SON DAKİKA
Hava Durumu

#Özel Sektör

Ekometre - Özel Sektör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özel Sektör haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BAE’den Almanya’ya 40 milyar euroluk yatırım hamlesi Haber

BAE’den Almanya’ya 40 milyar euroluk yatırım hamlesi

Berlin’deki temaslarda enerji, yapay zeka, dijital altyapı ve ileri teknoloji alanlarında işbirliğinin güçlendirilmesi kararlaştırıldı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Almanya ile ekonomik ve stratejik ilişkilerini yeni yatırımlarla güçlendirmeye hazırlanıyor. BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın 9-11 Eylül 2026 tarihlerindeki Almanya ziyareti kapsamında, ülkenin Almanya’da 40 milyar euroluk yatırım paketi planladığı açıklandı. Almanya ve BAE liderlerinin ortak açıklamasına göre yatırım paketinin, Almanya’nın sanayi rekabetçiliğini, teknolojik kapasitesini ve uzun vadeli ekonomik büyümesini desteklemesi hedefleniyor. Paketin önemli başlıkları arasında gelişmiş dijital altyapı ve yaklaşık 1 gigavat kapasiteli yeni veri merkezleri bulunuyor. BAE’nin açıklamasına göre 40 milyar euroluk paketin 10 milyar euroluk bölümü Bavyera’daki yatırımlara ayrılacak. Yatırımların sanayi, ileri teknoloji, yapay zeka, dijital altyapı ve enerji gibi stratejik alanlara yönelmesi bekleniyor. Berlin’de stratejik ortaklık yeniden canlandırıldı Ziyaret kapsamında BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier tarafından askeri törenle karşılandı. Al Nahyan, temasları kapsamında Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile de görüştü. İki ülke liderleri, 2004 yılında kurulan Kapsamlı Stratejik Ortaklığı yeniden canlandırmak amacıyla yeni bir Stratejik Diyalog mekanizması oluşturulmasını kararlaştırdı. Yeni mekanizmanın uluslararası ve bölgesel güvenlik, savunma, ticaret ve yatırım, enerji ve iklim, gelişmekte olan teknolojiler, dijitalleşme, ulaşım, çevre, kültür ve eğitim gibi alanlarda işbirliğini koordine etmesi planlanıyor. Almanya-BAE Yatırım Konseyi kuruluyor Ziyaret kapsamında kamu ve özel sektör arasındaki yatırımları güçlendirmek amacıyla Almanya-BAE Yatırım Konseyi kurulmasına yönelik ortak niyet beyanı da imzalandı. Konseyin iki ülke arasındaki yatırımları teşvik eden ve kamu ile özel sektör arasındaki işbirliğini güçlendiren bir platform olarak faaliyet göstermesi planlanıyor. 29 anlaşmanın değeri 9,3 milyar euroyu aştı Ekonomik temasların en dikkat çekici sonuçlarından biri de iki ülke şirketleri arasında imzalanan anlaşmalar oldu. BAE ve Alman şirketleri arasında 29 mutabakat zaptı ve anlaşma imzalanırken, söz konusu anlaşmaların toplam değerinin 9,356 milyar euroyu aştığı açıklandı. Anlaşmalar, iki ülke arasındaki özel sektör işbirliğinin kapsamının genişletilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Enerji ve sanayi alanında Covestro, RWE, ADNOC ve Masdar gibi şirketler arasındaki ortaklıkların da genişletilmesi gündeme geldi. BAE’nin yatırım kuruluşu XRG’nin Alman kimya şirketi Covestro’daki yaklaşık 15 milyar euroluk mevcut yatırımı da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Enerji ve teknolojide işbirliği genişliyor Yeni yatırım paketinde enerji güvenliğinin yanı sıra ileri teknoloji ve dijital altyapı öne çıkıyor. İki ülke, yapay zeka, veri merkezleri, enerji ve yeni teknolojilerde ortak projelerin geliştirilmesini hedeflerken, Almanya’nın sanayi ve teknoloji kapasitesi ile BAE’nin yatırım gücünün bir araya getirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda yaklaşık 1 GW kapasiteli yeni nesil veri merkezlerinin kurulması planlanıyor. BAE, Almanya’nın Körfez’deki önemli ticaret ortağı BAE, Almanya’nın Körfez bölgesindeki en önemli ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Almanya hükümeti de iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesini stratejik ortaklığın temel başlıklarından biri olarak değerlendiriyor. Berlin yönetimi, enerji, yatırım, savunma teknolojileri, yapay zeka ve ticaret başta olmak üzere farklı alanlarda BAE ile işbirliğinin derinleştirilmesini destekliyor. Berlin’deki son ziyaretle birlikte iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığın yalnızca mevcut ticaret hacminin artırılmasıyla sınırlı kalmayıp, enerji, teknoloji, dijital altyapı ve yüksek katma değerli sanayiyi kapsayan daha geniş bir yatırım ilişkisine dönüştürülmesi hedefleniyor.

Bilişim sektörünün yol haritası İTO’da masaya yatırıldı Haber

Bilişim sektörünün yol haritası İTO’da masaya yatırıldı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Bilgi Teknolojileri Meslek Komitesi, bilgi teknolojileri sektörünün mevcut durumunu değerlendirmek ve sektörün öncelikli ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla çalışma toplantısı düzenledi. İTO Yönetim Kurulu Üyesi Murat Hazıroğlu’nun başkanlığındaki toplantıya Meslek Komitesi üyeleri ve sektör temsilcileri katıldı. Dijital dönüşüm rekabet gücünün temel unsuru Toplantıda sektörün gelişim alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Murat Hazıroğlu, bilgi teknolojilerinin artık yalnızca teknoloji sektörünü ilgilendiren bir alan olmaktan çıktığını, ekonominin farklı sektörlerinde doğrudan belirleyici rol üstlendiğini söyledi. Üretimden ticarete, finanstan hizmetlere kadar geniş bir alanda dijital dönüşümün etkisinin arttığına dikkat çeken Hazıroğlu, işletmelerin rekabet güçlerini koruyabilmeleri için teknoloji yatırımlarını artırmaları gerektiğini belirtti. Hazıroğlu, özellikle KOBİ’lerin yeni teknolojilere erişiminin kolaylaştırılmasının ve dijital altyapılarının güçlendirilmesinin önemine işaret ederek, İTO’nun sektör temsilcilerinin karşılaştığı sorunları takip ettiğini ve iş dünyasının taleplerini ilgili kurumlara aktardığını ifade etti. İnsan kaynağı ve girişimcilik potansiyeline vurgu Bilgi teknolojileri sektörünün sürdürülebilir büyümesi için kamu, özel sektör ve girişimcilik ekosistemi arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Hazıroğlu, Türkiye’nin sahip olduğu insan kaynağı ve girişimcilik potansiyelinin daha yüksek ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Hazıroğlu, İTO olarak sektörün gelişimini destekleyecek işbirliklerine katkı sunmaya ve üyelerin beklentilerini ilgili platformlarda gündeme taşımaya devam edeceklerini belirtti. TÜBİTAK’ın özel sektör destekleri anlatıldı Toplantıda İTO Bilgi Teknolojileri Meslek Komitesi Başkanı Bekir Sami Nalbantoğlu da komitenin yürüttüğü çalışmalar ve sektörün gündemindeki başlıklar hakkında katılımcılara bilgi verdi. Program kapsamında TÜBİTAK Özel Sektör İş Geliştirme Direktörü Mahmut Bulut tarafından bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda TÜBİTAK’ın özel sektöre yönelik destek mekanizmaları, girişimcilik ekosistemi, iş geliştirme imkanları ve bilgi teknolojileri sektörüne yönelik fırsatlar ele alındı. Toplantının devamında sektör temsilcileri, bilgi teknolojileri sektörünün mevcut durumu, ihtiyaçları ve karşılaştıkları sorunlara ilişkin değerlendirmelerini TÜBİTAK yetkilileriyle paylaştı. Katılımcılar ayrıca sektörün gelişimine yönelik görüş ve önerilerini aktardı.

Bölgesel kalkınmada yeni dönem Haber

Bölgesel kalkınmada yeni dönem

Yeni portal, bölgesel kalkınma politikaları ve yatırım kararları için kapsamlı bir veri altyapısı sunacak. Türkiye’nin bölgesel kalkınma politikalarında dijital veri kullanımını güçlendirecek yeni bir dönem başlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, il ve ilçe düzeyindeki çok sayıda ekonomik ve sosyal göstergeyi tek platformda bir araya getirecek Bölgesel Veri Portalı için çalışmalarını sürdürüyor. Yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan portalda istihdam, ihracat, sağlık, eğitim, kültür ve turizm başta olmak üzere yerel düzeydeki veriler bir arada sunulacak. Platformun kamu kurumlarının yanı sıra araştırmacılar, akademisyenler ve özel sektör tarafından bölgesel analizlerde kullanılması hedefleniyor. Bölgesel veriler tek çatı altında toplanacak Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan portal, yalnızca Bakanlık ve kalkınma ajanslarının verilerini değil, farklı kamu kurumlarından sağlanan bölgesel göstergeleri de kapsayacak. Böylece il ve ilçe ölçeğinde dağınık halde bulunan verilerin tek noktadan erişilebilir hale getirilmesi ve karar alma süreçlerinde daha etkin kullanılması amaçlanıyor. Portal üzerinden bölgelerin ekonomik yapısı, üretim kapasitesi ve gelişme potansiyeline ilişkin analizlerin de paylaşılması planlanıyor. Bölgelerin üretim potansiyeli analiz edilecek Bölgesel kalkınma çalışmalarında Ekonomik Kompleksite ve Ürün Uzayı Analizi sonuçları da kullanılacak. Bu analizlerle bölgelerin mevcut üretim yapısı ve yeni ürünlere yönelme potansiyeli ortaya konulacak. Elde edilen sonuçların internet üzerinden yayımlanması planlanıyor. Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi’nin uygulanmasını takip etmek amacıyla geliştirilen izleme sistemi de kullanıma açılacak. Sistemin ardından ara dönem izleme raporu hazırlanacak. Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi’nin teknolojik altyapısının yenilenmesine yönelik çalışmalar da devam edecek. Biyorafineri için yeni yol haritası Bakanlığın gündemindeki çalışmalardan biri de bölgelerdeki biyolojik kaynakların daha yüksek katma değere dönüştürülmesi. Bu kapsamda “Hammaddeden Yüksek Katma Değere Biyorafineri Yol Haritası” çalışması başlatıldı. Biyorafineri yaklaşımıyla biyolojik hammaddelerin ve üretim artıklarının biyobazlı kimyasallar, malzemeler, yakıtlar, enerji ve diğer yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Çalışmayla bölgelerdeki hammaddelerin yalnızca ilk ürün olarak değerlendirilmesi yerine, ileri işleme teknolojileri kullanılarak ekonomik değerinin artırılabileceği alanların belirlenmesi amaçlanıyor. Kırsal kalkınma için saha çalışması yapılacak Kırsal yerleşimlerin mevcut durumunu ve ihtiyaçlarını ortaya koymak amacıyla yürütülen Yer-Sis İkinci Faz Geliştirme Projesi kapsamında pilot uygulama yıl sonuna kadar tamamlanacak. Pilot uygulamadan elde edilen bulgular doğrultusunda saha çalışma raporu hazırlanacak. Bunun yanında organize sanayi bölgelerinin demir yolu iltisak hattı taleplerine yönelik analizlerin sonuçları ilgili kurumlarla değerlendirilecek. Öncelikli görülen bağlantı hatları için fizibilite çalışmalarının yapılması planlanıyor. Bölge Kalkınma İdareleri Elektronik Proje İzleme Sistemi’nin geliştirilmesine de devam edilecek. Sistemle izleme ve değerlendirme süreçlerinin yanı sıra bölge kalkınma idarelerinin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Kalkınma ajansları için 2040 vizyonu Bölgesel kalkınma çalışmalarının uzun vadeli yönünü belirleyecek bir diğer başlık ise kalkınma ajanslarının gelecek vizyonu olacak. “UFUK 2040: Kalkınma Ajansları Gelecek Çalıştayları” kapsamında eylem planları hazırlanacak. Çalışmalar sonucunda kalkınma ajanslarının 2040 yılına yönelik dönüşümünü şekillendirecek yol haritasının ortaya çıkarılması hedefleniyor. Bu süreçte yapay zekâ da bölgesel kalkınma politikalarının önemli araçlarından biri olarak ele alınacak. “Kalkınma Ajanslarını Yapay Zekâ Destekli Bölgesel Kalkınma Ekosistemine Dönüştürmek” vizyonu doğrultusunda yeni çalışmalar yürütülecek. Kalkınma projelerine destek devam edecek Sosyal Gelişmeyi Destekleme, Cazibe Merkezlerini Destekleme, Üreten Şehirler ile Kurumsal Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik destek programları kapsamındaki projelerin değerlendirme süreçleri de tamamlanacak. Destek almaya hak kazanan projeler için izleme ziyaretleri gerçekleştirilecek ve kaynak aktarımları yapılacak. Böylece bölgesel veri altyapısının güçlendirilmesi, kırsal kalkınma çalışmalarının geliştirilmesi ve kalkınma ajanslarının dijital dönüşümünün hızlandırılması, yılın ikinci yarısındaki çalışmaların temel başlıklarını oluşturacak.

İnşaat sektörünü kamu yatırımları ayakta tutuyor Haber

İnşaat sektörünü kamu yatırımları ayakta tutuyor

İnşaat sektörüne ilişkin ikinci çeyrek verileri, sektörün ekonomik büyümeye katkısını sürdürmesine rağmen finansman koşullarındaki sıkılaşmanın etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini gösteriyor. Analizlere göre kamu yatırımları büyümeyi desteklemeye devam ederken, özel sektör yatırımlarındaki yavaşlama sektörün büyüme hızını sınırlıyor. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyürken, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri ise yüzde 3 büyüme kaydetti. Böylece sektör üst üste 14 çeyrektir büyümesini sürdürmesine rağmen, önceki yıllarda görülen yüksek büyüme temposunun gerisinde kaldı. Raporda, sıkı para politikası, yüksek faiz ortamı ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerin yatırım kararları üzerinde belirleyici olmaya devam ettiği belirtiliyor. Deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ile kamu altyapı yatırımları sektöre destek sağlarken, özel sektör yatırımlarındaki zayıflık büyümenin önündeki temel engeller arasında gösteriliyor. Üretim göstergeleri ise sektörün kapasitesini koruduğuna işaret ediyor. Yapı ruhsatlarındaki artış yeni projeler açısından olumlu sinyal verirken, inşaat güven endeksinin eşik değer olan 100 puanın altında kalmayı sürdürmesi sektör temsilcilerinin geleceğe ilişkin temkinli beklentilerini ortaya koyuyor. İşçilik ve finansman maliyetleri de şirketlerin kârlılığı üzerindeki baskısını sürdürüyor. Konut piyasasında haziran ayında hareketlenme gözlendi. İlk el konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23,1, ikinci el satışlar ise yüzde 12,5 arttı. Buna rağmen ilk el satışlardaki toparlanmanın sınırlı kalması, yeni konut üretimini destekleyecek talep koşullarının henüz kalıcı şekilde güçlenmediğine işaret ediyor. Finansman tarafında ise ipotekli konut satışlarında artış yaşansa da krediyle yapılan satışların toplam satışlar içindeki payı yaklaşık yüzde 20 seviyesinde kaldı. Bu görünüm, konut finansmanında tam anlamıyla normalleşme sağlanamadığını ve kredi maliyetlerinin satın alma kararları üzerindeki etkisini sürdürdüğünü gösteriyor. Uluslararası müteahhitlik hizmetlerinde ise küresel gelişmeler belirleyici olmaya devam ediyor. Yılın ilk yarısında yurt dışında üstlenilen proje hacmi 2,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, jeopolitik riskler ve küresel finansman koşullarının uluslararası proje pazarında büyümeyi sınırladığı değerlendiriliyor. Analizde ayrıca küresel ekonomide büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edildiği, jeopolitik gerilimler, enerji piyasalarındaki oynaklık ve sıkı para politikalarının hem dünya ekonomisi hem de inşaat sektörü açısından belirsizlikleri artırdığı vurgulanıyor. Bu versiyon, basın bültenindeki tanıtım dilini çıkararak farklı kaynaklardan derlenmiş araştırma haberi formatına dönüştürülmüş bir metindir.

KIRCAALİSİAD heyetinden Ankara çıkarması Haber

KIRCAALİSİAD heyetinden Ankara çıkarması

Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD), Ankara’da gerçekleştirdiği temaslar kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) çeşitli siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri ve siyasi liderlerle bir araya gelerek Türkiye - Bulgaristan ilişkilerine yönelik önemli görüşmeler gerçekleştirdi. KIRCAALİSİAD heyeti, ziyaretler kapsamında başta Bursa milletvekilleri olmak üzere farklı şehirlerden milletvekilleriyle temaslarda bulunurken, aynı zamanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile de görüşme gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen temaslarda, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve stratejik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Stratejik rapor TBMM gündemine taşındı Ziyaretlerin merkezinde, KIRCAALİSİAD tarafından hazırlanan “Türkiye - Bulgaristan Ekonomik ve Stratejik İş Birliği, Politika ve Eylem Raporu” yer aldı. Söz konusu rapor, iş dünyasının sahadan gelen beklentilerini, sektörlerin mevcut durumunu ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik somut önerileri içeriyor. KIRCAALİSİAD heyeti, raporu TBMM’de gerçekleştirdiği görüşmelerde milletvekillerine sunarak; bölgesel ticaretin geliştirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatlarının artırılması ve iş birliği alanlarının genişletilmesi konusunda görüş alışverişinde bulundu. Geniş kapsamlı temaslar KIRCAALİSİAD heyeti, TBMM ziyaretleri kapsamında Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk, Fevzi Zırhlıoğlu, Refik Özen, Ahmet Kılıç, Emine Yavuz Gözgeç ve Yüksel Selçuk Türkoğlu ile bir araya geldi. Ayrıca Antalya Milletvekili Uğur Poyraz ile gerçekleştirilen görüşmelerde de ekonomik iş birliği ve bölgesel kalkınma başlıkları ele alındı. Gerçekleştirilen temaslarda; iş dünyasının ihtiyaçları, üyelerin beklentileri ve Türkiye ile Bulgaristan arasında daha güçlü ekonomik bağların kurulmasına yönelik öneriler detaylı şekilde paylaşıldı. Görüşmelerde karşılıklı olarak yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilenirken, iş dünyasının politika yapım süreçlerine katkısının önemi vurgulandı. “Ortak akıl ve iş birliği vurgusu” Heyet, ziyaretler kapsamında Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticari hacmin artırılması, yatırım süreçlerinin kolaylaştırılması ve iş dünyasının önündeki yapısal engellerin azaltılması için kamu ve özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. TBMM’nin önemi vurgulandı KIRCAALİSİAD tarafından, TBMM ziyareti kapsamında yapılan açıklamada ise Gazi Meclisimizin kuruluşunun yıl dönümüne vurgu yapılarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin milli iradenin en güçlü temsil makamı olduğunun altı çizildi. Ayrıca Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kurucu iradeye saygı ve minnet ifade edildi. Somut iş birlikleri için güçlü zemin KIRCAALİSİAD heyeti, Ankara temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede, gerçekleştirilen görüşmelerin somut projelere dönüşmesi yönünde güçlü bir zemin oluşturduğunu belirtti. Dernek, önümüzdeki dönemde kamu kurumları ve siyasi temsilcilerle kurulan bu temasları daha da ileriye taşıyarak, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlamayı sürdüreceğini ifade etti.

Devlet gençlere 28 bin 75 TL maaş bağlayacak Haber

Devlet gençlere 28 bin 75 TL maaş bağlayacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan "Genç İstihdam Hamlesi" kapsamındaki "İşe İlk Adım Programı" ile 18–25 yaş aralığındaki gençlerin 28 bin 75 TL maaş kısmı 6 ay boyunca devlet tarafından karşılanacak. Peki istihdam desteğine kimler başvurabilir? İşte başvuru şartları Bu amaçla 228 milyar TL kaynak ayrıldı. Sabah'tan Önder Yılmaz'ın haberine göre hükümet, genç işsizlerin istihdamını da içeren mali torba yasa teklifi hazırlıyor. Buna ilişkin AK Parti Grup yönetimi, bakanlıklar ve bürokrasi toplantı üstüne toplantı gerçekleştiriyor. Erdoğan açıklamıştı Kanuni altyapı düzenlemeleri yapılacak olan projeyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026 yılı başında "Genç İstihdam Hamlesi" kapsamındaki "İşe İlk Adım Programı" olarak açıklamıştı. Özel sektörle işbirliği Düzenlemeyle, gençlerin işe ilk giriş adımını daha güçlü ve sürdürülebilir atabilmesi için İŞKUR tarafından özel sektör iş birliğiyle proje hayata geçirilecek. Projeyle, gençlere ilk iş deneyimi sağlanacak. İstihdama kalıcı biçimde katılımları desteklenecek. İşverenlere sunulan ücret desteği sayesinde, genç istihdamının önündeki mali engeller azaltılacak, gençlerin işgücü piyasasına daha hızlı dâhil olması sağlanacak. 18 aya uzayabilecek Bu kapsamında, 18-25 yaş aralığındaki gençlerin ilk işe girişlerinde ücret ve sigorta primlerinin net asgari ücrete karşılık gelen kısmı, yani 28 bin 75 TL devlet tarafından karşılanacak. Her sigortalı için asgari ücretin yarısını geçmemek üzere ücret desteği ve asgari ücret üzerinden hesaplanan prim desteğinin yarısının karşılanması halinde ise programdan yararlandırılması süresi 18 aya kadar uzatılabilecek. 228 milyar tl kaynak Bu amaçla 228 milyar TL'lik kaynak öngörüldü. Destek süresi altı aya kadar uygulanacak. Gençlerin işgücü piyasasına erken yaşta girişlerinin desteklenmesi ve ilave istihdam yoluyla istihdamlarının artırılması sağlanacak. Üç yılda 750 bin istihdam Bu yıl 250 bin gencin ilk kez işe yerleştirilmesi planlanırken, 2028 yılına kadar 750 bin gence ulaşması hesaplanıyor. Bu uygulama ile hem gençlerin iş deneyimi kazanması hem de özel sektörün nitelikli genç işgücüne daha kolay erişmesi hayata geçirilecek. Geçiş mekanizması Genç işsizliğin yapısal etkilerini azaltmaya yönelik güçlü bir geçiş mekanizması sunulacak. İşe ilk adım uygulaması, gençlerin çalışma hayatına sağ- lam bir başlangıç yapmasını destekleyen, ilk işi kalıcı istihdama dönüştürmeyi hedefleyen önemli bir istihdam aracı olacak. İmalat sektörüne öncelik Program kapsamında yapılacak desteklerde imalat sektöründe faaliyet gösteren işyerlerine öncelik verilecek. İşverenin, ilk altı ay veya 18 aya kadar uzatmayı içeren ödemelerde her sigortalı için asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta prim giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanacak. Başvuru şartları neler? İŞKUR'da kaydı bulunacak. 18 yaşından büyük, 25 yaşından küçük olacak. Uzun vadeli sigorta kollarından 90 günden fazla sigortalılığı olmayacak. Yüksek öğretim öğrencisi olmamak Yabancılar ve yurtdışında çalışanlar başvuru yapamayacak. İşsizlik fonu 151 milyar fazla verecek İşsizlik Sigortası Fonu 2024 yılında 162 milyar lira, 2025 yılında ise 269.5 milyar lira gelir fazlası verdi. 2025 yıl sonu itibarıyla gelir fazlası dahil Fon varlığı yaklaşık 628.5 milyar TL'ye ulaştı. 2026 yılında fonun 151 milyar lira gelir fazlası vereceği hesaplanıyor. Fonun gelir fazlası ve varlığı göz önünde bulundurulduğunda mevcut gelirleriyle giderlerini karşılayabileceği hesaplanıyor.

Özel sektörün dış borcu 12 milyar dolar arttı Haber

Özel sektörün dış borcu 12 milyar dolar arttı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcuna ilişkin verileri açıkladı. Buna göre, toplam borç bir önceki çeyreğe kıyasla 12,1 milyar dolar artarak 219,7 milyar dolara yükseldi. Vade yapısına bakıldığında, uzun vadeli kredi borcu 13,1 milyar dolar artışla 210,9 milyar dolara çıktı. Kısa vadeli kredi borcu (ticari krediler hariç) ise aynı dönemde 1,0 milyar dolar azalarak 8,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Finansal ve finansal olmayan kuruluşların borç yapısı Bir önceki çeyreğe göre finansal kuruluşların toplam yurt dışı kredi borcu 5,6 milyar dolar artarken, finansal olmayan kuruluşların toplam borcunda 6,6 milyar dolar yükseliş kaydedildi. Böylece her iki kesimde de toplam borç stokunda artış gözlendi. Uzun vadeli borçlarda finansal kuruluşların yükümlülükleri 6,4 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların uzun vadeli borçları ise 6,7 milyar dolara yükseldi. Kısa vadeli tarafta ise finansal kuruluşların borçları 0,8 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların borçları 0,2 milyar dolar azaldı. Döviz kompozisyonu ve vade dağılımı Döviz cinsi dağılımında dolar en yüksek payı almaya devam etti. 210,9 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun %58,2’si dolar, %31’i euro, %2,7’si Türk lirası ve %8,1’i diğer döviz cinslerinden oluştu. 8,8 milyar dolar düzeyindeki kısa vadeli kredi borcunda ise kompozisyon farklılaştı; borcun %20,6’sı dolar, %22,5’i euro, %53,5’i Türk lirası ve %3,4’ü diğer döviz cinslerinden meydana geldi. Bir yıl içinde vadesi dolacak borçlar Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcunun 1 yıla kadar olan vade dağılımı incelendiğinde, bu kapsamda 64,1 milyar dolar tutarında bir stok bulunduğu görüldü. Bu tutar, kısa ve uzun vadeli borçların önümüzdeki 12 ayda vadesi gelecek kısmını ifade ediyor. Söz konusu 64,1 milyar dolarlık borcun 40 milyar doları bankalara, 18,4 milyar doları finansal olmayan kuruluşlara, 5,7 milyar doları ise bankacılık dışı finansal kuruluşlara ait olarak kaydedildi.

Özel sektörün yurt dışı kredi borcu artıyor Haber

Özel sektörün yurt dışı kredi borcu artıyor

Uzun vadeli borçlarda artış görülürken, kısa vadeli borçlarda düşüş kaydedildi. Borcun büyük kısmı dolar cinsinden gerçekleşirken, finansal olmayan kuruluşların borçlarındaki artış dikkat çekti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat 2025 dönemine ilişkin özel sektörün yurt dışı kredi borcu gelişmelerini yayımladı. Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, şubat ayında bir önceki aya göre 1,8 milyar dolar artarak 179,2 milyar dolar oldu. Şubat sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki aya göre 1,8 milyar dolar artarak 179,2 milyar dolar oldu. Vadeye göre incelendiğinde, bir önceki aya göre, uzun vadeli kredi borcu 3,4 milyar dolar artarak 162,6 milyar dolar, kısa vadeli kredi borcu (ticari krediler hariç) da 1,6 milyar dolar azalarak 16,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Bir önceki aya göre finansal kuruluşların toplam borcu 343 milyon dolar azalırken, finansal olmayan kuruluşların toplam borcu 2,2 milyar dolar artış gösterdi. Aynı dönemde finansal kuruluşların uzun vadeli borçları 1,2 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların uzun vadeli borçları 2,2 milyar dolar artarken, kısa vadede finansal kuruluşların borçları 1,6 milyar dolar ve finansal olmayan kuruluşların borçları 33 milyon dolar azaldı. Döviz kompozisyonuna bakıldığında, ABD doları cinsinden borçlanmanın en yüksek paya sahip olduğu görülürken, 162,2 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 60,2'sinin ABD doları, yüzde 31,1'inin avro, yüzde 2,3'ünün Türk lirası ve yüzde 6,4'ünün ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu gözlendi. 16,6 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 41,2'si ABD doları, yüzde 14,3'ü avro, yüzde 41,7'si Türk lirası ve yüzde 2,8'i ise diğer döviz cinsinden oluştu. Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcunun 1 yıla kadar olan vade dağılımı incelendiğinde, toplam borç tutarı 56,1 milyar dolar oldu. Bu tutarın 38,2 milyar dolarının bankalara, 12,8 milyar dolarının finansal olmayan kuruluşlara, 5 milyar dolarının ise bankacılık dışı finansal kuruluşlara ait borçlardan oluştuğu görüldü.

Özel sektörün yurt dışı kredi borcu yükseldi Haber

Özel sektörün yurt dışı kredi borcu yükseldi

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, 2024 yılının son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 4 milyar dolar artarak 173,3 milyar dolara yükseldi. Son bir yıldaki artış 17,6 milyar dolar oldu. Vadeye göre incelendiğinde, bir önceki çeyreğe göre, uzun vadeli kredi borcunun 1,2 milyar dolar artarak 157,8 milyar dolar, kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 2,8 milyar dolar artarak 15,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği gözlendi. Bir önceki çeyreğe göre, finansal kuruluşların toplam borcu 4,3 milyar dolar artarken, finansal olmayan kuruluşların toplam borcu ise 0,3 milyar dolar azalış gösterdi. Aynı dönemde, finansal kuruluşların uzun vadeli borçları 1,3 milyar dolar artarken finansal olmayan kuruluşların uzun vadeli borçları 52 milyon dolar azalış gösterdi. Kısa vadede ise finansal kuruluşların borçlarının 3 milyar dolar artış, finansal olmayan kuruluşların borçlarının ise 214 milyon dolar azalış gösterdiği görüldü. Borcun yüzde 60'ı dolar cinsi Döviz kompozisyonuna bakıldığında, dolar cinsinden borçlanma en yüksek paya sahip oldu. 157,8 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 60,2'sinin ABD doları, yüzde 31,9’unun Euro, yüzde 2,4’ünün Türk lirası ve yüzde 5,5’inin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu; 15,5 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 44,6’sının ABD doları, yüzde 15,3’ünün Euro, yüzde 36,8’inin Türk lirası ve yüzde 3,3’ünün ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Aralık sonuna göre özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcunun 1 yıla kadar olan vade dağılımı incelendiğinde, toplam borç tutarı 53,4 milyar dolar oldu. Bu tutarın 35,8 milyar doları bankalara, 12,8 milyar doları finansal olmayan kuruluşlara, 4,7 milyar doları ise bankacılık dışı finansal kuruluşlara ait.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.