SON DAKİKA
Hava Durumu

#Özel Sektör

Ekometre - Özel Sektör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özel Sektör haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çin imalat sektöründe büyüme sürüyor Haber

Çin imalat sektöründe büyüme sürüyor

S&P Global tarafından açıklanan verilere göre, Çin RatingDog genel imalat PMI endeksi ekimde 52,0 seviyesinde gerçekleşti. Eylül ayında 52,1 olan endeksteki sınırlı gerilemeye rağmen imalat sektöründeki büyüme eğilimi korundu. Endeksin üst üste 11 aydır 50 seviyesinin üzerinde bulunması, 2021 yılının ortalarından bu yana sektörde kaydedilen en uzun kesintisiz iyileşme dönemine işaret etti. Üretim artışı nisan ayından bu yana en yüksek seviyede Ekim ayında imalat sanayi üretimindeki artış hız kazandı ve nisan ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yeni siparişlerdeki büyüme ise eylül ayına yakın bir tempoda sürdü. Böylece yeni siparişlerdeki genişleme eğilimi 18 aya yaklaştı. Yeni ihracat siparişleri de artışını üst üste dördüncü aya taşıdı. Ancak ihracat siparişlerindeki büyüme hızı son üç ayın en düşük seviyesine geriledi. Maliyet baskısı hafifledi, fabrika çıkış fiyatları geriledi Ekim ayı verileri, imalat sektöründe maliyet baskılarının hafiflediğini ortaya koydu. Girdi fiyatlarındaki artış eylül ayına kıyasla yavaşlayarak yıl başından bu yana kaydedilen ortalamanın altına indi. Yoğun rekabetin etkisiyle fabrika çıkış fiyatları ise son üç ayda ikinci kez düşüş gösterdi. Bu gelişme, üreticilerin fiyatlama gücü üzerindeki baskının sürdüğüne işaret etti. Özel sektör PMI verisi resmi göstergeden ayrıştı Çin'in özel sektör ağırlıklı imalat göstergesi ile resmi PMI verisi ekim ayında farklı yönlerde hareket etti. Resmi imalat PMI endeksi, eylüldeki 50,1 seviyesinden 49,3'e gerileyerek daralma bölgesine geçti. Buna karşılık özel sektör ve küçük ölçekli şirketleri daha fazla kapsayan RatingDog imalat PMI endeksi 52,0 seviyesinde kalarak büyümeye işaret etti. Üretim ve siparişlerdeki artışa rağmen riskler sürüyor Ekim ayı verileri, Çin imalat sektörünün yılın son çeyreğine üretim ve yeni siparişlerdeki büyümeyi koruyarak başladığını gösterdi. Bununla birlikte fabrika çıkış fiyatlarında yeniden görülen düşüş ve iş dünyası güvenindeki zayıflama, sektörün önümüzdeki dönemde karşı karşıya kalabileceği riskler arasında öne çıktı.

2027'de yatırımın adresi değişiyor Haber

2027'de yatırımın adresi değişiyor

Ulaştırma yatırımlarında liderliğini koruyacak Türkiye'nin 2027 yılı yatırım planlamasında ulaştırma sektörü en yüksek payı alacak. Toplam sabit sermaye yatırımlarının yüzde 36,1'inin bu alanda gerçekleştirilmesi öngörülüyor. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'na göre konut yatırımları yüzde 32'lik payla ikinci, imalat sanayisi ise yüzde 15,8'lik payla üçüncü sırada bulunacak. İlk iki sektör yatırımların yüzde 68,1'ini alacak Ulaştırma ve konut sektörlerinin toplam sabit sermaye yatırımlarından alacağı pay yüzde 68,1'e ulaşacak. Böylece 2027 yılında planlanan yatırımların yaklaşık üçte ikisinden fazlası bu iki sektörde yoğunlaşacak. İmalat sanayisi ise yüzde 15,8'lik payla yatırım dağılımında üçüncü sıradaki yerini alacak. 2026'ya göre ulaştırma ve imalatın payı artacak 2026 yılı cari fiyatlarla toplam sabit sermaye yatırımlarında ulaştırmanın payının yüzde 35,9, konutun yüzde 32,4, imalat sanayisinin ise yüzde 15 olması bekleniyor. 2027 yılında ulaştırma ve imalat sanayisinin toplam yatırımlar içindeki payının yükselmesi, konutun payının ise sınırlı ölçüde gerilemesi öngörülüyor. Kamu yatırımlarında imalat ve enerji öncelikli olacak Kamu kesiminin 2027 yılı sabit sermaye yatırımlarında imalat sanayisi ve enerji alt sektörlerinin ağırlığının artırılması hedefleniyor. 2026 yılında kamu yatırımlarının ağırlıklı olarak ulaştırma, diğer hizmetler, eğitim, tarım, madencilik ve sağlık sektörlerinde yoğunlaşması bekleniyor. Kamu yatırımlarının yüzde 49,8'ini merkezi yönetim üstlenecek 2027 yılında cari fiyatlarla kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 49,8'inin merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler tarafından gerçekleştirilmesi bekleniyor. Yerel yönetimlerin payının yüzde 27,3, kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) payının yüzde 21,7 olması öngörülüyor. Döner sermayeli kuruluşlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarının toplam payının ise yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşmesi planlanıyor. Özel sektör yatırımlarında yüzde 3,7 artış beklentisi Özel kesim sabit sermaye yatırımlarının 2027 yılında reel olarak yüzde 3,7 artacağı tahmin ediliyor. Özel sektör yatırımlarında imalat sanayisi, madencilik ve eğitim alt sektörlerinin öne çıkması bekleniyor. Böylece imalat sanayisi hem toplam yatırım dağılımında hem de özel sektörün yatırım tercihlerinde önemli bir yer tutacak. 2026'da özel sektör yatırımları yüzde 4,2 artacak 2026 yılında özel kesim sabit sermaye yatırımlarında reel yüzde 4,2 artış öngörülüyor. Bu yıl özel sektör yatırımlarının ağırlıklı olarak imalat sanayisi, ulaştırma ve konut sektörlerinde yoğunlaşması beklenirken 2027'de madencilik ve eğitimin de öncelikli alanlar arasına girmesi planlanıyor. Merkezi yönetimin kamu yatırımlarındaki payı gerileyecek 2026 yılında kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 55,4'ünün merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler tarafından gerçekleştirilmesi bekleniyor. Yerel yönetimlerin payı yüzde 22,4, KİT'lerin payı yüzde 21 olarak tahmin edilirken döner sermayeli kuruluşlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarının payının yüzde 1,2 olması öngörülüyor. 2027 yılında merkezi yönetimin kamu yatırımlarındaki payının azalması, yerel yönetimlerin payının ise artması bekleniyor. 2027'nin yatırım öncelikleri netleşiyor 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'ndaki öngörüler, sabit sermaye yatırımlarında ulaştırma ve konutun ağırlığını koruyacağını ortaya koyuyor. Kamu kesiminde imalat sanayisi ve enerji, özel sektörde ise imalat sanayisi, madencilik ve eğitim yatırımlarının öne çıkması bekleniyor. Böylece gelecek yılın yatırım dağılımında ulaştırma ve konut toplam yatırımların büyük bölümünü oluştururken üretim ve enerji alanları da yatırım planlamasında yer alacak.

TCMB’den şirketlerin borç ödemelerine kredi kolaylığı Haber

TCMB’den şirketlerin borç ödemelerine kredi kolaylığı

Düzenlemeyle şirketlerin likidite yönetiminin kolaylaştırılması ve finansmana erişimin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası ticari kredilerin büyüme sınırlarına ilişkin düzenlemede değişikliğe gitti. Bankalara iletilen yazıya göre, bankalar dışındaki özel sektör kuruluşlarının yurt içinde Türk lirası cinsinden ihraç ettiği borçlanma araçlarının yıl sonuna kadar vadesi gelen geri ödemeleri için kullandırılacak TL krediler, kredi büyüme sınırından istisna tutulacak. Şirketlerin likidite yönetimi desteklenecek TCMB’nin düzenlemesiyle, özel sektör kuruluşlarının vadesi gelen borçlarını ödemek için banka finansmanına erişiminin kolaylaştırılması amaçlanıyor. Böylece kredi büyüme sınırlarının geri ödeme sürecinde oluşturabileceği olası finansman kısıtlarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Düzenleme özellikle kredi değerliliği yüksek borç ihraççılarının finansmana erişimini desteklemeyi ve şirketlerin likidite yönetimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. İstisna yıl sonuna kadar geçerli olacak Yeni uygulama, bankalar dışındaki özel sektör kuruluşlarının yurt içinde Türk lirası cinsinden ihraç ettiği ve 2026 yılı sonuna kadar itfası gerçekleşecek borçlanma araçlarının geri ödemeleri için kullandırılacak TL kredileri kapsıyor. TCMB, bu adımla makrofinansal istikrarın korunmasını ve likidite yönetiminin desteklenmesini hedefliyor.

Dünya Bankası’ndan Türkiye’ye 21 milyar dolarlık sermaye Haber

Dünya Bankası’ndan Türkiye’ye 21 milyar dolarlık sermaye

2026 mali yılında 5,4 milyar dolara ulaşan tutar, 2022 mali yılına göre yüzde 520 artış gösterdi. Türkiye, özel sektör yatırımlarını çekme performansıyla grubun öne çıkan ülkeleri arasında yer aldı. Küresel ölçekte 112 milyar dolara ulaşıldı Dünya Bankası Grubu, gelişmekte olan ülkelerde özel sektör yatırımlarını artırma hedefi doğrultusunda 2026 mali yılında rekor düzeyde sermayenin harekete geçirilmesini sağladı. Küresel ölçekte mobilize edilen özel sektör sermayesi, 2022 mali yılında 35 milyar dolar seviyesindeyken 2026 mali yılında 112 milyar dolara yükseldi. Böylece dört yıllık dönemde harekete geçirilen sermaye üç katın üzerine çıktı. Türkiye’de yıllık tutar 5,4 milyar dolara yükseldi Dünya Bankası Grubu’nun Türkiye operasyonlarında 2026 mali yılında harekete geçirilen özel sektör sermayesi 5,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu tutar, 2022 mali yılına kıyasla yüzde 520 artışa işaret etti. Türkiye’de 2022 yılından itibaren mobilize edilen özel sektör sermayesinin toplamı ise 21 milyar doları aştı. Bu performans, Türkiye’yi Dünya Bankası Grubu’nun küresel ölçekte yüksek miktarda özel sektör sermayesi çektiği ülkeler arasına taşıdı. Küçük işletmeler ve altyapı yatırımları destekleniyor Türkiye’de özel sektör sermayesini harekete geçirmeye yönelik çalışmalar; küçük işletmelerin finansmana erişiminin artırılması, istihdamın ve girişimciliğin desteklenmesi ile kritik altyapı yatırımlarına uzun vadeli özel sektör finansmanı sağlanmasını kapsıyor. Bu kapsamda FINGROW Programı aracılığıyla Dünya Bankası Grubu tarafından sağlanan 868 milyon dolarlık garanti sayesinde Türkiye’deki küçük işletmeler için 1,74 milyar dolarlık özel sektör sermayesi harekete geçirildi.

Euro Bölgesi ekonomisinde toparlanma sinyali Haber

Euro Bölgesi ekonomisinde toparlanma sinyali

Hizmet sektöründeki büyüme güçlenirken imalat sanayi üretimindeki artış da ivme kazandı. Bileşik PMI son 41 ayın en yüksek seviyesinde S&P Global, Avro Bölgesi'nin eylül ayına ilişkin öncü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerini açıkladı. Buna göre, ağustosta 52 olan bileşik PMI, eylülde 53,1'e yükseldi. Böylece endeks, Nisan 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken özel sektör faaliyetleri art arda üçüncü ay genişledi. Hizmet sektöründe büyüme hızlandı Avro Bölgesi'nde hizmet sektörü PMI, ağustostaki 51,6 seviyesinden eylülde 53'e çıktı. Bu değer, hizmet sektörünün son 10 ayda kaydettiği en yüksek seviyeye işaret etti. Veriler, bölgedeki hizmet faaliyetlerinin eylül ayında daha güçlü bir büyüme performansı sergilediğini ortaya koydu. İmalat sanayi üretimi 55 ayın zirvesinde İmalat sanayi PMI, eylülde 52,7 seviyesinde kalarak ağustos ayındaki değerini korudu. Buna karşılık imalat sanayi üretim endeksi 53,3'ten 53,4'e yükseldi. Bu sonuçla üretim endeksi son 55 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Yeni siparişlerde artış sürdü Avro Bölgesi'ndeki şirketlerin yeni siparişleri eylül ayında art arda üçüncü ay yükseldi. Özel sektördeki faaliyet artışının yanı sıra yeni siparişlerdeki yükseliş, ekonomik hareketliliğin güçlendiğine işaret etti. Maliyet ve satış fiyatları yükseldi PMI verilerinde, girdi maliyetleri ile satış fiyatlarındaki artışın eylül ayında hızlandığı görüldü. Her iki göstergede kaydedilen yükseliş, son dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu gelişme, bölgedeki şirketlerin maliyet baskıları ve fiyatlama eğilimleri açısından yakından izlenen unsurlar arasında yer aldı. PMI verileri nasıl yorumlanıyor? Satın Alma Yöneticileri Endeksi'nde 50'nin üzerindeki değerler ekonomik faaliyette genişlemeye, 50'nin altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor. Eylül ayı verileri, Avro Bölgesi'nde özel sektör faaliyetlerinin büyüme bölgesinde kaldığını ve hizmet sektörü ile imalat sanayi üretiminde olumlu bir görünüm oluştuğunu gösterdi.

BAE’den Almanya’ya 40 milyar euroluk yatırım hamlesi Haber

BAE’den Almanya’ya 40 milyar euroluk yatırım hamlesi

Berlin’deki temaslarda enerji, yapay zeka, dijital altyapı ve ileri teknoloji alanlarında işbirliğinin güçlendirilmesi kararlaştırıldı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Almanya ile ekonomik ve stratejik ilişkilerini yeni yatırımlarla güçlendirmeye hazırlanıyor. BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın 9-11 Eylül 2026 tarihlerindeki Almanya ziyareti kapsamında, ülkenin Almanya’da 40 milyar euroluk yatırım paketi planladığı açıklandı. Almanya ve BAE liderlerinin ortak açıklamasına göre yatırım paketinin, Almanya’nın sanayi rekabetçiliğini, teknolojik kapasitesini ve uzun vadeli ekonomik büyümesini desteklemesi hedefleniyor. Paketin önemli başlıkları arasında gelişmiş dijital altyapı ve yaklaşık 1 gigavat kapasiteli yeni veri merkezleri bulunuyor. BAE’nin açıklamasına göre 40 milyar euroluk paketin 10 milyar euroluk bölümü Bavyera’daki yatırımlara ayrılacak. Yatırımların sanayi, ileri teknoloji, yapay zeka, dijital altyapı ve enerji gibi stratejik alanlara yönelmesi bekleniyor. Berlin’de stratejik ortaklık yeniden canlandırıldı Ziyaret kapsamında BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier tarafından askeri törenle karşılandı. Al Nahyan, temasları kapsamında Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile de görüştü. İki ülke liderleri, 2004 yılında kurulan Kapsamlı Stratejik Ortaklığı yeniden canlandırmak amacıyla yeni bir Stratejik Diyalog mekanizması oluşturulmasını kararlaştırdı. Yeni mekanizmanın uluslararası ve bölgesel güvenlik, savunma, ticaret ve yatırım, enerji ve iklim, gelişmekte olan teknolojiler, dijitalleşme, ulaşım, çevre, kültür ve eğitim gibi alanlarda işbirliğini koordine etmesi planlanıyor. Almanya-BAE Yatırım Konseyi kuruluyor Ziyaret kapsamında kamu ve özel sektör arasındaki yatırımları güçlendirmek amacıyla Almanya-BAE Yatırım Konseyi kurulmasına yönelik ortak niyet beyanı da imzalandı. Konseyin iki ülke arasındaki yatırımları teşvik eden ve kamu ile özel sektör arasındaki işbirliğini güçlendiren bir platform olarak faaliyet göstermesi planlanıyor. 29 anlaşmanın değeri 9,3 milyar euroyu aştı Ekonomik temasların en dikkat çekici sonuçlarından biri de iki ülke şirketleri arasında imzalanan anlaşmalar oldu. BAE ve Alman şirketleri arasında 29 mutabakat zaptı ve anlaşma imzalanırken, söz konusu anlaşmaların toplam değerinin 9,356 milyar euroyu aştığı açıklandı. Anlaşmalar, iki ülke arasındaki özel sektör işbirliğinin kapsamının genişletilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Enerji ve sanayi alanında Covestro, RWE, ADNOC ve Masdar gibi şirketler arasındaki ortaklıkların da genişletilmesi gündeme geldi. BAE’nin yatırım kuruluşu XRG’nin Alman kimya şirketi Covestro’daki yaklaşık 15 milyar euroluk mevcut yatırımı da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Enerji ve teknolojide işbirliği genişliyor Yeni yatırım paketinde enerji güvenliğinin yanı sıra ileri teknoloji ve dijital altyapı öne çıkıyor. İki ülke, yapay zeka, veri merkezleri, enerji ve yeni teknolojilerde ortak projelerin geliştirilmesini hedeflerken, Almanya’nın sanayi ve teknoloji kapasitesi ile BAE’nin yatırım gücünün bir araya getirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda yaklaşık 1 GW kapasiteli yeni nesil veri merkezlerinin kurulması planlanıyor. BAE, Almanya’nın Körfez’deki önemli ticaret ortağı BAE, Almanya’nın Körfez bölgesindeki en önemli ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Almanya hükümeti de iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesini stratejik ortaklığın temel başlıklarından biri olarak değerlendiriyor. Berlin yönetimi, enerji, yatırım, savunma teknolojileri, yapay zeka ve ticaret başta olmak üzere farklı alanlarda BAE ile işbirliğinin derinleştirilmesini destekliyor. Berlin’deki son ziyaretle birlikte iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığın yalnızca mevcut ticaret hacminin artırılmasıyla sınırlı kalmayıp, enerji, teknoloji, dijital altyapı ve yüksek katma değerli sanayiyi kapsayan daha geniş bir yatırım ilişkisine dönüştürülmesi hedefleniyor.

Bilişim sektörünün yol haritası İTO’da masaya yatırıldı Haber

Bilişim sektörünün yol haritası İTO’da masaya yatırıldı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Bilgi Teknolojileri Meslek Komitesi, bilgi teknolojileri sektörünün mevcut durumunu değerlendirmek ve sektörün öncelikli ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla çalışma toplantısı düzenledi. İTO Yönetim Kurulu Üyesi Murat Hazıroğlu’nun başkanlığındaki toplantıya Meslek Komitesi üyeleri ve sektör temsilcileri katıldı. Dijital dönüşüm rekabet gücünün temel unsuru Toplantıda sektörün gelişim alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Murat Hazıroğlu, bilgi teknolojilerinin artık yalnızca teknoloji sektörünü ilgilendiren bir alan olmaktan çıktığını, ekonominin farklı sektörlerinde doğrudan belirleyici rol üstlendiğini söyledi. Üretimden ticarete, finanstan hizmetlere kadar geniş bir alanda dijital dönüşümün etkisinin arttığına dikkat çeken Hazıroğlu, işletmelerin rekabet güçlerini koruyabilmeleri için teknoloji yatırımlarını artırmaları gerektiğini belirtti. Hazıroğlu, özellikle KOBİ’lerin yeni teknolojilere erişiminin kolaylaştırılmasının ve dijital altyapılarının güçlendirilmesinin önemine işaret ederek, İTO’nun sektör temsilcilerinin karşılaştığı sorunları takip ettiğini ve iş dünyasının taleplerini ilgili kurumlara aktardığını ifade etti. İnsan kaynağı ve girişimcilik potansiyeline vurgu Bilgi teknolojileri sektörünün sürdürülebilir büyümesi için kamu, özel sektör ve girişimcilik ekosistemi arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Hazıroğlu, Türkiye’nin sahip olduğu insan kaynağı ve girişimcilik potansiyelinin daha yüksek ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Hazıroğlu, İTO olarak sektörün gelişimini destekleyecek işbirliklerine katkı sunmaya ve üyelerin beklentilerini ilgili platformlarda gündeme taşımaya devam edeceklerini belirtti. TÜBİTAK’ın özel sektör destekleri anlatıldı Toplantıda İTO Bilgi Teknolojileri Meslek Komitesi Başkanı Bekir Sami Nalbantoğlu da komitenin yürüttüğü çalışmalar ve sektörün gündemindeki başlıklar hakkında katılımcılara bilgi verdi. Program kapsamında TÜBİTAK Özel Sektör İş Geliştirme Direktörü Mahmut Bulut tarafından bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda TÜBİTAK’ın özel sektöre yönelik destek mekanizmaları, girişimcilik ekosistemi, iş geliştirme imkanları ve bilgi teknolojileri sektörüne yönelik fırsatlar ele alındı. Toplantının devamında sektör temsilcileri, bilgi teknolojileri sektörünün mevcut durumu, ihtiyaçları ve karşılaştıkları sorunlara ilişkin değerlendirmelerini TÜBİTAK yetkilileriyle paylaştı. Katılımcılar ayrıca sektörün gelişimine yönelik görüş ve önerilerini aktardı.

Bölgesel kalkınmada yeni dönem Haber

Bölgesel kalkınmada yeni dönem

Yeni portal, bölgesel kalkınma politikaları ve yatırım kararları için kapsamlı bir veri altyapısı sunacak. Türkiye’nin bölgesel kalkınma politikalarında dijital veri kullanımını güçlendirecek yeni bir dönem başlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, il ve ilçe düzeyindeki çok sayıda ekonomik ve sosyal göstergeyi tek platformda bir araya getirecek Bölgesel Veri Portalı için çalışmalarını sürdürüyor. Yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan portalda istihdam, ihracat, sağlık, eğitim, kültür ve turizm başta olmak üzere yerel düzeydeki veriler bir arada sunulacak. Platformun kamu kurumlarının yanı sıra araştırmacılar, akademisyenler ve özel sektör tarafından bölgesel analizlerde kullanılması hedefleniyor. Bölgesel veriler tek çatı altında toplanacak Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan portal, yalnızca Bakanlık ve kalkınma ajanslarının verilerini değil, farklı kamu kurumlarından sağlanan bölgesel göstergeleri de kapsayacak. Böylece il ve ilçe ölçeğinde dağınık halde bulunan verilerin tek noktadan erişilebilir hale getirilmesi ve karar alma süreçlerinde daha etkin kullanılması amaçlanıyor. Portal üzerinden bölgelerin ekonomik yapısı, üretim kapasitesi ve gelişme potansiyeline ilişkin analizlerin de paylaşılması planlanıyor. Bölgelerin üretim potansiyeli analiz edilecek Bölgesel kalkınma çalışmalarında Ekonomik Kompleksite ve Ürün Uzayı Analizi sonuçları da kullanılacak. Bu analizlerle bölgelerin mevcut üretim yapısı ve yeni ürünlere yönelme potansiyeli ortaya konulacak. Elde edilen sonuçların internet üzerinden yayımlanması planlanıyor. Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi’nin uygulanmasını takip etmek amacıyla geliştirilen izleme sistemi de kullanıma açılacak. Sistemin ardından ara dönem izleme raporu hazırlanacak. Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi’nin teknolojik altyapısının yenilenmesine yönelik çalışmalar da devam edecek. Biyorafineri için yeni yol haritası Bakanlığın gündemindeki çalışmalardan biri de bölgelerdeki biyolojik kaynakların daha yüksek katma değere dönüştürülmesi. Bu kapsamda “Hammaddeden Yüksek Katma Değere Biyorafineri Yol Haritası” çalışması başlatıldı. Biyorafineri yaklaşımıyla biyolojik hammaddelerin ve üretim artıklarının biyobazlı kimyasallar, malzemeler, yakıtlar, enerji ve diğer yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Çalışmayla bölgelerdeki hammaddelerin yalnızca ilk ürün olarak değerlendirilmesi yerine, ileri işleme teknolojileri kullanılarak ekonomik değerinin artırılabileceği alanların belirlenmesi amaçlanıyor. Kırsal kalkınma için saha çalışması yapılacak Kırsal yerleşimlerin mevcut durumunu ve ihtiyaçlarını ortaya koymak amacıyla yürütülen Yer-Sis İkinci Faz Geliştirme Projesi kapsamında pilot uygulama yıl sonuna kadar tamamlanacak. Pilot uygulamadan elde edilen bulgular doğrultusunda saha çalışma raporu hazırlanacak. Bunun yanında organize sanayi bölgelerinin demir yolu iltisak hattı taleplerine yönelik analizlerin sonuçları ilgili kurumlarla değerlendirilecek. Öncelikli görülen bağlantı hatları için fizibilite çalışmalarının yapılması planlanıyor. Bölge Kalkınma İdareleri Elektronik Proje İzleme Sistemi’nin geliştirilmesine de devam edilecek. Sistemle izleme ve değerlendirme süreçlerinin yanı sıra bölge kalkınma idarelerinin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Kalkınma ajansları için 2040 vizyonu Bölgesel kalkınma çalışmalarının uzun vadeli yönünü belirleyecek bir diğer başlık ise kalkınma ajanslarının gelecek vizyonu olacak. “UFUK 2040: Kalkınma Ajansları Gelecek Çalıştayları” kapsamında eylem planları hazırlanacak. Çalışmalar sonucunda kalkınma ajanslarının 2040 yılına yönelik dönüşümünü şekillendirecek yol haritasının ortaya çıkarılması hedefleniyor. Bu süreçte yapay zekâ da bölgesel kalkınma politikalarının önemli araçlarından biri olarak ele alınacak. “Kalkınma Ajanslarını Yapay Zekâ Destekli Bölgesel Kalkınma Ekosistemine Dönüştürmek” vizyonu doğrultusunda yeni çalışmalar yürütülecek. Kalkınma projelerine destek devam edecek Sosyal Gelişmeyi Destekleme, Cazibe Merkezlerini Destekleme, Üreten Şehirler ile Kurumsal Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik destek programları kapsamındaki projelerin değerlendirme süreçleri de tamamlanacak. Destek almaya hak kazanan projeler için izleme ziyaretleri gerçekleştirilecek ve kaynak aktarımları yapılacak. Böylece bölgesel veri altyapısının güçlendirilmesi, kırsal kalkınma çalışmalarının geliştirilmesi ve kalkınma ajanslarının dijital dönüşümünün hızlandırılması, yılın ikinci yarısındaki çalışmaların temel başlıklarını oluşturacak.

İnşaat sektörünü kamu yatırımları ayakta tutuyor Haber

İnşaat sektörünü kamu yatırımları ayakta tutuyor

İnşaat sektörüne ilişkin ikinci çeyrek verileri, sektörün ekonomik büyümeye katkısını sürdürmesine rağmen finansman koşullarındaki sıkılaşmanın etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini gösteriyor. Analizlere göre kamu yatırımları büyümeyi desteklemeye devam ederken, özel sektör yatırımlarındaki yavaşlama sektörün büyüme hızını sınırlıyor. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyürken, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri ise yüzde 3 büyüme kaydetti. Böylece sektör üst üste 14 çeyrektir büyümesini sürdürmesine rağmen, önceki yıllarda görülen yüksek büyüme temposunun gerisinde kaldı. Raporda, sıkı para politikası, yüksek faiz ortamı ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerin yatırım kararları üzerinde belirleyici olmaya devam ettiği belirtiliyor. Deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ile kamu altyapı yatırımları sektöre destek sağlarken, özel sektör yatırımlarındaki zayıflık büyümenin önündeki temel engeller arasında gösteriliyor. Üretim göstergeleri ise sektörün kapasitesini koruduğuna işaret ediyor. Yapı ruhsatlarındaki artış yeni projeler açısından olumlu sinyal verirken, inşaat güven endeksinin eşik değer olan 100 puanın altında kalmayı sürdürmesi sektör temsilcilerinin geleceğe ilişkin temkinli beklentilerini ortaya koyuyor. İşçilik ve finansman maliyetleri de şirketlerin kârlılığı üzerindeki baskısını sürdürüyor. Konut piyasasında haziran ayında hareketlenme gözlendi. İlk el konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23,1, ikinci el satışlar ise yüzde 12,5 arttı. Buna rağmen ilk el satışlardaki toparlanmanın sınırlı kalması, yeni konut üretimini destekleyecek talep koşullarının henüz kalıcı şekilde güçlenmediğine işaret ediyor. Finansman tarafında ise ipotekli konut satışlarında artış yaşansa da krediyle yapılan satışların toplam satışlar içindeki payı yaklaşık yüzde 20 seviyesinde kaldı. Bu görünüm, konut finansmanında tam anlamıyla normalleşme sağlanamadığını ve kredi maliyetlerinin satın alma kararları üzerindeki etkisini sürdürdüğünü gösteriyor. Uluslararası müteahhitlik hizmetlerinde ise küresel gelişmeler belirleyici olmaya devam ediyor. Yılın ilk yarısında yurt dışında üstlenilen proje hacmi 2,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, jeopolitik riskler ve küresel finansman koşullarının uluslararası proje pazarında büyümeyi sınırladığı değerlendiriliyor. Analizde ayrıca küresel ekonomide büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edildiği, jeopolitik gerilimler, enerji piyasalarındaki oynaklık ve sıkı para politikalarının hem dünya ekonomisi hem de inşaat sektörü açısından belirsizlikleri artırdığı vurgulanıyor. Bu versiyon, basın bültenindeki tanıtım dilini çıkararak farklı kaynaklardan derlenmiş araştırma haberi formatına dönüştürülmüş bir metindir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.