SON DAKİKA
Hava Durumu

#Savaş

Ekometre - Savaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savaş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Petrol piyasasında tansiyon düşüyor Haber

Petrol piyasasında tansiyon düşüyor

Brent petrolün varil fiyatı 101 dolar seviyesine gerilerken, düşüş serisi dördüncü işlem gününe taşındı. Piyasada jeopolitik risk priminin azalması ve bölgedeki petrol akışının beklenenden güçlü seyretmesi, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Petrol fiyatlarında düşüş hızlandı Kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı gün içinde yüzde 2'yi aşan düşüşle 101,71 dolara kadar geriledi. ABD tipi Batı Teksas petrolü (WTI) ise yüzde 2'nin üzerinde değer kaybederek 98,15 doları gördü. Böylece Brent petrol, haziran ayından bu yana en uzun günlük düşüş serisine yöneldi. Petrol piyasasındaki satışlarda, ABD ile İran arasında diplomatik temas ihtimalinin güçlenmesi ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının tamamen durmadığına ilişkin veriler etkili oldu. Diplomasi beklentisi risk primini azalttı ABD ile İran arasında diplomatik bir çözüm ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi, savaşın enerji arzı üzerindeki etkilerine yönelik endişelerin kısmen hafiflemesini sağladı. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, ABD-İran savaşında gerilimi azaltabilecek diplomatik bir yol ortaya çıkabileceği beklentisinin petrol fiyatlarındaki risk priminin bir bölümünü ortadan kaldırdığını belirtti. Piyasalar, savaşın seyri ve enerji arzına yönelik olası etkiler açısından diplomatik gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürüyor. Trump-Pezeşkiyan görüşmesi gündemde ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York'ta bulunması beklenen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olabileceğini söyledi. Trump'ın aynı hafta Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Körfez ülkelerinin liderleriyle de temaslarda bulunması bekleniyor. Piyasalarda, bu görüşmelerden ABD-İran savaşının geleceğine ilişkin diplomatik bir sinyal çıkıp çıkmayacağı takip ediliyor. Bununla birlikte taraflar arasındaki karşılıklı tehditlerin sürdüğü ve henüz somut bir ateşkes anlaşmasının bulunmadığı belirtiliyor. Hürmüz Boğazı'nda enerji akışı sürüyor Petrol fiyatlarındaki düşüşte etkili olan bir diğer unsur, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının beklenenden daha dirençli seyretmesi oldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, petrol ve LNG hareketlerinin son iki haftada altı ayın en yüksek seviyesine çıktığını bildirirken, piyasa verileri boğazdaki gemi trafiğinin savaş öncesi seviyelere göre hâlâ oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Reuters'ın Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, 13 Eylül haftasında 13 tanker yaklaşık 34 milyon varil petrol taşıyarak Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yaptı. Bu hacmin yaklaşık yarısını Suudi Arabistan sevkiyatları oluşturdu. Buna karşın boğazdan geçen toplam gemi sayısı savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kalmaya devam ediyor. Bu nedenle enerji akışındaki toparlanmanın tam anlamıyla normalleşme anlamına gelmediği değerlendiriliyor. Suudi Arabistan'ın petrol ihracatı toparlandı Petrol piyasasında arz endişelerini azaltan gelişmelerden biri de Suudi Arabistan'ın ihracatındaki toparlanma oldu. Kpler verilerine göre ülkenin petrol ihracatı ağustos ayında günlük yaklaşık 2,4 milyon varile kadar geriledikten sonra eylülde yeniden günlük 4 milyon varilin üzerine çıktı. Saudi Aramco, Husilerin Doğu-Batı boru hattına yönelik saldırılarının ardından Yanbu üzerinden bazı sevkiyatları durdurmuş, ancak Hürmüz Boğazı üzerinden ihracatı artırmıştı. Suudi Arabistan'ın son günlerde Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiği sevkiyatların artması, piyasalarda en olumsuz arz senaryolarına ilişkin endişelerin bir bölümünü hafifletti. Orta Doğu'daki petrol akışı beklentileri aştı JPMorgan analistleri, Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattındaki aksamalara rağmen Orta Doğu'daki petrol akışlarının beklenenden güçlü kaldığına dikkat çekti. Bölgedeki toplam petrol akışının son 10 günde günlük ortalama 17,1 milyon varil seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu seviye, 2025 ortalamasının altında kalmasına rağmen savaş sırasında öngörülen en kötümser arz senaryolarına kıyasla daha yüksek bir akışa işaret ediyor. Petrol sevkiyatlarının tamamen durmaması, piyasalarda arz açığına ilişkin beklentilerin yeniden değerlendirilmesine neden oluyor. Brent petrolde 100 dolar seviyesi izleniyor Guotai Junan Futures Kıdemli Petrol Analisti Xuyi Zhao, piyasanın giderek "arz koşulları daha ne kadar kötüleşebilir?" sorusundan "arz sıkışıklığının en kötü bölümü geride kalmış olabilir mi?" sorusuna geçtiğini belirtti. Zhao, buna rağmen kalıcı bir düşüş trendinin oluştuğunu söylemek için erken olduğunu ve Brent petrol fiyatının kısa vadede 100 dolar civarında dengelenebileceğini değerlendirdi. Bu değerlendirme, petrol fiyatlarının sert yükselişin ardından daha yatay ve dalgalı bir seyir izleyebileceğine yönelik beklentileri yansıtıyor. Petrol fiyatları yıl başından bu yana yüksek Son dört işlem günündeki düşüşe rağmen Brent petrol, yıl başından bu yana yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. ABD-İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların aksaması, Husilerin Suudi Arabistan'ın enerji altyapısına yönelik saldırıları ve Rusya-Ukrayna savaşında enerji tesislerinin hedef alınması, petrol fiyatlarını destekleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Özellikle motorin ve diğer rafine petrol ürünlerinde yaşanan fiyat artışları, ham petroldeki yükselişin üzerine çıkarak küresel enflasyon baskısını artırdı. Piyasaların odağında diplomasi ve Hürmüz Boğazı var Petrol fiyatlarının bundan sonraki seyri açısından iki temel gelişme öne çıkıyor. Bunlardan ilki, ABD-İran savaşında diplomatik temasların somut bir sonuca dönüşüp dönüşmeyeceği. İkincisi ise Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının ne ölçüde toparlanacağı. Diplomatik gerilimin azalması ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkelerinin ihracatını artırması, ham petrol üzerindeki jeopolitik risk priminin daha da gerilemesine yol açabilir. Buna karşılık savaşın yeniden şiddetlenmesi veya Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların kesintiye uğraması, Brent petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü hareketi gündeme getirebilir.

Suudi Arabistan'da gerilim tırmanıyor Haber

Suudi Arabistan'da gerilim tırmanıyor

Aramco tesisi ve hava üssü hedef alındı Riyad'ın hava savunması son günlerde çok sayıda saldırıyı önlerken, Mekke çevresinde de bir İHA imha edildi. Suudi Arabistan ile Yemen'deki Husiler arasındaki çatışmalar yeni saldırılarla tırmanıyor. Husiler, Suudi Arabistan'ın batısındaki Yanbu'da bulunan Saudi Aramco tesisini ve ülkenin güneyindeki Hamis Muşayt Hava Üssü'nü füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını duyurdu. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, saldırıların birden fazla balistik füze ve İHA ile gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Seri, Yanbu'daki petrol tesisinin doğrudan isabet aldığını iddia ederken, Hamis Muşayt Hava Üssü'ne de çok sayıda balistik füze fırlatıldığını açıkladı. Söz konusu iddialar hakkında Suudi makamlarından saldırının sonuçlarına ilişkin henüz kapsamlı bir doğrulama gelmedi. Mekke yakınlarında İHA önlendi Gerilimin en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise Mekke çevresinde yaşandı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Husiler tarafından gönderildiği belirtilen bir İHA'nın Mekke'nin güneyinde, kentin yasaklı hava sahasına girmeden önce hava savunma sistemleri tarafından tespit edilerek imha edildiğini açıkladı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Mekke'yi hedef aldığı belirtilen saldırıyı kınarken, ülkenin egemenliği, toprak bütünlüğü ve güvenliğine yönelik desteğin önemini vurguladı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı kınayan bir açıklama yayımladı. Husilerin askeri sözcüsü ise Mekke'yi hedef aldıkları yönündeki suçlamayı reddetti. Husi tarafı, saldırılarında petrol tesisleri ve askeri hedefleri hedef aldıklarını savundu. Suudi Arabistan'ın güneyinde 13 kişi yaralanmıştı Son günlerde Suudi Arabistan'ın Hamis Muşayt, Abha ve Taif kentlerine yönelik füze ve İHA saldırılarında 13 sivilin yaralandığı, 7 ev ile 2 aracın hasar gördüğü Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon tarafından açıklanmıştı. Saldırılar enerji altyapısını da etkiliyor. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı petrol boru hattı, 10 Eylül'de İHA saldırılarının hedefi olmuş, hattın bir bölümü tedbir amacıyla kapatılmıştı. Saldırıda yaralanmalar meydana geldiği açıklanmıştı. Petrol piyasası da yakından izliyor Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar, enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini artırıyor. Reuters'a göre Doğu-Batı boru hattındaki hasarın ardından Yanbu'daki petrol yüklemelerinde aksama yaşanırken, Suudi Arabistan arzı desteklemek amacıyla Umman'ın Sohar Limanı açıklarından Asya'ya ilave ham petrol sevkiyatları gerçekleştirmeye başladı. Bölgede çatışmaların genişlemesi, Suudi Arabistan'ın petrol altyapısı ve Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirilen enerji sevkiyatları açısından yeni riskler oluşturuyor. ABD de Suudi Arabistan'ın Yemen sınırına yakın bölgelerine yönelik seyahat uyarısını sıkılaştırdı. F-15 iddiası da gündemde Husiler ayrıca 16 Eylül'de Suudi Arabistan'a ait bir F-15 savaş uçağını Yemen'in Marib bölgesinde düşürdüklerini öne sürdü. Husiler, uçağın yerli üretim bir karadan havaya füzeyle vurulduğunu iddia ederken, iddianın bağımsız doğrulaması bulunmuyor. Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki karşılıklı saldırılar sürerken, çatışmanın enerji tesisleri, askeri üsler ve kritik altyapıya yayılması bölgedeki güvenlik ve petrol arzı açısından yakından takip ediliyor.

Brent petrolün varili 105,13 dolardan işlem görüyor Haber

Brent petrolün varili 105,13 dolardan işlem görüyor

Birleşmiş Milletler (BM), ABD-İsrail ile İran savaşının başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'nda kısıtlamalar nedeniyle gemi geçişlerinin yüzde 95,3 azaldığını belirtti. ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetiminin kendilerinden Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayı kaldırmaları için "istekte bulunduğunu" ileri sürdü. Trump, sosyal medya hesabından, Tahran yönetiminin kendisine "İran'da sistemin çökmek üzere olduğunu" bildirdiğini öne sürdü. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim devam ederken 72 saatte 52 İran gemisinin ABD abluka hattından geçtiği bildirildi. Hürmüz Boğazı'nın 8 haftadan uzun süredir ulaşıma kapalı kalması, piyasalardaki arz endişelerini ve krizin daha da uzayabileceği beklentilerini artırarak fiyatların yukarı yönlü hareketini destekliyor. ABD-İran görüşmelerinde devam eden belirsizlikler de fiyatların yükselişinde etkili oluyor. ABD merkezli Axios sitesi, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın sona erme ihtimalinin yakın zamanda görünmediğini belirtti. Axios'un haberinde, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın adeta "Soğuk Savaş dönemini andıran" bir aşamaya girdiği belirtildi. Taraflar arasındaki durumun "çıkmaz" olarak nitelendirildiği haberde, savaşın sona erme ihtimalinin ufukta görülmediği ifade edildi. İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekreminiya ise ateşkese rağmen ABD'ye güvenmemeleri nedeniyle Tahran için hala savaş koşullarının geçerli olduğunu söyledi. Brent petrolde teknik olarak 106,01 doların direnç, 103,09 doların destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.​​​​

Jet yakıt stokları azalıyor uçuşlar iptal ediliyor Haber

Jet yakıt stokları azalıyor uçuşlar iptal ediliyor

Havacılık dünyasının duayen ismi Uğur Cebeci, artan ağırlık ve maliyetler nedeniyle sektörün birinci ve ikinci çeyrekte zarar açıklamasını beklediğini vurguladı. Cebeci; Savaş nedeniyle özellikle Avrupa’da birçok havalimanında stoklardaki uçak yakıtı ciddi biçimde azaldı. Bazı havayolu şirketleri gittikleri havalimanında yakıt almak zorunda kalmamak için gidiş-dönüş yakıtı ile uçmayı zorunlu hale getirdi. Bu da çoğu zaman maliyetleri artırdı. Çünkü taşınan yakıt ağırlığı için de yakıt harcaması yapılması operasyonu daha pahalı hale getirmiş durumda. Birçok havayolu şirketi birinci ve ikinci çeyrekte zarar açıklamak zorunda kalacaklar. SAVAŞ nedeniyle Hürmüz’ün kapalı olduğu dönemlerde onlarca havalimanı, jet yakıtı stoklarını hızla eritti. Hürmüz Boğazı açılıp kapandıkça stoklardaki jet yakıtı (Kerosen) da azaldı. Büyük havalimanlarında kurulu yakıt çiftliklerindeki depoların bazı yerlerde boşaldığı ve ciddi sorunlar yarattığı görüldü. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol bu konuda çok önceden uyarılarını yapmıştı. Dünyada en etkili liderden biri olan Fatih beyin uyarıları durup-durup yeniden başlayan savaş nedeniyle artık ciddi bir tehlikeyi işaret etmeye başladı. Savaş süresince yaşanan sefer iptalleri, rota uzamaları, yakıtta fiyat oynamaları birçok havayolunun birinci ve ikinci çeyreklerde zarar açıklamak zorunda kalacaklar. Birkaç örnek vermek gerekirse; KLM Havayolları, 160 noktaya uçuşunu iptal etti. Bunu diğer Avrupalı havayolu şirketleri de izledi. Türk Hava Yolları da ilk etapta Almanya Leipzig ve Danimarka Billund seferylerini iptal ediyor. Bunu başka sefer iptalleri de izleyecek. Yani bu uçuşlar artık yapılmayacak. İngiltere uçak yakıtının yüzde 60’ını kendi rafinerilerinde üretiyor ama geri kalanı dışarıdan temin ediyor. Bu konuda en rahat ülke İspanya oldu. Çünkü İspanya kendi ihtiyacından çok fazla jet yakıtı yani kerosen imal ettiği için zaten ihracatçı ülkelerin başında geliyor. Hürmüz Boğazı’ndan kapalı dönemlerinde bile Türk tankerlerinin gecikmeli olsa da geçmesi bizde ciddi bir kritik yokluk noktası yaratmadı. İspanyol tankerleri için de bu böyle oldu. Ama herhangi bir nedenle ablukası süren Hürmüz Boğazı yeniden kapanırsa sorunun daha fazla ülkeye yayılacağı ve çok sayıda havayolunun uçuş iptaline gideceği gündeme gelecek. Rota değişiklikleri de yakıtı harcadı Ortadoğu’daki savaş, geniş bir bölgede hava sahasının kapatılması, bazı havalimanlarında operasyonların azaltılması, çatışma bölgelerinden kaçınmak için uzayan büyük rota değişiklikleri ve yakıt kıtlığı hakkında manşetler gördük. Birçok havayolu şirketi için özenle planlanmış programlarını uygulamak imkânsız hale geldi. Bazı havalimanları da şimdiden uçuş sınırlaması yoluna gitmeye başladı. Savaş sona erse bile -ki hepimiz bunu umuyoruz- havayolu seferlerindeki aksaklıklara yönelik çözümler hemen gelmeyecek. Bazı havayolları, yolculara aksaklıkları planlayabilmeleri için zaman tanımak amacıyla önleyici iptaller yaptı. Operasyonların yeniden başlatılması ise uçakların ve mürettebatın yeniden konumlandırılması, sefer programlarının yeniden oluşturulması, yakıt tedarikinin yenilenmesi ve ağların toparlanması zaman alacak. Normale dönmek günler değil, aylar sürecek. Bu nedenle ortalık biraz sakinleşse de uçuşlarınızı önceden kontrol edin. Son dakika değişiklikleri nedeniyle çaresiz kalmak istemiyorsanız ve para kaybetmemek için havayolu Kerosen nedir? Kerosen (gaz yağı), jet motorlu uçaklarda (Jet A1) kullanılan, petrolün damıtılmasıyla elde edilen, yüksek enerji veren, düşük sıcaklıklarda donmayan ( -47 derece altı) ve benzine göre daha güvenli (yüksek parlama noktası: 38 derece üstü) bir hidrokarbon yakıtı. Genellikle ticari uçuşlarda Kerosen kullanılır, eksi 49°C’ye kadar akışkanlığını korur. Benzine göre daha zor alev alır, bu da kaza anında yangın riskini düşürür. Bir kova içine konan kerosene kibrit çakılıp atıldığında bazen alev almadığı görülür. Ama bu yakıt kapalı hacimlerde yüksek basınçla karşılaştığında bomba gibi patlar. New York’ta ikiz kulelere çarpan uçaklardaki yakıt patlaması bunu en iyi anlatan örnektir. Ve bu patlamada çok yüksek ısı ortaya çıkar.

Borsa Ortadoğu'da barış bekliyor Haber

Borsa Ortadoğu'da barış bekliyor

Yıla oldukça güçlü bir başlangıç yapan ve şubat ayında 14 bin 532 puanla tüm zamanların rekorunu test eden Borsa İstanbul (BIST 100) endeksi, ABD, İsrail ve İran hattında patlak veren çatışmalardan etkilendi. Bölgede jeopolitik gerilimlerin hızla tırmanması küresel risk iştahını baskılarken, tedarik zinciri endişeleri ve petrol fiyatlarındaki sert yükseliş enflasyonist korkuları yeniden alevlendirdi. Yatırımcıların riskli varlıklardan kaçarak güvenli liman arayışına girdiği bu zorlu süreçte, BıST 100 endeksi 13 bin puanın altını görerek satış dalgalarına maruz kalsa da savaşın yarattığı küresel sarsıntıya rağmen Borsa İstanbul’un gelişmekte olan diğer piyasalarla (EM) kıyaslandığında bu şoku nispeten daha az hasarla atlatması dikkat çeken bir diğer unsur oldu. Ekonomi yönetiminin savaşın olası etkilerini sınırlamak adına esnek ve proaktif bir yaklaşım benimsemesi, uygulanan güçlü rezerv yönetimi ve Türkiye’nin süreçteki arabuluculuk adımları, yurt içi piyasaların direncini önemli ölçüde artırdı. Gelişmekte olan birçok ülke borsası artan enerji maliyetleri ve enflasyon baskılarıyla daha derin sarsıntılar yaşarken; Borsa İstanbul, güven veren yatırım ortamı ve alınan önlemlerin katkısıyla süreci rakiplerine kıyasla daha sınırlı kayıplarla ve pozitif bir ayrışmayla yönetmeyi başardı. Borsada yeni rota ne olacak? Piyasalardaki bu tablo, tarafların müzakere masasına oturması ve bölgede kalıcı bir barışın sağlanabileceğine yönelik güçlü sinyallerin gelmesiyle yerini temkinli bir iyimserliğe bırakmaya hazırlanıyor. Diplomatik uzlaşı ile jeopolitik tansiyonun düşmesi durumunda; enerji maliyetleri üzerindeki baskının hafiflemesi, küresel piyasalarda risk iştahının yeniden canlanması ve yabancı fonların Borsa İstanbul gibi gelişmekte olan piyasalara geri dönmesi bekleniyor. Uzmanlar, savaş fiyatlamasının devreden çıkmasıyla birlikte çatışma öncesi seviyelerine doğru kayıplarını telafi eden BıST 100 endeksinin önümüzdeki süreçteki olası yükseliş senaryolarını ve yeni dönemde hangi sektörlerin öne çıkabileceğini İstanbul Ticaret için değerlendirdi. Fiyatlamada ana beklenti petrol Geçtiğimiz 28 Şubat’tan bu yana jeopolitik gelişmelerin piyasalar üzerinde belirleyici bir rol üstlendiğini belirten Gedik Yatırım-Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, haber akışlarına bağlı oynaklığın ciddi şekilde arttığına dikkat çekti. aBD ve İran arasında gündeme gelen ateşkes ihtimalinin piyasalara nefes aldırdığını hatırlatan Bal, BıST 100 endeksinde 14 bin puanın üzerine doğru yaşanan toparlanmanın da bu haberlerle desteklendiğini ifade etti. Bu süreçte takip ettikleri en önemli göstergenin petrol fiyatları olduğunun altını çizen uzman isim, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonist baskı yaratarak merkez bankalarını daha sıkı bir duruşa zorladığını belirtti. Bal, bu durumun zayıflayan faiz indirimi beklentileriyle birleştiğinde gelişmekte olan piyasalardan çıkış eğilimini hızlandırdığını vurguladı. Endekste 15 bin puan hedefi Olası bir diplomatik anlaşma durumunda petrol fiyatlarının nerede dengeleneceğinin kritik bir eşik olacağını ifade eden Onurcan Bal, savaşın sona ermesinin enerji fiyatlarını hemen eski seviyelerine düşürmeyeceğini tahmin ettiğini belirtti. Bölgedeki enerji altyapılarında oluşan hasarın boyutu tam bilinmediği için düşüşün zaman alabileceğini söyleyen Bal, petrolün kademeli de olsa düşüş eğilimine girdiği senaryoda Borsa İstanbul için yeni hedeflerin gündeme geleceğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu: “Böyle bir senaryoda Borsa İstanbul’da özellikle 14 bin 530 civarında bulunan zirve seviyesi aşılabilirse, kısa vadede 14 bin 750-15 bin bölgesine doğru teknik bir hareket söz konusu olabilir.” Ralli için gözler enflasyonda Savaş riskinin ortadan kalkmasının borsada ilk etapta bir toparlanma yaratacağını, ancak soluksuz bir ralliden ziyade kontrollü bir seyir beklediğini belirten Onurcan Bal, savaşın Türkiye’nin dezenflasyon sürecine kaçınılmaz etkileri olduğunu hatırlattı. Merkez Bankası’nın enflasyondaki yüksek seyir nedeniyle mart ayını pas geçtiğini ve bu ay da yüzde 2.5 civarında bir aylık enflasyon beklediklerini söyleyen Bal, yabancı çıkışları ve carry trade pozisyonlarının terse dönmesi ve rezervlerde yaşanan düşüşe de dikkat çekti. Kısa vadede bir faiz indirimi beklemediklerini dile getiren Bal, “Piyasada bu savaşın bitmesiyle ilk fiyatlamalarda bir yükseliş görürüz ama bu yükselişin devamlılığı, tekrar faiz indirim beklentilerinin güçlenmesine bağlı” diye konuştu. Bankacılık ve havacılık öne çıkabilir Jeopolitik gerilimin kalıcı olarak azalmasıyla birlikte Borsa İstanbul’da sektörel rotasyon yaşanacağına işaret eden Onurcan Bal, çatışmaların başlamasıyla en büyük tahribatı faiz indirimlerinin zora girmesi nedeniyle bankacılık, gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) ve havacılık sektörlerinin aldığını belirtti. artan ülke risk priminin (CDS) bankacılığı ekstra baskıladığını söyleyen Bal, barış ihtimalinde yaşanacak değişimi şu sözlerle özetledi: “Riskler yatışırsa bankalar, GYO’lar, havacılık ve holdingler toparlanma anlamında biraz daha öne çıkabilir. Bu süreçte daha kuvvetli kalan savunma ve petrokimya sektöründe ise bu sefer tersi fiyatlamalar görebiliriz.” Bal ayrıca, işlerin iyiye gittiği bir senaryoda telekomünikasyon sektörünün de takip edilebileceğini ekledi. Yabancı için ‘ucuzluk’ fırsatı Bölgede suların durulması ve gıda/enerji kaynaklı risklerin geride kalmasıyla birlikte yabancı yatırımcıların yeniden Türkiye piyasalarına yönelmesini bekleyen Onurcan Bal, yabancı fonların da enflasyon görünümünü ve faiz indirim takvimini yakından izleyeceğini vurguladı. Borsa İstanbul’un son yıllarda dolar bazında sergilediği zayıf performansın yarattığı ucuzluk algısına dikkat çeken Bal, “Dezenflasyon süreci devam ettiği ve Merkez Bankası kademeli faiz indirimlerini sürdürdüğü müddetçe Türk varlıklarına yönelik ilgi korunur” diyerek, barış senaryosunda tahvil ve hisse senedi piyasalarında yabancı girişinin yeniden canlanacağını öngördü. Barış haberiyle yukarı yönlü hareketler hızlanır İran odaklı jeopolitik risklerin son bulmasının Borsa İstanbul’a olumlu yansıyacağını belirten İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, piyasanın yakın zamanda bu senaryoyu test ettiğini vurguladı. Altunsaray, “Aslında bunun ön gösterimini 6-10 Nisan tarihleri arasında Borsa İstanbul tarafında gördük. Ateşkes haberinin gelmesi ve görüşmelerin başlayacağı haberi piyasaya gelince Borsa İstanbul’un hızlı bir şekilde 14 bin puanı geçmesi, jeopolitik risklerin bitmesi ihtimalinde olacak hareketi gösterdi” dedi. Bu süreçte kritik olan noktanın resmi bir barış anlaşmasının imzalanması olduğunun altını çizen uzman isim, “Yeni bir yukarı yönlü ralli hareketinin barış haberi ile gelme ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Veriler yükselişi sınırlayarabilir Beklenen barış anlaşması güçlü bir katalizör olsa da Altunsaray, savaşın geride bıraktığı ekonomik tahribatın göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda yatırımcıları uyardı. Çatışmaların küresel piyasalardaki yansımalarını değerlendiren Altunsaray, “Atlanmaması gereken nokta; savaş sebebiyle tedarik zincirleri bozuldu, enerji maliyetleri çok arttı ve bunların da enflasyona bir etkisi olacaktır. Bu sebeple de yükselişin ekonomik veriler gelmeye başladıkça sınırlı kalacağını düşünebiliriz” diye konuştu. Piyasalar için ana odak noktasının zamanla değişeceğini belirten Altunsaray, “Asıl hikayenin bu etkilerin azalmaya başladığı zamanda ortaya çıkacağını düşünüyorum” dedi. İki farklı senaryo Jeopolitik tansiyonun düşmesiyle birlikte Borsa İstanbul’da öne çıkacak sektörleri analiz eden Altunsaray, piyasadaki olası sektörel rotasyonu şu sözlerle özetledi: “Tabii ki burada öne çıkacak sektörler aslında savaşla hızı düşen sektörler olacaktır. Örnek olarak bankacılık, ulaştırma ve holdingleri sayabiliriz. Fakat ekonomik veriler geldikçe bu sektörlerde geri çekilmeler görebiliriz.” Açıklanacak enflasyon verilerinin yaratacağı fırsatlara da dikkat çeken Altunsaray, “Küresel enflasyon riskinden özellikle olumlu etkilenebilecek sektörler olarak telekomünikasyon, perakende ve gıda tarafının ön plana çıkmasını bekleyebiliriz. Bu çerçevede doğru risk yönetimi ile bu sektörlere dikkat edilebilir” şeklinde konuştu. Yabancı ilgisinin güçlü bir şekilde artması için küresel çapta likidite oluşumunun şart olduğunu vurgulayan Altunsaray, “Bunun için de gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının tekrar faiz indirimlerini konuşması veya gevşek politikalar uygulaması kritik olacaktır. Ancak son yaşanan küresel enflasyon riski altında bu ihtimalin daha zamanı olduğunu düşünen taraftayım” dedi.

Müzakere haberleri piyasalara nefes aldırdı Haber

Müzakere haberleri piyasalara nefes aldırdı

Spot altın, ons başına 4 bin 841,76 dolar seviyesinde sabit kaldı. Değerli metal, gün içinde 8 Nisan’dan bu yana en yüksek seviyesini test etti. ABD’de Haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 0,3 artışla 4 bin 866,50 dolara yükseldi. Gram altın ne kadar? Gram altın, yeni güne 6 bin 935 lira seviyesinden başladı. Uzmanlar uyarıyor: Ralli var ama güvenli liman değil Cnbc-E'de yer alan habere göre OCBC analistleri, altın ve gümüşte gece saatlerinde güçlü bir yükseliş görüldüğünü, ancak genel piyasa sinyalinin savunmacı pozisyonlardan ziyade “risk iştahına” işaret ettiğini ifade etti. Petrol düştü, borsalar yükseldi İran’ın ABD ve İsrail ile yeniden müzakere masasına dönebileceğine yönelik beklentiler, küresel piyasalarda risk iştahını artırdı. Bu gelişmeyle birlikte petrol fiyatları gerilerken, hisse senedi piyasalarında yükseliş görüldü. Daha önce çatışmalar nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın kapanması enerji arzı üzerinde baskı yaratmıştı. Zayıflayan dolar, altına destek verdi ABD dolarının bir ayın en düşük seviyelerine yakın seyretmesi, dolar bazlı emtiaları diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha cazip hale getirerek altına destek verdi. Görüşmeler yeniden başlayabilir ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu çöken müzakerelerin ardından İran ile barış görüşmelerinin önümüzdeki iki gün içinde Pakistan’da yeniden başlayabileceğini açıkladı. Washington yönetimi, müzakerelerin başarısız olmasının ardından İran limanlarına yönelik abluka kararı almıştı. ABD’de açıklanan verilere göre üretici fiyatları mart ayında beklentilerin altında arttı. Hizmet maliyetleri değişmezken, İran ile süren savaşın etkisiyle yükselen enerji fiyatları enflasyonist baskıları artırmaya devam etti. Faiz indirimi beklentisi yükseldi Piyasalarda, ABD Merkez Bankası’nın bu yıl 25 baz puanlık faiz indirimi yapma ihtimali yüzde 30’a yükseldi. Geçen hafta bu oran yaklaşık yüzde 13 seviyesindeydi. Savaş öncesinde ise yıl içinde iki faiz indirimi beklentisi öne çıkıyordu. Diğer değerli metallerde son durum ne? Diğer değerli metallerde ise yükseliş görüldü. Spot gümüş yüzde 0,4 artışla 79,87 dolara, platin yüzde 1,1 yükselişle 2.127,45 dolara, paladyum ise yüzde 0,1 artışla 1.596,28 dolara çıktı.

İran ve ABD ikinci kez görüşecek mi? Haber

İran ve ABD ikinci kez görüşecek mi?

ABD ve İran heyetlerinin, 11 Nisan’daki başarısız görüşmelerin ardından ateşkes süresi dolmadan önce perşembe günü İslamabad veya Cenevre’de ikinci kez yüz yüze bir araya gelmeyi planladığı öne sürüldü. Associated Press'e (AP) konuşan ve ismini vermek istemeyen ABD'li yetkililer, Washington ve Tahran yönetiminden yetkililerin, geçici ateşkes süresi dolmadan görüşme niyetinde olduğunu belirtti. Yetkililer, yeni bir görüşmenin yapılmasına yönelik sürecin devam ettiğini ve bunu yapmak için iki tarafın da niyetinin olduğunu ileri sürerek, müzakerelere katılım sağlayacak heyetlerin kimlerden oluşacağına dair bilgi vermedi. Görüşmelerin yine Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılabileceği ancak İsviçre'nin Cenevre kentinin de ihtimaller dahilinde bulunduğunu öne süren yetkililer, müzakerelerin perşembe günü yapılabileceğini iddia etti. ABD Başkanı Donald Trump, dün Beyaz Saray önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İran'la yeni bir anlaşmanın hala mümkün olduğunu ima ederek, "İran'la birçok konuda anlaştık ama nükleer konusunda anlaşmadık ancak bence bunu da kabul edecekler. Bundan eminim. İran nükleer silaha sahip olamaz. Eğer bunu kabul etmezlerse, anlaşma olmaz." değerlendirmesinde bulunmuştu. İranlıların kendilerini aradığını ve bir anlaşma yapmak istediklerini ileri süren Trump, kimlerle görüştüklerini ise paylaşmamıştı. Pakistan'daki Abd-iran müzakerelerinde anlaşmaya varılamamıştı ABD ve İsrail'in 28 Şubat’ta İran'a başlattığı saldırıların ardından bölge ülkelerine yayılan savaş, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında ateşkesle sonuçlanmıştı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı. İran yönetimi ise müzakerelerde ortak çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğunu duyurmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.