SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şarj Altyapısı

Ekometre - Şarj Altyapısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şarj Altyapısı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Elektrikli otomobilde büyük yarış başlıyor Haber

Elektrikli otomobilde büyük yarış başlıyor

Fiyat, menzil, şarj süresi ve teknolojinin aynı anda belirleyici hale geldiği pazarda, yeni modellerin devreye girmesiyle 2027’nin elektrikli otomobiller açısından kritik bir rekabet yılı olması bekleniyor. Elektrikli araçlar otomotivin merkezine yerleşti Elektrikli araçlar son 10 yılda otomotiv sektöründeki en hızlı dönüşüm alanlarından biri haline geldi. Pandemi sonrasında değişen tedarik zincirleri, batarya yatırımlarındaki artış, kullanım maliyetlerini düşürme arayışı ve enerji piyasalarındaki belirsizlikler elektrikli araçlara yönelik ilgiyi destekledi. İlk nesil elektrikli otomobiller yaklaşık 80 kilometrelik menzil sunarken, günümüzde birçok model 500 kilometrenin üzerinde yol alabiliyor. Batarya teknolojisindeki ilerlemeler, elektrikli araçların günlük kullanımın yanı sıra uzun mesafeli yolculuklarda da daha fazla tercih edilmesinin önünü açıyor. IEA verilerinde elektrikli araçların payı artıyor Uluslararası Enerji Ajansı’nın 2026 tarihli Global EV Outlook raporuna göre, dünya genelinde elektrikli otomobil satışları 2025’te yüzde 20 artarak 20 milyon adedi aştı. Böylece dünyada satılan her dört yeni otomobilden biri elektrikli hale geldi. IEA verilerine göre elektrikli otomobillerin 2026’nın ilk yarısında küresel yeni otomobil satışlarındaki payı yüzde 24 seviyesine ulaştı. Bu oranın yıl sonunda yüzde 29’a çıkabileceği öngörülüyor. Batarya teknolojisi menzili değiştirdi Elektrikli araçlardaki dönüşümün temel unsurlarından biri batarya teknolojisindeki gelişmeler oldu. 2010’lu yılların başında elektrikli otomobillerin ortalama menzili yaklaşık 127 kilometre seviyesindeyken, bu rakam 2020’de 350 kilometreye yükseldi. IEA’nın 2026 verilerine göre bataryalı elektrikli araçların ortalama menzili yaklaşık 380 kilometreye ulaştı. Özellikle orta, üst ve SUV segmentlerinde 500 kilometrenin üzerinde menzil sunan modellerin yaygınlaşması, elektrikli otomobillerin uzun yol kullanımına ilişkin çekinceleri azaltıyor. Batarya maliyetleri geriliyor Elektrikli otomobillerin fiyatını belirleyen en önemli kalemlerden biri olan bataryalarda da maliyet düşüşü yaşanıyor. Otomotiv Uzmanı Murat Boyacıoğlu, IEA verilerine göre lityum-iyon batarya paketlerinin ortalama fiyatının 2025 yılında yüzde 8 gerileyerek kilovatsaat başına 108 dolara düştüğünü belirtti. Üretim kapasitesindeki artış, daha düşük maliyetli LFP bataryaların yaygınlaşması ve sektördeki yoğun rekabet, maliyetlerdeki düşüşün başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Boyacıoğlu’na göre batarya maliyetlerindeki gerileme üreticilere iki önemli seçenek sunuyor. Üreticiler aynı batarya kapasitesiyle daha uzun menzil sağlayabilirken, daha küçük bataryalar kullanarak araç maliyetlerini de aşağı çekebiliyor. 2027’de yeni modeller sahneye çıkıyor Murat Boyacıoğlu, batarya teknolojisindeki ilerlemelerin yalnızca menzili artırmadığını, aynı zamanda araç fiyatlarının düşürülmesi ve şarj sürelerinin kısaltılması açısından da önemli fırsatlar yarattığını belirtti. Boyacıoğlu, üreticilerin 2027 ürün planlamalarında çok sayıda yeni elektrikli model bulunduğuna dikkat çekerek Volkswagen Grubu’nun yeni modelleri, Hyundai’nin Türkiye’deki elektrikli araç üretimi ve Togg’un yeni modeli T10F’in pazara girmesinin rekabeti artıracağını ifade etti. Enerji piyasasındaki dalgalanma elektrikliye ilgiyi artırıyor Elektrikli araçlara yönelik ilgiyi etkileyen faktörlerden biri de petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar oldu. Özellikle 2026 yılında Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilim ve petrol arzına yönelik riskler, küresel enerji piyasalarında belirsizliği artırdı. Brent petrol fiyatının 100 doların üzerine çıkması, elektrikli araçların kullanım maliyeti açısından sunduğu avantajı daha görünür hale getirdi. Boyacıoğlu, enerji piyasalarındaki gelişmelerin elektrikli araçlara yönelimi destekleyeceğini belirterek yeni model yatırımları, menzil teknolojilerindeki gelişmeler ve artan üretim kapasitesinin sektörü yeni bir döneme taşıyacağını söyledi. Tüketicinin önceliği değişiyor Elektrikli otomobil satın almayı düşünen tüketicilerin kararında üç başlık öne çıkıyor: menzil, şarj altyapısı ve fiyat. Murat Boyacıoğlu, yeni dönemde daha verimli elektrik motorları, yazılım optimizasyonları, gelişmiş batarya kimyaları ve hızlı şarj teknolojilerinin önem kazanacağını ifade etti. Üreticilerin temel hedefinin aynı batarya kapasitesiyle daha fazla menzil elde etmek veya daha küçük bataryayla benzer performans sunmak olduğunu belirten Boyacıoğlu, bu dönüşümün özellikle Çin ve diğer Asya ülkelerinde daha hızlı ilerlediğini söyledi. 500 Kilometre menzil tek başına yeterli olmayacak Elektrikli otomobillerde 500 kilometrenin üzerindeki menzil tüketici açısından önemli bir avantaj sağlasa da batarya kapasitesini sürekli büyütmek maliyet ve ağırlık açısından yeni sorunlar yaratabiliyor. Bataryanın büyümesi aracın ağırlığını ve maliyetini artırırken, enerji tüketimini de etkileyebiliyor. Bu nedenle üreticilerin menzil, fiyat, verimlilik ve şarj süresi arasında optimum dengeyi kurması gerekiyor. 2027’de rekabetin yalnızca menzil üzerinden yürümeyeceğini belirten Boyacıoğlu, tüketicinin uygun fiyat, yeterli menzil, hızlı şarj ve gelişmiş teknolojiyi aynı otomobilde görmek istediğini kaydetti. Türkiye’de elektrikli araç pazarı büyüyor Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) Başkanı Berkan Bayram da küresel elektrikli araç pazarındaki büyümenin Türkiye’ye de yansıdığını belirtti. Bayram, dünya genelinde elektrikli araç satışlarının 2025 sonunda 20 milyon seviyesine ulaştığını, Türkiye’de ise aynı dönemde yaklaşık 189 bin elektrikli otomobil satıldığını ifade etti. Türkiye’nin artık yalnızca elektrikli otomobillerin satıldığı bir pazar olmaktan çıktığını belirten Bayram, batarya teknolojileri, şarj altyapısı ve yapay zeka uygulamalarının yanı sıra üretim ekosisteminin de geliştiğine dikkat çekti. Bayram, Türkiye’nin küresel elektrikli araç pazarından daha fazla pay alabilmesi için teknoloji ve üretim alanındaki yetkinliklerin artırılması gerektiğini söyledi. Yangın riskinde istatistikler ne diyor? Son dönemde elektrikli araç yangınlarının kamuoyunda daha fazla gündeme gelmesinin tüketici algısını etkilediğini belirten Bayram, araç başına düşen yangın vakalarının elektrikli otomobillerde daha düşük olduğunu savundu. Bayram’ın aktardığı verilere göre her 100 bin araç başına yangın vakası hibrit modellerde 3 bin 475, içten yanmalı araçlarda 1.530, elektrikli araçlarda ise 25 olarak hesaplanıyor. Elektrikli araç yangınlarının haber değeri nedeniyle daha fazla görünür hale geldiğini belirten Bayram, kamuoyundaki algının her zaman istatistiklerle örtüşmeyebileceğini ifade etti. Bayram ayrıca elektrikli araçlarda batarya koruma sistemlerinin güvenlik açısından kritik olduğunu, özellikle aracın alt bölümüne alınan darbelerin dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı. İkinci el elektrikli araçta batarya kontrolü kritik İkinci el elektrikli otomobil satın alacak tüketicilerin yalnızca aracın dış görünümünü ve elektronik sistemlerini kontrol etmesinin yeterli olmayacağı belirtiliyor. Berkan Bayram, satın alma öncesinde aracın mutlaka ekspertize götürülmesi gerektiğini söyledi. Özellikle aracın liftle kaldırılarak alt bölümünün incelenmesi, daha önce darbe alıp almadığının ve batarya muhafazasının durumunun kontrol edilmesi önem taşıyor. Servis geçmişi de ikinci el elektrikli otomobillerde dikkat edilmesi gereken temel kriterler arasında yer alıyor. 2027’de rekabetin parametreleri değişecek Elektrikli otomobil pazarında önümüzdeki dönemde yalnızca daha uzun menzil sunmak yeterli olmayacak. Üreticiler fiyat, batarya kapasitesi, enerji verimliliği, şarj süresi, yazılım ve sürüş teknolojilerini aynı denklem içinde optimize etmek zorunda kalacak. Yeni modellerin artmasıyla birlikte 2027, elektrikli otomobillerde tüketicinin daha fazla seçenekle karşılaşacağı ve üreticilerin fiyat-performans dengesinde daha yoğun rekabet edeceği bir dönem olarak öne çıkıyor.

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği Başkanı Barbaros Oktay oldu Haber

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği Başkanı Barbaros Oktay oldu

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) çatısı altında örgütlenen Avrupa otobüs üreticileri, MAN Truck & Bus’ın Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay’ı ACEA’nın yeni Otobüs Bölüm Başkanı olarak atadı. Görev süresi bir yıl olan Oktay; otobüs pazarında elektrifikasyon dönüşümünün hız kazandığı ve “Avrupa’dan Satın Al” (Buy European) yaklaşımı gibi yeni düzenlemelerin sektörün geleceğini doğrudan etkilediği kritik bir dönemde bu önemli sorumluluğu üstlenecek. Barbaros Oktay, görev süresi boyunca Avrupa’daki otobüs üreticileri ile Brüksel’deki politika yapıcılar arasındaki ilişkilerde sektörün sesi olacak. “Sürdürülebilir ulaşım hedefleri için destek şart” Atama sonrası değerlendirmelerde bulunan Barbaros Oktay, şunları söyledi: “Şehir içi otobüs taşımacılığı, Avrupa otomotiv endüstrisinin karbondan arındırma konusunda en ileri seviyedeki segmentidir. Aynı zamanda otobüsler, milyonlarca Avrupalının günlük yaşamında vazgeçilmez bir rol üstlenmektedir. Bu nedenle yasa koyucuların yeni düzenlemeleri şekillendirirken; Portekiz’den Polonya’ya, İsveç’ten Sicilya’ya kadar toplumların ihtiyaç duyduğu sosyal ve sürdürülebilir ulaşımı, Avrupa otobüs üreticilerinin rekabet gücünü zayıflatmadan desteklemeleri büyük önem taşımaktadır. Sektörümüzün rekabetçiliğini ve inovasyon kapasitesini güçlendirecek daha fazla siyasi desteğe ihtiyaç duyulmaktadır.” Sanayi hızlandırıcı yasası, sanayi değer yaratımını şekillendiriyor Avrupa Komisyonu tarafından yakın zamanda sunulan Sanayi Hızlandırıcı Yasası’nın merkezinde “Avrupa’dan Satın Al” düzenlemeleri yer alıyor. Planlara göre; değer zincirinde yüksek oranda Avrupa ürünü bulunduran üreticilerin, Avrupa’da otobüs satışı yapabilmesine yalnızca kamu ihaleleri yoluyla izin verilmesi öngörülüyor. Hâlen devam eden yasama sürecinde önemli değişiklikler yapılması bekleniyor. Barbaros Oktay konuya ilişkin olarak şunları ifade etti: “Avrupalı otobüs üreticileri, prensipte ‘Avrupa’dan Satın Al’ yaklaşımını olumlu karşılamaktadır. Ancak önerilen planların ciddi bir bürokratik yük oluşturma riski bulunmaktadır. Biz ise kaynaklarımızı; müşterilerimize daha fazla fayda sağlayan, ulaşımı daha sürdürülebilir ve verimli hâle getiren ürünlerin geliştirilmesine yönlendirmeyi tercih etmekteyiz.” Otobüs sektöründe büyümenin motoru olarak elektrikli araçlar Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana MAN Truck & Bus’ta Otobüs Bölümü Başkanı olarak bu dönüşümü aktif şekilde yönetiyor. Bu süre zarfında şirket, otobüs iş kolundaki pazar konumunu önemli ölçüde güçlendirdi ve 2025 mali yılında 7.000’in üzerinde otobüs satışı gerçekleştirerek pandemi öncesi seviyelere yeniden ulaştı. Özellikle elektrikli mobilite alanı güçlü bir performans sergiledi. Elektrikli şehir içi otobüs satışları yüzde 118’in üzerinde artış göstererek 1.300 adedi aştı ve rekor seviyeye ulaştı. Oktay, “Otobüs sektörü, Avrupa ticari araç endüstrisinin sıfır emisyonlu güç aktarma sistemlerine geçişte en dinamik segmentlerinden biridir. Şehir içi otobüsler, otomotiv endüstrisinde elektrifikasyonun öncü alanlarından birini oluşturmaktadır,” değerlendirmesinde bulundu. Elektrikli ulaşım, şehirlerarası seyahat alanında da giderek önem kazanıyor. 2026 yılının sonunda piyasaya sunulması planlanan MAN Lion’s Coach E ile birlikte, Avrupalı bir üretici tarafından geliştirilen tamamen elektrikli bir otobüs, ilk kez uzun mesafeli yolculuk ve turizm uygulamalarında kullanıma hazır hâle gelecek. Geçtiğimiz sonbaharda Brüksel’de gerçekleştirilen fuar lansmanı, tüm kullanım alanlarında elektrikli otobüs uygulamalarına geçiş sürecinde önemli bir kilometre taşı oldu. Şarj altyapısının hedeflenen şekilde genişletilmesi çağrısı Olumlu piyasa eğilimlerine rağmen, altyapı eksiklikleri önemli bir zorluk olmaya devam ediyor. Şehir içi segmentte elektrifikasyon ilerlemiş olsa da şehirlerarası otobüsler için şarj altyapısı konusunda ciddi bir gelişmeye ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle otobüs sektörü; ulaşım merkezleri, şehirlerarası otobüs terminalleri, turistik bölgeler ve ana güzergâhlar başta olmak üzere, Avrupa genelinde yüksek performanslı bir şarj ağının kurulması için siyasi destek bekliyor. Barbaros Oktay konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Şehirlerarası otobüsler için kapsamlı ve yüksek performanslı bir şarj altyapısı olmadan, uzun mesafeli taşımacılıkta elektrikli mobilite potansiyelinin tamamı hayata geçirilemez. Önümüzdeki yıllarda alınacak politika kararları, dönüşümün ne kadar hızlı ve başarılı bir şekilde gerçekleşeceğini belirleyecektir.” Ankara'daki MAN üretim hattından Avrupa liderliğine 1979 yılında doğan Barbaros Oktay, lise eğitimini Ankara’da tamamladıktan sonra 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 2010-2012 yılları arasında Bilkent Üniversitesi İşletme ve Yönetim (MBA) yüksek lisans programını tamamladı. Kariyerine 2004 yılında MAN Türkiye A.Ş.’de üretim mühendisi olarak başlayan Oktay; şirket bünyesinde sırasıyla Üretim Mühendisi, Üretim Mühendisi Grup Lideri, Üretim Müdürü ve Satın Alma & Tedarikçi Geliştirme Bölüm Sorumlusu olarak görev yaptı. 2013 yılında iç rotasyon kapsamında Almanya’daki MAN merkezine Otobüs Satın Alma Grup Başkanı olarak atanan Oktay, 2016 yılında MAN Truck & Bus SE Mühendislik Otobüs Bölüm Başkanlığı görevini üstlendi. 2021 yılında ise MAN Truck & Bus SE Mühendislik Otobüs, Ürün ve Proje Yönetimi Başkanlığı görevine getirildi. Bu göreviyle birlikte dünyanın en büyük ticari araç üreticilerinden TRATON Group’ta Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Otobüs Çözümleri Başkanlığı görevini de yürüttü. Nisan 2022 itibarıyla MAN Türkiye A.Ş. İcra Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana ise MAN Truck & Bus’ın global Otobüs Bölümü Başkanı olarak görev yapıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.