SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sanayi

Ekometre - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Demir çelik sektöründe dev buluşma Haber

Demir çelik sektöründe dev buluşma

Ege Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, EİB Konferans Salonu’nda fiziki katılımın yanı sıra eş zamanlı webinar yayınıyla hibrit formatta yapıldı. Demir çelik sektöründe bilgi birikiminin yeni nesillere aktarılmasını hedefleyen organizasyon, sektörün deneyimli isimlerini, aktif profesyonellerini ve genç kuşağı aynı platformda buluşturdu. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda, çelik sektörünün önde gelen isimleri mesleki deneyimlerini, sektörde yaşanan dönüşümleri ve geleceğe yönelik değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Organizasyon; sektör profesyonellerinin yanı sıra genç mühendisler, üniversite öğrencileri, akademisyenler ve kurum temsilcilerinin katılımıyla kuşaklar arası etkileşime zemin hazırladı. Açılış konuşmalarını, SteelRadar Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztüre ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan’ın gerçekleştirildiği “Deneyimden Geleceğe” başlıklı panel oturumunda ise Kibar Dış Ticaret A.Ş. Orta Doğu & Kuzey Afrika Ticaret Müdürü Barış Yüce, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Danışmanı Mete Bülent Adalı, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, Karabük Demir Çelik (KARDEMİR) Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Dr. S. Tuğrul İmer ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü Cem Öztüre üstlendi. Panelin açılış konuşmasını yapan Cem Öztüre, Türk çelik sanayisinin dünyada 7., Avrupa’da ise 1. sırada yer aldığını vurgulayarak; "Bugün 38 milyon ton üretim yapıyorsak, bu noktaya hiç de kolay gelinmedi. Bu başarı, bugün bu salonda bulunan sanayici üstatlarımızın eseridir. Yarın bu koltuklara sizler geçeceksiniz. Türk mühendisleri bugün Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar dünyanın her yerindeki tesisleri yönetiyor. Sizler bu tecrübelerle yoğrulup bayrağı daha ileriye taşıyacaksınız," dedi. Ege Demir ve DemirDışı İhracatçılar Birliği Başkanı Yalçın Ertan yaptığı açılış konuşmasında; “Ege Demir ve Demir Dışı İhracatçılar Birliği olarak SteelRadar ile gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, tam olarak bilgi birikiminin kuşaktan kuşağa aktarılması ihtiyacına cevap veren çok kıymetli bir adımdır. Demir ve çelik sektörü, ülkemizin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini doğrudan yansıtan en stratejik alanlardan biridir. Ege bölgemiz; liman altyapısı, sanayi birikimi, lojistik avantajları ve nitelikli insan kaynağı ile sektörümüzün en önemli buluşma noktasıdır. Rakamlara bakacak olursak; 2025 yılında 2 milyar 591 milyon dolarlık bir ihracatla ülkemize devasa bir katkı sağladık. Türkiye bugün dünyada çok önemli bir çelik üreticisi ve ihracatçısı konumundadır. Özellikle uzun ürünlerde Çin'den sonra dünyanın ikinci büyük ihracatçısıyız. Bugünün öğrencileri yarının sektör temsilcileri olacaktır. Sektörümüzün sürdürülebilir başarısı, sizlerin bu deneyimlerden faydalanmasına ve doğru yönlendirilmesine bağlıdır. Sizlerin sektörü yakından tanıması bizim için bir sosyal sorumluluktur. Hepinize katılımlarınız için teşekkür ediyorum." Yalçın Ertan: "Genç ihracatçılar asla pes etmeyin" Kendi başarı hikayesini anlatan Yalçın Ertan, Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik eğitimi ve ABD’deki master sürecinin ardından 1980 ihtilalinden hemen sonra ülkesine dönerek dış ticaretin "alfabesinin" yazıldığı yılları şu sözlerle aktardı; "Aydın Atça’dan çıkıp dünya pazarlarına uzanan 1982’de Metaş grubunda dış ticaret hamlesine başladığımızda alfabenin başındaydık. Diğer ülke temsilcileri bize ikinci sınıf tüccar muamelesi yapıyordu ama biz hiçbir zaman yılmadık ve özgüveni kaybetsek pazara girmek için sefere çıkar gibi gider, işi almadan geri dönmezdik. 15 yıl boyunca yılda 250 gün seyahat ettim. Ağırlıklı olarak inşaat demiri ve profil üretirken bugün ürün yelpazesi çok genişlemiş ve ülke olarak bugün Avrupa’nın bir numaralı üreticisine dönüştük. Gençler, annemin bir sözü vardır: 'Oğlum malına değil, pazarına güven.' Pazarınız kuvvetliyse, satış kanallarınız iyiyse malınızı satma şansınız daha yüksektir. Antenlerinizi dik tutun, iyi ilişkiler içinde olun, taahhütlerinizi yerine getirin, kokuyu iyi alın, çok çalışın, yılmayın ve asla pes etmeyin." "Nane şekerinden ihracat imparatorluğuna" Çelik Dış Ticaret Derneği Başkanı Namık Ekinci, çocuk yaşta başlayan ticaret tutkusunu ve sektördeki devrim niteliğindeki adımlarını paylaşarak"11 yaşımda mısırları pişirip satarak ticarete başladım. Karabük’teki haddehanelerde sırtımda demir taşıdım; Türkiye’de ilk 'prim sistemini' ben uyguladım. 80’li yıllarda İran ve Irak savaşırken, her iki ülkeye girebilmek için iki ayrı pasaport taşırdık. Irak'ta rakiplerimizden gizlenerek otel odalarından çıkmadan operasyon yönetirdik. 2000 yılına kadar Türkiye’nin yaptığı toplam çelik ihracatının %65’inin ilk ihracatçısı olma gururunu yaşadım. Dürüstlük ve strateji en büyük sermayenizdir." Muammer Bilgiç: "Türkiye’nin çelik başarısı bir 'üniversite' disiplinidir" Sektörün duayen isimlerinden Muammer Bilgiç, Türk çelik sektörünün tarihsel gelişimini ve kurumsallaşma sürecini şu derinlikli analizle aktardı. Bilgiç; "Türkiye bugün dünyanın on yedinci büyük ekonomisidir ama hiçbir sanayi dalında Avrupa'nın bir numarası değildir; bir tek demir çelik hariç! Bu devasa başarı tesadüf değildir. Her şeyin kaynağı Karabük’tür; Karabük aslında bir sektörel 'üniversite'dir. 1956’da kurulan Metaş ise Türkiye’nin özel sektördeki ilk ark ocaklı demir çelik tesisidir ve dünyadaki ikinci sürekli döküm makinesi orada kurulmuştur. Metaş ve Ekinciler gibi kurumlar, sadece çelik değil, insan yetiştirmişlerdir. Filmaşin üretiminden kaynak elektroduna kadar Türkiye’nin bugün dünyayla yarıştığı pek çok katma değerli ürünün tohumları o dönemdeki 'insana yatırım' vizyonuyla atılmıştır. Bu büyüklük kolay elde edilmedi, kıymetini bilmek zorundayız." "ODTÜ diplomasıyla 3 ay hurda ayıkladım" Çelik Dış Ticaret Derneği Danışmanı Mete Bülent Adalı, kariyerin mutfak kısmına vurgu yaparak; "Metalürji mühendisi olarak işe başladığımda, işin mutfağını öğrenmem için beni hurda sahasına soktular. Üç ay boyunca elimle hurda ayıkladım, bakırı demirden temizledim. İşin tozunu yutmadan masada kazanamazsınız. Haritayı önünüze koyun; hangi milletin neyi sevdiğini, Arapların ve Hintlilerin ticaret kültürünü öğrenin," tavsiyesinde bulundu. "Mülakatta istek ve süreklilik arıyoruz" Kardemir Satış ve Pazarlama GMY Tuğrul İmer, Kardemir’in stratejik önemini ve insan kaynağı kriterlerine değinerek; "Ray ve demir yolu tekerleği gibi kritik ürünlerde Türkiye'nin tek üreticisiyiz. Ancak dünya değişiyor, Avrupa CBAM ile artık kapıları zorlaştırıyor. Yeni pazarlar (Kuzey Afrika, ABD, Ukrayna) arayışındayız. Mülakatlarda adayların üniversitesinden ziyade o 'istek' ışığını ve sürekliliğini görmeye çalışıyoruz. İngilizce ve piyasa analizi yeteneği bizim için olmazsa olmazdır." "Zor zamanlarda pozitif strateji kazandırır" İzmir Demir Çelik (İDÇ) İhracat Satış Müdürü Eftal Pehlivan, sektördeki zorluklara rağmen iyimserliğini koruduğunu belirterek; "Şartlar kolay değil ama ben her zaman pozitif bakmayı tercih ediyorum. Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik sıkıntılar bizim gibi Avrupa’ya yakın ve elektrikli ark ocağına sahip tesisler için fırsatlar yaratıyor. Doğru zamanda doğru yerde olmak ve network’ü güçlü tutmak bizi rakiplerimizin önüne geçirecektir. 'Made in EU' standartları önümüzde yeni kapılar açıyor,"dedi. "Yapay Zekanın yapamadığını insan tasarımı yapar" OSP Demir Celik Genel Müdürü Zühtü Özçelik, sanayici bakış açısıyla; "Türkiye'nin en büyük kaybı insanların çok erken emekli olmasıdır. 60-65 yaş, bir insanın en verimli dönemidir. Ben mülakatlarda belgelere değil, azme bakarım. Makine bir şekilde kurulur ama yapay zekada olmayan tek şey insani tasarım gücüdür. Kaizen (sürekli iyileştirme) felsefesini hayatınızın merkezine koyun," dedi. "Merak sizi marin sektörüne lider yapar" SAM Mekanik Enerji Taahhüt ve Ticaret Genel Müdürü Levent Bilgili, meraka dayalı inovasyonun gücünü, geliştirdiği elektrikli tekne projesiyle anlattı; "Mühendislik eğitimi bir unvandır; asıl güç araştırmacı ruhtadır. Sırf meraktan yaptığım elektrikli tekne sayesinde bugün Temsa ve Skoda gibi devlerle marin sektörü üzerine çalışıyorum. Katma değer sağladığınız sürece iş hayatında varsınız." İnteraktif Soru-Cevap ve yoğun katılım Panelin ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde, genç mühendis adayları ve akademisyenler merak ettikleri konuları duayen isimlere yöneltti. Sektörel daralmadan yeşil dönüşüme, kariyer basamaklarından yeni pazar stratejilerine kadar pek çok konunun detaylandırıldığı bu bölümde, kuşaklar arası dinamik bir diyalog kuruldu. Etkinlik, EİB Konferans Salonu’nu dolduran yüzlerce fiziksel katılımcının yanı sıra webinar üzerinden takip eden izleyicilerle birlikte yoğun bir katılıma sahne oldu. SteelRadar, "Deneyimden Geleceğe" serisiyle Türkiye'nin farklı sanayi bölgelerinde tecrübeyi yeni nesillere taşımaya devam edecek. Etkinlik, panelistlere plaketlerin takdim edilmesinin ardından sona erdi.

Siemens Türkiye’deki finansman seçeneklerini genişletecek Haber

Siemens Türkiye’deki finansman seçeneklerini genişletecek

1997 yılından itibaren finansal kiralama (leasing) hizmeti sunan Siemens Finansal Hizmetler’in deneyimi üzerine inşa edilen Siemens Finansman A.Ş., Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) lisansı ile faaliyet gösterecek ve 500 milyon TL’lik sermaye yapısıyla müşterilerine çok daha geniş kapsamlı ve esnek finansman çözümleri sunacak. Siemens’in ülkemizde hayata geçirdiği yeni finansman yapısı, Türkiye’nin üretim gücüne, sanayi dönüşümüne ve dijitalleşme potansiyeline duyulan stratejik güveni de ortaya koyuyor. Siemens Finansman A.Ş., yazılım, dijital çözümler, servisler ve entegre projeleri kapsayan çok yönlü ve bütünsel bir yapıda kurgulandı. Böylece bu hizmeti alan tüm kurum ve kuruluşlar teknoloji yatırımlarını daha esnek ve planlı finansman modelleriyle hayata geçirme imkânına sahip olacak. Bu hizmet kapsamında özellikle sanayide ve üretimin hemen her aşamasında dijitalleşme, verimlilik artışı ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm yatırımlarının devamlılığını sağlamak amacıyla finansman tarafında daha güçlü bir yapı oluşturuluyor. Yeni yapı ile hizmet alan müşteriler, tedarik ettikleri ürün ve hizmetlerin ödemelerini vadeli olarak gerçekleştirebilecek. Böylece müşterilerin, yatırımlarını devreye aldıktan sonra ödeme planlarını başlatabilmeleri ve nakit akışlarını daha etkin yönetebilmeleri de sağlanmış olacak. Leasing ile desteklenen makine ve ekipman yatırımlarına ek olarak geliştirlen bu modelin, leasing kapsamı dışında kalan dijital çözümleri, yazılım ve bütünleşmiş projeleri kapsaması planlanıyor. Bu yeni finansman modeli ile “Şimdi Al, Sonra Öde” yaklaşımı, Siemens’in bu alandaki küresel vizyonunun Türkiye’deki yansıması olarak şekilleniyor. Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin üretim ekosisteminde sanayiden ileri teknoloji yatırımlarına, üretim altyapısından farklı sektörlere kadar tüm paydaşlar için en temel gerekliliklerden biri sürdürülebilir ve erişilebilir finansman olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda biz de ülkemizin üretim kapasitesine, mühendislik gücüne ve dönüşüm potansiyeline olan inancımız doğrultusunda, müşterilerimizin yatırım kararlarını destekleyecek daha güçlü ve sürdürülebilir bir finansman altyapısını devreye alıyoruz. Siemens Finansman A.Ş., yalnızca finansal bir yapı değil, Türkiye’nin sanayi ve dijital dönüşüm yolculuğuna duyduğumuz güvenin de bir göstergesi. Amacımız, yatırım yapmak isteyen iş ortaklarımızın yanında durarak dönüşüm süreçlerini hızlandırmalarına katkı sağlamak” Siemens Finansman A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Girginer ise yeni yapının işleyişine ilişkin şu bilgileri paylaştı: “500 milyon TL’lik güçlü sermaye yapımızla sürdürülebilir bir finansman kapasitesi oluşturuyoruz. Siemens Finansman A.Ş. aracılığıyla ürün, yazılım, servis ve bütünleşmiş projeleri kapsayan uçtan uca finansman çözümleri sunarak müşterilerimizin yatırım süreçlerini desteklemeyi hedefliyoruz. Mevcut leasing faaliyetleri Siemens Finansal Kiralama A.Ş. çatısı altında devam ederken, Siemens Finansman A.Ş. esnek finansman modelleriyle Siemens ürün ve çözümlerini tamamlayıcı bir rol üstlenecek. Bu iki yapı birlikte, müşterilerin farklı ihtiyaçlarına uygun çözümler sunan bütünleşmiş bir finansman yaklaşımı oluşturacak”. Siemens, Türkiye’deki sanayi ve teknoloji yatırımlarını desteklemeye yönelik bu yeni adımıyla, yalnızca ürün ve hizmet sağlayıcısı değil; aynı zamanda dönüşümün finansal ortağı olma vizyonunu da güçlendiriyor.

Yenişehir’de Endüstri Bölgesi kuruluyor Haber

Yenişehir’de Endüstri Bölgesi kuruluyor

Bursa’nın tarım ve lojistik üssü olan Yenişehir, son aylarda yapılan girişimlerle sanayi ve teknoloji alanında da Türkiye’nin yükselen yıldızı olma yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen imar revizyonları, Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’ndeki altyapı çalışmaları ve Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile yakalanan ivmenin ardından, ilçede büyük bir alanda Endüstri Bölgesi kurulması için somut bir süreç hayata geçirildi. Yenişehir’de resen Endüstri Bölgesi kurulmasına yönelik etüt çalışmaları yürütülürken, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ilgili kurumların görüşlerini almaya başladı. Bu gelişme, Yenişehir’in sanayi ve üretim vizyonu açısından bugüne kadar atılmış en stratejik ve en güçlü adımlardan biri olarak öne çıkıyor. ‘Gece gündüz çalışıyoruz’ Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yenişehir’in planlı sanayileşme ile kalkınacağını vurguladı. Başkan Özel, Yenişehir’in geleceği için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirterek, “Yenişehir’imizin kalkınması ve gelişmesi için gece gündüz çalışıyoruz. Tarımı güçlendirmek, sanayiyi büyütmek ve istihdamı artırmak adına ilgili kurumlarla sürekli görüşmeler gerçekleştiriyoruz” dedi. Yenişehir için büyük dönüşüm ve gelişim süreci Başkan Özel sözlerini şöyle sürdürdü: “Yenişehir’imiz artık kabuğunu kırıyor. Yenişehir Organize Sanayi Bölgemizdeki revizyonlar, Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’ndeki altyapı çalışmalarıyla birlikte sanayi alanında büyük bir dönüşüm sürecine girmişti. Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile tarım ve sanayi entegrasyonunu sağlamak adına önemli bir adım atılmıştı. Şimdi ise Bakanlığımızın planladığı bu dev Endüstri Bölgesi projesiyle ilçemizin; tarım ve lojistik merkezi olmasının yanısıra, sanayinin ve teknolojinin de merkezi yapma yolunda çok güçlü bir kapı daha aralıyoruz.” ‘Endüstri bölgesi, yenişehir için büyük bir vizyon’ Yenişehir’e yapılacak bu büyük yatırımın on binlerce kişilik istihdam sağlayacağına vurgu yapan Başkan Ercan Özel, Endüstri Bölgesi’nin ilçeye kazandıracağı avantajları sıralarken; “Endüstri Bölgelerinin her şeyden önce planlı sanayileşmenin en güçlü adımı” olduğunu ifade etti. Bu projeyle Fabrikaların yerleşim yerlerine ya da doğal alanlara gelişigüzel kurulmasının önüne geçileceğini, sanayi faaliyetlerinin, önceden belirlenmiş ve altyapısı hazırlanmış alanlarda toplanacağını, bu da hem düzenli büyümeyi hem de sağlıklı bir kentleşmeyi beraberinde getireceğini bildirdi. Başkan Özel; “Endüstri Bölgelerinin aynı zamanda çevreyi ve tarımı koruyan bir model olduğunu, atık yönetimi, arıtma tesisleri ve emisyon kontrollerinin merkezi şekilde yapılacağını, böylelikle tarım arazilerimizin ve yaşam alanlarımızın sanayinin olumsuz etkilerinden korunmuş olacağını ifade ederken, Yenişehir’in bereketli topraklarını koruyarak üretimi büyütmeyi hedefliyoruz” dedi. Yenişehir’in dönüm noktası Endüstri Bölgesinin, üretim verimliliğini artıran bir yapıya sahip olacağını anlatan Başkan Ercan Özel, “Bursa’da 4 tane Endüstri Bölgesi var. 5’ncisi ise ilçemizde kurulacak. Bizim hedefimiz; Yenişehir’i sadece bugünün değil, geleceğin de üretim, sanayi ve teknoloji merkezi haline getirmek. Bu Endüstri Bölgesi, ilçemizin kalkınma yolculuğunda çok önemli bir dönüm noktası olacak. Yenişehir kazanacak, Bursa kazanacak, Türkiye kazanacak” ifadelerini kullandı. Başkan özel’den özel teşekkür Başkan Özel açıklamasının sonunda, Yenişehir’in gelişmesi ve kalkınması için bizlerden desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a, il başkanımız sayın Davut Gürkan’a ve Bursa Milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Mobilya sanayisi finansman modellerinde reform bekliyor Haber

Mobilya sanayisi finansman modellerinde reform bekliyor

Yüz binlerce kişiye doğrudan, milyonlarca kişiye ise dolaylı istihdam sağlayan sektör, buna rağmen yüksek finansman maliyetleri ve sınırlı ödeme imkanları nedeniyle hem iç pazarda hem de küresel rekabette zorlanıyor. MOSDER Başkanı Davut Karaçak açıklamasında mevcut finansman koşullarının tüketici talebini baskıladığı, firmaların büyüme planlarını ertelettiği ve ihracatta sipariş kayıplarına yol açtığını belirtti. Sektör temsilcileri, bu tabloyu tersine çevirmek için finansal enstrümanlarda kapsamlı bir reform yapılması gerektiğini vurguluyor. Tüketicinin Alım Gücü Zayıflıyor MOSDER Başkanı Davut Karaçak, özellikle tüketici tarafındaki finansman yükünün sektörü zorladığını ifade ederek şunları söyledi: “Avrupa’da mobilya alışverişlerinde 12–24 ay faizsiz taksit imkânı sunulabiliyor. ABD’de ise kredi kartı taksiti yok; mağazalar müşteriye uzun vadeli mağaza finansmanı veya ‘şimdi al-sonra öde’ seçenekleri sunuyor. Türkiye’de ise aylık %3,5–4 arasında değişen kredi kartı faizleri yıllık %51–60 seviyesine çıkıyor. Bu oran Avrupa ve ABD’ye göre 2–3 kat daha yüksek. Tüketiciye yüklenen bu ağır finansman maliyeti, alım gücünü zayıflatıyor ve talepte daralmaya yol açıyor.” İhracatta Rekabet Kaybı Türk mobilya ihracatının son yıllarda önemli bir ivme kazandığını hatırlatan Karaçak, finansman engelleri nedeniyle sektörün küresel rekabette dezavantaj yaşadığını söyledi: “Rakip ülkeler, üreticilerine düşük faizli ve uzun vadeli krediler sağlayarak ihracatçının müşterilerine cazip ödeme vadeleri sunmasına imkân tanıyor. Bizim ihracatçımız ise yüksek faiz nedeniyle alıcıya uzun vadeler sunamıyor. Bu durum, sipariş kayıplarına ve pazar daralmasına neden oluyor.” Çözüm Önerileri MOSDER Başkanı Karaçak, sektörün sürdürülebilir büyüme için ihtiyaç duyduğu adımları şöyle sıraladı: Mobilya alışverişlerinde taksit süresi 12–24 aya çıkarılmalı. Dayanıklı tüketim ürünleri için özel düşük faizli kredi paketleri geliştirilmeli. İhracatçılara uzun vadeli ve düşük faizli finansman desteği sağlanmalı. “Şimdi al–sonra öde” ve mağaza finansmanı gibi alternatif ödeme modelleri teşvik edilmeli. KOBİ’lerin nakit akışı ve teminat desteği güçlendirilmeli. “Türkiye’nin Gururu Olmaya Devam Edecek” Karaçak, sektörün Türkiye ekonomisi için taşıdığı önemi vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı; “Mobilya sektörü, yalnızca üretim ve istihdam açısından değil, ihracattaki katma değer yaratma kapasitesiyle de Türkiye ekonomisinin itici güçlerinden biridir. Finansman engellerini aşabilirsek, sektörümüz hem iç pazarda hem de global ölçekte çok daha güçlü bir konuma gelecektir. MOSDER olarak bu süreçte sektörümüzün yanında durmaya, çözüm önerilerimizi kamuoyu ve karar vericilerle paylaşmaya devam edeceğiz.”

Sanayide dijitalleşme için akıllı yatırımlar Haber

Sanayide dijitalleşme için akıllı yatırımlar

Bu dönüşümün yol haritası, DT Cloud'un ev sahipliğinde HAB Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde gerçekleşen özel bir etkinlikte çizildi. Etkinlikte, TÜBİTAK DDX Modeli, yerli bulut altyapısının çığır açan avantajları, KOSGEB ve TEB destekleriyle üretimin geleceği masaya yatırıldı, sanayicilere somut bir yol haritası sunuldu. DT Cloud, Türkiye'nin dijitalleşme hedefleri doğrultusunda, sanayi sektöründe faaliyet gösteren Küçük ve Orta Boy İşletmelerin (KOBİ) dönüşüm süreçlerini hızlandırmak amacıyla önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 29 Mayıs tarihinde HAB Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde, "Sanayide Dijitalleşme için Akıllı Yatırımlar – Yerli Bulut, Dijital Dönüşüm ve Devlet Destekleriyle Güçlenen Üretim" başlıklı özel bir buluşma gerçekleştirildi. Organize Sanayi Bölgeleri’nde (OSB) faaliyet gösteren KOBİ’lerin dijital olgunluklarını, operasyonel verimliliklerini ve küresel rekabet güçlerini artırmayı hedefleyen bu önemli etkinlikte, TÜBİTAK DDX Modeli, yerli bulut altyapısının stratejik avantajları, KOSGEB ve TEB iş birliğiyle sunulan finansal destekler detaylıca ele alındı; KOBİ temsilcileri, OSB yöneticileri ve çözüm ortakları arasında yoğun bir bilgi alışverişi sağlandı. Geleceğe yönelik akıllı yatırımlar Türkiye sanayisinin dijital dönüşümünü hızlandırmak için gerçekleştirilen etkinlikte, TÜBİTAK DDX Modeli'nin yol göstericiliği, DT Cloud'un yerli bulut altyapısı ve KOSGEB/TEB finansal desteklerinin birleşimiyle, sanayicilere akıllı yatırımlar ve sürdürülebilir üretim için somut bir yol haritası sunuldu. Yerli ve Regülasyonlara tam uyumlu bulut altyapısı Türkiye’nin ilk yerli self servis bulut platformu DT Cloud, "Dijital Türkiye’nin Yerli Bulutu" vizyonuyla, sanayi üretiminde hem verimlilik hem de veri güvenliği açısından üstün yerli bulut çözümleri sunuyor. KVKK ve GDPR’a tam uyumlu DT Cloud çözümleri, Türkiye’de bulunan yüksek güvenlikli veri merkezleriyle verilerin ülke içinde kalmasını garanti ediyor. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında yetkilendirilmiş bir işletmeci ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu’na tam uyumlu bir altyapıya sahip olan DT Cloud, özellikle hassas verilerle çalışan ve regülasyonlara tabi sanayi kuruluşları için güvenilir bir dijital dönüşüm ortağı olarak öne çıkıyor. Endüstriye özel akıllı üretim çözümleri Etkinlikte, DT Cloud'un sanayiye özel geliştirdiği teknolojik çözümler de tanıtıldı. Edge Thunder ile üretim sahasında uçta veri işleme yeteneği, IoT (Nesnelerin İnterneti) ile ise üretim süreç analizi, enerji izleme ve çevresel koşul izleme imkanları sunuluyor. Yapay zeka destekli üretim çözümleri ise önleyici bakım sistemleri ve karar destek mekanizmalarıyla üretim hattında verimliliği artırıyor. Ayrıca sanal makine ve içerik dağıtım altyapısı, yük dengeleyici, gözlemlenebilirlik ve yapay zeka destekli analiz servisleri gibi çözümlerle sanayi kuruluşlarının dijitalleşme ihtiyaçları uçtan uca karşılanıyor. KOSGEB – TEB destek programları ve finansman modeli Etkinlikte, dijital dönüşüm süreçlerinin finansmanına erişimi kolaylaştırmak amacıyla KOSGEB’in sunduğu destek programları ve Türk Ekonomi Bankası (TEB) iş birliği ile geliştirilen finansman modeli hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı. Bu destekler, KOBİ’lerin dijitalleşme yatırımlarını daha erişilebilir kılmayı ve dönüşüm süreçlerine daha kolay başlamalarını sağlamayı hedefliyor. Sanayide dijitalleşme, KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmanın ve geleceğe hazırlanmanın en önemli anahtarlarından. Yerli bulut altyapısının sunduğu verimlilik, güvenlik ve regülasyon uyumu avantajlarını, TÜBİTAK DDX gibi yol gösterici modellerle ve KOSGEB veya TEB gibi finansal desteklerle bir araya getiren OSB üreticileri, dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırıyor, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerini ulaşılabilir kılıyor.

TÜBİTAK girişimci adaylarına 900 bin lira yatırım desteği Haber

TÜBİTAK girişimci adaylarına 900 bin lira yatırım desteği

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde (TOBB) yapılan açıklamaya göre, TÜBİTAK BİGG Programı 2025 yılı birinci çağrısı kapsamında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ), Aselsan ve KTO Karatay Üniversitesi işbirliğinde yürütülen BİGG GARAJ Programı ile girişimci adaylarına verilecek destekler için başvurular internet üzerinden alınacak. Programa, akıllı ulaşım ve üretim sistemleri, enerji ve temiz teknolojiler, iletişim ve sayısal dönüşüm, sağlık ve iyi yaşam ile sürdürülebilir tarım ve beslenme gibi tematik alanlarda fikri olan, AR-GE, inovasyon içeren projesini geliştirmek için kendi şirketini kurmak isteyen girişimci adayları başvuru yapabilecek. Başvuruların kabul edilmesi halinde yüzde 3 hisse karşılığında 900 bin lira sermaye desteği sağlanacak. BİGG GARAJ Programı kapsamında sağlanacak teknoloji tabanlı girişimcilik, iş planı oluşturma ve proje yazma eğitimleri ile tüm mentorluk destekleri BİGG GARAJ proje ortakları ve destek kuruluşları tarafından ücretsiz gerçekleştirilecek. Başvuru koşulları Destek için başvuracakların, herhangi bir ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora programına kayıtlı öğrenci veya mezun olması gerekecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teknogirişim Sermayesi Desteği'nden faydalananlar ya da TÜBİTAK 1812 Programı'nın ikinci aşaması kapsamında destek alanlar bu programa başvuramayacak. Başvuru sahiplerinin, ön başvuru tarihi itibarıyla herhangi bir işletmenin ortaklık yapısında yer almamış olması gerekecek. Başvurular "https://etugaraj.org/bigg-garaj/" internet adresi üzerinden yapılabilecek. TOBB ETÜ Teknoloji Transfer Ofisinin, 2015'ten bugüne kadar BİGG GARAJ Programı kapsamında 20'den fazla ilde ve çevrimiçi olarak gerçekleştirdiği girişimcilik eğitimlerine 1300'den fazla, mentorluk programına da 700'den fazla girişimci katıldı. Böylece, 90'ın üzerinde ekip 20 milyon liranın üzerinde destek aldı.

YD-ÜFE  Ağustos ta yüzde 1,95 arttı Haber

YD-ÜFE Ağustos ta yüzde 1,95 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayına ilişkin YD-ÜFE verilerini açıkladı. Buna göre, ağustosta YD-ÜFE aylık yüzde 1,95 geçen yılın aralık ayına kıyasla yüzde 48,5, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 59,24 ve on iki aylık ortalamalara kıyasla yüzde 55,86 arttı. Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 54,28, imalatta yüzde 59,33 artış görüldü. Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,17, imalatta yüzde 1,94 artış şeklinde hesaplandı. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri, ara malında yüzde 0,81, dayanıklı tüketim malında yüzde 2,84, dayanıksız tüketim malında yüzde 1,87, enerjide yüzde 7,93, sermaye malında yüzde 1,92 yükseliş olarak kaydedildi. Yıllık YD-ÜFE'ye göre 12 alt sektör daha düşük, 13 alt sektör daha yüksek değişim gösterdi. Bu kapsamda en az artış gösteren sektörler, yüzde 40,01 ile basım ve kayıt hizmetleri, yüzde 41,45 ana metaller, yüzde 44,19 kok ve rafine petrol ürünleri oldu. Buna karşılık bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 82,84, makine ve ekipmanlar b.y.s. yüzde 79,98, tütün ürünleri yüzde 75,89 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler olarak kayıtlara geçti. Aylık YD-ÜFE'ye göre 16 alt sektör daha düşük, 9 alt sektör daha yüksek değişim gösterdi. Bu kapsamda basım ve kayıt hizmetleri yüzde 6,54, tütün ürünleri yüzde 4,11, kağıt ve kağıt ürünleri yüzde 0,94 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler olarak hesaplandı. Buna karşılık kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 7,93, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 3,99, mobilya yüzde 3,61 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.