SON DAKİKA
Hava Durumu

#Recep Tayyip Erdoğan

Ekometre - Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erdoğan başkanlığında kritik YİK toplantısı Haber

Erdoğan başkanlığında kritik YİK toplantısı

Toplantının ardından açıklama yapan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonlarına dikkat çekerken Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’yla bölgesel dayanışmanın güçlendirildiğini bildirdi. Yüksek İstişare Kurulu Erdoğan başkanlığında toplandı Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Toplantıda Orta Doğu’daki gelişmeler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımı değerlendirildi. Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonlar ele alındı Toplantının ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bölgede yaşanan gelişmelerin kurulun gündeminde önemli yer tuttuğunu belirtti. Duran, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki saldırılarının ardından Mescid-i Aksa’yı hedef alan provokasyonlara yöneldiğini, Suriye’nin yeniden ayağa kalkmasını engellemeye çalıştığını ifade etti. Duran, toplantıda bu gelişmelerin bölgesel istikrar üzerindeki etkilerinin değerlendirildiğini bildirdi. Suriye’deki gelişmeler gündeme geldi Yüksek İstişare Kurulu toplantısında Suriye’deki son gelişmeler de ele alındı. İletişim Başkanı Duran’ın açıklamasında, İsrail’in Suriye’nin yeniden yapılanma sürecini engellemeye çalıştığı yönündeki değerlendirmeye yer verildi. Gazze ve Batı Şeria’daki saldırılar, Mescid-i Aksa’ya yönelik eylemler ve Suriye’deki gelişmeler, toplantının bölgesel gündemini oluşturan başlıklar arasında yer aldı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’yla dayanışma mesajı Toplantıda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması da değerlendirildi. Burhanettin Duran, anlaşmayla kardeş ülkeler arasındaki dayanışmanın güçlendirildiğini belirterek Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısında tahriklere kapılmadan, sağduyu ve serinkanlılıkla hareket ettiğini ifade etti. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın savunma iş birliği Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzalandığı belirtilen Ortak Savunma Anlaşması’nın, üç ülkenin kolektif güvenliğini ve caydırıcılığını güçlendirmeyi amaçladığı bildirildi. Anlaşmaya ilişkin açıklamada, taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye karşı yapılmış sayılmasını öngören bir çerçeveye yer verildi. Savunma iş birliğinin geliştirilmesi, ortak güvenliğin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrarın desteklenmesi de anlaşmanın hedefleri arasında gösterildi. Türkiye’den bölgesel gelişmeler karşısında sağduyu vurgusu Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamada, Türkiye’nin bölgesel krizler karşısında izlediği yaklaşım öne çıktı. Duran, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın kardeş ülkeler arasındaki dayanışmayı güçlendirdiğini belirtirken bölgedeki gelişmelerin sağduyu ve serinkanlılıkla yönetildiğini vurguladı. Toplantıda Orta Doğu’daki güvenlik sorunları ile Türkiye’nin bölgesel iş birliği ve savunma politikaları birlikte değerlendirildi.

Erdoğan ekonominin üç göstergesini açıkladı Haber

Erdoğan ekonominin üç göstergesini açıkladı

Erdoğan, 9 aylık ihracatın ise 211 milyar dolara ulaştığını belirterek 2026 hedeflerinin gerçekleştirileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ekonomisindeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İhracat, istihdam ve enflasyon verilerini paylaşan Erdoğan, küresel ekonomik koşullar ve bölgesel çatışmalara rağmen ihracatta rekor seviyelere ulaşıldığını ifade etti. Erdoğan ayrıca fon piyasasının bir bölümünde yaşanan sorunlara ilişkin hukuki, idari ve ekonomik süreçlerin yürütüldüğünü belirtti. İhracat 9 ayda 211 milyar dolara çıktı Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre eylül ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 artarak 26 milyar dolara yükseldi. 9 aylık ihracat yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara ulaşırken, son 12 aylık ihracat 283,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının toplamının ise 410 milyar dolara yaklaştığı belirtildi. Erdoğan, büyük bir aksilik yaşanmaması halinde 2026 yılı için belirlenen hedeflerin gerçekleştirileceğini söyledi. İşsizlik yüzde 7,8’e geriledi TÜİK verilerine göre ağustos ayında 15 yaş ve üzerindeki işsiz sayısı bir önceki aya göre 106 bin kişi azalarak 2 milyon 740 bine geriledi. İşsizlik oranı ise 0,3 puanlık düşüşle yüzde 7,8 oldu. Genç işsizlik oranı da bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak yüzde 13 seviyesine indi. Ağustos ayında istihdam edilenlerin sayısı 136 bin kişi artarak 32 milyon 507 bine ulaştı. Yıllık enflasyon yüzde 29,73 oldu Eylül ayı enflasyon verilerine göre tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 seviyesinde gerçekleşti. Erdoğan, bölgesel çatışmalar nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının enflasyon üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Kira, eğitim ve gıda fiyatlarındaki artış hızının düşmeye başlamasının olumlu olduğunu ifade eden Erdoğan, enflasyonda henüz hedeflenen seviyeye ulaşılmadığını söyledi. Fon piyasasındaki süreç takip ediliyor Fon piyasasının belirli bir bölümünde ortaya çıkan sorunlara da değinen Erdoğan, hukuki sürecin yargı tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti. Ekonomi yönetiminin de finans piyasalarının yaşanan süreçten daha güçlü çıkması için gerekli tedbirleri aldığını ifade eden Erdoğan, yatırımcıların durumunun da yakından takip edildiğini söyledi. Yatırımcıların birikimleri için süreç işletiliyor Erdoğan, vatandaşların birikimlerinin kamuya ilave yük getirmeden mümkün olan en kısa sürede ödenmesi amacıyla gerekli idari ve yasal süreçlerin işletildiğini belirtti. Erdoğan, finans piyasalarının daha sağlıklı bir yapıya kavuşması için hukuki ve ekonomik adımların sürdürüleceğini ifade etti.

Akın Gürlek: Hiçbir şey karanlıkta kalmayacak Haber

Akın Gürlek: Hiçbir şey karanlıkta kalmayacak

Gürlek, soruşturmanın kapsamının herhangi bir kişi veya kurumla sınırlı tutulmayacağı mesajını verirken, sürecin şeffaf biçimde aydınlatılması için ilgili bakanlık ve kurumlarla gerekli çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Finans piyasalarındaki gelişmeler Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında İstanbul Sultanbeyli’deki Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son günlerde finans piyasalarında yaşanan olumsuz gelişmelere değinen Gürlek, finans piyasalarının ekonomik sistem açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Yaşanan gelişmelerin hukuki boyutunun ilgili kurumlarla koordinasyon içinde titizlikle ele alındığını söyledi. Sorumlular adalet önüne çıkarılacak Gürlek, vatandaşların mağduriyet yaşamasına neden olan gelişmelerle ilgili sorumluların tespit edilmesi için hukuki sürecin sürdüğünü belirterek, soruşturmanın kapsamına ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Sorumluların kim olduğuna bakılmaksızın gerekli hukuki işlemlerin yapılacağını belirten Gürlek, sürecin sonuna kadar takip edileceğini ifade etti. “Hiçbir şey karanlıkta kalmayacak” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda hükümetin ilgili bakanlıkları ve kurumlarıyla birlikte gerekli tedbirlerin alındığını belirten Gürlek, sürecin bütün yönleriyle aydınlatılması için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Gürlek, vatandaşların endişe etmemesi gerektiğini belirterek, hiçbir konunun karanlıkta bırakılmayacağını ifade etti. Hukuk devleti vurgusu Adalet Bakanı Gürlek, vatandaşların canına, malına ve huzuruna yönelik girişimlere karşı hukuk devleti mekanizmalarının işletileceğini söyledi. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Gürlek, hukukun kendi mecrasında güçlü şekilde işlediğini ve hukuk dışı yapılara karşı mücadelenin sürdürüleceğini belirtti. Terörsüz Türkiye mesajı Gürlek konuşmasında Terörsüz Türkiye hedefine de değindi. Devlet ve millet aklıyla şekillenen bu hedef doğrultusunda kararlı bir şekilde ilerlediklerini belirten Gürlek, suç ve suç örgütlerinin her türlüsüne karşı mücadelenin devam edeceğini söyledi. Yargı görevini sürdürüyor Toplumu ayrıştırmaya yönelik girişimlere ve milli, manevi, etnik, kültürel ve inanç değerlerini aşağılayan eylemlere karşı yargının hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde görev yaptığını belirten Gürlek, yargının 24 saat görev başında olduğunu ifade etti. Gürlek, kamu düzeninin ve hukukun korunması konusunda gerekli adımların atılmaya devam edeceğini söyledi.

THY’den Boeing’e 150 uçaklık sipariş Haber

THY’den Boeing’e 150 uçaklık sipariş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın huzurunda kesinleştirilen anlaşmayla THY’nin kısa ve orta menzilli uçuş ağına yönelik filo kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Türk Hava Yolları (THY), uzun vadeli büyüme stratejisi doğrultusunda uçak üreticisi Boeing ile yeni bir sipariş anlaşmasına imza attı. 2025 yılından bu yana sürdürülen görüşmelerin ardından kesinleştirilen anlaşma, THY’nin Boeing ile gerçekleştirdiği en büyük tek koridorlu uçak siparişi olma özelliğini taşıyor. THY tarafından yapılan açıklamaya göre, anlaşma kapsamında 100 adet Boeing 737-8 uçağı için kesin sipariş verilirken, 50 adet Boeing 737 MAX uçağı için de opsiyon hakkı tanındı. Böylece toplam sipariş potansiyeli 150 uçağa ulaşacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın huzurunda imzalanan anlaşmayla THY’nin kısa ve orta menzilli uçuş ağının güçlendirilmesi ve büyüme stratejisi doğrultusunda filo kapasitesinin artırılması planlanıyor. 737-10 modeline geçiş imkânı Anlaşma, THY’ye Boeing 737 MAX ailesinin en büyük üyesi olan Boeing 737-10 modeline geçiş imkânı da sunuyor. Bu seçenek sayesinde şirketin, yolcu talebi ve operasyonel ihtiyaçlara göre uçak kapasitesini daha esnek biçimde planlaması amaçlanıyor. Yeni uçakların özellikle yüksek talep gören iç ve dış hatlardaki kısa ve orta menzilli operasyonlara katkı sağlaması bekleniyor. Yakıt tüketimi ve emisyonlarda yüzde 20 azalma hedefi Boeing 737-8 modeli, menzil ve yük kapasitesinin yanı sıra yakıt tüketimi ve emisyonlarda önceki nesil uçaklara kıyasla yüzde 20’ye varan azalma hedefiyle öne çıkıyor. THY, yeni uçaklarla birlikte filosunu ve uçuş ağını büyütürken operasyonel verimliliğini artırmayı hedefliyor. THY ve AJet filosunda hâlihazırda Boeing 737 MAX, 737 Next-Generation, 787 Dreamliner, 777 ve 777 Freighter modellerinin de aralarında bulunduğu 200’ün üzerinde Boeing uçağı bulunuyor. Yeni sipariş, THY’nin 2025 yılında verdiği 75 adet Boeing 787 Dreamliner siparişinin ardından iki şirket arasındaki uzun vadeli iş birliğinde yeni bir aşama oluşturuyor. Boeing ile Türkiye’nin havacılık ekosistemine yönelik iş birliği THY ve Boeing arasındaki iş birliği yalnızca uçak siparişleriyle sınırlı kalmıyor. İki şirket, Türkiye’nin havacılık ekosistemini geliştirmeye yönelik endüstriyel katılım alanında da çalışmalar yürütüyor. Bu yıl imzalanan stratejik mutabakat zaptıyla yetkinlik geliştirme, değer oluşturma ve iş fırsatları başlıklarında bir iş birliği çerçevesi oluşturuldu. Çalışmalar kapsamında teknoloji ve bilgi birikiminin paylaşılması, insan kaynağının geliştirilmesi, sürdürülebilirlik faaliyetlerinin desteklenmesi ve yeni endüstriyel iş birliği fırsatlarının oluşturulması hedefleniyor. Söz konusu çerçevenin, Boeing ile Türkiye arasındaki iş birliğini filo büyümesinin ötesine taşıması ve ülkenin havacılık sektöründeki yetkinliklerine katkı sağlaması amaçlanıyor. THY: Uçuş ağımızı destekleyecek Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Murat Şeker, anlaşmanın şirketin filo büyüme stratejisi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Şeker, yeni Boeing 737 MAX uçaklarının THY operasyonlarına verimlilik ve esneklik kazandıracağını ifade ederek, İstanbul merkezli geniş uçuş ağının destekleneceğini söyledi. Anlaşmanın Türkiye’nin havacılık ekosistemine de katkı sunduğunu belirten Şeker, Boeing ile uzun yıllara dayanan iş birliğini geliştirmekten memnuniyet duyduklarını kaydetti. Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve Üst Yöneticisi Stephanie Pope ise siparişin, Türk Hava Yolları ile Boeing arasındaki karşılıklı güveni ve ortak vizyonu yansıttığını ifade etti. Pope, Boeing’in İstanbul merkezli uçuş ağını büyüten THY’yi ve Türkiye’nin havacılık ekosistemini desteklemeyi sürdüreceğini belirtti.

Merkel’in anıları Avrupa siyasetinin perde arkasını açıyor Haber

Merkel’in anıları Avrupa siyasetinin perde arkasını açıyor

Avro krizinden göç politikalarına, Avrupa Birliği’nin geleceğinden NATO’ya, Ukrayna’dan Rusya ile ilişkilere uzanan eser; kriz yönetimi, siyasi liderlik ve diplomasi alanlarında birinci elden tanıklıklar sunuyor. Türkiye’nin Avrupa’nın göç politikasındaki rolüne de geniş yer ayıran kitap, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler öğrencileri için önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Angela Merkel’in Doğu Almanya’da geçen çocukluk yıllarından Berlin Duvarı’nın yıkılışına, bilim insanlığından Almanya’nın ilk kadın şansölyesi oluşuna uzanan yaşamını anlatan Özgürlük: Anılar 1954–2021, Kadim Yayınları etiketiyle Türkçede okurla buluştu. Deniz Weber’in çevirisiyle yayımlanan 720 sayfalık eser, Merkel’in kişisel hikâyesi üzerinden Avrupa’nın geçirdiği dönüşümü ve küresel siyasette değişen güç dengelerini ele alıyor. Liderler arasında kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler, ülkeler arasındaki çıkar çatışmaları ve kriz dönemlerinde alınan kararlar, dönemin en etkili siyasi aktörlerinden birinin gözünden aktarılıyor. Kriz anlarında masada hangi seçenekler vardı? Angela Merkel’in 2005–2021 yıllarını kapsayan görev dönemi, Avrupa ve dünya siyasetinin en sert sınavlarına sahne oldu. Avro Bölgesi’ni sarsan ekonomik kriz, Avrupa Birliği’nin geleceğine ilişkin tartışmalar, artan göç hareketleri, NATO’nun değişen rolü, Ukrayna meselesi, Rusya ile yürütülen ilişkiler, Donald Trump dönemi ve pandemi kitabın başlıca siyasi konularını oluşturuyor. Merkel, yalnızca aldığı kararları değil, bu kararlar öncesinde masada bulunan seçenekleri, karşılaştığı itirazları ve değerlendirdiği riskleri de anlatıyor. Kamuoyuyla paylaşmadığı tereddütlerine de yer veren eski Almanya Şansölyesi, siyasi kararların hangi baskılar, belirsizlikler ve çıkar dengeleri içinde şekillendiğini ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser; kriz yönetimi, siyasi liderlik, Avrupa siyaseti, diplomasi ve uluslararası güvenlik alanlarında çalışan öğrenciler, akademisyenler ve araştırmacılar için birinci elden değerlendirmeler sunan önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Merkel’in anlatımında Türkiye krizin kilit aktörü Kitabın Türkiye’ye ayrılan bölümlerinde, 2015 yılında Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı mülteci krizinin perde arkası dikkat çekiyor. Merkel, Suriye’de başlayan savaşın ardından üç milyondan fazla insanın Türkiye’ye sığındığını hatırlatırken, Avrupa’nın Türkiye’nin üstlendiği ağır sorumluluğu uzun süre yeterince görmediğini ve gerektiği ölçüde takdir etmediğini ifade ediyor. Türkiye’de yaşayan mültecilerin sağlık ve eğitim hizmetlerine ulaşabilmesi, çalışma imkânı bulabilmesi ve kendilerine bir gelecek kurabilmesi için Avrupa Birliği’nin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunan Merkel, Türkiye’nin katkısı olmadan Ege’deki geçişlerin düzenlenmesinin ve insan kaçakçılığıyla etkili biçimde mücadele edilmesinin mümkün olmadığını anlatıyor. Eserde, Merkel ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yürütülen diplomasiye ilişkin ayrıntılara da yer veriliyor. New York ve İstanbul’daki görüşmelerden AB–Türkiye Eylem Planı’na, vize serbestisi tartışmalarından 18 Mart 2016 tarihli AB–Türkiye Mutabakatı’na uzanan süreci aktaran Merkel, hem Avrupa’dan hem de kendi ülkesinden gelen eleştirilere rağmen Türkiye ile iş birliğinde neden ısrar ettiğini açıklıyor. Merkel’in kitapta yer alan, “Bu süreci düzenlemek ve yönetmek ancak Türkiye ile birlikte mümkündü ve bunun ertelenmeye tahammülü yoktu” sözleri, Türkiye işe iş birliğine verdiği önemi açık biçimde ortaya koyuyor. Mutabakatın ardından Balkan güzergâhı üzerinden Kuzey Avrupa’ya ulaşan mülteci sayısının %95 oranında azalması da iş birliğinin somut sonuçlarından biri olarak aktarılıyor. Beyaz Saray’dan Kremlin’e uzanan diplomasi trafiği Kitapta Beyaz Saray’dan Kremlin’e uzanan yoğun diplomasi trafiğine de geniş yer ayrılıyor. Merkel; Vladimir Putin ve Donald Trump başta olmak üzere dünya liderleriyle gerçekleştirdiği görüşmeleri, ortak karar almanın zorlaştığı anları ve devletler arasındaki güç mücadelesini kendi tanıklığıyla anlatıyor. Bu anlatım, uluslararası ilişkiler teorilerinin somut siyasi gelişmeler üzerinden incelenmesine imkân sağlıyor. Diplomatik müzakerelerin nasıl yürütüldüğü, liderlerin devletler arası ilişkilerdeki etkisi ve kriz dönemlerinde verilen kararların uzun vadeli sonuçları somut olaylar üzerinden izlenebiliyor. Tartışılan kararlarını yıllar sonra yeniden değerlendiriyor Özgürlük: Anılar 1954–2021, olayları kronolojik biçimde aktarmakla yetinmiyor. Merkel, iktidarı döneminde aldığı ve uzun süre tartışılan kararları yıllar sonra yeniden değerlendiriyor; hangi seçeneklerle karşı karşıya kaldığını, hangi riskleri gözettiğini ve tercihlerini hangi gerekçelerle yaptığını açıklıyor. Siyasi gücün sınırları, liderlik sorumluluğu, özgürlük anlayışı ve demokratik yönetim gibi kavramlar da Merkel’in kişisel deneyimleri üzerinden ele alınıyor. Hayatının ilk 35 yılını Doğu Almanya’da geçiren Merkel’in özgürlükle kurduğu ilişki, kitabın düşünsel zeminini oluşturuyor. Seyahat etmenin, düşüncelerini açıklamanın ve kendi yaşamı hakkında karar vermenin devlet tarafından sınırlandırıldığı bir sistemde büyüyen Merkel, özgürlüğün kendiliğinden var olmadığını, kazanılması ve korunması gerektiğini vurguluyor. Almanya’nın ilk kadın şansölyesinin yaşamı ve siyasi deneyimleri üzerinden şekillenen eser; siyaset, toplum, birey ve iktidar arasındaki ilişkiye yakından bakma imkânı sunuyor.

Kabine Ahlat’ta kritik gündemle toplanıyor Haber

Kabine Ahlat’ta kritik gündemle toplanıyor

Toplantıda “Terörsüz Türkiye” hedefi, silah bırakma süreci ve bölgesel güvenlik başlıkları değerlendirilecek. Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen etkinliklerin ardından Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Ahlat’taki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek toplantı, Kabine’nin burada üçüncü kez bir araya gelmesi nedeniyle de ayrı bir önem taşıyor. İki günlük program kapsamında Ahlat’a gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile de görüşmesi bekleniyor. Erdoğan ve Bahçeli’den Ahlat’ta görüşme Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı’nı ziyaret etmesi planlanıyor. İki liderin ziyaretin ardından baş başa bir görüşme gerçekleştirmesi de gündemde bulunuyor. Kabinenin ana başlığı “Terörsüz Türkiye” Kabine toplantısının en önemli gündem maddesini, “Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında yürütülen süreç oluşturacak. TBMM’de kabul edilen yasal düzenlemenin ardından terör örgütünün fesih ve silah bırakma sürecinde gelinen son durum ile sahadaki gelişmelerin toplantıda kapsamlı şekilde değerlendirilmesi bekleniyor. Bölgesel güvenlik de masada Kabine toplantısında iç cephenin güçlendirilmesine yönelik adımların yanı sıra bölgesel güvenlik başlıkları da ele alınacak. Türkiye’nin yakın çevresindeki gelişmeler ve güvenlik politikalarına ilişkin değerlendirmelerin ardından toplantının sona ermesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Kabine toplantısının ardından kameralar karşısına geçerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulunması öngörülüyor.

Erdoğan’dan dış politika mesajı Haber

Erdoğan’dan dış politika mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada Türkiye’nin dış politikadaki bağımsız duruşuna ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Bölgesel gelişmeler ve Türkiye’ye yönelik girişimlere değinen Erdoğan, ülkenin dış politikasının belirlenmesinde millet iradesinin tek belirleyici olduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilkelerinden ve ulusal çıkarlarından taviz vermeyeceğini belirterek, bölgede barış ve istikrarın sağlanması yönündeki politikaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. “Türkiye’nin dış politikasını Türk milleti belirler” Türkiye’nin bölgesel barışı ve istikrarı önceleyen aktif dış politikasının bazı çevreleri rahatsız ettiğini dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin kendi vatandaşlarının yanı sıra bölgedeki tüm halklar için barış ve kalkınma istediğini söyledi. Türkiye’ye yönelik son dönemde yürütülen kampanyaları da değerlendiren Erdoğan, ülkenin tarihsel birikimi ve devlet tecrübesiyle hareket ettiğini vurguladı. Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir” mesajını verirken, Türkiye’ye güvenen dost ve kardeş ülkelerin yarı yolda bırakılmayacağını belirtti. “Kimsenin planına göre hareket etmeyiz” Bölgede farklı senaryoların hayata geçirilmeye çalışıldığının farkında olduklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin bu girişimlere karşı kararlı bir tutum sergileyeceğini söyledi. Bölgesinde barışın tesis edilmesi için mücadele etmekten geri durmayacaklarını belirten Erdoğan, komşu ülkelerin toparlanmasına destek vermeye devam edeceklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasının en dikkat çeken bölümünde ise Türkiye’nin dış politika çizgisine ilişkin şu mesajı verdi: “Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler. Milletten başka hiçbir aktör Türkiye’ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez.”

Terörsüz Türkiye sürecine yasal çerçeve Haber

Terörsüz Türkiye sürecine yasal çerçeve

Düzenleme, PKK/KCK’nın silah bırakması ve fiili varlığının sona erdiğinin tespit edilmesi halinde uygulanacak adli ve infaz süreçlerine ilişkin hükümler içeriyor. Kanun, PKK/KCK terör örgütünün ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silah ve mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi şartını getiriyor. Bu şartların gerçekleşmesinin ardından, kanun kapsamındaki bazı soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi öngörülüyor. Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda soruşturma ve kovuşturmaların 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 10 yıl süreyle ertelenmesi düzenleniyor. Kasten öldürme suçları ile bazı eski tarihli ağır suçlar ise kapsam dışında tutuluyor. Hükümlülerin cezalarının infazı da ertelenebilecek Düzenleme, belirli koşulların gerçekleşmesi halinde bazı hükümlülerin cezalarının infazının da ertelenmesine imkan tanıyor. Buna göre, kapsam dahilindeki suçlardan toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olanların cezalarının infazı 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanların infazı ise 10 yıl süreyle ertelenebilecek. Ancak erteleme süresi içinde yeniden terör suçu işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılarak soruşturma, kovuşturma veya cezanın infazına devam edilecek. Sürenin yeni bir suç işlenmeden tamamlanması halinde ise kanunda belirtilen hukuki sonuçlar uygulanacak. Süreci kurul takip edecek Kanunun uygulanmasını takip etmek üzere Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında; Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan bir kurul görev yapacak. TBMM Başkanlığı bünyesinde de süreci izlemek üzere bir İzleme Komisyonu kurulacak. Komisyon, kanun kapsamındaki faaliyetleri takip ederek tavsiyelerde bulunabilecek. Silah ve mühimmat teslimine ilişkin düzenleme Kanun kapsamında örgüt mensuplarının beraberlerinde getirdikleri veya beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve diğer malzemeler kayıt altına alınacak. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar ise İçişleri ve Milli Savunma bakanlıklarınca belirlenecek. Erdoğan: “Hayırlara vesile olmasını diliyorum” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından yaptığı açıklamada düzenlemenin TBMM'de 467 milletvekilinin desteğiyle kabul edildiğini belirterek, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un hayırlara vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Erdoğan, sürecin kanunun belirlediği çerçevede ilgili kurum ve kurulların koordinasyonunda yürütülmeye devam edeceğini söyledi.

ABD’nin vergi kararı Türk ihracatçısını zorluyor Haber

ABD’nin vergi kararı Türk ihracatçısını zorluyor

Yeni Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Tunus’un aynı üründe sıfır vergi avantajına sahip olmasına dikkat çekerek Ticaret Bakanlığı’nı harekete geçmeye çağırdı. Türkiye’nin önemli tarım ve ihracat ürünlerinden zeytinyağında, ABD’nin uygulamaya koyduğu yüzde 12,5’lik ilave vergi tartışma yarattı. Yeni Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, söz konusu uygulamanın Türk zeytinyağının ABD pazarındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Akhisar’da zeytin bahçesinde açıklama yapan Bakırlıoğlu, yeni sezon öncesinde üreticilerin yüksek maliyetler, düşük fiyatlar ve desteklerin kaldırılması nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini belirtti. Rekor rekolte beklentisi üreticiyi sevindirmiyor Zeytin üretiminde önemli merkezlerden biri olan Manisa’da bu sezon yüksek rekolte beklendiğini ifade eden Bakırlıoğlu, üretimin 450-500 bin ton seviyelerine ulaşabileceğini söyledi. Rekoltenin yüksek olmasına karşın üreticinin ekonomik açıdan rahatlayamadığını belirten Bakırlıoğlu, zeytin ve zeytinyağı fiyatlarının baskı altında olduğunu, buna karşılık üretim maliyetlerinin yükselmeye devam ettiğini savundu. Bakırlıoğlu, üreticinin yalnızca piyasa koşullarıyla değil, aynı zamanda destek mekanizmalarındaki değişikliklerle de mücadele ettiğini dile getirdi. “Destekler kaldırıldı, maliyetler arttı” Dane zeytin ve zeytinyağı üretimine yönelik önceki yıllarda uygulanan desteklerin kaldırılmasına tepki gösteren Bakırlıoğlu, üreticinin maliyet artışları karşısında daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Üreticinin fiyat baskısı altında olduğunu belirten Bakırlıoğlu, ABD tarafından getirilen ilave verginin ihracatçı açısından yeni bir maliyet unsuru oluşturacağını ifade etti. Türkiye yüzde 12,5 vergiyle karşı karşıya Bakırlıoğlu’nun açıklamasında en dikkat çektiği konulardan biri ise Türkiye ile Tunus arasındaki vergi farkı oldu. ABD’nin Türk zeytinyağına yüzde 12,5 ilave vergi uygulamasına karşılık Tunus’un aynı üründe sıfır vergi avantajına sahip olduğunu savunan Bakırlıoğlu, bu durumun Türk ihracatçılarını dezavantajlı konuma getirebileceğini söyledi. Bakırlıoğlu, Türkiye’nin ABD pazarında Tunus ve diğer üretici ülkeler karşısında rekabet gücünü koruyabilmesi için ticaret politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Trump-Erdoğan ilişkisini gündeme taşıdı ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki yakın ilişkiye de değinen Bakırlıoğlu, siyasi ilişkilerin ekonomik sonuçlara da yansıması gerektiğini savundu. Türkiye’nin ABD ile yürüttüğü ticari ilişkilerde üretici ve ihracatçıların çıkarlarının korunması gerektiğini belirten Bakırlıoğlu, Türk zeytinyağına yönelik ilave verginin kaldırılması için girişimde bulunulması çağrısı yaptı. Ticaret Bakanlığı’na “harekete geçin” çağrısı Bakırlıoğlu, yüzde 12,5’lik ilave verginin Türk zeytinyağı sektörünün ihracat performansını olumsuz etkileyebileceğini belirterek Ticaret Bakanlığı’ndan ABD nezdinde girişim başlatmasını istedi. Zeytinyağı ihracatında rekabet gücünün korunmasının yalnızca ihracatçılar açısından değil, üreticiler açısından da kritik olduğunu vurgulayan Bakırlıoğlu, uygulanacak ticaret politikalarının tarladaki üreticiden ihracatçıya kadar sektörün tamamını dikkate alması gerektiğini ifade etti. Bakırlıoğlu, Türk zeytinyağının uluslararası pazarlardaki konumunun korunması için vergi avantajlarının ve ticari rekabet koşullarının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.