SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sayıştay

Ekometre - Sayıştay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sayıştay haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çömez’den kanser ilaçları üzerinden vurgun iddiası Haber

Çömez’den kanser ilaçları üzerinden vurgun iddiası

Çömez, Osman Arıkan Nacar, İsmet Köksal ve Ali Göl’ün de aralarında bulunduğu bir yapı tarafından E-Data, Kuyaş, Kuvva ve Gen İlaç üzerinden toplam 20 milyar liralık vurgun yapıldığını iddia etti. Çömez’den “soygun düzeni” suçlaması Turhan Çömez, Osman Arıkan Nacar özelinde AK Parti iktidarı döneminde bir “soygun düzeni” kurulduğunu öne sürdü. Çömez, Nacar’ın bürokratik kariyerindeki yükselişe dikkat çekerek özellikle Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığı döneminin incelenmesi gerektiğini savundu. Nacar’ın 2001-2002 yıllarında Silopi Verem Savaş Dispanseri’nde doktor olarak görev yaptığını belirten Çömez, sonraki yıllarda Sağlık Bakanlığı, Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Çalışma Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı gibi görevlerde bulunduğunu, ardından TİTCK Başkanlığı görevine getirildiğini söyledi. Üç isim üzerinden şirket yapılanması iddiası Çömez, Nacar’ın yanı sıra İsmet Köksal ve Ali Göl’ün de söz konusu yapılanmanın içerisinde olduğunu iddia etti. İsmet Köksal’ın İŞKUR Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı Tıbbi Malzeme Daire Başkanlığı ve SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü görevlerinde bulunduğunu belirten Çömez, Ali Göl’ün ise özellikle lösemi ve kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar ile akıllı ilaçların ithalatını yapan bir iş insanı olduğunu ifade etti. Çömez, üç ismin E-Data şirketinde yüzde 21,28’er paya sahip olduğunu ve toplamda yüzde 63,85’lik ortaklıkla şirket üzerinde kontrol sağladıklarını öne sürdü. Kanser ilaçlarında fiyat manipülasyonu iddiası Çömez, Nacar’ın TİTCK Başkanlığı döneminde Türkiye’deki ilaçların ruhsatlandırılması ve fiyatlandırılmasına ilişkin önemli yetkilere sahip olduğunu söyledi. İthal edilen kanser ilaçlarının gümrük giriş fiyatlarının manipüle edildiğini iddia eden Çömez, devlet tarafından karşılanan bazı ilaçların Türkiye’ye giriş fiyatı ile satış fiyatı arasında çok yüksek farklar bulunduğunu savundu. Çömez, 2016-2017 döneminden örnekler vererek Ninlaro isimli ilacın 468,56 liradan Türkiye’ye girdiğini, satış fiyatının ise 21 bin 693 liraya ulaştığını öne sürdü. Blincyto isimli ilacın ise 160,68 liralık giriş fiyatına karşılık 6 bin 862 liraya satıldığını iddia etti. Çömez, bu fiyat farklılıklarının aracılar ve ilgili şirketler açısından yüksek kazanç oluşturduğunu savundu. Akıllı ilaç kullanımının gerilediğini söyledi Çömez, Türkiye’de akıllı ilaç kullanım oranının yıllar içerisinde önemli ölçüde düştüğünü iddia etti. 2019’da yüzde 18 olan kullanım oranının 2020’de yüzde 17’ye, 2021’de yüzde 15’e, 2022’de yüzde 6’ya ve 2024’te yüzde 3’e gerilediğini belirten Çömez, yüksek ilaç fiyatlarının hastaların tedaviye erişimini zorlaştırdığını savundu. Çömez ayrıca Avrupa ülkelerinde akıllı ilaç kullanım oranının çok daha yüksek olduğunu öne sürerek Türkiye’deki uygulamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Vatandaşların mahkemeye yönlendirildiğini öne sürdü Çömez, bazı kanser hastalarının doktorları tarafından akıllı ilaç tedavisine yönlendirildiğini ancak ilaçların kamu tarafından karşılanmaması nedeniyle hastaların hukuki yollara başvurmak zorunda kaldığını iddia etti. Bu süreçte açılan davaların sayısının arttığını belirten Çömez, mahkemeler sonucunda ilaç bedelinin kamu tarafından karşılanmasına karar verilen dosyalar bulunduğunu söyledi. Nacar’ın 237,6 milyon liralık hisse alımı iddiası Çömez, Osman Arıkan Nacar’ın E-Data şirketindeki yüzde 21,28 oranındaki hisseyi 237,6 milyon lira karşılığında satın aldığını öne sürdü. Bu miktarın Nacar’ın geçmişteki kamu görevleri ve mesleki kariyeriyle karşılaştırıldığında açıklanması gerektiğini savunan Çömez, söz konusu servetin kaynağının araştırılmasını istedi. Dört şirket üzerinden manipülasyon iddiası Çömez, E-Data’nın yanı sıra Kuyaş, Kuvva ve Gen İlaç hisselerinde de benzer bir işlem modeli uygulandığını iddia etti. Söz konusu şirketlerin hisselerinde önce sert yükselişler yaşandığını, ardından zirve seviyelerinden satış yapıldığını ve fiyatların gerilediğini öne süren Çömez, bu işlemler nedeniyle yatırımcıların zarar ettiğini savundu. Çömez, E-Data’da Pardus ve Teknoloji fonlarının da aralarında bulunduğu 9 fonun, Kuyaş’ta 6, Kuvva’da 2 ve Gen İlaç’ta ise 23 fonun kullanıldığını iddia etti. Sayıştay raporuyla ilgili çağrı Çömez, Nacar’ın TİTCK Başkanlığı döneminde ilaç fiyatlarıyla ilgili Sayıştay incelemesi yapıldığını ancak söz konusu rapora ilişkin ayrıntılara ulaşamadığını öne sürdü. Sayıştay Başkanlığına çağrıda bulunan Çömez, kanser ilaçlarının fiyatlandırılmasıyla ilgili inceleme ve raporların kamuoyuna açıklanmasını istedi. “20 milyar liralık işlem söz konusu” Çömez, E-Data, Kuyaş, Kuvva ve Gen İlaç üzerinden gerçekleştirildiğini iddia ettiği işlemlerin toplam büyüklüğünün 20 milyar liraya ulaştığını savundu. Osman Arıkan Nacar’ın yurt dışına kaçtığını da öne süren Çömez, emniyet ve savcılık makamlarının özellikle Gürcistan bağlantısını araştırması çağrısında bulundu. Kurumlara soruşturma çağrısı Çömez, SPK, BDDK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Borsa İstanbul, Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Devlet Denetleme Kurulu ve MASAK’ın söz konusu iddiaları incelemesi gerektiğini söyledi. İddiaların yalnızca kişiler üzerinden değil, kurumların denetim süreçleri açısından da ele alınması gerektiğini savunan Çömez, Meclis’te konunun araştırılması için komisyonlar kurulması çağrısında bulundu. Çömez, iddiaların araştırılmasının iktidar açısından da gerekli olduğunu belirterek, sistemde varsa denetim zafiyetlerinin ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Sayıştay tarımsal kredilerin kimlere verildiğini bulamadı Haber

Sayıştay tarımsal kredilerin kimlere verildiğini bulamadı

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Sayıştayın Tarım ve Orman Bakanlığı raporunda, Ziraat Bankası aracılığı ile Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere kullandırılan kredilerle ilgili olarak hangi kooperatiflere ne şartlarda kredi verildiği ve verilen bu kredilerin geri dönüşlerine ilişkin yeterli veriye ulaşılamadığını vurgulayarak, “Bakanlık ısrarla bu verileri, bu bilgileri Sayıştay’dan dolayısıyla milletten gizliyor. Bu krediler kime kullandırıldı, geri ödemeleri yapıldı mı, bilinmiyor. Bu veriler hangi gerekçelerle Bakanlığın bilançolarında yer almamaktadır?” diye sordu.  Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan, 136 sayfalık Tarım ve Orman Bakanlığı 2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporu’nu Meclis gündemine taşıyan Milletvekili Karal, raporda usule aykırı 27 bulgu tespit edildiğini söyledi.    “Sayıştay, Bakanlık bilançolarında yeterli veriye ulaşamamış” Sayıştay denetçilerinin yaptığı tespitlerde, Bakanlığın 2023 mali rapor ve tablolarına ilişkin, birçok eksik ve hatalı uygulamanın gözler önüne serildiğini kaydeden Karal, “Raporda yer alan 11 No’lu bulguda; 31.12.2023 tarihli bilanço günü itibarıyla Ziraat Bankası aracılığı ile Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere kullandırılan kredilerle ilgili olarak hangi kooperatiflere ne şartlarda kredi verildiği bilgileri ve verilen bu kredilerin geri dönüşlerine ilişkin yeterli veriye ulaşılamadığı belirtilmiş. Raporda, Tarım ve Orman Bakanlığına tahsis edilmiş ödeneklerden bugüne kadar verilen kredilerin ne kadarının geri döndüğünün ne kadarının zamanında ödenmediğinin, Bakanlıkça bilinmediği ve izlenemediği tespit edilmiş.” diye konuştu.   “Tarımsal krediler kime kullandırıldı, geri ödemeleri yapıldı mı yapılmadı mı, bilinmiyor” Milletvekili Karal, kullandırılan kredilerin kime verildiğinin ve akıbetinin Bakanlık tarafından bilinmemesini ‘skandal’ olarak nitelendirdi. Sayıştay’ın aynı bulguyu 2015 ve 2022 yılları arasında hazırladığı denetim raporlarında da tespit ettiğine dikkat çeken Karal, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Tam 8 yıldır kurumun hesaplarından kullandırılan krediler ile bu kredilerden yapılan tahsilatların hangi kooperatiflere ait olduğu, borcunu ödemeyen kooperatiflerin hangileri olduğu, zamanaşımına uğrayan alacakların, Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun hükümlerinden yararlananların ve vadesinde tahsil edilemeyen kredilerden takibe düşenlerin kimler olduğu tespit edilemiyor. Bakanlık ısrarla bu verileri, bu bilgileri Sayıştay’dan dolayısıyla milletten gizliyor. Bu krediler kime kullandırıldı, geri ödemeleri yapıldı mı, bilinmiyor. Ve işin ilginç tarafı Sayıştay 2015 yılından bu yana bu usulsüzlüğü tespit etmesine rağmen Bakanlık hiç oralı bile olmuyor.”   “2015-2023 yılları arasında hangi kooperatiflere, ne şartlarda ne kadar kredi verilmiştir?” DEVA Partili Karal, söz konusu Sayıştay raporuna ilişkin verdiği soru önergesinde Bakan Yumaklı’dan şu sorulara yanıt vermesini istedi:  “1) Sayıştay raporuna göre Bakanlığa tahsis edilen ödeneklerden hangi kooperatiflere ne şartlarda kredi verildiği bilgileri ve verilen bu kredilerin geri dönüşlerine ilişkin yeterli veriler hangi gerekçelerle Bakanlığın bilançolarında yer almamaktadır?  2) Bakanlık, Sayıştay’ın bulgu ve tespitlerine rağmen söz konusu işlemlere ilişkin 8 yıldır neden bir düzenleme yapmamıştır? 3) Kooperatiflere kullandırılan kredilerin geri dönüşlerine ilişkin sağlıklı bir veri tabanı neden oluşturulmamıştır?  4) 2015-2023 yılları arasında hangi kooperatiflere, ne şartlarda ne kadar kredi verilmiştir?  5) 8 yıllık sürede borcunu ödemeyen kaç kooperatif vardır? Bu kooperatiflerin Bakanlığa borcu ne kadardır?  6) 2015-2023 yılları arasında Ziraat Bankası aracılığı ile Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere kullandırılan kredilerin ne kadarının geri ödemesi yapılmıştır?”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.