SON DAKİKA
Hava Durumu

#Satış

Ekometre - Satış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Satış haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk ilaç devi Sanovel İngilizlere satıldı Haber

Türk ilaç devi Sanovel İngilizlere satıldı

Şirketin eski ortağı Zafer Toksöz, satışa tepki göstererek, “Yarım yüzyıla yakın bir sürede oluşmuş mükemmel bir değeri maalesef yabancıların eline yok pahasına kaptırmış bulunmaktayız” dedi. Portföyünde Majezik, Lansor, Selectra, Ator, Neruda, Cempes gibi popüler ilaçları bulunduran ve yılda yaklaşık 300 milyon kutu üretim kapasitesine sahip Sanovel’in çoğunluk hisseleri, Londra merkezli yatırım fonu Afendis Capital Management’a satıldı. FDA onaylı tesisleriyle Türkiye ilaç sanayisinin önde gelen firmaları arasında yer alan şirketin devri, sektörde geniş yankı uyandırdı. Hisseler ingiliz fonuna satıldı 2020 yılında şirketin yüzde 30’u 200 milyon dolar karşılığında uluslararası yatırımcılardan oluşan bir konsorsiyuma devredilmişti. Sözcü'deki habere göre bu hafta ise çoğunluk hisseleri, henüz açıklanmayan bir bedel karşılığında Afendis Capital Management’a satıldı. Satışla birlikte Sanovel’in yönetim yapısında da önemli değişiklikler yaşandı. Miras kavgası satış sürecini başlattı Şirketin kurucusu Erol Toksöz 2012’de, eşi Sebahat Toksöz ise 2021’de hayatını kaybetti. Vefatların ardından kardeşler Zafer Toksöz ile Ahmet Toksöz arasında yüz milyonlarca dolarlık mirasın paylaşımında anlaşmazlık çıktı. Şirketlerin ve taşınmazların devri konusunda anlaşmaya varamayan kardeşler davalık olurken, yaşanan gerginlik şirketin yönetim sürecinde de başarısızlığa neden oldu. Zafer Toksöz’ün daha küçük ölçekli ilaç şirketleri için konkordato talebinde bulunduğu ve iflas sürecine sürüklendiği bilinirken, tartışmalı sürecin ardından Toksöz Grup’un amiral gemisi Sanovel’in çoğunluk hisseleri yabancılara devredildi. Zafer toksöz’den tepki: yok pahasına yabancılara kaptırdık Şirketin eski ortağı Zafer Toksöz, ağabeyi Ahmet Toksöz’ün gerçekleştirdiği satış işlemine sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösterdi. Toksöz, yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini duyurduğu açıklamasında, satışı eleştirerek şunları söyledi: “Bugün yarım yüzyıla yakın bir sürede oluşmuş mükemmel bir değeri maalesef yabancıların eline yok pahasına kaptırmış bulunmaktayız. Türkiye’de neden üçüncü nesile bu tip şirketlerin kalmadığına örnek olarak hep uzmanlar kurumsallaşamamaktan bahseder. Oysa son beş senedir kurumsallaşamamış bir firma nasıl oldu da profesyonellerin elinde değerini korumayı başardı, bu da bir örnek olarak tarihe not düşülsün. Aile fertlerinin hırsa kapılarak, hakkından daha fazlasına elde etme rüyası ile yapılan yanlışlar; bugün gösterdi ki sorun kurumsallaşmada değil miras hukukunda. Kumdan altın yaratan bir neslin kurduğu bu değerler çarçur olurken, maalesef kurucuların mezarda kemiklerinin sızlamasına yol açar, böyle de devam eder gider.” 250 milyon dolarlık mirası bölüşemediler Küçük kardeş Zafer Toksöz, ağabeyi Ahmet Toksöz'ü annesinin mirasından daha fazla pay alabilmek için varlıkların paylaşımı konusunda zorluk çıkarmakla suçlamış, kardeşlerin davalık olmasının ardından anne Sebahat Toksöz'ün 250 milyon dolar değerindeki mirası ortaya çıkmıştı. Olaylı mirasta, anne Sebahat Toksöz’ün, İsviçre bankalarında bulunan 32 milyon dolar para, İstinye’de 100 milyon dolarlık gayrimenkul, Zorlu Center’da bulunan 100 milyon TL’lik lüks daire, 100 milyon dolara satışa konulan 260 yıllık Saffet Paşa Yalısı, kendisinden geriye kalan varlıklar arasında yer alıyor.

Konut kredi faizleri 28 ayın en düşüğünde Haber

Konut kredi faizleri 28 ayın en düşüğünde

Dezenflasyon programı ve Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin etkisiyle konut kredisi faizleri 28 ayın en düşük seviyesine geriledi. 12 Aralık haftasında ortalama faiz oranı yüzde 37,63 olarak kaydedilirken, aylık faiz oranı da yüzde 2,5'in altına kadar indi. Ekonomi yönetimi tarafından uygulanan dezenflasyon programının çıktıları verilere yansırken, Haziran 2024'te yüzde 71,6'ya yükselen enflasyon kasımda yüzde 31,1'e kadar düştü. Bu gerilemeye paralel olarak politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını kademeli bir şekilde aşağı çeken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), son olarak 150 baz puan düşürerek yüzde 38'e indirdi. TCMB tarafından yapılan indirimler bankalarca sunulan konut kredilerinin faiz oranlarına da yansıdı. Merkez Bankası verilerine göre, bankalarca açılan konut kredilerinde uygulanan ortalama faiz oranı 12 Aralık haftasında yüzde 37,63'e düşerken, bu rakam 28 ayın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Bundan önceki düşük rakam 1 Eylül 2023'te yüzde 35,69 şeklindeydi. En yüksek oran ise 5 Nisan 2024 haftasında yüzde 45,14 olmuştu. Aylık faiz oranı yüzde 2,5'in altına geriledi Geçen yıl ortalarında bankalarda en düşük konut kredisi faiz oranı yüzde 3,05 iken, bu rakam yüzde 2,49'a kadar geriledi. Böylece 10 yıl vadeli 1 milyon liralık kredi için aylık ödenen rakam 31 bin 352 liradan 26 bin 273 liraya düşmüş oldu. Toplam ödenen tutar ise 609 bin lira düşüşle 3 milyon 153 bin liraya geriledi. "Bankalar konut kredisi hacmini kontrollü biçimde yeniden açmak istiyor" İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bankalarca açılan konut kredilerinde uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranının 5 Nisan 2024'ten bu yana yaklaşık 7,5 puan geri çekildiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu gerilemenin arkasında birkaç dinamik var. İlki, bankaların konut kredisi hacmini kontrollü biçimde yeniden açma isteği. 2023 sonbaharından itibaren konut kredisi neredeyse 'vitrin ürününe' dönüşmüştü. Fiyat vardı, müşteri yoktu. Talep sert biçimde baskılanmıştı. İkinci unsur ise politika faizinin zirveye yaklaşmasıyla ileriye dönük beklentilerin yumuşaması. Bankalar kredi fiyatlarken sadece bugünkü politika faizine bakmaz. Önümüzdeki 12-24 aya ilişkin faiz patikasını da fiyatlar. Burada 'daha yukarısı zor' algısı oluştuğu anlaşılıyor." Hepşen, bu oranın herkese açılan bir faiz seviyesi olmadığını kaydederek, düşük riskli ve yüksek peşinatı bulunan müşterilerin bundan daha çok faydalandığını söyledi. "Oranlar hala yüksek" Prof. Dr. Hepşen, bu oranın hala yüksek olduğunu belirterek, söz konusu düşüşün geniş tabanlı bir talep patlaması oluşturmayacağını, kısmi bir nefes alma sağladığını anlattı. Faizlerin zirve yaptığı dönemde bankaların "Konut kredisi veriyorsam, ya gerçekten çok kazanırım ya da hiç vermem" mantığıyla yaklaştığını dile getiren Hepşen, "Bugün ise yaklaşım biraz değişmiş görünüyor. Kredi musluğu açılmıyor ama kilit de tamamen kapalı değil. Faizdeki düşüş bu strateji değişiminin işareti." dedi. Hepşen, mevcut oranlarla kredili alıcının kesin geri döndüğünün söylenemeyeceğini kaydederek, "Ancak krediyi tekrar hesaba katan bir alıcı profili oluşuyor. 'Hiç mümkün değil' noktasından, 'küçük bir krediyle' noktasına geçiliyor. Bu bile piyasa psikolojisi açısından önemli diye düşünüyorum." diye konuştu. "Satışlara ciddi etki yapacak oran yüzde 1 seviyesi" Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Genel Başkanı Hakan Akdoğan da kredilerdeki gerilemenin ipotekli satışlara yansımaya başladığını belirterek, "2025'in 11 ayında ipotekli satışlar yüzde 53,5 artmasına rağmen kredili satışların toplamdan aldığı pay hala istenilen seviyede değil. Şu anda yüzde 13,3 seviyesinde ancak yüzde 30'larda olması gerekiyor. Bunun sebebi kredi oranlarının halen istenilen seviyelere gelmemesi." dedi. Yüksek kira ödemek istemeyenlerin mevcut oranlara rağmen kredi kullanarak ev sahibi olma yolunu seçtiğini dile getiren Akdoğan, "Şu anda oranlar hala yüzde 2,5 ve üzerinde. Ancak tüketicilerin beklentisi ve satışlara ciddi etki yapacak oran yüzde 1 seviyesi. Sosyal konut kampanyasına başvuranların sayısı, milyonlarca kişinin konuta talebinin olduğunu gösteriyor. Bu nedenle krediler daha hızlı düşmeli ve daha aşağılara gelmeli." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.