SON DAKİKA
Hava Durumu

#Polonya

Ekometre - Polonya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Polonya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Defne yaprağının Çin’e ihracatının yolu açıldı Haber

Defne yaprağının Çin’e ihracatının yolu açıldı

Defne yaprağı ihracatında Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki anlaşma defne ihracatçılarınca coşkuyla karşılandı. Türkiye’den Çin’e defne yaprağı ihracatının 2022 yılında 15 milyon dolarla zirve yaptığını ve Çin’in defne yaprağı ihracatında açık ara birinci ülke olduğunu belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, 2025 yılında Çin’e defne yaprağı ihracatının durduğunu dile getirdi. Defne ihracatından 2024 yılında 61 milyon dolar, 2025 yılında 51 milyon dolar döviz getirisi elde edildiği bilgisini veren Gürle, “Defne yaprağı ihracatı katma değerli bir ihracat. Çin’e ihracatın tekrar başlamasıyla 2024 yılındaki 61 milyon dolar seviyesine geri döneceğimizi hatta orta vadede 75 milyon dolara ulaşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. Ege Bölgesi’nin Türkiye’nin defne yaprağı ihracatının yüzde 64’ünü tek başına gerçekleştirdiğine işaret eden EMKOÜİB Başkanı Ali Fuat Gürle, Türkiye’den Çin’e defne yaprağı ihracatının tekrar başlamasına olanak sağlayacak anlaşmanın hayata geçmesindeki çabalarından dolayı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya sektör adına teşekkürlerini iletti. Türkiye, 2026 yılının ocak – ağustos döneminde 78 ülkeye 35,5 milyon dolarlık defne yaprağı ihraç ederken en çok ihracat yapılan ülkeler sıralamasında 6,8 milyon dolarla Tayvan yer aldı. Amerika Birleşik Devletleri 3,4 milyon dolarlık defne yaprağı talep ederken, üçüncü sıraya 3,2 milyon dolarla Polonya adını yazdırdı.

Demir-çelik ihracatında ağustos atağı Haber

Demir-çelik ihracatında ağustos atağı

Türkiye genelinde Almanya, ADMİB’de ise İtalya ağustosun en büyük pazarı oldu. İlk 10 pazar içinde Türkiye’nin ABD’ye ihracatı yüzde 137, ADMİB’in Estonya’ya ihracatı yüzde 210 arttı. Ağustos ayı ihracat performansını değerlendiren ADMİB Başkanı Rahmi İncetan, “Türkiye demir-çelik sektörü olarak ağustos ayında ihracatımızı artırmayı başardık. Özellikle ADMİB’in çelik ihracatındaki yüzde 48,1’lik artış, firmalarımızın zorlu küresel koşullara rağmen pazarlardaki varlığını koruduğunu gösteriyor. Bu olumlu tablonun sürdürülebilir olması için maliyet ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin demir ve demir dışı metaller ile çelik sektörlerindeki ihracat performansı ağustos ayında da yükselişini sürdürdü. Türkiye genelinde ağustos ayında demir ve demir dışı metaller ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,3 artarak 1,3 milyar dolar olurken, çelik ihracatı yüzde 12,2 artışla 1,5 milyar dolara çıktı. Böylece iki sektörün toplam ağustos ihracatı 2,8 milyar doları aştı. ADMİB’in ağustos ayı performansında ise çelik ihracatındaki yükseliş dikkat çekti. Birliğin demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 12,7 artışla 73 milyon dolar olurken, çelik ihracatı yüzde 48,1 artışla 270 milyon dolara ulaştı. Ocak-ağustos döneminde ADMİB’in demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 3,7 artışla 549 milyon dolara, çelik ihracatı ise yüzde 19,9 artışla 1,7 milyar dolara yükseldi. ADMİB’in yılın ilk sekiz ayındaki toplam demir ve demir dışı metaller ile çelik ihracatı 2,2 milyar doları aştı. Türkiye genelinde ABD ve Mısır’a ihracatta güçlü artış Türkiye’nin demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında ağustos ayında en büyük pazar Almanya oldu. Almanya’ya 222,4 milyon dolarlık ihracat yapılırken, İtalya 182,1 milyon dolarla ikinci, Birleşik Krallık 163,8 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. İspanya’ya 162,8 milyon dolar, ABD’ye ise 154,4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İlk 10 pazar içinde ihracatını oransal olarak en fazla artıran ülke yüzde 137 ile ABD olurken, Mısır’a ihracat yüzde 134, İspanya’ya yüzde 69, Bulgaristan’a yüzde 56 ve Birleşik Krallık’a yüzde 50 arttı. Ocak-ağustos döneminde de Almanya ilk sıradaki yerini korudu. Bu dönemde Almanya’ya yapılan ihracat 1,73 milyar dolara ulaşırken, İtalya 1,48 milyar dolarla ikinci sırada yer aldı. Romanya 1,2 milyar dolarla üçüncü, Birleşik Krallık 1,09 milyar dolarla dördüncü, Bulgaristan ise 975 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. İlk 10 pazar arasında en yüksek artış yüzde 281 ile Fransa’da kaydedilirken, Almanya’ya ihracat yüzde 260, Polonya’ya yüzde 222 ve Bulgaristan’a yüzde 123 arttı. ADMİB’de ağustosun lideri İtalya, en hızlı artış Estonya’da ADMİB’in ağustos ayı ihracatında İtalya 31,7 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, İspanya 24,6 milyon dolarla ikinci, Mısır 23,4 milyon dolarla üçüncü oldu. Romanya’ya 20 milyon dolar, Irak’a ise 17,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İlk 10 pazar içinde en güçlü artış yüzde 210 ile Estonya’da yaşandı. Birleşik Krallık’a ihracat yüzde 170, Romanya’ya yüzde 148, İspanya’ya yüzde 133, Mısır’a yüzde 127 ve İtalya’ya yüzde 123 arttı. Ocak-ağustos döneminde ADMİB’in en büyük pazarı 155,5 milyon dolarla Romanya olurken, Mısır 140,5 milyon dolarla ikinci, İtalya 133,4 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. Fas’a 115,5 milyon dolar, Almanya’ya ise 113,5 milyon dolarlık ihracat yapıldı. İlk 10 pazar içinde ihracatın en fazla arttığı ülke yüzde 106 ile Birleşik Krallık oldu. Ukrayna’ya ihracat yüzde 67, Libya’ya yüzde 65, Romanya ve Fas’a ihracat yüzde 43 arttı. Ürün bazında Türkiye’de diğer demir-çelik, ADMİB’de boru öne çıktı Türkiye’nin demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında ağustos ayında en fazla ihracat diğer demir-çelik ürün grubunda gerçekleştirildi. Bu gruptan 261,6 milyon dolarlık ihracat yapılırken, demir-çelik çubuk ihracatı 234 milyon dolar, demir-çelik inşaat aksamı ihracatı 230,7 milyon dolar oldu. Demir-çelik yassı sıcak ürünleri 199,6 milyon dolarla dördüncü, demir-çelik boru ihracatı ise 187,2 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. Ocak-ağustos döneminde de sıralamanın ilk üçünde değişiklik yaşanmadı. Diğer demir-çelik ürün grubunda 2,08 milyar dolarlık ihracata ulaşılırken, bunu 1,81 milyar dolarla demir-çelik çubuk ve 1,73 milyar dolarla demir-çelik inşaat aksamı izledi. Demir-çelik yassı sıcak ürünleri 1,38 milyar dolarla dördüncü, alüminyum çubuk ve profiller ise 1,37 milyar dolarla beşinci sırada yer aldı. ADMİB’in ağustos ayındaki demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında en yüksek payı demir-çelik boru ürün grubu aldı. Boru ihracatı 78,1 milyon dolara ulaşırken, demir-çelik yassı sıcak ürünleri 71,8 milyon dolarla ikinci sırada yer aldı. Demir-çelik yassı kaplama ürünleri 34,8 milyon dolar, demir-çelik inşaat aksamı 26 milyon dolar ve diğer demir-çelik ürünleri 20,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Sekiz aylık dönemde de boru ihracatı ADMİB’in en önemli ürün grubu olmayı sürdürdü. Ocak-ağustos döneminde demir-çelik boru ihracatı 403,1 milyon dolara ulaşırken, yassı sıcak ürün ihracatı 349,5 milyon dolar, yassı kaplama ürünleri ihracatı 252,3 milyon dolar oldu. İnşaat aksamı 199,2 milyon dolarla dördüncü, diğer demir-çelik ürünleri ise 130,8 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. “Rekabet gücümüzü maliyet yapımızla birlikte ele almalıyız” Ağustos ayı ihracat rakamlarını değerlendiren ADMİB Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi İncetan, küresel rekabetin ihracatçılar üzerindeki maliyet baskısını artırdığını belirterek, destek mekanizmalarının üretim yapısı ve maliyet koşulları dikkate alınarak şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. İncetan, şöyle devam etti: “Türkiye demir-çelik sektörü olarak ağustos ayında ihracatımızı artırmayı başardık. Özellikle ADMİB’in çelik ihracatındaki yüzde 48,1’lik artış, firmalarımızın zorlu koşullara rağmen pazarlardaki varlığını koruduğunu gösteriyor. Ancak bu artışın sürdürülebilir olması için maliyet ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Çin ile fiyat rekabetinde ciddi zorluklar yaşarken, bazı ürün gruplarında Avrupa’daki rakiplerimize karşı maliyet avantajımızı kaybettik. Maliyet artışlarını fiyatlara tam olarak yansıtamadığımız için de kâr marjlarımız baskı altında. Bu nedenle ihracat desteklerinin enerji, işçilik, finansman ve lojistik gibi temel maliyet unsurlarının dikkate alınarak tasarlanması büyük önem taşıyor. Döviz dönüşüm desteğinin devamına ilişkin yaklaşımı olumlu buluyoruz. Demir-çelik ve demir dışı metaller sektörlerinin de yeni düzenlemelerde güçlü şekilde desteklenmesini bekliyoruz. Rekabet gücümüzü korumak için mevcut pazarları güçlendirirken, yeni pazarlara yönelecek ve daha yüksek katma değerli ürünlere odaklanacağız.”

Kiraz ihracatı miktarda 11 kat dövizde 4 kat arttı Haber

Kiraz ihracatı miktarda 11 kat dövizde 4 kat arttı

Türkiye, 2026 yılın 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 68 bin 737 ton kiraz ihraç ederek 235 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. Kiraz ihracatımız 2025 yılının 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 6 bin 40 ton karşılığı 47 milyon 728 bin dolar olmuştu. Kiraz ihracatı 2025 yılına göre göre miktar bazında 11 kat, döviz getirisi 4 kat yükseldi. Başkan Balık: "Kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladık" Türkiye’nin kiraz üretiminde dünya birincisi olduğunu, ihracatta da ilk 3-4 ülke arasında yer aldığını paylaşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2025 yılında çiçeklenme döneminde kirazı donun vurduğunu bu nedenle 2025 yılında ihracatta büyük düşüş yaşandığını, 2026 yılında kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladıklarını dile getirdi. 2026 yılının Türk kiraz ihracatı açısından dikkat çekici bir performans sergilediğini belirten Balık, “2026 yılının geride kalan diliminde 68 bin tonu aşan kiraz ihracatı karşılığında 235 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat miktarında yaklaşık 11 katlık, ihracat değerinde 4 katlık artış yaşadık” ifadelerini kullandı. Kiraz ihracatında 34 ülkeden 52 ülkeye çıktık Kiraz ihracatının yalnızca miktar ve değer açısından değil, pazar çeşitliliği bakımından da olumlu bir seyir izlediğine dikkat çeken Balık şöyle devam etti: “2025 yılında 34 ülkeye kiraz ihraç edilirken bu yıl bu sayı 52'ye yükseldi. İspanya, İtalya, Litvanya, Letonya, Birleşik Krallık ve İrlanda'nın da aralarında bulunduğu 21 pazara yeniden ya da ilk kez ihracat gerçekleştirdik. Türk kirazının uluslararası pazarlardaki konumu güçlendi. Almanya 74 milyon dolarlık ihracatla en büyük pazar olmayı sürdürdü. Rusya Federasyonu'na 67,5 milyon dolarlık, Polonya'nın 29 milyon dolarlık ve Irak'a 26,5 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştık. 2027 yılında iklimsel bir sıkıntı yaşamadığımız takdirde kiraz ihracatında 250 milyon dolara ulaşmak hedefimiz olacak.” Uzak Doğu’da güç kazanmak istiyoruz İlk dört pazarın toplam kiraz ihracatının yaklaşık yüzde 85'ini oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Balık, "Mevcut pazarlardaki güçlü konumumuzu korurken ihracatımızı daha sürdürülebilir hale getirmek için pazar çeşitlendirme çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Özellikle Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere yüksek potansiyele sahip pazarlarda Türk kirazının bilinirliğini artırmaya ve ihracat ağımızı genişletmeye odaklanacağız. Çin’e ihracatımızın açılması için çabalarımız sürüyor. Kısa sürede sonuç almayı ümit ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Elektrik ve elektronik ihracatında tarihi rekor Haber

Elektrik ve elektronik ihracatında tarihi rekor

Türkiye'nin elektrik ve elektronik sektörü, 2026 yılının ilk altı ayında ihracatta tarihi bir başarıya imza attı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre sektörün ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,8 artarak 9,1 milyar dolara yükseldi. Böylece sektör, tüm zamanların en yüksek ilk yarı ihracatına ulaştı. Bu performansla elektrik ve elektronik sektörü, Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştiren sektörleri arasında üçüncü sıraya yerleşti. Haziran ayında ise ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,6 artışla 1 milyar 664,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk yarısında en fazla ihracat 901,3 milyon dolarla Birleşik Krallık'a yapıldı. Bu ülkeyi Almanya (686,9 milyon dolar), ABD (679,2 milyon dolar), Polonya (394,6 milyon dolar) ve Ukrayna (364,1 milyon dolar) takip etti. Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, elde edilen sonucun sektör açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrik şebekelerinin modernizasyonu ve veri merkezlerine yönelik küresel yatırımların ihracatı desteklediğini ifade etti. Kavaklıoğlu, Türkiye'nin teknik standartlara uyum kabiliyeti, esnek üretim yapısı ve Avrupa başta olmak üzere ana pazarlara yakınlığının firmalara önemli rekabet avantajı sağladığını vurguladı. Sektörün büyümesinde özellikle elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları ile kablo ürünleri öne çıkarken, ABD pazarındaki talep artışının da dikkat çekici olduğu belirtildi. Kavaklıoğlu, ABD'nin sektör için geçici değil, uzun vadeli ve stratejik bir büyüme pazarı olarak görüldüğünü ifade etti. Elektrik ve elektronik sektörünün yaklaşık 300 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını belirten Kavaklıoğlu, güç elektroniği, enerji depolama sistemleri, elektrikli araç şarj ekipmanları ve akıllı şebeke teknolojilerinin önümüzdeki dönemde ihracatın lokomotifi olacağını söyledi. Görsel önerim: Bu haber için; modern bir elektronik üretim tesisinde çalışan mühendisler, ön planda yüksek gerilim kabloları ve elektrik ekipmanları, arka planda konteyner gemisi ve ihracatı simgeleyen liman vinçleri. Aydınlık, dinamik, mavi-beyaz tonların hâkim olduğu, temiz ve yazısız güçlü bir editoryal kompozisyon. Bu haberin ana mesajı "yüksek teknoloji ve ihracat başarısı" olmalı.

ASELSAN NATO'nun 5 stratejik ortağından biri oldu Haber

ASELSAN NATO'nun 5 stratejik ortağından biri oldu

Şirket, radar, elektronik harp, haberleşme ve ÇELİKKUBBE teknolojileriyle ittifakın savunma mimarisinde daha güçlü bir rol üstleniyor. Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi sürerken ASELSAN'ın, NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA) ile NATO Haberleşme ve Bilgi Ajansı (NCIA) bünyesindeki projelerdeki etkinliği dikkat çekiyor. Şirketin NATO ile iş birliği, 1990'lı yıllarda Stinger hava savunma füzelerinin elektronik bileşenlerinin üretimiyle başlamış, bugün ise haberleşme, hava savunması ve dost-düşman tanıma sistemlerini kapsayan stratejik ortaklık seviyesine ulaştı. Küresel devlerle aynı masada ASELSAN, NATO'nun Modüler Hava Savunma Konsepti çalışmalarında Airbus, Lockheed Martin UK, Raytheon ve Thales LAS ile birlikte görev alacak beş şirketten biri olarak seçildi. Şirket ayrıca Portatif IFF Sorgulayıcı IDENTA 4000I çözümüyle NATO'nun dost-düşman tanıma ihalesini kazanarak önemli bir başarıya imza attı. İlk teslimatların önümüzdeki aylarda NATO üyesi ülkelere başlaması planlanıyor. NATO tatbikatlarında aktif rol ASELSAN son üç yılda 50'den fazla NATO çalışma grubunda görev aldı. CWIX 2025 tatbikatında hava komuta kontrol sistemleriyle birlikte çalışabilirlik testlerini başarıyla tamamlayan şirket, REPMUS deniz tatbikatlarında da yer aldı. İhracatta yeni başarılar Şirketin NATO ülkelerindeki faaliyetleri ihracat rakamlarına da yansıdı. ASELSAN, Polonya'da 410 milyon dolarlık sözleşmeye imza atarken, elektronik harp, radar ve haberleşme alanlarında yeni anlaşmalar yapmayı sürdürüyor. Yetkililer, önümüzdeki dönemde haberleşme sistemleri, komuta kontrol, anti-drone çözümleri ve ÇELİKKUBBE bileşenlerinde NATO ile iş birliğinin daha da derinleşmesini bekliyor. Zirve güvenliğinde de ASELSAN teknolojisi ASELSAN'ın geliştirdiği ROADGUARD sistemi de NATO Zirvesi'nin güvenlik altyapısında görev alıyor. Yapay zekâ destekli sistem; hareket halindeki araçlarda yüz tanıma, plaka tespiti ve anlık veri analizi yaparak güvenlik birimlerine gerçek zamanlı destek sağlıyor.

Otomotiv ihracatı yılın ilk yarısında 20,8 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı yılın ilk yarısında 20,8 milyar dolara ulaştı

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini güçlü bir şekilde koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 17,6 olarak gerçekleşti. Yılın ilk altı ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 4,3 artarak 20,8 milyar dolar barajını aştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, endüstrinin haziran ayında sergilediği güçlü performansa dikkat çekerek, “Haziran ayında tüm ana ürün gruplarımızda ihracat artışı yaşanırken; Tedarik Endüstrisi, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ve Çekiciler gruplarımız çift haneli büyümeler kaydetti. En fazla ihracat yaptığımız ilk 10 pazarın 8’ine yönelik artış grafiğimiz, küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizin ve dinamizmimizin sürdüğünü net bir şekilde ortaya koymaktadır” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 393 milyon dolar Haziran ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 18 artış ile 1 milyar 393 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Yılın ilk yarısında (Ocak-Haziran dönemi) ise tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 5 artarak 8 milyar 86 milyon dolara ulaştı ve toplam otomotiv ihracatından yüzde 39,8 pay aldı. Haziran ayında Binek Otomobiller ihracatı yüzde 2,5 artarak 1 milyar 123 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 15 artışla 721 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 6 artışla 311 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı yüzde 26 artışla 227 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 23 arttı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 21, ABD’ye yüzde 27, İtalya’ya yüzde 43, Birleşik Krallık’a yüzde 24, Polonya’ya yüzde 23, İspanya’ya yüzde 22 ve Rusya’ya yüzde 33 ihracat artışı yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 7 azalış gösterdi. Önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 39, İtalya’ya yüzde 35, Slovenya’ve yüzde 29, Polonya’ya yüzde 14, Hollanda’ya yüzde 27 ihracat artışı yaşanırken; Almanya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 25, Belçika’ya yüzde 36 ve Yunanistan’a yüzde 32 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Almanya’ya yüzde 15, Slovenya’ya yüzde 49, Fransa’ya yüzde 25 ihracat artışı kaydedilirken; İspanya’ya yönelik ihracatta yüzde 22 düşüş gerçekleşti. Almanya liderliğini korudu, ilk 10 pazarın 8’i yükseldi Haziran ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden 8’ine ihracat artışı kaydedildi. Almanya, 624 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 15 artış gösterdi. Fransa, 479 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik toplam otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10 arttı. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 19 artışla 393 milyon dolar olarak gerçekleşti. Haziran ayında diğer önemli pazarlardan Birleşik Krallık ve İspanya’ya yüzde 17, Slovenya’ya yüzde 20, Polonya’ya yüzde 32, ABD’ye yüzde 25, Hollanda’ya yüzde 62 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Romanya’ya yüzde 16, Avusturya’ya yüzde 20, Fas’a yüzde 27 ve Yunanistan’a yüzde 37 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 74 Haziran ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 74 pay ve 2 milyar 838 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 12 artış gösterdi. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 12 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken; haziran ayında Afrika Ülkelerine yüzde 22, Orta Doğu Ülkeleri’ne yüzde 39, Bağımsız Devletler Topluluğu’na ise yüzde 26 ihracat artışı yaşandı. Yılın ilk yarısı bütününde ise AB ülkeleri yüzde 75 pay ve 15 milyar 569 milyon dolar ihracat ile en önemli pazar konumunu sürdürdü. Aynı dönemde Afrika Ülkelerine yüzde 12 ihracat artışı, Orta Doğu Ülkelerine ise yüzde 16 ihracat düşüşü kaydedildi.

Otomotiv ihracatı beş ayda 17 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı beş ayda 17 milyar dolara ulaştı

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 16,8 olarak gerçekleşti. Yılın ilk beş ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 2,6 artarak 17 milyar dolar barajına ulaştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, sektörel liderliğin sürdüğüne dikkat çekerek “Mayıs ayında işgünü sayısının geçen yıla göre az olması ihracatımıza olumsuz yansıdı. İlk 10 pazarın 9’unda yaşanan düşüşlere karşı Fransa pazarındaki yüzde 18’lik büyüme ve ABD ile Norveç gibi stratejik pazarlardaki ürün bazlı yüksek oranlı artışlarımız önem taşıyor” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 215 milyon dolar Mayıs ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 14 azalış ile 1 milyar 215 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Binek Otomobiller ihracatı yüzde 23 azalarak 1 milyar 13 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 27 düşüşle 543 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 2,5 düşüşle 269 milyon dolar oldu. Buna karşılık Çekiciler ihracatı yüzde 13 artışla 168 milyon dolara yükseldi. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 11 azaldı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 13, ABD’ye yüzde 18, Romanya’ya yüzde 28, Polonya’ya yüzde 19, İspanya’ya yüzde 14, Belçika’ya yüzde 17 ihracat düşüşü yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 48 artış gösterdi. Önemli pazarlardan İsveç’e yüzde 122, Yunanistan’a yüzde 42 ihracat artışı yaşanırken; İspanya’ya yüzde 27, İtalya’ya yüzde 38, Almanya’ya yüzde 36, Slovenya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 57, Polonya’ya yüzde 41, Belçika’ya yüzde 43 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda Fransa’ya yüzde 40 ihracat artışı yaşanırken; Birleşik Krallık’a yüzde 59, Almanya’ya yüzde 29, İspanya’ya yüzde 31, İtalya’ya yüzde 14, Slovenya’ya yüzde 30, Belçika’ya yüzde 35 ihracat düşüşü kaydedildi. Otobüs-Minibüs-Midibüs ürün grubunda ABD'ye yüzde 582, İtalya'ya yüzde 129, Romanya'ya yüzde 56 ihracat artışı yaşanırken; Fransa'ya yüzde 28, Birleşik Krallık'a yüzde 55 düşüş oldu. Çekicilerde ise Norveç’e yüzde 257, Almanya’ya yüzde 50, Slovenya’ya yüzde 42 ihracat artışı sağlandı. Almanya liderliğini korudu, Fransa yükselişini sürdürdü Mayıs ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden Fransa dışındaki 9’unda düşüş kaydedildi. Almanya, 526 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 16 azaldı. Fransa, 452 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18 artış gösterdi. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 8 azalışla 294 milyon dolar olarak gerçekleşti. Mayıs ayında diğer önemli pazarlardan Hollanda’ya yüzde 15, İsveç’e yüzde 33, Mısır’a yüzde 37 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Birleşik Krallık’a yüzde 49, İspanya’ya yüzde 27, Slovenya’ya yüzde 26, Belçika’ya yüzde 33, Polonya’ya yüzde 27, Romanya’ya yüzde 29 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 75 Mayıs ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 75 pay ve 2 milyar 453 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 13 azaldı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 9,5 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, mayıs ayında Diğer Avrupa Ülkelerine yüzde 42, Orta Doğu Ülkeleri’ne ise yüzde 26 ihracat düşüşü yaşandı.

Küresel yetenek açığı yüzde 70'i aştı Haber

Küresel yetenek açığı yüzde 70'i aştı

Yetenek açığı yüzde 78 olarak ölçülen ve 41 ülke içerisinde 12. sıraya çıkan Türkiye'de ise iş dünyasının bulmakta en zorlandığı teknik beceriler üretim ve imalat ile yapay zekâ ilişkili beceriler oldu. Araştırmaya göre yapay zekâ becerileri küresel çapta ilk kez en zor bulunan yetkinlikler haline gelerek mühendislik ve BT'yi geride bıraktı. ManpowerGroup tarafından 41 ülkede 39 binden fazla işverenle gerçekleştirilen 2026 Küresel Yetenek Açığı Araştırması'na göre küresel ölçekte 2026 yılında işverenlerin yüzde 70'ten fazlası, ihtiyaç duydukları yetenekleri bulmakta zorlandıklarını belirtiyor. Bu oran, bir önceki yıl yüzde 74 olan orana kıyasla sınırlı bir iyileşmeye işaret etse de yetenek açığının küresel ölçekte devam ettiğini gösteriyor. Yetenek açığının yüzde 78 olarak ölçüldüğü Türkiye ise 41 ülke içerisinde 12. sıraya yükseldi. Türkiye geçen yıl yüzde 76 ile yetenek açığı sıralamasında 21. sırada yer almıştı. Yüzde 87 ile Slovakya işverenlerin vasıflı yeteneklere ulaşmada en çok zorluk çeken ülke olurken bu ülkeyi yüzde 84 ile Yunanistan ve yine yüzde 84 ile Japonya takip etti. Çin işverenlerin boş pozisyonları doldurmakta en az zorlanan ülke oldu. Bu ülkeyi yüzde 57 ile Polonya ve yüzde 60 ile Finlandiya takip etti. Yapay zekâ ilk kez, işverenlerin bulmakta en çok zorlandığı beceri oldu Araştırma yapay zekâ (AI) becerilerinin ilk kez, küresel ölçekte işverenlerin bulmakta en çok zorlandığı yetkinlikler haline gelerek, geleneksel mühendislik ve BT becerilerini geride bıraktığını da ortaya çıkardı. Yapay zekâ model ve uygulama geliştirme ile yapay zekâ okuryazarlığı küresel ölçekte bulunması en zor beceriler sıralamasında ilk sıraya yerleşti. Türkiye'de iş dünyasının bulmakta en zorlandığı teknik beceriler listesinin başında üretim ve imalat yer alırken, bunu yapay zekâ modeli ve uygulaması geliştirme ile yapay zekâ okuryazarlığı takip etti. Türkiye ve dünyada bulunması en zor teknik beceriler Türkiye Dünya 1 Üretim ve İmalat Yapay Zekâ Modeli ve Uygulama Geliştirme 2 Yapay Zekâ Modeli ve Uygulama Geliştirme Yapay Zekâ Okuryazarlığı 3 Yapay Zekâ Okuryazarlığı Mühendislik 4 Mühendislik Satış ve Pazarlama 5 Operasyon ve Lojistik Üretim ve İmalat Türkiye ve dünyada en kritik davranışsal yetkinlikler Türkiye Dünya 1 İletişim, İş Birliği ve Takım Çalışması İletişim, İş Birliği ve Takım Çalışması 2 Profesyonellik ve İş Disiplini Profesyonellik ve İş Disiplini 3 Uyum Yeteneği ve Öğrenmeye Açıklık Uyum Yeteneği ve Öğrenmeye Açıklık 4 Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme Etik Değerler ve Dürüstlük 5 Zaman Yönetimi Zaman Yönetimi “Yapay zekâ işleri ortadan kaldırmıyor, işleri dönüştürüyor” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, “Yapay zekâ becerilerinin en zor bulunan yetkinlikler listesinin zirvesine çıkması, yetenek dünyasındaki dönüşümün hızını açıkça ortaya koyuyor. Şirketler bu değişime, çalışanlarını yeniden beceri kazandırmaya yönelik programlar ve daha esnek iş gücü modelleriyle karşılık veriyor; artık mevcut becerilerin yanı sıra potansiyele göre işe alım yapmanın önemini kabul ediyorlar. Bununla birlikte, çalışanların yeni teknolojileri doğru ve güvenle kullanabilmesi için yapay zekâ okuryazarlığını yaygınlaştırmaya odaklanıyorlar. Yapay zekâ işleri ortadan kaldırmıyor, işleri dönüştürüyor. Verimlilik artışını kariyer gelişimiyle birleştirebilen şirketler yetenek açığının yüksek olduğu bu ortamda rekabette öne çıkacak.” dedi. Türkiye ve dünyada sektörler genelinde yetenek açığı Küresel Yetenek Açığı Araştırması'nda sektörlere göre yetenek açığına bakıldığında ise Türkiye'de ticaret ve lojistik en fazla yeteneğe ihtiyaç duyulan sektör olurken bilişim yetenek açığının en az olduğu sektör oldu. Buna karşın bilişim, küresel yetenek açığında ilk sırada, ticaret ve lojistik 8. sırada yer aldı. Türkiye Dünya 1 Ticaret ve Lojistik (%89) Bilişim (%75) 2 İnşaat ve Emlak (%80) Ağırlama (%74) 3 Profesyonel, Bilimsel ve Teknik Hizmetler (%79) Kamu Sektörü, Sağlık ve Sosyal Hizmetler (%74) 4 Ağırlama (%78) Profesyonel, Bilimsel ve Teknik Hizmetler (%73) 5 Kamu Hizmetleri (%74) İmalat (%72) 6 Kamu Sektörü, Sağlık ve Sosyal Hizmetler (%74) İnşaat ve Emlak (%71) 7 İmalat (%73) Finans ve Sigorta (%71) 8 Finans ve Sigorta (%72) Ticaret ve Lojistik (%69) 9 Bilişim (%69) Kamu Hizmetleri ve Doğal Kaynaklar (%68) Türkiye ve dünyada şirket büyüklüğüne göre yetenek açığı Şirket büyüklüğüne göre yetenek açığı sıralamasında ülkemizde ilk sırada çalışan sayısı 250-999 olan şirketler yer alırken dünyada listenin başında çalışan sayısı 1.000-4.999 olan şirketler bulunuyor. Türkiye Dünya 1 250–999 çalışan (%80) 1.000–4.999 çalışan (%75) 2 10–49 çalışan (%78) 5.000+ çalışan (%74) 3 10'dan az çalışan (%77) 50–249 çalışan (%73) 4 50–249 çalışan (%77) 10–49 çalışan (%72) 5 1.000–4.999 çalışan (%75) 250–999 çalışan (%72) 6 5.000+ çalışan (%70) 10'dan az çalışan (%64) En fazla yetenek ihtiyacı Marmara Bölgesi'nde Türkiye genelinde bölgelere göre yetenek açığı incelendiğinde ise yüzde 82 ile Marmara Bölgesi ilk sırada yer alarak en fazla yetenek ihtiyacı duyulan bölge oldu. Marmara'yı sırasıyla yüzde 81 ile Doğu Anadolu, yüzde 80 ile Ege ve yüzde 78 ile İç Anadolu bölgeleri takip etti. Yetenek açığının nispeten daha düşük olduğu diğer bölgeler ise yüzde 70 ile Akdeniz, yüzde 68 ile Güneydoğu Anadolu ve yüzde 61 ile Karadeniz.

Avrupa MB yetkilileri mali kriz riskine karşı uyardı Haber

Avrupa MB yetkilileri mali kriz riskine karşı uyardı

Avrupa Birliği yetkilileri, İran savaşı sonrası yükselen enerji fiyatlarının mali krize dönüşmemesi için üye ülkelere uyarılarda bulundu. Avrupa Komisyonu’nun üye devletlerle yaptığı görüşmelerde, enerji sübvansiyonları, vergi indirimleri ve fiyat tavanlarının kapsam ve süre açısından sınırlı tutulması gerektiği ifade edildi. AB Enerji Komiseri Dan Jorgensen, Financial Times’a yaptığı açıklamada, “Ekonominin bir sektöründe yaşananlar tüm topluma yayılabilir” diyerek koordineli ve temkinli adımlar atılması gerektiğini söyledi. ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından Avrupa’da petrol ve doğalgaz fiyatlarının yüzde 60 yükseldiği, dizel ve jet yakıtı arzına ilişkin endişelerin arttığı belirtildi. ECB’den “ölçülü adım” çağrısı Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, geniş kapsamlı ve açık uçlu desteklerin talebi aşırı artırarak enflasyonu tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Lagarde, politika yapıcıları “geçici, hedefli ve ölçülü” önlemler almaya çağırdı. AB Ekonomi Komiseri Valdis Dombrovskis ise yalnızca kısa vadeli acil adımların atılması gerektiğini, aşırı kamu harcamalarının ciddi mali sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. AB genelinde vergi tartışması Öte yandan Almanya, İspanya, İtalya, Portekiz ve Avusturya’nın maliye bakanları, Avrupa Komisyonu’ndan enerji şirketlerine yönelik AB genelinde “beklenmedik kâr vergisi” uygulanmasını talep etti. Polonya’nın ise yakıt üzerindeki KDV ve özel tüketim vergilerini düşürerek aylık yaklaşık 370 milyon euro tutarında vergi gelirinden vazgeçtiği aktarıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.