SON DAKİKA
Hava Durumu

#Plasfed

Ekometre - Plasfed haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Plasfed haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

PLASFED’den “büyümenin kalitesi” uyarısı Haber

PLASFED’den “büyümenin kalitesi” uyarısı

PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, ilk çeyrekteki yüzde 0,8’lik daralmanın ardından gelen toparlanmanın umut verici olduğunu belirterek, kalıcı büyüme için finansman, enerji, hammadde ve işçilik maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini söyledi. Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyümesi sanayideki toparlanmayı da beraberinde getirdi. Sanayi sektörü, yılın ilk çeyreğinde kaydettiği yüzde 0,8’lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyüdü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sanayinin yeniden büyüme eğilimine girmesinin üretim gücü açısından olumlu olduğunu belirtti. Ancak Karadeniz, büyüme oranının yanı sıra büyümenin niteliğine de odaklanılması gerektiğini vurguladı. Sanayideki toparlanma umut verdi Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyürken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 arttı. Bu dönemde sanayi sektörünün yüzde 2,4 büyümesi dikkat çekti. İlk çeyrekte yüzde 0,8 küçülen sanayinin yeniden büyümeye dönmesi, üretim cephesindeki hareketliliğin güçlendiğine işaret etti. Karadeniz, sanayideki toparlanmanın olumlu bir gelişme olduğunu belirterek, bunun kalıcı hale getirilmesinin önemine dikkat çekti. “Sanayi sektörünün yılın ilk çeyreğinde yaşadığı yüzde 0,8'lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesi, üretim cephesinde yeniden hareketlenme başladığını göstermesi açısından umut verici. Ancak Türkiye'nin sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir büyüme patikasına girebilmesi için sanayideki bu toparlanmanın kalıcı hale gelmesi gerekiyor” dedi. “Sanayinin büyümesi tek başına yeterli değil” Karadeniz’e göre Türkiye ekonomisinde sürdürülebilir büyümenin temel koşullarından biri üretim ve sanayinin güçlendirilmesi. Büyüme oranının tek başına yeterli olmadığını belirten Karadeniz, sanayicilerin karşı karşıya bulunduğu maliyet ve rekabet baskısının devam ettiğini söyledi. “Sanayinin yüzde 2,4 büyümesi önemli ve değerli bir gelişme. Ancak sanayicimizin bugün karşı karşıya olduğu yüksek finansman maliyetleri, enerji ve hammadde giderleri, işçilik maliyetleri ve küresel rekabet baskısı devam ediyor” ifadelerini kullandı. Karadeniz, mevcut koşullarda sağlanan büyümenin kalıcı hale gelebilmesi için üretim maliyetlerini aşağı çekecek ve yatırımları destekleyecek politikaların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Plastik sektörü sanayi için kritik önemde Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinde plastik sektörünün önemli bir yere sahip olduğunu belirten Karadeniz, sektörün otomotiv, ambalaj, inşaat ve sağlık başta olmak üzere çok sayıda alana girdi sağladığına dikkat çekti. Plastiğin artık çok geniş bir üretim zincirinin temel girdilerinden biri olduğunu ifade eden Karadeniz, sektörün teknoloji ve inovasyon açısından da stratejik önem taşıdığını belirtti. “Daha yüksek katma değerli yapıya geçmeliyiz” Karadeniz, sanayideki toparlanmanın plastik sektörüne de güçlü biçimde yansımasını istediklerini söyledi. “Plastik sanayisi, Türkiye'nin üretim ekosisteminin temel sektörlerinden biri. Dolayısıyla sanayideki toparlanmanın plastik sektörüne de güçlü biçimde yansımasını istiyoruz” diyen Karadeniz, sektörün temel sorunlarının başında hammadde, finansman ve enerji maliyetlerinin geldiğini belirtti. Karadeniz, Türkiye’nin mevcut üretim kapasitesini korurken daha yüksek katma değerli ve rekabetçi bir üretim yapısına yönelmesi gerektiğini ifade etti. Sanayideki ikinci çeyrek performansının olumlu bir başlangıç olduğunu belirten Karadeniz’in değerlendirmeleri, önümüzdeki dönemde büyümenin sürdürülebilirliği açısından maliyetlerin azaltılması, yatırımların desteklenmesi ve ihracat rekabetçiliğinin güçlendirilmesi başlıklarını öne çıkarıyor.

“Küresel ticaret yeniden kurulurken Türkiye üretim gücünü korumalı” Haber

“Küresel ticaret yeniden kurulurken Türkiye üretim gücünü korumalı”

Yüksek faizler, daralan talep ve küresel belirsizliklerle geçen 2025’e rağmen Türk sanayisinde çarkların durmadığını söyleyen PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, “Zorlu bir yılı geride bıraktık ama dayanıklılığımızı bir kez daha kanıtladık; 2026 sektörümüz için dengelenme, verimlilik ve yeşil dönüşüm yılı olacak” dedi. Karadeniz, küresel ticaretin yeniden şekillendiği bu dönemde Türkiye’nin üretim gücünü korumasının stratejik önem taşıdığını ifade etti. Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüksek faizler, talepteki daralma, küresel ihracat pazarlarındaki yavaşlama ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar nedeniyle zorlu bir dönemden geçti. Finansmana erişimin zorlaşması, maliyet baskıları ve talep daralması işletmelerimizin üzerinde ciddi bir yük oluşturdu. Buna rağmen üretim çarklarını durdurmayan bir sanayi yapısına sahibiz” dedi. Küresel dengeler yeniden şekilleniyor Dünyadaki ekonomik yapının hızlı bir dönüşümden geçtiğine dikkat çeken Karadeniz, küresel ticarette belirsizliğin arttığı, büyümenin yavaşladığı bir dönemden geçtiğimizi belirtti. Çatı kuruluş PLASFED Başkanı, beklenmeyen şoklara karşı bünyemizin güçlü ve esnek olmasının artık her zamankinden daha önemli olduğunu ifade etti. Avrupa ekonomisinin rekabet gücünün gerilemesinin Türk ihracatçılarını doğrudan etkilediğini belirten Karadeniz, “Çin artık yalnızca düşük maliyetli bir üretim bölgesi değil; inovasyonun ve teknolojik atılımların merkezlerinden biri. Küresel sistemin nereye evrildiğini doğru okuyabilmek için jeoekonomik mücadelenin yaşandığı bölgelere ve yeni ticaret bloklarına dikkatle bakmamız gerekiyor” diye konuştu. Plastik sektörü daralan talebe rağmen ayakta kaldı Plastik sektörünün 2025 yılında özellikle iç piyasadaki yavaşlama ve ihracat pazarlarındaki sipariş gerilemeleri nedeniyle zorlandığını ifade eden Karadeniz, “Sektörümüzde kapasite kullanım oranları yer yer baskı altında kalsa da Türkiye plastik endüstrisi güçlü altyapısıyla üretim sürekliliğini korumayı başardı” dedi. Girdi maliyetleri, lojistik belirsizlikler ve hammadde fiyatlarındaki dalgalanmaların işletmeleri zorladığını aktaran Karadeniz, buna rağmen geri dönüşüm, enerji verimliliği ve dijitalleşme adımlarının sektör genelinde daha fazla önem kazandığını vurguladı. Karadeniz, 2025 yılının hem tasarrufun hem de dönüşüm ihtiyacının aynı anda hissedildiği bir yıl olduğuna işaret etti. “Sanayici 2026 yılına hazır” 2026’ya daha planlı ve öngörülebilir bir ortam beklentisiyle girdiklerini belirten Karadeniz, “Yeni yılda önceliğimiz dengelenme ve verimlilik olacak. Yatırımların yeniden hareketlenmesi için finansman koşullarının iyileşmesi kritik” dedi. Karadeniz, 2025 boyunca işletmelerin en büyük sıkıntısının finansman yükü olduğunu vurgulayarak, 2026’da reel sektörün nefes almasını sağlayacak politikalara ihtiyaç olduğunu söyledi. Yeşil Mutabakat’ın getireceği yeni standartlara işaret eden Karadeniz, “Bu süreç sektörümüz için zorunluluklarla birlikte yeni fırsatlar da barındırıyor. Doğru destek mekanizmalarıyla rekabet gücümüzü artırabiliriz” diye konuştu. Tüm zorluklara rağmen sektörün dayanıklılığını sürdürdüğünü belirten Karadeniz, “Plastik sektörü olarak büyük bir ekosistemin parçasıyız. 2026’da daha yenilikçi, daha çevik ve daha sürdürülebilir bir yapıya ulaşmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Plastik sektörü 2023 yılında da büyüdü Haber

Plastik sektörü 2023 yılında da büyüdü

Hem İhracat Hem Üretimde Artış Plastik sektörünün 2023 yılını hem ihracatta hem üretimde artışla kapattığını belirten Karadeniz, “2023 yılında, çok sayıda insanın hayatını ve malını kaybetmesine neden olan ve ülkemizi yasa boğan depremler, ihracat pazarlarındaki talep daralması, seçim süreci, bölgesel çatışmalar ve finansmana erişimdeki zorluklar gibi çeşitli olumsuz faktörlerin etkisiyle plastik sektörünün performansı yavaşladı. İlk üç çeyrekte yalnızca %2,5 oranında büyüyen sektör, son çeyrekte ise sevindirici bir performans sergileyerek yılı %5 civarında bir büyümeyle tamamladı. Türkiye'nin dış ilişkilerde doğru konumlanması sayesinde, coğrafyamızda yaşanan bölgesel çatışmaların ülke ticaretimizi olumsuz etkilemediğini gözlemledik. Hatta geleneksel ihracat pazarlarımızdaki talep daralmasına bağlı ihracat kayıplarımız, bu doğru konumlanma sayesinde gelişen yeni pazarlara açılmamız sayesinde telafi edildi. Bu gelişmelerle birlikte, plastik ihracatımız yılsonu itibariyle yaklaşık %2’lik artışla 4,6 milyon tona yükseldi. Ancak, küresel piyasalarda plastik hammadde fiyatlarında yaşanan düşüş, ihracatımızın değer bazında gerilemesine neden oldu ve ihracatımız değer bazında yılı yaklaşık %7 civarında bir kayıpla tamamladı. Plastik sektörü, otomotiv başta olmak üzere 30’dan fazla sektöre ara girdi sağlamaktadır. Bu nedenle, ihracatının önemli bir bölümü dolaylı olarak gerçekleşmektedir. Hesaplamalarımıza göre, dolaylı ihracatı da dikkate alarak plastik sektörünün 2023 yılı ihracatının yaklaşık olarak 16 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyleyebiliriz.” dedi. Katma Değerli Üretimin Anahtarı Nitelikli İşgücü Yüksek katma değerli üretim için sektörün üretim kompozisyonunda değişikliğe gidilmesi gerektiğini ifade eden Karadeniz, “Sektörümüzün yıllardır süre gelen en başat sorunlarından biri düşük katma değerli üretim yapıyor olmamız. Yüksek katma değerli üretime geçmek adına sürekli hedefler konuluyor olsa da üretim kompozisyonunu değiştirmek için en önemli ihtiyaç olan nitelikli insan kaynağına erişimin çok kısıtlı olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Eğer ülke olarak verimliliği artıracaksak kaynaklarımızı mutlaka eğitime aktarmamız gerekiyor. Öte yandan, son yıllarda önemi hızla artan bir diğer önemli sorun ise yaşanmakta olan finansman darboğazı. Ne yazık ki, içinden geçtiğimiz dönemde finans kuruluşlarının vadeleri kıstığını ve finansmana erişimin giderek zorlaştığını görmekteyiz. Firmalar işletme sermayesi bulmakta dahi güçlük çekerken yatırım planları ötelenmekte ve buna bağlı olarak ülkemiz dış ticaretteki rakiplerine pozisyon kaybetmektedir. İmalat sanayimizin büyüme potansiyelini gerçekleştirebilmesi adına finansmana erişim imkanlarının geliştirilmesi gerekiyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.