır Metal Sanayi 20. Metal Alaşımlı Ürünler ve Bağlantı Elemanları İmalatı 21. Enerji Sektörü 22. İnşaat Malzemeleri ve Yapı Elemanları İmal ve Ticareti 23. İkamet Amaçlı Konut İnşaatları 24. İkamet Dışı Her Türlü İnşaat Faaliyetleri 25. İnşaat Sektörü Yardımcı İnşaat Faaliyetleri 26. Marketler, Süpermarketler ve Hipermarketler 27. Gıda ve İhtiyaç Maddelerinin İmalatı, Toptan ve Perakende Ticareti 28. Değerli Metaller, Gözlük, Mikro Mekanik Ürünler İmal ve Ticareti 29. Mutfak ve Ev Gereçleri İmal ve Ticareti 30. Ev Tekstil Ürünleri Ticareti 31. Hazır Giyim Toptan Ticareti 32. Hazır Giyim Perakende Ticareti 33. Ayakkabı, Çanta ve Diğer Deri Ürünleri İmal ve Ticareti 34. Katı, Sıvı ve Gazlı Yakıtlar ve Türevlerinin İmal ve Ticareti ile Servis Hizmetleri 35. Makine Ticareti, Bakım, Onarım ve Servis Hizmetleri 36. Dış Ticaret 37. Hava, Deniz ve Kara Motorlu Taşıtlarının Ticareti 38. Her Türlü Mobilya Ticareti 39. Tekstil Ürünleri, İplik, Kumaş ve Manifatura-Tuhafiye Ürünleri Ticareti 40. Hırdavat, Nalburiye ve Elektrik Malzemeleri İmal ve Ticareti 41. Dayanıklı Tüketim ve Küçük Ev Aletleri 42. Turizm ve Seyahat Acenteleri 43. Yolcu ve Servis Taşımacılığı 44. Yük Taşıma İşleri ile Gümrükleme, Antrepo ve Lojistik Faaliyetleri 45. Konaklama, Spor ve Eğlence Yerleri 46. Fast-Food, Lokanta ve Restoranlar 47. Catering ve Diğer Yeme İçme Faaliyetleri 48. Bilgi Teknolojileri, Çevre Birimlerinin İmalatı, Ticareti, Bakım ve Onarım Faaliyetleri 49. Matbaa, Ambalaj, Kağıt, Kırtasiye Ürünleri İmal ve Ticareti 50. Uydu Teknolojileri, Elektrikli, Elektronik Ürünler İmalatı ve Ticareti ile Servis Hizmetleri 51. Bankalar 52. Faktoring, Leasing ve Diğer Finansal Faaliyetler 53. Sigorta ve Aracılık Hizmetleri 54. Gayrimenkul Acenteleri ve Benzeri Faaliyetler 55. Müşavirlik ve Danışmanlık Hizmetleri 56. Mimarlık ve Mühendislik Faaliyetleri 57. İdari, Teknik Destek Hizmetleri 58. Reklam Ajansları, Organizasyon Hizmetleri, Fotoğraf Stüdyoları, Tercümanlık vb. ile Hediyelik Eşya Ticareti Yapanlar 59. Eğitim ve Öğretim Hizmetleri ile Kurslar 60. Medikal Ürünler İmal ve Ticareti 61. Sağlık Sektörü ve Sosyal Hizmetler 62. Atıkların Toplanması, Geri Dönüşüm Hizmetleri ile Hafriyat İşleri ve Ticareti 63. Kişisel ve Genel Bakım Hizmetleri 64. Tarım Ürünleri Yetiştiriciliği ve Ticareti 65. Bebek ve Çocuk Ürünleri İmalatı ve Ticareti 66. Kauçuk Ürünler İmalatı ve Ticareti 67. Kapı ve Pencere vb. Ürünler ile Tamamlayıcı Ürünler İmalatı ve Ticareti 68. Hava, Deniz ve Kara Motorlu Taşıtlarının Bakım, Onarım Hizmetleri ve Yedek Parça Ticareti 69. Bilgisayar Programlama ve Yazılım Faaliyetleri 70. E-Ticaret Faaliyetleri

BNP Paribas Cardif Türkiye'de yeni atama Haber

BNP Paribas Cardif Türkiye'de yeni atama

Hayat sigortacılığı ve BES alanlarındaki faaliyetleriyle, koruma sigortaları alanında Türkiye’nin önde gelen sigorta kuruluşları arasında yer alan BNP Paribas Cardif Türkiye’nin Verimlilik, Teknoloji ve Operasyon Genel Müdür Yardımcılığı görevine 22 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla Ümit Helva atandı. Bilgi teknolojileri, dijital dönüşüm, operasyon yönetimi ve müşteri deneyimi alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip olan Ümit Helva, kariyeri boyunca teknoloji ve iş hedeflerini bir araya getiren başarılı dönüşüm projelerine liderlik etmiştir. Kariyerine yazılım mühendisi olarak başlayan Helva; KoçSistem, Hewlett-Packard (HP), Turkcell ve Dias Teknoloji gibi sektörünün öncü kurumlarında farklı liderlik görevleri üstlenmiştir. Ümit Helva, Turkcell’de Bilgi Teknolojileri Direktörü olarak müşteri ve kanal çözümleri, dijital kanallar, e-ticaret platformları, CRM dönüşümü, veri analitiği ve saha operasyonları gibi kritik alanlardan sorumlu olmuştur. Son olarak Dias Teknoloji’de ise Yazılım Çözümlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Helva, kurumun teknoloji organizasyonunun yapılandırılmasına, bulut dönüşümü, güvenlik, CRM, ERP ve yapay zekâ tabanlı çözümlerinin geliştirilmesine liderlik etmiştir. Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ümit Helva; teknoloji liderliği, dijital dönüşüm, çevik organizasyonlar ve operasyonel mükemmeliyet alanlarında güçlü bir uzmanlığa sahiptir.

Hürmüz Boğazında kripto dönemi Haber

Hürmüz Boğazında kripto dönemi

İran’ın geçişleri izin, rota ve kripto ödemeye bağlaması, Hürmüz’de yeni bir ticaret rejimi yaratıyor. Azalan tanker trafiği ve artan maliyetler, enerji piyasalarında kalıcı riskleri gündeme taşıyor. İran’ın geçişleri izin, rota ve hatta kripto para ödemesine bağlayan yeni yaklaşımı, tanker trafiğini adeta durma noktasına getirdi. Sektör temsilcileri, “ateşkes sonrası normalleşme” beklentisinin yerini kontrollü ve sınırlı geçiş dönemine bıraktığını belirtiyor. Trafik dibe vurdu Normal şartlarda günde yaklaşık 130-140 geminin geçtiği boğazda, geçiş sayısı 10-15 bandına kadar geriledi. Hatta bazı günlerde bu sayı tek hanelere indi. Salı günü 11 olan geçiş sayısının çarşamba günü 4’e indiği rapor ediliyor. Analistlere göre bu düşüşün nedeni çatışmanın sona ermemesi değil, aksine yeni kuralların yarattığı belirsizlik. İran, geçiş için Devrim Muhafızları’ndan onay, rota kontrolü ve ücret şartı getirirken, gemi sahipleri riskleri net görmeden hareket etmek istemiyor. Körfez’de yüzlerce geminin beklemede olduğu, en az 300’ünün bölgeden çıkmak için fırsat kolladığı ifade ediliyor. Sektör kaynakları bu durumu “küresel enerji ticaretinde park alanı” olarak tanımlıyor. Kripto ile geçiş: Yeni sistem nasıl işleyecek? İran’ın en dikkat çekici hamlesi ise geçiş ücretini kripto para ile talep etmesi oldu. Planlanan sistemde tankerlerin önceden bildirim yapması, ardından kendilerine bildirilen ücretin kısa sürede dijital para ile ödenmesi gerekiyor. Bazı değerlendirmelere göre ücretin tanker başına milyon dolar seviyesine çıkabileceği, bazı senaryolarda ise varil başına ek maliyet yaratacağı belirtiliyor. Analistler, bu modelle yaptırımları aşarak gelir yaratma ve Boğaz üzerindeki kontrolü kurumsallaştırma amaçlandığını belirtiyor. Ancak bu sistemin uygulanabilirliği tartışmalı. Zira kripto ödeme talebi, Batılı şirketler açısından yaptırım ihlali riskini gündeme getiriyor. Sigorta ve güvenlik engeli Evrim Küçük'ün haberine göre, geçişin önündeki en kritik sorunlardan biri de sigorta. Boğaz hâlâ “yüksek riskli bölge” olarak sınıflandırılırken, primler savaş öncesine kıyasla katlanmış durumda. Sigortacıların, geçiş için İran’dan resmi onay talep etmesi ancak bu onayın nasıl alınacağının net olmaması, operasyonel tıkanıklığı artırıyor. Denizcilik şirketleri ayrıca mayın riski, askeri müdahale ihtimali ve rota belirsizliği nedeniyle temkinli kalmayı sürdürüyor. Bu nedenle ateşkese rağmen kısa vadede tam normalleşme beklenmiyor. “Serbest geçiş” tartışması büyüyor İran’ın geçişleri ücretlendirme ve kontrol altına alma girişimi, uluslararası alanda ciddi tepkiyle karşılanıyor. Körfez ülkeleri boğazda “engelsiz geçişin” kırmızı çizgi olduğunu vurgularken, ABD tarafı da olası bir anlaşmanın temel şartının serbest dolaşım olacağını belirtiyor. Analistler, böyle bir modelin kabul görmesi halinde küresel enerji ticaretinde güç dengelerini değiştirebileceğini ve üretici ülkeler arasında yeni gerilimler yaratabileceğini ifade ediyor. Askeri olarak boğazın zorla açılmasının ise yüksek maliyetli ve riskli olacağı, bu nedenle diplomatik sürecin belirleyici olacağı değerlendiriliyor. Petrol yeniden 100 doları zorluyor Petrol fiyatlarında ateşkes etkisi dün yerini yeniden yükselişe bıraktı. Bent petrol vadeli işlemleri dün yüzde 4’ten fazla artarak varil başına 99 dolara yaklaştı. Amerikan ham petrolünün fiyatı da yüzde 5.3 artarak 100 dolara dayandı. Bu artış, İsrail'in Lübnan'a yönelik yenilenen saldırılarının, kırılgan Ortadoğu ateşkesinin kalıcılığı konusunda şüpheler uyandırması ve Hürmüz Boğazı'nın büyük ölçüde kapalı kalmasıyla gerçekleşti.

Özel sigortada akıllı eksper atama sistemi başlıyor Haber

Özel sigortada akıllı eksper atama sistemi başlıyor

Ahmet Nedim Erdem konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği uyarınca; 1 Nisan tarihi itibariyle Bursa ve Ordu illerinde kasko sigortası kapsamında ağır ya da tam hasara uğramış motorlu araçlar ile zorunlu trafik sigortasında 40.000 TL ve üzeri hasar görmüş motorlu araçların ekspertiz işlemi Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) sistemleri üzerinden zorunlu ve sıralı şekilde atanacak sigorta eksperleri tarafından yapılacak. Sigorta şirketleri, bu hasarlarda zorunlu olarak SBM üzerinden eksper görevlendirecek. Zorunlu trafik sigortası kapsamındaki 40.000 TL’nin altındaki hasarlarda ise sigorta şirketi ya da hak sahibinin eksper atamak istemesi halinde atama işlemi yine SBM üzerinden sıralı olarak yapılacak. Değer kaybı tazminatı hasara bakan eksper tarafından hesaplanacak Pilot uygulama kapsamında zorunlu trafik sigortasında hasar tespiti için atanan eksper, değer kaybı tazminatını da gerçek zarar ilkesi gözeterek hesaplayacak ve raporunda değer kaybı tazminat tutarına yer verecek. Hasar için eksper atanması durumunda değer kaybı tazminatının hesaplanması için hak sahibinin ayrıca talepte bulunmasına gerek kalmayacak. Her aşamada eksper atanabilecek Dosyada halihazırda atanmış eksper bulunmaması şartıyla, sigortalı, sigorta ettiren ya da sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişi tarafından her aşamada eksper atanabilecek. Trafik sigortasında eksper atanacak ise ilgili atama SBM üzerinden yapılacak. Hak sahipleri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin www.sbm.org.tr adresli internet sayfasından “Online İşlemler” ve “Eksper Atama” adımları takip edilerek e-devlet doğrulaması ile eksperi kolaylıkla atayabilecek.” Taraflar eksperin hasar ve değer kaybı tespitlerine kolaylıkla itiraz edebilecek Eksper tarafından yapılan tespitlere, üç iş günü içinde sigortacı, sigortalı, sigorta ettiren ya da sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler tarafından itiraz edilebilecek. İtiraz süresi, eksper raporunun SBM nezdindeki eksper rapor sistemine girişine ilişkin olarak muhataplara yapılan bildirimle başlayacak. İtiraz halinde, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin www.sbm.org.tr adresli internet sayfasından eksper ataması yapılacak. İtiraz üzerine atanan eksper tarafından düzenlenen raporun SBM nezdindeki eksper rapor sistemine girişine ilişkin bildirim yapılmasından itibaren üç iş günü içinde taraflardan birinin talebi halinde hakem eksper ataması da yapılabilecek. Pilot uygulama üç ay sürecek Eksper Akıllı Atama Sistemi pilot uygulaması 1 Nisan 2026 tarihinde Bursa ve Ordu illerinde başlayacak ve 3 ay süre ile uygulanacak. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu bu süreyi 6 aya kadar uzatmaya yetkili. Uzatma olmaz ise 1 Temmuz 2026 itibariyle tüm yurtta uygulama devreye girecek. Ekspertiz ücreti sigorta şirketleri tarafından karşılanacak 1 Nisan 2026 itibariyle tüm yurtta geçerli olmak üzere; kasko ve trafik sigortası dahil tüm branşlarda; ister sigortalı, ister hak sahibi, isterse de sigorta şirketi tarafından atansın tanzim edilen ilk eksper raporunun ücreti sigorta şirketi tarafından ödenecek.

Ortadoğu’daki gelişmeler ihracatımızı olumsuz etkiliyor Haber

Ortadoğu’daki gelişmeler ihracatımızı olumsuz etkiliyor

Ortadoğu’daki gerilim sahaya yansıyor ABD/İsrail-İran ekseninde tırmanan gerilim ve Ortadoğu’da derinleşen savaş ortamının yalnızca bölge ülkelerini değil, Türkiye ekonomisini ve ihracatçıyı da doğrudan etkilediğini kaydeden Uğurdağ, “Özellikle Ortadoğu pazarına yoğun şekilde ihracat yapan şehirlerimizde bu etkinin sonuçları artık açık ve ağır bir şekilde hissedilmektedir” dedi. Sanayicimiz darboğazda Bölgemiz sanayisinin omurgasını oluşturan mobilya sektörü başta olmak üzere birçok firmanın sipariş iptalleri, sevkiyat aksaklıkları ve artan maliyetler nedeniyle ciddi bir darboğazın içine girdiğini belirten Uğurdağ, “Gelinen noktada ihracatın önemli ölçüde yavaşladığını, bazı alanlarda ise durma noktasına geldiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Maliyetler artıyor, lojistik aksıyor Savaşın etkisiyle sigorta maliyetlerinin katlandığını, navlun fiyatlarının ciddi şekilde arttığını, teslim sürelerinin uzadığını ve lojistik süreçlerin öngörülemez hale geldiğini vurgulayan Uğurdağ, bu durumun firmalar üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu dile getirdi. Üretimde hammadde baskısı Özellikle sünger ve benzeri kritik hammaddelerde yaşanan tedarik sorunları ile yurt dışı kaynaklı maliyet artışlarının üretim üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Uğurdağ, “Zaten yüksek maliyetlerle mücadele eden sanayicimiz için bu durum, rekabet gücünü zayıflatan ve üretim planlamasını zorlaştıran ilave bir yük oluşturmaktadır” dedi. İhracatçı Zor Bir Tercihle Karşı Karşıya Mevcut tablo karşısında ihracatçının zor bir tercihle karşı karşıya kaldığını ifade eden Uğurdağ, “Firmalarımız ürününü sevk etmek ile zarar etmek arasında kalmış, birçok işletme çareyi mallarını limanlarda bekletmekte bulmuştur” şeklinde konuştu. Risk büyüyor Yaşanan gelişmelerin yalnızca geçici bir ticari aksama olmadığını vurgulayan Uğurdağ, “Zamanında gerekli tedbirlerin alınmaması halinde bu süreç; üretimi, istihdamı ve şehir ekonomimizi doğrudan etkileyecek ciddi bir risk alanına dönüşebilir” dedi. Konu ilgili kurumlara iletildi Konuya ilişkin girişimlerde bulunduklarını ifade eden Uğurdağ, “Yaşanan sorunları Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Ticaret Bakanlığı nezdinde açık şekilde dile getirdik. Sahadan gelen veriler, mevcut durumun önemini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sürecin ilgili kurumlarımız tarafından yakından takip edilmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz” dedi. Uğurdağ, beklentilerini ise şu şekilde sıraladı: Savaş nedeniyle ihraç edilemeyen konteynerlerin iade süreçlerinde bürokratik yükün hafifletilmesi ve kırmızı hat uygulamasının kaldırılması, Limanlarda bekleyen konteynerlere uygulanan ardiye ücretlerinin kaldırılması ya da makul seviyelere çekilmesi, Dahilde İşleme İzin Belgesi/Dahilde İşleme İzni sahibi firmaların sürelerinin mevcut şartlar dikkate alınarak uzatılması, Onaylanmış Kişi Statü Belgesi (OKSB) için aranan ihracat kriterinin bu olağanüstü dönemde yeniden 1.000.000 USD seviyesine düşürülmesi. İhracattaki aksama şehir ekonomisini etkiler Ortadoğu pazarına yönelik ihracatta yaşanan aksamanın şehir ekonomisi üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Uğurdağ, “Bu sürecin uzaması halinde yalnızca firmalarımız değil, şehrimizin ekonomik dengeleri, üretim kapasitesi ve istihdamı da olumsuz etkilenecektir. Bu nedenle ihracatçımızın yükünü hafifletecek tedbirlerin değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Küresel ticari sigorta fiyatları yüzde 4 düştü Haber

Küresel ticari sigorta fiyatları yüzde 4 düştü

Dünyanın lider sigorta brokeri ve risk danışmanı Marsh, ‘Küresel Sigorta Piyasası Endeksi’nin 2025 yılı son çeyrek sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, küresel ticari sigorta fiyatları yüzde 4 düşüş gösterdi. Sigorta sektöründe artan rekabet, avantajlı hasar prim oranları ve reasürans düşüşün başlıca nedeni olarak öne çıkıyor. 2025’in dördüncü çeyreğinde; ABD hariç tüm bölgelerde yıllık ortalama sigorta fiyatlarında düşüş kaydedildi. En sert gerilemeler yüzde 12 ile Pasifik ile Hindistan, yüzde 10 ile Orta Doğu ve Afrika (IMEA) bölgelerinde görüldü. Latin Amerika ve Karayipler (LAC), Birleşik Krallık ve Kanada’da fiyatlar yüzde 7 oranında düşerken; Avrupa’da bu oran yüzde 6, Asya’da ise yüzde 5 olarak gerçekleşti. ABD’de ise 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 1 gerileyen ortalama fiyatlar, dördüncü çeyrekte sabit kaldı. 2021’in ilk çeyreğinde başlayan ılımlı fiyat seyri, 2025’in son çeyreğinde de devam etti. Böylece küresel sigorta fiyatlarında üst üste altıncı çeyrek düşüş yaşandı. Raporda öne çıkan diğer bulgular ise şöyle; Sabit kıymet sigortaları: Üçüncü çeyrekteki yüzde 8’lik gerilemenin ardından, dördüncü çeyrekte küresel ölçekte yüzde 9 düşüş kaydedildi. Dört bölgede çift haneli gerilemeler yaşandı. Pasifik’te yüzde 14, Latin Amerika ve Karayipler – LAC’de yüzde 12, Hindistan, Orta Doğu ve Afrika – IMEA’da yüzde 11 ile Birleşik Krallık’ta yüzde 10. ABD, Kanada ve Avrupa’da düşüş yüzde 8, Asya’da ise yüzde 5 oldu. Sorumluluk sigortaları: Fiyatlar, üçüncü çeyrekteki yüzde 3’lük artışın ardından yüzde 4 yükseldi. Bu artışta, özellikle ABD’de görülen yüzde 9’luk yükseliş etkili oldu. Sigortacıların, artan hasar frekansı ve hasar tutarlarına yönelik endişelerinin sürmesi bu artışta belirleyici olurken, yüksek tazminatlarla sonuçlanan jüri kararları (nükleer kararlar) da önemli rol oynadı. Finansal sigortalar ve mesleki sorumluluk sigortaları: Üçüncü çeyrekte yüzde 5 düşen fiyatlar, dördüncü çeyrekte yüzde 4 geriledi. ABD hariç çoğu bölgede düşüş yaşanırken; IMEA’da yüzde 11, Birleşik Krallık ve Kanada’da ise yüzde 5 oranında gerileme kaydedildi. ABD’de ise üçüncü çeyrekteki yüzde 2’lik düşüşün ardından fiyatlar sabit kaldı. Siber sigortalar: Küresel ölçekte fiyatlar yüzde 7 oranında düştü. En belirgin gerileme LAC’ta yüzde 14 olurken, ABD’de düşüş yüzde 3 seviyesinde gerçekleşti. Rapor sonuçlarını değerlendiren Marsh Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, “Küresel sigorta piyasasında son altı çeyrektir, birçok bölge ve sigorta branşında kapasite fazlası gözlemliyoruz. Ani ve beklenmedik gelişmeler yaşanmadığı sürece, bu eğilimin 2026 yılı boyunca da devam etmesini öngörüyoruz. 2025 yılı, müşterilerimizin karmaşıklaşan risklerine yönelik sigorta çözümlerinde hem fiyat pazarlığı yapabilecekleri hem de teminat kapsamlarını genişletebilecekleri olumlu bir dönem olacak” dedi.

Afetlere karşı nasıl hazırlıklı olabilirsiniz? Haber

Afetlere karşı nasıl hazırlıklı olabilirsiniz?

Doğal afetler, beklenmedik anlarda büyük yıkımlara yol açabilen olaylardır. Bu tür afetlerin etkilerini en aza indirmek ve can güvenliğini sağlamak için önceden hazırlıklı olmak büyük bir önem taşır. Hem bireylerin hem de ailelerin bu tür durumlara karşı önlem alması, afet anında ve sonrasında oluşabilecek zararları minimize etmenin en etkili yoludur. Hazırlıklı olmanın en önemli adımları, doğru bilgilere sahip olmak, güvenlik önlemlerini almak ve bu süreçte uygulanacak planlar yapmaktır.160 yıllık köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren Generali Sigorta, afetlere karşı yapılması gereken hazırlıkları paylaştı. Zorunlu Deprem Sigortanızı Yaptırın Zorunlu Deprem Sigortası (DASK), konutunuzu deprem ve buna bağlı gelişen yangın, patlama, tsunami ve yer kayması gibi risklere karşı koruma altına alır. Olası bir depremde maddi kayıpların önüne geçmek için DASK sigortasını yaptırmak oldukça önemlidir. Bu sigorta sayesinde, evinizin zarar görmesi durumunda onarım ya da yeniden inşa sürecinde maddi destek alabilirsiniz. Depremin olası etkilerine karşı alınacak en etkili önlemlerden biri olan DASK, gelecekte oluşabilecek büyük maddi kayıpları engeller. Ev sahibi olarak, bu sigorta ile güvenliğinizi ve maddi güvencenizi sağlayabilirsiniz. Sigorta Poliçenizi Düzenli Olarak Güncelleyin Konutunuzun değeri zamanla değişebileceği için DASK poliçenizi her yıl yenilemek önemlidir. Bu sayede sigorta kapsamındaki teminatlar güncel kalır ve yeterli koruma sağlanır. Poliçenizdeki teminatların eksik olması durumunda, olası bir afetten sonra karşılaşabileceğiniz hasarlar yeterince karşılanmayabilir. DASK poliçenizi düzenli olarak yenileyerek, evinizi ve maddi güvenliğinizi koruma altına alabilir, beklenmedik durumlarda daha güçlü bir maddi destek elde edebilirsiniz. Sigorta poliçenizin düzenli güncellenmesi, deprem gibi afetlere karşı en etkili önlemlerden biridir. Afet Riskine Karşı Bina Güvenliğinizi Artırın Sigorta yaptırmak önemli bir güvence sağlasa da binanızın deprem dayanıklılığını artırmak da afetlere karşı hazırlıklı olmanın vazgeçilmez bir parçasıdır. Binanızın yapı denetiminden geçtiğini ve ihtiyaç duyulan güçlendirme çalışmalarının yapıldığını kontrol etmek hayati önem taşır. Bu önlemler, yalnızca olası can kayıplarını önlemekle kalmaz, aynı zamanda sigorta kapsamında korunan mal varlıklarınızı da güvence altına alır. Depreme karşı dayanıklı bir bina hem sevdiklerinizin güvenliğini sağlar hem de maddi kayıpları en aza indirir, böylece afetlere karşı daha güçlü bir koruma elde edersiniz. Acil Durum Planı Hazırlayın Ailenizle birlikte bir acil durum planı hazırlamak, deprem gibi afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemli bir adımıdır. Deprem anında toplanma noktalarını, binadan çıkış yollarını ve acil durum çantası, el feneri, su, gıda gibi gerekli ekipmanları önceden belirlemelisiniz. Böylece olası bir afet anında nasıl hareket edeceğinizi bilirsiniz. DASK sigortası, maddi kayıplarınızı karşılamaya destek olurken, bu acil durum planı da sizin ve ailenizin güvenliğini sağlamaya yardımcı olur. Hem maddi hem de hayati güvenlik açısından bu tür hazırlıklar, afet anında önemli bir fark yaratabilir. DASK Teminatlarını ve Kapsamını İyi Anlayın DASK sigortasının kapsamını ve hangi durumlarda geçerli olduğunu iyi anlamak, maddi güvenliğinizi sağlamada önemli bir adımdır. DASK, deprem ve buna bağlı hasarların bina üzerindeki etkilerini karşılar; ancak eşyalarınız sigorta kapsamında değildir. Bu nedenle, konutunuzdaki eşyaları da güvence altına almak için ek sigorta seçeneklerini değerlendirmek faydalı olacaktır. Eşyalarınızı kapsayan bir poliçe, olası bir deprem sonrası hem binanızın hem de içindeki eşyaların korunmasını sağlar, böylece daha geniş bir maddi güvence altına girmiş olursunuz.

Türkiye’de 3 kişiden 2’si gelirini kaybetme endişesi taşıyor Haber

Türkiye’de 3 kişiden 2’si gelirini kaybetme endişesi taşıyor

Araştırmada, son dönemde özellikle sağlık hizmetleri konusundaki sigorta çözümlerine yönelik ilginin de arttığı kaydedildi. BNP Paribas Cardif, Ocak-Şubat aylarında 21 ülkeden 21 bin katılımcıyla gerçekleştirdiği "Protect & Project Oneself" (Kendini Koruma ve Planlama) Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Araştırmada Türkiye’de yaşayan katılımcıların en çok kaygılandıkları konular; yüzde 87 ile doğal afetler, yüzde 86 ile kritik hastalıklar ve yüzde 84 ile kazalar oldu. Sigorta sektörünün öncü markaları arasında yer alan BNP Paribas Cardif, Türkiye'de değişen sigorta algısı ve trendlerine ilişkin sonuçların da yer aldığı küresel "Protect & Project Oneself" (Kendini Koruma ve Planlama) Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Ocak-Şubat aylarında 21 ülkeden 21 bin katılımcıyla çevrim içi olarak gerçekleştirilen araştırmada, Türkiye'den ankete katılan her 3 kişiden 2'si gelirini kaybetmekten endişe duyduğunu söyledi. Araştırmanın yapıldığı diğer ülkelerle kıyaslandığında, ülkemiz özelinde farklı konularda endişe düzeyinin oldukça yüksek seyrettiğini görüyoruz. Ülkemizden ankete katılanları en çok kaygılandıran durumlar ise sırasıyla doğal afetler, kritik hastalıklar ve kazalar oldu. Kısa ve orta vadede gelir kaybı endişesi dikkat çekti Maddi kaygılarla ilgili olarak, katılımcıların yarısı ölüm, hastalık veya işsizlik gibi istenmeyen olaylar karşısında kendilerinin veya ailelerinin maddi yük altında kalacaklarını belirtti. Araştırmada, Türkiye’deki potansiyel sigorta müşterilerinin yüzde 87’si doğal afetlerden, yüzde 86’sı kritik hastalıklardan ve yüzde 84’ü ise kazalardan endişe duyduklarını aktardı. Ülkemizden araştırmaya katılanların yüzde 67 gibi büyük bir kısmı ise kısa veya orta vadede gelirlerini kaybetmekten endişe duyduklarını açıkladı. Bu oran, Türkiye'de yaşayan her 3 kişiden 2'sinin düzenli gelir açısından gelecek kaygısı taşıdığını ortaya koydu. Kredi hayat sigortalarına olan ilgi arttı Araştırmalara göre, eğişen sigorta algısı ve eğilimler hakkındaki sonuçlarıyla da dikkat çekti. Beklenmedik yaşam olaylarının olması halinde mevcut yaşam standartlarını koruyamayacaklarını düşünen katılımcıların, özellikle kredi hayat sigortalarına yönelik pozitif bakış açılarının arttığı gözlemlendi. Katılımcıların yüzde 71 gibi büyük bir kısmı, 2020 yılındaki pandeminin etkisiyle sağlık sigortalarına olan ilgilerinin büyük oranda arttığını ifade etti. Katılımcılar, hayat sigortaları ile beklenmedik olaylara ya da kaza riskine karşı koruma altında olduklarını düşündüklerini aktardı. Bu bağlamda sigorta müşterilerinin yüzde 66’sının, sigortacılarından; sağlık uzmanlarıyla görüşme fırsatı, koçluk seansları teminatı, kişiselleştirilmiş kapsamlı destek programları, online bilgi ve tavsiye ile kişiselleştirilmiş dijital uygulamaya erişim gibi taleplerde bulundukları da belirlendi. Bu oran, Şubat 2023'te yaşanan deprem felaketinin etkisiyle Türkiye'de sigorta bilincinin giderek geliştiğinin bir göstergesi olarak yorumlandı. 10 kişiden 8’i sigorta çözümlerine erişmekte zorlanıyor Sigorta çözümlerine erişim konusuna incelendiğinde ise Avrupa'daki sigorta müşterilerinin yaklaşık yüzde 70’i çözümlere sahip olma sürecinde zorluklar yaşadıklarını belirtirken, bu oran Türkiye’de yüzde 80’in üzerinde seyretti. Bunun bir sonucu olarak, araştırmaya katılan tüketicilerin neredeyse yarısı, sigorta çözümü almaktan vazgeçtiğini söyledi. Genel kanı sigortaya erişime engel olan ana faktörün fiyat olduğu yönünde olsa da araştırmada çıkan sonuç bu tezi doğrulamadı. Türkiye’deki tüketiciler; sigorta çözümlerinin içerikleri, çözümlerdeki istisnalar ve çözümlere sahip olma koşulları konularında daha çok netlik beklediklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.