SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sanayi

Ekometre - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Borsa İstanbul'da gözler TCMB'de Haber

Borsa İstanbul'da gözler TCMB'de

Piyasalarda temkinli iyimserlik öne çıkarken, karar metni ve verilecek mesajların günün yönünü belirlemesi bekleniyor. Borsa İstanbul'da yatırımcılar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bugün saat 14.00'te açıklayacağı Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararına odaklandı. Karar öncesinde piyasalarda temkinli bir bekleyiş hakim olurken, yatırımcılar hem politika faizine ilişkin kararı hem de karar metninde yer alacak mesajları yakından takip ediyor. BIST 100 endeksi, önceki işlem gününü yüzde 1,18 yükselişle 14.138,85 puandan tamamladı. Günlük işlem hacmi 193 milyar lira olarak gerçekleşirken, Avrupa borsalarındaki olumlu seyrin de etkisiyle alımların güç kazandığı görüldü. Piyasa beklentileri, TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakacağı yönünde yoğunlaşıyor. Analistler, faiz kararından çok, enflasyon görünümü, iç talep, kredi piyasası ve gelecek döneme ilişkin yönlendirmelerin yer alacağı PPK metninin fiyatlamalar üzerinde daha belirleyici olabileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre, faiz kararının ardından özellikle bankacılık hisseleri başta olmak üzere finans, sanayi ve ihracatçı şirketlerde hareketliliğin artması bekleniyor. Ayrıca döviz kuru, tahvil faizleri ve altın fiyatlarında oluşacak yeni dengelerin Borsa İstanbul'un kısa vadeli yönü üzerinde etkili olacağı değerlendiriliyor. Teknik açıdan değerlendirildiğinde analistler, BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.400 puan seviyelerini direnç, 14.000 ve 13.900 puan seviyelerini ise destek olarak izliyor. Piyasaların, TCMB'nin açıklayacağı karar ve sonrasında verilecek mesajlarla birlikte günün ikinci yarısında yönünü netleştirmesi bekleniyor.

Sanayici karbon sertifikası sürecine hazır mı? Haber

Sanayici karbon sertifikası sürecine hazır mı?

Şimdi ise gözler Şubat 2027'de başlayacak karbon sertifikası satışlarına çevrildi. Isıtma sektörünün öncü sanayi kuruluşlarından Çukurova Isı, sanayicilerin karbon maliyetlerinden etkilenmemek için bugünden enerji tüketimi yoğun sistemleri gözden geçirmeleri ve verimlilik yatırımlarını hızlandırmaları gerektiğine dikkat çekti. Avrupa Birliği'nin iklim politikaları kapsamında uygulamaya aldığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 2026 yılıyla birlikte mali yükümlülük dönemine geçmişti. Bu yeni dönemde, AB pazarına ihracat yapan şirketler, ürünlerinin karbon emisyonlarını raporlamakla kalmayıp bu emisyonlar için mali sorumluluk da üstlenmeye başladı. Sanayiciler şimdi de mekanizmanın en kritik aşamalarından biri olan karbon sertifikası sürecine hazırlanıyor. Sertifika uygulaması Şubat 2027’de başlayacak Şubat 2027’de başlayacak sertifika uygulamasıyla birlikte demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, hidrojen ve elektrik sektörlerinde faaliyet gösteren AB ithalatçıları, SKDM yükümlülükleri kapsamında 2026 ve 2027 yılı ithalatlarına ilişkin sertifika satın alacak. SKDM sertifikalarının fiyatı ise Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi'nde (AB ETS) oluşan karbon fiyatlarına göre belirlenecek. 2026 yılı ithalatları için sertifika bedeli, 2026 yılı boyunca oluşan karbon fiyatlarının çeyrek dönem ortalaması esas alınarak hesaplanacak. 2027 ve sonraki yıllarda ise sertifika fiyatı, satışın yapıldığı haftadan önceki haftada Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi’nin (AB ETS) karbon fiyatına göre belirlenecek. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, şunları söyledi: "Karbon emisyonu artık ticaretin önemli maliyet kalemlerinden biri" “SKDM, artık yalnızca çevresel bir düzenleme değil, ihracat yapan sanayiciler açısından doğrudan maliyet oluşturan bir mekanizma haline geldi. Şimdi ise karbon sertifikası süreci devreye giriyor. Sertifika satın alma uygulamasıyla birlikte karbon emisyonları doğrudan ticari maliyete dönüşecek. Dolayısıyla sanayicilerin yalnızca emisyonlarını hesaplamaları değil, bu emisyonları azaltacak yatırımları da hızla hayata geçirmeleri gerekiyor. Düşük karbonlu üretim yapan işletmeler hem daha düşük karbon maliyetleriyle karşılaşacak hem de Avrupa pazarındaki rekabet gücünü artıracak." dedi. Sanayiciler enerji tüketen sistemleri gözden geçirmeli “SKDM kapsamında ürünlerin karbon emisyonları, gerçek üretim verileriyle birlikte hesaplanıyor. Bu nedenle üretim süreçlerinde enerji tüketimini azaltacak yatırımlar oldukça önemli” diyen Osman Ünlü, şu değerlendirmede bulundu: Sertifika maliyetlerini minimize ediyor "Sanayicilerin ilk olarak tesislerindeki yüksek enerji tüketen sistemleri analiz etmeleri gerekiyor. Isıtma sistemleri de bunların başında geliyor. Fabrikalarda kullanılan eski ve verimsiz sistemlerin yerine yüksek verimli teknolojilere geçilmesi, hem enerji tüketimini hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltıyor. Biz de Çukurova Isı olarak, sanayicilerin emisyon yükünü azaltmalarına katkı sağlayan çözümler geliştiriyoruz. Avrupa Komisyonu'nun Ecodesign (ErP) Direktifi'ne uygun olarak geliştirdiğimiz Goldsun CPH seramik plakalı radyant ısıtıcı ürünümüzle geleneksel ısıtma sistemlerinden %70 daha verimli ısıtma sağlıyoruz. İşletmeler daha düşük enerji tüketimi sayesinde hem enerji maliyetlerini düşürüyor hem de ürünlerinin gömülü karbon emisyonlarını azaltarak SKDM kapsamında doğacak sertifika maliyetlerini minimize edebiliyor.” Bugün yapılan yatırımlar, yarının rekabet gücünü şekillendirecek Önümüzdeki yıllarda ücretsiz karbon tahsisatlarının kademeli olarak kaldırılmasıyla birlikte karbon maliyetlerinin daha da artmasının beklendiğini vurgulayan Ünlü, firmaların bugünden atacakları enerji verimliliği adımlarının hem işletme maliyetlerini hem de gelecekteki ihracat performanslarını doğrudan etkileyeceğini ifade etti.

GlassHouse'tan Bursa’ya yatırım Haber

GlassHouse'tan Bursa’ya yatırım

Türkiye’nin lider BT altyapı hizmet sağlayıcısı GlassHouse, yurt içindeki büyümesini sürdürerek Bursa’da yeni ofisini hizmete açtı. e& (etisalat and)’in küresel gücünü yerel uzmanlığıyla buluşturan şirket; yönetilen bulut, SAP ve uçtan uca BT altyapı hizmetlerini bölgedeki kurumlara daha yakından sunmayı hedefliyor. 2004 yılından bu yana Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarının güvenilir BT altyapı iş ortağı olan GlassHouse, büyüme ve yatırım stratejisi doğrultusunda Bursa’da yeni bir ofis açtı. Ülkenin en büyük sanayi ve üretim merkezlerinden biri olan Bursa’da fiziksel olarak konumlanan şirket; bölgedeki kurumların dijital dönüşüm süreçlerine daha yakın, daha hızlı destek vermeyi amaçlıyor. Bursa, 2025'te yaklaşık 18 milyar dolarlık ihracatla Türkiye'nin toplam dış satımının yüzde 6,5'ini karşılayarak İstanbul ve Kocaeli'nin ardından ülkenin üçüncü büyük ihracat merkezi oldu. Otomotivden tekstile, gıdadan ileri üretime kadar geniş bir sanayi ekosistemine ev sahipliği yapan kent; yüksek performanslı, güvenli ve sürdürülebilir BT altyapılarına yönelik hızla artan bir talebe sahne oluyor. GlassHouse yeni ofisiyle bu talebi yerinde karşılayarak, Yönetilen Bulut Hizmetleri, SAP Altyapı ve Danışmanlık Hizmetleri, Veri Yedekliliği ve İş Sürekliliği ile uçtan uca BT yönetimi çözümlerini Bursalı kurumların hizmetine sunacak. 2024 yılında; Orta Doğu, Avrupa, Asya ve Afrika’da 32 ülkede faaliyet gösteren e& grubunun şirketlerinden e& (etisalat and) ailesine katılan GlassHouse, bu güçlü ortaklığın kazandırdığı uluslararası bilgi birikimini sahadaki yerel uzmanlığıyla birleştiriyor. Şirket; İstanbul, Ankara, İzmir, Katar ve Güney Afrika ofislerinin ardından Bursa açılımını da küresel gücünü Anadolu’nun üretim merkezlerine taşıma vizyonunun somut bir adımı olarak konumlandırıyor. “Neredeysen oradayız” anlayışıyla Bursa’da Bursa’ya açılan yeni ofis için değerlendirmede bulunan GlassHouse CEO’su Alp Bağrıaçık; “Bursa, Türkiye’nin üretim ve sanayi gücünün kalbinde yer alıyor. Otomotivden tekstile, bu güçlü ekosistemdeki kurumların rekabette öne geçmesi; esnek, güvenli ve sürdürülebilir bir BT altyapısına sahip olmalarına bağlı. ‘Neredeysen oradayız’ anlayışımızla bu ekosisteme bizzat yakınlaşıyor; yönetilen bulut ve uçtan uca BT altyapı hizmetlerimizi Bursa’daki iş ortaklarımızın hizmetine sunuyoruz” dedi. “Yatırımlarımıza ve büyümemize devam ediyoruz” e& (etisalat and) ailesine katılımlarıyla birlikte küresel bir gücü arkalarına aldıklarını vurgulayan Bağrıaçık; “Sahip olduğumuz uluslararası gücü, GlassHouse’un yerel uzmanlığıyla birleştiriyoruz. Bursa ofisimiz bu vizyonun en somut adımlarından biri. GlassHouse olarak yatırımlarımıza ve büyümemize ara vermeden devam ediyor; kurumların karmaşık BT yükünü üstlenerek onların asıl işlerine, yani büyümeye güvenle odaklanmalarını sağlıyoruz” diye konuştu.

ISO 500'de ki Bursalı firmalar Haber

ISO 500'de ki Bursalı firmalar

Bursa hâlâ Türkiye'nin otomotiv başkenti ama otomobille büyüme sürdürülemez İSO 500 deki Bursalı firmalar, sıralamada yükselenler ve düşenler, sektörel dağılımı ve Bursa sanayisinin gelecek perspektifine dair EKOMETRE’nin analizi haberimizde. 2024 yılı araştırmasında Bursa 25 firma İSO 500 listesinde yer alırken, 2025 yılında bu sayı 31’e yükseldi. 2024 yılında listede yer alan Bursalı şirketlerin toplam üretimden satışları yaklaşık 305,7 milyar TL seviyesindeyken, 2025 yılında bu rakam 485,9 milyar TL’ye ulaştı. Buna göre Bursa’nın İSO 500 kapsamındaki üretimden satışları bir yılda yaklaşık 180 milyar TL artarken, büyüme oranı yüzde 59’a yaklaştı. İSO 500 deki Bursalı firmalar, sıralamada yükselenler ve düşenler, sektörel dağılımı ve Bursa sanayisinin gelecek perspektifine dair EKOMETRE’nin analizi: İSO 500'de yer alan başlıca Bursa firmaları Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları (Nilüfer) Tofaş Türk Otomobil Fabrikası (Nilüfer) Bosch Sanayi ve Ticaret (Nilüfer) Borçelik Sütaş Asil Çelik Korteks Türk Prysmian Kablo Coşkunöz Metal Form Beyçelik Gestamp Otomotiv Maysan Mando Karsan Otomotiv Aunde Teknik Tekstil Hitachi Astemo Turkey Otomotiv Uludağ İçecek Çemtaş Marmarabirlik Ak-Pres Leoni Kablo Almaxtex Hastavuk Pro Yem Bu firmaların önemli bölümü otomotiv ve yan sanayide yoğunlaşıyor. Bursa'nın İSO 500'deki ağırlığı hâlâ Türkiye'nin otomotiv başkenti olmasından kaynaklanıyor. Kesinleşen Sıralar ve Değişimler Firma 2025 Sırası Önceki Sıra Değişim Oyak Renault 4 6 ▲ 2 Tofaş 23 11 ▼ 12 Hitachi Astemo Turkey 202 148 ▼ 54 Aunde Teknik Tekstil 282 225 ▼ 57 Yükselenler Önceki açıklanan listelerde yükseliş trendi gösteren ve Bursa sanayisinin yeni yıldızları arasında görülen firmalar: Uludağ İçecek Marmarabirlik Ak-Pres Beyçelik Gestamp Otomotiv Bu firmalar son açıklanan İSO verilerinde önemli sıra kazanımları elde etmişti. Gerileyenler Tofaş Hitachi Astemo Turkey Aunde Teknik Tekstil Özellikle otomotiv sektöründe üretim daralması ve ihracat baskıları nedeniyle bazı büyük oyuncularda sıralama kayıpları görüldü. Ekometre’nin Yorumu "Bursa hâlâ Türkiye'nin otomotiv başkenti; ancak 2025 sonuçları, şehrin sadece otomobille büyüyemeyeceğini gösteriyor." Oyak Renault'un ilk 5'te kalması önemli bir başarı. Buna karşılık Tofaş'ın gerilemesi, otomotivdeki dönüşüm baskısını ortaya koyuyor. Bursa'nın yeni büyüme alanları ise gıda (Sütaş, Pro Yem), içecek (Uludağ), teknik tekstil ve yüksek katma değerli yan sanayi olarak öne çıkıyor. Bursa'nın önümüzdeki dönemde İSO 500'deki firma sayısını artırabilmesi için otomotiv dışı sektörlerin payını yükseltmesi gerekecek.

TCMB’nin petrol varsayımı savaş sonrası sert yükseldi Haber

TCMB’nin petrol varsayımı savaş sonrası sert yükseldi

Şubat ayında yayımlanan yılın ilk Enflasyon Raporu’nda 2026 yılı ortalama petrol fiyatı 60,9 dolar seviyesinde öngörülürken, ABD-İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz sonrası bu tahmin 89,4 dolara yükseldi. Özellikle savaş sonrası enerji arzına yönelik endişelerin artması ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim, küresel petrol piyasalarında fiyatların hızlı şekilde yükselmesine neden oldu. Petrol fiyatlarının yeniden 100 dolar seviyesine yaklaşması, sadece enerji maliyetlerini değil, ithalat giderleri ve enflasyon beklentilerini de doğrudan etkiledi. TCMB’nin ikinci Enflasyon Raporu’nda yapılan revizyon, küresel jeopolitik risklerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini de ortaya koydu. Enerji ithalatçısı ülkeler arasında yer alan Türkiye’de petrol fiyatlarındaki yükselişin; ulaştırma, üretim, sanayi ve gıda maliyetleri üzerinden enflasyona ek baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Ekonomistler, enerji fiyatlarında kalıcı yükseliş yaşanması halinde Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemlerde ithalat fiyatları ve enflasyon tahminlerinde yeni güncellemelere gidebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda süren risklerin küresel petrol arzını uzun süre etkilemesi durumunda, enerji maliyetlerinin ekonomi yönetiminin en önemli gündem başlıklarından biri olmaya devam edeceği ifade ediliyor.

Konya ELEVEX 2026 kapılarını açtı Haber

Konya ELEVEX 2026 kapılarını açtı

Konya Asansör ve Teknolojileri Fuarı – ELEVEX 2026, Konya Ticaret Odası (KTO) Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlenen törenle kapılarını açtı. Fuarın açılışına; Konya Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, Konya Sanayi Odası (KSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Küçükhemek, İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Konya Şube Başkanı Erdem Naltekin, Makine Mühendisleri Odası (MMO) Konya Şube Başkanı Doç. Dr. Sercan Doğan, Vizyon Sektörel Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Şerefli ve çok sayıda davetli katıldı. Asansör sektöründe güçlü bir şehiriz Fuarın açılışında konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, Konya’nın üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, fuarcılığın şehir ekonomisine sağladığı katkılara dikkat çekti. ELEVEX 2026’nın asansör sektörünün geleceğine yön veren stratejik bir buluşma noktası olduğunu ifade eden Başkan Öztürk, Konya’nın sektörde ulaştığı güçlü konuma vurgu yaptı. Konya’nın Türkiye asansör üretiminin önemli bir bölümünü karşılayan, ihracat gücü yüksek bir merkez haline geldiğini belirten Öztürk, sektör temsilcilerini başarılarından dolayı tebrik etti. Konya Ticaret Odası Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlenen organizasyonların, sektörleri küresel pazarlara açan önemli platformlar olduğuna değinen Öztürk, kısa süre önce gerçekleştirilen Konya Tarım Fuarı’nın uluslararası başarısının bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. Öztürk, ELEVEX 2026 ile bu başarının asansör sektöründe de devam ettiğini belirtti. Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür Konuşmasında Konya Büyükşehir Belediyesi’nin fuarcılık altyapısına sunduğu katkılara da değinen Başkan Öztürk, fuar merkezinde gerçekleştirilen çevre düzenlemeleri ve kısa süre içinde faaliyete geçecek ulaşım yatırımlarının önemine dikkat çekerek desteklerinden dolayı teşekkür etti. Küresel ekonomide yaşanan gelişmelere rağmen Konya’nın üretim ve ihracat odaklı büyümesini sürdürdüğünü belirten Öztürk, son açıklanan verilere göre şehrin ihracatının Nisan ayında yüzde 30’un üzerinde artış gösterdiğini ifade etti. Bu artışta, uluslararası fuarların oluşturduğu ticari hareketlilik ve sektörlere sağladığı motivasyonun önemli rol oynadığını vurguladı. Başkan Öztürk, ELEVEX Fuarı’nın önümüzdeki yıllarda Konya’nın marka fuarlarından biri haline gelmesi için tüm paydaşlara iş birliği çağrısında bulunarak, organizasyonun küresel bir buluşma noktası olma potanseline dikkat çekti. Vizyon Sektörel Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Şerefli de, gerçekleştirilen fuarın asansör sektörü açısından oldukça önemli olduğuna değinerek fuarın hayırlı olmasını diledi. Asansör sektöründeki yeniliklerin, teknolojik gelişmelerin ve iş birliklerinin sergilendiği ELEVEX 2026, dört gün boyunca yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlayarak sektöre önemli katkılar sunacak.

Demir çelik sektöründe dev buluşma Haber

Demir çelik sektöründe dev buluşma

Ege Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, EİB Konferans Salonu’nda fiziki katılımın yanı sıra eş zamanlı webinar yayınıyla hibrit formatta yapıldı. Demir çelik sektöründe bilgi birikiminin yeni nesillere aktarılmasını hedefleyen organizasyon, sektörün deneyimli isimlerini, aktif profesyonellerini ve genç kuşağı aynı platformda buluşturdu. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda, çelik sektörünün önde gelen isimleri mesleki deneyimlerini, sektörde yaşanan dönüşümleri ve geleceğe yönelik değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Organizasyon; sektör profesyonellerinin yanı sıra genç mühendisler, üniversite öğrencileri, akademisyenler ve kurum temsilcilerinin katılımıyla kuşaklar arası etkileşime zemin hazırladı. Açılış konuşmalarını, SteelRadar Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztüre ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan’ın gerçekleştirildiği “Deneyimden Geleceğe” başlıklı panel oturumunda ise Kibar Dış Ticaret A.Ş. Orta Doğu & Kuzey Afrika Ticaret Müdürü Barış Yüce, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Danışmanı Mete Bülent Adalı, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, Karabük Demir Çelik (KARDEMİR) Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Dr. S. Tuğrul İmer ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü Cem Öztüre üstlendi. Panelin açılış konuşmasını yapan Cem Öztüre, Türk çelik sanayisinin dünyada 7., Avrupa’da ise 1. sırada yer aldığını vurgulayarak; "Bugün 38 milyon ton üretim yapıyorsak, bu noktaya hiç de kolay gelinmedi. Bu başarı, bugün bu salonda bulunan sanayici üstatlarımızın eseridir. Yarın bu koltuklara sizler geçeceksiniz. Türk mühendisleri bugün Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar dünyanın her yerindeki tesisleri yönetiyor. Sizler bu tecrübelerle yoğrulup bayrağı daha ileriye taşıyacaksınız," dedi. Ege Demir ve DemirDışı İhracatçılar Birliği Başkanı Yalçın Ertan yaptığı açılış konuşmasında; “Ege Demir ve Demir Dışı İhracatçılar Birliği olarak SteelRadar ile gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, tam olarak bilgi birikiminin kuşaktan kuşağa aktarılması ihtiyacına cevap veren çok kıymetli bir adımdır. Demir ve çelik sektörü, ülkemizin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini doğrudan yansıtan en stratejik alanlardan biridir. Ege bölgemiz; liman altyapısı, sanayi birikimi, lojistik avantajları ve nitelikli insan kaynağı ile sektörümüzün en önemli buluşma noktasıdır. Rakamlara bakacak olursak; 2025 yılında 2 milyar 591 milyon dolarlık bir ihracatla ülkemize devasa bir katkı sağladık. Türkiye bugün dünyada çok önemli bir çelik üreticisi ve ihracatçısı konumundadır. Özellikle uzun ürünlerde Çin'den sonra dünyanın ikinci büyük ihracatçısıyız. Bugünün öğrencileri yarının sektör temsilcileri olacaktır. Sektörümüzün sürdürülebilir başarısı, sizlerin bu deneyimlerden faydalanmasına ve doğru yönlendirilmesine bağlıdır. Sizlerin sektörü yakından tanıması bizim için bir sosyal sorumluluktur. Hepinize katılımlarınız için teşekkür ediyorum." Yalçın Ertan: "Genç ihracatçılar asla pes etmeyin" Kendi başarı hikayesini anlatan Yalçın Ertan, Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik eğitimi ve ABD’deki master sürecinin ardından 1980 ihtilalinden hemen sonra ülkesine dönerek dış ticaretin "alfabesinin" yazıldığı yılları şu sözlerle aktardı; "Aydın Atça’dan çıkıp dünya pazarlarına uzanan 1982’de Metaş grubunda dış ticaret hamlesine başladığımızda alfabenin başındaydık. Diğer ülke temsilcileri bize ikinci sınıf tüccar muamelesi yapıyordu ama biz hiçbir zaman yılmadık ve özgüveni kaybetsek pazara girmek için sefere çıkar gibi gider, işi almadan geri dönmezdik. 15 yıl boyunca yılda 250 gün seyahat ettim. Ağırlıklı olarak inşaat demiri ve profil üretirken bugün ürün yelpazesi çok genişlemiş ve ülke olarak bugün Avrupa’nın bir numaralı üreticisine dönüştük. Gençler, annemin bir sözü vardır: 'Oğlum malına değil, pazarına güven.' Pazarınız kuvvetliyse, satış kanallarınız iyiyse malınızı satma şansınız daha yüksektir. Antenlerinizi dik tutun, iyi ilişkiler içinde olun, taahhütlerinizi yerine getirin, kokuyu iyi alın, çok çalışın, yılmayın ve asla pes etmeyin." "Nane şekerinden ihracat imparatorluğuna" Çelik Dış Ticaret Derneği Başkanı Namık Ekinci, çocuk yaşta başlayan ticaret tutkusunu ve sektördeki devrim niteliğindeki adımlarını paylaşarak"11 yaşımda mısırları pişirip satarak ticarete başladım. Karabük’teki haddehanelerde sırtımda demir taşıdım; Türkiye’de ilk 'prim sistemini' ben uyguladım. 80’li yıllarda İran ve Irak savaşırken, her iki ülkeye girebilmek için iki ayrı pasaport taşırdık. Irak'ta rakiplerimizden gizlenerek otel odalarından çıkmadan operasyon yönetirdik. 2000 yılına kadar Türkiye’nin yaptığı toplam çelik ihracatının %65’inin ilk ihracatçısı olma gururunu yaşadım. Dürüstlük ve strateji en büyük sermayenizdir." Muammer Bilgiç: "Türkiye’nin çelik başarısı bir 'üniversite' disiplinidir" Sektörün duayen isimlerinden Muammer Bilgiç, Türk çelik sektörünün tarihsel gelişimini ve kurumsallaşma sürecini şu derinlikli analizle aktardı. Bilgiç; "Türkiye bugün dünyanın on yedinci büyük ekonomisidir ama hiçbir sanayi dalında Avrupa'nın bir numarası değildir; bir tek demir çelik hariç! Bu devasa başarı tesadüf değildir. Her şeyin kaynağı Karabük’tür; Karabük aslında bir sektörel 'üniversite'dir. 1956’da kurulan Metaş ise Türkiye’nin özel sektördeki ilk ark ocaklı demir çelik tesisidir ve dünyadaki ikinci sürekli döküm makinesi orada kurulmuştur. Metaş ve Ekinciler gibi kurumlar, sadece çelik değil, insan yetiştirmişlerdir. Filmaşin üretiminden kaynak elektroduna kadar Türkiye’nin bugün dünyayla yarıştığı pek çok katma değerli ürünün tohumları o dönemdeki 'insana yatırım' vizyonuyla atılmıştır. Bu büyüklük kolay elde edilmedi, kıymetini bilmek zorundayız." "ODTÜ diplomasıyla 3 ay hurda ayıkladım" Çelik Dış Ticaret Derneği Danışmanı Mete Bülent Adalı, kariyerin mutfak kısmına vurgu yaparak; "Metalürji mühendisi olarak işe başladığımda, işin mutfağını öğrenmem için beni hurda sahasına soktular. Üç ay boyunca elimle hurda ayıkladım, bakırı demirden temizledim. İşin tozunu yutmadan masada kazanamazsınız. Haritayı önünüze koyun; hangi milletin neyi sevdiğini, Arapların ve Hintlilerin ticaret kültürünü öğrenin," tavsiyesinde bulundu. "Mülakatta istek ve süreklilik arıyoruz" Kardemir Satış ve Pazarlama GMY Tuğrul İmer, Kardemir’in stratejik önemini ve insan kaynağı kriterlerine değinerek; "Ray ve demir yolu tekerleği gibi kritik ürünlerde Türkiye'nin tek üreticisiyiz. Ancak dünya değişiyor, Avrupa CBAM ile artık kapıları zorlaştırıyor. Yeni pazarlar (Kuzey Afrika, ABD, Ukrayna) arayışındayız. Mülakatlarda adayların üniversitesinden ziyade o 'istek' ışığını ve sürekliliğini görmeye çalışıyoruz. İngilizce ve piyasa analizi yeteneği bizim için olmazsa olmazdır." "Zor zamanlarda pozitif strateji kazandırır" İzmir Demir Çelik (İDÇ) İhracat Satış Müdürü Eftal Pehlivan, sektördeki zorluklara rağmen iyimserliğini koruduğunu belirterek; "Şartlar kolay değil ama ben her zaman pozitif bakmayı tercih ediyorum. Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik sıkıntılar bizim gibi Avrupa’ya yakın ve elektrikli ark ocağına sahip tesisler için fırsatlar yaratıyor. Doğru zamanda doğru yerde olmak ve network’ü güçlü tutmak bizi rakiplerimizin önüne geçirecektir. 'Made in EU' standartları önümüzde yeni kapılar açıyor,"dedi. "Yapay Zekanın yapamadığını insan tasarımı yapar" OSP Demir Celik Genel Müdürü Zühtü Özçelik, sanayici bakış açısıyla; "Türkiye'nin en büyük kaybı insanların çok erken emekli olmasıdır. 60-65 yaş, bir insanın en verimli dönemidir. Ben mülakatlarda belgelere değil, azme bakarım. Makine bir şekilde kurulur ama yapay zekada olmayan tek şey insani tasarım gücüdür. Kaizen (sürekli iyileştirme) felsefesini hayatınızın merkezine koyun," dedi. "Merak sizi marin sektörüne lider yapar" SAM Mekanik Enerji Taahhüt ve Ticaret Genel Müdürü Levent Bilgili, meraka dayalı inovasyonun gücünü, geliştirdiği elektrikli tekne projesiyle anlattı; "Mühendislik eğitimi bir unvandır; asıl güç araştırmacı ruhtadır. Sırf meraktan yaptığım elektrikli tekne sayesinde bugün Temsa ve Skoda gibi devlerle marin sektörü üzerine çalışıyorum. Katma değer sağladığınız sürece iş hayatında varsınız." İnteraktif Soru-Cevap ve yoğun katılım Panelin ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde, genç mühendis adayları ve akademisyenler merak ettikleri konuları duayen isimlere yöneltti. Sektörel daralmadan yeşil dönüşüme, kariyer basamaklarından yeni pazar stratejilerine kadar pek çok konunun detaylandırıldığı bu bölümde, kuşaklar arası dinamik bir diyalog kuruldu. Etkinlik, EİB Konferans Salonu’nu dolduran yüzlerce fiziksel katılımcının yanı sıra webinar üzerinden takip eden izleyicilerle birlikte yoğun bir katılıma sahne oldu. SteelRadar, "Deneyimden Geleceğe" serisiyle Türkiye'nin farklı sanayi bölgelerinde tecrübeyi yeni nesillere taşımaya devam edecek. Etkinlik, panelistlere plaketlerin takdim edilmesinin ardından sona erdi.

Siemens Türkiye’deki finansman seçeneklerini genişletecek Haber

Siemens Türkiye’deki finansman seçeneklerini genişletecek

1997 yılından itibaren finansal kiralama (leasing) hizmeti sunan Siemens Finansal Hizmetler’in deneyimi üzerine inşa edilen Siemens Finansman A.Ş., Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) lisansı ile faaliyet gösterecek ve 500 milyon TL’lik sermaye yapısıyla müşterilerine çok daha geniş kapsamlı ve esnek finansman çözümleri sunacak. Siemens’in ülkemizde hayata geçirdiği yeni finansman yapısı, Türkiye’nin üretim gücüne, sanayi dönüşümüne ve dijitalleşme potansiyeline duyulan stratejik güveni de ortaya koyuyor. Siemens Finansman A.Ş., yazılım, dijital çözümler, servisler ve entegre projeleri kapsayan çok yönlü ve bütünsel bir yapıda kurgulandı. Böylece bu hizmeti alan tüm kurum ve kuruluşlar teknoloji yatırımlarını daha esnek ve planlı finansman modelleriyle hayata geçirme imkânına sahip olacak. Bu hizmet kapsamında özellikle sanayide ve üretimin hemen her aşamasında dijitalleşme, verimlilik artışı ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm yatırımlarının devamlılığını sağlamak amacıyla finansman tarafında daha güçlü bir yapı oluşturuluyor. Yeni yapı ile hizmet alan müşteriler, tedarik ettikleri ürün ve hizmetlerin ödemelerini vadeli olarak gerçekleştirebilecek. Böylece müşterilerin, yatırımlarını devreye aldıktan sonra ödeme planlarını başlatabilmeleri ve nakit akışlarını daha etkin yönetebilmeleri de sağlanmış olacak. Leasing ile desteklenen makine ve ekipman yatırımlarına ek olarak geliştirlen bu modelin, leasing kapsamı dışında kalan dijital çözümleri, yazılım ve bütünleşmiş projeleri kapsaması planlanıyor. Bu yeni finansman modeli ile “Şimdi Al, Sonra Öde” yaklaşımı, Siemens’in bu alandaki küresel vizyonunun Türkiye’deki yansıması olarak şekilleniyor. Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin üretim ekosisteminde sanayiden ileri teknoloji yatırımlarına, üretim altyapısından farklı sektörlere kadar tüm paydaşlar için en temel gerekliliklerden biri sürdürülebilir ve erişilebilir finansman olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda biz de ülkemizin üretim kapasitesine, mühendislik gücüne ve dönüşüm potansiyeline olan inancımız doğrultusunda, müşterilerimizin yatırım kararlarını destekleyecek daha güçlü ve sürdürülebilir bir finansman altyapısını devreye alıyoruz. Siemens Finansman A.Ş., yalnızca finansal bir yapı değil, Türkiye’nin sanayi ve dijital dönüşüm yolculuğuna duyduğumuz güvenin de bir göstergesi. Amacımız, yatırım yapmak isteyen iş ortaklarımızın yanında durarak dönüşüm süreçlerini hızlandırmalarına katkı sağlamak” Siemens Finansman A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Girginer ise yeni yapının işleyişine ilişkin şu bilgileri paylaştı: “500 milyon TL’lik güçlü sermaye yapımızla sürdürülebilir bir finansman kapasitesi oluşturuyoruz. Siemens Finansman A.Ş. aracılığıyla ürün, yazılım, servis ve bütünleşmiş projeleri kapsayan uçtan uca finansman çözümleri sunarak müşterilerimizin yatırım süreçlerini desteklemeyi hedefliyoruz. Mevcut leasing faaliyetleri Siemens Finansal Kiralama A.Ş. çatısı altında devam ederken, Siemens Finansman A.Ş. esnek finansman modelleriyle Siemens ürün ve çözümlerini tamamlayıcı bir rol üstlenecek. Bu iki yapı birlikte, müşterilerin farklı ihtiyaçlarına uygun çözümler sunan bütünleşmiş bir finansman yaklaşımı oluşturacak”. Siemens, Türkiye’deki sanayi ve teknoloji yatırımlarını desteklemeye yönelik bu yeni adımıyla, yalnızca ürün ve hizmet sağlayıcısı değil; aynı zamanda dönüşümün finansal ortağı olma vizyonunu da güçlendiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.