SON DAKİKA
Hava Durumu

#Savunma Sanayi

Ekometre - Savunma Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTSO’da kaç meslek komitesi var? Haber

BTSO’da kaç meslek komitesi var?

Yönetim kurulu başkanı ve diğer yönetim organları için sandık 8 Ekim’de kurulacak. 159 Meclis Üyesi de Komitelerin faaliyet alanlarına göre dağılımı ise şöyle: 1. Hayvan Yetiştiriciliği ile Et ve Et Ürünleri 2. Orman Ürünleri İmalatı ve Ticareti 3. Sebze ve Meyve Ticareti ve İlgili Faaliyetler 4. Madenler ve Diğer Doğal Kaynaklar ile İlgili Faaliyetler 5. Ev Tekstil Ürünleri İmalatı 6. Hazır Giyim İmalatı 7. Kimyevi Maddeler ve İmali, Toptan ve Perakende Ticareti 8. Her Türlü Makine İmalatı 9. Metallere Şekil Verilmesi 10. Model, Kalıp, Döküm ve Kaplama İşleri 11. Otomotiv, Savunma Sanayi, Hava Araçları, Raylı Sistemler ve Motorlu Araçların ve Yedek Parçalarının İmalatı 12. Oturma Grupları, Mutfak, Büro ve Bahçe Mobilyaları İmalatı 13. İplik İmal ve Ticareti 14. Plastik Ürünler İmalatı ve Ticareti 15. Pamuklu Dokuma İmalatı 16. Un ve Unlu Mamuller İmalatı ile Ticareti 17. Tekstil Ürünleri ile İlgili Boya-Baskı-Apre-Kaplama İşleri 18. Teknik Fonksiyonel Kumaş İmalatı Yapanlar 19. Ağır Metal Sanayi 20. Metal Alaşımlı Ürünler ve Bağlantı Elemanları İmalatı 21. Enerji Sektörü 22. İnşaat Malzemeleri ve Yapı Elemanları İmal ve Ticareti 23. İkamet Amaçlı Konut İnşaatları 24. İkamet Dışı Her Türlü İnşaat Faaliyetleri 25. İnşaat Sektörü Yardımcı İnşaat Faaliyetleri 26. Marketler, Süpermarketler ve Hipermarketler 27. Gıda ve İhtiyaç Maddelerinin İmalatı, Toptan ve Perakende Ticareti 28. Değerli Metaller, Gözlük, Mikro Mekanik Ürünler İmal ve Ticareti 29. Mutfak ve Ev Gereçleri İmal ve Ticareti 30. Ev Tekstil Ürünleri Ticareti 31. Hazır Giyim Toptan Ticareti 32. Hazır Giyim Perakende Ticareti 33. Ayakkabı, Çanta ve Diğer Deri Ürünleri İmal ve Ticareti 34. Katı, Sıvı ve Gazlı Yakıtlar ve Türevlerinin İmal ve Ticareti ile Servis Hizmetleri 35. Makine Ticareti, Bakım, Onarım ve Servis Hizmetleri 36. Dış Ticaret 37. Hava, Deniz ve Kara Motorlu Taşıtlarının Ticareti 38. Her Türlü Mobilya Ticareti 39. Tekstil Ürünleri, İplik, Kumaş ve Manifatura-Tuhafiye Ürünleri Ticareti 40. Hırdavat, Nalburiye ve Elektrik Malzemeleri İmal ve Ticareti 41. Dayanıklı Tüketim ve Küçük Ev Aletleri 42. Turizm ve Seyahat Acenteleri 43. Yolcu ve Servis Taşımacılığı 44. Yük Taşıma İşleri ile Gümrükleme, Antrepo ve Lojistik Faaliyetleri 45. Konaklama, Spor ve Eğlence Yerleri 46. Fast-Food, Lokanta ve Restoranlar 47. Catering ve Diğer Yeme İçme Faaliyetleri 48. Bilgi Teknolojileri, Çevre Birimlerinin İmalatı, Ticareti, Bakım ve Onarım Faaliyetleri 49. Matbaa, Ambalaj, Kağıt, Kırtasiye Ürünleri İmal ve Ticareti 50. Uydu Teknolojileri, Elektrikli, Elektronik Ürünler İmalatı ve Ticareti ile Servis Hizmetleri 51. Bankalar 52. Faktoring, Leasing ve Diğer Finansal Faaliyetler 53. Sigorta ve Aracılık Hizmetleri 54. Gayrimenkul Acenteleri ve Benzeri Faaliyetler 55. Müşavirlik ve Danışmanlık Hizmetleri 56. Mimarlık ve Mühendislik Faaliyetleri 57. İdari, Teknik Destek Hizmetleri 58. Reklam Ajansları, Organizasyon Hizmetleri, Fotoğraf Stüdyoları, Tercümanlık vb. ile Hediyelik Eşya Ticareti Yapanlar 59. Eğitim ve Öğretim Hizmetleri ile Kurslar 60. Medikal Ürünler İmal ve Ticareti 61. Sağlık Sektörü ve Sosyal Hizmetler 62. Atıkların Toplanması, Geri Dönüşüm Hizmetleri ile Hafriyat İşleri ve Ticareti 63. Kişisel ve Genel Bakım Hizmetleri 64. Tarım Ürünleri Yetiştiriciliği ve Ticareti 65. Bebek ve Çocuk Ürünleri İmalatı ve Ticareti 66. Kauçuk Ürünler İmalatı ve Ticareti 67. Kapı ve Pencere vb. Ürünler ile Tamamlayıcı Ürünler İmalatı ve Ticareti 68. Hava, Deniz ve Kara Motorlu Taşıtlarının Bakım, Onarım Hizmetleri ve Yedek Parça Ticareti 69. Bilgisayar Programlama ve Yazılım Faaliyetleri 70. E-Ticaret Faaliyetleri

Avrupa savunma endeksi geriledi Haber

Avrupa savunma endeksi geriledi

Avrupa savunma sanayi hisselerinde son aylarda dikkat çekici bir düzeltme yaşanıyor. Son yılların en güçlü yatırım temalarından biri olan sektör, yükselen finansman maliyetleri ve değişen savaş teknolojilerinin etkisiyle yeni bir dönüşüm sürecine girdi. Stoxx Europe Targeted Defence Endeksi, yıl başında gördüğü zirveden bu yana yüzde 15'in üzerinde değer kaybetti. Analistler, bu geri çekilmenin yalnızca piyasa düzeltmesi değil, savunma sektöründeki yapısal dönüşümün de bir göstergesi olduğunu değerlendiriyor. Dev şirketlerde milyarlarca euroluk kayıp Sektörün önde gelen şirketleri arasında yer alan BAE Systems, Rolls-Royce, Thales, Leonardo ve Rheinmetall'in piyasa değerlerinde milyarlarca euroluk erime yaşandı. Uzmanlara göre yatırımcılar artık savunma harcamalarının büyüklüğünden çok, bu harcamaların nasıl finanse edileceğine odaklanıyor. Citi Avrupa Savunma Analisti Charles Armitage, piyasanın önceki dönemde savunma bütçelerindeki artışı fiyatladığını, yeni dönemde ise finansman ve sürdürülebilirlik konularının öne çıktığını belirtti. Borçlanma baskısı artıyor Yükselen faiz oranları ve enflasyon beklentileri, Avrupa hükümetlerinin savunma harcamalarını borçlanma yoluyla finanse etmesini zorlaştırıyor. Enerji maliyetlerindeki yükselişin de kamu bütçeleri üzerindeki baskıyı artırması, yatırımcıların sektörün uzun vadeli büyümesine ilişkin daha temkinli yaklaşmasına neden oluyor. Barclays Avrupa Hisse Senedi Stratejisi Başkanı Emmanuel Cau, piyasaların savunma harcamalarının sürdürülebilirliğini sorgulamaya başladığını ifade etti. Yeni gözde: Drone ve yapay zekâ Kurumsal yatırımcıların savunma sektöründeki pozisyonlarını azaltmaya başladığına işaret eden veriler, sermayenin yeni nesil savunma teknolojilerine yöneldiğini gösteriyor. Özellikle insansız hava araçları, yapay zekâ destekli savunma sistemleri, elektronik harp çözümleri ve yazılım tabanlı teknolojiler geliştiren şirketler yatırımcıların radarına girmiş durumda. Fransız drone üreticisi Parrot ile İsveç merkezli MilDef'in son dönemde gösterdiği performans, bu değişimin somut örnekleri arasında gösteriliyor. Sektörde yapısal dönüşüm Analistler, Avrupa savunma sanayiinde yaşanan değişimin geçici bir fiyat hareketinden çok daha fazlası olduğuna dikkat çekiyor. Geleneksel ağır savunma sanayi şirketlerinden teknoloji odaklı savunma firmalarına doğru yaşanan sermaye kaymasının, geleceğin savaş teknolojilerine yönelik beklentileri yansıttığı belirtiliyor. Bununla birlikte uzmanlar, savunma sektöründe alınan siparişlerin gelir ve kârlılığa dönüşüm sürecinin beklenenden daha uzun sürmesinin sektör hisseleri üzerindeki baskıyı bir süre daha devam ettirebileceğini değerlendiriyor.

TCK BY Kıraç’tan 2026’ya 8 milyar TL ciro hedefi Haber

TCK BY Kıraç’tan 2026’ya 8 milyar TL ciro hedefi

TCK by Kıraç markasıyla yol güvenliği, enerji ve savunma sanayinde faaliyet gösteren Kıraç Galvaniz, gerçekleştirdiği yatırımcı sunumunda büyüme stratejisini, yeni yatırımlarını ve küresel hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya yerli ve yabancı yatırımcılar, portföy yönetim şirketleri ve finans kuruluşları yoğun ilgi gösterdi. Bozüyük yatırımıyla üretimde sıçrama 2025 yılında devreye alınan ve yaklaşık 1,35 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip Bozüyük entegre üretim tesisi, şirketin kapasite ve verimlilik yapısında belirleyici rol oynadı. Dijital izlenebilirlik sistemleri, robotik hatlar ve çevreci galvaniz teknolojileriyle donatılan tesis, TCK by Kıraç’ın operasyonel verimliliğini artırarak şirketi bölgesel üretici konumundan küresel rekabet düzeyine taşıdı. Bursa Başköy’de yapımı devam eden ve makine parkuru hariç inşaat ve altyapı yatırım harcamasının 500 milyon TL olması öngörülen yeni üretim tesisinin 2027 yılında tamamlanması hedefleniyor. Savunma ve Enerjide stratejik konumlanma Kıraç Galvaniz, savunma sanayinde attığı adımlarla yalnızca üretim kapasitesini değil, küresel sistemlere entegrasyon gücünü de yukarı taşıyor. Şirketin NATO Support and Procurement Agency (NSPA) tedarik sistemine kabul edilmesi, uluslararası savunma projelerine doğrudan erişim sağlayan kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE) tedarikçi platformuna dahil olunması, yerli projelerdeki operasyonel rolünü derinleştiriyor. Bu çift yönlü konumlanma, TCK by Kıraç’ı hem global hem de yerel savunma ekosisteminde aktif bir oyuncu haline getiriyor. Enerji tarafında ise güneş enerjisi altyapı konstrüksiyonları üretimiyle büyümesini sürdüren şirket, yenilenebilir enerji yatırımlarındaki ivmeyi fırsata çevirerek portföyünü genişletiyor. Yol güvenliği sistemleri, solar enerji altyapısı ve savunma sanayi olmak üzere üç ana iş kolunda ilerleyen bu yapı; Avrupa, Orta Doğu ve Balkanlar’da süren faaliyetlerin yanı sıra Gürcistan ve Romanya’daki yapılanmalarla desteklenerek uluslararası pazarlarda daha derin ve sürdürülebilir bir büyüme modeline dönüşüyor.Müşteri portföyünde Amerika’ dan Çin’ e kadar sektörlerinde önemli birçok firmayla işbirliği yapan TCK by KIRAÇ, global şirket olma vizyonuyla çalışmalarını büyük bir tititizlikle yürütüyor. “Küresel oyuncu konumumuzu güçlendiriyoruz” TCK by Kıraç Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, şirketin dönüşüm sürecine ve küresel hedeflerine dikkat çekti. Malçok, “son yıllarda hayata geçirdiğimiz yatırımlar ve stratejik adımlar sayesinde, TCK by Kıraç’ı küresel ölçekte rekabet eden bir yapıya taşıdık. Bozüyük fabrika yatırımımız ve planladığımız yeni tesislerle üretim gücümüzü büyütürken; savunma sanayi, solar enerji ve yol güvenliği sistemlerinde kurduğumuz dinamik yapı ile daha güçlü, daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir bir küresel oyuncu haline geliyoruz” dedi.

Erdoğan: Hedefimiz savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye Haber

Erdoğan: Hedefimiz savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye

Yalova Sefine Tersanesi’nde düzenlenen ‘Mavi Vatana Güç; Yeni Deniz Platformları Teslimat Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “2002 yılında savunma projelerimizin bütçe büyüklüğü 5.5 milyar dolarken bugün rakam 16 kat artışla 90 milyar dolara ulaştı” dedi. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle ; Donanmamızın caydırıcılığını daha da artıracak projelerin teslim töreni nedeniyle bir aradayız. TCG Derya, TCG Anadolu'dan sonra en büyük gemi olma özelliğine sahiptir. MİLGEM projesinin 5. gemisi olan TCG İstanbul yerli imkanlarla üretilen ilk milli fırkateyndir. Teslimatı yapılan gemilerimizin donanma ve TSK'ya hayırlı olmasını diliyorum. Dosta güven düşmana korku verecek İlk insansız su üstü aracımızı da donanmamıza teslim ediyoruz. Marlin SİDA görevlerini insansız ve tam otonom olarak icra edecektir. Denizlerdeki hakimiyetimizi destekleyecek, dosta güven, düşmana korku verecektir. Projeye hayat veren mühendislerimizi, teknisyen, işçileri kutluyorum. Bu projelerin sırrı kurumlarımız arasındaki giderek gelişen yakın işbirliği ve koordinasyondur. SSB öncülüğünde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, tersaneler, ilgili kurumlar ahenkli bir şekilde çalışıyor. Kurumlar arası eşgüdüm güçlendikçe de oyun değiştiren projeler ortaya çıkıyor. Önümüzdeki dönemde bu koordinasyonu çok daha ileriye taşıyacağımıza yürekten inanıyorum. Yüzde 80 yerlilik oranına ulaştık Bu anlayışla Mavi Vatan'ın güvenliğini temin için birçok projeyi hayata geçirdik. Yüzde 80'e varan yerlilik oranına ulaştık. Gemilerin sadece inşasını yapmakla kalmıyoruz. İnşa edilen gemilerde sensör, faydalı yük, silah ve mühimmatları yerli ve milli olarak üretebiliyoruz. Savunma Sanayinde güçlülük ve bağımsızlık vurgusu Bu projeler savunma sanayi hedeflerimizin de tek tek gerçekleşmekte olduğunu gösteriyor. Günümüzde savunma alanında güçlü ve bağımsız olmayan ülkelerin istikballerine güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Rusya-Ukrayna savaşından Gazze'deki katliamlara, Suriye'deki zulümden, Libya'daki krize kadar her hadise yanı başımızda vuku buluyor. Türkiye tüm bu gerilimlerin ortasında ayaklarına yıllardır takılan çelmelere rağmen istikrar abidesi olarak adından söz ettiriyor. Çatışmaların sona erdirilmesi için de gayret sarf ediyoruz. 2 yıl önce çatışmaların daha ilk aylarındayken Rusya-Ukrayna arasında başlattığımız sürecin önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Savaş lobilerinin sabote etmek istediği bu süreç hedefine ulaşabilseydi, on binlerce insan hayatta kalacaktı. Bizi eleştirenlerin bugün bize hak verdiğini görüyoruz. Emin olun benzer bir pişmanlık Gazze'deki trajedi için de yaşanacaktır. İsrail yönetimine sınırsız destek verenleri hepimiz ibretle takip ediyoruz. İsrail'in işlediği katliamlara göz umanlar yarın keşke demekten kurtulamayacak edamet yaşayacaktır. 25 bine yakın masum Gazzeli'nin katli başta olmak üzere 100 bin kişinin canını yakanlar bunların yakıcı sonuçlarıyla yüzleşeceklerdir. Uluslararası alandaki yansımalarına şahit olmaya başladık. En son kötü sınavlarını Gazze meselesinde veren batılı ülkelerin artık hiçbir inandırıcılığı kalmadı. Lafa gelince demokrasi avaneliğini kimseye bırakmayanların faşist yüzleri ortaya çıktı. 105 gündür vahşice öldürülen çocukları, bebekleri görmediler. Zulmü engelleyecek tek bir adım dahi atılmadı. Daha önce Irak'ta Bosna'da Suriye'de Somali'de olduğu gibi küresel güvenliği sağlamakla mükellef kurumlar başarısız oldu, sınıfta kaldı. Günümüzün Führeri Netanyahu'nun Filistin halkına yönelik soykırıma varan barbarlıklarını izlemekle yetindiler. 10 milyar 240 milyon dolarlık yeni sözleşme imzaladık Tüm bu yaşananlar özellikle bunların karşısında en fazla yükselten ülkelerden biri biziz. 2002 yılında savunma projelerimizin bütçe büyüklüğü 5.5 milyar dolarken bugün rakam 16 kat artışla 90 milyar dolara ulaştı. 185 ülkeye 230 çeşit ürün satarak toplamda 5.5 milyar dolarlık ihracat tutarı yakaladık. Bu dönemde 10 milyar 240 milyon dolarlık yeni sözleşme imzalandı. Ülkemiz kendi savaş gemisini tasarlayan 10 ülke arasında yer alıyor. Elektronik harp alanında öncü olan ülkemiz İHA ve SİHA üretiminde ise dünyanın ilk 3-4 ülkesinden biri. Bunu da büyük güçlerin desteğiyle değil tedarikçilerin zorluklarına rağmen başardık. Kendi göbeğimizi kendimiz kestik. Hedefimiz savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye Teröre karşı yürüttüğümüz mücadelede sürekli engellerle karşılaşırdık. Sınırlarımız içinde ve dışında terörle mücadele operasyonlarını rahatça yapabiliyoruz. Suriye ve Irak'taki terör bataklıkları kurutuluncaya kadar teröre karşı mücadeleyi kararlılıkla devam ettireceğiz. Elbette tüm bu adımları atarken şu gerçeği unutmuyoruz. Savunma sanayi duraklamayı kabul etmeyen, tempolu çalışmayı gerektiren dinamik bir alandır. Hedefimiz savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye'dir. Rabbim yar ve yardımcımız olsun."

Cevdet Yılmaz, Elektronik harbin önemini anlattı Haber

Cevdet Yılmaz, Elektronik harbin önemini anlattı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Modern savunma anlayışının hızla gelişmesi elektronik harbin önemini artırdığını ifade etti. Teknolojinin yükselişiyle güvenlik alanı artık konvansiyonel yöntemler ve silah sistemleriyle sınırlı kalmadığını belirten Yılmaz, “Günümüzde elektronik sistemler ve cihazlar, modern askeri operasyonlarda çok önemli rol oynamakta ve bu sistemleri bozma, koruma ve kullanma yeteneği bir çatışmanın sonucunu büyük ölçüde etkileyebilmektedir. Diğer yandan yapay zekâ, büyük veri, malzeme teknolojisi ve siber güvenlik alanlarındaki teknolojik ilerlemeler, Elektronik Harp alanını giderek daha karmaşık hale getirmektedir. Elektronik Harp ile düşmanın elektromanyetik spektrum üzerindeki sistemlerini etkisiz hale getirmeyi veya onları yanıltmayı başarabiliyorsunuz. Aynı zamanda düşmanın benzer aktiviteleri sizin dost kuvvetlerinize yapmasını da engellemiş oluyorsunuz. Bombalar, füzeler ve mermiler kullanmasanız da yaptığınız bu harp, diğer bilinen yöntemlerle yaptığınız harbin etkisini ve başarıya ulaşma şansını arttırıyor. Yani aslında kuvvet çarpanı niteliğinde etkiler oluşturuyor. Dolayısıyla günümüz savaşlarında, artık düşmanın iletişim sistemlerinden radarlarına, elektronik cihazlarından bilgisayar ağlarına kadar birçok katmanda elektronik harp yöntemlerinin kullanılması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu. ‘Ülkelerin bağımsızlığını koruması ve caydırıcılığını sağlaması ancak elektronik harp sistemlerinin milli olarak tasarlanıp geliştirilmesiyle ve bu sistemlerin sahada etkin şekilde kullanılmasıyla mümkündür’ diyen Yılmaz sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Savaşların kazananı yoktur, barışında kaybedeni yoktur. Savaşa yapılan hazırlık caydırıcılık olmak aynı zamanda huzurun ve barışın temelini oluşturuyor. Dolasıyla milli olarak bunu başarmak zorundayız. Şu anda dünya genelinde devletler, yakın geçmişte yaşanan savaşlardan ve özellikle şu anda devam etmekte olan Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan çıkardıkları derslerle Elektronik Harp kabiliyetlerinin önemini bir kat daha anlamış durumdadır. En gelişmiş Elektronik Harp sistemlerine sahip olabilmek, bu konudaki yeteneklerini geliştirmek ve güçlendirmek için ülkelerin büyük çaba için ve yarış içinde olduğunu görüyoruz. Türkiye’de, bu alanda büyük ilerlemeler kaydedilerek, yerli ve milli Elektronik Harp sistemleri ile harp alanında Silahlı Kuvvetlerimize üstünlük ve ulusal güvenliğimize katkı sağlanmaktadır. Böylece hem uluslararası düzeyde elimizin güçlenmesine hem de ihracat potansiyeli sayesinde ekonomimize büyük ölçüde olumlu yansımalar kaydetmektedir.” Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığının yakın işbirliği ve koordinasyonu ile; özgün, yerli, ileri teknolojili projeler ve millî çözümler hayata geçirildiğine değinen Yılmaz, “Yönlendirilmiş kızılötesi karşı tedbir sistemi, kızılötesi füze ikaz sistemi, deniz karakol gemileri için geliştirilen Elektronik Destek Sistemi, ARES, KORAL, MİLKAR, SANCAK, SEYMEN gibi projeler, Türkiye’nin özgün harp doktrinini şekillendirmektedir. Ürettiğimiz kara, deniz ve hava konuşlu insanlı ve insansız platformlar üzerindeki elektronik harp sistemlerimiz, harekât alanında çok etkili olmuştur kendisini ispatlamıştır” dedi. Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Elektronik Harbi en iyi uygulayan ordular arasında yerini aldığını vurguladı. Elektronik harp sistemlerinin harekât merkezi ile doğrudan veya dolaylı olarak çok hızlı haberleşme imkânına sahip olduğuna işaret eden Yılmaz, “Operasyonel ihtiyaçlara göre belirli sistemler hızlıca aktif hale getirilerek hava ve kara kuvvetlerinin manevralarına aktif destek verebilmektedir. Devam eden çalışmalar kapsamında önümüzdeki dönemde seyrüsefer elektronik harp sistemlerimiz ile mavi vatanda da daha güçlü hale geleceğiz. Elektronik harbin özellikle Sinyal İstihbaratı ve Siber fonksiyon alanları ile etkin koordinasyonu ve iş birliği süreçlerinin geliştirilmesine odaklanmış durumdayız. Devam eden projelerimizle; özellikle kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın azaltılması, eğitim ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi ve muhafazası, yeni ve yerli teknoloji hamleleri ile kararlı ve sürdürülebilir elektronik harp avantajları oluşmasını hedefliyoruz” diye konuştu. Elektronik Harp konusunda Türkiye’yi daha da ileri bir seviyeye ulaşmasına yönelik bilimsel ve yapıcı katkıları çok değerli bulduklarını ifade eden Yılmaz, “Temel bilgilerin olmadığı teknolojik kabileyetler bir sınıra kadar yetişiyor. İlk kez düzenlenen Elektronik Harp Sempozyumu’nu önemsiyor konferans, sempozyum ve çalıştay gibi faaliyetlerle bu alanı akademik ve bilimsel yönden sürekli geliştirmek ve desteklemek istediğimizi vurgulamakta yarar, buluyorum. Bu çalışmaların ortaya çıkaracağı fikri sinerjinin, ülkemizin geleceğine yön verecek anlayış ve uygulamalar ile elektronik harp alanında yetenek kazanımına olumlu yansıyacağına ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı. Savunma sanayi ve inovasyon odaklı üretim ekosisteminin tüm paydaşlarını elektronik harp alanıyla daha yakından ilgilenmeye, bu alandaki fırsatları değerlendirmeye davet eden Yılmaz şunları kaydetti: “Elektronik Harp Sempozyumuna rekor seviyede katılım olmasından bu konuya ne kadar büyük bir talep olduğunu ve aslında ne kadar çok sektörü ilgilendiren bir alan olduğunu da hep birlikte görüyoruz. İnsansız savunma araçlarıyla savaş paradigmalarını değiştiren Türkiye, elektronik harp alanında da bugüne kadar yapılmayanı yapacak konumdadır. Önümüzdeki dönemde elektronik taarruz, elektronik destek ve elektronik karşı tedbir yönleriyle elektronik harpte yerli-milli ürünlerimizin isimlerinin daha çok anıldığını hep birlikte göreceğiz. Markalaşma önemli. Bu alanda azimli ekipleriyle başarılı çalışmalar ortaya koyan ASELSAN, HAVELSAN, TÜBİTAK BİLGEM İLTAREN gibi kurum ve kuruluşlarımız başta olmak üzere elektronik harp ekosistemimizi tebrik ediyor, onlardan güzel haberlerin devamını bekliyoruz.” Yılmaz beraberindeki heyetle birlikte daha sonra stantları gezdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.