SON DAKİKA
Hava Durumu

#Powell

Ekometre - Powell haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Powell haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Küresel piyasalarda savaşın faturası 14 trilyon dolar Haber

Küresel piyasalarda savaşın faturası 14 trilyon dolar

Orta Doğu’da bir ayı geride bırakan askeri gerilim, küresel hisse senedi piyasalarında yaklaşık 14 trilyon dolarlık değer kaybına yol açarken, borsaların toplam piyasa değeri 157,5 trilyon dolardan 143,5 trilyon dolara geriledi. ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırılar ve ardından Tahran yönetiminin misillemeleri sonrası bölgesel bir gerginliğe dönüşen çatışmalar 1 ayı geride bıraktı. ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan Orta Doğu'daki gerilimlerde ilk ay geride kalırken çatışmaların piyasalarda oluşturduğu tahribat dikkat çekici boyutlara ulaştı. Savaşın başladığı 28 Şubat'tan itibaren geçen bir ayda, küresel borsaların 157,5 trilyon dolar olan toplam piyasa değeri 30 Mart itibarıyla 143,5 trilyon dolara indi. Bu dönemde piyasalardaki değer kaybı yaklaşık 14 trilyon dolar olarak hesaplandı. Söz konusu kayıp, Almanya, Japonya, İngiltere ve Fransa gibi birçok gelişmiş ülkenin yıllık Gayri Safi Yurt İçi Hasılasını (GSYH) geride bıraktı. En fazla Güney Kore borsası geriledi Bu dönemde Amerika, Avrupa ve Asya'daki en çok takip edilen ülke endekslerinin tamamı negatif seyrederken, en fazla gerileyen borsa yüzde 16,8 ile Güney Kore'de Kospi endeksi oldu. Analistler, Temmuz 2025’ten bu yana yükseliş trendinde olan Kospi endeksindeki geri çekilmelerde, dünya genelinde artan risk algısına ek olarak yatırımcıların kar realizasyonu isteğinin de etkili olduğunu belirtti. Bu endeksi, yüzde 12 kayıpla Japonya'da Nikkei 225, yüzde 10,7 düşüşle Almanya'da DAX 40 endeksi, yüzde 9,4 azalışla Fransa'da CAC 40 endeksi, yüzde 7,6 değer kaybıyla İspanya'da IBEX 35 endeksi, yüzde 7,2 geri çekilmeyle İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi ve FTSE 100 endeksi izledi. Bu dönemde Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 6, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 7,4 geriledi. ABD'de New York borsasında da büyük kayıplar görüldü. Savaşın başından beri S&P 500 endeksi yüzde 7,7, Nasdaq endeksi yüzde 8,2 ve Dow Jones endeksi yüzde 7,6 değer kaybetti. Söz konusu gelişmelerle piyasalarda "korku endeksi" olarak bilinen ve S&P 500'deki dalgalanmayı gösteren VIX Endeksi, bu periyotta yaklaşık yüzde 46'lık artışla 31,3 seviyesine çıktı. Merkez Bankalarına yönelik "Şahinleşen" beklentiler tahvil piyasalarını sarstı Savaş süresinde ABD ve İran tarafından savaşın seyrine ilişkin gelen çelişkili mesajlar, piyasalarda risk algısının yüksek kalmasına neden oldu. Gelişmelere ilişkin olumlu ve olumsuz haberler piyasalarda dalgalanmaları beraberinde getirirken, petrol fiyatlarındaki artışın devam etmesi, küresel çapta enflasyon endişelerinin sürmesine yol açtı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceğine ilişkin görüşler öne çıkıyor. Başta Fed olmak üzere önemli merkez bankalarının para politikalarında beklenen gevşeme sürecini öteleyebileceği değerlendiriliyor. Piyasa fiyatlamalarında Fed başta olmak üzere önemli merkez bankalarına yönelik daha önceki "güvercin" beklentiler, yerini "şahin" adımlara bıraktı. Para piyasalarında, bankanın bu yıl politika faizini sabit tutması güçlü şekilde fiyatlanırken olası faiz artırımı senaryoları hala masada kalmayı sürdürüyor. Özellikle son dönemde açıklanan makroekonomik verilerin enflasyonda katılığa işaret etmesi ve jeopolitik risklerin enerji fiyatları üzerinden ek baskı yaratması, piyasalarda faiz indirim beklentilerinin zayıflamasına neden oldu. Bu gelişmeler ışığında dünya genelinde devam eden enflasyon endişeleri küresel tahvil piyasalarını da sarstı. ABD, Avrupa ve Asya tarafında ülke tahvil piyasaları satış baskısı altında kalırken, ABD 10 yıllık tahvil faizi 27 Mart'ta yüzde 4,4870 seviyesine çıkarak Temmuz 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini test etti. Avrupa'da tahvil faizleri son 18 yılın zirvelerinde Avrupa'da artan enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıları güçlendireceğine yönelik endişelerle, para piyasalarında Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yıl sonuna kadar 3 faiz artırımına gidebileceği fiyatlanmaya başlandı. Devam eden enflasyon kaygıları bölge tahvillerinde satış baskısının sürmesine neden oldu. Bu süreçte Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,09 ile, Haziran 2011'den, Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,83 ile Haziran 2009'dan, İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,99 ile Temmuz 2008'den bu tarafa en yüksek seviyesini gördü. Asya'da Çin tahvilleri ayrıştı Asya tarafında enflasyonist baskıların sürdüğü Japonya'da, para politikasının sıkılaşabileceği tahminleri öne çıkıyor. Piyasalarda Japonya Merkez Bankasının (BoJ) nisan ayında faiz artırımına gidebileceği öngörüleri yüzde 70 ihtimalle fiyatlanıyor. Bu süreçte Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,39'le 1999'dan bu yana en yüksek seviyeyi görürken, Çin'in 10 yıllık tahvil faizleri ise çatışmaların başından itibaren yüzde 1,80 ile yatay seviyesini korudu. Analistler, bu süreçte Çin tahvillerinin ise deflasyon risklerinden dolayı Çin Merkez Bankasının (PBoC) para politikasında sıkılaşmaya gidemeyeceği düşüncesiyle bu ülkelerden ayrıştığını belirtti. FED Başkanı Powell "Temkinli duruş" mesajları verdi ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell dün, Harvard Üniversitesinde "İktisadın İlkeleri" dersinde konuşma yaptığı konuşmada, Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin benzin fiyatlarını etkileyeceğini belirterek, "Ancak politikalarımızın, gelişmelerin seyrini bekleyip görmek için uygun bir konumda olduğunu düşünüyoruz." dedi. Powell, para politikası araçlarının, talep üzerinde etkisi olduğunu ve arz şoklarıyla karşılaşıldığında kısa vadede kayda değer bir etkisi bulunmadığını belirtti. Bir arz şoku meydana geldiğinde, "Buna bir tepki verilmeli mi?" sorusunun gündeme geldiğine işaret eden Powell, enerji şoklarının genellikle oldukça hızlı şekilde ortaya çıkıp kaybolma eğiliminde olduğunu, para politikasının ise uzun ve değişken gecikmelerle işlediğini vurguladı. Powell, para politikasının etkileri hissedilmeye başladığında, petrol fiyatlarındaki şokun muhtemelen çoktan geride kalacağına değinerek, arz şoklarının art arda yaşanmasının zamanla enflasyon beklentilerinin yükselmesine yol açabileceğinin altını çizdi. Bu gelişmelere paralel olarak ABD-İran hattındaki gelişmeler ve bunların küresel ekonomiye olası etkilerinin nisan ayında da piyasalarda ana gündem maddesi olması bekleniyor.

Altın fiyatları toparlanıyor mu? Haber

Altın fiyatları toparlanıyor mu?

Altın fiyatları salı günü, Ortadoğu’daki çatışmalarda gerilimin azalabileceğine yönelik beklentilerle yükseldi. Ancak artan enerji fiyatlarının ABD’de faiz indirimi umutlarını zayıflatması, değerli metalin son 17 yılın en kötü aylık performansına doğru ilerlemesine neden oluyor. Jeopolitik umutlar fiyatları destekledi Spot altın, yüzde 1,1 artışla ons başına 4 bin 562 dolara yükseldi. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 1,2 değer kazanarak 4.611,30 dolara çıktı. Doların zayıflaması, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için altını daha cazip hale getirdi. Gram altın ne kadar? Ons altın tarafında yaşanan yükselişle birlikte gram altın da yeni güne yukarı yönlü hareket ile başladı. Gram altın yüzde 1,2'lik yükselişle 6 bin 521 lira seviyesinde seyrediyor. Trump sinyali piyasalarda “Risk İştahını” artırdı Tastylive küresel makro başkanı Ilya Spivak, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonu sonlandırmaya açık olduğu yönündeki mesajlarının piyasalarda risk iştahını artırdığını belirtti. Wall Street Journal’ın haberine göre Trump, Hürmüz Boğazı tamamen açılmasa bile operasyonun sona erdirilmesini değerlendirmeye aldı. Piyasalar resesyon riskini fiyatlıyor Spivak, altının yaklaşık bir haftadır dengelendiğini ve özellikle geçen cuma günkü yükselişin dikkat çektiğini ifade etti. Bu yükselişin, ABD tahvil getirilerindeki düşüşle birlikte gerçekleştiğini ve piyasaların İran savaşını ekonomik durgunluk riski olarak görmeye başladığını söyledi. 17 yılın en sert aylık kaybı kapıda Altın, bu ay şu ana kadar yüzde 13’ten fazla değer kaybederek Ekim 2008’den bu yana en sert düşüşüne hazırlanıyor. Güçlü dolar ve bu yıl için faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması, fiyatlar üzerinde baskı yarattı. Buna rağmen altın, çeyrek bazında yaklaşık yüzde 5 artıda kalmayı sürdürüyor. Faiz indirimi beklentileri neredeyse silindi Yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu körükleyebileceği endişesiyle yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın bu yıl faiz indireceği beklentisini büyük ölçüde rafa kaldırdı. Oysa Ortadoğu’daki savaş başlamadan önce piyasalarda iki faiz indirimi beklentisi öne çıkıyordu. FED Temkinli: Bekle-gör politikası Fed Başkanı Jerome Powell, İran savaşının ekonomi ve enflasyon üzerindeki etkilerini görmek için acele etmeyeceklerini belirtti. Powell, merkez bankalarının genellikle petrol fiyatlarındaki artış gibi şokları geçici olarak değerlendirdiğine dikkat çekti. Diğer değerli metallerde güçlü yükseliş Spot gümüş yüzde 3,3 artışla 72,27 dolara, platin yaklaşık yüzde 1 yükselişle 1.916,77 dolara çıktı. Paladyum ise yüzde 2,3 değer kazanarak 1.437,76 dolara ulaştı.

Piyasaların gözü Fed kararında Haber

Piyasaların gözü Fed kararında

Yatırımcılar, Fed’in faiz kararının yanı sıra yayımlanacak "nokta grafiği" ve ekonomik projeksiyonlar üzerinden para politikasının gelecek dönem rotasına dair ipuçlarını takip edecek. Küresel piyasalar jeopolitik risklerin gölgesinde Fed'in para politikası kararlarına odaklandı. Fed'in politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, Fed Başkanı Powell'ın sözle yönlendirmeleri ve bankanın ekonomiye dair projeksiyonları yakından takip edilecek. Küresel piyasalarda, Ortadoğu'da gerilimin yakın zamanda sona erebileceğine yönelik iyimserliğin etkisiyle toparlanma eğilimi sürerken, bugün ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası kararları ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın sözle yönlendirmeleri yatırımcıların odağına yerleşti. ABD ve İsrail’in İran'a yönelik saldırıları ve İran'dan gelen misillemelerle Ortadoğu'da tırmanan gerilim, başta petrol arzı olmak üzere küresel ekonomi açısından önemli bir risk unsuru olmayı sürdürüyor. Bölgedeki gerginliklerin kısa sürede sona ereceğine dair iyimserliklerin öne çıkmaya başlamasına karşın, çatışmaların uzun vadede ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutu ise belirsizliğini koruyor. Çatışmalarda bazı petrol tesislerinin hedef alınması ve petrol sevkiyatı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin yavaşlaması, enerji maliyetlerini artırarak küresel enflasyon risklerini yukarı yönlü besliyor. FED'İN SABİT BIRAKMASI KESİN GİBİ: GÖZLER POWELL'IN MESAJLARINDA Enflasyon risklerindeki artış, merkez bankalarının politikalarına ilişkin beklenti oluşumunu zorlaştırırken, gözler Fed'in bu akşam alacağı para politikası kararlarına çevrildi. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, karar sonrası Fed Başkanı Powell'ın sözle yönlendirmeleri ve bankanın ekonomiye dair projeksiyonları yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek. Buna ek olarak faiz kararının ardından yayımlanacak "nokta grafiği"nin gelecekte politika adımlarının yönü ve zamanlamasına ilişkin önemli ipuçları sunması bekleniyor. Fed mart ayı faiz kararını Türkiye saati ile 21.00'de kamuoyuna duyuracak.

Fed faiz indirecek mi? Haber

Fed faiz indirecek mi?

ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) faiz indirim beklentisi güçlendi. Bu durumun yılın son çeyreğinde küresel likiditeyi artırarak risk iştahını canlandırması ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere sermaye girişini teşvik etmesi bekleniyor. Öte yandan, TCMB’nin bu ortamda aldığı 300 baz puanlık faiz indirimi kararı, enflasyondaki düşüş trendiyle uyumlu bir adım olarak değerlendiriliyor. Temmuz ayında aylık bazda yüzde 2.06 ile beklentilerin altında gelen ve yıllık bazda yüzde 33.52 ile 44 ayın en düşük seviyesine çekilen enflasyon verisi, TCMB’nin faiz indirim döngüsünü başlattığı yönündeki beklentileri güçlendirdi. Enflasyonun düşmesiyle faiz indirim alanının genişlemesi; hem TL’nin istikrarını destekleyecek hem de reel sektöre nefes aldıracak faiz indirim kararlarına kapı aralıyor. Merkez’in yıl sonuna kadarki bütün toplantılarında 250-300 baz puan civarında faiz indirim kararı alması bekleniyor. Reel sektöre teşvik etkisi Önümüzdeki 1 yılda Türkiye ekonomisi, küresel ve yerel faiz indirimlerinin yaratacağı olumlu konjonktürü, reel sektörün canlanması, krediye erişimin kolaylaşması ve ekonomik büyümenin hızlanması için değerlendirmeye hazırlanıyor. Kademe kademe düşecek faiz oranları, reel sektör için kredi maliyetlerini azaltarak yatırımları ve üretimi teşvik edecek. Analistler, TCMB’nin faiz indirimlerinin özellikle KOBİ’ler için üretim ve istihdam artışı anlamına geldiğinin altını çizerek, işletmelerin daha uygun koşullarda krediye erişmesini sağlaması açısından önemli olduğunu vurguladı. Bankaların ilerleyen süreçte kredi maliyetlerini düşürmesi başta inşaat, otomotiv ve imalat gibi sektörlerde canlılık getirecek ve yeni yatırım projelerinin sayısını yükseltecek. Küresel talep ihracata yarayacak Özellikle Fed ve ECB gibi büyük merkez bankalarının faiz indirimleri ve sonrasında varlık alımlarını başlatması, küresel talebi canlandıracak. Küresel talepteki artış, Türkiye’nin Avrupa ve ABD pazarlarına ihracatını destekleyecek. Yurt içinde faiz indirimlerinin sağlayacağı maliyet avantajı, yurt dışı pazarda Türk firmalarının rekabet gücünü artıracak. Öte yandan, 2026 yılıyla beraber yabancı yatırımcıların Türkiye’deki altyapı projelerine ve reel sektöre ilgisini de artırması bekleniyor.

Powell: Görev sürem dolana dek Fed’in başındayım Haber

Powell: Görev sürem dolana dek Fed’in başındayım

Powell, Başkan Donald Trump’ın artan faiz indirimi baskısına ve istifa çağrılarına rağmen görev süresi dolana dek Fed’in başında kalmak istediğini yakın çevresine bildirdi. Powell, istifa etmenin yalnızca bireysel bir karar olmayacağını, aynı zamanda kurumun yapısal değerlerine zarar vereceğini ifade etti. Kendisine yakın olan kişilerle yaptığı değerlendirmelerde, bu tür bir istifanın, ABD Merkez Bankasının siyasal etkilerden bağımsız kalma ilkesini zedeleyeceğine dikkat çekti. Powell, bu bağlamda görev sorumluluğunu ve kurumun itibarı ile ilişkili yükümlülüğünü ön planda tuttuğunu vurguladı. Senatörden destek: “Fed’in bağımsızlığı öncelikli olmalı” Güney Dakota Senatörü Cumhuriyetçi Mike Rounds da konuyu Powell ile doğrudan konuştu. Rounds’un aktardığına göre Powell, istifanın Fed’in bağımsız karar alma yetisini ciddi biçimde sorgulanabilir hale getireceğini belirtti. Rounds, Fed’in siyasal baskılardan uzak kalabilmesi için Powell’ın bu duruşunun önemli olduğuna dikkat çekti. Powell’ın görev süresi Mayıs 2026’da sona erecek. Ancak Başkan Trump’ın, özellikle son aylarda artan enflasyonist baskılar karşısında faiz indirimi taleplerini artırması, Powell’ı sürekli politik tartışmaların merkezine yerleştiriyor. Powell’ın bu baskılara rağmen görevinde kalma kararlılığı, kurum içerisinden olduğu kadar siyaset sahnesinden de destek buluyor. Fed’in bağımsızlık mesajı net Powell, Merkez Bankasının bağımsızlığının ekonomik istikrar için temel bir unsur olduğunu daha önceki kamuya açık konuşmalarında da vurgulamıştı. CNN’in aktardığına göre, Powell’ın yakın çevresine yaptığı değerlendirmeler, bu çizginin içselleştirildiğini ve kısa vadeli siyasal taleplere karşı taviz verilmemesi gerektiğini gösteriyor. Öte yandan, bu gelişme Fed’in gelecek faiz kararlarına ilişkin beklentileri de doğrudan etkileyebilir. Beyaz Sarayın faiz indirimi çağrılarına rağmen bağımsız pozisyonunu koruyan Powell’ın duruşu, para politikası yönetiminin gelecekteki yol haritasının siyasi tercihlerden çok ekonomik verilerle şekilleneceğini ortaya koyuyor.

Trump'tan Fed Başkanı Powell'a sert uyarı Haber

Trump'tan Fed Başkanı Powell'a sert uyarı

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell'a gönderdiği notta, "ülkeye bir servete mal olduğunu ve faiz oranlarını düşürmesi gerektiğini" söylediğini aktardı. Leavitt, düzenlediği basın toplantısında, ABD Başkanı Trump'ın "ekonomik patlamasıyla" borsanın yeniden yükselişe geçtiğini ve S&P 500 ile Nasdaq endekslerinin rekor seviyelere ulaştığını ifade etti. Fed Başkanı Powell'a Trump'ın "bir iş insanı" olduğunu hatırlatmak istediğini söyleyen Leavitt, Trump'ın ekonomik formülünün işe yaradığını dile getirdi. Leavitt, tek sorunun ülkedeki yüksek faiz oranları olduğunu öne sürerek, "Amerikan halkı ucuza borç almak istiyor ve bunu yapabilmeliler ama ne yazık ki faiz oranları hala çok yüksek. Başkan Trump, bugün Fed Başkanı'na not gönderdi." dedi. Söz konusu notu gösteren Leavitt, bunun dünyadaki birçok ülkenin faiz oranlarını içeren bir liste olduğunu anlattı. Leavitt, listenin en tepesinde İsviçre'nin olduğunu belirterek, ABD'den daha düşük politika faizine sahip olan listedeki ülkeleri saydı. Listenin üzerinde yazan nota da değinen Leavitt, "Diyor ki, 'Jerome, her zamanki gibi çok geç kaldın. ABD'ye bir servete mal oldun ve olmaya devam ediyorsun, faiz oranını çok daha fazla düşürmelisin. Yüz milyarlarca dolar kaybediliyor ve enflasyon yok.'" şeklinde konuştu. "POWELL, Ekonomi çok daha iyi bir yerde olmasına rağmen faizleri indirmeyi reddediyor" Leavitt, Trump'ın sayesinde ABD'de tarihi düşük enflasyon olduğunu ve Amerikalılar için ülkede yaşam maliyetini aşağı çekmeye devam edeceklerini söyledi. Trump'ın neden Powell'ın yerine faiz oranlarını düşürecek birini getirmediğine yönelik soruyu yanıtlayan Leavitt, "Bu Başkan'ın vereceği bir karar. Powell, seçimlerden önce (eski ABD Başkanı) Joe Biden, Oval Ofis'teyken defalarca faiz indirimine gitti ancak şimdi ekonomi çok daha iyi bir yerdeyken bunu yapmayı reddediyor. Gerçekten bunun iyi bir açıklaması yok." ifadelerini kullandı. Leavitt, Powell'ın yerine gelebilecek olası adaylara ilişkin soruya ise bu konuda herhangi bir açıklama yaparak Trump'ın önüne geçmek istemediğini söyledi. "Kanada'nın dijital hizmet vergisinden vazgeçmesi teknoloji şirketlerimiz için bir zafer" Çin ile imzalanan ticaret anlaşmasının detaylarına dair soru üzerine Leavitt, anlaşmanın hem Cenevre'de hem de Londra'da üzerinde uzlaşmaya varılan çerçeve üzerine olduğunu söyledi. Leavitt, Trump'ın tarife ertelemesinde süre uzatımını masadan kaldırıp kaldırmadığına yönelik soruya da "Doğrudan kendisinden duydunuz, (süre uzatımına) gerek olacağını düşünmediğini söyledi. İyi niyetle müzakere etmek üzere masaya oturmazlarsa bu ülkelerin birçoğu için tarife oranlarını belirleyecek." yanıtını verdi. Hindistan ile de ticaret anlaşmasının sonuçlandırılacağını kaydeden Leavitt, bu konuda Trump ve ticaret ekibince açıklama yapılacağını belirtti. Leavitt, Kanada'nın da dijital hizmet vergisi konusunda Trump ve ABD'ye "boyun eğdiğini" ifade ederek, "Başkan Trump nasıl müzakere edileceğini biliyor ve her ülke ABD ile iyi ticari ilişkilere sahip olması gerektiğini biliyor. Kanada'nın ABD'deki teknoloji şirketlerimize zarar verecek olan bu vergiyi uygulama sözü vermesi bir hataydı. Başbakan (Mark Carney) dün gece Başkan'ı arayarak bu vergiden vazgeçeceğini bildirdi. Bu teknoloji şirketlerimiz ve Amerikalı işçilerimiz için büyük bir zafer." değerlendirmesinde bulundu.

Powell: Hedefe ulaşamadık ama yakınız Haber

Powell: Hedefe ulaşamadık ama yakınız

Fed Başkanı Jerome Powell, Temsilciler Meclisi'nin Finansal Hizmetler Komitesi'ne yaptığı sunumda "Bugünkü enflasyon verisi, hedefe yakın olduğumuzu ancak henüz ulaşmadığımızı gösteriyor" dedi.Powell Başkan Donald Trump'ın faiz oranlarının düşürülmesi yönündeki çağrılarının merkez bankasının faiz kararlarını değiştirmesine neden olmayacağını söyledi. Fed Başkanı, sunumda faiz indiriminde aceleci olmayacakları söylemini yineledi. Amerikalılar için yapabilecekleri en iyi şeyin, hem fiyat istikrarını, hem de maksimum istihdamı sürdürmek olduğunu vurgulayan Powell, "Fiyatların istikrarlı olduğu uzun bir genişleme dönemine geri dönmeye çalışıyoruz. Enflasyon hedefine yakın olduğumuzu ama orada olmadığımızı söyleyebilirim. Bugünkü enflasyon verisi de aynı şeyi söylüyor." diye konuştu. Powell, gösterge faizi sabit tutma planlarına atıfta bulunarak "Enflasyonun yüzde 2’lik hedefe düşeceği netleşene kadar politikayı kısıtlayıcı tutmak istiyoruz" dedi. ABD'de son açıklanan veriye göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE), Ocak'ta aylık yüzde 0,5, yıllık yüzde 3 ile beklentilerin üzerinde arttı. Powell, Başkan Donald Trump'ın faiz oranlarının düşürülmesi yönündeki çağrılarının merkez bankasının faiz kararlarını değiştirmesine yol açmayacağını söyledi. Powell, konuya ilişkin olarak "İnsanlar başımızı öne eğmeye, işimizi yapmaya ve ekonomide olup bitenlere göre kararlarımızı vermeye devam edeceğimizden emin olabilir" yorumunu yaptı. ABD Başkanı Donald Trump, faiz oranlarının indirilmesine yönelik çağrısını bugün de yinelemişti. Powell, tarifelerle ilgili yetkinin ABD Başkanı ile Kongre'de olduğunu ve Ticaret Bakanlığı'nın da bazı alanlarda konuya dahil olduğunu ifade ederek, Fed'in tarifeleri belirleme konusunda rolü bulunmadığını dile getirdi. Powell, bu yetkiye sahip olanların aldığı kararlarla ilgili yorum yapmayacağını belirterek, "Ekonominin, tarifeler ya da kısmen tarifeler nedeniyle politika oranımızda bir şeyler yapmamız gerekecek şekilde gelişmesi mümkün. Ancak bunun nasıl olacağını hangi politikaların gerçekten yürürlüğe girdiğini görmeden bilemeyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Piyasalar Powell'ın açıklamalarını bekliyor Haber

Piyasalar Powell'ın açıklamalarını bekliyor

ABD'de açıklanan enflasyon verileri beklentilere paralel gerçekleşse de, verinin alt kalemlerinden alınan sinyallerin Fed'in enflasyonla mücadelesini öngörülenden daha uzun sürede tamamlayabileceği endişesini destekledi. Söz konusu endişelerin ABD'de yeniden başkan seçilen Donald Trump'ın izleyeceği politikalara ilişkin belirsizliklerle birleşmesi risk iştahını törpülerken, tahvil piyasalarında da satış baskısı devam ediyor. ABD tahvili, temmuzdan beri en yüksek seviyede Dün ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi dün yüzde 4,36'ya kadar gerilese de, günü yüzde 4,45'ten tamamlarken, yeni günde de yüzde 4,48 ile 1 Temmuz'dan bu yana en yüksek seviye çıktı. Öte yandan, dolar endeksi yükseliş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe taşırken, şu sıralarda 106,7 ile yaklaşık 1 yılın zirvesine çıktı. Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri ile alternatif maliyeti artan altının ons fiyatında ise düşüş eğilimi beşinci işlem gününe taşınırken, şu sıralarda 2 bin 558 dolardan alıcı buluyor. Öte yandan, bugün Powell'ın açıklamalarının varlık fiyatları üzerinde etkili olması beklenirken, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in yüzde 83 ihtimalle gelecek ay 25 baz puan faiz indireceği öngörülüyor. Enflasyonda aşağı yönlü seyri doğruluyor Fed yetkilileri de sözle yönlendirmelerine devam ederken, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, açıklanan verilerin enflasyondaki aşağı yönlü seyri doğruladığını belirtti. St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem de Fed'in enflasyon ve istihdam hedeflerine yakın olduğunu ancak enflasyon yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam ederken para politikasının orta derecede kısıtlayıcı tutulması gerektiğini vurguladı. Musalem, son verilerin ilerlemenin yavaşlaması veya tersine dönmesi riskini artırmasına rağmen Fed'in enflasyonla mücadelesinde "son düzlükte" olduğunu aktardı. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan ise enflasyonu yeniden alevlendirmemek için Fed'in faiz indirimlerini temkinli şekilde sürdürmesi gerektiğini ifade etti. Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid de Fed'in faiz oranlarını ne kadar daha düşürmesi gerekeceği konusunda dikkatli olunması gerektiğini kaydetti. Kurumsal tarafta da ABD'li elektrikli otomobil üreticisi Tesla'nın hisseleri, şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk'ın yeni kurulacak Hükümet Verimlilik Departmanını yöneteceğinin duyurulması sonrası yüzde 0,5 yükseldi. Bitcoin dengede Seçim sonuçlarının ardından rekorlar kıran Bitcoin 93 bin doları test ederek tarihin en yüksek seviyesine ulaşmasının ardından 89 bin 501 dolarda dengelendi. Emtia tarafında, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,1 artışla 71,9 seviyesinde bulunurken, son beş işlem gününde gerileyen bakırın libresi 4,02 dolardan işlem görüyor. New York Borsası'nda dün Dow Jones endeksi yüzde 0,1 yükselirken, Nasdaq endeksi yüzde 0,2 geriledi. S&P 500 endeksi ise yatay seyretti. ABD'de endeks vadeli kontratlar yeni güne negatif seyirle başladı. Avrupa borsaları Avrupa borsaları dün ABD'de yıllık enflasyonun ekimde beklentiler dahilinde gelmesinin ardından karışık seyirle tamamlanırken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Para Politikası Kurulu'nun bugün açıklayacağı toplantı tutanakları yatırımcıların odağında olacak. Analistler, Avro Bölgesi ekonomisini olumsuz etkileyecek olası ABD gümrük tarifeleri konusunda endişelerinin devam ettiğini belirtti. Söz konusu verilerin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda ECB'nin yılın son toplantısında da faiz indirimlerine devam edeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Dün İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1 artışla, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,3 yükselirken, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,3 azalışla, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,1 değer kaybıyla kapandı. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar yeni güne karışık başladı. Asya tarafı Asya tarafında ise Çin'in Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde daha yüksek tarifeler tehdidiyle karşılaşma endişesi yatırımcıları temkinli olmaya itiyor. Japonya'da hükümet, düşük gelirli hanelere destek olmak ve artan fiyatları telafi etmek için sunulması planlanan teşvik paketini finanse etmek amacıyla yaklaşık 13,5 trilyon yen (87 milyar dolar) tutarında ek bir bütçe hazırlanılması üzerinde yoğunlaştı. Öte yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in bölgeye ilişkin sunduğu raporda Liberal Demokrat Parti'den (LDP) Shigeru Ishiba'nın bir azınlık hükümetinin başında yeniden Japonya başbakanı olarak seçilmesinin ülkenin siyasi dinamiklerinde önemli değişikliklere işaret ettiği bildirildi. Raporda ülkenin para birimi yenin dolar karşısında değer kaybetmesi nedeniyle Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) para politikasını sıkılaştırmasını hızlandırabileceği ifade edildi. Bu gelişmelerle, kapanışa yakın Nikkei 225 endeksi ve Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,2 yükselirken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,4, Çin'de Şanghay bileşik endeksi de yüzde 0,7 geriledi. Türkiye'de döviz yatay seyirde Yurt içinde dün alıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,80 değer kazanarak 9.300,30 puandan tamamladı. Dolar/TL dün yatay seyirle 34,3580'den kapanırken, yeni günde bankalararası piyasada önceki kapanışın hemen altında 34,3430'dan işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ABD'de Fed Başkanı Powell'ın konuşması, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), haftalık işsizlik maaşı başvuruları, Avro Bölgesi'nde büyüme, sanayi üretimi ve ECB toplantı tutanaklarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.400 ve 9.450 puanın direnç, 9.150 ve 9.100 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.