SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rusya

Ekometre - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu diplomasisi Brent petrolü geriletti Haber

Orta Doğu diplomasisi Brent petrolü geriletti

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın Tahran’da yürüttüğü görüşmeler arz endişelerini hafifletirken Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılar ve Suudi Arabistan’a yönelik güvenlik tehditleri fiyatlardaki düşüşü sınırlıyor. Petrol piyasalarında diplomatik çözüm beklentisi ile devam eden askeri gerilim aynı anda fiyatlanıyor. Brent petrolün altı ayın zirvelerinden geri çekilmesine rağmen yüksek seviyelerde kalması, küresel enerji arzına yönelik risklerin henüz ortadan kalkmadığını gösteriyor. Brent petrol 114,65 dolara geriledi Petrol fiyatları, Orta Doğu’da diplomatik çözüm ihtimalinin güçlenmesiyle aşağı yönlü hareket etti. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 1 düşüşle varil başına 114,65 dolara gerilerken ABD Batı Teksas Tipi (WTI) ham petrolünün fiyatı yüzde 1,05 kayıpla 100 dolar seviyesine indi. Geçen hafta yaklaşık altı ayın zirvesine çıkan petrol fiyatlarında, diplomatik temasların ardından savaş kaynaklı risk priminin bir bölümü geri verildi. Ancak Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların devam etmesi, fiyatlardaki düşüşün daha belirgin hale gelmesini engelliyor. Petrol fiyatları neden düşüyor? Petrol piyasasındaki son geri çekilmenin temelinde, Orta Doğu’daki çatışmaların sona erdirilebileceğine ilişkin diplomatik beklentilerin güçlenmesi bulunuyor. Bölgesel gerilimin kontrol altına alınması halinde enerji üretimi ve sevkiyatında yeni kesintiler yaşanacağına yönelik endişelerin azalabileceği değerlendiriliyor. Bu beklenti, geçen hafta hızla yükselen savaş risk priminin bir bölümünün fiyatlardan çıkmasına neden oldu. Bununla birlikte petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması, yatırımcıların kalıcı bir çözüm ihtimalini henüz kesinleşmiş bir gelişme olarak değerlendirmediğine işaret ediyor. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan Tahran’da görüştü Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’dan üst düzey temsilciler pazartesi günü Tahran’da İranlı yetkililerle bir araya geldi. Görüşmelerde, Orta Doğu’daki askeri gerilimin yeniden tırmanmasını önleyecek iletişim ve müzakere kanallarının oluşturulması amaçlandı. Tarafların barış ve güvenlik konularındaki görüşmeleri sürdürme konusunda mutabık kalması, petrol piyasasında diplomatik çözüm beklentisini güçlendirdi. Temaslar, bölgesel çatışmanın başlamasından bu yana gerçekleştirilen önemli doğrudan görüşmeler arasında öne çıktı. Diplomasi petrol fiyatlarındaki savaş primini düşürüyor Diplomatik temasların sonuç vermesi halinde petrol arzına ilişkin olumsuz senaryoların gerçekleşme ihtimali azalabilir. Özellikle Suudi Arabistan’daki enerji altyapısına yönelik saldırıların sona ermesi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gemi trafiğinin normalleşmesi, petrol fiyatlarındaki risk priminin daha da gerilemesini sağlayabilir. Ancak mevcut görüşmeler henüz kalıcı bir ateşkes veya kapsamlı bir anlaşmayla sonuçlanmadı. Bu nedenle fiyatlardaki düşüş, kesinleşmiş bir arz rahatlamasından ziyade diplomatik çözüm ihtimalinin piyasa beklentilerine yansıması olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar fiyatları baskılıyor Diplomatik temaslara rağmen Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar sona ermiş değil. İran destekli Husiler, son saldırı dalgasında Suudi Arabistan’ın enerji altyapısını ve ulaşım noktalarını hedef aldıklarını açıkladı. Suudi yetkililer ise bazı füze ve insansız hava araçlarının engellendiğini bildirdi. Bölgedeki güvenlik riskinin sürmesi, petrol fiyatlarında diplomatik iyimserliğin daha sert bir düşüşe dönüşmesini engelleyen unsurlar arasında yer alıyor. Hürmüz Boğazı’nda ekim ayında saldırı rekoru Küresel enerji ticaretinin kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı, petrol piyasasının yakından izlediği başlıca risk alanlarından biri olmaya devam ediyor. Deniz güvenliği olaylarını 2017’den bu yana takip eden verilere göre ekim ayı, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari gemilere yönelik saldırıların yoğunluğu açısından kayıtlardaki en hareketli dönem oldu. Ekim ayında bölgede 28 teyitli veya bildirilen saldırı kaydedildi. Şubat ayının sonundan bu yana toplam saldırı sayısının ise 100’ü aştığı belirtiliyor. Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretindeki stratejik konumu, bölgedeki güvenlik risklerini enerji fiyatları açısından önemli hale getiriyor. Ticari gemilere yönelik saldırılar, doğrudan arz kesintisi yaşanmasa bile navlun, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırarak petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor. Brent petrol geçen hafta 117 doları aştı İran ile bağlantılı saldırıların tanker trafiğine yönelik riskleri artırmasıyla Brent petrol geçen hafta 117 doların üzerine çıktı ve nisan ayından bu yana en yüksek seviyesini gördü. Pazartesi günü fiyatların yeniden 117 dolara yaklaşmasının ardından diplomatik temasların güçlenmesiyle geri çekilme yaşandı. Buna rağmen Brent petrolün 114 doların üzerinde kalması, bölgedeki arz güvenliği risklerinin fiyatlamadan tamamen çıkmadığını ortaya koyuyor. Rus rafinerilerinde dizel üretimi artıyor Petrol ürünleri piyasasında arzı destekleyebilecek gelişmelerden biri de Rusya’dan geldi. Rus rafinerileri ekim ayında dizel üretimini artırırken hükümetin ABD ile yapılan tedarik anlaşmasının ardından uygulamaya aldığı ihracat kotaları bu artışta etkili oldu. Ayın başında günlük yaklaşık 160 bin tona kadar gerileyen dizel üretiminin, kotaların verilmesinin ardından 180 bin tona doğru yükseldiği belirtiliyor. Rusya’nın ABD’ye ilk dizel sevkiyatının da yola çıktığı ve yeni teslimatların devam etmesinin planlandığı aktarılıyor. Rusya’daki üretim artışı küresel dizel arzına destek sağlayabilecek olsa da Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ham petrol piyasasının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Brent petrol fiyatlarında düşüş sürecek mi? Brent petrolün önümüzdeki dönemdeki seyri, büyük ölçüde Tahran’daki diplomatik görüşmelerin somut sonuçlar verip vermeyeceğine bağlı olacak. Görüşmelerin ateşkes veya saldırıların azaltılması yönünde ilerlemesi halinde savaş kaynaklı risk priminin bir bölümü daha fiyatlardan çıkabilir. Buna karşılık Suudi Arabistan’ın enerji tesislerine veya Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik yeni saldırılar, petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıyabilir. Bu nedenle petrol piyasasında kısa vadeli görünüm, diplomatik çözüm beklentisi ile küresel enerji arzına yönelik güvenlik riskleri arasındaki denge tarafından şekilleniyor.

Satsuma mandalinada ihracat zamanı Haber

Satsuma mandalinada ihracat zamanı

Satsuma mandalinada ihracat sezonu 19 Ekim 2026 tarihinde başladı. Satsuma mandalinada ihracat sezonunun başlaması nedeniyle satsuma mandalinasıyla uluslararası üne sahip olan İzmir’in Gümüldür beldesinde “Satsuma Mandalina Hasat Töreni” düzenlendi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık, mandalina ihracatından Türkiye’nin 2025 yılında 912 milyon dolar döviz kazandığını, mandalinanın yaş meyve sebze ihracatında lider ürün olduğunu, 2026 yılı mandalina rekoltesinin katma değerli bir şekilde ihraç edilmesi için çaba göstereceklerini dile getirdi. 2026 sezonunda mandalina rekoltesinde yüzde 10-20 artış beklediklerinin altını çizen Balık, “Ege’nin satsuma mandalinası yeni sezonda ihracat yolculuğuna bugün başlıyor. Üreticilerimize ve ihracatçılarımıza hayırlı bir sezon diliyoruz” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatından 912 milyon dolar döviz kazanmanın yanında mandalinanın üreticiden paketleme tesislerine, lojistik sektöründen ihracatçı firmalara kadar geniş bir ekonomik zinciri oluşturduğunu kaydeden Balık şöyle devam etti: “Mandalina ihracatında 2025 yılında Irak, 360 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alırken, Rusya Federasyonu 313 milyon dolarla ikinci oldu. Ukrayna 72 milyon dolar, Polonya 23 milyon dolar ve Sırbistan 19 milyon dolarlık mandalina ihracatıyla öne çıkan diğer pazarlar arasında yer aldı. Yeni sezonda önceliklerimiz kalıntı mevzuatına tam uyum, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, gümrük süreçlerinin kesintisiz yürütülmesi ve ürünlerin uluslararası alıcılara zamanında ve güvenilir biçimde ulaştırılması olacak.” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak ihracatçıların rekabet gücünü artırmak için çalıştıklarını belirten Balık, uluslararası fuarlar, ticaret heyetleri ve tanıtım faaliyetleri aracılığıyla Avrupa, Körfez ve Uzak Doğu pazarlarında yeni fırsatlar oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Uçak: “Mandalina ihracatında pazar çeşitliliği ve katma değer önemli” Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, satsuma mandalinanın Ege Bölgesi için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını; üreticilerin geçim kaynağı, kıyı ilçelerinin ekonomik hayatının önemli bir unsuru ve bölgenin uluslararası pazarlardaki simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılı mandalina ihracatında Ukrayna ve Rusya Federasyonu’nun yaklaşık yüzde 64 paya sahip olduğunu aktaran Uçak, aynı yıl Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya, Kosova, Karadağ, Bosna-Hersek ve Bulgaristan başta olmak üzere Balkan ülkelerine yaklaşık 5 milyon dolarlık mandalina ihraç edildiğini belirtti. Sonbahar ve kış aylarında bağışıklığınızı mandalinayla güçlendirin Mandalinadan meyve suyu, konserve, kurutulmuş meyve, reçel ve marmelat üretilebildiğini; kabuğundan ise esans ve aroma ürünleri elde edilebildiğini hatırlatan Uçak, “Hasat kayıplarının azaltılması ve ürünün farklı biçimlerde değerlendirilmesi hem taze hem de işlenmiş ürün ihracatına katkı sağlıyor. C vitamini ve lif açısından zengin mandalina, sonbahar ve kış aylarında bağışıklığın en doğal destekçilerinden biridir. Günde 2-3 adet mandalina tüketilmesini, okul çağındaki çocuklarımızın beslenme çantalarına mutlaka mandalina konulmasını öneriyoruz. Emeğini toprağa veren üreticilerimize, ürünümüzü dünyaya taşıyan ihracatçılarımıza bereketli ve kazançlı bir sezon diliyorum” diyerek sözlerine son verdi. Rusya’ya ihracatta gemi yolu açılmalı, AB’ye ihracatta dozvala belgesi limiti artırılmalı Gazetecilerin sorularını cevaplayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, yaş meyve sebze ihracatında en büyük ihraç pazarları olan Rusya Federasyonu’na savaş nedeniyle gemi yolunun kapalı olduğunu, Avrupa Birliği’ne ihracatta Macaristan üzerinden gidecek araçlar için Dozvala Belgesi kotasının dolması nedeniyle sorunlar yaşandığını ihracatta aksama yaşanmaması için iki güzergahtaki lojistik sorunlarının çözülmesi gerektiğini, aksi takdirde ihracatta kayıplar yaşanabileceğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü başkanlığındaki komisyon emsal bahçelerde yaptığı incelemeler ve İzmir Laboratuvar Müdürlüğü’nün analizleri sonucunda, satsuma mandalinanın ihracatı için 19 Ekim 2026 Pazartesi günü başlanmasına karar verilmişti. “Satsuma Mandalina Hasat Töreni”ne; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği YK Üyesi Sadık Demircan, DK Üyesi Recep Çöpten ve mandalina üreticileri katıldı.

Türkiye, ABD-Rusya yakıt anlaşmasından pay alacak Haber

Türkiye, ABD-Rusya yakıt anlaşmasından pay alacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, anlaşmanın Türkiye’nin enerji güvenliği açısından önem taşıdığını açıkladı. Reuters’ın 18 Ekim tarihli haberine göre Bayraktar, Türkiye’nin yürüttüğü görüşmeler sonucunda söz konusu tedarikten pay alacağını belirtti. Bakan, anlaşma kapsamında Türkiye’ye gönderilecek yakıtın miktarı ve teslimat takvimi hakkında ayrıntı vermedi. Enerji arzında kaynak çeşitlendirme hedefi Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bölümünü ithalatla karşılıyor. Rusya’nın yanı sıra İran ve Azerbaycan da Türkiye’nin enerji tedarikinde rol oynuyor. Ankara, farklı ülkelerle yaptığı anlaşmalarla kaynak çeşitliliğini artırmayı hedefliyor. Rusya’nın son aylarda dizel ihracatına yönelik kısıtlamalar uygulaması, uluslararası yakıt piyasalarında arz açısından önem taşıyan gelişmeler arasında yer alıyor. Karadeniz’de doğal gaz üretimi artırılacak Türkiye, yerli doğal gaz üretimini artırmaya yönelik yatırımlarını da sürdürüyor. Karadeniz’e gönderilen Osman Gazi yüzer üretim platformunun, Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük doğal gaz üretimini 9,5 milyon metreküpten 20 milyon metreküpe çıkarması bekleniyor. Bayraktar, ikinci yüzer üretim platformunun 2028’in ilk çeyreğinde devreye alınmasının planlandığını açıkladı. Bu platformla birlikte günlük üretimin 45 milyon metreküpe ulaşması hedefleniyor. Türkiye 2025 yılında 59 milyar metreküp doğal gaz tüketirken, yerli üretim 3,1 milyar metreküp seviyesinde kaldı. Yeni üretim kapasitesinin devreye girmesi, ithalat bağımlılığının azaltılması açısından önem taşıyor. Kaynak: Reuters

Ukrayna sanayisi siber saldırganların hedefinde Haber

Ukrayna sanayisi siber saldırganların hedefinde

UAC-0099, Ukrayna’daki devlet kurumlarını, finans kuruluşlarını ve medya kuruluşlarını hedef alan bir siber casusluk grubu. Hedefleme kriterlerine dayanarak ESET, grubun Rus çıkarlarıyla uyumlu olduğunu; UAC-0099’un, Ukrayna’daki yıkıcı saldırılarıyla tanınan ve yine Rusya ile uyumlu bir başka grup olan Sandworm için ilk erişim aracısı olarak hareket edebileceğini düşünüyor. MATCHBOIL’i analiz eden ESET araştırmacısı Fernando Tavella yaptığı açıklamada şunları paylaştı: “Kötü amaçlı yazılım, hedefli oltalama e-postalarındaki kötü amaçlı bağlantılar aracılığıyla dağıtılıyor. Bağlantıya tıklandığında, kurbanın bilgisayarına MATCHBOIL’i indirip çalıştıran bir VBScript dosyası yükü içeren bir arşiv dosyası indirilir. MATCHBOIL, tek seferlik bir indiriciden her iki dakikada bir C&C sunucusuyla iletişim kurabilen bir indiriciye dönüşmüştür; 2025 yılının sonlarında UAC-0099, kullanıcı yükü çalıştırdığında görünen bir grafik kullanıcı arayüzü eklemiştir. Bu arayüz, 2026 yılının başlarında daha az dikkat çeken bir versiyona dönüştürülmüştür.” UAC-0099, C&C sunucularını barındırmak için BitLaunch gibi sanal özel sunucuları ve bunları gizlemek için Cloudflare gibi bulut hizmetlerini kullanıyor. Bu sunucular hem HTTP hem de HTTPS kullanıyor. MATCHBOIL, ilk olarak Ağustos 2025’te CERT-UA tarafından belgelenmiş olsa da ESET araştırmaları, yazılımın en azından 2024 yılından beri geliştirilmekte olduğunu gösteriyor. ESET Araştırma ekibinin analiz ettiği kötü amaçlı yazılımın en eski sürümleri Nisan 2024’e, en yenileri ise Nisan 2026’ya aittir; indiricinin her yeni sürümü bir öncekinden daha gelişmiştir. ESET’in telemetri verilerinde tespit ettiği MATCHBOIL siber casusluk saldırılarının tüm kurbanları, Ukrayna’da çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren kuruluşlardı. Temmuz-Ağustos 2025 arasında ESET, birçok ulaştırma şirketinde bu indiricinin örneklerini tespit etti. Aynı yılın Aralık ayında ise bir imalat şirketinde görüldü. Daha sonra, Haziran 2026’da ESET telemetri verileri, bu kez enerji sektöründeki bir şirkette yeni MATCHBOIL örneklerini kaydetti. ESET Research’ün Nisan 2024’ten Nisan 2026’ya kadar MATCHBOIL örnekleri üzerinde yaptığı inceleme, kod düzeyindeki yapıdan .NET Reactor gizleme aracının kullanımına kadar birçok değişikliği ortaya çıkardı; bunların tümü nispeten kısa bir sürede hayata geçirildi. Bu durum, UAC-0099 operatörlerinin indirme aracını geliştirmeye büyük ilgi duyduklarını göstermektedir; bu ilgi, yalnızca güvenlik çözümleri tarafından tespit edilmekten kaçınmakla kalmayıp, gelecekteki saldırılarda araç setlerinin önemli bir parçası olarak kullanmak amacıyla da ortaya çıkmaktadır.

Dünyanın gıda ambarı Türkiye Haber

Dünyanın gıda ambarı Türkiye

Fındıktan kuru incire, kirazdan levreğe, kuru üzümden una, turşudan Türk somonuna, defneden yumurtaya, narenciye ürünlerinden zeytinyağına uzanan geniş ürün yelpazesiyle dünya pazarlarına ulaşan Türkiye'nin tarımsal ihracatında Ege Bölgesi 7,8 milyar dolara ulaşan yıllık performansıyla yüzde 21 pay alarak öne çıkıyor. Dört iklimin yaşandığı Türkiye, bereketli toprakları, üç tarafını çeviren denizleri sayesinde Avrupa’nın en büyük üreticisi olurken, dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yerini alıyor. Fındık, kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, levrek, çipura, defne, kekik ve kiraz gibi ürünlerde dünya çapında zirvede yer alan Türkiye dünya genelinde 175 ülkeye gıda ürünleri ihraç ediyor. Dünya Gıda Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatındaki başarısının ve bu ihracatta Ege Bölgesi’nin liderliğinin altını çizdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, deniz levreği ve çipura ilk üçte 2026 yılının ocak – eylül döneminde Ege Bölgesi’nden 5 milyar 125 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç edildiği bilgisini veren Öztürk, “Çekirdeksiz kuru üzüm 331 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Deniz levreği 258 milyon dolar, çipura 239 milyon dolar, ayçiçeği yağı 174 milyon dolar, soya yağı 147 milyon dolarlık ihracatla ilk beşte gıda ürünlerimiz oldu” şeklinde konuştu. Ege Bölgesi’nden 169 ülkeye gıda ürünleri ihraç edildiğini ifade eden Öztürk öne çıkan pazarlar hakkında şu bilgileri verdi: “Amerika Birleşik Devletleri 388 milyon dolarlık tarım ürünler ihracatıyla ilk sırada yer aldı. İkinci basamağın sahibi 357 milyon dolarla İngiltere olurken, Rusya Federasyonu’na 313 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ettik. Bu ülkeleri 300 milyon dolarla İtalya ve 296 milyon dolarla Almanya takip etti.” Gıda ihracatçılarımızı 5 fuara götürüyoruz Ege İhracatçı Birlikleri’nin uzun yıllardır dünyanın en prestijli gıda fuarlarının Türkiye Milli Katılım Organizasyonuna imza attığı bilgisini veren Başkan Öztürk; “Amerika Birleşik Devletleri’nde New York Fancy Food ve Kaliforniya’daki Natural Product Expo West Fuarlarına, Japonya’da Foodex Fuarına, Almanya Nünberg’teki Biofach Organik Ürünler Fuarına ve Çin Uluslarararası İthalat Fuarı’nda Türk gıda sektörünü temsil ediyoruz. Dünya’nın en büyük gıda ithalatçısı ABD’de Türk gıda ürünlerinin tüketimini artırmak için Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesini 8 yıldır başarıyla sürdürüyoruz. Bu proje sürecinde ABD’ye gıda ihracatımız 750 milyon dolardan 2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleriyle Türkiye’nin gıda ihracatının artması için emek veriyoruz. Bu çabalar sonucunda orta vadede Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolara ulaşacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinde Ege Bölgesi’nin yeni hedef 10 milyar dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nin tarım ürünleri ihracatının 2026 yılı sonunda 8 milyar dolara ulaşması için çaba gösterdiklerini aktaran EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir’de kurulan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinde üretimin başlamasıyla birlikte orta vadede Ege Bölgesi’nden yapılan tarım ürünleri ihracatının 10 milyar dolara çıkmasını öngördüklerini sözlerine ekledi. Ege Bölgesi’nin ihracatta öne çıktığı gıda ürünleri; 2025 yılında Türkiye 570 milyon dolarlık levrek ürünü ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 90’ını oluşturan 511 milyon doları Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Ege Bölgesi, 2025 yılında 453 milyon dolarlık çipura ihraç etti. Bu rakam Türkiye’nin 507 milyon dolarlık çipura ihracatında yüzde 89’luk oranı temsil etti. Türkiye geneli 107 milyon dolarlık alabalık ihraç edilirken, Ege Bölgesi 67 milyon dolarlık ihracatla alabalık ihracatından yüzde 56 pay aldı. Türkiye’nin dünya lideri olduğu turşu ihracatında biber turşuları ve kornişon turşuları öne çıkıyor. 2026 yılının ocak – eylül döneminde Türkiye, 130 milyon dolarlık biber turşusu ihraç ederken, biber turşusu ihracatında 101 milyon dolarını Egeli ihracatçıların imzası vardı. 129 milyon dolarlık kornişon turşusu ihracatının 94 milyon dolarlık büyük dilimini Egeli ihracatçılar dünyanın dört bir tarafına ulaştırdı. Türkiye’nin dünya ikincisi olduğu kuru domates ihracatında da aslan payı Ege Bölgesi’nin oldu. 132 milyon dolarlık kuru domates ihracatında Ege Bölgesi 118 milyon dolarlık büyük dilimle temsil edildi. Türkiye, 2026 yılının ocak-eylül döneminde 273 milyon dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 63’ünü Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Türkiye’nin 82 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 83’e ulaşırken, sofralık zeytin ihracatçıları Türkiye’ye 168 milyon dolar döviz kazandırırken bu ihracatın 88 milyon dolarlık kısmını Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri kazandırdı. Türkiye’nin 2025/26 sezonunda 465 milyon dolarlık kuru üzüm ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 98’lik payı temsil ederken, Egeli ihracatçılar 354 milyon dolarlık kuru incir ihracatında yüzde 80’ine imza atıyor. Türkiye, defne yaprağı kekik ihracatında dünya lideri. Sektörel kaynaklara göre ülkemiz dünya kekik ticaretinin yaklaşık yüzde 70–75'ini, dünya defne ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 90'ını karşılıyor. 2026 yılı Ocak–Eylül döneminde Türkiye'nin kekik ihracatı 80,2 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 76,3 milyon doları Ege İhracatçı Birliklerimiz tarafından gerçekleştirildi. Türkiye’nin kekik ihracatının yüzde 95’i Ege Bölgesi’nden yapıldı. Aynı dönemde Türkiye'nin defne yaprağı ihracatı 37,9 milyon dolar olurken, Ege İhracatçı Birliklerimizin ihracatı 23,2 milyon dolara ulaştı. Defne yaprağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 61,2 oldu.

Putin’den petrol ve dizel ihracatı mesajı Haber

Putin’den petrol ve dizel ihracatı mesajı

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise dizel ihracatına yönelik kısıtlamaların planlanandan önce kaldırılmaya başlanacağını bildirdi. Putin ve Trump enerji piyasalarını görüştü Kremlin tarafından yayımlanan açıklamaya göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde küresel enerji piyasaları, Ukrayna’daki gelişmeler, İran ve ikili ilişkiler ele alındı. Putin, Rusya’nın ABD ve dünya piyasalarına petrol ile petrol ürünleri tedarik etmeye hazır olduğunu belirterek, bu adımın küresel ekonomi üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini ifade etti. Ukrayna ve İran gündeme geldi Putin, Trump ile görüşmesinde Ukrayna krizinin çözümüne yönelik seçeneklerin kapsamlı biçimde değerlendirildiğini söyledi. İran’daki durumun ve Rusya-ABD ilişkilerinin farklı boyutlarının da görüşüldüğünü belirten Putin, iki ülke arasındaki doğrudan temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varıldığını kaydetti. Putin, başkanlık yönetimleri, istihbarat servisleri ve diğer kurumlar arasındaki iş birliğinin devam edeceğini bildirdi. Trump’tan dizel yakıt tedariki açıklaması ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’nın ABD ve küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmesi konusunda Putin ile anlaşmaya vardıklarını açıklamıştı. Haberde yer alan bilgilere göre ilk aşamada 300 bin tonun üzerinde dizel yakıt tedarik edilmesi, kasım ayında ilave 500 bin ton ve sonraki aşamada 1 milyon ton daha dizelin piyasaya sunulması öngörülüyor. ABD’den geçici lisans hazırlığı ABD Hazine Bakanlığının, Rus dizel yakıtının küresel piyasalara arzına izin vermek amacıyla geçici bir genel lisans yayımlayacağı bildirildi. Söz konusu düzenlemenin, Rus petrol ürünlerinin uluslararası piyasalara sunulmasına yönelik sürecin bir parçası olması bekleniyor. Rusya dizel ihracatı kısıtlamalarını erken kaldıracak Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, TASS haber ajansına yaptığı açıklamada, dizel ihracatına yönelik kısıtlamaların planlanandan önce kaldırılmaya başlanacağını söyledi. Rusya’nın önemli dizel yakıt tedarikçilerinden biri olduğunu belirten Novak, ihracat kısıtlamalarının gecikmeden kaldırılması yönünde adım atacaklarını ifade etti. İç piyasanın ihtiyacı karşılanacak Novak, ihracatın artırılmasına rağmen Rusya iç piyasasının dizel yakıt ihtiyacının tamamen karşılanacağını vurguladı. Rafinerilerdeki bakım çalışmalarının tamamlanmasıyla kasım ve aralık aylarında ihracatın artırılabileceğini belirtti. ABD’nin küresel enerji piyasasını istikrara kavuşturma ve enerji ticaretini normalleştirme yönündeki adımlarını olumlu karşıladıklarını söyleyen Novak, Rusya’nın daha öngörülebilir bir enerji piyasası oluşturulması amacıyla ABD ile eş güdüme hazır olduğunu kaydetti. Kremlin’den sevkiyat açıklaması Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Putin ile Trump arasındaki telefon görüşmesinde Rus petrol ürünlerinin ABD pazarına olası sevkiyatının da ele alındığını bildirdi. Uşakov, görüşmenin hazırlık sürecine ilişkin bilgi verirken Trump’ın 7 Ekim’de Putin’in doğum gününü kutlamak istediğini ilettiğini, telefon görüşmesinin Putin’in Türkmenistan ziyaretinin ardından planlandığını aktardı. Görüşmenin başında Trump’ın Putin’in doğum gününü kutladığını ve eşinin selamlarını ilettiğini belirten Uşakov, liderlerin çeşitli diplomatik girişimlerin hazırlıklarını da değerlendirdiğini söyledi. Ukrayna müzakerelerinin yeniden başlatılması değerlendirildi Uşakov, görüşmede Ukrayna konusunda yürütülen müzakere sürecinin de gündeme geldiğini belirtti. Önceki görüşmelerde üçlü müzakerelerin düzenlenmesi ihtimalinin ele alındığını ancak koşulların değiştiğini ifade etti. Uşakov, Kiev yönetiminin Rusya’daki seçimleri engellemeye yönelik girişimlerde bulunduğunu öne sürerek müzakere sürecinin sekteye uğradığını savundu. Putin’in müzakerelerin yeniden başlatılmasının zamanlamasını değerlendireceklerini söylediğini aktaran Uşakov, Trump’ın da ilgili mesajları Miami’de bulunan Ukrayna heyetine ileteceğini bildirdi. Yüz yüze görüşme gündeme gelmedi Uşakov, telefon görüşmesinde Putin ile Trump arasında yüz yüze bir toplantı yapılmasının ele alınmadığını söyledi. Bununla birlikte iki liderin yakın dönemde Çin’i aynı zaman diliminde ziyaret etme ihtimali bulunduğunu ve bu vesileyle görüşebileceklerini ifade etti. Telefon görüşmesi 1,5 saat sürdü Putin ile Trump arasındaki telefon görüşmesinin yaklaşık 1,5 saat sürdüğünü belirten Uşakov, liderlerin spor konusunu da konuştuğunu ve Rus buz hokeyi oyuncusu Aleksandr Oveçkin’in gündeme geldiğini aktardı. Uşakov, Trump’ın Putin’e akşam saatlerinde, gece veya ertesi gün yeniden iletişim kurmaya hazır olduğunu söylediğini bildirdi. Görüşmenin hangi lider tarafından sonlandırıldığı sorusuna ise “Aynı anda.” yanıtını verdi.

Türkiye’nin domates ihracatı 304 milyon doları aştı Haber

Türkiye’nin domates ihracatı 304 milyon doları aştı

Türkiye’nin domates ihracatı, 2026’nın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,19 artarak 304 milyon 171 bin dolara ulaştı. İhracatta 67,6 milyon dolarla Romanya ilk sırada yer alırken, sektör temsilcileri yıl sonunda 2025’in ihracat rakamının aşılmasını bekliyor. Romanya en büyük ihracat pazarı oldu Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlenen bilgilere göre Türkiye, geçen yıl 51 ülkeye toplam 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihracatı gerçekleştirdi. Bu yılın ocak-eylül döneminde ise 49 ülkeye yapılan ihracatın değeri 304 milyon 171 bin dolara yükseldi. Geçen yılın aynı döneminde ihracat 291 milyon 912 bin dolar seviyesindeydi. Türkiye’nin domates ihracatında ilk sırada Romanya yer aldı. Bu ülkeye yılın dokuz ayında 67 milyon 637 bin dolarlık domates satıldı. Romanya’yı 32 milyon 618 bin dolarla Rusya, 30 milyon 438 bin dolarla Bulgaristan izledi. Yıl sonu ihracatında artış beklentisi Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, domates ihracatındaki artışın ülke ekonomisi ve sektör açısından önem taşıdığını belirtti. 2026’nın ilk dokuz ayında kaydedilen 304 milyon 171 bin dolarlık ihracatın olumlu bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden Yılmaz, 2025 yılında iklim koşulları ve üretimde yaşanan sorunların ihracat performansını etkilediğini söyledi. Yılmaz, mevcut ihracat temposunun korunması halinde yıl sonunda 2025’teki seviyenin aşılabileceğini dile getirdi. İlk dokuz ayda aylık ortalama yaklaşık 33,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, 401 milyon dolarlık seviyenin aşılması için yılın son üç ayında toplam yaklaşık 97 milyon dolarlık ihracat yapılmasının yeterli olacağını kaydetti. Katma değerli ihracat ve yeni pazarlar öne çıkıyor İhracatta yalnızca toplam gelirin değil, ihraç edilen ürün miktarının ve kilogram başına ihracat değerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, sektörün katma değer odaklı büyümesinin önemine işaret etti. 2026’nın ilk yarısında kilogram başına ihracat değerinin yaklaşık 1,56 dolara yükseldiğini belirten Yılmaz, bu gelişmenin Türk domatesinin daha yüksek değerle pazarlanabildiğini gösterdiğini ifade etti. Türkiye’nin 2025 yılında 51 ülkeye 402 bin tonun üzerinde domates ihraç ettiğini hatırlatan Yılmaz, sektörün yalnızca mevcut pazarlardaki satışlarını artırmaya değil, sürdürülebilir ve katma değeri yüksek yeni pazarlara da odaklanması gerektiğini belirtti. İhracatta pazar çeşitliliği hedefleniyor Türkiye’nin domates üretiminde önemli bir rekabet avantajına sahip olduğunu kaydeden Yılmaz, modern sera yatırımlarının artmasının yıl boyunca standart ve kaliteli ürün tedarikini desteklediğini söyledi. Avrupa pazarının yanı sıra Uzak Doğu, Orta Doğu, İngiltere ve Kuzey Amerika’da da ihracat olanaklarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, daha geniş bir coğrafyaya ulaşmanın sektörün büyümesi açısından önem taşıdığını vurguladı. Yılmaz, gelecek yıllarda Türkiye’nin domates ihracatını daha yüksek seviyelere taşıyacak kalıcı ve yeni pazarlar oluşturmanın sektörün temel hedefleri arasında yer aldığını ifade etti.

Petrol fiyatları 101 doları aştı Haber

Petrol fiyatları 101 doları aştı

Petrol piyasasında gözler yeniden Ortadoğu’daki gelişmelere çevrildi. Hürmüz Boğazı’nda tankerleri hedef alan saldırıların artması ve Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ile Husiler arasındaki çatışmalar, enerji arzının güvenliğine ilişkin endişeleri güçlendirdi. Brent petrol çarşamba günü varil başına 101 doların üzerine çıkarak önceki seansta elde ettiği kazanımları genişletti. Ham petrolün varil fiyatı da 90 doların üzerine yükselerek beş haftanın en düşük seviyelerinden toparlandı. Petrol fiyatlarındaki yükselişte Ortadoğu’daki enerji akışlarına yönelik riskler belirleyici olurken, artan enflasyon baskıları ve faiz artırımı endişeleri de piyasanın gündemindeki yerini korudu. Hürmüz Boğazı’nda risk yükseldi İran’ın son günlerde Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bildirildi. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları, ekim ayında şimdiye kadar 9 olay kaydetti. Ortadoğu’daki enerji akışlarına yönelik devam eden riskler, bölgeden arzın artırılabileceğine ilişkin işaretlerin piyasa üzerindeki etkisini sınırladı. Buna karşın tankerlerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerini sürdürdüğü belirtildi. Suudi Arabistan’da petrol akışı toparlanıyor Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’ndaki ham petrol pompalama kapasitesi günlük 5,8 milyon varile çıkarıldı. Basra Körfezi kaynaklı enerji akışlarında toparlanma işaretleri görülmesine rağmen petrol fiyatları hafta boyunca yüksek seviyelerini korudu. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise Husilerin Suudi Arabistan’daki Khamis Mushait yönüne fırlattığı bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini açıkladı. Yakıt piyasasında arz baskısı artıyor Ortadoğu’daki saldırılar, bölgesel enerji sevkiyatlarında toparlanma görülmesine rağmen piyasalardaki arz risklerinin yüksek kalmasına neden oluyor. Rusya’nın dizel ihracatına yönelik kısıtlamaları ve rafinerilerde yaşanan aksaklıklar da yakıt piyasasındaki arzı sıkılaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Çin’in ekim ayında yakıt ihracatının bir bölümünü askıya aldığına ilişkin haberler de piyasadaki arz baskısını artırdı. G7 ülkelerinin acil durum ham petrol ve dizel rezervlerini piyasaya sürme planının ise petrol ve yakıt piyasalarında kısmi bir rahatlama sağlayabileceği değerlendiriliyor. EIA fiyat beklentilerini yükseltti ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), küresel petrol stoklarındaki hızlı düşüş ve arz risklerini gerekçe göstererek 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin petrol fiyat tahminlerini yükseltti. EIA verilerine göre, 25 Eylül itibarıyla ABD’de benzin stokları beş yıllık ortalamanın yüzde 7 altında bulunuyor. Aynı dönemde rafineri kullanım oranı yüzde 92,5 seviyesinde gerçekleşti. Petrol piyasasında fiyatların yönü açısından bundan sonraki süreçte Ortadoğu’daki güvenlik gelişmeleri, enerji sevkiyatlarının seyri ve küresel arz koşulları yakından izlenecek.

Burnham’dan BM’de Gazze mesajı: Sessiz kalamayız Haber

Burnham’dan BM’de Gazze mesajı: Sessiz kalamayız

Burnham, çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini ve bölgeye ulaşan insani yardımın yetersiz kaldığını belirterek, iki devletli çözümün korunması gerektiğini söyledi. New York’ta düzenlenen BM Genel Kurulu’na hitap eden Burnham, İngiltere’nin Brexit’in ardından geçen 10 yıllık süreçte yaşadığı sorunlara ve ülkenin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İngiltere’nin istikrarını yeniden güçlendirmeyi ve daha dinamik bir ekonomi oluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Savunma ve Avrupa güvenliği vurgusu Burnham, ulusal güvenliğin yalnızca askeri güçle sınırlı olmadığını, toplumsal dayanışmanın da ülkelerin gücünü belirlediğini söyledi. İngiltere’nin savunma yatırımlarını sürdüreceğini, NATO’ya bağlılığını koruyacağını ve Avrupa’nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını belirten Burnham, Rusya ile ilgili açıklamasında çatışma aramadıklarını ifade etti. Burnham, Rusya’nın dezenformasyon faaliyetleriyle toplumlarda korku ve bölünme yaratmaya çalıştığını öne sürdü. Rusya’nın 2019 İngiltere genel seçimlerine müdahale etmeye çalıştığına dair kanıtlar bulunduğunu söyleyen Burnham, dezenformasyonun ulusal güvenlik açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. Yapay zekâ için kamu yararı mesajı Konuşmasında yapay zekânın sunduğu fırsatlara ve oluşturabileceği risklere de değinen Burnham, bu alandaki temel kararların seçilmiş hükümetler tarafından alınması gerektiğini belirtti. Yapay zekânın ekonomik büyüme ve yeniden sanayileşme sürecine katkı sağlayabileceğini ifade eden Burnham, teknolojinin toplumun yararına kullanılması gerektiğini vurguladı. İngiltere’nin gelecek yıl üstleneceği G20 Dönem Başkanlığı kapsamında yapay zekânın gündemin önemli başlıklarından biri olacağını söyledi. Gazze ve Batı Şeria için iki devletli çözüm çağrısı İngiltere’nin Orta Doğu politikasında değişikliğe gittiğini belirten Burnham, İsrail’in 7 Ekim 2023’te uğradığı saldırının ardından Gazze ve Batı Şeria’da gerçekleştirilen eylemlerin meşru gösterilemeyeceğini ifade etti. Burnham, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Çocuklar da dahil olmak üzere çok fazla insan öldü. Çok az yardım bölgeye girebiliyor. Bu durum çok uzun zamandır devam ediyor. Korkunç acılar büyürken ve iki halk için de en iyi çözüm olan iki devletli çözüm vizyonu saldırı altındayken sessiz kalamayız.” İsrail’in Batı Şeria’da yeni yerleşim alanları inşa etme planına da tepki gösteren Burnham, bu adımların Filistin devletinin kurulmasını zorlaştırdığını söyledi. İngiltere’nin yasa dışı yerleşimlerle ticareti yasakladığını ve Filistin topraklarındaki İsrail işgalini hukuka aykırı olarak nitelendirdiğini belirten Burnham, İsraillilerin ve Filistinlilerin yan yana, barış ve güvenlik içinde yaşamasını istediklerini kaydetti. Burnham, iki devletli çözüm konusunda yalnızca açıklamalar yapılmasının yeterli olmadığını, somut adımlar atılmamasının siyasete duyulan güveni daha da zayıflatabileceğini ifade etti. Kaynak doğrulaması: Burnham’ın BM Genel Kurulu konuşmasındaki Gazze, Batı Şeria, Rusya ve yapay zekâ başlıkları İngiltere Başbakanlık Ofisi tarafından yayımlanan konuşma metniyle karşılaştırılmıştır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.