SON DAKİKA
Hava Durumu

#Savunma Sanayisi

Ekometre - Savunma Sanayisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Sanayisi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye ile Irak ticaretinde yeni hedef 30 milyar dolar Haber

Türkiye ile Irak ticaretinde yeni hedef 30 milyar dolar

Bolat, gümrük sistemlerinin entegrasyonu, Kalkınma Yolu Projesi ve enerji koridorlarının bu hedefe ulaşmada kritik rol oynayacağını söyledi. Ankara'da düzenlenen Türkiye-Irak İş İnsanları Yuvarlak Masa Toplantısı'nda konuşan Bolat, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin ticaret, yatırım, müteahhitlik, ulaştırma, savunma sanayisi, turizm ve hizmetler alanlarında güçlenerek ilerlediğini belirtti. Ticaret hacmi 30 milyar dolara çıkarılacak Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacminin halen 17 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu ifade eden Bolat, Kovid-19 sonrası dönemde ve enerji fiyatlarının yükseldiği süreçte bu rakamın 24 milyar dolara ulaştığını hatırlattı. Irak'ın, Türkiye'nin dış ticaretinde beşinci sırada yer aldığını belirten Bolat, orta vadede ticaret hacmini 30 milyar dolara yükseltmeyi amaçladıklarını söyledi. Türk müteahhitlerden Irak'ta 40 milyar dolarlık proje Bolat, Irak'ın Türk müteahhitlik sektörü açısından en önemli pazarlardan biri olduğunu belirterek, Türk firmalarının bugüne kadar ülkede toplam 40 milyar dolar değerinde 1.157 projeyi tamamladığını açıkladı. Türk müteahhitlerinin dünya genelinde yaklaşık 13 bin projede 566 milyar dolarlık iş hacmine ulaştığını kaydeden Bolat, Irak'ın bu portföyde önemli bir paya sahip olduğunu vurguladı. Kalkınma Yolu ve enerji koridorları öne çıkıyor Bölgedeki jeopolitik gelişmelerin enerji arz güvenliğini etkilediğine dikkat çeken Bolat, Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın tam kapasiteyle yeniden devreye alınmasının ve Basra'dan Ceyhan'a uzanacak yeni bir petrol hattının hayata geçirilmesinin önemine işaret etti. Bolat, Fav Limanı'ndan başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu Projesi'nin iki ülke arasındaki ticaret ve lojistik bağlantısını güçlendireceğini ifade etti. Gümrük entegrasyonu ticareti hızlandıracak Irak'ın uygulamaya aldığı ASYCUDA gümrük sisteminin İbrahim Halil Sınır Kapısı'na entegre edilmesinin ticaret süreçlerini hızlandıracağını belirten Bolat, sistemin belirsizlikleri azaltarak sınır geçişlerini daha etkin hale getireceğini söyledi. Bolat ayrıca, Irak'ın TIR Sözleşmesi kapsamındaki uygulamalarına yönelik her türlü iş birliğine hazır olduklarını dile getirdi. Körfez'e transit ticaret genişliyor Türkiye ile Suudi Arabistan arasında uygulanmaya başlanan transit vize sistemi sayesinde Irak üzerinden Suudi Arabistan, Kuveyt ve diğer Körfez ülkelerine yönelik ticaret koridorlarının güçlendiğini ifade eden Bolat, Kalkınma Yolu Projesi'nin yeni lojistik merkezleri, yatırımlar ve müteahhitlik faaliyetlerine de ivme kazandıracağını belirtti. Anlaşmalar ve vizelerde yeni adımlar Bolat, Türkiye ile Irak arasında imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın yürürlüğe girmesinin yatırım ortamını güçlendireceğini söyledi. Toplantıda konuşan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ise gümrük uygulamalarındaki farklılıkların giderilmesi, bankacılık işlemlerinin kolaylaştırılması ve iş insanlarına yönelik çok girişli ticari vizelerin hayata geçirilmesinin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri daha da güçlendireceğini ifade etti.

NATO 3.0'da Türkiye’nin rolü değişiyor Haber

NATO 3.0'da Türkiye’nin rolü değişiyor

Ekonomist Hakan Topkurulu, kritik sorunun üretim planlamasının Avrupa'nın ihtiyaçlarına göre mi yoksa Türkiye'nin savunma önceliklerine göre mi şekilleneceği olduğunu söyledi. Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ni "tam bir keskin viraj alma toplantısı" olarak nitelendiren Topkurulu, "NATO arabası bu virajı alırken devrilebilir de yola devam da edebilir. Şu anki izlenim arabanın devrilmeden devam edeceği yönünde" dedi. Trump’ın NATO 3.0'a etkisi Ekonomist Hakan Topkurulu, yaptığı açıklamada NATO 3.0 sürecini değerlendirdi. Amerika Birleşik Devletleri'nin son yıllarda gerileyen gücünü yeniden tesis etmek amacıyla çeşitli adımlar attığını ifade eden Topkurulu, "Trump'ın yeniden iktidara gelmesi, aslında Amerikan hâkim sınıflarının kendi içlerinde aldığı stratejik bir karardır; bunu basit bir halk oylaması olarak düşünmek fazlasıyla iyimser bir yaklaşım olur. Trump, küreselcilerden farklı olarak Amerikan halkına öncelikle 'Biz küçüldük, Amerika'yı yeniden büyük yapacağız' vaadinde bulundu" ifadelerini kullandı. Bu hedef doğrultusunda ilk etapta ekonomik yöntemlerin tercih edildiğini belirten Topkurulu, "Özellikle Çin ve Avrupa başta olmak üzere kendi müttefikleriyle giriştikleri bir gümrük vergisi savaşıyla denediler. Ancak bu savaştan istedikleri sonucu alamadılar ve Amerika'da borçlanma tırmanmaya, dolayısıyla çöküş devam etmeye başladı" değerlendirmesinde bulundu. Venezuela, Grönland ve Panama örnekleri Bunun ardından ABD'nin hedeflerine ulaşmak için doğrudan müdahale yöntemini tercih ettiğini öne süren Topkurulu, "2026'nın hemen başında, 3 Ocak'ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu eşiyle birlikte kaçırdılar; Maduro hâlâ hapiste. Ardından Grönland'ı Danimarka'dan almak, Panama Kanalı'nın ABD'ye devredilmesini sağlamak gibi çeşitli seçenekler üzerinde durdular ve nihayetinde İran'a saldırmayı tercih ettiler. Çünkü Venezuela'nın petrolünü şimdilik ele geçirmiş olsalar da bu onlara yetmiyor" dedi. 'Rotamızı kendimiz oluşturmalıyız’ Türkiye'nin savunma sanayisinde önemli başarılar elde ettiğini belirten Topkurulu, NATO ülkelerinin de bunu net şekilde gördüğünü söyledi. NATO 3.0 sürecinde Türkiye açısından en kritik başlığın savunma sanayisi ve silah üretimi olduğunu ifade eden Topkurulu, "Bugüne kadar NATO içinde bir kanat ülkesi görevi gören Türkiye'ye, şimdi çok daha farklı fonksiyonlar yüklenmeye çalışılıyor. Bunlardan en önemlisi, Türkiye'yi Avrupa ülkelerinin konvansiyonel silah tedarikçisi haline getirmek" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bu süreçte kendi önceliklerini koruması gerektiğini vurgulayan Topkurulu, Avrupa'nın ihtiyaçlarına göre değil, Türkiye'nin kendi savunma ihtiyaçlarına göre üretim ve öncelik planlaması yapılmasının önem taşıdığının altını çizdi.

NATO Zirvesi savunma sanayisine güç katacak Haber

NATO Zirvesi savunma sanayisine güç katacak

Zirve kapsamında yapılacak Savunma Sanayisi Forumu'nda milyarlarca dolarlık iş birlikleri ve yeni tedarik anlaşmalarının hayata geçirilmesi bekleniyor. Savunma sanayisindeki yerli üretim ve ihracat başarısıyla dikkat çeken Türkiye, NATO Zirvesi kapsamında düzenlenecek Savunma Sanayisi Forumu'nda uluslararası iş birliklerini genişletmeye hazırlanıyor. Diplomatik ve askeri başlıkların yanı sıra ekonomik boyutuyla da öne çıkan zirvenin, Türk savunma sanayisi için yeni ihracat kapıları açması bekleniyor. Milyarlarca dolarlık anlaşmalar masada NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara Zirvesi'nin en önemli gündemlerinden birinin savunma sanayisi olacağını belirterek, zirvenin ilk gününde ittifak tarihinin en kapsamlı savunma sanayisi etkinliğinin gerçekleştirileceğini açıkladı. Forum kapsamında çok sayıda savunma sözleşmesi, mutabakat zaptı, niyet mektubu ve ortak üretim projelerinin duyurulması bekleniyor. Rutte, NATO ekosisteminde faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin Türk savunma sanayisi şirketinin zirvede önemli bir vitrine çıkacağını ifade ederek, transatlantik savunma sanayisi iş birliğinin daha da güçleneceğini söyledi. Erdoğan: Ticaretin önündeki engeller kaldırılmalı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da savunma sanayi ticaretinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirterek, müttefikler arasında adil yük paylaşımının önemine dikkat çekti. Erdoğan, Türkiye'nin savunma harcamalarını artırmaya devam ettiğini ve NATO operasyonlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer aldığını vurguladı. İTO: Zirve ekonomik açıdan da kritik İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, zirveye katılacak ülkelerin toplam ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 70 trilyon dolara ulaştığını belirterek, organizasyonun Türkiye'nin savunma sanayisindeki son 20 yıllık başarısını dünyaya göstereceğini ifade etti. Avdagiç, Teknopark İstanbul'un da ileri teknoloji üretiminde önemli rol üstlendiğini söyledi. Savunma sanayisi ekonomiye güç katıyor Prof. Dr. Kerem Alkin, savunma sanayisinin yüksek katma değerli ihracat sayesinde dış ticaret ve cari açığın azaltılmasına önemli katkı sağladığını belirtti. Savunma ihracatının yalnızca gelir üretmediğini, aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası stratejik ortaklıklarını da güçlendirdiğini ifade eden Alkin, zirvenin yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağını söyledi. Ortak üretim dönemi öne çıkıyor SETA Araştırmacısı Doç. Dr. Murat Aslan ise küresel savunma sanayisinde artık hazır alım yerine ortak üretim modelinin öne çıktığını belirtti. Türk savunma sanayisinin esnek üretim kabiliyeti, rekabetçi maliyetleri ve yüksek teknoloji kapasitesiyle önemli avantaj sağladığını ifade eden Aslan, NATO Zirvesi'nin Avrupa başta olmak üzere yeni pazarlarda Türk firmaları için önemli fırsatlar oluşturacağını söyledi. Uzmanlara göre zirvede imzalanacak olası anlaşmalar yalnızca ihracat gelirlerini artırmayacak; teknoloji transferi, ortak üretim ve uzun vadeli sanayi iş birlikleri açısından da Türkiye'nin küresel konumunu güçlendirecek.

Kritik minerallerde yeni cephe: Grönland Haber

Kritik minerallerde yeni cephe: Grönland

Nikkei’nin haberine göre Tokyo yönetimi, Danimarka’ya bağlı özerk bölge olan Grönland’daki rezervlerin büyüklüğünü ve ekonomik potansiyelini değerlendirmek için yaz aylarından itibaren bölgeye jeologlar gönderecek. Çalışmalar kapsamında maden sahalarının işletme maliyetleri analiz edilirken, kaynakların ticari olarak değerlendirilebilir olup olmadığı da araştırılacak. Japonya’nın girişimi, kritik mineral tedarik zincirini çeşitlendirme ve stratejik kaynaklarda alternatif tedarik kanalları oluşturma hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle elektronik, savunma sanayisi, yenilenebilir enerji teknolojileri ve ileri teknoloji üretiminde kullanılan nadir toprak elementleri, son yıllarda ülkelerin ekonomik ve stratejik öncelikleri arasında yer alıyor. Fizibilite çalışmalarının ardından Japon şirketlerinin Grönland’daki madencilik projelerine yatırım yapabilmesi için teknik ve ekonomik değerlendirmelerin tamamlanması hedefleniyor. Böylece bölgedeki potansiyel kaynakların geliştirilmesi ve yeni yatırım fırsatlarının oluşturulması amaçlanıyor. Kritik mineraller alanında küresel rekabetin giderek arttığı bir dönemde Grönland, sahip olduğu zengin rezerv potansiyeliyle birçok ülkenin ilgisini çekiyor. Japonya’nın son hamlesi de Çin’e bağımlılığı azaltma ve tedarik güvenliğini güçlendirme yönündeki uluslararası eğilimin bir parçası olarak öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.