SON DAKİKA
Hava Durumu

#Pazar Payı

Ekometre - Pazar Payı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pazar Payı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Petrol Ofisi Grubu 18. kez zirvede Haber

Petrol Ofisi Grubu 18. kez zirvede

Petrol Ofisi Grubu, yurt içi toplam satışlarda 2025 yılını da zirvede kapattı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Petrol Piyasası 2025 Yılı Sektör Raporu’nu yayımladı. Raporda yer alan verilere göre 2025 yılında toplam yurt içi akaryakıt satışları bir önceki yıla göre yüzde 5,34 artarak 34,5 milyon tona yükseldi. Petrol Ofisi Grubu ise 2025 yılındaki 8,9 milyon tonluk yurt içi satış miktarı ve yüzde 25,7’lik pazar payı ile sektördeki geleneksel liderliğini üst üste 18. yıla taşıdı.* Konuyla ilgili açıklama yapan Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu, “2025, bp satın almasını gerçekleştirdiğimiz; istasyon, terminal ve depolama kapasite yatırımlarımızı daha da hızlandırdığımız, operasyon ve satış algoritmamızı da kamudan nihai tüketiciye tüm kademelerde bütünleşik bir bakış açısıyla zenginleştirdiğimiz önemli bir yıl oldu. Sektöre olduğu kadar Türkiye’nin enerji dönüşümü ajandasına da hizmet eden ürün ve hizmet çeşitliliğimizle birlikte gelenekselleşen liderliğimizi sürdürmekten ötürü gururluyuz.” dedi. *Petrol Ofisi A.Ş. (Petrol Ofisi), %100 oranında hissedarı olduğu BP Petrolleri A.Ş. ile Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 155 vd. maddeleri ile düzenlenen “sermaye şirketlerinin kolaylaştırılmış şekilde birleşmesi” usulü kapsamında birleşmiş olup, söz konusu birleşme işlemi mevzuata uygun olarak 28.02.2025 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nce (Sicil) tescil ve 28.02.2025 tarihinde Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmiştir. Bahse konu birleşme işlemi ile BP Petrolleri A.Ş.’nin bir bütün olarak, tüm aktif ve pasifleriyle birlikte Petrol Ofisi Anonim Şirketi’ne devrolması nedeniyle infisah etmiş ve ticaret sicil kaydı Sicil tarafından terkin edilerek TTSG’de ilan edilmiştir. Birleşmenin tescilini müteakip BP Petrolleri A.Ş., tasfiyesiz infisah etmiş ve tüzel kişiliği TTK gereğince kendiliğinden sona ermiştir. BP Petrolleri A.Ş.’nin Bayilik anlaşmaları ve sair tüm hak ve alacakları külli halefiyet yoluyla Petrol Ofisi A.Ş.’ne geçmiştir. Bu nedenle anılan veriler BP Petrolleri A.Ş.’nin 2025 yılı verilerini de içermektedir.

Peugeot Rifter, Made in Türkiye etiketiyle Bursa’da üretilecek Haber

Peugeot Rifter, Made in Türkiye etiketiyle Bursa’da üretilecek

PEUGEOT Rifter’ın 2026 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren Bursa’daki Tofaş Fabrikası’nda üretimine başlanacağını söyleyen PEUGEOT Marka Direktörü Gupse Kaplan, “Bu gelişme, PEUGEOT’nun Türkiye pazarına ve ülkemizin güçlü otomotiv üretim altyapısına duyduğu güvenin de önemli bir göstergesi. Türkiye, markamız için yalnızca güçlü bir pazar değil, aynı zamanda giderek daha stratejik bir üretim merkezi konumuna geliyor. Expert Van ve Expert Traveller’ın ardından Rifter’ın da yerli üretim ürün gamımıza katılmasıyla Türkiye’deki hafif ticari araç operasyonlarımızı yeni bir seviyeye taşıyoruz. Yerli üretimin gücüyle segmentlerimizde daha iddialı bir konuma ulaşmayı ve PEUGEOT’nun hafif ticari araç pazarındaki payını sürdürülebilir biçimde büyütmeyi hedefliyoruz” dedi. Avrupa hafif ticari araç pazarının önemli oyuncularından PEUGEOT, profesyonellerin ve ailelerin uzun yıllardır tercih ettiği Rifter modelini Türkiye’de üretmeye hazırlanıyor. PEUGEOT’nun C segmentindeki 30 yıllık deneyimini temsil eden Rifter, 2026 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren Bursa’daki Tofaş Fabrikası’nda “Made in Türkiye” etiketiyle üretilecek. Böylece PEUGEOT, hâlihazırda Bursa’da üretilen Expert Van ve Expert Traveller modellerinin ardından Rifter’ı da yerli üretim ürün gamına ekleyecek. Yerli üretim avantajı ile pazarda güçleneceğiz! İlk kez 1996 yılında Partner adıyla yollara çıkan Rifter, yerli üretimin sağlayacağı güçle Türkiye pazarındaki konumunu daha da ileri taşımaya hazırlanıyor. Rifter’ın Türkiye’de üretilecek olmasının marka açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten PEUGEOT Marka Direktörü Gupse Kaplan, “PEUGEOT’nun hafif ticari araç alanındaki 30 yıllık deneyimini temsil eden Rifter modelimizin Bursa’daki Tofaş fabrikamızda üretilecek olması bizim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı. Bu gelişme, PEUGEOT’nun Türkiye pazarına ve ülkemizin güçlü otomotiv üretim altyapısına duyduğu güvenin de önemli bir göstergesi. Türkiye, markamız için yalnızca güçlü bir pazar değil, aynı zamanda giderek daha stratejik bir üretim merkezi konumuna geliyor. Expert Van ve Expert Traveller ile başladığımız yerli üretim hamlemizi Rifter ile daha da ileri taşıyoruz. Tasarımından sürüş keyfine kadar SUV kodlarını barındıran, kısa sürede sınıfının referans modeli haline gelen PEUGEOT Rifter, artık yerli üretimin avantajıyla yollara çıkmaya hazırlanıyor. Yerli üretimin sağlayacağı lojistik ve tedarik avantajlarıyla hafif ticari araç pazarındaki konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi. Expert ailesiyle başlayan yerli üretim hamlesi büyüyor! PEUGEOT, Bursa’daki Tofaş Fabrikası’nda Expert Van’ın ardından 8+1 kişilik Expert Traveller modelinin de üretimine başlamıştı. Rifter’ın üretim programına dahil edilmesiyle birlikte marka, Türkiye’deki yerli hafif ticari araç ürün gamını daha da genişletecek. Tofaş Fabrikası’nın üretim kalitesi, verimliliği, araştırma-geliştirme alanındaki bilgi birikimi ve araç geliştirme yetkinliği, PEUGEOT’nun Türkiye’deki üretim operasyonlarının büyümesinde önemli rol oynuyor. Expert Van ve Expert Traveller ile D segmentinde güçlenen PEUGEOT, Rifter’ın da devreye alınmasıyla C segmenti hafif ticari araç segmentindeki iddiasını yerli üretimle destekleyecek. Yerli üretimin, Türkiye’de hafif ticari araçların gücüne güç katan en önemli unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Gupse Kaplan, “Expert Van ve Expert Traveller modellerimizle yakaladığımız ivmeyi, Rifter’ın yerli üretimiyle daha da güçlendireceğiz. Böylece hem profesyonel müşterilerimize hem de çok yönlü bir araç arayan ailelere daha etkin bir ürün gamıyla ulaşacağız” açıklamasında bulundu. 2003’ten bugüne 213 bin 921 adetlik başarı! PEUGEOT’nun Türkiye’deki C segmenti hafif ticari araç yolculuğu, Partner ile başladı. Marka, 2019 yılında Rifter’ın pazara sunulmasına kadar bu segmentte Partner adıyla yer aldı. PEUGEOT, 2003 yılından bugüne Partner, Partner Tepee, Rifter ve Partner Van modellerinden oluşan C segmentinde toplam 213 bin 921 adetlik satış gerçekleştirdi. Bu satışların 174 bin 756 adedini kombi van modelleri oluştururken, panel van modellerinin toplam satışı 39 bin 165 adede ulaştı. 2019 yılında Rifter ve Partner Van adıyla Türkiye’de satışa sunulan modeller ise bugüne kadar toplam 84 bin 556 kullanıcıyla buluştu. Bu dönemde 67 bin 404 adet Rifter ve 17 bin 152 adet Partner Van satışı gerçekleştirildi. Rifter, PEUGEOT’nun hafif ticari araç satışlarının yüzde 72’sini oluşturuyor! PEUGEOT toplam hafif ticari araç satışları ile, 2026 yılının ilk 6 ayında Türkiye hafif ticari araç pazarında 11 bin 527 adetlik satış ve yüzde 9,8 pazar payı elde etti. Marka, 2025 yılını hafif ticari araç satışlarında toplam 26 bin 661 adetlik satış ve yüzde 9,4’lük pazar payı ile tamamlamıştı. Buna göre marka, 2025 sonuna kıyasla pazar payını 0,4 puan artırmış oldu. PEUGEOT Rifter, 2025 yılını 18 bin 154 adetlik satış ile, segmentinin en çok tercih edilen ikinci modeli olarak tamamlamıştı. 2026 yılının ilk 6 aylık döneminde 8 bin 350 adetlik satışla segmentindeki yerini korumaya devam etti ve PEUGEOT toplam hafif ticari araç satışlarının yüzde 72’sini oluşturdu. Rifter ve Partner Van’dan oluşan C segmenti modellerinin, markanın toplam hafif ticari araç satışları içerisindeki payı ise yüzde 82’ye ulaştı. Rifter’ın Türkiye’de profesyonel kullanıcıların yanı sıra geniş iç hacim, yüksek konfor ve çok yönlülük arayan aileler tarafından da güçlü biçimde tercih edildiğini vurgulayan Gupse Kaplan, şöyle devam etti: “Rifter ile haziran ayında 2 bin 278 adetlik satışa ulaşarak segmentin lideri olduk. Yılın ilk 6 ayında ise 8 bin 350 adetlik satış ile segmentte 2’nci sırada yer aldık. Rifter satışlarımızı geçen yılın aynı dönemine göre artırmayı başardık. Modelimizin PEUGEOT’nun toplam hafif ticari araç satışları içerisindeki yüzde 72’lik payı, Türkiye pazarındaki gücünü açıkça ortaya koyuyor. Yerli üretimin devreye girmesiyle bu güçlü performansı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.” PEUGEOT’nun hafif ticari araçlardaki iddiası yerli üretimle güçleniyor! Rifter’ın Bursa’da üretilecek olması, PEUGEOT’nun Türkiye’deki hafif ticari araç operasyonları açısından yeni bir dönemin başlangıcını oluşturuyor. Yerli üretimin sağlayacağı tedarik ve lojistik avantajlarıyla marka hem profesyonel müşteriler hem de geniş aileler için sunduğu ürün gamını daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyor. PEUGEOT Marka Direktörü Gupse Kaplan, “30 yıllık hafif ticari araç deneyimimiz, Rifter’ın güçlü pazar performansı ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki yetkinliği bir araya geldiğinde çok önemli bir büyüme potansiyeli ortaya çıkıyor. Expert Van ve Expert Traveller’ın ardından Rifter’ın da yerli üretim ürün gamımıza katılmasıyla Türkiye’deki hafif ticari araç operasyonlarımızı yeni bir seviyeye taşıyoruz. Yerli üretimin gücüyle segmentlerimizde daha iddialı bir konuma ulaşmayı ve PEUGEOT’nun hafif ticari araç pazarındaki payını sürdürülebilir biçimde büyütmeyi hedefliyoruz” dedi.

Hazır giyimde tehdit haritası değişiyor Haber

Hazır giyimde tehdit haritası değişiyor

Rapora göre Türkiye açısından en kritik rakipler artık Bangladeş, Fas ve Tunus olarak öne çıkıyor. Türkiye, Avrupa Birliği dışı hazır giyim tedarikçileri arasında yüzde 9,1 payla üçüncü sırada yer alırken, Çin yüzde 30,9 ve Bangladeş yüzde 19,3 paya sahip bulunuyor. Ancak TGSD, Türkiye'nin asıl rekabeti Avrupa'ya yakınlık avantajını kullanan Fas ve Tunus ile yaşadığına dikkat çekiyor. Yakın üretim avantajı paylaşılıyor Fas ve Tunus, Avrupa markalarına kısa teslim süreleri sunarak Türkiye'nin en önemli avantajlarından biri olan "yakın üretim" modelinde güçlü alternatifler haline geliyor. Her iki ülkenin Avrupa pazarındaki payı henüz yüzde 5 seviyelerinde olsa da son yıllardaki büyüme hızları dikkat çekiyor. Bangladeş ise düşük maliyetli üretim gücü ve Avrupa Birliği'ne sağlanan gümrük avantajları sayesinde özellikle temel ürün gruplarında Türkiye'nin pazar payı üzerinde baskı oluşturuyor. Raporda, sektörün fiyat rekabetine odaklanmak yerine hız, kalite, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve katma değerli üretim alanlarında farklılaşması gerektiği vurgulanıyor. Avrupa bağımlılığı risk oluşturuyor TGSD raporunda Türkiye'nin ihracatta Avrupa pazarına yüksek bağımlılığına da dikkat çekildi. Küresel hazır giyim talebinin yaklaşık yarısı Avrupa kaynaklı olsa da bu durum sektör için önemli bir risk olarak değerlendiriliyor. Dünyanın en büyük hazır giyim ithalatçısı konumundaki ABD'nin yıllık ithalatı 97,9 milyar dolar seviyesinde bulunurken, Türkiye'nin bu pazardaki payı yalnızca yüzde 1,24 olarak ölçülüyor. Almanya ve Hollanda öne çıkıyor Rapora göre Türkiye'nin özellikle Almanya, Hollanda ve İspanya gibi yüksek hacimli Avrupa pazarlarında büyüme fırsatları bulunuyor. Almanya tek başına 22,7 milyar euro tutarında AB dışı hazır giyim ithalatı gerçekleştirirken, Hollanda Avrupa'nın önemli dağıtım merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. İngiltere Stratejik Fırsat Sunuyor Brexit sonrası değişen tedarik zincirleri, İngiltere'yi Türkiye açısından önemli bir büyüme pazarı haline getirdi. Yıllık 24 milyar dolarlık hazır giyim ithalatına sahip olan İngiltere'de Türkiye, 1,6 milyar dolarlık ihracat ve yüzde 6,7 pazar payıyla dördüncü sırada bulunuyor. TGSD'ye göre kısa teslim süresi, esnek üretim yapısı ve coğrafi yakınlık avantajı sayesinde Türkiye, İngiltere pazarındaki payını artırma potansiyeline sahip. Rekabette yeni dönem Rapor, Türkiye'nin Bangladeş, Fas ve Tunus'tan gelen rekabete fiyat indirimiyle karşılık vermesinin sürdürülebilir olmadığını ortaya koyuyor. Sektörün kumaştan hazır giyime uzanan güçlü üretim altyapısını, sürdürülebilirlik uyumunu ve orta-üst segmentteki kalite avantajını öne çıkararak rekabet gücünü koruyabileceği belirtiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.