SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sera Gazı

Ekometre - Sera Gazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sera Gazı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kimya sanayisi kaynak verimliliğine odaklandı Haber

Kimya sanayisi kaynak verimliliğine odaklandı

Karbon emisyonlarıyla birlikte su tüketimi, enerji verimliliği, hammadde kullanımı ve atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması, üretimin çevresel performansını belirleyen temel göstergeler arasında öne çıkıyor. Özellikle kimya sanayisinde bu yaklaşım, kaynak tedarikinden üretim tesislerine ve sanayi bölgelerinin altyapısına kadar uzanan kapsamlı bir kaynak yönetimini beraberinde getiriyor. Sanayide yeşil dönüşümün odağı karbon emisyonlarının ötesine geçerek su, enerji, hammadde ve atık yönetimine genişliyor. Kaynakların daha verimli kullanılması, üretim maliyetlerinin azaltılmasının yanı sıra sanayinin çevresel performansında da belirleyici hale geliyor. Kimya sanayi yaptığı çalışmalarla yeşil dönüşüme öncülük ediyor. Türkiye’nin ilk Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olan GEBKİM OSB, 2025 yılında aldığı Yeşil OSB Sertifikasıyla sürdürülebilirlik çalışmalarını belgelendirirken, su ve enerji verimliliği, atık yönetimi, sera gazı emisyonlarının takibi ve yenilenebilir enerji kullanımı alanlarında çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Kimya sanayinde suyun tekrar kullanılması öne çıkıyor İklim değişikliği ile beraber su kaynakları üzerindeki baskı, sanayide suyun verimli kullanılmasından geri kazanımına kadar tüm sürecin yeniden ele alınmasını beraberinde getiriyor. Kimya sanayisinde proseslerde kullanılan suyun verimli yönetilmesi ve atıksuyun geri kazanımı, kaynak verimliliğinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. GEBKİM OSB bu alanda 100 bin metreküp hacme sahip GEBKİM Gölet Projesini hayata geçirmek üzere çalışılıyor. Gölet Projesiyle, bölgede yağmur suyu hasadı gerçekleştirilerek bölge katılımcıların alternatif su kaynağı oluşturulacaktır. Su tasarrufuna yönelik uygulamalar da mevcut tesislerde devam ediyor. Atıksu arıtma tesisinde yapılan hat revizyonlarıyla kimyasal hazırlama, çamur susuzlaştırma ünitesi ve insani kullanım gerektirmeyen temizlik işlemlerinde arıtılmış atıksu kullanılmaya başlandı. Bu uygulamayla aylık 1.000 metreküp şebeke suyu kullanımının önüne geçilirken, atıksu ve kuyu suyu arıtma tesislerinde yapılan revizyonlarla yıllık 20 bin metreküp su geri kazanılmaya devam ediyor. “Mavi Damla Projesi” ile su verimliliği analiz edilmekte Sanayide su verimliliğinin bir diğer boyutunu tüketimin ölçülmesi ve verimli kullanım için üretim süreçlerinin analiz edilmesi oluşturuyor. GEBKİM OSB tarafından Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) desteğiyle yürütülen Mavi Damla Su Verimliliği Projesi kapsamında, su kullanımının yüksek olduğu iki pilot tesisin tüketim profilleri analiz edildi. Yapılan ölçüm ve değerlendirmeler doğrultusunda firmaların uygulayabileceği su verimliliği çalışmaları belirlendi. Proje kapsamında GEBKİM OSB Yönetim Merkezi'nde de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Su Verimliliği Yönetmeliği doğrultusunda su verimliliği sistemi oluşturularak dokümante edildi. OSB’ye ait bina ve tesislerde gerekli verimlilik önlemleri alındı. OSB katılımcılarına yönelik su verimliliği eğitimleri de gerçekleştirildi. Yeşil alanlarda ise su tüketimini azaltmaya yönelik damlama sulama sistemleri kullanılıyor. GEBKİM OSB'nin 246 hektarlık alanındaki yeşil alanların 10 bin 880 metrekarelik bölümünde yağmurlama, 176 bin 64 metrekarelik bölümünde ise damlama sulama sistemi uygulanıyor. Enerji tüketimi de ölçülüyor, yenilenebilir kaynaklar artırıyor Kaynak verimliliğinin diğer önemli ayağını enerji yönetimi oluşturuyor. Sanayide enerji tüketiminin ölçülmesi, yüksek tüketim noktalarının belirlenmesi ve verimlilik sağlayan teknolojilerin kullanılması, yeşil dönüşüm yatırımlarının temel başlıkları arasında yer alıyor. GEBKİM OSB, TS EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi kapsamında enerji tüketimlerini takip etnekte ve kayıt altına almaktadır. Atıksu arıtma tesisi ve çevre aydınlatması gibi önemli enerji kullanım noktaları analizlerle izlenirken, OSB Yönetim binalarında elektrik tüketimini azaltmak amacıyla LED aydınlatma ve enerji verimli ekipman kullanımına geçildi. OSB içerisindeki belirli alanlarda bulunan Güneş Enerjisi Santrali (GES) panelleri de yenilenebilir enerji üretimine katkı sağlıyor. Sera gazı emisyonları izleniyor Yeşil dönüşümde üretimin çevresel etkisinin ölçülmesi, yatırım kadar önemli hale geliyor. Bu kapsamda GEBKİM OSB'de sera gazı emisyonlarının hesabı ve takibi OSB Yönetim Merkezi tarafından gerçekleştiriliyor. Doğrudan ve dolaylı emisyonlar izlenirken, sürdürülebilirlik raporlaması yapan ve sera gazı emisyon hesabı gerçekleştiren katılımcı firmaların oranı da takip ediliyor. Mevcut verilere göre, GEBKİM OSB katılımcılarının yüzde 31'i sera gazı hesaplarını tamamlamış durumda. Bu verilerin düzenli olarak takip edilmesi, OSB ölçeğinde çevresel performansın ölçülebilir hale getirilmesine ve gelecekteki iyileştirme çalışmalarının somut göstergeler üzerinden yürütülmesine imkan sağlıyor. Atık yönetiminden dijital dönüşüme Kimya sanayisinde çevresel performansın önemli başlıklarından biri de atıkların kaynağında azaltılması ve uygun şekilde yönetilmesi. GEBKİM OSB, TS EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi kapsamında atıkların uygun bertaraf firmalarına yönlendirilmesini, çalışanların çevre konusunda bilinçlendirilmesini ve su tüketimi, enerji kullanımı ile mevzuata uyum süreçlerinin kayıt altında tutulmasını sağlıyor. Kaynak kullanımının azaltılmasına yönelik uygulamalar yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı kalmıyor. GEBKİM OSB'nin fiziksel arşivinin dijital ortama taşınmasıyla kağıt tüketiminin azaltılması ve buna bağlı atık oluşumunun önlenmesi sağlanmakta. GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, sanayide sürdürülebilirliğin artık üretim süreçlerinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Kaynakların verimli kullanılması, çevresel etkilerin azaltılması ve üretim altyapısının geleceğin ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi sanayinin öncelikli sorumlulukları arasında yer alıyor. GEBKİM olarak su ve enerji verimliliğinden atık yönetimine, sera gazı emisyonlarının azaltılmasından, yenilenebilir enerji kullanımına kadar farklı alanlarda ölçülebilir çalışmalar yürütüyoruz. Yeşil OSB Sertifikamızla da bu çalışmalarımızı belirli kriterler çerçevesinde belgeledik. Önümüzdeki dönemde özellikle suyun geri kazanımı ve kaynak verimliliği alanındaki uygulamalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz.” dedi.

MPİOSB “Yeşil OSB” adımlarını hızlandırdı Haber

MPİOSB “Yeşil OSB” adımlarını hızlandırdı

MPİOSB Bölge Müdürü Selim Çetinkaya: “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren 373 OSB’mizden sadece 31’i Yeşil OSB Sertifikası’na sahip. Menemen Plastik İhtisas OSB olarak bu seçkin bölgeler arasına girmek istiyoruz.” Türkiye’de plastik sektörüne odaklı ilk ve tek ihtisas organize sanayi bölgesi olan Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (MPİOSB), sürdürülebilir üretim ve kaynak verimliliği hedefleri kapsamında “Yeşil OSB” olma yolundaki çalışmalarını hızlandırdı. Bölge’nin kurumsal ve teknik kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla kapsamlı bir çalışma sürdüren MPİOSB’de; Su Verimliliği, Çevre Yönetim Sistemi, Kalite Yönetim Sistemi ve Enerji Yönetim Sistemi başlıklarında temel eğitimler tamamlandı. Yeşil OSB hedefi hakkında bilgi veren MPİOSB Bölge Müdürü Selim Çetinkaya, uyguladıkları çalışma takvimi doğrultusunda yönetim sistemlerinin gerektirdiği dokümantasyon ve uygulama altyapısının hazırlanmasına başladıklarını belirtti. Haftada bir gün yeşil dönüşüm mesaisi Haftada en az bir tam gün ayrılan çalışmalar kapsamında; ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi standartlarının gerektirdiği dokümantasyon ve talimatların oluşturulduğunu vurgulayan Çetinkaya, sürdürülebilirliğin sanayi bölgelerinin geleceğinde belirleyici unsurlardan biri haline geldiğine dikkat çekerek, MPİOSB’nin bu dönüşüme güçlü bir kurumsal altyapıyla hazırlanmasını hedeflediklerini söyledi. Selim Çetinkaya, şu değerlendirmeyi yaptı: “Eylül ayı itibarıyla ülkemizde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren 373 OSB’miz bulunuyor ve bu OSB’lerimizden sadece 31’i Yeşil OSB Sertifikası’na sahip. Menemen Plastik İhtisas OSB de bu seçkin bölgeler arasına katılmak amacıyla çalışmalarımızı hızlandırdık. Bu süreci yalnızca bir belgelendirme çalışması olarak görmemekteyiz. Katılımcılarımıza sunduğumuz hizmetin kalitesini artırmak, yeni imar planımızla birlikte bölgemiz içerisinde oluşacak 220 dönümlük alanımızın nitelikli yatırımlara tahsisini sağlamak için bu sürece kritik önem vermekteyiz. Günümüz dünyasında tüm kurumsal şirketlerin çevreye ve doğaya saygılı üretim gerçekleştiren bölgelerde yatırım kararı aldıklarını görmekteyiz.” // “REKABET GÜCÜ YALNIZCA ÜRETİM KAPASİTESİ DEĞİL” Menemen Plastik İhtisas OSB’nin kaynaklarını daha verimli kullanan, çevresel performansını sürekli geliştiren ve enerji yönetimini sistematik hale getiren bir OSB yapısına kavuşmayı hedeflediğini kaydeden Çetinkaya, bu doğrultuda öncelikle kurumun yönetim sistemleri altyapısını güçlendirdiklerine işaret etti. Su Verimliliği, Çevre, Kalite ve Enerji Yönetim Sistemi temel eğitimlerini tamamladıkları bilgisini veren Selim Çetinkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eylül 2026 itibarıyla bu eğitimlerin uygulama ve dokümantasyon aşamasındayız. Haftada en az bir tam günümüzü bu sürece ayırıyoruz. ISO 9001, ISO 14001 ve ISO 50001 standartları kapsamında ihtiyaç duyulan listelerden formlara, planlardan süreçlere ve uygulama talimatlarına kadar tüm dokümantasyon altyapımızı adım adım oluşturuyoruz. Bu çalışmalarımızın tamamlanmasının ardından, ISO 14064 standardı kapsamında sera gazı emisyonlarının hesaplanması ve raporlanmasına yönelik çalışmalarımıza başlayacağız. Böylece Bölgemizin sera gazı envanterini ortaya koyarak mevcut durumumuzu ölçülebilir veriler üzerinden değerlendirmeyi ve emisyonlarımızın azaltılmasına yönelik çalışmalar için güçlü bir veri altyapısı oluşturmayı hedefliyoruz. Tüm bu hazırlıkların tamamlanmasının ardından ise Yeşil OSB sürecimizi başlatacağız. Buradaki temel amacımız, standartların istediği şartları kâğıt üzerinde karşılamak değil; bunları Bölge Müdürlüğümüzün iş yapış biçiminin bir parçası haline getirmek. Sanayide rekabet gücünün artık yalnızca üretim kapasitesi ve maliyetlerle ölçülmediği bir dönemdeyiz. Enerjiyi, suyu ve diğer kaynakları ne kadar verimli kullandığınız, çevresel etkilerinizi nasıl yönettiğiniz ve sürdürülebilirliği kurumsal yapınıza ne ölçüde entegre ettiğiniz de rekabetçiliğin temel unsurları arasında. Menemen Plastik İhtisas OSB olarak bu dönüşümde katılımcılarımıza örnek ve yol gösterici bir yapı oluşturmak istiyoruz.”

Isı yalıtımının iklim üzerindeki 5 kritik rolü Haber

Isı yalıtımının iklim üzerindeki 5 kritik rolü

Bu kapsamda yürürlüğe giren standartlar ve İklim Kanunu, sürdürülebilir bir gelecek için kritik bir çerçeve sunuyor. Binalarda tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 80’inin ısıtma ve soğutma kaynaklı olduğuna dikkat çeken Baumit Türkiye CEO’su Atalay Özdayı, “Nitelikli ısı yalıtımı, binalarda enerji tüketimini yüzde 60’a varan oranlarda azaltarak hem karbon emisyonlarını düşürüyor hem de iklim krizine karşı en hızlı ve en düşük maliyetli çözümlerden birini sunuyor” dedi. Dünya genelinde toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ından ve karbon salınımının önemli bir bölümünden sorumlu olan binalar, doğru yalıtım uygulamalarıyla önemli bir dönüşüm potansiyeli barındırıyor. Uzmanlara göre nitelikli ve doğru uygulanmış ısı yalıtımı sayesinde binaların enerji ihtiyacı yüzde 50 ila 60 oranında azaltılabiliyor. Bu da sera gazı emisyonlarının doğrudan düşürülmesine katkı sağlıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baumit Türkiye CEO’su Atalay Özdayı, “İklim kriziyle mücadelede en temiz enerji, hiç harcanmayan enerjidir. Isı yalıtımı, enerji tüketimini azaltarak karbon salımını düşüren en hızlı uygulanabilir çözümlerin başında geliyor. Aynı zamanda kullanıcıya anında tasarruf sağlıyor. Bu yönüyle hem çevre hem de ekonomi için kazan-kazan yaklaşımı sunuyor” ifadelerini kullandı. Binalarda dönüşümün anahtarı ısı yalıtımı Isı yalıtımının iklim kriziyle mücadelede kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Atalay Özdayı, bu etkinin 5 temel başlıkta öne çıktığını belirtti: 1.Emisyonların azaltılması Isı yalıtımı, ısınma ve soğutma için gereken enerji ihtiyacını önemli ölçüde azaltarak atmosfere salınan sera gazlarını doğrudan düşürür. 2. Enerji Verimliliği ve Kaynak Tasarrufu Yalıtımlı binalar daha az enerji tüketir. Bu durum, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltırken enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına katkı sağlar. 3. Kentsel Isı Adası etkisinin azaltılması Isı yalıtımı, binaların ısıtma ve soğutma ihtiyacını azaltarak enerji tüketimini düşürür; bu sayede hem karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlar hem de şehirlerin genel enerji verimliliğinin artırılmasına destek olur. 4. İklim dirençli yapılar ve konfor Aşırı sıcak ve soğuk hava koşullarına karşı iç mekân sıcaklığını koruyarak yaşam konforunu artırır, iklimlendirme ihtiyacını azaltır. 5.Yapı ömrünün uzaması ve sürdürülebilirlik Nem, küf ve korozyon gibi riskleri önleyerek yapı ömrünü uzatır; böylece yeni yapı malzemelerine duyulan ihtiyacı azaltır ve karbon ayak izini düşürür. Isı yalıtımının yalnızca bireysel tasarruf aracı olmadığını, aynı zamanda küresel ölçekte stratejik bir yatırım olduğunu belirten Özdayı, “Bugün atılacak doğru adımlar, gelecekte hem çevresel hem de ekonomik anlamda önemli kazanımlar sağlayacak” diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.