SON DAKİKA
Hava Durumu

#Savunma Sanayi

Ekometre - Savunma Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TCK BY Kıraç’tan 2026’ya 8 milyar TL ciro hedefi Haber

TCK BY Kıraç’tan 2026’ya 8 milyar TL ciro hedefi

TCK by Kıraç markasıyla yol güvenliği, enerji ve savunma sanayinde faaliyet gösteren Kıraç Galvaniz, gerçekleştirdiği yatırımcı sunumunda büyüme stratejisini, yeni yatırımlarını ve küresel hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya yerli ve yabancı yatırımcılar, portföy yönetim şirketleri ve finans kuruluşları yoğun ilgi gösterdi. Bozüyük yatırımıyla üretimde sıçrama 2025 yılında devreye alınan ve yaklaşık 1,35 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip Bozüyük entegre üretim tesisi, şirketin kapasite ve verimlilik yapısında belirleyici rol oynadı. Dijital izlenebilirlik sistemleri, robotik hatlar ve çevreci galvaniz teknolojileriyle donatılan tesis, TCK by Kıraç’ın operasyonel verimliliğini artırarak şirketi bölgesel üretici konumundan küresel rekabet düzeyine taşıdı. Bursa Başköy’de yapımı devam eden ve makine parkuru hariç inşaat ve altyapı yatırım harcamasının 500 milyon TL olması öngörülen yeni üretim tesisinin 2027 yılında tamamlanması hedefleniyor. Savunma ve Enerjide stratejik konumlanma Kıraç Galvaniz, savunma sanayinde attığı adımlarla yalnızca üretim kapasitesini değil, küresel sistemlere entegrasyon gücünü de yukarı taşıyor. Şirketin NATO Support and Procurement Agency (NSPA) tedarik sistemine kabul edilmesi, uluslararası savunma projelerine doğrudan erişim sağlayan kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE) tedarikçi platformuna dahil olunması, yerli projelerdeki operasyonel rolünü derinleştiriyor. Bu çift yönlü konumlanma, TCK by Kıraç’ı hem global hem de yerel savunma ekosisteminde aktif bir oyuncu haline getiriyor. Enerji tarafında ise güneş enerjisi altyapı konstrüksiyonları üretimiyle büyümesini sürdüren şirket, yenilenebilir enerji yatırımlarındaki ivmeyi fırsata çevirerek portföyünü genişletiyor. Yol güvenliği sistemleri, solar enerji altyapısı ve savunma sanayi olmak üzere üç ana iş kolunda ilerleyen bu yapı; Avrupa, Orta Doğu ve Balkanlar’da süren faaliyetlerin yanı sıra Gürcistan ve Romanya’daki yapılanmalarla desteklenerek uluslararası pazarlarda daha derin ve sürdürülebilir bir büyüme modeline dönüşüyor.Müşteri portföyünde Amerika’ dan Çin’ e kadar sektörlerinde önemli birçok firmayla işbirliği yapan TCK by KIRAÇ, global şirket olma vizyonuyla çalışmalarını büyük bir tititizlikle yürütüyor. “Küresel oyuncu konumumuzu güçlendiriyoruz” TCK by Kıraç Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, şirketin dönüşüm sürecine ve küresel hedeflerine dikkat çekti. Malçok, “son yıllarda hayata geçirdiğimiz yatırımlar ve stratejik adımlar sayesinde, TCK by Kıraç’ı küresel ölçekte rekabet eden bir yapıya taşıdık. Bozüyük fabrika yatırımımız ve planladığımız yeni tesislerle üretim gücümüzü büyütürken; savunma sanayi, solar enerji ve yol güvenliği sistemlerinde kurduğumuz dinamik yapı ile daha güçlü, daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir bir küresel oyuncu haline geliyoruz” dedi.

Erdoğan: Hedefimiz savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye Haber

Erdoğan: Hedefimiz savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye

Yalova Sefine Tersanesi’nde düzenlenen ‘Mavi Vatana Güç; Yeni Deniz Platformları Teslimat Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “2002 yılında savunma projelerimizin bütçe büyüklüğü 5.5 milyar dolarken bugün rakam 16 kat artışla 90 milyar dolara ulaştı” dedi. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle ; Donanmamızın caydırıcılığını daha da artıracak projelerin teslim töreni nedeniyle bir aradayız. TCG Derya, TCG Anadolu'dan sonra en büyük gemi olma özelliğine sahiptir. MİLGEM projesinin 5. gemisi olan TCG İstanbul yerli imkanlarla üretilen ilk milli fırkateyndir. Teslimatı yapılan gemilerimizin donanma ve TSK'ya hayırlı olmasını diliyorum. Dosta güven düşmana korku verecek İlk insansız su üstü aracımızı da donanmamıza teslim ediyoruz. Marlin SİDA görevlerini insansız ve tam otonom olarak icra edecektir. Denizlerdeki hakimiyetimizi destekleyecek, dosta güven, düşmana korku verecektir. Projeye hayat veren mühendislerimizi, teknisyen, işçileri kutluyorum. Bu projelerin sırrı kurumlarımız arasındaki giderek gelişen yakın işbirliği ve koordinasyondur. SSB öncülüğünde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, tersaneler, ilgili kurumlar ahenkli bir şekilde çalışıyor. Kurumlar arası eşgüdüm güçlendikçe de oyun değiştiren projeler ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde bu koordinasyonu çok daha ileriye taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Yüzde 80 yerlilik oranına ulaştık Bu anlayışla Mavi Vatan'ın güvenliğini temin için birçok projeyi hayata geçirdik. Yüzde 80'e varan yerlilik oranına ulaştık. Gemilerin sadece inşasını yapmakla kalmıyoruz. İnşa edilen gemilerde sensör, faydalı yük, silah ve mühimmatları yerli ve milli olarak üretebiliyoruz. Savunma Sanayinde güçlülük ve bağımsızlık vurgusu Bu projeler savunma sanayi hedeflerimizin de tek tek gerçekleşmekte olduğunu gösteriyor. Günümüzde savunma alanında güçlü ve bağımsız olmayan ülkelerin istikballerine güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Rusya-Ukrayna savaşından Gazze'deki katliamlara, Suriye'deki zulümden, Libya'daki krize kadar her hadise yanı başımızda vuku buluyor. Türkiye tüm bu gerilimlerin ortasında ayaklarına yıllardır takılan çelmelere rağmen istikrar abidesi olarak adından söz ettiriyor. Çatışmaların sona erdirilmesi için de gayret sarf ediyoruz. 2 yıl önce çatışmaların daha ilk aylarındayken Rusya-Ukrayna arasında başlattığımız sürecin önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Savaş lobilerinin sabote etmek istediği bu süreç hedefine ulaşabilseydi, on binlerce insan hayatta kalacaktı. Bizi eleştirenlerin bugün bize hak verdiğini görüyoruz. Emin olun benzer bir pişmanlık Gazze'deki trajedi için de yaşanacaktır. İsrail yönetimine sınırsız destek verenleri hepimiz ibretle takip ediyoruz. İsrail'in işlediği katliamlara göz umanlar yarın keşke demekten kurtulamayacak edamet yaşayacaktır. 25 bine yakın masum Gazzeli'nin katli başta olmak üzere 100 bin kişinin canını yakanlar bunların yakıcı sonuçlarıyla yüzleşeceklerdir. Uluslararası alandaki yansımalarına şahit olmaya başladık. En son kötü sınavlarını Gazze meselesinde veren batılı ülkelerin artık hiçbir inandırıcılığı kalmadı. Lafa gelince demokrasi avaneliğini kimseye bırakmayanların faşist yüzleri ortaya çıktı. 105 gündür vahşice öldürülen çocukları, bebekleri görmediler. Zulmü engelleyecek tek bir adım dahi atılmadı. Daha önce Irak'ta Bosna'da Suriye'de Somali'de olduğu gibi küresel güvenliği sağlamakla mükellef kurumlar başarısız oldu, sınıfta kaldı. Günümüzün Führeri Netanyahu'nun Filistin halkına yönelik soykırıma varan barbarlıklarını izlemekle yetindiler. 10 milyar 240 milyon dolarlık yeni sözleşme imzaladık Tüm bu yaşananlar özellikle bunların karşısında en fazla yükselten ülkelerden biri biziz. 2002 yılında savunma projelerimizin bütçe büyüklüğü 5.5 milyar dolarken bugün rakam 16 kat artışla 90 milyar dolara ulaştı. 185 ülkeye 230 çeşit ürün satarak toplamda 5.5 milyar dolarlık ihracat tutarı yakaladık. Bu dönemde 10 milyar 240 milyon dolarlık yeni sözleşme imzalandı. Ülkemiz kendi savaş gemisini tasarlayan 10 ülke arasında yer alıyor. Elektronik harp alanında öncü olan ülkemiz İHA ve SİHA üretiminde ise dünyanın ilk 3-4 ülkesinden biri. Bunu da büyük güçlerin desteğiyle değil tedarikçilerin zorluklarına rağmen başardık. Kendi göbeğimizi kendimiz kestik. Hedefimiz savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye Teröre karşı yürüttüğümüz mücadelede sürekli engellerle karşılaşırdık. Sınırlarımız içinde ve dışında terörle mücadele operasyonlarını rahatça yapabiliyoruz. Suriye ve Irak'taki terör bataklıkları kurutuluncaya kadar teröre karşı mücadeleyi kararlılıkla devam ettireceğiz. Elbette tüm bu adımları atarken şu gerçeği unutmuyoruz. Savunma sanayi duraklamayı kabul etmeyen, tempolu çalışmayı gerektiren dinamik bir alandır. Hedefimiz savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye'dir. Rabbim yar ve yardımcımız olsun."

Cevdet Yılmaz, Elektronik harbin önemini anlattı Haber

Cevdet Yılmaz, Elektronik harbin önemini anlattı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Modern savunma anlayışının hızla gelişmesi elektronik harbin önemini artırdığını ifade etti. Teknolojinin yükselişiyle güvenlik alanı artık konvansiyonel yöntemler ve silah sistemleriyle sınırlı kalmadığını belirten Yılmaz, “Günümüzde elektronik sistemler ve cihazlar, modern askeri operasyonlarda çok önemli rol oynamakta ve bu sistemleri bozma, koruma ve kullanma yeteneği bir çatışmanın sonucunu büyük ölçüde etkileyebilmektedir. Diğer yandan yapay zekâ, büyük veri, malzeme teknolojisi ve siber güvenlik alanlarındaki teknolojik ilerlemeler, Elektronik Harp alanını giderek daha karmaşık hale getirmektedir. Elektronik Harp ile düşmanın elektromanyetik spektrum üzerindeki sistemlerini etkisiz hale getirmeyi veya onları yanıltmayı başarabiliyorsunuz. Aynı zamanda düşmanın benzer aktiviteleri sizin dost kuvvetlerinize yapmasını da engellemiş oluyorsunuz. Bombalar, füzeler ve mermiler kullanmasanız da yaptığınız bu harp, diğer bilinen yöntemlerle yaptığınız harbin etkisini ve başarıya ulaşma şansını arttırıyor. Yani aslında kuvvet çarpanı niteliğinde etkiler oluşturuyor. Dolayısıyla günümüz savaşlarında, artık düşmanın iletişim sistemlerinden radarlarına, elektronik cihazlarından bilgisayar ağlarına kadar birçok katmanda elektronik harp yöntemlerinin kullanılması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu. ‘Ülkelerin bağımsızlığını koruması ve caydırıcılığını sağlaması ancak elektronik harp sistemlerinin milli olarak tasarlanıp geliştirilmesiyle ve bu sistemlerin sahada etkin şekilde kullanılmasıyla mümkündür’ diyen Yılmaz sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Savaşların kazananı yoktur, barışında kaybedeni yoktur. Savaşa yapılan hazırlık caydırıcılık olmak aynı zamanda huzurun ve barışın temelini oluşturuyor. Dolasıyla milli olarak bunu başarmak zorundayız. Şu anda dünya genelinde devletler, yakın geçmişte yaşanan savaşlardan ve özellikle şu anda devam etmekte olan Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan çıkardıkları derslerle Elektronik Harp kabiliyetlerinin önemini bir kat daha anlamış durumdadır. En gelişmiş Elektronik Harp sistemlerine sahip olabilmek, bu konudaki yeteneklerini geliştirmek ve güçlendirmek için ülkelerin büyük çaba için ve yarış içinde olduğunu görüyoruz. Türkiye’de, bu alanda büyük ilerlemeler kaydedilerek, yerli ve milli Elektronik Harp sistemleri ile harp alanında Silahlı Kuvvetlerimize üstünlük ve ulusal güvenliğimize katkı sağlanmaktadır. Böylece hem uluslararası düzeyde elimizin güçlenmesine hem de ihracat potansiyeli sayesinde ekonomimize büyük ölçüde olumlu yansımalar kaydetmektedir.” Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığının yakın işbirliği ve koordinasyonu ile; özgün, yerli, ileri teknolojili projeler ve millî çözümler hayata geçirildiğine değinen Yılmaz, “Yönlendirilmiş kızılötesi karşı tedbir sistemi, kızılötesi füze ikaz sistemi, deniz karakol gemileri için geliştirilen Elektronik Destek Sistemi, ARES, KORAL, MİLKAR, SANCAK, SEYMEN gibi projeler, Türkiye’nin özgün harp doktrinini şekillendirmektedir. Ürettiğimiz kara, deniz ve hava konuşlu insanlı ve insansız platformlar üzerindeki elektronik harp sistemlerimiz, harekât alanında çok etkili olmuştur kendisini ispatlamıştır” dedi. Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Elektronik Harbi en iyi uygulayan ordular arasında yerini aldığını vurguladı. Elektronik harp sistemlerinin harekât merkezi ile doğrudan veya dolaylı olarak çok hızlı haberleşme imkânına sahip olduğuna işaret eden Yılmaz, “Operasyonel ihtiyaçlara göre belirli sistemler hızlıca aktif hale getirilerek hava ve kara kuvvetlerinin manevralarına aktif destek verebilmektedir. Devam eden çalışmalar kapsamında önümüzdeki dönemde seyrüsefer elektronik harp sistemlerimiz ile mavi vatanda da daha güçlü hale geleceğiz. Elektronik harbin özellikle Sinyal İstihbaratı ve Siber fonksiyon alanları ile etkin koordinasyonu ve iş birliği süreçlerinin geliştirilmesine odaklanmış durumdayız. Devam eden projelerimizle; özellikle kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın azaltılması, eğitim ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi ve muhafazası, yeni ve yerli teknoloji hamleleri ile kararlı ve sürdürülebilir elektronik harp avantajları oluşmasını hedefliyoruz” diye konuştu. Elektronik Harp konusunda Türkiye’yi daha da ileri bir seviyeye ulaşmasına yönelik bilimsel ve yapıcı katkıları çok değerli bulduklarını ifade eden Yılmaz, “Temel bilgilerin olmadığı teknolojik kabileyetler bir sınıra kadar yetişiyor. İlk kez düzenlenen Elektronik Harp Sempozyumu’nu önemsiyor konferans, sempozyum ve çalıştay gibi faaliyetlerle bu alanı akademik ve bilimsel yönden sürekli geliştirmek ve desteklemek istediğimizi vurgulamakta yarar, buluyorum. Bu çalışmaların ortaya çıkaracağı fikri sinerjinin, ülkemizin geleceğine yön verecek anlayış ve uygulamalar ile elektronik harp alanında yetenek kazanımına olumlu yansıyacağına ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı. Savunma sanayi ve inovasyon odaklı üretim ekosisteminin tüm paydaşlarını elektronik harp alanıyla daha yakından ilgilenmeye, bu alandaki fırsatları değerlendirmeye davet eden Yılmaz şunları kaydetti: “Elektronik Harp Sempozyumuna rekor seviyede katılım olmasından bu konuya ne kadar büyük bir talep olduğunu ve aslında ne kadar çok sektörü ilgilendiren bir alan olduğunu da hep birlikte görüyoruz. İnsansız savunma araçlarıyla savaş paradigmalarını değiştiren Türkiye, elektronik harp alanında da bugüne kadar yapılmayanı yapacak konumdadır. Önümüzdeki dönemde elektronik taarruz, elektronik destek ve elektronik karşı tedbir yönleriyle elektronik harpte yerli-milli ürünlerimizin isimlerinin daha çok anıldığını hep birlikte göreceğiz. Markalaşma önemli. Bu alanda azimli ekipleriyle başarılı çalışmalar ortaya koyan ASELSAN, HAVELSAN, TÜBİTAK BİLGEM İLTAREN gibi kurum ve kuruluşlarımız başta olmak üzere elektronik harp ekosistemimizi tebrik ediyor, onlardan güzel haberlerin devamını bekliyoruz.” Yılmaz beraberindeki heyetle birlikte daha sonra stantları gezdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.