SON DAKİKA
Hava Durumu

#Piyasalar

Ekometre - Piyasalar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Piyasalar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Borsa İstanbul’da Fed baskısı Haber

Borsa İstanbul’da Fed baskısı

Yarım günlük seansta yatırımcıların odağında Fed’in faiz kararı ve endeksin 11.000 puan desteği bulunuyor. Borsa İstanbul’da yatay seyir yeni işlem gününde de devam etti. Küresel piyasalardaki teknoloji hissesi iyimserliği BIST 100 endeksinde güçlü bir yükselişe dönüşmezken bankacılık ve holding hisselerindeki kayıplar endeks üzerinde baskı oluşturdu. BIST 100 güne yatay başladı BIST 100 endeksi, açılışta önceki kapanışına göre 0,07 puanlık düşüşle 11.150,96 puana geriledi. Endeks, önceki işlem gününü 11.151,03 puandan tamamlamıştı. Açılış verileri, piyasada belirgin bir yön değişikliğinin yaşanmadığını ortaya koydu. Bankacılık ve holding hisselerinde kayıp Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,44, holding endeksi ise yüzde 0,61 değer kaybetti. Sektör endeksleri arasında metal eşya makina yüzde 2,74 yükselişle pozitif ayrıştı. Finansal kiralama ve faktoring endeksi ise yüzde 2,12 düşüşle en fazla gerileyen sektör oldu. Fed kararı öncesi temkinli bekleyiş Küresel piyasalarda teknoloji hisselerindeki yükselişin desteğiyle olumlu bir görünüm öne çıksa da Borsa İstanbul’da yatırımcıların Fed kararı öncesinde temkinli hareket ettiği görülüyor. ABD Merkez Bankasının açıklayacağı faiz kararı; dolar, tahvil faizleri ve küresel risk iştahı üzerinden gelişmekte olan ülke piyasalarının yönünü etkileyebilecek başlıca gelişmeler arasında yer alıyor. Piyasalarda faiz oranlarının sabit tutulması beklentisi öne çıkarken karar metnindeki mesajlar ve aralık ayına ilişkin faiz politikası sinyalleri yakından izlenecek. Daha şahin bir iletişim, dolar ve ABD tahvil faizlerini destekleyerek gelişmekte olan piyasalarda risk iştahını sınırlayabilir. Daha dengeli mesajlar ise hisse senedi piyasalarına destek sağlayabilir. BIST 100’de 11.000 puan desteği öne çıkıyor Teknik görünümde 11.000 ve 10.900 puan seviyeleri destek, 11.300 ve 11.400 puan seviyeleri ise direnç olarak takip ediliyor. Dar bantta hareket eden endeks açısından 11.000 puan üzerindeki seyrin korunması ve 11.300 puan direncinin aşılıp aşılamaması, kısa vadeli yön arayışında belirleyici olacak. Borsa İstanbul’da bugün yarım gün seans Borsa İstanbul’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesinde bugün işlemler saat 13.00’e kadar sürecek. 29 Ekim Perşembe günü ise resmi tatil nedeniyle piyasalar kapalı olacak. Kısa seans nedeniyle gün içindeki fiyat hareketlerinin sınırlı kalması mümkün. Fed kararının ardından oluşacak küresel piyasa tepkisinin, tatil sonrasındaki işlemlerde daha belirgin hissedilmesi beklenebilir. Pay piyasasında takas takvimi değişti 27 Ekim Salı ve 28 Ekim Çarşamba günlerinde gerçekleştirilen pay piyasası işlemlerinin takası 2 Kasım Pazartesi günü yapılacak. 26 Ekim Pazartesi tarihli işlemlerin takası ise 30 Ekim Cuma günü gerçekleştirilecek. Cumhuriyet Bayramı tatili nedeniyle 28 Ekim’deki işlemlerin takas süreci kasım ayına uzanacak. Yurt içinde dış ticaret ve H-ÜFE verileri izlenecek Yurt içinde eylül ayı dış ticaret dengesi ve Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) verileri takip edilecek. Küresel piyasalarda ise ABD’den açıklanacak toptan eşya stokları ve haftalık mortgage başvuruları gündemde olacak. Piyasaların ana gündem maddesi, TSİ 21.00’de açıklanacak Fed faiz kararı ve TSİ 21.30’da başlayacak Fed Başkanı Kevin Warsh’ın basın toplantısı olacak. Fon ödemelerinde yeni aşama Yurt içi piyasalarda izlenen bir diğer konu, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fon ödemeleri oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın verdiği bilgiye göre, 23 Ekim itibarıyla toplam 93 fona ve 71 bin 899 hesaba 68 milyar lira ödeme yapıldı. Olağanüstü tasfiye kapsamında 1 milyon liraya kadar olan ödemelerin cuma günü İş Bankası ve Ziraat Bankası üzerinden başlaması planlanıyor. Piyasada yön arayışı Fed sonrasında sürecek Borsa İstanbul’da yarım günlük seansın ardından Cumhuriyet Bayramı tatiline girilecek olması, yatırımcıların Fed kararına yönelik beklentilerini öne çıkarıyor. BIST 100’de kısa vadeli görünüm açısından 11.000 puan desteğinin korunması ve 11.300 puan direncinin aşılması yakından izlenecek. Küresel piyasalardaki fiyatlamalar ve Fed’in vereceği mesajlar, tatil sonrasındaki işlemlerde endeksin yönü üzerinde etkili olabilecek.

Küresel piyasalar Jackson Hole'a kilitlendi Haber

Küresel piyasalar Jackson Hole'a kilitlendi

PCE enflasyonunun beklentileri aşmasının ardından piyasalarda faiz artışı beklentisi de gündemde kalmayı sürdürüyor. Küresel finans piyasalarında Jackson Hole öncesi temkinli bir görünüm hakim. Dolar ve ABD tahvil faizleri dar bantta hareket ederken, yatırımcıların ana gündemini Fed Başkanı Kevin Warsh'ın sempozyumda yapacağı konuşma oluşturuyor. Bu yıl Jackson Hole'da yalnızca kısa vadeli faiz kararlarına ilişkin sinyaller değil, Warsh yönetimindeki Fed'in para politikası anlayışı ve piyasalarla kuracağı iletişimin çerçevesi de izlenecek. Son PCE verilerinin enflasyon baskısının sürdüğüne işaret etmesi ise Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentileri daha da kritik hale getirdi. Warsh, Jackson Hole'a ilk kez Fed Başkanı olarak katılıyor Kansas City Fed tarafından düzenlenen Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu öncesinde piyasalardaki beklenti, Kevin Warsh'ın vereceği mesajlara yoğunlaştı. Isio Investment Management CIO'su Ajith Nair, yatırımcıların doğal olarak faiz görünümünü takip edeceğini ancak bu yılki toplantının en önemli başlığının Warsh'ın Jackson Hole'a ilk kez Fed Başkanı sıfatıyla katılması olduğunu ifade etti. Nair'e göre Warsh'ın konuşması, Fed'in önümüzdeki dönemdeki vizyonu ve merkez bankasının finansal piyasalarla iletişiminde benimseyeceği yaklaşım konusunda önemli işaretler verebilir. Fed'in yeni iletişim anlayışı da masada Warsh döneminde piyasalarda öne çıkan değerlendirmelerden biri, Fed'in ekonomik tahminler ve politika projeksiyonları üzerinden yapılan yönlendirmeye daha az bağımlı bir iletişim modeli benimseyebileceği yönünde. Jackson Hole'daki konuşmanın, bu yaklaşımın kapsamına ilişkin daha net mesajlar vermesi bekleniyor. Bu nedenle yatırımcılar yalnızca bir sonraki faiz kararına ilişkin ipuçlarını değil, Fed'in uzun vadede piyasaları nasıl yönlendireceğini de takip edecek. Dolar endeksi 99,13 seviyesinde Sempozyum öncesinde döviz piyasalarında sınırlı hareketler yaşanıyor. Dolar endeksi, sekiz günlük zirvesinin ardından elde ettiği kazanımların bir bölümünü geri verse de 99,13 seviyesinde yatay seyrini sürdürüyor. Euro, dolar karşısında yüzde 0,05 değer kazanarak 1,1655'e yükseldi. Sterlin ise yüzde 0,05 düşüşle 1,3586 dolar seviyesine geriledi. Avustralya doları da yüzde 0,18 artışla 0,718 dolara çıktı. PCE enflasyonu beklentilerin üzerinde geldi Fed'in para politikası beklentilerini etkileyen son önemli gelişme, ABD'de açıklanan kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi oldu. Temmuz ayında yıllık PCE enflasyonu yüzde 3,7 ile bir önceki aya göre değişmezken, yüzde 3,6 seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerine çıktı. Aylık artış ise yüzde 0,2 olarak gerçekleşti. Piyasalarda aylık bazdaki beklenti yüzde 0,1 düzeyindeydi. Veriler, enflasyonist baskıların Fed açısından tamamen ortadan kalkmadığına işaret ederken, faiz beklentilerinin de canlı kalmasına neden oldu. Faiz artışı beklentisi gündemde kalıyor Westpac ekonomisti Ryan Wells, açıklanan enflasyon verilerinin yıl sonuna kadar Fed'den faiz artırımı beklentisini desteklediğini belirtti. Wells'e göre piyasaların asıl odağı ise Kevin Warsh'ın Jackson Hole'da kullanacağı ton olacak. Danske Bank analisti Jesper Fjarstedt de çekirdek PCE enflasyonunun yıllık yüzde 3,3 seviyesinde kalmasının ve “supercore” enflasyondaki yeniden hızlanmanın, Warsh üzerinde daha şahin mesaj verme baskısı oluşturduğunu ifade etti. Buna karşın Fjarstedt, Fed Başkanı'nın Jackson Hole konuşmasında belirgin ve doğrudan bir politika taahhüdünde bulunmaktan kaçınmasının daha olası olduğunu değerlendirdi. Japonya'da faiz artışı olasılığı yüzde 86 Asya piyasalarında da merkez bankalarının para politikası adımları yakından takip ediliyor. Japon yeni dolar karşısında 159,30 seviyesinde yatay hareket ederken, Japonya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Ryozo Himino, zamanında yapılacak faiz artırımlarının ilerleyen dönemde daha sert bir parasal sıkılaşma ihtiyacını azaltabileceğini söyledi. Himino, eylül ayındaki toplantıya ilişkin açık bir yönlendirme yapmazken, Totan Tanshi verilerine göre piyasalar BOJ'un gelecek ay faiz artırma ihtimalini yüzde 86 olarak fiyatlıyor. Güney Kore'den ikinci faiz artırımı Güney Kore Merkez Bankası'nın politika faizini 25 baz puan yükselterek yüzde 3'e çıkarmasının ardından Güney Kore wonu dolar karşısında yüzde 0,39 değer kazandı. Söz konusu karar, merkez bankasının art arda gerçekleştirdiği ikinci faiz artırımı olarak kayıtlara geçti. ABD tahvil faizleri yüksek seviyesini koruyor ABD tahvil piyasasında da Fed'in daha sıkı bir politika izleyebileceği beklentisi etkisini sürdürüyor. 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizi yüzde 4,652 civarında işlem görürken, 30 yıllık tahvil faizinde yüzde 5,171 seviyesi öne çıkıyor. Küresel piyasaların gözü şimdi Jackson Hole'da Kevin Warsh'ın yapacağı konuşmaya çevrilmiş durumda. Warsh'ın enflasyon görünümü, faizlerin gelecekte izleyeceği rota ve Fed'in yeni iletişim stratejisine ilişkin vereceği mesajların, önümüzdeki dönemde piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Küresel Piyasalar haftaya karışık başladı Haber

Küresel Piyasalar haftaya karışık başladı

ABD-İran Görüşmeleri yakından izleniyor ABD ve İran heyetleri arasında İsviçre'de yürütülen diplomatik temaslar sürerken, taraflardan gelen açıklamalar piyasalarda temkinli iyimserliği destekledi. Müzakereler sırasında ABD Başkanı Donald Trump'ın sert açıklamaları dikkat çekerken, İran Meclis Başkanı ve Müzakere Heyeti Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, ABD'nin tehditlerini önemsemediklerini söyledi. Zaman zaman tansiyon yükselse de tarafların müzakere masasında kalmayı sürdürmesi, Orta Doğu'da kalıcı bir barış ihtimaline yönelik beklentileri canlı tutuyor. Enerji Piyasalarında Hürmüz etkisi Küresel enerji arzının kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinde geçen haftaya göre yavaşlama görüldü. Petrol fiyatları üzerindeki etkileri yakından takip edilen gelişmeler, görüşmelerde ilerleme sağlansa bile enerji arzına yönelik risklerin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor. Gözler ABD verilerinde Bu hafta ABD'de açıklanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyon verisi ile büyüme rakamları piyasaların yönü açısından belirleyici olacak. Geçen hafta Fed Başkanı Kevin Warsh'ın şahin tondaki açıklamaları sonrasında para piyasalarında, yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha yapılacağı beklentisi güç kazandı. ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,22'ye, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,48'e yükseldi. Dolar güçlenirken altın destek buldu Fed'in sıkı para politikasını koruyacağı beklentisiyle dolar endeksi yükselişini sürdürerek 100,9 seviyesine çıktı. Yüksek faiz beklentileri altın üzerinde baskı oluştursa da ABD-İran görüşmelerinde kaydedilen ilerleme güvenli liman talebini destekledi. Altının ons fiyatı haftaya yüzde 0,6 yükselişle 4.180 dolar seviyesinden başladı. ABD endeks vadeli kontratları ise haftaya negatif seyirle giriş yaptı. Avrupa'da Lagarde'ın mesajları bekleniyor Avrupa piyasalarında gözler Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın Avrupa Parlamentosu'nda yapacağı konuşmaya çevrildi. Yatırımcılar, Lagarde'ın açıklamalarından ECB'nin faiz politikalarına ilişkin yeni sinyaller arayacak. Para piyasalarında bankanın yıl sonuna kadar en az bir faiz artışı daha yapacağı beklentisi öne çıkıyor. Bunun yanında açıklanacak PMI verileri de Avrupa ekonomisinin görünümüne ilişkin önemli ipuçları verecek. Asya Piyasalarında Pozitif Hava Asya borsalarında Hong Kong hariç pozitif görünüm öne çıktı. Çin Merkez Bankası'nın kredi faiz oranlarını değiştirmemesi piyasalar tarafından beklentiler doğrultusunda karşılandı. Yarı iletken sektöründeki yükselişler dikkat çekerken, Güney Koreli çip üreticisi SK Hynix'in hisseleri yüzde 3,9 değer kazandı. Kapanışa yakın işlemlerde Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,9, Güney Kore Kospi endeksi yüzde 0,5 ve Çin Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,8 yükselirken, Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 0,7 geriledi. Yurt İçinde Gözler Enflasyon Beklentilerinde Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi cuma gününü yüzde 0,63 düşüşle 14.734 puandan tamamladı. Bugün yurt içinde tüketici güven endeksi, sektörel enflasyon beklentileri ve Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verileri takip edilecek. Analistler, BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.500 puanı destek, 14.800 ve 14.900 puanı ise direnç seviyeleri olarak değerlendiriyor.

Trump'tan Hürmüz ve petrol mesajı Haber

Trump'tan Hürmüz ve petrol mesajı

Trump, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumuna ilişkin ise "Ele geçirdiğimizde yok edeceğiz" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Zirvesi kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yeniden normale dönmeye başladığını belirterek, boğazın 19 Haziran'a kadar tamamen açılacağını ifade etti. Petrol sevkiyatının yeniden hız kazanacağını söyleyen Trump, "Petrol akışı yeniden başlıyor ve fiyatlar hızla düşüyor. Piyasalarda olumlu gelişmeler yaşanıyor" dedi. "İran'ın nükleer silahı olmayacak" Trump, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin değerlendirmesinde ise, "Ele geçirdiğimizde yok edeceğiz. Amacımız ona sahip olmak değil, yok etmek" ifadelerini kullandı. Mutabakatın ayrıntılarının henüz açıklanmadığını belirten Trump, önceliklerinin resmi çerçevenin oluşturulması olduğunu söyledi. İran'ın nükleer silaha sahip olmasının engelleneceğini vurgulayan Trump, bunun anlaşmanın temel hedefi olduğunu kaydetti. JCPOA eleştirisi Trump, varılan mutabakatı, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) ile kıyasladı. JCPOA'nın İran'a nükleer silaha giden yolu açtığını savunan Trump, yeni mutabakatın ise nükleer silah edinilmesini engelleyen güçlü bir mekanizma oluşturduğunu ileri sürdü. Piyasalar ise Hürmüz Boğazı'nın yeniden tam kapasiteyle açılacağı beklentisini olumlu karşılarken, petrol fiyatlarında aşağı yönlü hareket dikkat çekiyor.

Altın fiyatları yükselişe geçti Haber

Altın fiyatları yükselişe geçti

Jeopolitik risklerde tansiyonun düşebileceğine yönelik beklentiler ve enflasyon kaygılarındaki sınırlı gerileme, yatırımcıların yeniden altına yönelmesine neden oldu. Külçe altın yüzde 1,6’ya varan yükselişle ons başına yaklaşık 4.580 dolara kadar çıkarak geçen haftaki kayıplarını büyük ölçüde telafi etti. Spot altın ise Singapur işlemlerinde yüzde 1,2 artışla 4.562 dolar seviyelerinde işlem gördü. ABD’li yetkililer, İran ile yürütülen görüşmelerde anlaşma metni üzerindeki çalışmaların sürdüğünü belirtirken, nihai onayın birkaç günü bulabileceğini ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump da yaptığı açıklamada anlaşma konusunda “aceleci davranmayacağını” söyledi. Daha önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temasların sürdüğünü belirterek Hürmüz Boğazı konusunda kısa süre içinde olumlu gelişmeler yaşanabileceği mesajını vermişti. Analistler ise piyasaların temkinli duruşunu koruduğunu belirtiyor. Sydney merkezli Global X ETF analisti Justin Lin, yatırımcıların yükselişin kalıcı olup olmadığını görmek için İran tarafından daha somut adımlar beklediğini söyledi. Lin’e göre piyasalar, geçmişte sonuçsuz kalan diplomatik açıklamalar nedeniyle haber akışına daha kontrollü tepki veriyor. Öte yandan altın, şubat sonunda başlayan İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerden bu yana yaklaşık yüzde 13 değer kaybetmiş durumda. Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon baskısını artırması ve faiz beklentilerini yukarı çekmesi, son dönemde değerli metaller üzerinde baskı oluşturmuştu. Piyasalar şimdi gözünü ABD Merkez Bankası’nın yeni Başkanı Kevin Warsh’ın vereceği mesajlara çevirdi. Faiz politikalarına ilişkin olası sinyallerin, önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Diğer değerli metallerde de yükseliş görüldü. Gümüş yüzde 3 değer kazanırken, platin ve paladyum fiyatları da artış kaydetti. Bloomberg Dolar Spot Endeksi ise yüzde 0,3 geriledi.

Trump gerilimi petrolü yükseltti Haber

Trump gerilimi petrolü yükseltti

Piyasalar, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin uzayabileceği endişesiyle yeniden hareketlendi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4’ün üzerinde artarak 105 dolar seviyesini aşarken, ABD tipi ham petrol (WTI) ise 99 doların üzerine çıktı. Trump, sosyal medya paylaşımında İran’ın teklifini “tamamen kabul edilemez” olarak değerlendirdi. Hürmüz Boğazı endişesi büyüyor Şubat sonunda başlayan çatışmalar sonrası Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin büyük ölçüde durması, küresel enerji sevkiyatında ciddi aksamalara yol açtı. Ham petrol, doğalgaz ve yakıt taşımacılığındaki sorunların fiyat baskısını artırdığı belirtiliyor. Uzmanlar, enerji arzındaki sıkıntının küresel enflasyon riskini yeniden yükseltebileceği uyarısında bulunuyor. “Fiyatlarda yeni yükseliş alanı oluşabilir” ING Group Emtia Stratejisi Başkanı Warren Patterson, ABD ile İran arasında kısa vadede anlaşma ihtimalinin zayıfladığını belirterek, çatışmaların yeniden tırmanabileceğine dikkat çekti. Patterson, artan jeopolitik risklerin petrol fiyatlarında yeni yükseliş alanı oluşturabileceğini söyledi. Bölgedeki saldırılar sürüyor Öte yandan Katar açıklarında bir yük gemisine insansız hava aracıyla saldırı düzenlendiği bildirildi. Saldırı sonrası gemide kısa süreli yangın çıkarken, olay bölgedeki deniz taşımacılığı risklerini yeniden gündeme taşıdı. Saudi Aramco CEO’su Amin Nasser ise Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamaların birkaç hafta daha sürmesi halinde enerji piyasalarının ancak 2027 yılında normalleşebileceğini ifade etti.

Altın yükselir mi? Haber

Altın yükselir mi?

Altın, ABD’nin İran ile ateşkesi uzatma kararı sonrası petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon baskılarını ve uzun süre yüksek faiz beklentilerini hafifletmesiyle çarşamba günü yükseliş kaydetti. Spot altın yüzde 0,9 yükselerek ons başına 4.755,11 dolara çıktı. Bu artış, fiyatların Salı günü 13 Nisan’dan bu yana en düşük seviyeye gerilemesinin ardından geldi. ABD’de Haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 1,1 değer kazanarak 4.772,90 dolara ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesin süresinin dolmasına saatler kala İran ile yürütülecek barış görüşmelerine alan açmak için ateşkesi süresiz olarak uzatacağını söyledi. Ancak bu açıklamanın tek taraflı olduğu, İran veya ABD’nin müttefiki İsrail’in bu uzatmayı kabul edip etmediğinin ise net olmadığı belirtildi. Ateşkes iki hafta önce başlamıştı. Bloomberg HT'de yer alan habere göre Marex analisti Edward Meir, “Bu ateşkes uzatmasıyla piyasalar gerilimin azaldığını düşünüyor. Eğer ateşkes sona erer ve çatışmalar yeniden başlarsa dolar güçlenir, petrol ve faizler yükselir; bu da altın fiyatlarını baskılar” dedi. Ateşkes uzatması sonrası hisse senetleri yükseldi, dolar geriledi ve petrol fiyatları düşüşe geçti. Yüksek ham petrol fiyatları, taşıma ve üretim maliyetlerini artırarak enflasyonu körükleyebilir. Altın enflasyona karşı bir koruma aracı olarak görülse de, yüksek faiz oranları getirili varlıkları daha cazip hale getirerek altının cazibesini azaltıyor. "Altının yeniden rekor seviyeleri test etmesini beklemeye devam ediyoruz" Standard Chartered bir notunda, “Fiyat hareketleri Orta Doğu ateşkes haberlerine ve likidite ihtiyacına bağlı kalmaya devam ediyor. Son yükseliş kırılgan ve kısa vadeli bir düzeltme riski taşıyor, ancak değerli metallerde toparlanma ve özellikle altının yeniden rekor seviyeleri test etmesini beklemeye devam ediyoruz” dedi. Bu arada, Kevin Warsh salı günü yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump’a faiz indirimleri konusunda hiçbir taahhütte bulunmadığını söyledi. Warsh, Senato onay süreci kapsamında merkez bankasını yönetirken Beyaz Saray’dan bağımsız hareket edeceğini ve geniş kapsamlı reformlar yapacağını vurguladı. Spot gümüş yüzde 1,5 artışla ons başına 77,84 dolara yükseldi. Platin yüzde 1,5 artarak 2.067,25 dolara, paladyum ise yüzde 1,8 yükselişle 1.560,31 dolara çıktı.

Enerji şoku faiz indirimini engelliyor Haber

Enerji şoku faiz indirimini engelliyor

Yıla faiz indirimi beklentisiyle giren piyasalarda ‘şahin’ politikaların devam edeceği beklentisi hakim olmaya başladı. Küresel piyasalar nisan ayına İran merkezli jeopolitik gerilimlerin gölgesinde girerken, tedarik endişeleriyle 115 dolar seviyelerine kadar tırmanan Brent petrol, yüksek enflasyonun kalıcı hale geleceği korkusunu tetikleyerek, para politikasının dizginlerini elinde tutan merkez bankalarının mevcut planlarını doğrudan etkiledi. Yaşanan bu ani enerji şoku, yıla faiz indirim döngüsü beklentisiyle giren majör merkez bankalarının nisan ayındaki toplantılarında planları değiştirdi. 29 Nisan’da toplanacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerini ertelemesi bekleniyor. Fed, kararını 30 Nisan’da açıklayacak. Avrupa Merkez Bankası’nın da (ECB) olası bir ‘faiz artırımı’ senaryosu dahi yeniden dillendirilmeye başlandı. İngiltere Merkez Bankası’na (BOE) yönelik faiz indirimi beklentileri ise yerini sabit tutma eğilimine bırakırken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artıracağına ilişkin öngörüler güçlendi. 22 Nisan’da toplanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da değişen bu küresel ve yerel şartlar ışığında faiz kararını piyasalarla paylaşacak. Enerjide ‘hürmüz’ çıkmazı İstanbul Ticaret’e değerlendirmede bulunan Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan ve halen devam eden mevcut savaş halinin en çok enerji piyasalarını vurduğunu belirtti. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki sert artışın nedenlerini detaylandıran Bal, “Bölgedeki altyapı tesislerinin zarar görmesi ve üretimin ilerleyen sürece dair ne kadar hasar alacağına ilişkin belirsizliğin yanı sıra dünyadaki petrol ticaretinin yaklaşık beşte birine hizmet eden Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması, enerji maliyetlerinde ciddi bir artışı beraberinde getirdi” dedi. Enerji maliyetlerinin artmasının küresel çapta enflasyon ve büyüme üzerinde olumsuz etkiler yarattığına dikkat çeken Bal, savaş sona erse dahi petrol fiyatlarının çok hızlı bir şekilde savaş öncesi seviyelere dönmesinin ana senaryo olmadığını vurguladı. İndirim döngüsü şimdilik rafa kalktı Son bir buçuk aylık süreçte artan maliyetler ve enflasyon tarafında gündeme gelen endişelerin merkez bankalarının stratejilerini doğrudan değiştirdiğini ifade eden Bal, “Savaş öncesinde küresel piyasalarda hâkim olan kademeli faiz indirim döngüsü şu an için rafa kaldırılmış durumda. Merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelediğini söyleyebiliriz” dedi. Küresel çapta çok hızlı bir şahinleşme ve sert faiz artırımları beklemediklerini dile getiren Bal, beklentilerindeki değişimi şu sözlerle aktardı: “Fed’e ilişkin genel beklentiler, bu yıl faiz indirimi yapılmaması yönünde ama kuvvetli bir faiz artırım beklentisi yok. Avrupa Merkez Bankası’nda ise bu yıl faiz değişimi beklenmiyordu, şimdi ‘bir artırım olabilir’ düşüncesi daha ağır basıyor. Fed ve İngiltere Merkez Bankası gibi faiz indirim döngüsünde olan merkez bankalarının bu döngüyü şu an için ertelemesi anlamına geliyor.” Enerji maliyetlerindeki tırmanış, zayıflayan faiz indirimi beklentileri ve riskli varlıklara yönelik azalan iştahın, gelişmekte olan ülkelerden para çıkışlarına sebep olduğunu belirten Bal, jeopolitik riskler sürdükçe bu çıkış eğiliminin devam edebileceğinin altını çizdi. Güvenli liman arayışında yatırımcıların ağırlıklı olarak tahvil ve dolara yöneldiğini aktaran Bal, değerli metallerdeki alışılagelmişin aksine yaşanan düşüşe dikkat çekti: “Normal şartlarda güvenli liman talebiyle altın talep görür, ancak içinde bulunduğumuz sürecin faiz indirim beklentilerini zayıflatması, tahvil faizlerini yükseltmesi ve dolara olan ilgiyi artırması, altını ve gümüşü zayıflatan bir faktör. Enerji maliyetleri yüksek seyretmeye devam ederse altın ve gümüş tarafı zayıf kalmaya devam edebilir.” TCMB için beklenti Küresel jeopolitik tablonun yurt içine yansımalarını da değerlendiren Bal, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) cephesinde de indirim beklentilerinin ötelendiğini kaydetti. Yüzde 1.94 gelen mart enflasyonunun ardından nisan ayının da marttan düşük olmayacağına işaret eden Bal, “Hâlihazırda zaten üst banttan fonlama yapıldığını görüyoruz. Dolayısıyla kısa vadeli bir faiz indirimi şu an bizim taraf için de yok” dedi. Küresel enflasyon korkusunun yeni bir faza geçebileceği uyarısında da bulunan Bal, “savaş uzamaya devam eder, daha da şiddetlenir ve enerji maliyetlerindeki artış eğilimi tekrar hızlanacak olursa hem bizde hem dünyada faiz artırım ihtimalleri daha ciddi konuşulmaya başlanabilir” değerlendirmesinde bulundu. Piyasalar yön arıyor İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, yıla başlarken dünyada enflasyonun kontrol altına alındığı ve gelişmekte olan ülkelerde dezenflasyon sürecinin devam ettiği iyimser bir tablo olduğunu hatırlattı. Ancak jeopolitik gerilimlerin bu durumu hızla tersine çevirdiğini belirten Altunsaray, “ABD, İran ve İsrail savaşının başlaması, devamında Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve petrolde arz sıkıntısının devreye girmesiyle beraber petrol fiyatlarında ciddi artışlar gördük” dedi. Dünya LNG ticaretinin de sekteye uğramasıyla enerji maliyetlerinin ciddi oranda tırmandığını vurgulayan Altunsaray, enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü her hareketin tarihi olarak enflasyonist baskı yarattığını ifade etti. Fiyat istikrarının merkez bankalarının ana görevi olduğunu hatırlatan Altunsaray, değişen beklentileri şu sözlerle özetledi: “Şu an enerji maliyetlerinin artmasından dolayı küresel bir enflasyon riski olduğunu düşünecek olursak merkez bankalarının faiz indirimlerinin rafa kalktığını söyleyebiliriz. Hatta Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BOE) gibi kimi merkez bankalarından faiz artışları bile bekleniyor.” Gelişmekte olan borsalardan çıkış hızlandı Gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz politikalarındaki şahinleşme eğiliminin piyasalardaki para akışını doğrudan değiştirdiğini vurgulayan Altunsaray, bu durumun borsalar üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekti. Ocak başından şubat sonuna kadarki süreci örnek gösteren Altunsaray, “Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının faiz indirimi yaptığı ya da beklendiği dönemlerde genelde gelişmekte olan ülkelerin borsalarına ve piyasalarına para girişi olduğunu görmüşüzdür” dedi. Ancak mevcut tabloda rüzgarın tersine döndüğünü belirten Altunsaray, “Faiz indirimi beklentileri değişip merkez bankalarının faiz politikaları sıkılaşma anlamında değiştiği zaman, gelişmekte olan ülkelerin borsalarından çıkış olup paranın sabit getirili ürünlere gittiğini görmüşüzdür. Aslında şu anda gerçekleşen durum tam olarak bu” değerlendirmesinde bulundu. Yeni güvenli liman talebi Yatırımcıların bu belirsizlik ortamında nasıl bir strateji izlemesi gerektiğine de değinen Altunsaray, portföylerin bir miktar nakitte tutulmasının veya para piyasası fonları (PPF) ile mevduat gibi sabit getirili enstrümanlarda değerlendirilmesinin daha kritik olacağını kaydetti. Altın fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin arka planını da açıklayan Altunsaray, şunları söyledi: “Şu an merkez bankalarının altın satması, Körfez ülkelerinden likidite ihtiyacı dolayısıyla altın satılması ve dolar endeksinin (DXY) güçlenmesi geri çekilmelere sebep oldu. Aynı zamanda Fed’in faiz indirimlerini ötelemesi dünyada doları güçlendirdi. Bu yüzden güvenli liman tarafının, piyasadaki belirsizlikten dolayı şu an için sabit getirili ürünlerde olduğunu düşünüyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.