SON DAKİKA
Hava Durumu

#Piyasalar

Ekometre - Piyasalar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Piyasalar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altın yükselir mi? Haber

Altın yükselir mi?

Altın, ABD’nin İran ile ateşkesi uzatma kararı sonrası petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon baskılarını ve uzun süre yüksek faiz beklentilerini hafifletmesiyle çarşamba günü yükseliş kaydetti. Spot altın yüzde 0,9 yükselerek ons başına 4.755,11 dolara çıktı. Bu artış, fiyatların Salı günü 13 Nisan’dan bu yana en düşük seviyeye gerilemesinin ardından geldi. ABD’de Haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 1,1 değer kazanarak 4.772,90 dolara ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesin süresinin dolmasına saatler kala İran ile yürütülecek barış görüşmelerine alan açmak için ateşkesi süresiz olarak uzatacağını söyledi. Ancak bu açıklamanın tek taraflı olduğu, İran veya ABD’nin müttefiki İsrail’in bu uzatmayı kabul edip etmediğinin ise net olmadığı belirtildi. Ateşkes iki hafta önce başlamıştı. Bloomberg HT'de yer alan habere göre Marex analisti Edward Meir, “Bu ateşkes uzatmasıyla piyasalar gerilimin azaldığını düşünüyor. Eğer ateşkes sona erer ve çatışmalar yeniden başlarsa dolar güçlenir, petrol ve faizler yükselir; bu da altın fiyatlarını baskılar” dedi. Ateşkes uzatması sonrası hisse senetleri yükseldi, dolar geriledi ve petrol fiyatları düşüşe geçti. Yüksek ham petrol fiyatları, taşıma ve üretim maliyetlerini artırarak enflasyonu körükleyebilir. Altın enflasyona karşı bir koruma aracı olarak görülse de, yüksek faiz oranları getirili varlıkları daha cazip hale getirerek altının cazibesini azaltıyor. "Altının yeniden rekor seviyeleri test etmesini beklemeye devam ediyoruz" Standard Chartered bir notunda, “Fiyat hareketleri Orta Doğu ateşkes haberlerine ve likidite ihtiyacına bağlı kalmaya devam ediyor. Son yükseliş kırılgan ve kısa vadeli bir düzeltme riski taşıyor, ancak değerli metallerde toparlanma ve özellikle altının yeniden rekor seviyeleri test etmesini beklemeye devam ediyoruz” dedi. Bu arada, Kevin Warsh salı günü yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump’a faiz indirimleri konusunda hiçbir taahhütte bulunmadığını söyledi. Warsh, Senato onay süreci kapsamında merkez bankasını yönetirken Beyaz Saray’dan bağımsız hareket edeceğini ve geniş kapsamlı reformlar yapacağını vurguladı. Spot gümüş yüzde 1,5 artışla ons başına 77,84 dolara yükseldi. Platin yüzde 1,5 artarak 2.067,25 dolara, paladyum ise yüzde 1,8 yükselişle 1.560,31 dolara çıktı.

Enerji şoku faiz indirimini engelliyor Haber

Enerji şoku faiz indirimini engelliyor

Yıla faiz indirimi beklentisiyle giren piyasalarda ‘şahin’ politikaların devam edeceği beklentisi hakim olmaya başladı. Küresel piyasalar nisan ayına İran merkezli jeopolitik gerilimlerin gölgesinde girerken, tedarik endişeleriyle 115 dolar seviyelerine kadar tırmanan Brent petrol, yüksek enflasyonun kalıcı hale geleceği korkusunu tetikleyerek, para politikasının dizginlerini elinde tutan merkez bankalarının mevcut planlarını doğrudan etkiledi. Yaşanan bu ani enerji şoku, yıla faiz indirim döngüsü beklentisiyle giren majör merkez bankalarının nisan ayındaki toplantılarında planları değiştirdi. 29 Nisan’da toplanacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerini ertelemesi bekleniyor. Fed, kararını 30 Nisan’da açıklayacak. Avrupa Merkez Bankası’nın da (ECB) olası bir ‘faiz artırımı’ senaryosu dahi yeniden dillendirilmeye başlandı. İngiltere Merkez Bankası’na (BOE) yönelik faiz indirimi beklentileri ise yerini sabit tutma eğilimine bırakırken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artıracağına ilişkin öngörüler güçlendi. 22 Nisan’da toplanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da değişen bu küresel ve yerel şartlar ışığında faiz kararını piyasalarla paylaşacak. Enerjide ‘hürmüz’ çıkmazı İstanbul Ticaret’e değerlendirmede bulunan Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan ve halen devam eden mevcut savaş halinin en çok enerji piyasalarını vurduğunu belirtti. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki sert artışın nedenlerini detaylandıran Bal, “Bölgedeki altyapı tesislerinin zarar görmesi ve üretimin ilerleyen sürece dair ne kadar hasar alacağına ilişkin belirsizliğin yanı sıra dünyadaki petrol ticaretinin yaklaşık beşte birine hizmet eden Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması, enerji maliyetlerinde ciddi bir artışı beraberinde getirdi” dedi. Enerji maliyetlerinin artmasının küresel çapta enflasyon ve büyüme üzerinde olumsuz etkiler yarattığına dikkat çeken Bal, savaş sona erse dahi petrol fiyatlarının çok hızlı bir şekilde savaş öncesi seviyelere dönmesinin ana senaryo olmadığını vurguladı. İndirim döngüsü şimdilik rafa kalktı Son bir buçuk aylık süreçte artan maliyetler ve enflasyon tarafında gündeme gelen endişelerin merkez bankalarının stratejilerini doğrudan değiştirdiğini ifade eden Bal, “Savaş öncesinde küresel piyasalarda hâkim olan kademeli faiz indirim döngüsü şu an için rafa kaldırılmış durumda. Merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelediğini söyleyebiliriz” dedi. Küresel çapta çok hızlı bir şahinleşme ve sert faiz artırımları beklemediklerini dile getiren Bal, beklentilerindeki değişimi şu sözlerle aktardı: “Fed’e ilişkin genel beklentiler, bu yıl faiz indirimi yapılmaması yönünde ama kuvvetli bir faiz artırım beklentisi yok. Avrupa Merkez Bankası’nda ise bu yıl faiz değişimi beklenmiyordu, şimdi ‘bir artırım olabilir’ düşüncesi daha ağır basıyor. Fed ve İngiltere Merkez Bankası gibi faiz indirim döngüsünde olan merkez bankalarının bu döngüyü şu an için ertelemesi anlamına geliyor.” Enerji maliyetlerindeki tırmanış, zayıflayan faiz indirimi beklentileri ve riskli varlıklara yönelik azalan iştahın, gelişmekte olan ülkelerden para çıkışlarına sebep olduğunu belirten Bal, jeopolitik riskler sürdükçe bu çıkış eğiliminin devam edebileceğinin altını çizdi. Güvenli liman arayışında yatırımcıların ağırlıklı olarak tahvil ve dolara yöneldiğini aktaran Bal, değerli metallerdeki alışılagelmişin aksine yaşanan düşüşe dikkat çekti: “Normal şartlarda güvenli liman talebiyle altın talep görür, ancak içinde bulunduğumuz sürecin faiz indirim beklentilerini zayıflatması, tahvil faizlerini yükseltmesi ve dolara olan ilgiyi artırması, altını ve gümüşü zayıflatan bir faktör. Enerji maliyetleri yüksek seyretmeye devam ederse altın ve gümüş tarafı zayıf kalmaya devam edebilir.” TCMB için beklenti Küresel jeopolitik tablonun yurt içine yansımalarını da değerlendiren Bal, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) cephesinde de indirim beklentilerinin ötelendiğini kaydetti. Yüzde 1.94 gelen mart enflasyonunun ardından nisan ayının da marttan düşük olmayacağına işaret eden Bal, “Hâlihazırda zaten üst banttan fonlama yapıldığını görüyoruz. Dolayısıyla kısa vadeli bir faiz indirimi şu an bizim taraf için de yok” dedi. Küresel enflasyon korkusunun yeni bir faza geçebileceği uyarısında da bulunan Bal, “savaş uzamaya devam eder, daha da şiddetlenir ve enerji maliyetlerindeki artış eğilimi tekrar hızlanacak olursa hem bizde hem dünyada faiz artırım ihtimalleri daha ciddi konuşulmaya başlanabilir” değerlendirmesinde bulundu. Piyasalar yön arıyor İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, yıla başlarken dünyada enflasyonun kontrol altına alındığı ve gelişmekte olan ülkelerde dezenflasyon sürecinin devam ettiği iyimser bir tablo olduğunu hatırlattı. Ancak jeopolitik gerilimlerin bu durumu hızla tersine çevirdiğini belirten Altunsaray, “ABD, İran ve İsrail savaşının başlaması, devamında Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve petrolde arz sıkıntısının devreye girmesiyle beraber petrol fiyatlarında ciddi artışlar gördük” dedi. Dünya LNG ticaretinin de sekteye uğramasıyla enerji maliyetlerinin ciddi oranda tırmandığını vurgulayan Altunsaray, enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü her hareketin tarihi olarak enflasyonist baskı yarattığını ifade etti. Fiyat istikrarının merkez bankalarının ana görevi olduğunu hatırlatan Altunsaray, değişen beklentileri şu sözlerle özetledi: “Şu an enerji maliyetlerinin artmasından dolayı küresel bir enflasyon riski olduğunu düşünecek olursak merkez bankalarının faiz indirimlerinin rafa kalktığını söyleyebiliriz. Hatta Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BOE) gibi kimi merkez bankalarından faiz artışları bile bekleniyor.” Gelişmekte olan borsalardan çıkış hızlandı Gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz politikalarındaki şahinleşme eğiliminin piyasalardaki para akışını doğrudan değiştirdiğini vurgulayan Altunsaray, bu durumun borsalar üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekti. Ocak başından şubat sonuna kadarki süreci örnek gösteren Altunsaray, “Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının faiz indirimi yaptığı ya da beklendiği dönemlerde genelde gelişmekte olan ülkelerin borsalarına ve piyasalarına para girişi olduğunu görmüşüzdür” dedi. Ancak mevcut tabloda rüzgarın tersine döndüğünü belirten Altunsaray, “Faiz indirimi beklentileri değişip merkez bankalarının faiz politikaları sıkılaşma anlamında değiştiği zaman, gelişmekte olan ülkelerin borsalarından çıkış olup paranın sabit getirili ürünlere gittiğini görmüşüzdür. Aslında şu anda gerçekleşen durum tam olarak bu” değerlendirmesinde bulundu. Yeni güvenli liman talebi Yatırımcıların bu belirsizlik ortamında nasıl bir strateji izlemesi gerektiğine de değinen Altunsaray, portföylerin bir miktar nakitte tutulmasının veya para piyasası fonları (PPF) ile mevduat gibi sabit getirili enstrümanlarda değerlendirilmesinin daha kritik olacağını kaydetti. Altın fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin arka planını da açıklayan Altunsaray, şunları söyledi: “Şu an merkez bankalarının altın satması, Körfez ülkelerinden likidite ihtiyacı dolayısıyla altın satılması ve dolar endeksinin (DXY) güçlenmesi geri çekilmelere sebep oldu. Aynı zamanda Fed’in faiz indirimlerini ötelemesi dünyada doları güçlendirdi. Bu yüzden güvenli liman tarafının, piyasadaki belirsizlikten dolayı şu an için sabit getirili ürünlerde olduğunu düşünüyorum.”

Altın fiyatları toparlanıyor mu? Haber

Altın fiyatları toparlanıyor mu?

Altın fiyatları salı günü, Ortadoğu’daki çatışmalarda gerilimin azalabileceğine yönelik beklentilerle yükseldi. Ancak artan enerji fiyatlarının ABD’de faiz indirimi umutlarını zayıflatması, değerli metalin son 17 yılın en kötü aylık performansına doğru ilerlemesine neden oluyor. Jeopolitik umutlar fiyatları destekledi Spot altın, yüzde 1,1 artışla ons başına 4 bin 562 dolara yükseldi. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 1,2 değer kazanarak 4.611,30 dolara çıktı. Doların zayıflaması, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için altını daha cazip hale getirdi. Gram altın ne kadar? Ons altın tarafında yaşanan yükselişle birlikte gram altın da yeni güne yukarı yönlü hareket ile başladı. Gram altın yüzde 1,2'lik yükselişle 6 bin 521 lira seviyesinde seyrediyor. Trump sinyali piyasalarda “Risk İştahını” artırdı Tastylive küresel makro başkanı Ilya Spivak, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonu sonlandırmaya açık olduğu yönündeki mesajlarının piyasalarda risk iştahını artırdığını belirtti. Wall Street Journal’ın haberine göre Trump, Hürmüz Boğazı tamamen açılmasa bile operasyonun sona erdirilmesini değerlendirmeye aldı. Piyasalar resesyon riskini fiyatlıyor Spivak, altının yaklaşık bir haftadır dengelendiğini ve özellikle geçen cuma günkü yükselişin dikkat çektiğini ifade etti. Bu yükselişin, ABD tahvil getirilerindeki düşüşle birlikte gerçekleştiğini ve piyasaların İran savaşını ekonomik durgunluk riski olarak görmeye başladığını söyledi. 17 yılın en sert aylık kaybı kapıda Altın, bu ay şu ana kadar yüzde 13’ten fazla değer kaybederek Ekim 2008’den bu yana en sert düşüşüne hazırlanıyor. Güçlü dolar ve bu yıl için faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması, fiyatlar üzerinde baskı yarattı. Buna rağmen altın, çeyrek bazında yaklaşık yüzde 5 artıda kalmayı sürdürüyor. Faiz indirimi beklentileri neredeyse silindi Yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu körükleyebileceği endişesiyle yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın bu yıl faiz indireceği beklentisini büyük ölçüde rafa kaldırdı. Oysa Ortadoğu’daki savaş başlamadan önce piyasalarda iki faiz indirimi beklentisi öne çıkıyordu. FED Temkinli: Bekle-gör politikası Fed Başkanı Jerome Powell, İran savaşının ekonomi ve enflasyon üzerindeki etkilerini görmek için acele etmeyeceklerini belirtti. Powell, merkez bankalarının genellikle petrol fiyatlarındaki artış gibi şokları geçici olarak değerlendirdiğine dikkat çekti. Diğer değerli metallerde güçlü yükseliş Spot gümüş yüzde 3,3 artışla 72,27 dolara, platin yaklaşık yüzde 1 yükselişle 1.916,77 dolara çıktı. Paladyum ise yüzde 2,3 değer kazanarak 1.437,76 dolara ulaştı.

Altın güne hafif düşüşle başladı Haber

Altın güne hafif düşüşle başladı

Önceki seansta yüzde 2’nin üzerinde değer kazanan külçe altın, ABD’de açıklanacak kritik enflasyon verileri öncesinde güçlü doların da baskısıyla düşüşe geçti. Spot altın, yüzde 0,2 gerileyerek ons başına 4.968,10 dolara indi. Nisan vadeli ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 0,4 düşüşle 4.987,60 dolardan işlem gördü. Gram altın ne kadar? Ons altın tarafında yaşanan ufa düşüşle birlikte gram altında da aşağı yönlü hareket görüldü. Gram altın yüzde 0,1'lik düşüşle 7 bin 12 lira seviyelerinde işlem görüyor. "Temel dinamiklerde bir değişime işaret etmiyor" Bloomberg HT'de yer alan habere göre OCBC stratejisti Christopher Wong, “Altın, Asya’daki tatil dönemi nedeniyle zayıf likidite koşullarının etkisinde. Bu durum temel dinamiklerde bir değişime işaret etmiyor” dedi. Çin ana karası, Hong Kong, Singapur, Tayvan ve Güney Kore piyasaları Ay Yeni Yılı tatili nedeniyle kapalıydı. Dolar bir haftanın en yüksek seviyelerine yakın ABD doları bir haftanın en yüksek seviyelerine yakın seyrini korurken, dolar cinsinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha pahalı hale getirdi. FED toplantı tutanakları açıklandı Öte yandan ocak ayına ilişkin Fed toplantı tutanakları, politika yapıcıların faizleri sabit tutma konusunda neredeyse oybirliği içinde olduğunu, ancak sonraki adımlar konusunda görüş ayrılığı yaşandığını ortaya koydu. “Birkaç” yetkilinin enflasyonun yüksek seyretmesi halinde faiz artışına açık olduğu, diğerlerinin ise enflasyonun gerilemesi durumunda ilave faiz indirimini destekleyebileceği belirtildi. Gözler işsizlik ve enflasyon verisinde Yatırımcıların gözü bugün açıklanacak haftalık işsizlik maaşı başvuruları verisi ile Cuma günü yayımlanacak ve Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) raporuna çevrildi. "Gümüşte 70-90 Dolar ve Altında 4.800-5.100 dolar aralığında bir bant hareketi görülebilir" OCBC stratejisti Christopher Wong, “Kısa vadede altın ve gümüş fiyatlarında yukarı yönlü kademeli bir trend öncesinde konsolidasyonun devam etmesini bekliyoruz. Gümüşte 70-90 dolar, altında ise 4.800-5.100 dolar aralığında bir bant hareketi görülebilir” değerlendirmesinde bulundu. Diğer değerli metallerde durum Spot gümüş, Çarşamba günü yüzde 5’in üzerinde yükseldikten sonra 77,18 dolarda yatay seyretti. Spot platin yüzde 0,1 düşüşle 2.069,58 dolara gerilerken, paladyum 1.715,93 dolarda sabit kaldı.

Bakırın ton fiyatı rekor kırdı Haber

Bakırın ton fiyatı rekor kırdı

Londra Metal Borsası’nda (LME) bakırın ton fiyatı 11.294,5 dolara kadar yükselerek rekor kırdı. Fiyatlardaki artışa rağmen traderlar, Çin’in geçmişteki üretim taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle temkinli davranıyor. Londra Metal Borsası’nda bakırın ton fiyatı 11.294,5 dolarla tüm zamanların zirvesini gördü ve daha sonra 11.189 dolarda dengelendi. Yılbaşından bu yana yüzde 28 artan fiyatlar, küresel arz endişeleri ve Çin kaynaklı üretim haberleriyle desteklendi. Çin’in üretim kesintisi planları piyasayı hareketlendirdi Çin’in önde gelen bakır izabe tesislerinin 2026’da üretimi yüzde 10’dan fazla azaltma niyetinde olduğu bildirildi. Ancak piyasa oyuncuları, Çin’in geçmişte benzer vaatleri uygulamada zorluk yaşaması nedeniyle bu açıklamalara ihtiyatla yaklaşıyor. Şangay’da gerçekleştirilen sektör toplantılarında maden üretimindeki kesintiler ve cevher tedarik zincirinde yaşanan sıkıntılar gündemin ana konuları arasında yer aldı. ABD’de ithalat vergileriyle ilgili değerlendirmelerin sürmesi ve Çin’den büyük miktarlarda bakır sevkiyatının yapıldığı haberleri de fiyatların yönü üzerinde etkili oldu. Diğer metallerde de yükseliş Bakırdaki tarihi artışa paralel olarak diğer endüstriyel metallerde de fiyat hareketliliği gözlendi. Alüminyum yüzde 0,1 artışla 2.871 dolara, çinko yüzde 0,5 artışla 3.071 dolara, kurşun yüzde 0,2 artışla 1.985 dolara yükseldi. Buna karşılık kalay yüzde 1,5 düşüşle 38.575 dolara gerilerken, nikel yüzde 0,1 artışla 14.845 dolar seviyesinde işlem gördü. LME depolarındaki düşük stok seviyeleri ve nakit çinko sözleşmesinin üç aylık vadeli sözleşmeye göre 224 dolarlık primi, arz sıkışıklığını yansıttı. Zayıf dolar metal fiyatlarını destekliyor ABD dolarının düşük seyri, diğer para birimlerine sahip yatırımcılar için endüstriyel metalleri daha cazip hale getirdi. Bu durum, bakır ve diğer metallerdeki fiyat artışını destekleyen ek bir faktör olarak öne çıktı. Analistler, Çin’in üretim planlarının netleşmemesi halinde piyasalarda oynaklığın sürebileceğini, ancak küresel arz sıkışıklığı ve yeşil enerji dönüşümüne bağlı talep artışının bakır fiyatlarını yüksek seviyelerde tutabileceğini belirtiyor.

İran-İsrail gerilimi piyasaları nasıl etkiler? Haber

İran-İsrail gerilimi piyasaları nasıl etkiler?

Stratejistlere göre İsrail-İran çatışmalarının petrol fiyatlarını ve sonrasında enflasyonu nasıl etkileyeceği ile ABD’nin süreçte nasıl bir rol oynayacağı önümüzdeki dönemde finansal piyasaların seyri açısından belirleyici olacak. Stratejistler notlarında, “Çatışma, tüketicilerin sağlığı, genel ekonomi ve Fed’in izleyeceği yol hakkında ek endişeler yaratabilir. Bu durum, hisse senedi fiyatları için sorun teşkil edecek bir anlatı değişikliğine yol açabilir” ifadesini kullandı. Bu arada, JPMorgan hisse senedi masası, önümüzdeki dönemde yaşanabilecek olası gerilemelerin alım fırsatları yaratacağını belirtti. Şirketin küresel piyasa istihbarat başkanı Andrew Tyler liderliğindeki uzmanlar, uzun vadede gümrük vergilerinde hafifleme devam edeceği varsayımıyla, yükseliş eğiliminin devam ettiğini sözlerine ekledi, ancak ABD’nin Orta Doğu’daki rolü netleşene kadar temkinli olunması gerektiği tavsiyesinde bulundu. The Sevens Report’tan Tom Essaye, “Jeopolitik, manşetlerde kalmaya devam edecek ancak çatışma İsrail ve İran arasında sınırlı kaldığı sürece, piyasalar üzerinde önemli bir etkisi olması beklenmez” dedi. Morgan Stanley’e bağlı E*Trade’den Chris Larkin ise “Piyasalar, gümrük vergilerinin dalgalanmaların tek potansiyel kaynağı olmadığını bir kez daha hatırladı. Şu anda piyasalar, Orta Doğu’daki durumun kontrol altında kalmasını beklediklerine işaret ediyor, ancak herhangi bir sürpriz, piyasa algısı üzerinde çok büyük bir etki yaratabilir” yorumunu yaptı.

Piyasaların endişeli bekleyişi devam ediyor Haber

Piyasaların endişeli bekleyişi devam ediyor

Şu anda ticari faaliyetlerde durgun seyir devam ederken, fiyat geçişleri için kurdaki oynaklık yakından takip ediliyor. İmamoğlu’na tutuklama ve İBB’ye kayyım söylentileri nedeniyle piyasada gözler pazartesiye çevrildi. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan siyasi gerginlik iş dünyasını endişelendirmeye devam ediyor. Gözaltı süresinin sonunda İmamoğlu’nun tutuklanması ve İBB’ye kayyım atanmasına yönelik söylentiler nedeniyle piyasada gözler pazartesi gününe çevrildi. Birçok sektörde ticari faaliyetler durgun seyrederken, özellikle ithalata konu ürünlerin ticaretinde fiyat belirsizliği alım-satım işlerini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Kurdaki artışa rağmen birçok sektörde henüz fiyat geçişi olmazken, yeni fiyat tarifeleri için reel sektör gelecek hafta yaşanacak gelişmelere göre pozisyon belirleyecek. 19 Mart’ta 3 ayrı soruşturma kapsamında 106 kişi hakkında verilen gözaltı kararı ve bunun devamının geleceğine yönelik söylentiler, Kapalıçarşı’da da gergin bir bekleyişe yol açtı. Piyasada alışveriş hacmi düşerken, yaşanan belirsizlik çarşıda da zaman zaman iniş çıkışlı fiyatlamalara yol açtı. İlk gün yaşanan kısa süreli hareketliliğin ardından döviz, altın ve değerli madenler piyasasında işlem hacminde dengeli seyir dün de devam etti. Esnaf, müşterilerin de gelişmeleri takip ettiğini ve alım-satımlarda temkinli davrandığını söylüyor. Özellikle döviz büroları ve altın ticareti yapan işletmeler, sürecin nasıl şekilleneceğini görmek için bekleyişini sürdürüyor. Kur atağı endişesi hakim Gözaltılar, antrepolarda hareketliğe neden olmuş, birçok ithalatçı firma kurdaki yükselişten etkilenmemek için malını çekme telaşına düşmüştü. Antrepolardaki son durumu özetleyen sektör yetkilileri, ithalat beyannamelerinin açılacağı bugün (Cuma) daha net bir tablonun ortaya çıkacağını ifade ediyor. TSE tarzı denetimli ürünlerin hemen çekilemediğini hatırlatan bir sektör temsilcisi, “Birçoğu kurdan zarar edecek ya da ürünlerine zam yapacak. Gelişmelere göre yeni kur atağı olur diye korkanlar da var. Piyasada pazartesi İmamoğlu’nun tutuklanacağına yönelik bir açıklama yapılacağı konuşuluyor. Bu da tedirginliği artırıyor” dedi. Görüştüğümüz yerli armatörler de henüz operasyonel anlamda bir aksama olmadığını ancak, piyasada finansal anlamda bir tedirginlik olduğunu dile getirdi. Oto satışları “rölantide Ekonomim'in haberine göre, dövizdeki hareketlilikten en hızlı etkilenen sektörlerden biri olan otomotivde, ilk günün şokuyla satış işlemleri büyük oranda durdurulmuştu.  tomotiv bayi temsilcileri özellikle filo tarafından alım yönlü talepler geldiğini ancak merkezlerden “fiyat vermeyin” talimatı verildiğini belirtmişti. Dün birçok firma yeniden fiyat vermeye başladı. Kur artışının henüz otomobil fiyatlarına yansıtılmadığını belirten yetkili bayiler, hem tüketici hem satıcı tarafının “bekleme” modunda olduğunu, piyasanın seyrinin haftaya daha da netleşeceğini öngörüyor. Kur artışının sürmesi halinde otomobil fiyatlarına zam yapılmasının kaçınılmaz olduğu ifade ediliyor. İkinci el sektöründe de birçok firma fiyat veremediği için alım- satımı durdurmuştu. İkinci el satışı yapan firma yetkilileri de piyasanın gözaltı sürecinin tamamlanmasını beklediğini dile getirdi. Teknolojide satışlar askıya alındı Teknoloji sektöründe ise Sektör temsilcilerine göre teknolojide işler bu yılın ilk 3 ayında geçen yıla göre iyi gidiyordu. Dünya genelinde üretimde bir kısıtlama olmasından kaynaklı bir fiyat artışı olduğunu ancak buna rağmen satışların iyi olduğunu vurgulayan sektör temsilcileri, son iki gündür ciddi anlamda bir bekleyişe geçildiğini ifade etti. Satışların neredeyse yüzde 70’inin askıya alındığını ifade eden sektör, dolar kurunda olan artışın aynı oranda teknoloji ürünlerine yansımasının kaçınılmaz olduğunu, ancak artış için acele etmediklerini, ilk çeyreğin bitmesini bekleneceğini söyledi. Kurdaki artış kalıcı olursa bayram sonrasında fiyat yansımalarının başlayacağı belirtiliyor. APPLE bu kez acele etmedi Döviz kuru 19 Mart’ta gözaltı haberlerinin ardından bir ara 41 TL’ye kadar yükselirken, Apple’ın Türkiye’de iPhone fiyatlarına zam yapmaması dikkat çekti. Geçmişte kurdaki ani yükselişlere defalarca hızla tepki veren şirket, bu kez fiyatları sabit tutmayı tercih etti. Uzmanlara göre Apple, kurun hareketli olduğu Türkiye’de fiyatlandırmasını bu kez ileri tarihli yüksek kur tahminine göre yapmış olabilir. iPhone fiyatları belirlenirken 40-42 TL seviyesinde bir kur öngörülmüş olabileceği için şu an ek bir zam gerekmiyor. Ayrıca, Türkiye’de alım gücünün düşmesi ve satışların yavaşlaması da Apple’ın fiyatları sabit tutmasında etkili olabilir. Şirketin, satışları koruyabilmek için kısa vadede zamma gitmediği düşünülüyor. Ancak, döviz kurundaki yükselişin kalıcı olması durumunda, Apple’ın önümüzdeki haftalarda yeni bir fiyat güncellemesi yapması bekleniyor. Turizmde satışlar düşmeye başladı Yıla erken rezervasyon rekoruyla başlayan ve şu anda önemli bir satış döneminde olan turizm sektörü de endişeli bekleyişe geçti. Sektör temsilcileri, yurtdışında tepkilerin henüz başlamadığını ancak Avrupa’da satışların yavaşladığını belirtti. Turizmciler, kurun seviyesinden uzun zamandır memnun olmadıklarını, ancak bu şekilde artmasına sevinemediklerini dile getirirken, hukuk ve demokrasiye yönelik belirsizliklerin turizmi hemen etkilendiğini kaydettiler. Türkiye’de yaşananların Avrupa medyasına daha sansasyonel yansıdığına dikkati çeken sektör temsilcileri, gelişmelerin Avrupa’da 3 katı şok etkisi yarattığını, alım eğilimde olanların bekleme moduna geçtiğini ifade etti. Yerli turistin de belirsizlik nedeniyle beklemeye geçtiği belirtiliyor. Son iki gündür yurtdışı turlarındaki satışlarda yüzde 20’nin üzerinde düşüş yaşanırken, yurtiçi satışlarda ise durgunluk var. Tur şirketleri, döviz kurundaki hızlı artışa rağmen fi yatları anında yükseltmekten kaçındıklarını belirtti. Ancak, yerli turistin belirsizlik nedeniyle tatil planlarını ertelediği ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.