SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sanayi Tesisleri

Ekometre - Sanayi Tesisleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi Tesisleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Platform günleri 2026 İstanbul’da başladı Haber

Platform günleri 2026 İstanbul’da başladı

17–19 Eylül tarihlerinde Tuzla Autodrom’da gerçekleştirilecek organizasyon; üreticilerden kiralama şirketlerine, distribütörlerden teknik hizmet ve ekipman tedarikçilerine kadar tüm sektörü aynı sahada bir araya getiriyor. Yerli ve Uluslararası sektör temsilcileri tuzla’da buluştu PLATFORMDER’in ana desteği ve Uluslararası Yükseltici Platform Federasyonu’nun (IPAF) resmî partnerliğiyle gerçekleştirilen Platform Günleri 2026; yeni nesil personel yükseltici platformlar, vinç ve forkliftlerin yanı sıra güvenlik teknolojileri ve dijital filo yönetimi çözümleriyle de sektör profesyonellerini buluşturdu. Bu yıl beşincisi düzenlenen Platform Günlerinde üç gün boyunca 1.500–2.000 profesyonel ziyaretçinin ağırlanması hedefleniyor. Organizasyonun uluslararası ayağında Çin, ABD, Fransa, Almanya ve İtalya merkezli markalar yer alırken; yerli üreticiler de Türkiye’nin gelişen mühendislik ve üretim kapasitesini sergiliyor. Platform Günleri; yeni satış ve kiralama bağlantılarının yanı sıra distribütörlük, yatırım ve uluslararası iş birliklerine zemin oluşturacak. 35 bin platformdan 30 bini kiralık platform kiralama pazarı 600 milyon tl Personel yükseltici platformların kullanımı inşaatın yanı sıra sanayi tesisleri, depolar, enerji tesisleri, belediye hizmetleri, bakım-onarım, perakende ve açık hava reklamcılığı gibi farklı alanlarda bir iş güvenliği önlemi olarak yaygınlaşıyor. Türkiye’de aktif personel yükseltici platform sayısı yaklaşık 35 bine, kiralama filolarındaki makine sayısı ise yaklaşık 30 bine ulaşmış durumda. Sektörün son sekiz yıldaki büyüme oranı yüzde 114 olarak gerçekleşti. Platform kiralama sektörünün cirosu ise 2018’den bu yana yüzde 684 artışla 600 milyon TL’ye yükseldi. Sektörün önümüzdeki beş yıllık hedefi ise Türkiye’deki platform parkını 50 bin adede çıkarmak. Günaydın: "Platformda yerli üretim artıyor" Tuzla Autodrom’da gerçekleştirilen Platform Günleri’nin açılış töreninde konuşan Platformder Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, "Platform Günleri, sektörel kalkınmanın ve birlikte büyümenin yoludur." sözleriyle konuşmasına başladı. Günaydın, sektörün büyümesinin yalnızca makine parkındaki artışla değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek Platform Günleri’nin üretim, yatırım ve ticari ilişkiler açısından taşıdığı önemi vurguladı: "Türkiye’de sektörümüz büyürken yerli üretim kapasitemiz de güçleniyor. Türkiye’nin üretim kabiliyetine ve girişimcilerimizin cesaretine güveniyoruz. Yerli üreticilerimizin gelişmesini, firmalarımızın dünya pazarlarında daha güçlü yer almasını istiyoruz. Platform Günleri’nde üreticiyi, kiralama şirketini, distribütörü, kullanıcıyı ve uluslararası markaları aynı sahada buluşturuyoruz. Burada yapılan bir görüşmenin yeni bir iş ortaklığına, sahada gerçekleştirilen bir demonstrasyonun ise doğru bir yatırım kararına dönüşebilmesi bizim için önemli. Hedefimiz, burada kurulan bağlantıların organizasyon sonrasında da kalıcı ticaret üretmesidir." Platform Günleri’nin uluslararası sektörle ilişkilerin geliştirilmesinde de önemli bir rol üstlendiğini belirten Günaydın, Türkiye’nin üretim ve hizmet kabiliyetinin yeni pazarlara taşınmasını hedeflediklerini ifade etti. Ana gündem iş güvenliği Platform Günleri’nin öne çıkan başlıklarından birini de yüksekte güvenli çalışma oluşturuyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın SGK bildirimleri üzerinden yaptığı analize göre, 2013–2023 döneminde inşaat sektöründeki ölümlü iş kazalarının ortalama yüzde 40,7’si yüksekten düşme nedeniyle meydana geldi. Korkuluk sistemiyle çalışanı sürekli koruma altında tutan yükseltici platformlar ile iş kazalarının yüzde 80'i önlenebiliyor. Bu nedenle inşaatlar, depolama alanları ve AVM gibi ortamlarda platformlar kiralanarak iş güvenliği için kullanılıyor. Platformder; doğru ekipman kullanımı, eğitimli operatör ve güvenlik kültürünün birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Platformder Başkanı Günaydın, "Bütün bu hedeflerin merkezinde ise insan var. En önemli başarı ölçümüz, çalışanlarımızın günün sonunda evlerine sağ salim dönmesidir. Güvenli çalışma kültürü, verdiğimiz her kararın ve yaptığımız her işin ayrılmaz parçası olmalıdır." sözleriyle iş güvenliğinin önemine vurgu yaptı. Personel yükseltici platform sektörü büyüyor Açılış töreninde konuşan Hybrid İletişim Genel Müdürü Gökhan Kuyumcu ise Platform Günlerinin bu yıl resmi fuar statüsüyle yapıldığına vurgu yaptı: "Beş yıldır büyük bir heyecan ve özveriyle düzenlediğimiz Platform Günleri’nin her geçen yıl güçlenerek büyüdüğünü görmek bizim için büyük bir mutluluk. Sektörün desteği ve artan katılımla bugün geldiğimiz noktada organizasyonumuzun Türkiye Fuar Takvimi’nde yer alan resmi bir fuar hüviyeti kazanmış olmasını da bu gelişimin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz." Geleceğin ustaları sektörle buluşuyor Organizasyonun bu yılki sosyal ve sektörel başlıklarından biri de "Geleceğin Ustaları Atölyesi". Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde hayata geçirilen proje ile sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına katkı sağlanması ve mesleki eğitim ile istihdam arasında doğrudan bir köprü kurulması hedefleniyor. Proje kapsamında öğrencilerin üzerinde çalışarak revize ettiği personel yükseltici platformlar da etkinlikte sergileniyor. Öğrenciler öğretmenleriyle birlikte sektör profesyonelleriyle buluşarak çalışmalarını tanıtma fırsatı yakalıyor. Platformder, projeyi gençlerin teknik becerilerinin geliştirilmesi ve sektörün gelecekte ihtiyaç duyacağı nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriyor.

İzocam’a iki prestijli ödül birden Haber

İzocam’a iki prestijli ödül birden

İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” seçilirken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası, Şantiye'nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü. Türkiye'nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı. Firmanın, yalıtım sektöründe fark yaratan ürünleri arasında yer alan İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” ödülüne layık görülürken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ise Şantiye'nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü. Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi” ve “Şantiye’nin Yıldızı” ödülleri, yeni-inovatif-sürdürülebilir çözümlerin inşaat sektörüne daha yakından tanıtılması amacıyla gerçekleştiriliyor. İzocam HT camyünü prefabrik boru, sanayi tesislerine özel olarak geliştirildi Sektörde 60 yılı aşkın deneyimiyle sürdürülebilir, güvenli ve yüksek kaliteli yalıtım çözümleri sunan İzocam, geçen sene piyasaya kazandırdığı yeni ürünü "HT Camyünü Prefabrik Boru" ile yüksek sıcaklıklarda yalıtım performansını bir üst seviyeye taşıdı. Performans, güvenlik ve konforu bir arada sunduğu bu ürününü sanayi tesislerine özel olarak tasarlayan lider firma, endüstriyel yalıtıma güçlü bir katkı daha sunmuş oldu. Yüzde 80’e kadar geri dönüştürülmüş içeriğe sahip camyününden imal edilen ve dış yüzeyi alüminyum folyo ile kaplanan bu inovatif ürün, 450°C’ye kadar sıcaklıklara dayanıklılığı ile öne çıkıyor. Sanayi tesisleri, enerji santralleri, doğalgaz ve petrokimya hatları gibi yüksek sıcaklıkla çalışan sistemlerde ideal bir çözüm sunan bu benzersiz ürün, tesisatlarda ve boru hatlarında ısı yalıtımı, terleme ve donmaya karşı koruma gibi temel işlevlerinin yanı sıra; basınçlı su borularında titreşim ve ses yalıtımı amacıyla da kullanılıyor. A sınıfı yangın dayanımı ile öne çıkan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, yangın güvenliği açısından da önemli bir avantaj sunuyor. Yüksek sıcaklıklarda bile düşük ısı iletkenlik değerleriyle mükemmel bir enerji tasarrufu sağlayan ürün, çalışanlar için daha sessiz, güvenli ve konforlu bir ortam yaratılmasına katkıda bulunuyor. Modüler yapısı sayesinde kolay montaj imkânı sunan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, montaj sürecinde zaman ve iş gücünden de önemli ölçüde tasarruf edilmesini sağlıyor. Böylece büyük ölçekli endüstriyel projelerde hem ekonomik hem de verimli bir tercih olarak öne çıkıyor. İzocam everest mineral asma tavan levhası ile yalıtımı zirveye taşıdı İzocam, geçen yıl sektöre kazandırdığı diğer ürünü “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası” ile de iç mekan tasarımında estetik ve işlevi bir arada sunuyor. Üstün teknik performansı şık tasarımla birleştiren bu özel ürün, modern mimarinin ihtiyaçlarına kusursuz bir çözüm getirirken yalıtımı da zirveye taşıyor. “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, yüksek performanslı mineral yün yapısı sayesinde A sınıfı yangın dayanımı sunarken, aynı zamanda ses ve ısı yalıtımında da üstün bir performans sergiliyor. Farklı en, boy ve kalınlık seçenekleri ile projelere esneklik kazandıran bu yenilikçi çözüm, üzerindeki dekoratif cam tülü kaplama sayesinde estetik beklentileri de karşılıyor. Ofislerden okullara, kamu binalarından alışveriş merkezlerine kadar birçok alanda kullanım için ideal olan ürün, mekanlara güvenli ve konforlu bir atmosfer kazandırıyor. Mineral yünün doğal ses yutma özelliği, “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”nın en güçlü yönlerinden biri. Ortamda oluşan gürültüyü önemli ölçüde azaltarak daha huzurlu ve verimli yaşam alanları sunan “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, okul ve ofislerde hem öğrenciler hem de çalışanlar için dikkatlerini daha kolay toplayarak, performanslarını artırabilecekleri ortamların oluşmasına maksimum katkı sağlıyor.

GES Projelerini doğru yönetenler kazanacak Haber

GES Projelerini doğru yönetenler kazanacak

EPDK’nın lisanssız elektrik üretiminde saatlik mahsuplaşma uygulamasına son şeklini vermesini değerlendiren Tek Enerji Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Şahintaş, yeni dönemde plansız fazla üretim anlayışının geride kalacağını belirterek, “Artık kazananlar yalnızca üretim yapanlar değil, üretimini doğru yönetenler olacak” dedi. 1 Haziran 2026 itibariyle yürürlülüğe girecek yeni düzenleme ile sistemin temel yapısı korunurken, mahsuplaşma yöntemi aylık bazdan saatlik baza taşınıyor. Böylece lisanssız üretimde tüketicilerin kendi elektrik ihtiyacını karşılamasına odaklanan, daha dinamik ve veri temelli bir yapı hayata geçiriliyor. Yeni modele göre tüketiciler, bir önceki yılki tüketimlerinin en fazla iki katı kadar üretim yapabilecek. Tüketici, bu sınır dahilinde yaptığı üretimin kullanmadığı kısmının satışından gelir elde edebilecek. Belirlenen sınırın üzerindeki üretim ise Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması kapsamında sisteme aktarılacak. Tüketim-üretim optimizasyonu kritik hale geliyor Düzenlemeyi değerlendiren Tek Enerji Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Şahintaş, saatlik mahsuplaşma uygulamasının GES yatırımlarında planlama, takip ve yönetim süreçlerini çok daha önemli hale getirdiğini söyledi. Şahintaş, “Yeni düzenleme, lisanssız elektrik üretiminde önemli bir dönemin başlangıcıdır. Artık bir tesisin ne kadar elektrik ürettiği kadar, bu elektriğin hangi saatlerde üretildiği ve tüketildiği ile ihtiyaç fazlası üretimin nasıl yönetildiği de belirleyici olacak. Bu nedenle plansız fazla üretim dönemi geride kalıyor. GES yatırımlarında doğru kapasite, doğru tüketim analizi ve doğru yönetim modeli öne çıkıyor” dedi. Saatlik mahsuplaşma uygulamasıyla birlikte özellikle sanayi tesisleri ve yüksek elektrik tüketimine sahip işletmeler için saatlik tüketim profilinin artık yatırım kararlarının merkezinde yer alacağını ifade eden Şahintaş, “Yeni dönemde kazananlar üretimini, tüketimini, tedarik anlaşmasını ve fazla enerji yönetimini birlikte ele alanlar olacaktır.” ifadelerini kullandı. Takip altyapısı olan firmalar avantaj sağlayacak Yeni düzenlemenin veri yönetimi, dijital izleme ve performans takibi altyapısını daha stratejik hale getirdiğini kaydeden Şahintaş, GES yatırımlarında satış sonrası izleme süreçlerinin yatırımcı açısından kritik önem taşıyacağını belirtti. Şahintaş, “Santral kurulduktan sonra süreç bitmiyor; aksine asıl değer, üretimin doğru izlenmesi, performansın takip edilmesi ve tüketimle uyumlu şekilde yönetilmesiyle ortaya çıkıyor. Tek Enerji olarak mühendislik, kurulum, izleme, raporlama ve danışmanlık süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Bu süreçte plansız kapasite artışı yerine, işletmenin gerçek ihtiyacına uygun, finansal geri dönüşü doğru hesaplanmış ve enerji yönetimiyle desteklenmiş projeler önem kazanacaktır. Tek Enerji olarak biz de yatırımcılarımızın yalnızca bugünkü enerji ihtiyacını değil, gelecekteki enerji yönetimini de dikkate alan çözümler geliştirmeyi sürdürmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.