SON DAKİKA
Hava Durumu

#Petrol Arzı

Ekometre - Petrol Arzı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Petrol Arzı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Küresel petrol arzı 'tarihteki en büyük' düşüşü yaşadı Haber

Küresel petrol arzı 'tarihteki en büyük' düşüşü yaşadı

Küresel petrol arzı, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın etkisiyle martta önceki aya göre günlük 10 milyon 120 bin varil azalarak tarihteki en büyük düşüşü yaşadı. Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Petrol Piyasası Raporu'na göre, petrol arzı geçen ay Orta Doğu'daki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişlerine uygulanan kısıtlamalar nedeniyle sert düştü. Bu dönemde, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun günlük üretimi 9 milyon 360 bin varil azalarak 42 milyon 390 bin varile geriledi. Günlük üretim Suudi Arabistan'da 3 milyon 150 bin varil, Irak'ta 3 milyon varil, Kuveyt'te 1 milyon 350 bin varil, Birleşik Arap Emirlikleri'nde 1 milyon 270 bin varil, Bahreyn'de 130 bin varil ve İran'da 60 bin varil azaldı. ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle OPEC+ grubunda görülen sert üretim kayıpları, Kazakistan'ın başını çektiği bazı üye ülkelerdeki üretim artışlarıyla kısmen dengelendi. OPEC+ Dışı üretimdeki düşüşte katar etkili oldu Martta OPEC+ dışı ülkelerin toplam günlük üretimi ise 770 bin varil azalarak 54 milyon 660 bin varil oldu. Bu düşüşte başlıca Katar'daki üretim kesintileri etkili oldu. Katar'da günlük üretim martta önceki aya göre yaklaşık 1 milyon 450 bin varil azalarak 370 bin varil seviyesine geriledi. Buna karşın, Brezilya'da rekor üretim ve ABD'de arzın toparlanması küresel petrol üretimindeki düşüşü kısmen dengelendi. Orta Doğu'daki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişlerine uygulanan kısıtlamalar nedeniyle martta küresel petrol arzı, günlük 10 milyon 120 bin varil azalışla 97 milyon 50 bin varile geriledi. Bu gelişme, tarihteki en büyük arz kesintisi olarak kayda geçti. Petrol talebinde artış beklentisi yerini düşüş öngörüsüne bıraktı IEA, söz konusu gelişmeler kapsamında, küresel petrol talebinin bu yıl geçen yıla göre günlük yaklaşık 80 bin varil azalarak 104 milyon 259 bin varil seviyesine gerileyeceğini öngördü. Bu görünüm, geçen ayki rapora kıyasla günlük 730 bin varil daha düşük bir tahmine işaret ediyor ve IEA'nın bir önceki raporunda yer alan artış beklentisinin tersine çevrildiği anlamına geliyor. Talepteki bu değişimde ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın yol açtığı zayıf küresel görünüm etkili oldu. Öngörüde aşağı yönlü revizyonun günlük 200 bin varili OECD ülkelerinden, günlük 530 bin varili ise OECD dışı ülkelerden kaynaklandı. Yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre öngörülen günlük yaklaşık 1 milyon 500 bin varillik düşüşün Kovid-19'dan bu yana görülen en keskin gerileme olduğu belirtildi.

Ekonomik Güven Endeksi Mart ayında yüzde 2,8 düştü Haber

Ekonomik Güven Endeksi Mart ayında yüzde 2,8 düştü

Güvende en sert düşüşler yüzde 3,9’la reel sektör ve inşaatta. Perakende ticarette yüzde 2, tüketicide yüzde 0,8 ve hizmet sektöründe de yüzde 0,5 düşüş var. ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın yarattığı jeopolitik gerilim, başta petrol arzı olmak üzere uluslararası ticarette ortaya çıkan aksama ve ileriye yönelik belirsizlikler, Türkiye’de tüm ekonomik aktörlerin beklentilerine olumsuz yansıdı ve genel güven düzeyinde sert düşüşe yol açtı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre Ekonomik Güven Endeksi, martta önceki aya göre yüzde 2,8 düşerek 97,9 oldu. Böylece ülke ekonomisindeki genel güven düzeyini yansıtan endeksin değeri yeniden 100 eşiğinin altına indi. Endeksin bileşenlerini oluşturan ekonomideki tüketici ve üretici tüm kesimlerin güven düzeyi mart ayında aşağı geldi. Alt endekslerdeki düşüşler, savaşın yarattığı dış şokun özellikle üretim ve yatırım tarafında daha güçlü hissedildiğine işaret etti. Tüketici Güven Endeksi, mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet, perakende ticaret, inşaat sektörleri güven endeksleri ile Merkez Bankası tarafından yayımlanan reel kesim (imalat sanayii) güven endeksi alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşturuluyor. Ekonomik güven endeksi 0-200 aralığında değer alabiliyor. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise kötümserliği gösteriyor. Savaşın ilk şoku Dünya'dan Naki Bakır'ın haberine göre, Ekonomik Güven Endeksi verisi, savaşın ilk bir aylık dönemine denk gelen mart ayını temsil ediyor. Ancak, endeksin bileşenleri olan reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endeksleri TÜİK ve Merkez Bankası iş birliği ile her ayın 1-15’i arasında yürütülen İktisadi Eğilim Anketi; tüketici güveni de Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanıyor. Buna göre tüketici, hizmet, perakende, inşaat güven düzeyleri, anketler ayın ilk yarısında yapıldığı için bu dönemdeki algıyı yansıtıyor. Reel kesim güven düzeyi de ilgili anket ayın 15’i civarında tamamlandığı için sanayicilerin ay ortasındaki algı durumunu gösteriyor. Bu durum dikkate alınırsa, sonuçlar aslında savaşla geçen mart ayının ilk yarısındaki şoku ifade ediyor. Martın ikinci yarısında savaş sürecinin aldığı boyuta bağlı olarak güven düzeyinde yaşanan değişim izleyen ay açıklanacak endekslerde görülecek. En sert düşüş reel sektör ve inşaatta Mart ayında güven düzeyinde en belirgin gerileme reel kesim/imalat sanayii ile inşaat sektörlerinde görüldü. Reel Kesim Güven Endeksi önceki aya göre yüzde 3,9 oranında 4,1 puan düşerek eşik değer olan 100’e, başka deyişle güvende iyimser bölgenin sınırına indi. Reel sektördeki düşüş, ihracat pazarlarına ilişkin belirsizlik, enerji fiyatlarında artış riski ve finansman koşullarına yönelik kaygıların arttığını gösteriyor. Marttaki düşüşlerle Reel Kesim Güven Endeksi bir yıl önceki düzeyinin 3,2 puan altına ve son sekiz ayın dip düzeyine geldi. Uzunca bir dönemdir zaten kötümser bölgede seyreden İnşaat Sektörü Güven Endeksi de martta yüzde 3,9 düşerek 80,6’ya kadar geriledi. İnşaat tarafındaki gerileme ise zaten zayıf seyreden talep ortamının jeopolitik risklerle daha da kırılgan hale geldiği, gelecek döneme ilişkin beklentilerde kötüleşmenin arttığına işaret ediyor. İnşaat Sektörü Güven Endeksi bir yıl önceye göre yüzde 9,3’lük düşüşle Mart 2025 düzeyinin 8,3 puan altına indi. Düşüş perakende de güçlü, hizmette sınırlı İç talebe daha duyarlı sektörlerde düşüş reel sektör ve inşaata göre daha sınırlı kaldı. Ancak perakende ticaret güven endeksi önceki aya göre yine güçlü bir güven kaybı sayılacak yüzde 2 ile görece düşüşle 113,6’ya geriledi. Bu düşüş, savaşın ilk bir aylık döneminde tüketim faaliyetini tamamen bozmadığını, ancak mağazalar, zincir marketler ve giyim, elektronik gibi alanlarda doğrudan tüketiciyle temas eden firmaları kapsayan perakende ticarette risklerin büyüdüğü, gerilimin arttığı, işletmelerin gelecek aylara ilişkin temkinli bir beklentiye geçtiğini gösterdi. Turizm, ulaştırma, konaklama, bilgi-iletişim gibi alt sektörleri kapsayan hizmet sektörü endeksi ise yüzde 0,5’le daha sınırlı bir düşüş kaydederek 113,2’ye geriledi. Sektörde, güven düzeyindeki düşüş sınırlı kalmakla birlikte, gelecek döneme ilişkin talep daralması ve fiyat düzeyinde gerileme beklentilerinin güçlendiği gözlendi. Belirsizlik kanalı çalışıyor Ekonomistler, savaşın Türkiye ekonomisine olumsuz etkisinin ilk etapta başlıca şu üç kanal üzerinden ortaya çıktığını belirtiyor: * Enerji fiyatlarında yükseliş ve bunun de­vam etme riski * Finansal piyasalarda oynaklık ve sermaye çıkışlarında hızlanma * Dış talep ve ticaret beklentilerinde zayıflama. Güven endeksle-rindeki bozulma ekonomideki aktörlerin ilk şokunu yansıtırken, savaşın temel ekonomik göstergelerde yol açtığı somut ektiler ise istatistiki verilere henüz yeterince yansımadı. Ancak izleyen aylarda bunun daha somut olarak görüleceği ve ekonomik aktörlerin üretim, yatırım ve tüketim kararlarının daha temkinli hale gelebileceğine işaret ediliyor. Tüketici güveni daha da dibe indi Zaten uzun süredir iyimserlik eşiği olan 100’ün oldukça altında bulunan Tüketici Güven Endeksi de martta yüzde 0,8 düşüşle 85’e indi. Bu değişim, hane halkının enflasyon, gelir ve gelecek beklentilerinde sınırlı bir kötüleşmeye işaret ediyor. Ancak söz konusu endeks TÜİK ve Merkez Bankası tarafından her ayın 1-15’i arasında yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplandığı için, mart ayı verisi, savaşın süresi ve sonucunun henüz öngörülemediği ilk iki haftadaki durumu yansıtıyor. Hanelerin kendi maddi durumları ve genel ekonomiye ilişkin değerlendirmeleri ile geleceğe ilişkin beklentileri ve harcama eğilimini yansıtan Tüketici Güven Endeksini oluşturan ve çoğu 100 baz değerin altında seyreden alt endekslerde, savaşın henüz yeni olduğu ve ne kadar süreceğinin kestirilemediği ilk iki haftadaki bu düşüşler, beklentilerde genel bir bozulmaya işaret ediyor.

Petrol arzı için tüm seçenekler masada Haber

Petrol arzı için tüm seçenekler masada

Birol, petrol konusunda birçok ülke ile temasta olduğunu da belirtti. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, acil durum petrol stoklarının piyasaya sunulması da dahil mevcut tüm seçenekleri ele aldıklarını belirterek, "Hürmüz Boğazı'ndan geçişte yaşanan zorluklara ek olarak petrol üretiminin önemli bir bölümü azaldı. Bu durum piyasa için önemli ve giderek büyüyen riskler yaratıyor." ifadelerini kullandı. Birol, G7 Maliye Bakanları'nın Hürmüz Boğazı'nda petrol akışının kesilmesi sonrası arzda yaşanan aksaklıkları dengelemek amacıyla acil petrol rezervlerinin ortak kullanıma açılmasını görüştüğü toplantı sonrasında, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan açıklama yaptı. G7 Dönem Başkanlığını yürüten Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure'ün daveti üzerine, küresel ekonomik durum ve Orta Doğu'daki çatışma hakkında G7 Maliye Bakanları toplantısına katıldığını belirten Birol, burada küresel petrol piyasalarındaki koşullara ilişkin IEA'nın güncel değerlendirmesini sunduğunu kaydetti. Tüm seçenekler devreye girebilir Birol, petrol piyasasında son günlerde koşulların kötüleşmiş durumda olduğuna dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Hürmüz Boğazı'ndan geçişte yaşanan zorluklara ek olarak petrol üretiminin önemli bir bölümü azaldı. Bu durum piyasa için önemli ve giderek büyüyen riskler yaratıyor. IEA'nın acil durum petrol stoklarının piyasaya sunulması da dahil olmak üzere mevcut tüm seçenekleri ele aldık. IEA üyesi ülkeler şu anda kamuya ait 1,2 milyar varilden fazla acil durum petrol stokuna sahip. Hükümet yükümlülükleri kapsamında tutulan 600 milyon varil daha endüstri stoku bulunuyor. Ayrıca dünyanın çeşitli ülkelerinden enerji bakanlarıyla da durum hakkında yakın temas halindeyim. Yakın zamanda Suudi Arabistan, Brezilya, Hindistan, Azerbaycan ve Singapur ile görüşmeler yaptım."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.