SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlık

Ekometre - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İstanbul’da ekim enflasyonu yüzde 2,47’ye yükseldi Haber

İstanbul’da ekim enflasyonu yüzde 2,47’ye yükseldi

İstanbul’da yıllık enflasyon yüzde 32,47 İTO’nun 2023=100 bazlı İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi sonuçlarına göre, kentte perakende fiyatlar ekim ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 2,47 yükseldi. Ekim 2025-Ekim 2026 dönemini kapsayan yıllık fiyat artışı ise yüzde 32,47 oldu. En yüksek artış giyim ve ayakkabıda Ekim ayında harcama grupları arasında en yüksek fiyat artışı yüzde 10,60 ile giyim ve ayakkabıda görüldü. İTO, yükselişte kış sezonunun etkili olduğunu bildirdi. İkinci sırada yüzde 5,32 artışla eğlence ve kültür grubu yer aldı. Haberleşme fiyatları yüzde 5,05 yükselirken gıda ve alkolsüz içeceklerdeki artış yüzde 2,58 oldu. Konut ve lokanta fiyatları da yükseldi İTO verilerine göre ekim ayında konut harcamalarında yüzde 2,24, lokanta ve oteller grubunda yüzde 1,87 fiyat artışı kaydedildi. Çeşitli mal ve hizmetler grubunda artış yüzde 1,82, sağlık grubunda yüzde 1,80 olarak gerçekleşti. Ev eşyası, eğitim ve ulaştırmada son durum Ekim ayında ev eşyası fiyatları yüzde 1,67 yükseldi. Eğitim grubunda yüzde 1,52, ulaştırmada ise yüzde 0,45 artış görüldü. Alkollü içecekler ve tütün grubunda ise fiyat değişimi yaşanmadı. İTO’dan fiyat artışlarının nedenlerine ilişkin açıklama İTO, giyim ve ayakkabı grubundaki yükselişte kış sezonunun başlamasının etkili olduğunu belirtti. Gıda ve alkolsüz içeceklerdeki fiyat artışlarının ise mevsim değişiminden kaynaklandığını bildirdi. Diğer bazı harcama gruplarında görülen fiyat hareketlerinde piyasa koşullarının etkili olduğu ifade edildi. İTO Ekim 2026 enflasyon verileri İTO’nun açıkladığı verilere göre İstanbul’da ekim ayında aylık enflasyon yüzde 2,47, yıllık enflasyon yüzde 32,47 oldu. Giyim ve ayakkabı yüzde 10,60 ile fiyat artışının en yüksek olduğu harcama grubu olarak öne çıktı.

2027'de yatırımın adresi değişiyor Haber

2027'de yatırımın adresi değişiyor

Ulaştırma yatırımlarında liderliğini koruyacak Türkiye'nin 2027 yılı yatırım planlamasında ulaştırma sektörü en yüksek payı alacak. Toplam sabit sermaye yatırımlarının yüzde 36,1'inin bu alanda gerçekleştirilmesi öngörülüyor. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'na göre konut yatırımları yüzde 32'lik payla ikinci, imalat sanayisi ise yüzde 15,8'lik payla üçüncü sırada bulunacak. İlk iki sektör yatırımların yüzde 68,1'ini alacak Ulaştırma ve konut sektörlerinin toplam sabit sermaye yatırımlarından alacağı pay yüzde 68,1'e ulaşacak. Böylece 2027 yılında planlanan yatırımların yaklaşık üçte ikisinden fazlası bu iki sektörde yoğunlaşacak. İmalat sanayisi ise yüzde 15,8'lik payla yatırım dağılımında üçüncü sıradaki yerini alacak. 2026'ya göre ulaştırma ve imalatın payı artacak 2026 yılı cari fiyatlarla toplam sabit sermaye yatırımlarında ulaştırmanın payının yüzde 35,9, konutun yüzde 32,4, imalat sanayisinin ise yüzde 15 olması bekleniyor. 2027 yılında ulaştırma ve imalat sanayisinin toplam yatırımlar içindeki payının yükselmesi, konutun payının ise sınırlı ölçüde gerilemesi öngörülüyor. Kamu yatırımlarında imalat ve enerji öncelikli olacak Kamu kesiminin 2027 yılı sabit sermaye yatırımlarında imalat sanayisi ve enerji alt sektörlerinin ağırlığının artırılması hedefleniyor. 2026 yılında kamu yatırımlarının ağırlıklı olarak ulaştırma, diğer hizmetler, eğitim, tarım, madencilik ve sağlık sektörlerinde yoğunlaşması bekleniyor. Kamu yatırımlarının yüzde 49,8'ini merkezi yönetim üstlenecek 2027 yılında cari fiyatlarla kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 49,8'inin merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler tarafından gerçekleştirilmesi bekleniyor. Yerel yönetimlerin payının yüzde 27,3, kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) payının yüzde 21,7 olması öngörülüyor. Döner sermayeli kuruluşlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarının toplam payının ise yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşmesi planlanıyor. Özel sektör yatırımlarında yüzde 3,7 artış beklentisi Özel kesim sabit sermaye yatırımlarının 2027 yılında reel olarak yüzde 3,7 artacağı tahmin ediliyor. Özel sektör yatırımlarında imalat sanayisi, madencilik ve eğitim alt sektörlerinin öne çıkması bekleniyor. Böylece imalat sanayisi hem toplam yatırım dağılımında hem de özel sektörün yatırım tercihlerinde önemli bir yer tutacak. 2026'da özel sektör yatırımları yüzde 4,2 artacak 2026 yılında özel kesim sabit sermaye yatırımlarında reel yüzde 4,2 artış öngörülüyor. Bu yıl özel sektör yatırımlarının ağırlıklı olarak imalat sanayisi, ulaştırma ve konut sektörlerinde yoğunlaşması beklenirken 2027'de madencilik ve eğitimin de öncelikli alanlar arasına girmesi planlanıyor. Merkezi yönetimin kamu yatırımlarındaki payı gerileyecek 2026 yılında kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 55,4'ünün merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler tarafından gerçekleştirilmesi bekleniyor. Yerel yönetimlerin payı yüzde 22,4, KİT'lerin payı yüzde 21 olarak tahmin edilirken döner sermayeli kuruluşlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarının payının yüzde 1,2 olması öngörülüyor. 2027 yılında merkezi yönetimin kamu yatırımlarındaki payının azalması, yerel yönetimlerin payının ise artması bekleniyor. 2027'nin yatırım öncelikleri netleşiyor 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'ndaki öngörüler, sabit sermaye yatırımlarında ulaştırma ve konutun ağırlığını koruyacağını ortaya koyuyor. Kamu kesiminde imalat sanayisi ve enerji, özel sektörde ise imalat sanayisi, madencilik ve eğitim yatırımlarının öne çıkması bekleniyor. Böylece gelecek yılın yatırım dağılımında ulaştırma ve konut toplam yatırımların büyük bölümünü oluştururken üretim ve enerji alanları da yatırım planlamasında yer alacak.

Eylül ayı enflasyonu açıklandı Haber

Eylül ayı enflasyonu açıklandı

Yıllık enflasyon böylece yüzde 30’un altına inerken, 12 aylık ortalama enflasyon yüzde 31,49 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyon geriledi TÜİK verilerine göre TÜFE, Eylül 2026’da bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise ağustostaki yüzde 31,51 seviyesinden yüzde 29,73’e geriledi. Aylık enflasyon ağustos ayında da yüzde 1,84 olarak gerçekleşmişti. Böylece eylülde aylık fiyat artışının hızında değişim yaşanmazken, baz etkisinin de katkısıyla yıllık enflasyonda düşüş görüldü. Kira artışında oran yüzde 31,49 TÜFE’de 12 aylık ortalamalara göre artış yüzde 31,49 oldu. Bu oran, ekim ayında yenilenecek konut ve iş yeri kira sözleşmelerindeki artış üst sınırının belirlenmesinde esas alınacak oran olarak öne çıkıyor. Ocak zammı için kritik veri Eylül enflasyonu, memur ve emeklilerin Ocak 2027 dönemindeki zam hesaplamaları açısından da önemli bir veri oluşturuyor. Ancak Ocak ayındaki kesin zam oranı henüz belli değil. Yılın ikinci yarısındaki enflasyonun tamamlanmasının ardından oluşacak altı aylık enflasyon farkı, zam hesaplamalarında belirleyici olacak. İstanbul’da enflasyon yüzde 2,11 İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) verilerine göre İstanbul’da perakende fiyatlar eylül ayında aylık bazda yüzde 2,11 arttı. İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi’nde yıllık değişim yüzde 33,55 olurken, 12 aylık ortalamalara göre değişim oranı da ayrıca takip edilen göstergeler arasında yer aldı. Eğitim fiyatları öne çıktı İstanbul’da eylül ayındaki fiyat artışlarında eğitim harcamaları dikkat çekti. Eğitim grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 22,59 yükseldi. Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte eğitim hizmetleri ve ilgili ürünlerde yaşanan fiyat artışları, İstanbul’daki enflasyonun yükselmesinde etkili oldu. Ulaştırmada artış yüzde 4,60 Eylül ayında İstanbul’da ulaştırma harcamaları yüzde 4,60 arttı. Çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 2,96, lokanta ve otellerde yüzde 2,42, haberleşmede ise yüzde 2,24 artış görüldü. Ev eşyası grubunda fiyatlar yüzde 1,93, eğlence ve kültürde yüzde 1,73, konutta yüzde 1,69 arttı. Giyim ve ayakkabı fiyatları yüzde 0,91 yükseldi. Gıdada sınırlı artış İstanbul’da gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki aylık fiyat artışı yüzde 0,14 ile sınırlı kaldı. Alkollü içecekler ve tütün ile sağlık harcamaları gruplarında ise eylül ayında fiyat değişimi gerçekleşmedi. Enflasyon yüzde 30’un altında Eylül verileriyle birlikte Türkiye’de yıllık tüketici enflasyonu yüzde 29,73’e geriledi. Aylık yüzde 1,84’lük artışa rağmen yıllık oranın yüzde 30’un altına inmesi, fiyat artışlarının yıllık hızında aşağı yönlü seyrin sürdüğünü gösterdi.

İstanbul'da enflasyonun ağustos faturası Haber

İstanbul'da enflasyonun ağustos faturası

Giyim ve ayakkabıda ise fiyatlar yüzde 0,08 geriledi. İstanbul'da ağustos ayına ilişkin tüketici fiyatları belli oldu. İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi, ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,66 arttı. İstanbul'daki tüketici fiyatlarında yıllık artış ise yüzde 34,96 olarak kaydedildi. Böylece İTO 2023=100 bazlı İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi'nde yıllık değişim yüzde 34,96 seviyesinde gerçekleşti. Eğitim fiyatlarında dikkat çeken yükseliş Ağustos ayında harcama grupları arasında fiyatların en fazla arttığı alan eğitim oldu. Eğitim harcamalarında aylık fiyat artışı yüzde 17,28 olarak gerçekleşti. Bu grubu yüzde 8,22'lik artışla alkollü içecekler ve tütün harcamaları takip etti. Konut harcamalarında fiyatlar yüzde 2,32 yükselirken, ulaştırma grubundaki artış yüzde 1,43 oldu. Ev eşyası harcamaları da yüzde 1,41 arttı. Çeşitli mal ve hizmetler grubunda aylık fiyat artışı yüzde 1,35 olarak gerçekleşti. Eğlence ve lokanta fiyatları da arttı Ağustos ayında eğlence ve kültür harcamalarında fiyatlar yüzde 1,11 yükseldi. Haberleşme harcamalarında yüzde 0,86, lokanta ve oteller grubunda ise yüzde 0,72 artış kaydedildi. Gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki fiyat artışı yüzde 0,20 ile daha sınırlı kaldı. Giyim ve ayakkabıda fiyatlar geriledi Ağustosta fiyatların gerilediği tek harcama grubu giyim ve ayakkabı oldu. Bu grupta fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 0,08 azaldı. Sağlık harcamalarında ise ağustos ayında herhangi bir fiyat değişimi görülmedi. Eğitim, tütün, konut ve ulaştırma etkili oldu İTO verilerine göre ağustos ayındaki fiyat endeksinin oluşumunda eğitim, alkollü içecekler ve tütün, konut ve ulaştırma harcama gruplarında yer alan bazı ürün ve hizmetlerdeki dönemsel ve kamu kaynaklı fiyat değişimleri etkili oldu. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda mevsimsel etkilere bağlı fiyat değişimleri görülürken, giyim ve ayakkabı grubundaki aşağı yönlü hareket de endeksi etkiledi. İstanbul'da yıllık enflasyon yüzde 34,96 İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi, ağustosta aylık bazda yüzde 1,66 artarken, 2025 yılının ağustos ayına göre yıllık değişim yüzde 34,96 oldu. Harcama grupları bazında ağustos ayının en yüksek aylık artışı yüzde 17,28 ile eğitimde, en yüksek düşüş ise yüzde 0,08 ile giyim ve ayakkabıda gerçekleşti.

Türkiye’nin yapay zekâ planında KOBİ’ler öne çıkıyor Haber

Türkiye’nin yapay zekâ planında KOBİ’ler öne çıkıyor

Plan kapsamında 5 milyon vatandaşa yapay zekâ eğitimi verilmesi, 10 bin uzman ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi, veri merkezi kapasitesinin 2030’a kadar 1 gigavata çıkarılması ve yapay zekâ altyapısına en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi planlanıyor. Türkiye, yapay zekânın ekonomide kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla yeni bir yol haritasını uygulamaya alıyor. 2026-2030 dönemini kapsayan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı; insan kaynağı, veri, hesaplama altyapısı, finansman, girişimcilik ve kamu kullanımını birlikte ele alıyor. Plan, 13 Haziran 2026'da Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi'nde kamuoyuna açıklanmıştı. Dört ana eksen üzerine kurulan planın odağında yapay zekânın Türkiye'de geliştirilmesinin yanı sıra ekonomik ve toplumsal kullanımının yaygınlaştırılması bulunuyor. KOBİ’lere yapay zekâ desteği Eylem Planı'nın ekonomi açısından dikkat çeken başlıklarından biri KOBİ'lerin yapay zekâ kullanımının artırılması. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli sektörlerde KOBİ'lerin yapay zekâ çözümlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla yapay zekâ kuponları uygulanması planlanıyor. Ayrıca enerji ve dijital altyapısı hazır Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleri kurulması hedefleniyor. Bu yaklaşım, yapay zekâ yatırımlarının yalnızca büyük teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmaması açısından önem taşıyor. Yapay zekânın üretim, lojistik, perakende, ihracat ve hizmet sektörlerindeki işletmeler tarafından kullanılmaya başlaması, teknolojinin ekonomik verimliliğe dönüşmesinde belirleyici olacak. 5 milyon kişiye yapay zekâ eğitimi İnsan kaynağı da planın önemli başlıkları arasında. Türkiye, iki yıl içerisinde 81 ilde 5 milyon vatandaşa yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi vermeyi hedefliyor. Bunun yanında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyonelinin yetiştirilmesi planlanıyor. Bu hedefler, yapay zekânın yalnızca yazılım geliştiricilerinin uzmanlık alanı olmaktan çıkarılarak daha geniş bir iş gücüne yayılmasını amaçlıyor. Veri merkezi kapasitesi 1 GW’a çıkarılacak Yapay zekâ yatırımlarının büyümesi, hesaplama kapasitesi ve veri merkezi altyapısına olan ihtiyacı da artırıyor. Eylem Planı kapsamında Türkiye'nin veri merkezi kurulu gücünün 2030'a kadar en az 1 gigavata çıkarılması hedefleniyor. Ayrıca veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi planlanıyor. Bu hedef, yapay zekâ ekonomisinin yalnızca yazılım tarafında değil, enerji, veri merkezi, bulut bilişim ve yüksek başarımlı hesaplama altyapısında da yeni yatırım ihtiyacı oluşturacağını gösteriyor. Kamu, yerli yapay zekâ için ilk müşteri olacak Plan kapsamında kamu yatırım programlarından yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayrılması hedefleniyor. Ayrıca kamu kurumlarının başarılı yerli yapay zekâ çözümlerinin ilk kullanıcılarından olması planlanıyor. Böylece kamu alımlarının, yerli yapay zekâ şirketleri için yalnızca gelir kaynağı değil, aynı zamanda referans ve ürün doğrulama mekanizması olarak kullanılması amaçlanıyor. En az 2 bin kamu veri seti erişime açılacak Yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesinde veri altyapısı da planın temel unsurlarından biri. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden erişime açılması planlanıyor. Verilerin güncel, güvenilir, kullanılabilir ve güvenli biçimde erişilebilir olması; kişisel verilerin korunması ve veri güvenliğiyle birlikte ele alınacak. Yapay zekâ yatırımlarında finansman büyüyecek Türkiye'nin yapay zekâ ekosistemini büyütme planında girişim sermayesi ve teknoloji finansmanı da yer alıyor. 2030'a kadar veri merkezi ve yapay zekâ altyapısında 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi hedefleniyor. Bu kaynakların girişimlere, veri merkezlerine ve yüksek teknoloji yatırımlarına ne ölçüde aktarılacağı, planın ekonomik sonuçları açısından önemli olacak. Asıl ölçüm verimlilikte yapılacak Türkiye'nin yapay zekâ politikasında önemli eşik, açıklanan yatırım ve insan kaynağı hedeflerinin gerçekleşmesinden sonra ortaya çıkacak. Çünkü yapay zekâ yatırımlarının ekonomik karşılığı yalnızca kurulan veri merkezi veya geliştirilen model sayısıyla ölçülmeyecek. Üretim maliyetlerinin düşmesi, ihracat kapasitesinin artması, işletmelerin verimliliğinin yükselmesi ve yeni teknoloji şirketlerinin küresel pazarlara açılması daha belirleyici göstergeler olacak. Yapay zekânın gerçek ekonomik değerinin, teknoloji şirketlerinin dışına çıkarak üretim yapan işletmeler ve KOBİ'ler tarafından kullanılmaya başlamasıyla ortaya çıkması bekleniyor. Türkiye'nin 2026-2030 dönemindeki yapay zekâ politikasının başarısı da bu nedenle “kaç model geliştirildi?” sorusundan çok, “yapay zekâ ekonominin ne kadarına yayıldı?” sorusunun yanıtında ölçülecek.

Irak'tan Türk şirketlerine yeni yatırım kapısı Haber

Irak'tan Türk şirketlerine yeni yatırım kapısı

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Türk şirketlerini havaalanları, demir yolu, enerji, metro, tarım ve su projelerinde yatırım yapmaya çağırırken, iki ülke ticaret hacmini orta vadede 30 milyar dolara çıkarma hedefini koruyor. Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkiler, yeni altyapı ve enerji projeleriyle birlikte yeni bir aşamaya giriyor. Irak yönetimi, ülkenin yeniden yapılanma ve kalkınma sürecinde Türk şirketlerinin daha fazla rol üstlenmesini isterken, özellikle ulaştırma ve enerji yatırımları öne çıkıyor. Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Türk iş dünyası temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmede, ülkedeki yatırım fırsatları ve Türk şirketlerinin üstlenebileceği projeler ele alındı. Zeydi, Türk şirketlerini Irak'taki yatırım imkanlarından yararlanmaya davet etti. Öncelik ulaşım ve enerji projelerinde Irak'ın yatırım gündeminde havaalanlarının yapımı ve işletilmesi, Kalkınma Yolu Projesi kapsamındaki demir yolu hatları, Necef-Kerbela arasındaki metro projesi ve enerji yatırımları bulunuyor. Bunun yanında termik ve güneş enerjisi santralleri, barajlar, tarım ve su yönetimi alanlarında da yatırım fırsatları değerlendiriliyor. Kalkınma Yolu, Irak'ın Basra Körfezi'ndeki Faw Limanı'nı Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına bağlamayı hedefleyen yaklaşık 1.200 kilometrelik stratejik bir ulaştırma koridoru olarak öne çıkıyor. Projenin ilk aşamasında demir yolu altyapısına öncelik verilmesi planlanıyor. Türkiye-Irak ticaretinde hedef 30 milyar dolar Yatırım çağrısı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik hedeflerin de gündemde olduğu bir döneme denk geliyor. Türkiye ve Irak, temmuz ayında gerçekleştirdikleri görüşmelerde orta vadede 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini yeniden teyit etti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye'nin Irak'a ihracatı 2025'te yaklaşık 12,4 milyar dolar oldu. Irak, Türkiye'nin geçen yıl en fazla ihracat yaptığı beşinci ülke olarak kayıtlara geçti. Bu nedenle yeni yatırım projeleri, yalnızca müteahhitlik faaliyetleri açısından değil; makine, enerji ekipmanları, lojistik, finansman ve hizmet sektörleri açısından da Türk şirketleri için yeni pazar oluşturabilir. Kalkınma Yolu'nda uygulama aşaması hızlanıyor İki ülke arasında temmuz ayında yapılan görüşmelerde Kalkınma Yolu'nun sahadaki uygulamasına başlanması konusunda önemli adımlar atıldı. Irak tarafı projenin demir yolu ve kara yolu bölümlerine ilişkin teknik çalışmalarını ilerletirken, finansman mekanizmasının oluşturulması da gündemin önemli başlıkları arasında bulunuyor. Projenin hayata geçmesi halinde Irak'ın yalnızca petrol ihracatına dayalı ekonomik yapısını çeşitlendirmesi ve bölgesel bir lojistik merkez haline gelmesi hedefleniyor. Türkiye açısından ise Körfez'i Avrupa'ya bağlayan yeni bir ticaret koridorunun ortaya çıkması söz konusu. Enerjide işbirliği de genişliyor Türkiye-Irak ilişkilerinde enerji başlığı da giderek daha fazla önem kazanıyor. İki ülke ağustos ayında Irak petrolünün Türkiye üzerinden Ceyhan'a taşınmasına ilişkin yeni bir anlaşmaya imza attı. Anlaşma kapsamında Irak petrolünün Irak-Türkiye Boru Hattı üzerinden taşınması için günlük en az 750 bin varillik kapasite öngörülüyor. Taraflar ayrıca petrolün yanı sıra elektrik ve su kaynaklarını da kapsayan daha geniş bir işbirliği çerçevesi üzerinde çalışıyor. Bu gelişmeler, Türk şirketlerinin Irak'taki enerji yatırımlarında daha fazla rol üstlenmesinin önünü açabilecek bir ekonomik çerçeve oluşturuyor. Türk şirketleri için pazar genişliyor Irak'ın yatırım programı yalnızca büyük altyapı projeleriyle sınırlı değil. Tarım, sağlık, enerji, sanayi, lojistik, su yönetimi ve finans gibi farklı sektörlerde de Türk şirketleri için fırsatlar bulunuyor. Temmuz ayında Irak'ta Türk iş dünyası temsilcileriyle yapılan görüşmelerde de inşaat, sağlık, enerji, sanayi, gıda, lojistik, finans ve imalat sektörlerindeki yatırım imkanları ele alınmıştı. Irak yönetiminin Türk yatırımcılara yönelik çağrıları, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yalnızca ihracat-ithalat ekseninden çıkarılarak karşılıklı yatırım ve ortak proje modeline taşınmak istendiğini gösteriyor. Asıl sınav finansman ve uygulamada Irak'ın önündeki en önemli konu ise açıklanan projelerin finansmanı ve sahada uygulanabilir hale getirilmesi olacak. Özellikle Kalkınma Yolu gibi büyük ölçekli projelerde finansman modeli, teknik altyapı, sınır geçişleri ve proje takvimi yatırımcıların kararlarında belirleyici olacak. Türkiye açısından ise Irak'ın kalkınma yatırımları, Türk müteahhitlik ve hizmet şirketleri için yeni bir büyüme alanı yaratabilir. İki ülkenin 30 milyar dolarlık ticaret hedefi ve enerji ile ulaştırma alanındaki yeni anlaşmalar, ekonomik ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha çok yatırım ve ortak proje ekseninde ilerleyebileceğine işaret ediyor. Bu haber için dış görselde yazı kullanmadan; Irak-Türkiye haritası, Faw Limanı, demir yolu hattı, enerji santrali ve Türk-Irak bayraklarını bir araya getiren aydınlık, gerçekçi bir ekonomi haber görseli daha uygun olur.

Türkiye ile Tunus ticaretinde yeni iş birliği hamlesi Haber

Türkiye ile Tunus ticaretinde yeni iş birliği hamlesi

İstanbul'da düzenlenen Türkiye-Tunus İşbirliği ve Yatırım Geliştirme Forumu'nda konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye ile Tunus arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, mevcut 1,6 milyar dolarlık ticaret hacminin yeni iş birlikleriyle daha üst seviyelere taşınacağını ifade etti. Tunus Türk Ticaret ve Sanayi Odası (CCITT), Türkiye-Tunus Sanayi ve Ticaret Platformu ile Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu (WCI Forum) iş birliğinde düzenlenen etkinliğe, Türkiye'nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, Tunus'un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier ve iki ülkenin iş dünyası temsilcileri katıldı. "Türkiye stratejik üretim ortağı konumunu güçlendiriyor" Küresel ekonomide tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğine dikkat çeken Gürcan, ülkelerin artık yalnızca ticaret ortağı değil, aynı zamanda stratejik üretim ve yatırım ortağı arayışında olduğunu söyledi. Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen güçlü performans sergilediğini vurgulayan Gürcan, 2026'nın ilk çeyreğinde ekonominin yüzde 2,5 büyüyerek 23 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü, yıllıklandırılmış GSYH'nin ise 1 trilyon 639 milyar dolarla tarihi zirveye ulaştığını belirtti. İhracatta güçlü performans Türkiye'nin dış ticarette dayanıklılığını koruduğunu ifade eden Gürcan, 2025 yılında mal ihracatının 273,4 milyar dolar, hizmet ihracatının ise 122,6 milyar dolar olduğunu, toplam mal ve hizmet ihracatının 396 milyar dolara ulaştığını söyledi. Gürcan, Türkiye'nin Tunus'a ihracatının da 2025 yılında yüzde 11,6 artışla 1,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini kaydetti. Hedef karşılıklı ticaret ve ortak üretim İki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmayı amaçladıklarını belirten Gürcan, hedeflerinin yalnızca Türkiye'nin Tunus'a ihracatını artırmak olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Amacımız hem Tunus'a mal satmak hem de Tunus'un ürettiği ürünleri ülkemize kazandırmak. Karşılıklı ticaret ve yatırım iş birliklerini daha ileri seviyeye taşımak istiyoruz." Gürcan, ekonomik iş birliğinin güçlenmesinin Türkiye ile Tunus arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarını da daha sağlam bir zemine oturtacağını ifade etti. DEİK: Yeni sektörlerde önemli potansiyel var Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Tunus İş Konseyi Başkanı Banu Küçükel de iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 itibarıyla 1,6 milyar dolara ulaştığını belirtti. Küçükel, Tunus'un Afrika pazarına açılan önemli bir üretim ve yatırım üssü olduğuna dikkat çekerek; otomotiv, makine, elektrik-elektronik, tekstil, gıda ve tarım sektörlerinin yanı sıra lojistik, yenilenebilir enerji, sağlık, dijital dönüşüm, yaşlı bakımı ve sanayi yatırımlarında da önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu söyledi. Forum kapsamında Türk ve Tunuslu firmalar arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirilerek yeni ticaret ve yatırım ortaklıklarının temelleri atıldı.

Sağlık sektörü tanıtımında yeni dönem Haber

Sağlık sektörü tanıtımında yeni dönem

Yapılan değişiklikler ile sağlık hizmetlerinde reklam yasağı korundu, yönetmeliğin kapsamı Uluslararası Sağlık Turizmi Faaliyetleri’ni içerecek şekilde genişletildi. Sağlık Ajans’ın Kurucu Ortağı Onur Aksakaloğlu, yönetmelikte yaşanan değişikliklerin sektöre etkilerini değerlendirdi. ‘Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’ 2025 yılında yapılan değişiklikler ile yeni bir hal kazandı. Yeni yapılan değişiklikler ile yönetmeliğin kapsamı Uluslararası Sağlık Turizmi Faaliyetleri’ni içerecek şekilde genişletildi. Yeni değişiklikler ile yurt dışına yönelik dijital tanıtım için yabancı dil ve hedefleme esaslı özel bir istisna rejimi getirildi ve görsel materyaller, sponsorlu içerikler ile hasta memnuniyeti ifadelerine ilişkin kurallar daha sıkı ve ayrıntılı biçimde yeniden düzenlendi. Yeni yönetmelik ile içerikler genişletildi 2023 yılında yürürlüğe giren yönetmelikte reklam yasağı genel ve teorik bir çerçevede belirtilirken, 2025’te yapılan değişiklikle “sponsorlu içerik” ve “hedefleme” kavramları somutlaştırılarak dijital mecra uygulamalarına uygun şekilde yeniden tanımlandı; Türkçe içeriklerde ücretli veya sponsorlu tanıtım yapılamayacağı açıkça vurgulanırken, yabancı dilde ve yurt dışına yönelik tanıtımlar yalnızca Uluslararası Sağlık Turizmi kapsamında ve yurt dışı IP’lerine hedeflenmek koşuluyla yapılabilecek. 2023 yönetmeliğinde sağlık meslek mensupları, kamu ve özel sağlık kuruluşları ile sağlık hizmeti sunan gerçek ve tüzel kişiler tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinin kapsamı olarak belirtilirken, Uluslararası Sağlık Turizmi ve aracı kuruluşlar ayrı bir teknik rejim olarak detaylı şekilde ayrılmıyordu. 2025’te yapılan değişiklikle kapsam, Uluslararası Sağlık Turizmi Faaliyetlerini de açıkça kapsayacak şekilde genişletildi; bu alanda faaliyet gösteren sağlık tesisleri ve aracı kuruluşlar için ayrı kurallar getirildi, aracı kuruluşların yetki belgesinin site ve sosyal medya hesaplarında görünmesi, URL’de ticari unvan veya işletme adının yer alması ve sağlık tesisi gibi görünmeyip sadece aracılık hizmeti sunma şartı getirildi. Sağlık sektörü dijital pazarlamasında yeni dönem başladı Yönetmelikte meydana gelen değişiklikler ile ilgili görüşlerini aktaran Sağlık Ajans’ın Kurucu Ortağı Onur Aksakaloğlu, “Sağlık hizmetlerinde reklam yasağı devam ederken, özellikle sponsorlu içerikler, hedefleme, görsel kullanımı ve hasta hikayeleri konularında dijital odaklı ve ayrıntılı düzenlemeler getirildi. Türkçe içerik ve yurt içi hedefleme alanı daha da daraltılırken, yabancı dil ve yurt dışı hedeflemeye ise sağlık turizmi çerçevesinde sıkı koşullarla sınırlı bir tanıtım imkanı tanındı. Ayrıca web sitesi ve sosyal medya hesapları, içerik kadar sorumlu kişi, güncellik, kaynak gösterme, link yapısı ve hasta verisi kullanımı gibi teknik zorunluluklara da bağlandı.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.