SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rusya

Ekometre - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

NATO-Rusya geriliminde tansiyon yükseldi Haber

NATO-Rusya geriliminde tansiyon yükseldi

Zaharova, NATO’nun Rusya ile uzun süreli bir çatışmaya hazırlandığını öne sürerek Moskova’nın gerekli gördüğü durumda tüm askeri teknik araçlarını kullanmaya hazır olduğunu söyledi. Rusya ile NATO arasındaki gerilim sürerken Moskova’dan yeni bir açıklama geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, NATO’nun özellikle Arktik bölgesindeki askeri faaliyetlerinin Rusya’nın güvenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu savundu. Zaharova, NATO’nun askeri kapasitesini artırmaya yönelik adımlarının Rusya ile uzun süreli bir çatışmaya hazırlık anlamına geldiğini ileri sürdü. “NATO uzun süreli çatışmaya hazırlanıyor” Rusya’ya bağlı Komi Cumhuriyeti’nin başkenti Sıktıvkar’da haftalık basın toplantısı düzenleyen Zaharova, Arktik bölgesinin NATO ülkelerinin faaliyetleri nedeniyle yeni bir jeopolitik mücadele alanına dönüştüğünü söyledi. NATO’nun bölgede askeri üstünlük sağlamaya yönelik adımlar attığını belirten Zaharova, kuzey sınırları yakınındaki askeri faaliyetlere dikkat çekti. Zaharova, NATO’nun askeri kapasitesini artırma planlarının yalnızca caydırıcılık amacı taşımadığını, Rusya ile potansiyel olarak uzun süreli bir çatışmaya hazırlık aşamasına geçildiğine işaret ettiğini savundu. “Tüm askeri teknik araçları kullanmaya hazırız” Zaharova, Arktik bölgesindeki askeri faaliyetlerin Rusya’nın güvenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu belirterek Moskova’nın karşılık verme kapasitesine ilişkin de mesaj verdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Rusya, gerektiğinde tehditleri ortadan kaldırmak için tüm askeri teknik araçlarını kullanmaya hazır” ifadelerini kullandı. Ukrayna’ya “hava terörü” suçlaması Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin daha önce Rus sivil havacılığına yönelik tehditlerde bulunduğunu hatırlatan Zaharova, bu açıklamaları “şantaj ve hava terörünün devlet düzeyinde meşrulaştırılması” olarak nitelendirdi. Zaharova, Ukrayna’nın bu tutumunu destekleyen ülkelerin ise “Kiev’in suç ortağı” olduğunu savundu. Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması açıklaması Zaharova ayrıca Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un anlaşmaya geri dönülmesinin kabul edilemez olduğu yönündeki açıklamasını hatırlatan Zaharova, anlaşmanın uygulanmadığını savundu. Zaharova, mevcut süreçten yalnızca Batı’nın kazanç sağladığını ileri sürdü.

Macaristan 10 Rus diplomatı sınır dışı etti Haber

Macaristan 10 Rus diplomatı sınır dışı etti

Rusya ile Avrupa ülkeleri arasındaki diplomatik gerilim yeniden yükseldi. Almanya’nın Rusya’ya yönelik diplomatik ve kültürel kurumlara ilişkin kararlarının ardından Macaristan da 10 Rus diplomatın ülkeyi terk etmesini istedi. Budapeşte yönetimi, diplomatların faaliyetlerinin Viyana Sözleşmesi kapsamında kabul edilemez olduğunu belirtirken, kararın Macaristan’ın güvenliği ve egemenliğini korumaya yönelik olduğunu açıkladı. Moskova’dan sert karşılık mesajı Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Macaristan’ın kararının Rusya-Macaristan ilişkilerini olumsuz etkileyeceğini söyledi. Peskov, Rusya’nın Macaristan ile ilişkilerini geliştirmeye açık olduğunu belirterek, diplomatik ilişkilerdeki mevcut birikimin zarar görmesini istemediklerini ifade etti. Ancak Peskov, Moskova’nın karara karşılık vereceğini net biçimde ortaya koydu: “Bu eylemler, cevapsız kalmayacak.” Rusya Dışişleri Bakanlığı da Macaristan’ın kararına karşılık verileceğini açıkladı. Bakanlık Sözcüsü Maria Zaharova, Rusya’nın yanıtının “sert ve acı verici” olacağını belirtti. Macaristan: Diplomatların faaliyetleri kabul edilemez Macaristan Dışişleri Bakanı Anita Orbán, 10 Rus diplomatı sınır dışı etme kararının diplomatik ilişkilerin kesilmesi anlamına gelmediğini söyledi. Orbán, Budapeşte’nin Rusya ile gerekli diyaloğu sürdürmeye devam edeceğini, ancak ilişkilerin karşılıklı saygı ve kurallara uyulması temelinde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Macaristan hükümeti diplomatların hangi faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Almanya ile Rusya arasında da diplomatik gerilim tırmanıyor Macaristan’ın kararının öncesinde Almanya ile Rusya arasında da karşılıklı diplomatik adımlar atılmıştı. Almanya’nın Bonn’daki Rus Başkonsolosluğu ile Berlin’deki Rus Evi'ne yönelik kararlarının ardından Moskova, Almanya’nın St. Petersburg Başkonsolosluğunun faaliyet iznini geri çekti ve başkonsolosluğun 18 Eylül’e kadar faaliyetlerini sonlandırmasını istedi. Moskova’dan Ukrayna görüşmelerine ilişkin mesaj Peskov, Ukrayna konusunda ABD aracılığıyla yürütülen görüşmelere ilişkin de açıklamalarda bulundu. Henüz üzerinde uzlaşılmış bir yol haritası bulunmadığını belirten Peskov, Rusya, ABD ve Ukrayna arasındaki üçlü müzakerelerin yeniden başlatılması konusunda siyasi iradenin bulunduğunu söyledi. Kremlin Sözcüsü, ABD tarafıyla temasların sürdüğünü ve görüşmelerin yeniden başlatılmasını umduklarını ifade etti. Peskov ayrıca Ukrayna ile esir asker değişimi ve ABD ile tutuklu takasına ilişkin temasların devam ettiğini belirtti. Böylece Macaristan’ın 10 Rus diplomatı sınır dışı etme kararı, Moskova ile Avrupa arasındaki diplomatik gerilimin yeniden tırmandığı bir dönemde yeni bir kriz başlığı olarak öne çıktı.

Petrolde yatırımcı stratejisi değişti gözler 3-6 aylık işlemlerde Haber

Petrolde yatırımcı stratejisi değişti gözler 3-6 aylık işlemlerde

Petrol piyasasında jeopolitik risklerin yükselmesi yatırımcıların işlem stratejilerini de değiştirdi. İran ve Ukrayna’daki savaşların üretim, ticaret akışları ve rafine petrol ürünleri arzında yarattığı belirsizlik, uzun vadeli pozisyonlara yönelik iştahı azaltırken 3-6 aylık işlemleri öne çıkardı. Morgan Stanley Küresel Petrol Ticareti Eş Başkanı Brendan Ross, yatırımcıların türev piyasalarda daha seçici pozisyon almaya başladığını belirtti. Petrol yatırımcısı riskini kısa vadeye çekiyor Singapur’da düzenlenen Asya Pasifik Petrol Konferansı’nda konuşan Ross, artan jeopolitik risklerin yatırımcı davranışlarını değiştirdiğini söyledi. Ross’a göre yatırımcılar artık hangi riskleri almak istediklerini daha net belirliyor ve portföylerinde taşımak istemedikleri riskleri azaltıyor. Bu eğilim, işlemlerde özellikle önümüzdeki 3 ila 6 aylık dönemin ağırlık kazanmasına neden oluyor. Uzun vadeli petrol kontratlarında likidite azalıyor Yatırımcıların daha kısa vadeli pozisyonlara yönelmesi, uzun vadeli petrol kontratlarının işlem hacmi ve likiditesi üzerinde baskı oluşturuyor. Ross, yatırımcıların daha seçici hale gelmesinin uzun vadeli kontratlarda likiditeyi azalttığını ve bunun ileri vadeli fiyatlamalara ilişkin belirsizliği artırdığını ifade etti. Böylece piyasada uzun vadeli fiyat yönü belirlemekten ziyade, daha yakın vadelerde ortaya çıkabilecek risklere karşı pozisyon alma eğilimi güçleniyor. Savaşlar petrol fiyatlarında sert dalgalanma yarattı Jeopolitik gelişmeler petrol piyasasındaki oynaklığın temel unsurlarından biri haline geldi. ABD ile İran arasındaki çatışmalarda yaşanan hızlı gelişmeler, Washington ile Tahran arasında zaman zaman yeniden başlayan görüşmeler ve Ukrayna’nın Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırıları fiyatlarda sert hareketlere neden oldu. Brent petrol fiyatı yıl içerisinde varil başına yaklaşık 60 dolar ile 126 dolar arasında geniş bir bantta hareket etti. Rafine ürünlerde fiyat baskısı daha güçlü Jeopolitik risklerin etkisi yalnızca ham petrol fiyatlarında görülmedi. Üretim tesislerinde ve ticaret rotalarında yaşanan aksamalar, özellikle rafine petrol ürünlerinde arz endişelerini artırdı. Dizel başta olmak üzere rafine ürünlerdeki fiyat hareketleri ham petrole kıyasla daha sert seyretti. ABD’de perakende dizel fiyatları geçen hafta rekor seviyeye ulaşırken, küresel arz sıkışıklığının etkisi Avrupa’daki akaryakıt maliyetlerine de yansıdı. Ross, fiziksel petrol piyasası ile finansal piyasa arasındaki ayrışmanın özellikle rafine petrol ürünlerinde daha belirgin hale geldiğine dikkat çekti. Yatırımcı uzun vadeli yön yerine risk yönetimine odaklanıyor Petrol piyasasındaki mevcut görünüm, yatırımcıların uzun vadeli fiyat tahminlerinden ziyade kısa ve orta vadeli riskleri yönetmeye yöneldiğini gösteriyor. Jeopolitik gelişmelerin hızlı değişmesi, enerji altyapısına yönelik saldırılar ve ticaret rotalarındaki belirsizlikler, uzun vadeli pozisyonların taşıdığı riski artırıyor. Bu nedenle yatırımcılar daha ileri vadeli kontratlardan uzaklaşırken 3-6 aylık işlemler petrol piyasasında giderek daha fazla öne çıkıyor.

Rusya'nın petrol üretiminde tarihi düşüş Haber

Rusya'nın petrol üretiminde tarihi düşüş

Rafineri altyapısına yönelik saldırılar ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle petrol ürünleri ihracatının da 2026'da 98,5 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Rusya'nın enerji sektöründe savaşın etkileri, hükümetin gelecek yıllara ilişkin petrol üretimi ve ihracatı projeksiyonlarına yansıdı. Bütçe hazırlıklarında kullanılması beklenen yeni taslak tahminler, petrol üretiminde aşağı yönlü revizyona işaret ederken rafineri kapasitesindeki sorunların işlenmiş petrol ürünleri ihracatını da baskılayabileceğini ortaya koydu. 2026 üretim tahmini 494,2 milyon tona çekildi Yeni taslak projeksiyona göre Rusya'nın ham petrol ve gaz kondensatı üretiminin 2026'da 17,2 milyon ton azalarak 494,2 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Söz konusu miktar günlük yaklaşık 9,88 milyon varile karşılık geliyor. Tahminin gerçekleşmesi durumunda Rusya'nın petrol üretimi 2009'dan bu yana en düşük seviyesine inecek. Hükümetin mayıs ayında yayımlanan önceki tahmininde ise 2026 petrol üretiminin 511 milyon ton olması bekleniyordu. 2027-2029 projeksiyonları da aşağı çekildi Rusya'nın 2026-2029 dönemine ilişkin petrol üretim beklentileri de önceki tahminlere göre aşağı yönlü revize edildi. Yeni projeksiyonda 2027 üretiminin 500 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Ancak bu rakam, mayıs ayındaki tahminin 16 milyon ton altında kalıyor. 2028 ve 2029 yılları için petrol üretimi beklentisi ise 505 milyon ton olarak belirlendi. Önceki tahminlerde her iki yıl için 525 milyon ton üretim öngörülüyordu. Buna göre üretimin önümüzdeki yıllarda toparlanması beklense de yeni tahminler, Rusya'nın 2025'te gerçekleştirdiği 511,4 milyon tonluk üretimin altında kalıyor. Rafinerilere yönelik saldırılar baskıyı artırdı Üretim ve petrol ürünleri ihracatındaki aşağı yönlü beklentilerde rafineri altyapısında yaşanan sorunlar önemli rol oynuyor. Ukrayna'nın son aylarda Rus rafinerilerine yönelik yoğunlaştırdığı İHA saldırıları yakıt üretimini olumsuz etkilerken, ülkenin bazı bölgelerinde benzin sıkıntısına da neden oldu. Bunun yanında Avrupa Birliği'nin savaş sonrasında Rus petrolü ve petrol ürünlerinin büyük bölümüne yönelik uyguladığı ithalat yasağı, Rusya'nın geleneksel ihracat kanalları üzerindeki baskıyı artırdı. Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak da haziran ayında petrol üretiminin yıl başından bu yana gerilediğini belirtmiş ve düşüşü rafinerilerdeki plansız bakım çalışmalarına bağlamıştı. Ham petrol ihracatında artış bekleniyor Rafineri kapasitesindeki kayıpların işlenmiş petrol ürünleri üretimini sınırlaması, Rusya'nın daha fazla ham petrol ihraç etmesine neden olabilir. Yeni tahmine göre Rusya'nın ham petrol ihracatı 2026'da 244,7 milyon tona ulaşacak. Ülkenin ham petrol ihracatı 2025'te 230,8 milyon ton seviyesindeydi. 2026 beklentisi, mayıs ayında açıklanan 237,2 milyon tonluk önceki tahminin de 7,5 milyon ton üzerinde bulunuyor. Asya pazarlarının ağırlığı artıyor Ham petrol ihracatındaki artışta Çin ve Hindistan başta olmak üzere Asya pazarlarının etkili olması bekleniyor. Bununla birlikte yeni projeksiyonlar, ham petrol ihracatında 2026 sonrasında düşüş öngörüyor. İhracatın 2027'de 232,5 milyon tona, 2028 ve 2029 yıllarında ise 216,6 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Önceki tahminlerde 2027 için 227,4 milyon ton, 2028 ve 2029 yılları için ise 236,3 milyon ton ihracat öngörülmüştü. Petrol ürünleri ihracatında 27,3 milyon tonluk düşüş İşlenmiş petrol ürünlerinde ise daha sert bir gerileme beklentisi bulunuyor. Rus hükümeti, petrol ürünleri ihracatının 2026'da 27,3 milyon ton azalarak 98,5 milyon tona düşmesini bekliyor. Yeni tahmin, önceki projeksiyonun 24,1 milyon ton altında bulunuyor. 2027'de petrol ürünleri ihracatının 113,1 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Ancak bu seviye de 2025'in yaklaşık 13 milyon ton ve önceki tahminin 21 milyon ton altında kalacak. Yeni projeksiyona göre petrol ürünleri ihracatı 2028'de 134 milyon ton, 2029'da ise 130 milyon ton olacak. Moskova iç piyasayı korumak için ihracatı sınırlıyor Rusya, iç piyasadaki yakıt arzını artırmak amacıyla petrol ürünleri ihracatına yönelik kısıtlamalarını da sürdürüyor. Ülke, benzin ve jet yakıtı ihracatına yönelik kısıtlamaların yanı sıra motorin ihracatını da yasakladı. Yeni projeksiyonlar, rafineri kapasitesindeki sorunlar, saldırılar ve ihracat kısıtlamalarının Rusya'nın enerji dengesini önümüzdeki yıllarda da şekillendireceğine işaret ediyor.

Moskova-Pyongyang hattında stratejik ortaklık vurgusu Haber

Moskova-Pyongyang hattında stratejik ortaklık vurgusu

Putin, Moskova ile Pyongyang’ın bölgesel güvenlik ve istikrar konusunda koordinasyonunu sürdüreceğini söyledi. Rusya ile Kuzey Kore arasındaki yakınlaşmada yeni bir mesaj daha geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kuzey Kore’nin ulusal bayramı Kurtuluş Günü dolayısıyla Kim Jong-un’a gönderdiği mesajda, iki ülke arasındaki ilişkilerin ulaştığı seviyeye dikkat çekti. Kremlin tarafından yayımlanan mesajda Putin, Rusya ve Kuzey Kore arasındaki ilişkilerin geçmişten gelen ortak mücadele ve dayanışma üzerine inşa edildiğini ifade etti. Putin’den tarihi bağlara vurgu Putin, Kuzey Kore’nin Japon sömürge yönetiminden kurtuluşunun, Koreli vatanseverler ile Kızıl Ordu askerlerinin birlikte verdiği mücadelenin önemli bir simgesi olduğunu belirtti. Rus lider, bu dönemde ortaya çıkan savaş kardeşliği ve karşılıklı yardımlaşma geleneğinin, iki ülke arasındaki dostane ve iyi komşuluk ilişkilerinin gelişmesinde önemli rol oynadığını kaydetti. “İşbirliği her alanda aktif şekilde sürüyor” Putin, mesajında Moskova ile Pyongyang arasındaki mevcut ilişkilerin kapsamlı stratejik ortaklık açısından daha önce görülmemiş bir seviyeye ulaştığını belirtti. Rusya Devlet Başkanı, iki ülkenin farklı alanlarda aktif işbirliği yürüttüğünü ve bölgesel güvenlik ile istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarını koordine ettiğini ifade etti. Ortak çalışma mesajı Putin, Rusya ve Kuzey Kore arasındaki işbirliğinin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirterek, iki ülke halklarının yararına yönelik ortak çalışmaların sürdürüleceğini söyledi. Rus lider ayrıca Moskova ve Pyongyang’ın ikili ilişkilerin yanı sıra uluslararası gündemdeki konularda da yapıcı işbirliğini sürdüreceğini ifade etti. Putin, iki ülkenin daha adil ve demokratik bir dünya düzeninin oluşturulmasına yönelik ortak çabalarının devam edeceği mesajını verdi.

Küresel çelik üretimi daraldı Türkiye üretimini artırdı Haber

Küresel çelik üretimi daraldı Türkiye üretimini artırdı

Türkiye, bu üretimle dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise en büyük çelik üreticisi konumunu korudu. Küresel çelik sektöründe üretim 2025 yılında gerilerken Türkiye, üretimini artıran az sayıdaki ülke arasında yer aldı. KPMG Türkiye’nin hazırladığı “Çelik Sektörel Bakış - 2026” raporuna göre, küresel ham çelik üretimi geçen yıl yaklaşık yüzde 2 azalarak 1,85 milyar tona geriledi. Çin’in ham çelik üretimi yüzde 4,4 düşüşle 960 milyon tonun altına inse de ülke, dünya üretiminin yarısından fazlasını karşılamayı sürdürdü. Çin’in iç talebindeki zayıflık nedeniyle ihracatının yaklaşık 134 milyon tona ulaşması ise küresel çelik fiyatları üzerindeki baskıyı artırdı. Çin’in yanı sıra Japonya, Rusya, Güney Kore ve Almanya’nın üretimi gerilerken, Hindistan, ABD ve Türkiye üretimini artıran başlıca ülkeler oldu. Türkiye’de üretim 38,1 milyon tona çıktı Türkiye çelik sektörü, küresel üretimdeki daralmaya karşın 2025 yılında yüzde 3,3 büyüyerek 38,1 milyon ton ham çelik üretimine ulaştı. Türkiye bu üretim hacmiyle dünya sıralamasında yedinci, Avrupa’da ise birinci sıradaki yerini korudu. 2021 yılında 40,4 milyon tonla tarihi üretim seviyesine ulaşan sektör, 2022 ve 2023 yıllarındaki daralmanın ardından başlayan toparlanmasını 2025’te de sürdürdü. İç talepteki güçlü seyir de devam etti. Nihai mamul tüketimi 39,3 milyon tonla rekor seviyeye ulaştı. Üretimdeki artışta elektrikli ark ocaklarının payı öne çıktı. Elektrikli ark ocaklarında üretim 25,8 milyon tondan 27,5 milyon tona yükselirken, bazik oksijen fırınlarında üretim 11,1 milyon tondan 10,6 milyon tona geriledi. Böylece Türkiye’nin çelik üretiminde elektrikli ark ocağı teknolojisinin ağırlığı daha da arttı. İhracat arttı ancak ithalat daha hızlı yükseldi Türkiye’nin çelik ürünleri ihracatı 2025 yılında 13,4 milyon tondan 15,1 milyon tona yükseldi. İhracatta Avrupa’nın ağırlığı arttı. Avrupa’nın toplam ihracat içindeki payı yüzde 52,4’ten yüzde 59’a yükseldi. Kuzey Amerika’nın payı ise ABD’nin çelik ithalatına yönelik tarifeleri artırmasının etkisiyle yüzde 9,1’den yüzde 6,7’ye geriledi. Buna karşılık Türkiye’nin çelik ithalatı 17,4 milyon tondan 18,9 milyon tona çıktı. Böylece ihracattaki artışa rağmen Türkiye’nin net ithalatçı görünümü devam etti. Türkiye’nin çelik ithalatında Rusya yüzde 22,9 ile ilk sırada yer aldı. Rusya’yı yüzde 20,6 ile Çin, yüzde 11,3 ile Güney Kore ve yüzde 9,7 ile ABD izledi. Yüksek ithalatın, iç pazarda Türk üreticilerin fiyatlama gücü ve rekabet koşulları üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. ABD ve Avrupa’daki korumacılık baskıyı artırıyor ABD’nin çelik ithalatına yönelik tarifeleri ve Avrupa Birliği’nin koruma önlemlerini sıkılaştırması, Türk çelik sektörünün dış pazarlara erişimini zorlaştıran başlıca gelişmeler arasında yer alıyor. ABD, 2025 yılında Section 232 kapsamında çelik tarifelerini önce yüzde 25 seviyesinde yeniden uygulamaya alırken, haziran ayında bu oranı yüzde 50’ye yükseltti. Bu gelişmenin Türkiye açısından doğrudan bir ihracat fırsatından çok küresel çelik arzının yönünü değiştiren bir unsur olduğu değerlendiriliyor. ABD pazarına giremeyen çelik ürünlerinin Avrupa, Orta Doğu ve Afrika gibi alternatif pazarlara yönelmesinin, Türkiye’nin hem ihracat pazarlarında hem de iç piyasada fiyat rekabetini artırabileceği belirtiliyor. Avrupa Birliği’nin de koruma önlemlerini sıkılaştırmasıyla Türk çelik üreticilerinin Avrupa pazarındaki rekabet koşulları daha da zorlaşıyor. Sektörün gündeminde maliyet ve katma değerli üretim var KPMG Türkiye Metal ve Maden Sektör Lideri ve Şirket Ortağı Burak Yıldırım, küresel arz fazlası, Çin kaynaklı fiyat baskısı, düşük fiyatlı ithalat, yüksek hurda ve enerji maliyetleri ile artan korumacılığın sektörün kârlılığı üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü belirtti. Yıldırım, önümüzdeki dönemde karbon düzenlemeleri, maliyet yönetimi, katma değerli ürünler ve yeni pazarlara yönelmenin sektör açısından öne çıkacağını ifade etti. Çelik sektörünün önündeki temel meselenin yalnızca üretimi artırmak olmadığına dikkat çeken Yıldırım, rekabetçi maliyet ve düşük karbon profiliyle doğru ürünün doğru pazara ulaştırılmasının önem kazanacağını vurguladı.

Kiraz ihracatı miktarda 11 kat dövizde 4 kat arttı Haber

Kiraz ihracatı miktarda 11 kat dövizde 4 kat arttı

Türkiye, 2026 yılın 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 68 bin 737 ton kiraz ihraç ederek 235 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. Kiraz ihracatımız 2025 yılının 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 6 bin 40 ton karşılığı 47 milyon 728 bin dolar olmuştu. Kiraz ihracatı 2025 yılına göre göre miktar bazında 11 kat, döviz getirisi 4 kat yükseldi. Başkan Balık: "Kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladık" Türkiye’nin kiraz üretiminde dünya birincisi olduğunu, ihracatta da ilk 3-4 ülke arasında yer aldığını paylaşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2025 yılında çiçeklenme döneminde kirazı donun vurduğunu bu nedenle 2025 yılında ihracatta büyük düşüş yaşandığını, 2026 yılında kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladıklarını dile getirdi. 2026 yılının Türk kiraz ihracatı açısından dikkat çekici bir performans sergilediğini belirten Balık, “2026 yılının geride kalan diliminde 68 bin tonu aşan kiraz ihracatı karşılığında 235 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat miktarında yaklaşık 11 katlık, ihracat değerinde 4 katlık artış yaşadık” ifadelerini kullandı. Kiraz ihracatında 34 ülkeden 52 ülkeye çıktık Kiraz ihracatının yalnızca miktar ve değer açısından değil, pazar çeşitliliği bakımından da olumlu bir seyir izlediğine dikkat çeken Balık şöyle devam etti: “2025 yılında 34 ülkeye kiraz ihraç edilirken bu yıl bu sayı 52'ye yükseldi. İspanya, İtalya, Litvanya, Letonya, Birleşik Krallık ve İrlanda'nın da aralarında bulunduğu 21 pazara yeniden ya da ilk kez ihracat gerçekleştirdik. Türk kirazının uluslararası pazarlardaki konumu güçlendi. Almanya 74 milyon dolarlık ihracatla en büyük pazar olmayı sürdürdü. Rusya Federasyonu'na 67,5 milyon dolarlık, Polonya'nın 29 milyon dolarlık ve Irak'a 26,5 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştık. 2027 yılında iklimsel bir sıkıntı yaşamadığımız takdirde kiraz ihracatında 250 milyon dolara ulaşmak hedefimiz olacak.” Uzak Doğu’da güç kazanmak istiyoruz İlk dört pazarın toplam kiraz ihracatının yaklaşık yüzde 85'ini oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Balık, "Mevcut pazarlardaki güçlü konumumuzu korurken ihracatımızı daha sürdürülebilir hale getirmek için pazar çeşitlendirme çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Özellikle Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere yüksek potansiyele sahip pazarlarda Türk kirazının bilinirliğini artırmaya ve ihracat ağımızı genişletmeye odaklanacağız. Çin’e ihracatımızın açılması için çabalarımız sürüyor. Kısa sürede sonuç almayı ümit ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Petrol fiyatları yükseldi: Brent 83,65 dolara çıktı Haber

Petrol fiyatları yükseldi: Brent 83,65 dolara çıktı

Brent petrol 83,65 dolara, ABD tipi ham petrol (WTI) ise 78,26 dolara yükselirken, enerji piyasalarının odağı yeniden Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. Küresel petrol piyasaları, Hürmüz Boğazı'na ilişkin yeni gelişmelerin etkisiyle haftanın son işlem gününde yükseliş kaydetti. İran'ın, ABD ve İsrail bağlantılı gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini kısıtlayabilecek yeni bir düzenleme üzerinde çalıştığı yönündeki haberler, enerji arzına ilişkin endişeleri artırdı. Brent petrol 83,65 dolara yükseldi Asya piyasalarında ekim vadeli Brent petrol yüzde 1,4 artışla 83,65 dolar seviyesine çıktı. ABD Batı Teksas türü ham petrol (WTI) ise yüzde 1,3 yükselerek 78,26 dolar seviyesinden işlem gördü. Bir önceki işlem gününde Brent petrol yaklaşık yüzde 4, WTI ise yüzde 3 değer kazanmıştı. İran'dan yeni yasa hazırlığı Basında yer alan bilgilere göre İran Parlamentosu'ndaki ilgili komite, ABD ve İsrail bağlantılı gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini yasaklayabilecek bir yasa tasarısını değerlendiriyor. Tasarı kapsamında yasağa uymayan gemilere, taşıdıkları yükün değerinin yüzde 20'sine kadar para cezası uygulanması da gündemde bulunuyor. Devrim Muhafızları'ndan dikkat çeken açıklama İran Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'nda "düşmanca hedeflere" yönelik operasyon düzenlediğini açıklaması da bölgedeki tansiyonu yükselten gelişmeler arasında yer aldı. Bu açıklama, uluslararası deniz taşımacılığının geleceğine ilişkin belirsizlikleri artırırken, enerji piyasalarında risk algısını yeniden güçlendirdi. Hürmüz Boğazı enerji ticaretinin kalbi Dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatının yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu nedenle boğazdaki güvenlik durumu ve geçiş koşullarına ilişkin her gelişme, küresel enerji fiyatları üzerinde doğrudan etkili oluyor. Kızıldeniz ve Rusya gelişmeleri de fiyatları destekledi Petrol fiyatlarını yukarı taşıyan bir diğer unsur ise Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'daki askeri hedeflere yönelik saldırı açıklamaları oldu. Öte yandan Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla Rusya'daki büyük bir petrol rafinerisini hedef aldığı ve tesiste yangın çıktığına ilişkin haberler de arz güvenliğine yönelik endişeleri artırdı. Piyasaların gözü ABD istihdam verilerinde Yatırımcılar bugün açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisini de yakından takip ediyor. Verinin, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası beklentileri üzerinde belirleyici olması beklenirken, faiz görünümünün küresel ekonomik büyüme ve petrol talebi üzerindeki etkisi de enerji piyasalarının ana gündem maddeleri arasında yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.